Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 06-10-09, 16:38   #1
Saw

Varsayılan 9. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Tüm Cevapları (ADA Yayınevi) (2014-2015)




İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 12


1. "Bağlam" kavramı ve iletişimin ögeleri hakkında araştırma yapınız.
İletişimin gerçekleştiği ortama bağlam denir. Gönderici ve alıcnın bilgi ve kültür düzeyleri, psikolojik durumları ve iletişimin gerçekleştirilme amacı da bağlamı oluşturur.

Sözcükler bağlama göre farklı anlamlar kazanabilir:
Örnek:
Kalkmak göstergesi: Bulunduğu yerden yükselmek.(Sınıfta üç el kalktı.)
Tren kalktı(Hareket etmek.)
Ahmet kalktı giyiniyor.(Uyanmak)
Kanun kalktı.(Yürürlüğü sona ermek.)



İletişimin öğeleri:
Bağlam : yukarıda açıklandı.
Gönderici (Kaynak): İletiyi hazırlayan, gönderen kişi.

Alıcı ( hedef): İletinin gönderildiği kişi.

İleti(Mesaj): Gönderilmek istenen bilgi,düşünce,duygu ve benzerinin kanal aracılıyla şifrelenmesidir.Bu şifre genelde dildir.

Kanal: İletinin göndericiden alıcıya ulaştığı yol, araç.

Örneğin, ses dalgaları. Hava yolu...

Gönderge: Kendi dışında başka bir şeyi gösteren, düşündüren,onun yerini alabilen kelime, nesne, görünüş ve olgudur.Resimler, müzik parçaları, trafik işretleri, edebi metinler birer göstergedir.İletişim göstergeler aracılığıyla sağlanır.

Gösteren: Bir sözcüğün göstereni, onun kavramsal içeriği ya da dış dünyadaki nesne karşılığı dışında kalan işitsel öğeleridir.

Örneğin, ağaç göstergesinin göstereni a,ğ,a,ç sesleridir.

Gösterilen: İletilmek istenen kavram.

Örneğin, ağaç göstergesinin gösterileni ağaç imgesi ya da idesi.

Kod: İletişimin dil biçimi halinde düzenlenmesi, şifrelenmesidir. Nesneler sözcükler halinde kodlanır.

Gönderge: Sözcükle dile aktarılan dış dünyadaki bir nesne, bir olgudur.

İkon: Simge, şekillendirilmiş olgu. Dili kullanmadan iletiyi aktaran görsel parçalar.

Örneğin, kilise ikonu Hz. İsa ve haçtır.

Belirtke: Aktarıcı ve alıcı arasındaki bilgi.

Örneğin,

Tuvaletlerde bay ve bayan yazısı---gösterge
Tuvaletlerde şapka ve topuklu ayakkabı resmi----- belirtke(simge)
Güvercin sözcüğü ---- gösterge
Güvercin resmi--------- barışın belirtkesi


Dönüt(Geri bildirim): İletideki amacın yerine getirilmesidir. Dönüt, iletişim sürecinin denetim mekanizmasıdır.

Filtre: Alıcının mesajı değerlendirme tarzı.

2. "Gösterge" ve "gösterge bilimi" hakkında bilgi edininiz.

Gösterge bilimi veya semiyotik; göstergelerin yorumlanmasını, üretilmesini veya işaretleri anlama süreçlerini içeren bütün faktörlerin sistematik bir şekilde incelenmesine dayanan bir bilim dalıdır. Fransızlar semiyoloji terimini kullanmışlardır. Semiyotik disiplinlerarası bir sahadır. Anlam bilimi, dil bilimi, fonetik, mimarlık, sosyoloji, psikanaliz ve daha birçok bilim dalı ve disiplinin oluşturduğu disiplinler arası bir disiplindir. Kültürel kodlar, gelenekler ve metni anlam süreçlerine göre düzenlenmiş işaret sistemleri diye nitelenen her şey semiyotiğin inceleme alanına girmektedir. Semioloji, yapısalcılığın modeli olarak düşünülmektedir.


3. Gösterge çeşitleri (sosyal göstergeler, doğal göstergeler ve dil göstergeleri) hakkında bilgi edininiz.

1. Dil göstergesi: Söz veya yazıyla gerçekleştirilen her türlü fiil bu gruba girer. Her sözcük bir dil göstergesidir.

2. Doğal gösterge: Doğal güzellikler, yaprakların sararması gibi durumlar doğal göstergelerdir.

3. Sosyal gösterge: Trafik ışıkları, görgü kuralları gibi sosyal ögeler, sosyal göstergelerdir.

İletişimde kullanılan göstergeler şunlardır:

1. Dil göstergeleri: Söz ve yazıyla gerçekleştirilen her eylem bu gruba girer. İnsan duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde dil ile anlatır. Dille gerçekleştirilen iletişim resim, şekil, işaret ve vücut diliyle yapılan iletişimden daha güçlü ve daha kullanılışlıdır.

2. Dil dışı göstergeler: Resim, şekil, işaret, hareket, jest ve mimikler bu gruba girer.

1. Belirti: Amacı olmayan, istem dışı gelişen doğal göstergelere denir. Belirtide gösteren ile gösterilen arasındaki ilişki nedenlidir. Örneğin; dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.

2. Belirtke: İletişim kurma, bir ileti aktarma, bir bilgi verme amacı içeren göstergelerdir. Gösteren ve gösterilen arasındaki ilişki nedensiz ve uzlaşımsaldır. Örneğin; Trafik levhaları

3. İkon: Dili kullanmadan bilgi ve iletileri aktaran en basit araçlardır . Temelde benzerlik ilişkisifotoğrafları, resim, heykel vb.



4. Atarürk'ün basınla ilgili görüşlerini belirten metinler bulup incelemek üzere sınıfa getiriniz.



Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.(1922)

Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.(1924)

Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.(1929)

Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır.(1923)

Basın hürriyetinin mahzurlarının giderilmesinin yine basın hürriyetiyle mümkün olduğuna dair bu büyük meclisin yol gösterme ve düzenleme sahasında güzel karşılanan esaslar, eğer Cumhuriyetin ruhu olan faziletten mahrum kendini bilmezlere, basının sinesinde haydutluk fırsatını verirse, eğer halkı aldatan ve doğru yoldan çıkaranların fikriyat sahasındaki uğursuz tesirleri, tarlasında çalışan suçsuz vatandaşların kanlarını akıtmasına, yuvalarının dağılmasına sebep olursa ve eğer en nihayet haydutluğun en kötüsünü göze alan bu gibi kimseler, kanunların özel müsaadelerinden istifade imkânını bulursa, Büyük Millet Meclisi eğitici ve ezici kudretinin müdahale ve uyarması elbette gerekli olur.(1925)

Özel maksatla neşriyat yapan bazı gazetelerin, halkın ekseriyeti üzerinde yaptığı tesir, her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değildir.(1924)
Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir.(1925)



a. Yukarıdaki görsel ögelerden hareketle insanların hangi iletişim yöntemlerini kullandıklarını söyleyiniz. Yaptığınız açıklamadan hareketle iletişimin tanımını yapınız.
b. Yukarıdaki resimlerde görülen iletişim yöntemlerinden hangisinin daha etkili olduğunu nedenleriyle açıklayınız.
c. İletişimin, insan hayatında ne derece önemli olduğunu günlük hayattan örnekler vererek açıklayınız.
1. "Basın özgürlüğü" konusundaki düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları ADA Yayınları 2014-2015 Sayfa 13


9. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları ADA Yayınları 2014-2015 Sayfa 13SAYFA 13



13. sayfadaki görsellerde Ali'nin yolculuğu süresince kimseyle iletişim kurmamasının sebebi yorgunluk veya can sıkıntısı olabilir. Ali, otobüsten indikten sonra yanında oturan yolcuyla iletişim kuruyor. Telefonunu kaybettiğini söylüyor. Yanındaki yolcu ise Ali'ye telefonun nasıl bulunabileceğini söylüyor. Bu şekilde Ali ile yolcu arasında iletişim sağlanıyor. Ali, bu yolcuyla iletişim kurmasaydı belki telefonunu bulamayacaktı. Biz insanlar, duygu, düşünce ve isteklerimizi belirtmek, sorunlarımıza çözüm bulmak için iletişim kurmak zorundayız. Çevresiyle iletişim kurmayan kişiler yalnız, çaresiz ve başarısız olurlar.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 14



a. Yaptığınız araştırmadan hareketle "bağlam" kavramı ve iletişimin ögeleri hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.

b. Yaptığınız araştırmadan hareketle iletişimde bulunması gereken ögeleri aşağıya sıralayınız.
1 Bağlam
2 Gönderici
3 Alıcı

4 İleti
5 Kanal

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 15

a. Yukarıdaki şehir planıyla bunu inceleyen kişi arasında iletişimin nasıl sağlandığını söyleyiniz.
Resimdeki şehir planını inceleyen bir kişi, yazılar, işaretler, ikonlar, çizgiler aracılığıyla nereye nasıl gidileceği hakkında bilgi sahibi olur. Haritadan sanayi kuruluşlarının, göletlerin, tarihi ve turistik yapının yerlerini de öğrenebiliriz.


b. Aşağıdaki iletişim şemasında bulunan boşlukları incelediğiniz şehir planına göre doldurunuz.
Gösteren: Yazılar, çizgiler, işaretler, ikonlar
Gösterilen: Yerler, yapılar, binalar, göletler

Yaptığınız araştırmanın sonucunda "gösterge ve gösterge bilimi" hakkında edindiğiniz bilgiler ve yukarıdaki haritadan yararlanarak aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle tamamlayınız.



• Gösterge; kendi dışında bir başka şeyi gösteren, düşündüren, onun yerini alabilen nes


ne, görünüş ve olgudur.


• Her gösterge gösteren ve gösterilenden oluşur. Bunlar birbirinden ayrılmazlar.


• Gösterge bilimi gösterge sistemlerini inceleyen çalışma alanıdır.


• Gösterge bilimi ise gösterge sistemlerini inceleyen çalışma alanıdır ve gösterge
ler üzerine kurulur.

• Gönderici ve alıcı ilişkisinde göstergenin yeri nedir? Bu ilişkide göstergenin önemini belirtiniz.



Göndericinin alıcıya bir iletiyi aktarmasında göstergeler kullanılır. Trafik işaretleri bir göstergedir, trafik işaretleri olmadan trafiğin düzenli akışı sağlanamaz. Bir öğretmenin bir konuyu öğrencilere aktarabilmesi için dil göstergelerine (kelime, cümle) ihtiyaç vardır.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 16

a. Gösterge çeşitleri (doğal göstergeler, sosyal göstergeler ve dil göstergeleri) hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız. Bu gösterge çeşitlerinin ayırıcı özelliklerini belirtiniz.
Aşağıdaki bağlantıda bilgi verilmektedir:
Gösterge Çeşitleri



b. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yukarıdaki şiirinde dile getirdiği duyguyu belirtiniz. Bu duygunun en belirgin hissedildiği dizeleri söyleyiniz.


b. Şair Bedir Rahmi Eyüboğlu bu şiirde eşine duyduğu sevgiyi, bağlılığı dile getiriyor. Nar tanem nur tanem, yoluna bir can koyduğum dizelerinde bu sevgiyi dile getirdiğini görüyoruz.

c. Yukarıdaki görsel ögelerin iletisini belirleyiniz. Bu görsel ögelerle "Karadut" şiirini iletişim yönünden karşılaştırınız. Hangisinin iletişim için daha kullanışlı olduğunu söyleyiniz.

c. Soldaki görsel öge yaya geçidini, ikincisi bir mektubu, üçüncü görsel öge ise engelli kişilerin kullanabileceği anlatmaktadır. Bu görsellerde ileti şekiller ve fotoğrafla anlatılmış. Karadut şiirinde ise ileti kelime ve cümlelerle aktarılmıştır. Şiirde aktarılan ileti duygu yönünden güçlüdür, şekil ve resimle aktarılan iletide mesaj daha net anlaşılmaktadır.

ç. Bedri Rahmi Eyüboğlu, duygularını hangi araçla aktarmaktadır?

ç. Şair Bedri Rahmi duygularını dil göstergeleri olan kelime ve cümlelerle aktarmaktadır.


d. Aşağıdaki soruları "Karadut" şiirine göre cevaplayınız.



• Şair, şiirde duygularını ve ruhsal durumunu nasıl aktarmıştır?


Coşkulu, içten bir anlatım vardır.

• Şiirde dil göstergelerini yani kendi anlamları dışında başka anlamları (mecaz vb.) da ifade eden kelimeleri belirtiniz.



Karadut, çingene, nar, bal, ayva, kısrak sözcükleriyle benzetme yapılmış, sevgilinin özellikleri bu benzetmelerle yansıtılmaya çalışılmış.
mercan: sevgilin dişinin beyazlığı mercana benzetilmiş.

• Dil göstergelerini bu konuda elverişli bulup bulmadığınızı söyleyiniz.

Dil göstergeleri düşünceleri ifade bakımından daha kullanışlıdır. Dil göstergeleri mecaz anlam da kazanarak duygu ve düşünceleri daha yoğun anlatabilir.


• "Karadut" şiirinden hareketle aşağıdaki iletişim şemasını tamamlayınız.


Karadut şiirinde
Gönderici: Şair
Alıcı: Okuyucu
İleti: Sevgiliye duyulan aşk, bağlılık

Yukarıdaki şemada yazan ögelerden birinin olmaması iletişimi nasıl etkiler? Açıklayınız.



Gönderici, alıcı, ileti ögelerinden birinin eksik olması iletişimin gerçekleşmesini engeller. İletişimin gerçekleşmesi için bu üç ögenin yer alması gerekir.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 17

• "Karadut" şiiriyle gerçekleştirilen iletişimin, iletiyi gelecek zamanlara aktarmadaki rolünü açıklayınız.
Karadut şiiriyle gerçekleştirilen iletişimde iletinin ifade ettiği duygular gelecekte de insanlar için önemli olduğundan bu iletişimin iletiyi gelecek zamanlara aktarmakta etkilidir.


• Her göstergede bir gösteren bir de gösterilen öge vardır. Aşağıdaki iletişim şemasında boş bırakılan yerleri "Karadut" adlı şiire göre doldurunuz.
Dil Göstergesi
Gösteren : Ses, kelime cümle

Gösterilen: Zihnimizde oluşan kavram, düşünce, varlık, olay

• Ses taklidiyle oluşan dil göstergelerinin (vızır vızır, şakır şakır vb.) ve bunların dışındaki kelimelerin (örneğin; ağaç, mercan, ayva vb. nin) oluşumları hakkında neler düşündüğünüzü açıklayınız.

Dil göstergelerinde sesler dil bilgisi kurallarına göre bir araya gelerek kelimeleri oluşturmuştur. Ses taklidiyle oluşan dil göstergeleri nedenlidir. Ses taklidi dışındaki dil göstergeleri nedensizdir, (ağaç, mercan, ayva vb.) oldukları gibi kabul edilmiştir. Yani bir dil göstergesi olan "ağaç" sözcüğünü değiştirip "ağça" yapamıyoruz.

• Şiirdeki anlamın yer ve zamana göre yeni değerler kazanıp kazanamayacağını söyleyiniz.


Şiirin anlamı yer ve zamana göre yeni değerler kazanır.

Yaptığınız incelemeden hareketle göstergelerin ayırıcı özelliklerini aşağıya yazınız.
Göstergelerin ayırıcı özellikleri hakkında bilgi

Tespitlerinizden hareketle "İnsanın anlatma kabiliyetinin en gelişmiş aracı dildir." denilebilir mi? Açıklayınız.


Di, insanın anlatma kabiliyetinin en gelişmiş aracıdır. Duygu ve düşüncelerimizi, isteklerimizi dil yoluyla kolay bir şekilde aktarırız, karşımızdaki insanın anlattıklarını hemen kavrarız. Bu da dilin hızlı ve işlevsel bir iletişim aracı olduğunu gösterir.
c. "Karadut" şiirinin iletişim unsurlarını belirtiniz. Bu unsurların birlikte oluşturdukları ortama ne denildiğini söyleyiniz.
Karadut şiirindeki iletişim unsurları:
Gönderici: Şair

Alıcı: Okuyucu

İleti: Sevgili güzel ve değerlidir.

Kanal: Dil



Kod: Sesler ve kelimeler

Bu unsurların birlikte oluşturdukları ortama "bağlam" denir.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 20

ANLAMA, YORUMLAMA

1. Çevrenizdeki insanların, daha çok hangi iletişim yöntemlerini kullandıklarını söyleyiniz.

Çevremizdeki insanlar en çok "dil"le iletişim kurmaktadır. Dille iletişimin yanında işaretler, semboller, resimler ile iletişim kurulduğunu görebiliriz.
Radyo, televizyon, bilgisayar, kitap, gazete gibi araçları da kullandığımız iletişim kanallarına örnek gösterebiliriz.

2.'Telefon, mektup, elektronik posta" gibi iletişim araçlarından hangisini daha çok kullandığınızı nedenleriyle açıklayınız.

Telefonu daha çok kullanmaktayız. Çünkü telefonda sözlü iletişim gerçekleştirilmektedir. Sözlü iletişim diğerlerine göre daha kullanışlıdır.


3.Sevdiğiniz, özlediğiniz birine duygularınızı aktarmak için telefonla konuşmak yerine mektup yazmayı düşündüğünüz oldu mu? Olduysa bunun gerekçelerini sıralayınız.

Bu soruyu kendiniz cevaplayınız.

4. İstiklâl Marşı’mızın ve bayrağımızın uluslararası ilişkilerde neyi ifade ettiğini söyleyiniz.

Bağımsızlığımızı ve devlet otoritemizi temsil eder.

5.''Büyüklere saygılı davranmak, sonbaharda ağaçların yapraklarını dökmesi” hangi gösterge çeşitlerinin örneğidir? Belirtiniz.

Büyüklere saygılı davranmak - sosyal göstergedir. (belirtke)
Sonbaharda ağaçların yapraklarını dökmesi - doğal göstergedir. (belirti)

6.Kamuoyunun bilinçlendirilmesinde basının önemini belirten bir paragraf yazınız. Yazınızı arkadaşlarınıza okuyunuz.

DEĞERLENDİRME

1. Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise yay ayraç içine “D”, yanlış ise “Y,? yazınız.

• insanlar iletişim kurmadan yaşayamaz. (D )

• Gösterge sistemlerini inceleyen bilime “gösterge bilimi' denir. ( D )

• Geleneklere uygun davranışlar sergilemek doğal gösterge örneklerinden biridir. ( Y )

2. Bağlam dışı bir konuşma iletişimi nasıl etkiler? Açıklayınız.

Bağlam dışı bir konuşma iletişimin amacına ulaşmasını engeller. İletiler belli bir anlam çerçevesinde aktarılmadığı için iletişim eksik kalır.

3. Aşağıdakilerden hangisi iletişim öğelerinden biri değildir?

A. Gönderici B. Alıcı C. İleti D. Kanal E. Amaç

CEVAP: E

4. “Sizi uyandırmaya kıyamadım. Misafirimiz uyanınca kahvaltınızı yapmadan dışarı çıkmayın, lütfen!” Yukarıdaki notun iletisini, başka hangi iletişim yöntemleriyle anlatabilirsiniz?

Bunu bir ses kaydı veya bir video görüntüsü ile aktarabildiğimiz o kişinin telefonuna mesaj göndererek de iletebiliriz.

5. “Kamuoyu, çeşitli araçlar, özellikle basınla kendisini yansıtır/’ sözünü açıklayınız.


Kamuoyu, basın yoluyla sesini daha iyi, etkili bir şekilde duyurur.


6. Aşağıdakilerden hangisi, doğal bir göstergedir?

A. İnsanların ayakkabılarını boyamaları

B. Yardıma muhtaç birine yardım edilmesi

C. Ağaçların yapraklarının sararması

D. İnsanların selamlaşması

E. Otobüste büyüklere yer verilmesi

CEVAP: C

ARAŞTIRMA:
Dillerin oluşumu hakkında bilgi


Teşhis (kişileştirme), teşbih (benzetme) teşbihibeliğ (güzel benzetme) söz sanatları hakkında bilgi


Teşhis: İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan özelliği verilmesi sanatıdır.
Ağaçlar bugün çok hüzünlü. Güneş bizim için gülümsüyor.


Teşbih: Aralarında çeşitli yönlerden benzerlik bulunan iki varlıktan zayıf olanı kuvvetli olana benzetmeye teşbih (benzetme) denir.


Kutu gibi küçük bir evde oturuyorlar.
Saçları kar gibi beyazdı.


Tam bir teşbihte “Benzeyen, benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı” olmak üzere dört öğe vardır.


Teşbihibeliğ (güzel benzetme): Sadece benzeyen ve benzetilenle yapılan teşbihtir.
Kömür göz, elma yanak, kalem kaş

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 21 (2014-2015)

1. Dili güzel kullanmanın sosyal hayata etkisini belirtiniz.

Dili güzel kullanırsak sosyal hayatta ilişkilerimiz daha canlı, daha başarılı olur. Çevremizdeki insanlarla çabucak iletişime geçip anlaşırız.

2. Yanlış anlaşıldığınızı hissettiğiniz durumda karşınızdaki kişiyle nasıl iletişim kurduğunuzu açıklayınız.
Bu konuda kendi düşüncelerinizi söyleyiniz. Yanlış anlaşıldığımızı hissettiğimizde anlatmak istediklerimizi daha açık, net bir şekilde dile getirebilir, somut örneklerle iletilerimize açıklık getirebiliriz.
3. En son kime ve ne amaçla mektup yazdığınızı belirtiniz.
Kendiniz cevaplandırınız.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 22



1. Ziya Gökalp, eşine yazdığı mektupta hangi duygularını dile getiriyor?
derssorulari.blogspot.com.tr
Ziya Gökalp, mektubunda eşine ve çocuklarına duyduğu özlemi dile getirmiş.
2. “İnsan dil yetisine sahip bir varlıktır. İletişim ise bu dil yetisi sayesinde gerçekleşmeye başlamıştır. İletişim anlaşmayı sağlamak amacıyla gerçekleştirilmektedir.”
a. Yukarıdaki bilgi notundan da yararlanarak ilkel insanların işaretle anlatımdan sembollerle (dille) anlatıma geçişi neden zaman almıştır?
İlkel insanlar işaret ve sembollerle iletişim kurmuşlardır. Bu belki de gruplar halinde yaşayan ilkel insanlar için yeterliydi. Zamanla insan toplulukları çoğalmış, iletişim için farklı yöntemlerin kullanılması gerekli olmuştur. Bunun için en uygun araç dil olduğu için insanlar duygu ve düşüncelerini dil aracılığıyla daha kolay ve rahat aktarabilmiştir. Yazının bulunuşuyla duygu ve düşüncelerini daha geniş kitlelere ve geleceğe aktarmıştır.


b. Ziya Gökalp de dil yetisini kullanarak yazdığı mektubunda, dile getirdiği duyguları başka hangi iletişim araçlarıyla (resim, şekil, işaret, vücut dili) aktarabilirdi?

Resim, şekil, işaretlerle aktarsaydı mektupta olduğu kadar etkili olamazdı, duygularını tam olarak yansıtamazdı. Telefonla aktarabilseydi daha etkili olurdu.


c. Size göre iletişim araçlarından en kullanışlı olanı hangisidir? Nedenlerini dil-insan ilişkisini göz önünde bulundurarak açıklayınız.


d. Ziya Gökalp'in mektubundan da yararlanarak dille gerçekleştirilen iletişimin, gelecek zamanlara aktarılmasındaki etkisini açıklayınız.

Geçmişteki insanların duygu ve düşüncelerini, hayata bakışlarını öğrenebiliyoruz. Bizim yazdıklarımızı gelecekteki insanlar okuyarak bugünümüz hakkında bilgi sahibi olacaklardır.


1. ETKİNLİK
a. Yukarıdaki görsel ögeleri inceleyiniz. İnsanların dil dışında hangi iletişim araçlarını kullandıklarını söyleyiniz.

Dil dışındaki işaret, resim, sembol, bilgisayara, görüntülü telefon gibi iletişim araçlarını görüyoruz.


b. Bu iletişim araçlarının nerelerde kullanıldığını belirtiniz.

Bilgisayar, telefon günlük hayatımızda ilişkilerde, trafik ışıkları trafikte, gül, özel günlerde karşımızdaki insana bazı duygularımızı iletmede kullanılmaktadır.


c. Dil dışındaki iletişim araçlarının iletişimi sağlamadaki etkinliğini tartışınız. Ulaştığınız sonucu sözlü olarak ifade ediniz.


a. Yaptığınız araştırmadan hareketle dilin oluşumuyla ilgili edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız,


Dillerin Oluşumuyla İlgili Teoriler


Diller nasıl oluşmuştur? Dilleri oluşumu hakkında bilgi - Diller nasıl oluştu? Dillerin oluşumuyla ilgili hangi teoriler var?

Dilin nasıl oluştuğunu kesin olarak bilebilmenin bir yolu yoktur. İzleri yarım milyon yıl öncesine kadar dayanan insan yaşamına bakıldığında insanların bu işi nasıl geliştirdiklerine dair bir kanıt bulunamamıştır. Bu kanıt boşluğunda birçok teori ortaya atılmıştır.

1)Tanrısal Teori: Allah Âdem’i yaratmıştır ve Âdem’in seslendirdiği her canlının ismi o olmuştur. Bir Hindu inanışına göre lisan evrenin yaratıcısı Brahma'nın eşi tanrıça Sarasvasti'den gelmektedir. Birçok dinde insanların lisanları ile yaratıldıkları inancı vardır. Teoriye göre insan denilen varlık tek bir atadan gelmişse, insanla birlikte gelişen dil de tek bir kökenden gelmiş olmalıdır
2)Yansıma Teorisi: İlk insanlar, çevrelerindeki sesleri taklit ederek ilkel dilleri oluşturmuşlardır. Modern bütün dillerde doğal ses yansımalarına karşılık gelen kelimeler bulunmaktadır. Bu da yansıma teorisini desteklemektedir. İngilizcede splash, boom, bang bu tür yansıma kelimelerdir. Buna rağmen somut olmayan, ses olgusuna sahip olmayan kelimelerin oluşumunu bu teori ile açıklamak zordur.
3)Ünlemler Teorisi: İlk insanlar, korkularını, acılarını, sevinçlerini, ruh hâllerini dışa vuran sesler oluşturmuşlar, böylece dil oluşmuştur.
4)Birlikte İş Teorisi: İlk insanlar, işleri birlikte yapmaya başlamışlar, birlikte tempo oluşturmuşlardır.


5) Sözlerin ve jestlerin birleşimi teorisi: Buna göre insanlar, sesten önce el ve vücut hareketlerini bulmuşlar, sonra da bunları ifade edecek uygun sesleri düşünmüşlerdir. Dil ve bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkmıştır.


b.
Ziya Gökalp'ın mektubundan da yararlanarak dille gerçekleştirilen iletişimle diğer iletişim yöntemle*rini karşılaştırınız. Benzerlik ve farklılıkları sıralayınız.

9. sınıf dil ve anlatım ders kitabının 23,24 ve 25. sayfalarında yer alan 2. etkinliğin cevapları
Dilin işlevleriyle ilgili sorular ve cevapları





9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 26


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 26 (2014-2015)





BEN SANA MECBURUM
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum.

............

fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun.
ATTİLA İLHAN





a. Okuduğunuz şiirde koyu yazılan kelime ve kelime gruplarının hangi anlamlarda (ilk anlam, mecaz vb.) kullanıldıklarını söyleyiniz.

mıh gibi aklımda tutuyorum: mecaz anlamda


ısıtıyorum: mecaz anlamda


yoksul bir gramofon: mecaz


kullanılmamış bir gök getirsem: mecaz


haftalar ellerimde ufalanıyor: mecaz


cuma: mecaz



b. Teşhis (kişileştirme), teşbih (benzetme): .teşbihibeliğ (güzel benzetme) söz sanatları hakkında edindiğiniz bilgileri


arkadaşlarınızla paylaşınız. Bu bilgiler ışığında, belirtilen söz sanatlarının yukarıdaki dizelerde nasıl kullanıldığını aşağıya kısaca yazınız.

Teşhis (kişileştirme): yoksul bir gramofon (gramofona insan özelliği verilmiş.)


Teşbih (benzetme): adını mıh gibi aklımda tutuyorum (Benzeyen: sevgilinin adı, benzetilen, mıh, gibi: benzetme edatı)


Teşbihibeliğ (güzel benzetme):"yoksul bir gramofon" ifadesini teşbihibeliğ sayabiliriz. "yoksul bir insan gibi eski, tozlu, dağınık bir gramofon" dediğimizde teşbihin dört ögesini de kullanmış oluruz. Sadece benzeyen ve benzetileni kullanırsak "yoksul gramofon" teşbihibeliğ yapmış oluruz


c. Şiirde dil, şiirsel işleviyle kullanılmıştır.
Ancak şiirsel işlevin hâkim olduğu metinlerde dilin diğer işlevleri de kullanılabilir. Okuduğunuz şiirde dil, hangi işlevleriyle kullanılmıştır?


Şiirde genel olarak şiirsel işlev kullanılmış. Dilin heyecana bağlı işlevi de kullanılmıştır.




4. ETKİNLİK:


Bazı bankaların otomatik para çekme makinelerinde para yatırma işlemini belirten büyük bir işaret kullanılmaktadır. Bazılarında ise yapılabilen işlemler yazıyla makinenin yan tarafında yazılmıştır. Sizce kullanıcı (alıcı) açısından hangisi daha etkilidir? Nedenini açıklayınız. Bu incelemeden yararlanarak “İleti, iletinin kendisindedir. Obje iletinin kendisidir. Burada sanata özgü gerçeklik esastır." diyebilir misiniz? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.










Teşhis, teşbih, teşbihibeliğ sanatları hakkında bilgi:
Teşhis (kişileştirme), teşbih (benzetme) teşbihibeliğ (güzel benzetme) söz sanatları hakkında bilgi


Teşhis: İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan özelliği verilmesi sanatıdır.
Ağaçlar bugün çok hüzünlü. Güneş bizim için gülümsüyor.
Teşbih: Aralarında çeşitli yönlerden benzerlik bulunan iki varlıktan zayıf olanı kuvvetli olana benzetmeye teşbih (benzetme) denir.
Kutu gibi küçük bir evde oturuyorlar.
Saçları kar gibi beyazdı.
Tam bir teşbihte “Benzeyen, benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı” olmak üzere dört öğe vardır.
Teşbihibeliğ (güzel benzetme): Sadece benzeyen ve benzetilenle yapılan teşbihtir.
Kömür göz, elma yanak, kalem kaş

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 27 (2014-2015)


DEĞERLENDİRME



Görsel ögedeki bayan, konuşmasında dili hangi işleviyle kullanmaktadır?
Resimdeki bayan, dili kanalı kontrol işleviyle kullanmaktadır.

2. Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise yay ayraç içine “D", yanlış ise “Y” yazınız.
• Dilin, şiirsel işleviyle kullanıldığı metinlerde iletilmek istenen husus, iletinin kendisinde aranmamalıdır. Obje iletinin kendisidir. (D)
• Dilin şiirsel işleviyle kullanıldığı metinlerde sanata özgü gerçeklik aranmamalıdır. (Y)
• İnsan dil yetisine sahip bir varlıktır. (D)

3. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
• İnsanlar dille gerçekleştirilen iletişimi diğerlerinden daha çok tercih etmiştir.
• Dil , insanlar arasında anlaşma sağlamak amacıyla kullanılır.
• İnsanlar işaretle anlatmadan yazılı (harf, kelime) anlatmaya belli bir süreçte geçiş
yapmıştır.

4. Türkçenin özellikleri ve yayıldığı coğrafya hakkında araştırma yapınız.

5. a. “Lehçe" ve “ağız” hakkında bilgi edininiz, b. Türkçenin kaç lehçesi olduğunu araştırınız.

Lehçe: Bir dilin bilinmeyen, karanlık bir devrinde (metinlerle izlenemeyen dönemlerinde) kendisinden ayrılmış olan, çok büyük ayrılıklar gösteren kollarına lehçe denir. Lehçelerdeki farklılaşma ses ve yapı düzeyinde kalmayıp kelime alanında da görülmektedir. Türkçenin iki lehçesi vardır: Çuvaşça ve Yakutça

Ağız: Bir ülkedeki aynı dilin farklı konuşma şekillerine ağız denir. Ağız, yörelere göre söyleyiş farklılıklarıdır. Türkiye Türkçesi bölge ve illere göre dağılım gösteren ve günümüzde de kullanılan çok sayıda ağza sahiptir: Konya ağzı, Karadeniz ağzı, Denizli ağzı vb.

6. “Yazı dili” ve “konuşma dili” arasındaki farklılıkları araştırınız.
1. Bir ülkede yazı dili tektir. Konuşma dili yörelere göre farklılık gösterebilir.
2.Yazı dili konuşma diline göre daha kurallı ve sistematiktir.
3.Konuşma dilinde cümleler genellikle kısadır, yazı dilinde uzun cümleler vardır.
4. Yazı dilinde anlamı kolayca ifade etmeye yarayan noktalama ve imla kurallarının yerini konuşma dilinde vurgu, tonlama, ulama, duraklama gibi özellikler alır.


7. İstanbul ağzının, nasıl ortak dil hâline geldiğini ve yazı dili olarak kullanıldığını öğreniniz.
Milli edebiyat akımı ile birlikte İstanbul ağzının yazı dilinde esas alınması gerektiği ortaya konmuş. Ömer Seyfettin ve arkadaşları bu anlayışla hareket etmişler. Genç Kalemler dergisinde Yeni Lisan adlı makalede Ömer Seyfettin'in dilin sadeleşmesi ile ilgili yazıları yer almıştır. Ziya Gökalp de aynı düşüncededir. Bunların sonucunda İstanbul Türkçesinin söyleyiş güzelliğine sahip olduğu görülmüş ve yazı dilinde İstanbul ağzının esas alınması uygun görülmüştür.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 28 2014-2015

DİL-KÜLTÜR İLİŞKİSİ

HAZIRLIK


1.“Atasözleri”, “masallar” ve “halk hikâyeleri” neden millî kültür kaynaklarımızdandır?

Atasözleri, masallar ve halk hikayeleri halk kültürünün ürünleridir. Anonim olan, halka mal olmuş bu ürünlerde halkın kültürü, inanışları, gelenekleri, hayat tarzı yansır. Bunlardan dolayı bu ürünler, milli kültürümüzün önemli kaynakalrı arasında yer alır.


2.“Ortak dil” kavramından ne anladığınızı açıklayınız.
Ortak dil, bir ülkede ortak olarak kullanılan yazı dilidir. Yazılı metinlerde, edebi,sosyal, siyasi, bilimsel eserlerde bu ortak dil kullanılır.



3.Yaşadığınız yöreye ait söyleyişlere örnekler veriniz.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 29


1. Okuduğunuz metinden yararlanarak toplum hâlinde yaşamada dilin önemini belirtiniz.

Dil, toplumun ortak malıdır. Bir topluluğu toplum yapan dildir. Dil, toplumun bireylerini birbirine bağlar, maddi ve manevi değerleri yansıtır, insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin sürdürülmesini sağlar.

2. “Milletlerin hayat görüşleri, düşünce tarzları, zekâ keskinliği, ruh derinliği ve duygu inceliği o mille*tin dilinde saklıdır. Atasözleri, özdeyişler bunun en güzel belirtileridir. ‘Dil düşüncenin aynasıdır.’ sözü bunu anlatır.”
Yukarıdaki paragrafta millete ait hangi unsurların ulusal kimliğin oluşmasında etkili olduğu belirtil*mektedir? Bu düşünceden hareketle kültür ve sanat etkinliklerinin dille ilişkisini belirtiniz.
Dil, bir milletin kültürünü yansıtır. Bir milletin yaşam tarzı, hayata bakışı, duyguları diller ortaya koyduğu eserlerde görülür. Bir millet nasıl yaşıyorsa dili de ona göre şekillenir. Milletin kültür ve sanat etkinliklerinde dilin büyük rolü vardır. Bunlar dil aracılığıyla günümüze taşınır.



3. Okuduğunuz metinden yararlanarak kültür ürünlerinin, bilimsel buluşların, kişisel tecrübelerin ku*şaktan kuşağa aktarılmasında dilin önemini dil-kültür ilişkisini de dikkate alarak tartışınız. Ulaştığınız so*nucu defterinize not ediniz.
Dil bir toplumun her türlü sosyal ve bireysel etkinliklerini, kültürünü, bilimsel çalışmalarını, deneyimlerini nesilden nesile taşır. Diğer milletlerin bilim ve sanat faaliyetlerini de dil aracılığıyla takip edebiliyoruz.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 31 2014-2015
ANLAMA-YORUMLAMA

1. Ülkemizde kullandığımız konuşma diline 'İstanbul Türkçesi' denilmesinin nedenini açıklayınız.

İstanbul ağzı, ülkemizin kültür merkezi olarak gelişen bir yerin ağzı olması, diğer konuşma dilleri içerisinde en gelişmişi olması dolayısıyla ortak dil olarak İstanbul ağzı kabul edilmiştir. Bundan dolayı yazı dili ve ortak konuşma dilimiz İstanbul Türkçesidir.

2. a. Yaşadığınız şehirde konuşulan ağız farklılıklarına örnekler veriniz.
b. Ülkemizdeki hangi yörenin ağız farklılıkları ilginizi çekiyor? Nedenini açıklayınız.

DEĞERLENDİRME

1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
• Kültür, bir milleti, bir topluluğu millet yapan, onu diğer millet ve toplumlardan
farklı kılan hayat belirtilerinin bütünüdür.

• Kültür ürünleri ve bilimsel buluşlar gibi kişisel tecrübeler de dil yoluyla gelecek kuşak*lara aktarılır.

2. “Kültür, bir cemiyetin sahip olduğu maddi ve manevi değerlerden oluşan öyle bir bütündür ki cemiyet içinde mevcut her nevi bilgiyi, alakaları, kıymet ölçülerini, görüş ve zihniyet ile her nevi davranış şekillerini içine alır. Bütün bunlarla birlikte, o cemiyet mensuplarının ekserisinde müşterek olan ve onu diğer cemiyetlerden ayırt eden hususi bir hayat tarzı temin eder.”
Paragrafta kültürün hangi işlevine değinilmemiştir?
A. Toplum içinde her tür bilgiyi, değer ölçülerini, görüş ve zihniyeti kapsaması
B. Toplumun maddi, manevi değerler bütününü temsil etmesi
C. Toplumun çoğunluğunun hayat tarzını ifade etmesi
D. Toplumu, diğer toplumlardan ayırt edici özelliğe sahip olması
E. Fertlerin toplu yaşama isteklerini yansıtması

CEVAP: E

3. Aşağıdakilerden hangisi kültürün unsurlarından biri değildir?
A. Dil B. Tarih C. Din D. Örf, âdet ve gelenekler E. Vicdan

CEVAP: E

4. “Kentler hatta köyler arasında da az çok değişik konuşmalara rastlanır; sözcüklerin söylenişi başkalarınkine benzemez. Tümcelerin kuruluşunda da az çok ayrılık görülür. Bu konuşma ayrılığına........ denir.”
Yukarıdaki tanımda boşluğa getirilecek kelime hangisidir?
A. Lehçe B. Ağız C. Şive D. Tonlama E. Diyalektik

CEVAP: B


ARAŞTIRMA

1. Sınıfa getirmek üzere bir Türk dünyası haritası temin ediniz.
2. Köken bakımından dil ailelerini araştırınız.
3. Dünya dillerinin yapı bakımından özellikleri hakkında bilgi edininiz.
4. Türkçenin yapı ve köken bakımından dünya dilleri arasındaki yerini araştırınız.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 32 2014-2015

GÜZEL HAVALAR
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada âşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım Böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli KANIK

Yukarıdaki şiirde dil hangi işleviyle kullanılmıştır?

A. Heyecana bağlı işlev B. Göndergesel işlev C. Alıcıyı harekete geçirme işlevi
D. Kanalı kontrol işlevi E. Dil ötesi işlev

CEVAP: A


2. “Kültür; düşüncelerin, davranışların ve bunlara bağlı olarak dilin göstergelik ettiği bir yaşama alanıdır. Bu alan, kavram ve kabullerin, tercih ve tepkilerin sınırlandığı bir dünyadır.”


Yukarıdaki paragraftan hareketle kültürün neden sınırlandırıldığını açıklayınız.


Kültür, bir milletin maddi ve manevi değerleridir. Gelenekleri, inanışları, yaşam tarzı bir kültürdür. Her kültür ait olduğu milletin anlayışını, tercihlerini, tepkilerini yansıtır. O halde kültürün milletlerin kabulüne göre bir sınırı vardır. Milletin benimsedikleri kültürün içinde yer alırken, kabul etmedikleri, uygun görmedikleri o kültürün dışında yer alır.


3. Aşağıdaki ifadelerde dilin hangi işleviyle kullanıldığını karşılarındaki seçeneklerle eşleştirerek belirtiniz.
• Ah be yavrum, konserine trafik yüzünden yetişemedim! ----- Heyecana bağlı işlev
• Bu araba şehrin sevimli kaplumbağası! ------- Heyecana bağlı işlev
• Kampanyamızı kaçırmayın! ----- Alıcıyı harekete geçirme işlevi
• Cumhuriyetin ilk yıllarında “millî lisan" sorunu gündemin birinci maddesiydi.---- Göndergesel işlev



4. Bir tiyatro sanatçısı oyunculuğunu, sadece mimik ve jestleriyle, dilini kullanmadan gösterebilir. (YANLIŞ ) verilen cümlelerden yanlış olan sadece bu cümle


5. Dille yapılan iletişimde ileti her yönüyle ele alınır, iletişim daha etkilidir.


6. Kültür, gelecek nesillere dille aktarılır. Dil aracılığıyla bir toplumun kültür unsurları günümüze kadar gelmiştir. Günümüzden de sonraki kuşaklara dil ile aktarılacaktır. Gelenek ve görenekler, masallar, halk hikayeleri, atasözleri, deyimler nesilden nesile dille aktarılmaktadır.


7. İletişimde "gönderici, alıcı, ileti" bulunması gereken unsurlardır.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 37



1. ETKİNLİK:


2. ETKİNLİK:

3. ETKİNLİK:



Türkçe, Ural- Altay dil ailesinin Altay koluna mensup bağlantılı (eklemeli) bir dildir.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 38



ANLAMA, YORUMLAMA
1. Türkçenin sondan eklemeli bir dil olması dilde yeni kelimelerin türetilmesini kolaylaştırıyor mu? Düşünce*lerinizi açıklayınız.


Türkçenin sondan eklemeli bir dil olması dilde yeni kelimelerin türetilmesini kolaylaştırır. ( göz-cü, göz-lük, göz-lük-çü, göz-cü-lük)



2. Sınıfa getirdiğiniz Türk dünyası haritasını tahtaya asınız. Türkçenin konuşulduğu dünya ülkelerini bu harita üzerinde gösteriniz.


3. Moğolca, Türkçeye en çok benzeyen dildir. Bu açıdan Moğolca bilen biri Türkçeyi kolay öğrenebilir mi? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
Moğolca, Türkçeye sözcük, cümle yapısı, gramer özellikleri bakımlarından Türkçeye benzediği için Moğolca bilen bir kişi Türkçeyi rahatlıkla öğrenebilir.


DEĞERLENDİRME


1. Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise yay ayraç içine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Dünya dilleri ses sistemi, yapı ve söz dizimi bakımından gruplara ayrılır. (D)
• Çince, Tibetçe ve Siyamca tek heceli dillerdir. (D)
• Türkçe, Ural - Altay dil ailesinin Altay koluna ait, sondan eklemeli diller grubundadır. (D)
2. Aşağıdakilerden hangisi köken bakımından gruplandırılan dünya dil ailelerinden biri değildir?
A. Hint-Avrupa Dil Ailesi B. Hami - Sâmi Dil Ailesi
C. Çin-Tibet Dil Ailesi D. Germen Dil Ailesi
E. Ural-Altay Dil Ailesi


CEVAP: D


3. Aşağıdakilerden hangisi Hint - Avrupa dil ailelerinin bir üyesi değildir?

A. İslavca B. Germence C. İtalyanca D. Yunanca E. Moğolca


CEVAP: E





9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları 39. Sayfa


9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 39

HAZIRLIK
1. Yaptığınız araştırmadan hareketle “Türk” sözünün ilk defa nerede ve hangi yüzyılda kullanıldığını söyleyiniz.

Türk adı ilk kez 8. yüzyılda Göktürk Kitabeleri'nde (Orhun Abideleri) kullanılmıştır.


2. Türk dilinin niçin dönemlere ayrılmış olduğunu kısaca açıklayınız.

Türkler, tarih boyunca çeşitli uygarlıkların, dinlerin etkisine girmiştir.Mesela Uygurlar döneminde Türkler, Budizm'den etkilenmişler, 10. yüzyıl 19. yüzyıl arasında İslamiyet'in etkisinde kalmışlar. 19. yüzyılda günümüze kadar Batılı düşünce akımları etkili olmuş. Çeşitli medeniyet ve dinlerin etkisiyle kültürlerinde değişme görülür, bu da dile yansır. Ayrıca Türkler tarih boyunca farklı coğrafyalarda yer almalarının Türkçenin dönemlere ayrılmasında etkisi olmuştur. Türk dilinin dönemlere ayrılmasında her dönemin içinde yer alan sosyal, kültürel, siyasi, dini koşullar ve sanat anlayışları etkili olmuştur.

3. İslam medeniyeti, Türklerin inanç sistemini ve yaşayışını etkilediği gibi dilini de etkilemiştir. Bunun nedenini açıklayınız.

Türkler İslamiyet'i kabul ettikten sonra dilimize Arapça ve Farsçadan birçok sözcük girmiştir. İslamiyet'i öğrenmek için Arapça ve Farsçadan eserler çevrilmiş. Dinimizin terimleri dilimize geçmiştir. Sonuç olarak İslamiyet'in etkisiyle dilimize Arapça ve Farsçadan birçok sözcük girmiştir.

4. Türk Dil Kurumunun görevlerini sıralayınız.

Türk Dil Kurumu, Türk dilinin bozulmadan, işlevini yitirmeden işlemesini, yabancı dillerin etkisinden korunmasını, Türkçe kelime varlığının çoğaltılmasını amaçlayan bir kurumdur.

9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 40


9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 40

1. ETKİNLİK:

9. sınıf dil ve anlatım ders kitabındaki 1. etkinlikte sorulan Türk dilinin 3 dönemini yazalım.


İlk Türkçe Dönemi ve Ana Türkçe Dönemini geçersek (Bu iki dönemle ilgili yazılı belge yoktur.)

1. ESKİ TÜRKÇE DÖNEMİ: Yazılı belgelere dayalı bir dönemdir. Kendi içinde üç dala ayrılır: a) Göktürk Dönemi: (6-8. yüzyıllar) Orhun Abideleri ve Yenisye Yazıtları
b) Uygur Dönemi: (8-13. yüzyıllar) Altun Yaruk, Sekiz Yükmek, Irk Bitig adlı eserler
c) Karahanlı Dönemi: (10-13. yüzyıllar) Kutadgu Bilig, Divan-ı Lügati't Türk, Atabetü'l Hakayık, Divan-ı Hikmet adlı eserler

2. ORTA TÜRKÇE DÖNEMİ (HAREZM TÜRKÇESİ): (12-14. yüzyıllar) Hazar Denizi ile Aral Gölü civarında Batı Türkistan'da kurulup yayılan yazı dilidir.

3. YENİ TÜRKÇE DÖNEMİ:
a) Doğu Türkçesi (Kuzeydoğu Türkçesi)

b) Batı Türkçesi (Güneybatı Türkçesi)

Batı Türkçesi kendi içinde üç döneme ayrılır:
a) Eski Anadolu Türkçesi
b) Osmanlı Türkçesi
c) Çağdaş Dönem (Türkiye Türkçesi, Azeri Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Gagavuz Türkçesi)

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 42


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 42

1. a. Kitabınızdaki 2. metinde İslami kültürün etkisini yansıtan kelimelerin altını çiziniz.

hamdederim, rahmetinden, hayır umarım, sena, kudret (Metindeki bu kelimeler İslam kültürünün etkisini yansıtmaktadır.


b. Divan-ı Hikmet’ten alınan, kitabınızdaki metinde geçen bazı kelimeler ve bunların günümüzde*ki karşılıkları aşağıda verilmiştir. Bu kelimelerdeki ses değişimlerini inceleyiniz.
tübsiz --- dipsiz
yalğuz ---- yalnız
tüştüm --- düştüm

ol --- o
şaştı --- şaştı
yerge --- yere

tübsiz- dipsiz

t-d değişmesi var. Sözcük başındaki sert ünsüz yumuşamıştır.
Sözcük sonundaki yumuşak ünsüz (b) sertleşmiştir. (p)
İlk hecedeki ünlü daralmış. (ü-i)
Sözcüğe gelen ek küçük ünlü uyumuna önce uymazken sonra bu uyuma göre gelmiştir.

yalğuz -- yalnız
Sözcük ortasındaki ğ sesi n'ye dönüşmüş.
Küçük ünlü uyumu o dönemde dilimize tam yerleşmemiş. Sözcük sonradan küçük ünlü uyumuna uymuştur.

tüştüm - düştüm

t-d değişmesi var. Sözcük başındaki ünsüz yumuşamış.

ol -o
Sözcükteki l ünsüzü düşmüş.

yerge - yere
Yönelme hal eki önceden -ga/-ge şeklindeydi. Günümüzde g ünsüzü düşmüştür. (-a / -e)

c. Karacaoğlan’m koşmasında anlamını bilmediğiniz kelime olup olmadığını belirtiniz. Şiirde ge*çen halk söyleyişlerini belirleyiniz.

kavil: sözleşme, anlaşma

Şiirdeki halk söyleyişleri: kömür gözlüm, çetin dert, ayrılık derdi, has bahçe, dolanıp gelmek, haberini almak, güller sokunmak

ç. “Şarkı” adlı şiirde günümüzde kullanılmayan kelime ve kelime grubu örnekleri var mı? Belirtiniz.
Yoktur
d. Orhun Abideleri de dâhil olmak üzere kitabınızda okuduğunuz metinlerden yararlanarak Türk- çenin Anadolu’daki gelişimini ve kazandığı yeni özellikleri söyleyiniz. Tespitleri defterinize de not ediniz.


9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 44


9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 44

2. ETKİNLİK:
a) Yunus Emre'nin İlahi adlı şiiri Batı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesi dönemine aittir.

9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 45


b) b. Türk dilinin tarihî gelişimiyle ilgili yaptığınız araştırma sonuçları, okuduğunuz metinler ve kitabınızdaki şemadan hareketle aşağıdaki yargılardan doğru olanları tik işareti ile işaretleyiniz.



c) Türk dilinin tarihi dönemlere ayrılmasındaki kıstaslar:
coğrafi etmenler, siyasi etmenler, savaşlar, göçler, dinin etkisi, kültürel etkiler

ç) Anadolu'ya ilk yerleşen Türkler olan Selçuklular Oğuz boyuna mensup bir Türk topluluğudur. Bundan dolayı Türkçenin Anadolu'da yazı dili olarak gelişmesinde Oğuz ağzının etkisi olmuştur.

9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 46


9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 46

ANLAMA- YORUMLAMA

1. Her dilin tarihî bir süreç geçirmesi doğal mıdır? Tartışınız. Ulaştığınız sonucu sözlü olarak ifade ediniz.
Milletler, birbirleriyla çeşitli yönlerden etkileşim içinde olduklarından dillerin bunlardan etkilenmesi doğaldır. Bir dilde tarih içerisinde değişimin olması doğaldır. Bu değişim, milletlerin kültürel, siyasi, ekonomik, dini, sosyal durumuyla bağlantılı olarak ortaya çıkar.



2. Türk Dil Kurumu, Türk dilinin korunup geliştirilmesi çalışmalarını günümüzde nasıl sürdürmektedir? Örnekler veriniz.
Bu konuda Türk Dil Kurumu çalışmalar yapmaktadır. Türk Dil Kurumunun dilimize giren yabancı sözcükler Türkçe karşılıklar bulmak, Türkçenin söz varlığını çeşitli iletişim araçları yoluyla tanıtmak, topluma dil bilgisi ve yazım kuralları bakımından öncülük etmek gibi çalışmaları vardır.



3. Millî kültürün korunup gelecek nesillere aktarılmasında dilimizin önemini açıklayınız.


Milli kültür gelecek nesillere dil aracılığıyla aktarılır. Dil, ortak kültür değerlerini kuşaktan kuşağa aktararak geçmişle günümüz arasında bağ kurar. Böylece bireylerde tarih bilincinin oluşmasını sağlar, milletin fertlerinin geleceğe daha güvenle yürümelerini sağlar.


1. Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise yay ayraç içine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Türk sözcüğü ilk defa XVII. yüzyılda Orhun Abidelerinde kullanılmıştır. (Y)
Doğrusu: Türk sözcüğü ilk defa VIII. yüzyılda Orhun Abidelerinde kullanılmıştır.


• Türklerin Islamiyetin kabulünden sonra Arapça ve Farsça kelimeler Türkçeye girmiştir. (D)
• Türkçenin ilk yazılı ürünleri Göktürkler Dönemine aittir. (D)
• Doğu Türkçesi ile Hakaniye ve Çağatay” Türkçesi şeklinde varlığını sürdürür. (D)


2. Türk dilinin korunması için vatandaş olarak üzerinize düşen görevleri sıralayınız.


3. Aşağıdakilerden hangisi Batı Türkçesi Dönemine ait değildir?
A. Azeri Türkçesi B. Anadolu Türkçesi
C. Gagavuz Türkçesi D. Kırım Türkçesi E. Kazak Türkçesi


CEVAP: E


4. Aşağıdakilerden hangisi Karahanlılar Dönemine ait edebî bir eser değildir?
A. Atabetü’l Hakayık B. Divan-ı Hikmet



C. Divânü Lugâti’t - Türk D. Kutadgu Bilig
E. Muhahemetü’l Lugateyn


CEVAP: E



9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 47, 48



9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 47, 48
1.Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
•Çince, Bask dili, Afrika dilleri yalınlayan (tek heceli) dillerdendir.
•Dünya dil aileleri ses sistemi, yapı ve söz dizimleri bakımından grupla*ra ayrılır.
•Almanca Hint Avrupa Dil Ailesinin bir üyesidir.


2.Aşağıdakilerden hangisi Hint-Avrupa Dil Ailesi’nin Asya kollarından biri değildir?
A.Sanskritçe B. Flemenkçe C. Tarihî Avestçe
D.Ermenice E. Farsça

3. Aşağıdakilerden hangisi Ural-Altay Dil Ailesi’ne mensup dillerin özelliklerinden biri değildir?
A. Hepsinin eklemeli (bağlantılı) diller olması
B. Hepsinde ünlü uyumunun bulunması
C. Söz diziminde sözcüklerin sıralanışının aynı olması
D. Hepsinin aynı kaynaktan gelip gelmediğinin belli olmaması
E. Sözcüklerin, söz içerisinde değişikliğe uğramaması

CEVAP: E

4. Aşağıdakilerden hangisi Ural-Altay Dil Ailesi’nin kollarından biridir?
A. Arapça B. Akadça C. Samoyed Dilleri
D. Arnavutça E. Keltçe

CEVAP: C

5. Türkçenin dünya dilleri arasındaki yerini söyleyiniz.
Türkçe, Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensup, sondan eklemeli bir dildir.

6. Türkçenin dönemlerini söyleyiniz.

7. Aşağıdakilerden hangisi Orta Türkçe Dönemine aittir?
A. Tatar Türkçesi B. Kırgız Türkçesi
D. Anadolu Türkçesi E. Kazak Türkçesi
C. Doğu Türkçesi

CEVAP: D

8. Aşağıdakilerden hangisi Ural - Altay Dil Ailesi’nin Ural koluna ait değildir?
A. Macarca
B. Fince
C. Moğolca
D. Ugorca
E. Permce

CEVAP: C


10. Aşağıdaki özelliklerden hangisi Türk dilinin tarihî gelişimiyle ilişkili değildir?
A. Anadolu Türkçesinin, XV. yüzyılda Türklerin Anadolu'ya yerleşmesiyle başlaması
B. Doğu Türkçesinin. Hakaniye ve Çağatay koluna ayrılarak devam etmesi
C. Osmanlı Türkçesinin, Batı Türkçesinin devamı olması
D. Türkiye Türkçesinin İstanbul ağzı temelinde oluşması
E. Kazakça, Kırgızca, Özbekçe gibi Türk yazı dillerinin XX. yüzyılın başında ortaya çıkması

CEVAP: A


9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 50


9. SINIF DİL VE ANLATIM DERS KİTABI CEVAPLARI
3. ÜNİTE: SES BİLGİSİ VE TELAFFUZ
TÜRKÇENİN SES ÖZELLİKLERİ
1. Toplum içinde güzel konuşmanın önemini açıklayınız.


Toplumda güzel konuşan insanlar saygı ve itibar görür. Güzel konuşan insanlar diğer kişilere örnek olur.

2. Bir dilin kurallarını bilmenin o dilin öğrenilmesinde sağladığı yararları söyleyiniz.

Bir dilin yapısını kurallarını bilmek o dili öğrenmeyi kolaylaştırır. Dilin kelime, cümle yapısı iyi bilinirse duygu ve düşünceler daha doğru ve etkili bir şekilde ifade edilir, anlatım bozukları fazla yapılmaz.

3. Kelimelerdeki ekleri yanlış kullanarak konuşan birini dinlemek sizi nasıl etkiliyor?

Böyle biri dinleyicileri etkileyemez, böyle konuşan birinin anlattıkları tam anlaşılmaz.

9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 51


9. sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları Ada Yayınları Sayfa 51


1. ETKİNLİK:
O gün İstanbul'da kalsam bile hiçbir iş yapamayacaktım. Müthiş acı, anlatılmaz bir sinir nöbeti yine beni kıvrandırıyordu.

Kalın ünlüler: a, ı, o, u
İnce ünlüler: e, i, ö, ü

Düz ünlüler: a, e, ı, i
Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü

Geniş ünlüler: a, e, o, ö
Dar ünlüler: ı, i, u, ü

Yumuşak ünsüzler: b,c,d,g,ğ,j,l,m,n,r,v,y,z

Sert ünsüzler: f,s,t,k,ç,ş,h,p

Süreksiz sert ünsüzler: p,ç,t,k
Sürekli sert ünsüzler: f,s,ş,h

2. ETKİNLİK:


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 52


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi
SAYFA 52


3. Etkinlik:
a)
b) mesut-tur (-tur: ek-fiil)
“Mesuttur” sözcüğünde ünsüz benzeşmesi görülmektedir.

c) Kaybolur: Birleşik sözcük (kayıp olur)
donatılmıştı: Türemiş sözcük
Bu kelimelerdeki ses olaylarına bakalım:
Kaybolur: Ünlü düşmesi, ünsüz yumuşaması
Donatılmıştı: Ünsüz benzeşmesi , ünlü düşmesi (donatılmış idi --- donatılmıştı)


ç)sevincin: yapı bakımından türemiş sözcüktür.” Sevincin” sözcüğünde ünsüz yumuşaması vardır.
d) hisseder: birleşik sözcük
hisseder: ünsüz türemesi
e) sığamıyordu: birleşik sözcük
sığamıyordu: ünlü daralması
f) ıramazan, ilimon: ünlü türemesi

g) küçücük(küçük-cük) ünsüz düşmesi

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 53


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 53

Deniz adlı şiirdeki ses olayları:



9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 54


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 54
1. “mavimtırak, meslektaş, sabahleyin, veriyor, akşamki” sözcükleri büyük ünlü uyumuna uymamaktadır. Çünkü bu sözcüklerin aldığı –tırak, -taş, -leyin, -yor, -ki ekleri tek şekillidir ve büyük ünlü uyumunu bozmuştur.

2. a) millet --- millet-e
hukuk --- hukuk-u sözcüklerinde ünsüz yumuşaması yoktur. Dilimize yabancı dillerden geçmiş bazı sözcüklerde ünsüz yumuşaması görülmez.



b) Ayvalık, Gemerek gibi “p,ç, t,k” ünsüzlerinden biriyle biten özel isimlere ünlüyle başlayan bir çekim eki getirildiğinde yazımda ünsüz yumuşaması olmaz. Ancak söyleyişte yumuşama olabilir bu yazıda gösterilmez.



9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 55


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 55

Darlaştırmak: ünsüz benzeşmesi
İçiyorlardı: Kaynaştırma, ünlü düşmesi (içiyorlar idi)
Buyurun: ünlü türemesi
Alnından: ünlü düşmesi
çıktığını: ünsüz benzeşmesi, ünsüz yumuşaması
yattığını: ünsüz benzeşmesi, ünsüz yumuşaması
yataktaki: ünsüz benzeşmesi


1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A. Şu hâlde mesleğimizden bahisetmeyeceğiz. Öyle anlaşılıyor.
B. Bahçedeki lalelere hayran kaldık.
C. Bu binanın alt katında kitapçı vardı.
D. Türkiye’de hatta Fransa’da da ödüller aldım.
E. Bu manzarayı resmetmeyi isterdim.


CEVAP: A


2. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ünsüz benzeşmesi kuralına uymayan bir kelime vardır?
A. Şu çorapçıdan bana da yünlü bir çorap al.
B. Tencerenin kapağını ayağımın üstüne düşürdüm.
C. Cumhuriyetin kaçıncı yılını kutladık bu yıl?
D. Seni saat 18.15’de toplantıda görmek istiyorum.
E. Onu gökte ararken yerde buldum.



CEVAP: D (Bu seçenekteki 18’15’de sözcüğü yanlış yazılmıştır. Burada aynı zamanda bir yazım yanlışı vardır.)


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 56-57


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 56-57
3.
Büyük ünlü uyumuna uyan sözcükler: tabak, görüşü, sessizlik, yağmur
Büyük ünlü uyumuna uymayan sözcükler: yarınki, kitap, yeşilimtırak



Küçük ünlü uyumuna uyanlar: tabak, görüşü
Küçük ünlü uyumuna uymayanlar: yağmur
Büyük ünlü uyumuna uymadıkları için “yarınki, kitap, yeşilimtırak” sözcüklerinde küçük ünlü uyumunu aramaya gerek yoktur.

(Not: Bu iki kuralın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyenler de var. Bu görüşe göre ise "yarınki, kitap, yeşilimtırak" sözcükleri büyük ünlü uyumuna uymasa da küçük ünlü uyumuna uyar.)


4. “anne, kardeş, hangi” kelimeleri Türkçe oldukları halde büyük ünlü uyumuna uymazlar.
İkinci hecelerinde dar ünlülerden biri (ı, i, u, ü) bulunan iki heceli kelimelerden çoğu sesli harfle başlayan bir ek aldığında ikinci hecelerdeki ünlü düşer. Bu kurala ünlü düşmesi (hece düşmesi) denir.
“Şu - n - 1ar” kelimesindeki “n” ünsüzü kaynaştırma ünsüzüdür.


5. Sonunda süreksiz sert ünsüzlerden (p, ç, t, k) biri bulunan kelime, ünlü ile başlayan bir ek aldığında kelimenin sonundaki sert ünsüz yumuşar.
Aşağıdakilerden hangisi bu kurala uymaz?
A. Ağaç B. Kapak C. Dolap
D. Öğüt E. Sepet


CEVAP: E


6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A. Yapılan ölçümler, hava koşullarına bağlı olarak değişgenlik gösteriyormuş.
B. Yönetmelikte yapılan değişikliklerden çoğumuzun haberi yoktu.
C. Emekli olunca bu dernekte gönüllü olarak çalışmaya başladı.
D. Çocuğu, bu okula kaydettirmek için çok uğraşmıştı.
E. Geçmişe baktığımızda buna benzer pek çok durumla karşılaşıyoruz.
(ÖSS - 2003)


CEVAP: A


9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde süreksiz sert ünsüzlerin yumuşamasına bir örnek vardır?
A. Gelecek ay yayımlanacak dergimizin kapağı, öğrencilerimiz tarafından hazırlanacak.
B. Bu araştırma sonuçları, öğrencilerin görüşlerini yansıtmaktadır.
C. Siyasal reklamcılık, Türkiye'nin siyasal kültürüne yeni bir boyut getirmiştir.
D. Son yıllarda demokrasi, bir siyasal sistem olarak yeni anlamlar kazanmıştır.
E. Anketteki ilk soru, seçmenlerin cinsiyeti ile ilgilidir.
(ÖYS - 1995)


CEVAP: A






Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 05:26 )
 
Eski 09-02-15, 00:07   #2
Saw

Varsayılan C: 9. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Tüm Cevapları




İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları Ada Yayınları Sayfa 60 (2014-2015)



kendim-gendim, kaçıverdi-gaçıverdi sözcüklerinde k-g değişimi vardır.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 63


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 63 (2014-2015)

1. ç. • Metinden alınan "Ses kulaklarının içinde bir kurşun gibi çınlamıştı." cümlesindeki kelimelerde dolayısıyla Türkçe kelimelerde vurgunun hangi hecede olduğunu belirleyiniz.
Metinden alınan bu cümlede görüldüğü gibi Türkçe kelimelerde vurgu genellikle son hecededir.


• Aşağıdaki cümlelerde altı çizili hecelerdeki vurgunun bir sonraki ekle ilişkisini bilgi birikiminizden hareketle açıklayınız.
— Bir de peşime kurtlar takılmaz mı? (Soru edatı vurguyu kendinden önceki heceye taşır.)
— Zaman öyle bir geçer ki anlayamazsın! (ki bağlacından önceki hece vurgulu söylenir.)
— Beşik de yere düştü.(İki heceli Türkçe kelimelerde vurgu genellikle ikinci hecededir.)
— Kardeşçe oynadı çocuklar parkta. (Eşitlik ekinden önceki hece vurgulu söylenir.)
— Bu kitabı, okuma etkinliğine katılmak için okuma! (Olumsuzluk ekinden önceki hece vurguludur.)
— Kurtuluş Savaşı'nı milletçe el ele vererek başardık. (Eşitlik ekinden önceki hece vurguludur.)

• Aşağıdaki cümleleri okurken "ha" ve "öyle" kelimelerinde yapılan vurgunun nasıl bir anlam ifade ettiğini açıklayınız. Bu kelimelerle söylenmek istenilen duygu ve düşüncenin vurguyla belirtildiğini söyleyebilir misiniz? Sözlü olarak ifade ediniz.
— Oğlun olmuş ha?
- Öyle.

Yukarıdaki cümlede "ha" sözcüğü "şaşırma, sevinme" anlamında kullanılmıştır.
"Öyle" sözcüğü "doğrudur" anlamında kullanılmıştır.



Yaptığınız incelemeden yararlanarak konuşmada ifadenin anlamıyla duraklamanın ilişkisini söyleyiniz. Duraklamanın önemini açıklayınız.

Konuşurken hava ihtiyacını karşılamak için az veya çok duraklamaya ihtiyacımız vardır. Söz söylemenin doğallığı içinde soluk alma ve duraklama gerekir. Soluksuz ve duraklamasız bir konuşma hem monotondur hem de anlaşılma yönünden eksiktir. Metinlerde durak yerleri çeşitli noktalama işaretleriyle gösterilir. Bazen noktalama işaretleri yeterli olmaz. Konuşmanın akışına göre okuma sırasında duraklar oluşturmak gerekir.

d. "Ekilmemiş Topraklar" metninin ilk paragrafını sesli olarak bir solukta, duraklamadan okuyunuz. Okurken bazı gerekli ses değerlerini vermeden, atlayarak, değiştirerek, doğru ve güzel söyleyemediğiniz sesleri ve heceleri belirtiniz. Bunun "boğumlama"yla olan ilgisini yaptığınız araştırma sonucu edindiğiniz bilgilerden de yararlanarak açıklayınız.
Çocukların konuşmayı yeni öğrendikleri dönemlerde "r" sesinin yerine "y" sesini kullanmaları "boğumlama" kusurudur. Günlük konuşmalardan boğumlama kusurlarına başka örnekler veriniz.

Diksiyon ve Hitabet Dersi Notları (Türkçenin Ses Özellikleri, Boğumlama ve Kusurları)
Seçmeli derslerden olan Diksiyon ve Hitabet dersinde işlenecek konulardan Türkçenin ses özellikleri, boğumlama ve kusurları konularının notları

DİKSİYON VE HİTABET NOTLARI

TÜRKÇENİN SES ÖZELLİKLERİ

Dillimizin en küçük parçasına “ses" denir. Seslerin, alfabedeki işaret olarak karşılığına “harf denir. Türkçe alfabede harf olarak karşılığı bulunan 29 ses bulunmaktadır. Bu seslerden 8'i ünlü (sesli), 21'i ise ünsüz (sessiz) dür.

ÜNLÜLER: Ses yolunda hiçbir engele takılmadan çıkan, tek başına okunabilen seslerdir, (a, e, ı.i,o,ö,u,ü)

ÜNSÜZLER: Ses yolunda bir engele takılarak çıkan, ünlülerin yardımı olmadan okunamayan seslerdir (b, c, ç. d,f. g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z),

Türkçe genellikle yazıldığı gibi konuşulan, konuşulduğu gibi yazılan bir dildir. Türkçede yazıldığı hâlde söylenmeyen ve okunmayan hiçbir harf yoktur. Konuşmada benimsenen İstanbul ağzı güzel söylenişin yanında kolay söyleniş biçimine de dayanmaktadır.

Bir kelimenin Türkçe olup olmadığı aşağıdaki ses özelliklerine göre belirlenir:

1. Bir kelimenin Türkçe olup olmadığını anlamak için ünlü uyumlarına bakılır. (büyük ünlü uyumu, küçük ünlü uyumu)

2. Türkçe bir kelimede “o, ö" sesi sadece ilk hecede bulunur (“-yor" ekindeki "o” sesi bu kuralın dışındadır.).

3. “c. f, ğ, h, j, l, m, n. r, p, ş, v, z” sesleriyle başlayan kelimeler Türkçe değildir (Ne, niçin, nasıl, hani, hangi, parmak, mutlu, şişmek, ver, var kelimeleri istisnadır.).

4. İçinde “h, f, j" seslerinden herhangi birisinin bulunduğu kelimeler Türkçe değildir.

5. Türkçe kelimelerin sonunda "b, c, d, g” ünsüzleri bulunmaz.

6. Türkçe bir kelimede iki sesli yan yana gelemez. "Şair, şiir, ziraat, saat, Fuat..." (Bileşik kelimelerde iki sesli yan yana gelebilir: orduevi, Kocaeli, Akçaabat...).

7. Aynı iki sessiz yan yana gelemez (bakkal, dikkat, milli, hassas...). Elli (50) ve belli kelimeleri istisnadır.).

8. Türkçe kelimelerin başında iki sessiz yan yana bulunamaz (stad, spor, tren, trafik, spiker...)

9. Kesme ve düzeltme işaretli kelimeler Türkçe değildir (Dergâh, tezgâh, yadigâr, rüzgâr, san’at,

Kur'an.neş’e vb.)

10. Türkçe kelimelerin başında ve sonunda üç sessiz yan yana gelemez; ancak kelimenin ortasında.ek ve köke bağlı olma koşuluyla üç sessiz yan yana gelebilir; Gençlik, Türklük... (-nç, -rk, -st, -rp ünsüzleriyle biten bir kelimeye ünsüzle başlayan ek gelmesi durumundaki kelimeler Türkçedir; altlık, üstlük, sarplık gibi.)

BOĞUMLAMA VE KUSURLARI

Boğumlama (telaffuz): Kelimelerin doğru ve anlaşılır bir biçimde seslendirilmesidir. Konuşan kişi kelimeleri dudaklarını, dilini, çenesini gerektiği kadar oynatarak seslendirmelidir. Eksik ya da yetersiz boğumlama kelimelerin farklı ve yanlış anlaşılmasına yol açar.

Boğumlama Kusurları

1. Atlama: Acelecilik ve konuşmaya önem vermeyişten kaynaklanır.

2. Islıklama: “s” ünsüzünün, şiddetini arttırmaktan ve “r” ünsüzünün çıkarılışında havanın dişlerin arasına doğru itilmesinden oluşur, "s" ünsüzünün doğru boğumlanmasına ve “r” nin çıkarılışında havayı itmemeye dikkat ederek bu alışkanlıktan vazgeçilebilir.

3. Pelteklik: Yeterli ses eğitimi almama, konuşmaya özen göstermeme.ya da konuşma organlarındaki kimi bozukluklar nedeniyle seslerin birbirinin yerine çıkarılmasıdır. Bu kusurda dil ucu ile konuşma egemendir.

“j" yerine “z": jilet—zilet; şarj-şarz

“r” yerine “l" : rapor— lapor; merhem - melhem

“n" yerine l: fincan—filcan; menemen - melemen

v yerine “y": övgü — öygü; dövme - döyme

4. Ekleme: Çeşitli nedenlerle kelimelere yeni ses ve hecelerin eklenmesi şeklindeki konuşma kusurudur.

Elektrik - elantirik, eşofman - eşortman, apartman - apartıman, klip - kılip, gardrop - gardolap

5. Boğumlama Gecikmesi: Kimi çocuklarda görülebilir: Bunlar fark edildiğinde, çocuklara fark ettirilmeden düzeltilme yolları aranmalı, gerekirse uzmanlara başvurulmalıdır.

Zeytin - şeytin, araba - ayaba - alaba.

6. Ağır Boğumlama: Kelime içindeki hecelerin uzatılması, cümlelerin söylenişinin geciktirilmesidir..

Evdeeki, zaamir, naasip,

7. Tutukluk: Seslerin, hecelerin, kelimelerin yinelenmesi ve duraklamalar tutukluğun belirtilerindendir. Kendine güvensizlik, sıkılganlık, kararsızlık, heyecan gibi nedenlere bağlanmaktadır. Bu kusuru gidermek için bir metin önce yavaş, sonra hızlı olarak okunmalıdır. “Akıl yaşta— değil baş baştadır. Ama —aklı başa yaş yaş getirir."

8. Konuşurken Düşünce Durakları Yapılması ve Asalak Sesler Çıkarılması: Bazı kişiler, zaman içinde farkında olmadan kazanılan bir alışkanlıkla, kelime ya da cümle aralarında "eeee. ııı, aaa, ooo,” gibi sesler çıkarırlar ya da sık sık duraklayarak konuşmanın akışını keserler.

9. Gevşeklik: Bir boğumlama tembelliğidir. Dişler arasına kurşun kalem sıkıştırarak heceleri

anlaşılır biçimde söyleme çalışmaları organların boğumlamaya katılmasına yardımcı olur.

10. Gılama: r ünsüzünün boğazdan çıkarılmasıdır. Bu özellik Fransız fonetiğinde görülmektedir. Uzun yıllar yurt dışında yaşayan sonra yurda dönen kişilerde de gözlenen bir boğumlanma biçimidir. Alıştırmalarla düzeltilebilir.

11. Kekemelik: İleri aşamadaki bir tutukluktur. Söz söylerken bocalama, çekinme, kaygı izlenimi verebilecek biçimde duraklama; yüzün gerilme, buruşma, kızarma; ağzın, başın, elin istem dışı hareketiyle hecelenin tekrarlanması anında ses, hece ve kelimelerin patlamalı ve abartılı biçimde boğumlanmasıdır. Nefes almadaki düzensizlik de kekemeliğe neden olmaktadır.


e. "Rüzgâr ıslık çalarak esiyordu." cümlesinde yay işaretiyle belirtilen sesleri nasıl okuduğunuzu belirtiniz. Bu olayın adını söyleyiniz.
rüzgâr ıslık ve çalarak esiyordu sözcükleri arasında ulama yapılmıştır. Bu sözcükler birbirine ulanarak okunur.


Konuşma sırasında jest ve mimiklerimizi konuşmamızdaki duyguları ifade edecek şekilde kullanmamız gerekir. Konuşma sırasında jest ve mimikleri yerinde kullanmak gerekir. Abartılı kullanılan jest ve mimikler dinleyicinin dikkatini dağıtır. Doğal ve rahat konuşan insanların konuşmaları ilgiyle dinlenir. Yapmacık ifadeler, dinleyicilerin ilgisini çekmez.



3. ETKİNLİK:



1. elâ, bakmaya, âşık, cihâna

Yukarıdaki altı çizili harflerden düzeltme işareti alanlar diğer seslere göre daha uzun söylenir. bakmaya sözcüğündeki altı çizili a sesi ise uzun ünlü değildir.
Uzun ünlüler düzeltme işareti (^) ile gösterilebilir ama çoğunlukla buna gerek görülmemektedir. TDK kılavuzuna göre ela, cihan sözcüklerinde düzeltme işareti yoktur, âşık sözcüğünde ise anlam karışıklığını önlemek amacıyla düzeltme işareti kullanılmaktadır.

2. Bu şekilde kullanım (yüzune, kollerim, opmelere, egledım) hem sözcüğün yapısını hem de telaffuz özelliğini bozar.

3. "Kurban", "yakan" sözcüklerinde yer alan k kalın k sesidir. "İken" kelimesindeki k ise ince k'dir.

"Göz ve çağ" kelimelerindeki g ve ğ sesleri birbirinden farklı seslerdir. Bir harfin üzerine bir çizgi ekleyerek veya o harfe bir nokta ekleyerek farklı bir ses elde ediyoruz. (g-ğ, c-ç, s-ş gibi)

4. a. "Kışkırttırdım", "sarmısaklasak" kelimelerinde insan hançeresinden çıkan aynı veya yakın kaynaklı seslerin tekrarı, söyleyişi güçleştiriyor mu? Tartışınız. Ulaştığınız sonucu kısaca sözlü olarak ifade ediniz.


Bu sözcüklerde aynı seslerin tekrar edilmesi telaffuzu zorlaştırmaktadır.

b. "Metnin ikincisinin parçası üzerinde bağlantı ifadelerini belirleyiniz." cümlesinde altı çizili zincirleme ad tamlamasında ikiden fazla tamlama olduğu için anlatım bozukluğu vardır. Bu tamlamadaki aynı ekin art arda kullanılmasının da ses kusuru oluşturup oluşturmadığını açıklayınız.

Aynı tamlama ekinin art arda kullanılması ses kusuru sayılır.

c. Yazı dilinde "Uşak'ın, Zonguldak'ın" diye yazılan kelimelerin söylenişlerini belirtiniz. Bu kelimelerin, yazıldığı gibi telaffuz edilmesi bir söyleyiş kusuru mudur? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.


Bu sözcüklerin söylenişi "Uşağın, Zonguldağın" şeklindedir. Konuşmada yumuşama görülür ama yazıda bu yumuşama yazıda gösterilmez "Uşak'ın, Zonguldak'ın" şeklinde yazılır.

ç. Yaptığınız incelemeden hareketle konuşurken ve yazarken sesleri tam, doğru kullanmanın hangi bakımdan önemli olduğunu söyleyiniz.

Seslerin konuşmada ve yazıda doğru kullanılması, duygu ve düşüncelerimizin daha kolay ve etkili bir şekilde anlaşılmasını sağlar.

d. İncelediğiniz örneklerden yararlanarak konuşurken ve yazarken dili doğru, güzel, etkili kullanmanın neden önemli olduğunu açıklayınız.


Dili güzel, etkili bir şekide kullanırsak duygu ve düşüncelerimiz karşımızdakilere anlaşılır, güzel ve etkili bir şekilde aktarmış oluruz. İyi bir iletişim kurmak için dili doğru, güzel, etkili kullanmak gerekir.

5. Aşık Ömer'in koşmasını duraklarına ve vurgularına dikkat ederek sesli bir şekilde okuyunuz. Bir de duraklara ve vurgularına dikkat etmeden okuyunuz. İkisi arasındaki farkı belirtiniz.
Yaptığınız incelemeden yararlanarak tonlamada nelere dikkat edildiğini söyleyiniz.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 67
DEĞERLENDİRME
1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
•Konuşma esnasındaki duraklamaların yazı dilindeki karşılıkları noktalama işaretleridir.
•Türkçe kelimelerde vurgu son hecededir.
•Sesler bas, bariton ve tiz olmak üzere üç tona ayrılmaktadır.
•Konuşma sırasında yaşanan duyguyu belirtmek ve karşıdakinin dikkatini harekete geçirmek için vurgu ve tonlamaya başvurulur.
•Bir cümle veya paragrafta aynı seslerin tekrarı söyleyiş kusuruna neden olur.

2.Aşağıdaki kelimelerden hangisinde vurgu, küçültme ekinden önceki hecededir?
A. Kardeşçe
B. Bolca
C. Yumuşakça
D. Güzelce
E. Hafifçe

CEVAP: B

3.Bildiğiniz bir tekerlemeyi söyleyiniz. Tekerlemedeki ses kusurunun nedenini açıklayınız.
4.“Geliyom, yapıve” kelimelerindeki yöresel söyleyişin yazı dilindeki karşılıklarını belirtiniz.
geliyorum, yapıver




9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 68-69-70 (2014-2015)
ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI

1. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde ünsüz yumuşaması yoktur?
A. Kitabı B. Ahengi
C. Borca D. Ekmeğin
E. Hukuku

CEVAP: E



2. "Minicik bir kedi kapıyı tırmalıyor." cümlesinde altı çizili kelimedeki ses olayı aşağıdakilerden hangisidir?
A. Ünlü türemesi
B. Ünlü düşmesi
C. Kaynaştırma harfi
D. Ünsüz düşmesi
E. Ünsüz benzeşmesi


CEVAP: D



3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ses türemesi olan bir kelime yoktur?
A. Baharı hissetmek istiyorum yüreğimde.
B. Öğrenci işlerine yaptığım başvuru reddedildi.
C. Senin söylediklerini kabul ederim zannetme.
D. Hocam affınıza sığınıyorum, sizi göremedim dün.
E. İkişer ikişer içeriye girin bakalım.
CEVAP: E



4. Aşağıdakilerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A. Burunu kanıyor.
B. Gönlüm hiç gitmek istemiyor düğüne.
C. Gelinle damadın başından çiçekler savruldu.
D. Sel nedeniyle tüm ağaçlar devrilmişti.
E. Çiçeklerin güzelliği aklımı başımdan aldı.

CEVAP: A



5. Sonunda süreksiz sert ünsüzlerden (p, ç, t, k) biri bulunan sözcük, ünlü ile başlayan bir ek aldığında sondaki sert ünsüz yumuşar.
Aşağıdaki kelimelerden hangisi bu kurala uymaz?
A. Dolap B. Çekiç
C. Koç D. Kanat
E. Yemek
CEVAP: C


6. Aşağıdakilerin hangisinde hem ünsüz yumuşaması hem de ses düşmesi vardır?
A. Akla gelen başa gelir.
B. Keskin sirke kabına zarar verir.
C. Kırlangıcın zararını biberciden sor.
D. Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.
E. Kurdun adı yaman çıkmış, tilki vardır baş keser.
(ÖSS - 2007)

CEVAP: D



7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük ek alırken bu sözcüğün ünsüzlerinden biri düşmüştür?
A. Susuzluktan balkondaki tüm çiçekler sararmış.
B. Yazar bu romanında çok fazla devrik cümle kullanmış.
C. Soğuktan burnu kıpkırmızı olmuş.
D. Bu konuda senin de fikrini almak istiyorum.
E. Otobüsümüz, adını bilmediğim büyücek bir kasabadan geçti.
CEVAP: E


8. Önce baygın bir iniltiydi yamaçtan duyulan, Sonra bir gölge belirmişti kuş uçmaz yoldan; Köyümün titreterek bağrı yanık toprağını İnliyor, baktım, uzaktan görünen bir kağnı... Bu dizelerde aşağıda verilen ses olaylarından hangisi yoktur?
A. Ünlü düşmesi B. Ünsüz düşmesi
C. Sert ünsüz yumuşaması D. Ünlü daralması
E. Ünsüz benzeşmesi
(ÖSS-2001)

CEVAP: B



9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A. Arkadaşları, bu kadar sorumsuz davranmasının nedenini bir türlü öğrenemediler.
B. Kuşkonmaz, saksıda yetiştirilen, uzun saplı, ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisidir.
C. Tartışmacı, öne sürdüğü savın doğruluğunu kanıtlıyamadı.
D. Panele, üniversite öğrencileriyle öğretim üyeleri katılmıştı.
E. Aile büyüklerinden öğrenilen el sanatları, yöre halkının geçim kaynağını oluşturuyor.
(ÖSS - 2002)
CEVAP: C


10. Aşağıdakilerden hangisinde ''ünsüz benzeşmesi" kuralına uyulmamıştır?
A. Dilimizin korunmasında bizlere önemli görevler düşmektedir.
B. Senin söylediklerin etkili olmayacaktır.
C. Esnaflıkda doğruluk şart
D. Musluktan doldurduğu suyu gizlice çiçeklerin dibine döktü.
E. Yan taraftaki eve hırsız girmiş.

CEVAP: C



11. Kalbin örtülerinden Kırılmış menekşelerden ve O biricik emeklerden
Yukarıdaki altı çizili kelimelerde görülen ses olayları aşağıdakilerden hangisidir?
A. Ünsüz benzeşmesi, ünsüz yumuşaması
B. Ünsüz yumuşaması, ünlü türemesi
C. Ünlü türemesi, ünsüz benzeşmesi
D. Ünsüz düşmesi, ünsüz benzeşmesi
E. Ünsüz yumuşaması, ünsüz türemesi
CEVAP: B



12. (I) Okuma, olumlu zihinsel bir tutumu ve iyimser olmayı gerektirir. (II) Daha hızlı ve daha etkili okumayı öğrenmek bir süreç işidir. (III) Bu süreçde atılacak her adım, okuma tekniklerini kazanmaya yardımcı olan nok*taları içerir; dolayısıyla atılacak her bir adımı tamamlayıncaya kadar onun analiz edilmesi gerekir. (IV) Şayet daha hızlı ve etkili bir okuma isteniyorsa öncelikle okumayı olumsuz yönde etkileyen inançlardan ve alışkanlık*lardan kurtulmak gerekir. (V) Kötü olarak değerlendirilen bu inanç ve alışkanlıkları değiştirmek ve bunlardan vazgeçmek, şüphesiz ki okuyucunun çabasına bağlıdır.
Yukarıdaki numaralı cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
A. I B. II C. III D. IV E. V

CEVAP: C



13. Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Yukarıdaki dörtlükte ünsüz yumuşamasının kaç tane örneği vardır?
A. IB. II C. III D. IV E. V
CEVAP: A


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 72-73-74-75

SAYFA 72
1."Ev" kelimesinin telaffuzu sırasında zihninizde nasıl bir kavramın canlandığını söyleyiniz.
Ev kelimesini telaffuz ettiğimizde zihnimizde bir ev kavramı canlanır.


2.Çocuk gönlüm kaygılardan azade
Yüzlerde nur, ekinlerde bereket
Orhan Veli KANIK
Yukarıdaki dizeleri, altı çizili kelimenin eş anlamını kullanarak yeniden okuyunuz. Şiirin anlamında bir farklılık hissettiniz mi? Nedenini açıklayınız.
Kaygı sözcüğünün yerine “üzüntü, keder, tasa, endişe” sözcüklerini getirebiliriz. Şiirin anlamı bozulmaz ama şiirin söyleyiş özelliği bozulur.


SAYFA 73


1.ETKİNLİK:



Gösterge şemasında gösteren durumundaki ç,i,ç,e,k sesleri anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde bir araya gelmiş ve “çiçek” sözcüğünü oluşturmuştur. Çiçeğin zihnimizdeki karşılığına gösterilen denir.


·Gösteren ile gösterilenin birbirinden ayrılması, gösterenin kullanıldığı bağlama göre değişiklik gösterir.



Kelimenin kavram yönü, gösterenin zihnimizde oluşturduğu şekil, duygu veya düşünceyi gösterir.


b) “Ağaç” kelimesi a,ğ,a,ç seslerinin “rüzgar” kelimesi r,ü,z,g,a,r seslerinin bir araya gelmesiyle simgeleştirilmiş ve bu varlıkları karşılayarak kavramlaştırılmıştır.


c) Sesler, sözcükleri oluşturmuştur, sözcükler ise varlık, durum ve kavramların zihnimizdeki soyut karşılığı olmuştur.


ç) “Bir ulu ağaçtan bir yaprak düşse o anda acısın duyar, iniler.” cümlesinin anlamlı en küçük birimi kelimedir.


SAYFA 74


2.ETKİNLİK:
a)“Yâr” kelimesi canan, sevgili kelimeleriyle eş anlamlıdır. Şairin “yâr” kelimesini seçmesi ses ve söyleyiş ahengiyle ilgilidir.


3.Etkinlik:
a)Ay Işığında Bekleyiş adlı şiirdeki imgeler: “güzel rengin uçmaması, simsiyah gecenin dağlarda kaybolması, altın büyük saat, nurun güzelleşmesi, muradın titremesi, gül yüz, yaslı bahçe, mavi ışık, titremek, deli rüzgar”
İmgeler, şiirin anlamına derinlik katmıştır. Şair imgelerle hayal dünyasını bizlere daha etkili bir şekilde yansıtmaktadır.


b)“Simsiyah” sözcüğünün eş anlamlısı “kapkara”dır. Bazen kelimelerin eş anlamlısını kullanmak, verilmek istenen anlamı tam yansıtmayacağı için doğru olmaz. Bu şiirde “simsiyah gece” yerine “kapkara gece” ifadesini kullanmak doğru değildir. Örneğin “ak sakallı ihtiyar” sözü yerine “beyaz sakallı ihtiyar” sözünü kullanmak verilmek istenen anlamı tam yansıtmaz.


DEĞERLENDİRME
1.Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
•Dilin, anlamlı olan en küçük birimi.....KELİMELERDİR......
*Bir kelimede anlam kavramlaşırken varlık, olay, duygu, düşünce ve hayaller ses birleşimiyle
....KELİME....hâline getirilir.


2.Aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisinin eş anlamı yoktur?
A.Gösterdiğiniz cesarete hayran kaldım.
B.Seninle küsmek istemezdim.
C.Duvarı nem, insanı gam öldürür.
D.Paketi ne zaman yolladın?
E.Öğle vakti gideceğim. ***


CEVAP: E





CEVAP: B




4.I.Hemen hemen yolu yarıladık.
II.Hafif hafif bir rüzgâr esiyor.
III.Olsa olsa on yaşındadır.
IV.Aşağı yukarı bir saat sonra gelirler.
V.Zaman zaman güneş açıyor.
Bu cümlelerin hangilerindeki altı çizili sözler birbirine yakın anlamdadır?
A. I ve IIB. II ve IVC. I ve IV
D. III ve VE. IV ve V
(ÖYS - 1989)



CEVAP: C

SAYFA 76
KELİMELERİN FARKLI ANLAMLARDA KULLANIMI
1. “Kendini ateşe atmakla iyi mi ediyorsun?” cümlesindeki altı çizili kelimenin hangi anlamda kullanıldığını söyleyiniz.

Bu cümlede ateş kelimesi “tehlike” anlamında kullanılmıştır.

2. Yaptığınız araştırmadan hareketle “yan anlam” söz grubunun ne anlama geldiğini açıklayınız.
Yan anlam, sözcüğün gerçek anlamıyla bağlantılı olarak kazandığı anlamlardır.

3. Kelimelerin kendi anlamı dışında kullanılmasının nedenini sözlü olarak ifade ediniz.
Sözcükler, duygu, düşünce ve durumları ifade ederken kendi anlamlarından uzaklaşarak yeni anlamlar kazanabilir. Dilimizde her nesne ve kavram için ayrı bir sözcük yoktur. Yeni bir durum, yeni bir anlam yeni bir kavram için mevcut ek ve köklerle yeni bir kelime oluşturulabileceği gibi , mevcut bir kelimede bu anlamı, kavramı yada durumu ifade etme işini kendi üzerine alabilir.

SAYFA 77
1. ETKİNLİK:

a. Metinde koyu yazılan “atmak” kelimesinin sözlükteki anlamlarından birkaçı aşağıda verilmiştir. Bu anlamlardan hangisinin kelimenin ilk anlamı olduğunu belirleyiniz. Doğru seçeneğin karşısındaki kutucuğa “İ” yazınız.
I. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. İ
II. Bir şeyi yere doğru bırakmak.
III. Bir kimsenin ilişiğini kesmek.
IV. Bir yere bir şey yapmak.



b. Yukarıdakilerden hangisi “atmak” kelimesinin metindeki anlamıdır? Bu anlamın, kelimenin ilk anlamıyla ilişkisini bilgi birikiminizden yararlanarak açıklayınız. Kelimenin metindeki ilk anlamı, “Temel anlamın etrafında oluşmuştur?” diyebilir miyiz? Kelimenin bu şekilde kazandığı anlama ne denildiğini yaptığınız araştırmadan yararlanarak söyleyiniz.

“Atmak” kelimesi metinde “nakış atmak (bir yere bir şey yapmak) anlamında kullanılmıştır. Temel anlamından tamamen uzaklaşmadığı için yan anlam kazanmıştır.

c. “Seni kırmazlardı…” cümlesindeki “kırmak” fiilinin hangi anlamda kullanıldığını söyleyiniz. Bu kelimenin metindeki anlamının ilk anlamıyla ilişkisi olup olmadığını belirtiniz. Kelimenin bu şekilde kendi anlamı (temel anlam) dışında kullanılmasına ne denildiğini söyleyiniz. Kelimenin bu anlamı kazanmasında bireysel özelliklerin etkisini açıklayınız.

“Seni kırmazlardı.” cümlesinde “kırmak” sözcüğü üzmek anlamında mecaz anlamda kullanılmıştır.

ç. Metinde koyu yazılan “ciğerdeldi” kelimesinin anlamı; “Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılan işlemezdir. Bu kelime “ciğer” ve “deldi” kelimelerinin birleşimiyle oluşmuş, terzilerin kullandığı özel bir kavramı karşılamaktadır.

“Ciğerdeldi” kelimesinin kazandığı anlamdan dolayı bu kelimenin nasıl adlandırıldığını söyleyiniz. Kelimenin bu anlamı kazanmasında neyin etkili olduğunu söyleyiniz.

Ciğerdeldi kelimesi bir nakış türünü ifade eder. Bu kelime terim anlamı kazanmış bir kelimedir.

• Yaptığınız inceleme ve araştırma sonucu edindiğiniz bilgilerden hareketle bir kelimenin anlamının kullanım alanlarına ve diğer kelimelerle ilişkilerine göre nasıl farklılık kazandığını açıklayınız.

Bir kelime kullanım alanına, diğer kelimelerle ilişkilerine göre farklı anlamlar kazanabilmektedir. Kelimelerin farklı anlamlar kazanmasında benzerlik, yakınlık, çağrışım gibi faktörler rol oynar.

• Kelimelerin farklı anlamlarda (yan, mecaz, terim anlam) kullanılmasına tarihsel, toplumsal gelişmelerin ve bireysel özelliklerin etkisini açıklayınız.

Kelimelerin farklı anlamlar kazanmasında geçmişten gelen ifade özelliklerin, toplumsal gelişmelerin, bireysel özelliklerin etkisi vardır.

SAYFA 79
2. ETKİNLİK:
a. Sınıfta üç grup oluşturunuz. Aşağıdaki görev dağılımına göre verilen metinleri inceleyiniz. Tespitlerinizi grup sözcüleriniz aracılığıyla arkadaşlarınıza aktarınız.
1. grup: “Eğretileme” adlı bilimsel metindeki terimleri belirleyiniz.

Benzetme, benzeyen, kendisine benzetilen, eğretileme, yalın benzetme, gösterge, gerçek anlam, değişmece

2. grup: “Ruh” adlı metindeki felsefi kavramların altını çiziniz.

Ruh, tanrı, öz, varlık, zeka, sanat, içgüdü, zihin, duyusal, düşünce

3. grup: “Yıldızlar” adlı şiirde bulunan imgeleri belirleyiniz.

Ateşböcekleri, yanıp sönmek, gecelerin aydınlanması, güneş gibi görünmek, yıldızların yalnız olması

b. Aşağıdaki soruları, “Eğretileme”, “Ruh” ve “Yıldızlar” adlı üç metne göre cevaplayınız.

• “Felsefi yazıların ve düşünce yazılarının hareket noktası kavramlardır.” yargısına katılıp katılmadığınızı gerekçeleriyle açıklayınız.

• “Eğretileme” adlı metindeki terimlerin anlamları kesin ve değişmez midir? Nedenleriyle açıklayınız.
Eğretileme adlı metindeki terimlerin anlamları kesin ve değişmezdir. Çünkü terim anlamlı sözcük aynı zamanda gerçek anlamlıdır.

• “Eğretileme” metnindeki terimlerin kimler tarafından belirlendiğini söyleyiniz.
Eğretileme adlı metindeki terimler edebiyat bilimcileri tarafından belirlenmiştir.

a. Yukarıdaki şiirden ilk, yan ve mecaz anlamda kullanılmış kelimeleri ve kelime gruplarını belirleyiniz. Tespitlerinizi aşağıya yazınız.
ilk anlamda kullanılan kelimeler:…kendim, Aynalıçeşme, yalnızlık, ölüm, elma, anlamak, gökyüzü, göz…..
Yan anlamda kullanılan kelime ve kelime grubu:…… ayıklamak, istemek, kalmak…….
Mecaz anlamda kullanılan kelimeler:……….soymak, yorgun, çirkinlik, çoğalmak………..

SAYFA 80
b. Yan anlamda kullanılan kelimelerin kullanıldığı bağlamdaki çağrışım ve duygu değeriyle ilişkisini söyleyiniz.

Yan anlamda kullanılan sözcükler, bağlamdaki benzerlik, yakınlık, ilişkili olma gibi sebeplerle birbirini çağrıştırmaktadır.

c. Mecaz anlamda kullanılmış kelimelerin oluşturulma nedenini tartışınız. Ulaştığınız sonucu belirtiniz. Metindeki mecaz anlamlı kelimelerin sözlükteki anlamlarının mı yoksa metinde kazandıkları anlamların mı önemli olduğunu sözlü olarak ifade ediniz.
Sözcükler mecaz anlamda kullanılarak duygu ve düşünce daha etkili bir şekilde dile getirilmiş olur.

ç. Aşağıda, “dökmek” kelimesinin farklı anlamlarda kullanıldığı cümleler verilmiştir. “Dökmek” kelimesinin hangi cümlede ilk anlamıyla, hangisinde mecaz anlamıyla kullanıldığını belirtiniz. Kelimenin her cümledeki anlamının zihninizde nasıl bir kavram yarattığını tartışınız. Ulaştığınız sonucu defterinize not ediniz.
• Suyun hepsini yere döktün. (ilk anlam, temel anlam)
• Ben bu iş için yirmi bin lira döktüm. Senin haberin var mı? (mecaz anlam)

“Dökmek” kelimesinin kazandığı anlamların (yan, mecaz anlam) kullanım alanları ve diğer kelimelerle olan ilişkileriyle bağlantısını açıklayınız.

d) Dökmek kelimesini yan ve mecaz anlamıyla cümlede kullanınız.

Söğüt ağacı yapraklarını dökmüş. (yan anlam)
Acaba biraz anlatsan, derdini döksen olmaz mı? (mecaz anlam)

SAYFA 81
4. ETKİNLİK:
a. Okuduğunuz metindeki terim anlamlı kelimeleri aşağıya yazınız.
Permakültür, ekosistem, enerji döngüsü, organik tarım, organik ürün

b. Belirlediğiniz kelimeler ve okuduğunuz metinden hareketle terimlerin oluşma nedenini açıklayınız.
Metindeki terimlerin anlamı, başka bir cümlede kullanıldığında değişir mi? Örnekler vererek açıklayınız.

Terimler, bir bilim, sanat, meslek veya spor alanında özel anlamlı sözcüklerdir. Terim olan bir sözcüğün anlamı değişmez. Bir sözcük bir cümlede terim olarak kullanılırken aynı sözcük başka bir cümlede terim olmayabilir. Örnek: Oyunun ikinci perdesini kaçırdık. (Perde sözcüğü terim)
Bu perdeleri yeni yıkadık. (Perde sözcüğü terim değildir.)

5. ETKİNLİK:



9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 82-83



1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
• Kelimelerin yan anlamları bir cümle içinde doğmaktadır.
• Bir kelime yan anlamı cümle içinde kazanır.
• Mecaz anlamlı bir kelimenin gerçek anlamıyla hiç ilgisi yoktur.
• Sanat metinleri kurmaca üzerine kuruludur.

2. Aşağıdakilerden hangisinde “ateş” kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır?
A. Bu tencere ateş gibi olmuş.
B. İçimdeki ateşi kimse söndüremez.
C. Çocuğun ateşi 39’u gösteriyor.
D. Çıralı’daki kayalardan yükselen ateşin nedeni nedir?
E. Ateş yakalım yoksa üşürüz bu dağ başında.

CEVAP: B

3. “Gövde” kelimesi aşağıdaki cümlelerden hangisinde terim anlamıyla kullanılmıştır?
A. Sarmaşık gül, ağacın gövdesine dolanmış.
B. Oğuz, başkanlık seçimi için gövde gösterisi yaptı.
C. Bu gövdeyle yarışmaya zor katılırsın.
D. Bir kelime gövdesine birden fazla çekim eki getirilebilir.
E. Gövdesi duvara dayalı şekilde yere doğru yığıldı.

CEVAP: D

4. İlk anlam ve mecaz anlam arasındaki farkı belirtiniz.
İlk anlam sözcüğün akla gelen ilk anlamı, sözlükteki ilk anlamıdır. Mecaz anlam ise sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı anlamdır.

5. • Dere kenarını bodur ağaçlar kaplamış sanki.
• Suyun gözünü bulmuşsunuz.
• Acılı köfteyi ağzında evirdi çevirdi uzun süre, yutamadı.
• Yelkenli Boğaz’ın serin sularına kendini bırakmıştı.
• Bu beyaz gömleği hakkıyla taşır inşallah.
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerden hangisi ilk anlamıyla kullanılmıştır?
A. Bodur
B. Göz
C. Ağız
D. Boğaz
E. Taşır

CEVAP: C

6. I. Onun bu pişkinliğine bir anlam veremedik.
II. Çoğunluk sağlanamadığı için toplantı ertelendi.
III. Cesaretinin kırılmasına sen sebep oldun.
IV. Çevre temizliğine önem vermek gerekir.
Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde altı çizili sözcükler gerçek anlamı dışında (mecaz anlamıyla) kullanılmıştır?
A. I ve II B. I ve III
Cilve III D. II ve IV
E. III ve IV
(ÖSS – 1991)

CEVAP: B

7. “Kıyıya dikine inen bu sokak gül kokuyor, hanımeli kokuyordu ama insan kokmuyordu.” cümlesindeki “insan kokmamak” sözü, gerçek anlamının dışında kullanılmıştır. Benzer bir kullanım, aşağıdaki cümlelerin hangisinde görülmektedir?
A. Denizin yarattığı bu güzelliklerde göz nuru yoktu.
B. Yalılarda oturanların inceli kalınlı seslerini işitiyorduk.
C. Deniz küçük dalgalıydı, kıyılar sebze artıklarıyla doluydu.
D. Kıyı boyunca yürürken resimden, müzikten konuştuk.
E. Gezintiden dönenlerin neşelerine diyecek yoktu.
(ÖSS – 1985)

CEVAP: A




SAYFA 87
4. ETKİNLİK:

a. Metindeki eş anlamlı, eş sesli, zıt ve yakın anlamlı kelimeleri belirleyiniz. Bu kelimelerin metne ne kazandırdığını tartışınız. Ulaştığınız sonucu sözlü olarak ifade ediniz.


Eş anlamı olan kelimeler:

nefes (soluk)
kalp (yürek)
duymak (işitmek – hissetmek)
yâr (sevgili)
vücut (beden)
kenar (kıyı, köşe)

Metinde zıt anlamlı biçimleri olan kelimeler:
gece (gündüz)
aldı (verdi)
eğildi (kalktı)

Metinde eş sesli özelliği olan kelimeler:
yol (türü isim) /yol- (fiil)
al- (fiil) /al
uç / uç-
dal /dal-

b. Ünlülerinde düzeltme işareti bulunan “hâl┠ve “kâr” kelimeleriyle, “hala” ve “kar” kelimeleri arasında anlam farkı vardır. Bu kelimelerin arasında eş seslilik özelliği yoktur. Yukarıdaki şiirde, bunun örneği olan kelimeyi işaretleyerek belirtiniz.
Metinde sevgili anlamındaki yâr kelimesi düzeltme işaretiyle kullanılır. Uçurum anlamındaki “yar” kelimesinde düzeltme işareti yoktur. Bu sözcükler eş sesli değildir.

1. Aşağıdaki kelime ikililerinden hangisi eş anlamlı değildir?
A. Kıymet-değer
B. İmkân — olanak
C. Medeniyet-uygarlık
D. Vasıta – araç
E. Darılmak – ayrılmak
CEVAP: E

SAYFA 88

2. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimeler arasında bulunan anlam ilişkisini söyleyiniz.
Yaz bütün sıcaklığıyla hissettiriyor kendini.
Sen de bir satır mektup yazsaydın unutmazdık seni.

Bu sözcüklerin yazılışları, söylenişleri aynıdır, aralarında hiçbir anlam ilişkisi yoktur. Bu sözcükler eş sesli sözcüklerdir.

3. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
• Cinas sanatı, kelimeler arasında..sesteşlik (eşseslilik)…ilgisi kurmaktadır.
• Yazılışları farklı, anlamları aynı olan kelimeler……eş anlamlıdır...

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcükler anlamca birbirine en yakındır?
A. Bir süre sonra kendisi de bu akımın, bu tartışmanın içinde yer almıştı.
B. Bu kitapları, belirlediğiniz ölçütlere göre seçin, ayırın.
C. Kendisine yapılan bu haksızlığı, bu saygısızlığı içine sindiremiyordu.
D. Bütün bunları, kendisinin yerine, önüne geçmek isteyenler düzenliyordu.
E. Bu makineler ötekilere göre daha kullanışlı, daha pahalıdır.
(2001 – ÖYS)

CEVAP: B

5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde karşıt kavramlar bir arada kullanılmıştır?
A. Hani ol gülerek geldiği demler şimdi.
B. Gönüldendir şikâyet kimseden feryadımız yoktur.
C. Bakî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.
D. Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
E. Neler çeker bu gönül söylesem şikayet olur.

(1987 ÖYS)

CEVAP: D


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 89-90-91


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 89-90-91


SAYFA 89

2.2 KELİMELERDE ANLAM DEĞİŞMELERİ
HAZIRLIK



1. Kelimelerin zaman içerisinde farklı anlamlar kazanmalarının nedenini açıklayınız.

Toplumun kültürel, sosyal, ekonomik gelişimi doğrultusunda kelimeler zaman içerisinde yeni anlamlar kazanmaktadır. Karşılaşılan bir olay, durum veya varlık için bazen yeni bir kelime türetilmeyip var olan kelimelere yeni anlamlar yüklenmektedir. Bunun sonucunda kelimeler yeni anlamlar kazanmaktadır.

2. "Anlam genişlemesi" ve "anlam daralması" söz gruplarının ne ifade ettiklerini söyleyiniz.

Anlam genişlemesi hakkında bilgi: [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Anlam daralması: Bir sözcüğün eskiden anlattığı durumun, nesnenin bir bölümünü, bir türünü anlatır duruma gelmesine denir.
Oğlan sözcüğü eskiden hem erkek hem kız çocuğunu karşılarken günümüzde sadece "erkek çocuk" anlamında kullanılmaktadır. Bu sözcükte anlam daralması olmuştur.


3. "Kılık" kelimesi eskiden "huy" anlamında kullanılırdı. Kelimenin günümüzdeki anlamını söyleyiniz.
Günümüzde "kılık" sözcüğü bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş anlamında kullanılmaktadır. Bu kelimede başka anlama geçiş (anlam kayması) vardır.

SAYFA 90

1. Divânü Lugâti't - Türk adlı eserden alınan kelimelerin anlamlarını günümüzdeki anlamlarıyla karşılaştırınız. Anlam farklılıklarının nedenini söyleyiniz.

Divanü Lügati't adlı eserden alınan "kek" ve "kesme" kelimelerinin anlamları, günümüzdeki anlamlarından tamamen farklıdır. Bunun nedeni, kelimelerin zamanla eski anlamını kaybederek yeni anlam kazanmasıdır.

2. a. "Kesme" kelimesi, anlam genişlemesi yoluyla temel anlamına bağlı olarak birden çok kavramı karşılar duruma gelmiştir. Bu tür kelimeler "çok anlamlı kelimeleredir.


b. Ödül: 1. Bir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat: "Nobel Edebiyat Ödülü iki Balkanlı yazara verildi." - H. Taner. 2. Bir iyiliğe karşılık olarak verilen armağan, mükâfat, ödül almak, herhangi bir başarı karşısında armağana layık görülmek. Ödül vermek ödüllendirmek.
"Ödül" kelimesi eskiden sadece, mükâfat anlamında kullanılırken daha sonra yapılan işin bütün türlerini kapsar duruma gelmiştir. Bu olaya "anlam genişlemesi" denir.
İncelediğiniz "kesme" ve "ödül" kelimelerinden hareketle anlam genişlemesiyle çok anlamlılık arasındaki farkları aşağıya sıralayınız.

Anlam genişlemesinde kelime, önceleri bir varlığın bir bölümünü karşılarken zamanla o varlığın bütün türlerini karşılamaktadır.
Çok anlamlılıkta kelimeler, farklı anlamlar kazanmaktadır. Sayfa 89'da "kesme" sözcüğünün anlamları verilmiştir. Bu sözcükte çok anlamlılık vardır. Ödül kelimesinde ise anlam genişlemesi görülmektedir.

3. "Davar" kelimesi eskiden "mal", "varlık" anlamında kullanılırken günümüzde sadece "koyun" ve "keçiye" verilen ortak addır. Yani kelimenin anlamında daralma gerçekleşmiştir.
Anlamlarını incelediğiniz kelimelerden hareketle bildiğiniz anlam genişlemesi ve anlam daralması örneklerini aşağıya not ediniz.

Anlam genişlemesine örnekler:
Araba sözcüğü eskiden "atlı araba" anlamında iken günümüzde "her türlü kara taşıtı"nı karşılar duruma gelmiştir.
Yıldız sözcüğü önceleri sadece "ışıklı gök cismi"ni karşılarken günümüzde bu anlamının yanında "mesleğinde parlayan sinema sanatçısı, star" anlamını da kazanmıştır.
Mal sözcüğü eskiden "büyükbaş hayvan" anlamında iken günümüzde bu anlamının yanında "taşınır veya taşınmaz varlık" anlamını kazanmıştır.

Anlam daralmasına örnekler:
Erik sözcüğü eskiden "şeftali, kayısı, zerdali gibi meyvelerin ortak adı" iken günümüzde yalnızca bir meyve türünün adı olarak kullanılmaktadır. Erik sözcüğünde anlam daralması görülmektedir.
İl sözcüğü eskiden "ülke" anlamında iken günümüzde şehir, vilayet anlamındadır. (anlam daralması)
Yemiş sözcüğü eskiden "her türlü meyve" anlamına gelirken günümüzde "incir" anlamında kullanılmaktadır. (anlam daralması)

ANLAMA VE YORUMLAMA

1. a. "Karı ve koca kelimeleri eskiden yaşlı kadın ve erkek için kullanırken günümüzde evli çiftlerden kadın ve erkek için kullanılmaktadır.

Bu sözcüklerde başka anlama geçiş (anlam kayması) vardır.

b. "Yavuz", "oğul", "konmak" kelimelerinin eski anlamları aşağıda verilmiştir. Günümüzdeki anlamlarını, Türkçe Sözlük'ten bularak karşılarına yazınız.

SAYFA 91

DEĞERLENDİRME

1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
• Bir kelimenin zamanla, kapsadığı anlamların bir bölümünü yitirmesine ANLAM DARALMASI denir.
• "Beni görüp yüzün öte döndürme / Yine gitmez meylim sendedir sende" (Pir Sultan Abdal) dizelerindeki "meyil" kelimesi "ilgi, gönül verme" anlamında kullanılmıştır.

2. "Hazine" kelimesi aşağıdakilerden hangisinde "kaynak" anlamında kullanılmıştır?
A. Dünyanın hazinelerini önüne sersem dönüp bakmaz.
B. Hazinede döviz kalmadığı söyleniyor.
C. Ağaç, rutubetin hazinesidir.
D. Akif'in ormanda hazine aradığı ortaya çıktı.
E. Annem, yüreğimin şefkat hazinesidir. **
CEVAP: E

3. "Suç" kelimesi eskiden "bir yere çarpıp geri dönen bir şeyin çıkarttığı sesin yansıması" anlamında kullanılırken günümüzde "törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış" anlamında kullanılmaktadır. Bu anlam olayını açıklayınız.

Anlam değişmesi, başka bir anlama geçiş vardır.

4. "Oyun" kelimesini değişik anlamlara gelecek şekilde cümle içerisinde kullanınız. Cümleleri aşağıya yazınız.

Çocuklar bahçede oynuyor.
Bize yine oyun oynadılar.
Zeybek oyunu nasıl oynanır?
Oyunun ikinci perdesi çok etkileyiciydi.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 92


[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
1. “Kelime grubu” kavramının anlamını söyleyiniz.

Bir varlığı, bir kavramı, bir hareketi, bir durumu daha açık bir şekilde ifade etmek üzere, birden fazla sözcükle meydan getirilen ve belli kurallar içinde yan yana kullanılan sözcük topluluğuna kelime grubu denir.


2. Bir durumu, bir olayı anlatmak için birden fazla kelimeyi birleştirip kelime grupları oluşturulmasının nedeni ne olabilir? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
Kelime grupları bir duyguyu, düşünceyi veya olayı birden fazla kelimeyle ifade eder. Birden fazla kelimenin kullanılması kelimeler arasındaki yapısal ve anlamsal bütünlükle ilgilidir. Örneğin ikilemeler, tamlamalar, deyimler, sayılar birden fazla kelimeden oluşur ve bunlar bütün oluşturur ve bölünemez


3. Deyimleri, konuşmalarımızda sıklıkla kullanmamızın nedenini açıklayınız.

Konuşmamıza canlılık ve etkileyicilik kazandırmak için sıklıkla deyimlere başvururuz.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 94


1. ETKİNLİK
a. Metinden alınan aşağıdaki cümlelerde koyu yazılan kelime gruplarını inceleyiniz.

• Delikanlı, adamın gözlerinin içinde titreyen çocuk yüzünün durgunlaştığını, ezilip büzüldüğünü görünce “Peki, hemşerim.” dedi.
• Evlerin pencerelerindeki perdeler pembe ve sıcak bir aydınlıkla sokağa meydan okuyordu.
• "ezilip büzüldüğünü" kelimeleri “deyim grubu ve fiilimsi grubudur”; "meydan okuyordu" kelimeleri ise deyim grubu ve birleşik fiil grubudur.


Aşağıdaki soruları, yukarıdaki cümlelerde koyu yazılan kelime gruplarından hareketle cevaplayınız.
I. Deyimlerin çoğunluğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanır. Bazı deyimlerde ise kelimeler gerçek anlamlarından çıkmaz. Yukarıdaki cümlelerde bulunan koyu yazılmış kelime grupları gerçek anlamıyla mı yoksa mecaz anlamıyla mı kullanılmıştır? Açıklayınız.
Koyu yazılan deyimler gerçek anlamlarından koparak mecaz anlam kazanmışlardır.


II. Bu kelime gruplarının kalıplaşmış söz olarak kullanılıp kullanılmadıklarını söyleyiniz.
Bu kelime grupları kalıplaşmış birer söz olarak kullanılır.


III. Bu kelime gruplarında kelimelerin yerleri değiştirilebilir mi? Kelimelerden birinin atılıp atılamayacağını belirtiniz.
Deyimlerde kelimelerin yeri değiştirilemez; bir kelime atılarak yerine eş anlamlısı bile olsa başka bir kelime getirilemez.
IV. Bu kelime gruplarına “Kısa, özlü ve etkili anlatımlardır.” denilebilir mi? Söyleyiniz.
Deyimler kısa özlü ve etkili bir anlatım özelliğine sahiptir.
V. Cümle şeklinde olan deyimler de bulunmaktadır. Örnek cümlelerdeki koyu yazılı kelimelerin cümle şeklinde mi, kelime grubu şeklinde mi olduğunu belirtiniz.
Cümle biçiminde olan deyimlerde vardır. Kitapta koyu renkle verilen deyimler kelime grubu biçimdedir.
VI. Yukarıdaki cümlelerde bulunan deyimlerin, cümlelerin hangi ögesini oluşturduklarını söyleyiniz.
"Ezilip büzüldüğünü" deyimi zarf tümleci içinde yer almaktadır. "Meydan okuyordu" deyimi yüklem görevindedir.
VII. Yukarıdaki birinci cümlede bulunan deyimin anlatılan kişinin özelliğini, psikolojisini veya özel durumunu yansıtıp yansıtmadığını açıklayınız.
"Ezilip büzüldüğünü" deyimi anlatılan kişinin psikolojik özelliğini yansıtıyor.
VIII. İkinci cümledeki deyimin perdelerle ilgili hangi durumu yansıttığını söyleyiniz.
."Meydan okuyordu" deyimi perdelerin insana sıcaklık ve aydınlık hissini verdiğini anlatmak için kullanılmıştır.


• Okuduğunuz metnin ilk dört paragrafında bulunan deyimlerin altını çiziniz.
• İlk dört paragraftaki deyimler
Bir tutam, tersine gitmek, kazık gibi bakmak, alay etmek



• Yaptığınız inceleme sonuçlarından yararlanarak deyimlerin özelliklerini aşağıya sıralayınız.

9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 95


b. Konuşurken ve yazarken deyimlere niçin ihtiyaç duyulduğunu tartışınız. Ulaştığınız sonucu sözlü olarak ifade ediniz.
Konuşurken ve yazarken deyimleri kullanarak anlatımımızı daha etkili ve akıcı hale getiririz.
c. Cümlede deyimlerin kullanılma nedenlerini tartışınız. Ulaştığınız sonucu söyleyiniz.
ç. Ömer Seyfettin’in “Başını Vermeyen Şehit” adlı hikâyesini özetleyiniz. Yazarın, bu hikâyeye ad verirken hangi deyimden yararlandığını belirtiniz. Bu örnekten yararlanarak deyimlerle toplumsal kültür arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

d. Deyimlerin dilimizde nasıl bir işlevi olduğunu tartışınız. Ulaşılan sonucu sözlü olarak ifade ediniz.


2. ETKİNLİK
a. “Yazıcıya söylerim sana iyi bir oda verir, gıcır gıcır çarşaflar getirir.”
Yukarıdaki cümlede koyu yazılmış kelime grubunun oluşumunu (eş anlamlı, zıt anlamlı veya yansıma kelimeler) açıklayınız.
“Gıcır gıcır” sözcükleri ikilemedir. Yansıma sözcüklerin tekrarıyla oluşmuştur.
b. Aşağıdaki cümlelerde bulunan ikilemelerin altını çiziniz. Bu kelime gruplarının oluşum şekillerini yanlarındaki boş bırakılan yerlere yazınız.
• Eş dost güzel bir akşam yemeği yiyelim. ( Yakın anlamlı kelimelerle kurulmuş)
• İyi kötü elimizdeki işi bitirdik. (Karşıt anlamlı kelimelerle kurulmuş. )
• Yırtık pırtık ayakkabısıyla gelmişti Osman. (Biri anlamlı, biri anlamsız kelimelerle kurulmuş. )
• Tuna Nehri gürül gürül akıyordu yamaçlardan. ( Yansıma kelimelerle kurulmuş. )
• Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. (Aynı kelimenin tekrarıyla kurulmuş.)
• Kâğıtlar, çantamda ecüş bücüş olmuş. (İki anlamsız kelimeyle kurulmuş. )


c. İkilemelerin arasına noktalama işareti koyulup koyulamayacağını söyleyiniz.
İkilemelerin arasına noktalama işareti konmaz.
ç. İkilemelerin cümlede kullanılma nedenlerini tartışınız. Ulaştığınız sonuçtan hareketle ikilemelerin hangi amaçla kullanıldığını belirten aşağıdaki seçeneklerden doğru seçeneği işaretleyiniz.
Anlamı pekiştirip güçlendirme X
Anlamı zenginleştirme X
Anlamı çekici kılmak ya da değişik anlam ilgileri oluşturmak X


1. “Pıtpıt, çayı getirdi.’ cümlesinde özel isim olarak kullanılan kelimenin türünü söyleyiniz. Bu kelimeyle; “Arılar kovanların etrafında vızır vızır dolaşıyor.” cümlesindeki altı çizili kelime grubunun benzer yönlerini söyleyiniz. Bu kelime gruplarının cümlede kullanılma nedenini açıklayınız.

Pıtpıt" ve "vızır vızır" ikilemeleri yansıma kelimelerle oluşmuştur. Bu kelimeler cümlede seslerin çağrışımından yola çıkılarak belli bir anlam ifade etmek üzere kullanılmıştır.




Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 05:26 )
 
Eski 09-02-15, 00:15   #3
Saw

Varsayılan C: 9. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Tüm Cevapları




İndirmek için [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]tıklayınız.

Açılan sayfada 5 saniye bekleyin sağ üst köşeki butonuna tıklayın. Turbobit sitesinden sayfanın altındaki butonuna tıklayın. Açılan sayfada resimde görülen karakterleri girin ve DOWNLOAD'a basın. 1 dakika bekleyin ve DOSYA İNDİR'e basarak indirin.


►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►◄►►◄►◄►◄►◄►◄◄►◄►◄►◄►◄► ◄►◄►◄ ►◄


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 96



a. Yaptığınız incelemeden yararlanarak isim tamlamalarının oluşumlarını açıklayınız. Metinden başka isim tamlamaları örneği bulunuz. Yapılarını inceleyiniz.


İSİM TAMLAMALARI



1) Belirtili İsim Tamlaması: Tamlayanın “-in” ilgi ekini tamlananın da “-i,-(s)i” 3.tekil kişi iyelik ekini aldığı tamlamalardır.



NOT:Belirtili isim tamlamasını bulmak için tamlanana neyin, kimin sorularını sorarız.

Sanatçının sesi

Türkçenin önemi,

Yolun sonu,

Ali’nin amcası,

Arabanın boyası,

Fırtınanın gücü,

Bizim köyümüz.



2) Belirtisiz İsim Tamlaması: Tamlayanı yalın halde bulunan, tamlananı 3.kişi iyelik ekini alan tamlamalardır.

*Sokak kapısı,

*Tarla kuşu,

*Çam ağacı,

*Okul müdürü,

*Devlet memurları

*Çilek reçeli

*Not defteri



NOT:Belirtisiz isim tamlamasını bulmak için tamlanana “-ne” sorusunu sorarız. “Nasıl,ne kadar,kaç,hangi” gibi sorular sıfat tamlamasını buldurur.



3)Takısız İsim Tamlaması:Tamlayan ve tamlananın tamlama ekleri almadan oluşturdukları isim tamlamasıdır.Bu tür tamlamalarda tamlayan, tamlananın ya neye benzediğini ya da neden yapıldığını anlatır.

*Yün çorap (neyden yapıldığı)

*Çelik tencere (yapıldığı madde çelik –çelikten tencere)

*Ahşap dolap

*Taş duvar

*Bakır tel



Yukarıdaki örneklerde tamlayan, tamlananın neden yapıldığını belirtiyor. Tamlayanla tamlananın arasına “den” ekini getirdiğimizde anlam bozulmuyor.Oysa sıfat tamlamalarında bozulur.





*Sarı çorap (sıfat) (Sarı çorap sıfat tamlamasıdır. Diğer örneklerle karşılaştırılması için verilmiştir.)

*İnci (gibi) diş

*Kömür göz

*Altın kalp

*Çelik bilek



“İnci diş, kömür göz, altın kalp, çelik bilek” tamlamalarında tamlayan,tamlananın neye benzediğini anlatıyor.Tamlayanla tamlananın arasına “gibi” edatını getirirsek sıfat tamlamasıyla karıştırmayız.Çünkü sıfat tamlamalarının arasına “gibi” edatını getiremeyiz.



NOT:Takısız isim tamlamalarının tamlayanları doğada tek başına bulunurken sıfat tamlamalarındaki doğada tek başına bulunmaz.





4) Zincirleme İsim Tamlaması: Bir isim tamlamasının üçüncü bir isimle ya da başka bir isim tamlamasıyla oluşturduğu tamlamaya zincirleme isim tamlaması denir.

*Bahçe kapısının anahtarı (bahçe kapısı: belirtisiz isim tamlaması – anahtarı: isim - zincirleme isim tamlamasını oluşturmuştur.)


(Bahçe kapısı: tamlayan – anahtarı – tamlanan)



*Çevre yolunun ağaçlandırma çalışmaları (çevre yolu: belirtisiz isim tamlaması; ağaçlandırma çalışmaları: belirtisiz isim tamlaması – İki belirtisiz isim tamlaması zincirleme isim tamlamasını oluşturmuş.)



öğretmenin not defteri (öğretmenin: tamlayan; not defteri: tamlanan –Burada tamlanan isim tamlaması halinde)



İsim Tamlamalarıyla İlgili özellikler:



1) Belirtili isim tamlamalarında tamlayan çoğul, tamlanan da belgisiz bir sözcük olursa tamlayan eki “-in” yerine “-den” eki kullanılabilir.

*Aşağıdakilerden hangisi (Aşağıdakilerin hangisi)

*Çocuklardan biri (çocukların biri)

*Ağaçlardan birkaçı (ağaçların birkaçı)



2) Belirtili isim tamlamalarında kimi zaman tamlayan ile tamlanan yer değiştirebilir.

*Tadı yok sensiz geçen günlerin.

*Yolu zafere çıkıyor Afyon’un

Toprağa hasreti var köylünün



3) Belirtili ve zincirleme isim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına sözcükler girebilir.

*İnsanların huyu (insanların vazgeçilmez huyu)

*Sanatçının sesi (sanatçının etkileyici sesi)

*Masanın ayağıMasanın kırık ayağı)

*Evin borcu.(Evin bir türlü bitmek bilmeyen borcu)



4) Belirtili isim tamlamalarında tamlayan,tamlanan ya da ikisi birden zamir olabilir.

*Onun sevgisi (Tamlayan zamir)

*Onun kızı (Tamlayan zamir)

*Kitaplardan birkaçı (tamlanan zamir)

*Çocukların bir çoğu (Tamlanan zamir)

*Onların bir çoğu (Tamlayan da tamlanan da zamir)

*Şunun şurası (Tamlayan ve tamlanan zamir)



5) Tamlayanı zamir olan belirtili isim tamlamalarında tamlayan genellikle düşer.Bunlara “tamlayanı düşmüş isim tamlaması” denir.

Sözleri dinleyenleri şaşırttı. (Onun sözleri)

*Olayı bize babası anlatmıştı. (Onun babası)

*Evimiz çok güzel oldu. (Bizim evimiz)

*Paran var mı?(Senin paran)



6) Bir tamlayan,birden çok tamlanan için;bir tamlanan da birden çok tamlayan için ortak kullanılabilir.



*İstanbul’un taşı, toprağı altındır, deyip yol almışlar..(Tamlayan ortak)

*Hasan’ın, Ahmet’in, Murat’ın velisi toplantıya katılmadı.(Tamlanan ortak)



Metinden belirtili isim tamlamalarına örnekler:
kaşlarının solu, insanların tersi, koltuklarının altı, delikanlının gözleri, delikanlının bedeni, gökyüzünün ortası


Metinden belirtisiz isim tamlamalarına örnekler:
kırlangıç kanatları, güz akşamı, akşam başlangıcı, soba boruları, güz yelleri, ak*şam bulutları


Metinden zincirleme isim tamlamalarına örnekler:
akşam başlangıcının esmerliği


c)İncelediğiniz örneklerden hareketle isim tamlamalarını gruplandırınız. Tespitlerinizi aşağıdaki şemaya yazınız.


ç. İsim tamlamaları cümlede sözcükler arasında “aitlik, ilgililik” anlamı kurarak isimlerin birlikte kullanılmalarını sağlar.


1.ETKİNLİK


Yukarıdaki tamlamalardan ilkinde sıfat olan kelime, ismin hangi özelliğini belirtmektedir? İkinci tamlamada ise sıfat olan kelimeyle ismin hangi yönü vurgulanmaktadır?
• "kalın" sıfatı ismin niteliğini "birkaç" sıfatı ıse ismin sayı bakımından belirsizliğini ifade etmektedir. “Kalın dudak” sıfat tamlamasında “kalın” sözcüğü niteleme sıfatıdır. “Birkaç çocuk” sıfat tamlamasında “birkaç” sözcüğü belgisiz sıfattır.


Yaptığınız incelemeden yararlanarak sıfat tamlamalarının oluşumunu açıklayınız.

1. SIFAT TAMLAMASI
Bir sıfatla bir ismin oluşturduğu söz öbeğidir. Sıfat tamlamasında sıfat tamlayan, isim tamlanan durumundadır.

Küçük bir çeşmeyim yurdumda.
Bu cümlede “küçük” sözcüğü “çeşme” adını nitelik yönüyle anlamca bütünleyerek bir söz grubu kurmuş ve sıfat tamlaması oluşturmuştur. Sıfat tamlamalarında sıfat “tamlayan”, ad “tamlanan” durumundadır.

Bu kitabı nereden aldın?
Bu cümlede “bu” sözcüğü “kitap” adını işaret yoluyla belirterek bir söz grubu kurmuş ve sıfat tamlaması oluşturmuştur.
bu okul
Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli söz grupları, sıfat tamlamalarıdır.
Bu dünyadaya adam olmalı ya zengin.
Ak güvercinin iri gözleri vardı.
Bir umut kıpırdar yüreğimin içinde
Yazılıya kaç öğrenci girmedi?






4. ETKİNLİK:
A) Aşağıdaki sıfat tamlamalarını inceleyiniz.





9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 97


4- ETKİNLİK


b. [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
5- ETKİNLİK


a. “avucunun içi” isim tamlamasını tahtaya yazınız. Yapısını inceleyiniz. Sıfat tamlamalarıyla daha önce incelediğiniz isim tamlamalarının anlam ve yapı yönünden farklılıklarını tartışınız. Ulaştığınız sonucu defterinize not ediniz.
c. "avucunun içi" tamlaması belirtili isim tamlamasıdır,
(avuç-u-n-un iç-i)




Sıfat tamlamaları sıfat ve isimden oluşur. Sıfat tamlamalarında sıfat tamlayan, isim tamlanandır. Sıfat olan sözcük, ya da söz grubu niteleme veya belirtme sıfatı olabilir.
İsim tamlaması iki veya daha fazla ismin yeni bir anlam meydana getirecek şekilde birlikte kullanılmasıyla oluşur.
Belirtisiz Ad Tamlamasının Anlamsal Özellikleri :
· Tamlayan, tamlananın niteliğini gösterir.
Örnek: Anne sevgisi, kan kırmızısı
·Tamlayan, tamlananın ne ile ilgili olduğunu gösterir.
Örnek : Sel felaketi, uçak bileti
·Tamlayan, tamlananın neden yapıldığını gösterir.
Örnek : Portakal suyu, tütün kolonyası
·Tamlayan tamlananın neye benzediğini gösterir.
Örnek :Parmak üzümü, sigara böreği
·Tamlayan, tamlananın nedenini bildirir.
Örnek : Matematik korkusu, sınav stresi
·Bir şeyin yapıldığını ya da bulunduğu yeri gösterir.
Örnek : Kıyı lokantası, uzay istasyonu
·Tamlayan tamlananın yapıldığı aracı belirtir.
Örnek : Söz sanatı, makine örgüsü
·Tamlayan, tamlananın ortaya çıktığı yeri belirtir.
Örnek : Amasya elması, Maraş dondurması
·Kişi adları tamlayan olduğunda o kişilere ilişkin yapıt, buluş gibi kavramları belirtir.
Örnek : Naima tarihi, Newton Kanunu


a. “Soba Boruları” adlı metinden alınan aşağıdaki cümlelerde bulunan altı çizili kelime gruplarını inceleyiniz. Bu kelime gruplarında bulunan bağlaçların işlevini yanlarında verilen yay ayraçların içine yazınız.
• “Yürüdüğü yol, ağaçsız, otsuz ve topraksız bir boşlukta yürür gibiydi.” (Eş görevli sözcükleri bağlamış. )
• “Kasketi ile alnı arasından bir tutam saç fırlamış...” (Aynı ekle çekimlenmiş sözcükleri bağlamış. )
b. Aşağıdaki örnek cümlelerde altı çizilerek belirtilen kelime gruplarını inceleyiniz. Burada bulunan bağlaçların işlevlerini yay ayraç içine yazınız.
• Ne o günü ne olayları hatırlamak istiyorum. (Nesneleri bağlamış. )
• Hem beni hem onu buraya kadar yordun. (Nesneleri bağlamış )
• Ya gül ya kır çiçeği alın. (Nesneleri bağlamış. )
• Kemal’i yahut Ayşe’yi götüreceğim yanımda. (Nesneleri bağlamış. )
C Çocukluğumu veya gençliğimi hatırlamak beni mutlu ediyor. ( Nesneleri bağlamış. )
• Hikâye ya da roman fark etmez okurum. (Nesneleri bağlamış. )
• Ha deniz kenarı ha orman, tatil için ikisini de tercih edebilirim. (Nesneleri bağlamış. )
• Gerek gazel gerek murabba olsun divan şiirini seviyorum. (Özneleri bağlamış)
Gerçi bekleyenim var ama bana inanan yok. (Cümleleri bağlamış.)



Bağlaçlarla kurulan kelime grupları “bağlama grubu”dur. Bağlama grubu, bağlaç ile birbirine bağlanmış iki veya daha fazla isim unsurundan meydana gelmiş kelime grubudur.


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 102-106


9. Sınıf Dil ve Anlatım Cevapları ADA Yayınevi SAYFA 102-106
DEĞERLENDİRME
1. “Denilebilir ki buraların en çalışkan, en becerikli, en yırtıcı adamıdır. Ekmeğini taştan çıkarır.”
Bu söz aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülürse kendisinden söz edilen kişinin olumsuz bir yönü de belirtilmiş olur?
A. Başkalarını ekmeğinden etse bile. ***
B. Ekmek elden su gölden demez.
C. Ekmek aslanın ağzında olsa bile.
D. Ne yapar eder bir ekmek kapısı bulur.
E. Ne kendi ekmeğiyle oynatır ne de başkalarınınkiyle.
(ÖSS - 1983)



2. Aşağıdaki cümlelerde kullanılan hangi ikileme grubu diğerlerinden farklıdır?
A. Abur cubur yemekten hoşlanmam. ***
B. Eve yorgun argın geldi.
C. Sana artık para mara yok!
D. Nişanlısı ufak tefek biriymiş.
E. Ev ziyaretine çocuk mocuk götürmeyeceksin.


3. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
BELİRTİSİZ İSİM tamlamaları ad yapar.
NİTELEME sıfatları, bir varlığı diğerlerinden ayıran özellikleri belirtir.
Sıfat tamlamaları bir SIFAT ve bir İSİMDEN oluşurken isim tamlamaları ise iki İSİMDEN
oluşur.


4. Aşağıdaki cümlelerde bulunan bağlaçların cümleye kattıkları anlamları doğru seçenekle eşleştiriniz.








Aşağıdaki cümlelerde bulunan kelime gruplarının altını çiziniz.
Rüzgâr bu geniş ve güzel bahçeden hiç eksilmedi. (Bağlama grubu)
Orman bitince önümüze geniş bir vadi çıktı. (Zarf-fiil grubu, sıfat grubu)
Aahh, kolumu kırdım galiba! (ünlem grubu)
Sakın bir söz söyleme... Yüzüme bakma sakın (Ünlem grubu)
Sesini duyan olur, sana göz koyan olur. (Sıfat-fiil grubu, sıfat-fiil grubu)
Merdivenden düşeyazdım. (Birleşik fiil)


6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme cümleye “zorlukla” anlamı katmıştır?
A. Gece gündüz demeden çalışıyordu.
B. Çamurlara bata çıka yürüdük.***
C. Yaptığı yanlışı er geç anlayacak.
D. Bu işte onun da az çok payı var.
E. Olan oldu artık üzülme.
(ÖSS - 1995)


7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zincirleme ad tamlaması vardır?
A. Filmdeki olaylar İsviçre sınırında geçiyor.
B. Kitapları, türlerine göre ayırarak kitaplığa yerleştirdim.
C. Gelecek yıl, yaz tatilini Antalya'da geçireceğiz.
D. Sanatçı, ilk sergisini önümüzdeki hafta İstanbul'da açacakmış.
E. Serüven romanlarının okuyucusu her yıl biraz daha artıyor. ***
(ÖYS - 1991)


8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad tamlaması ya da sıfat tamlaması yoktur?
A. Rumeli'ne varıp Edirne'de saraylar kurmuşlar.***
B. Uçsuz bucaksız düzlüklerden geçip gelmişler.
C. Başı karlı dağlar aşıp buraları yurt edinmişler.
D. Pınar başlarına, ırmak boylarına yerleşmişler.
E. Keçi kılından yapılmış çadırlarıyla Anadolu'ya inmişler.
(ÖYS - 1997)


9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yerinde kullanılmamış bir deyim vardır?
A. Kadın durmadan ağlıyor, bir yandan da; “İçim yanıyor dostlar!" diye bağırıyordu.
B. Olay yerinde, herkes telaş içindeyken o kılını bile kıpırdatmıyordu.
C. Odacı Halil Efendi, yeni müdür için: “Canı tez birine benziyor.” dedi.
D. Ev sahibi, konuklarına bakıp: “Bu ne şıklık böyle!" deyince Ayşe üstüne alındı.***
E. Görüşüne başvurduğum herkes, onun, sözünün eri bir kişi olduğunu söylüyor.
(ÖSS - 1996)


4. ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI


Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
Felsefe ve düşünce yazılarının hareket noktası KAVRAMLARDIR.
“Soruları görür görmez cesaretim kırıldı.” cümlesinde altı çizili kelime MECAZ anlamıy*la kullanılmıştır.
“Alnımdaki teri silebilir misin?” cümlesindeki altı çizili kelime YAN anlamıyla kulla*nılmıştır.


2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamının dışında kullanılmıştır?
A. Ocağı yakalım mı?
B. Bu film beni sarmadı.***
C. Pantolonumun paçasını kısaltmış.
D. Yaptığın işi sakın küçümseme.
E. Kazağım kurumamış.


3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “durmak" sözcüğü “var olmak” anlamında kullanılmıştır?
A. Bunca sorun dururken gereksiz işlerle uğraşıyorsunuz.***
B. Konuşurken sık sık duruyor, astlarına bakıyordu.
C. Senin ayakta durduğunu uzun süre fark etmedim.
D. Bu konu üzerinde neden bu kadar durduğunu anlamadım.
E. Otobüs durunca eşyalarımızı alıp indik.
(ÖYS - 1992)


4. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ikilemeyi oluşturan sözcükler tek başlarına kullanılamaz?
A. Yalan yanlış bilgilerle doğru bir karar veremezsin.
B. Karşıdan, güçlü kuvvetli görünüyordu.
C. Mırın kırın etme de olanları anlat.***
D. Aradan aşağı yukarı on yıl geçti.
E. İngilizceyi şöyle böyle bilir.
(ÖSS - 1995)


5. (I) Kışı henüz üzerinden atamamış topraklarda otlar yeşeriyordu. (II) Gök bir açılıp bir kapandıkça çiçeğe durmuş ağaçların da yapraklarına yağmur düşüyordu. (III) Böcekler güneşi görünce ortaya çıkıyor, gü*neş gidince deliklerine kaçışıyordu. (IV) Arılar burunlarını taze çiçeklerin göbeğine sokuyor, onların kokularıyla sarhoş oluyordu. (V) Göğün maviliğini karartan havalar artık geride kalmıştı.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde özne, tamlayanı sıfat - fiil grubu olan sıfat tamlamasıdır?
A.I B. II C. III D. IV E. V**
(ÖSS - 2007)


6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
A. O gün şafak sökerken uyanmış, yola çıkmak üzere hazırlanmıştı.
B. Şimdilik sabrediyor, zamanı gelince her şeyi ortaya dökmeyi düşünüyordu.
C. Herkes aynı sorun üzerinde düşünüyordu ama hiç kimse onu açıkça dile getirmiyordu.
D. Ona en çok duyarlık gösterdiği yönden saldırmış, onu can evinden vurmuştu.**
E. Bu duruma gerçekten çok üzülüyordu ama elinden hiçbir şey gelmiyordu.
(ÖSS - 1994)


7. Aşağıdakilerden hangisi deyimlerin özelliklerinden biri değildir?
A. Kalıplaşmış sözler olması
B. Kalıplaşmış olduklarından söz dizimlerinin de değiştirilememesi
C. Kısa ve özlü bir anlatımlarının olması
D. Çekici bir anlatım özelliklerinin olması
E. Deyimlerin en az beş sözcükten oluşması***


8. “Uslü sayılar konusunu henüz işlemedik.” (terim)
“Seni uyarırken oralı olmadın (deyim)
“Babam evine bağlı bir insandır.” (deyim)
“Vatan borcunu bitirir bitirmez oradayım.” (deyim)
“Sözlerinle beni iğnelemeye çalışıyorsun.” (mecaz anlam)
Yukarıdaki cümlelerde terim ve mecaz anlamlı kelimelerle deyimleri belirleyiniz.


9. Şiirde erişilmez bir yerimin olduğuna inanıyorum. Öyle ki bugüne kadar yazılmış en güzel şiirlerden birinin tek bir dizesi için bile: “Ah şunu keşke ben yazsaydım!” dediğim olmamıştır.
Şair bu sözüyle neyi anlatmak istemektedir?
A. Eskimeyen klasik şiirler yazdığını
B. Kendisinden daha büyük şairin olmadığını***
C. Şiirlerini oluşturmada güçlük çekmediğini
D. Kendine özgü bir şiir tekniği geliştirdiğini
E. Şiirde daha iyiyi, daha güzeli bulmanın güç olduğunu
(ÖSS - 1994)


10. “Bana derdini açık açık söyle.” (ikileme)
“Siz de yardım edin bana.” (bağlama grubu, birleşik fiil)
“Bu adam bana hiç güven vermiyor (sıfat grubu, birleşik fiil)
“Koşun, koşun yangın çıktı (ünlem grubu)
“Kitabın ilk yaprağını yırtmış.” (isim tamlaması, sıfat tamlaması)
Yukarıdaki cümlelerde bulunan kelime gruplarının altını çiziniz.


11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
A. Arkadaşını gözüm ısırıyor; daha önce bir yerde görmüş gibiyim.***
B. O her zaman böyledir; hep işin kolayına kaçar.
C. Dün akşam, yolculuk heyecanından olacak, gözüme uyku girmedi.
D. Çocuklarının para sıkıntısını çekmesini istemez; onlara bol harçlık verirdi.
E. O olayı düşündükçe tüylerim diken diken oluyor.


12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde cümle hâlinde olan bir deyim kullanılmıştır?
A. Ağır başlı bir gence benziyor.
B. Bu işin püf noktasını öğrenememişsin.
C. Gel bakalım, Halep ordaysa arşın burada.***
D. Arkadaşını bir yerden gözüm ısırıyor ama çıkaramadım.
E. Yağmur kar demeden yola çıktık.


13. I. Bu roman bizi Ortaçağ Avrupa’sına götürüyor.
II. Kardeşini bu akşam tiyatroya götürecekmiş.
III. Dinlediğim müzik beni yıllar öncesine götürdü.
IV. Ellerini ağrıyan başına götürdü.
“Götürmek” sözcüğünün aynı anlamda kullanıldığı iki cümle, aşağıdakilerin hangisinde bir arada veril*miştir?
A1 ve II
B. 1 ve III ***
C. I ve IV
D. II ve III
E. III ve IV

(ÖSS - 1989)

http://blog.sorucenneti.net/
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Mesajı son düzenleyen Saw ( 10-02-15 - 05:26 )
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
2011, 2011-2012, 2012, 9. sınıf, bu senenin, cevapları, ders kitabı cevapları, dil ve anlatım, ekoyay, indir, kitabı, kitap, oku, sαω, tüm, yeni, yükle, zambak, öğretmen kitabı

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat