En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 07-03-09, 23:22   #1
мMΣєЯRƬт

Varsayılan Dİvan edebİyati sanatÇilari


13. YÜZYIL SANATÇILARI
HOCA DEHHANİ
 13.yy.da yaşamıştır.Horasan Türklerindendir.
 İran edebiyatı etkisiyle din dışı şiirler yazmıştır.
 Divan edebiyatının Anadolu’daki ilk şairi kabul edilir.
 Şiirlerinin en önemli teması aşktır.
 Selçuklu sultanı Alaattin Keykubat’ın isteğiyle Farsça olarak 20.000 beyitlik bir Selçuklu Şehnamesi yazdığı da söylenir.
 Bugün elimizde birkaç gazeli vardır.

MEVLÂNA (1207-1273)
 İyi bir medrese eğitimi görmüş, Şems-i Tebrizî’den tasavvuf eğitimi almıştır.
 Birkaç Türkçe beyit dışında şiirlerini Farsça yazmıştır.
 Çağının tüm bilimleriyle felsefesini eserlerinde yansıtır.
 Büyük bir hoşgörü sahibidir. Ona göre kainatın temeli sevgi üzerine kurulmuştur.
 Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fîhî Mafih, Rubaîler, Mektûbât, Mecalis-i Seb’a başlıca eserleridir.

SULTAN VELED (1227-1312)
 Anadolu Türkçesinin ilk şairlerindendir.
 Mevlana’nın oğludur. Mevlevilik tarikatının esaslarını kurmuştur.
 İbtidaname, Rebabname, İntihaname, Divan, Maarif adlı eserleri vardır.


14. YÜZYIL SANATÇILARI
AHMEDî (1334-1413)
 Aşk, eğlence, tabiat ve tarih gibi din dışı konularda şiirler yazmıştır.
 İran edebiyatının güzellik ve zenginliklerini edebiyatımıza aktarmaya çalışmıştır.
 Şiirleri liriktir.
 İskendername ve Cemşid ü Hurşid adlı mesnevileri önemlidir. Ayrıca Divanı vardır.

KADI BURHANEDDİN (1344-1398)
 Azeri Türkçesiyle yazmıştır.
 Kayseri kadılığı yapmış ve bir ara beylik yönetmiştir.
 Aynı zamanda bilim adamıdır.
 Aşk, kahramanlık ve tasavvuf konularında yazmıştır.
 Tuyuğ alanında ünlüdür.
 Gazel, tuyuğ ve rubailerden oluşan bir Divan’ı vardır.

NESİMî (?-1404)
 Doğum tarihi ve yeri kesin olarak belli değildir.
 Halep’teyken şeriata aykırı sayılan bazı fikirleri yüzünden derisi yüzdürülerek öldürülmüştür.
 Şiirlerinde Azeri Türkçesi ve Farsça kullanmıştır.
 Dili oldukça düzgün ve ahenklidir.
 Coşkun ve pervasız bir üslubu vardır.
 Tuyuğ alanında başarılı örnekler vermiştir.
 Şiirlerini Divan’ında toplamıştır.
 Şiirleri son derece liriktir.

ÂŞIK PAŞA (1272-1333)
 13. ve 14. yüzyıllarda Türkiye Türkçesini ilk kez kullanan tekke şairlerindendir.
 Bilim dilinin Arapça, sanat dilinin Farsça olduğu bir dönemde bilinçli bir Türkçecilik anlayışıyla şiir yazmıştır.
 Heceyle yazdığı şiirlerinde Yunus Emre’nin etkisi görülür.
 Aruz vezniyle de şiirler yazmıştır.
 Anadolu Türklerine tasavvufu öğretmek amacıyla yazdığı Garipname en önemli eseridir. Mesnevi tarzındadır.

GÜLŞEHRî (1250-1335)
 Yaşadığı devirde Kırşehir’e Gülşehri denildiği için, Gülşehri olarak anılmıştır.
 Gençliğinde edebiyat ve tasavvuf öğrenmiştir. Ahi Evran-ı Veli ile 50 yıl beraber yaşamıştır. Ahi olduğu anlaşılmaktadır.
 Farsça ve Arapça öğrenmiş, ancak O, Türkçe yazmıştır.
 Ahi Evran’ın ölümünden sonra Ahilik Postuna oturmuştur.
 Ahmedi Gülşehri çok ince ruhlu bir şairdir.
 Feridun Attar’ın Mantık’ut Tayr eserini Türkçeye çevirmiştir.

15. YÜZYIL SANATÇILARI
ALİ ŞİR NEVAî (1441-1501)
 Büyük bir devlet adamı ve büyük bir edebiyatçıdır.
 Türk Çağatay edebiyatının en büyük şairlerindendir.
 Türk dilinin gelişmesi için çok çaba harcamıştır.
 Muhakemetü’l-Lügateyn adlı eseriyle Türkçenin Farsça dan üstünlüğünü ortaya koymaya çalışmıştır.
 Edebiyatımızdaki ilk hamse sahibidir.
 Mecalisü’n-Nefais edebiyatımızdaki Anadolu dışındaki ilk şairler tezkiresidir.
 Çağatay lehçesini kullanmıştır.
 Türklerin kullandıkları vezin ve musiki şekillerini Mizanü’l-Evzan adlı eserinde anlatır.
 Düz yazıları da vardır.
 Diğer eserleri:Mahzen’ül –Esrar (Sırlar Hazinesi) Mantıku’t-Tayr (Kuşların Dili)…
 Tüm şiirlerini topladığı dört tane Divan’ı vardır ve Türkçedir.

ŞEYHÎ (?-1431)
 Germiyanoğulları ve Osmanlı saraylarında bulunmuş devlet büyüklerine kasideler sunmuştur.
 İran edebiyatından etkilenmiş ancak çağının Türkçesini de başarıyla kullanmıştır.
 Tasavvuf düşüncesinin etkisi altında kalmıştır.
 Fabl türünde ve sosyal bir hiciv örneği olan Harname en ünlü eseridir. 126 beyitten oluşan bu mesneviyi İkinci Murat’a sunduğu söylenir.
 Harname dışında Hüsrev ile Şirin adlı bir mesnevisi ve Divan’ı vardır.

NECATÎ (?-1509)
 Edirne'de doğmuştur. Asıl adı İsa'dır. İyi bir öğrenim görmüş, şiirleri ve hat çalışmalarıyla tanınmıştır.
 Divan kâtipliğine atanarak İstanbul'a gelmiş ve Saray'ın takdirini kazanmıştır.
 Yüzyılının büyük şairlerindendir.
 Şiirlerinde Türkçe kavramların, atasözleri ve halk deyimlerinin geniş yer tutması, şiirinin temel özelliği sayılmaktadır.
 Bir Dîvân'ı vardır.

AHMED PAŞA
 Doğum yeri Edirne’dir. Ancak doğum tarihi bilinmemektedir.
 Ciddi bir öğrenim gördü. Bursa'da müderrislik, Edirne'de kadılık yaptı.
 Fatih Sultan Mehmet'in hocası ve sohbet arkadaşı oldu. Vezirlik rütbesi aldı. Fakat bir kabahati yüzünden Fatih'in emriyle hapsedildi. Ancak yazdığı "kerem" redifli kasidesini Fatih çok beğendi ve kendisini affetti.
 Bazı sancak beyliklerinde bulundu. İkinci Beyazıt zamanında Bursa sancak beyliğine atandı. 1497'de Bursa'da öldü.
 XV. yüzyılın en büyük divan şairidir. Gazel ve kasideleriyle dikkat çeker. Murabbada da olgun örnekler vermiştir. Dizeleri Divan şiirinin söz ve anlam özellikleriyle örülüdür. Farsça ve Arapça'yı ustaca kullanır.
 Ünü Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırlarını aştı. Kendisinden sonraki divan şairleri birçok şiirine nazireler yazdı.

SÜLEYMAN ÇELEBİ (?-1422)
 Türk edebiyatının ünlü ‘mevlid’ şairidir.
 Hayatı hakkında fazla bir bilgimiz yoktur.
 En önemli eseri Vesiletü’n-Necat (Mevlid)tır. Edebiyatımızdaki dinsel şiirlerden halkı en çok etkileyeni budur. Doğal bir içtenlikle yazıldığı için pek çok nazireler yazılmış ancak hiçbiri onun yerini tutamamıştır. Bursa Ulu Cami imamlığı esnasında yazmıştır.

SİNAN PAŞA (1440-1486)
 15. yüzyıl divan edebiyatında süslü nesir yazarıdır.
 Kadılık, müderrislik ve sadrazamlık yapmıştır.
 En önemli eseri Tazarruname’dir. Süslü nesrin en güzel örneklerinden biri olan bu eser, akıcı ve ahenkli bir üslupla ilahi aşkı işler.
 Maarifname ve Tezkiretü’l-Evliya diğer eserleridir.

MERCİMEK AHMET
 15. yüzyıl sade nesir yazarlarındandır.
 Konuşma diline yakın, canlı, sade, açık ve kısa cümleli bir üslubu vardır.
 En önemli eseri, sade bir dille yazılmış olan Kabusname’dir.
 II. Murat istediği için ikinci kez Farsçadan dilimize çevrilmiştir.
 Mesnevi tarzında didaktik bir öğüt kitabıdır.


16. YÜZYIL SANATÇILARI
FUZULÎ (1495-1556)
 Divan edebiyatının en büyük şairidir.
 Kerbela’da yaşamıştır.Türbedarlık yapmış iyi bir eğitim görmüştür.
 Şiirlerini Azeri Türkçesi ile yazmıştır. Dönemine göre dili sadedir.
 Diğer türlerde de eseri olmasına rağmen edebiyatımızda “gazel şairi” olarak bilinir.
 Engin bir hayal dünyası, sağlam bir bilgi dağarcığı vardır. Şiiri bir ilim işi olarak görür. İlimsiz şiiri temelsiz duvara benzetir.
 Fuzuli bir aşk ve ıstırap şairidir. Aşkı hep ıstırap yönüyle ele alır. Aşk için çektiği ıstıraplardan memnundur. Halinden şikayet etmez.
 Aşkının karşılıksız oluşu, bu karşılıksız aşktan hoşlanması şiirinin temel özelliğidir.
 Şiirlerinde ayrıca engin bir insan sevgisi vardır.
 Samimi ve lirik bir şairdir. Dile son derece hakimdir.
 Kendinden sonra gelen divan ve halk şairleri üzerinde oldukça etkili olmuştur.
 Türkçe, Arapça ve Farsça Divanı vardır. Su Kasidesi ünlü bir şiiridir.
 Mesnevileri: Leyla vü Mecnun, Beng ü Bade, Sohbetü’l-Esmar
 Mensur eserleri:Hadikatü’s-Süeda (Kerbela olayı), Şikayetname (ilk edebi mektup), Enisü’l-Kalb…

BAKÎ (1526-1600)
 16. yüzyılın en şöhretli şairidir. Sağlığında “Şairler Sultanı (Sultanü’ş-Şuara)” unvanını almıştır.
 İyi bir Medrese eğitimi görmüş ve çeşitli medreselerde müderrislik ve kadılık yapmıştır.
 Kanuni Sultan Süleyman döneminde büyük ilgi ve saygı görmüştür. Onun ölümü üzerine terkib-i bent biçimindeki ünlü “Kanuni Mersiyesi”ni yazmıştır.
 Şeyhülislam olmayı çok istemiş; ama olamamıştır. Hep kıymetinin bilinmediğinden yakınır.
 Şiirlerinde genellikle din dışı konulara ve beşeri aşka yer vermiştir.
 Aşk,tabiat ve devrinin ihtişamı şiirlerinde yer alan başlıca konulardır.
 Gazel ustası olarak bilinir.
 Dili kullanmada başarılıdır. Ahenkli,akıcı,zevkli bir dili vardır. İstanbul Türkçesiyle şiir yazmanın öncüsüdür.
 Divan şiirinin tüm kurallarını ve edebi sanatları şiirlerinde başarıyla kullanır. Sanatsız bir beyti bile yok gibidir.
 Ahenk ve musikiye önem vermiş, sözcük seçiminde titiz davranmıştır.
 Divan edebiyatımızı İran ve Arap edebiyatlarının seviyesine getirmiştir.
 Divanı ve nesir türünde Fezail-i Mekke adlı eseri vardır.

BAĞDATLI RÛHÎ (?-1605)
 Asıl adı Osman’dır. Bu şairin, Kanuni ordularıyla Bağdat’a giden Anadolulu bir askerin oğlu olduğu bilinmektedir. Divanındaki şiirlerinden kendisinin de bir sipahi olduğu anlaşılmaktadır.
 Ruhi’nin etkisi altında kaldığı şairler arasında Fuzûlî’nin önemli bir yeri vardır.
 Askerliği, savaş meydanlarındaki zaferleri öven, Türk kahramanlık şiirleri arasında da yerini almış lirik manzumelerine karşın Ruhî, eserlerinde ortaya koyduğu tenkit ve fikirleri ile dikkat çekmektedir.
 Şiirlerinde kullandığı dilin sadeliği, halk kelime ve tabirlerini zevk ve alışkanlıkla kullanışı orduya mensup saz şairlerinin üslubunu andırır. Özellikle gezip yaşadığı Irak ve Şam bölgelerindeki idari sistemin ve sosyal hayatın; din ve ahlak anlayışının aksayan taraflarından yola çıkarak söylediği satirik mısralar (eleştirici bir anlatım) Ruhi’nin diğer şiirlerinde de görülür.
 Fakat onun bu sahada en tanınmış ve çığır açmış eseri, 17 bent halinde kaleme aldığı, büyük Terkib-i Bend manzumesidir. Ruhi’nin Terkib-i Bendi daha 17. asrın ilk yıllarından başlayarak büyük takdir ve alaka toplamış ve Türk Divan Edebiyatında özel bir terkib-i bend tarzı oluşmuştur. Başta Şeyh Galip olmak üzere Ziya Paşa ve Muallim Naci gibi gerek Divan gerek Tanzimat Edebiyatının önemli şairleri tarafından bu Terkib-i Bende nazireler yazılmıştır.


17. YÜZYIL SANATÇILARI
NEF’î (1572-1635)
 Divan edebiyatının kaside üstadıdır. Padişahlara ve ileri gelenlere yazdığı övgü ve hicivleriyle tanınır.
 Kasidelerinde tabiat tasvirleri oldukça ağır basar.
 Dört padişahla aynı dönemde yaşayan şair, bu padişahlara kasideler sunmuştur.
 Sözün ve söyleyişin güçlü olmasına önem verir.
 Övgü ve yergilerinde ölçü tanımaz. Övdüğünü göklere çıkarır, yerdiğini yerin dibine batırır.
 Zarar gördüğü kişiyi, kim olursa olsun hicveder. Öyle ki babasını bile eleştirir.
 En son Vezir Bayram Paşa’yı hicvettiği için boğdurularak öldürüldüğü söylenir.
 Dili süslü ve sanatlıdır; ama akıcıdır. Dili çok iyi kullanır.
 Sebk-i Hindi tarzından etkilenmiştir.
 Türkçe ve Farsça Divanı vardır. Hicivlerini Siham-ı Kaza (Kaza Okları) isimli eserde toplamıştır.

NABİ (1642-1712)
 Felsefi ve didaktik (öğretici) öncüsü olmuştur.
 Şiir ile düşünceyi birleştiren şair olarak görülür.
 Şeyhü’ş-Şuara (Şairlerin Şeyhi) olarak bilinir.
 Şiirlerinde hikmetli sözlere, atasözlerine yer vermiştir.
 Akıcı ve pürüzsüz bir üslubu vardır. Yaşadığı dönemin en güzel İstanbul dilini o kullanmıştır.
 Sade bir dilden yanadır. Süsten ve histen uzak şiir yazması önemli bir yeniliktir.
 Toplumcu, ahlakçı ve tenkitçidir. Amacı iyiye ve doğruya ulaşmaktır.
 Şiirlerinde toplumdaki düzensizlikleri, hayatın kişiyi kötülüklere sevk eden yönlerini göstermeye çalışmıştır.
 Oğlu için yazdığı Hayriye ve Hayrabat adlı iki didaktik mesnevisi, Tuhfetü’l-Haremeyn ve Münşeat adlı kitapları, Türkçe ve Farsça Divanı başlıca eserleridir.

ŞEYHÜLİSLAM YAHYA (1552-1643)
 17. yüzyılın önde gelen gazel şairlerindendir.
 Şiirlerinde anlam ve söz oyunlarından, yapmacıklıktan kaçınmıştır.
 İnce hayalleri, derin duyuşları ve rahat diliyle üstün bir söyleyiş biçimi yakalamıştır.
 Onda maddi aşkın neşe ve zevki görülür.
 İstanbul Türkçesini başarılı bir şekilde kullanmıştır.
 Divanı, risale ve tercümeleri vardır.

EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682)
 Türk edebiyatının en büyük seyahat yazarıdır.
 Medrese okumuş ve bir müddet hafızlık yapmıştır.
 IV. Murad zamanında saraya girmiş, İstanbul’dan başlayarak birçok yeri gezip dolaşmıştır.
 Yaşamının elli yıla yakın bir bölümünü seyahatlerle geçirmiş ve on ciltlik ünlü Seyahatname’sini yazmıştır. Eserin dili oldukça açık ve sadedir. Mübalağalı bir anlatımı vardır.

KATİP ÇELEBİ (1608-1656)
 Eserleriyle dünyaca tanınmış bir sanatçı ve bilgindir.
 Tarih, coğrafya ve diğer alanlarda verdiği eserlerde çok ileri derecelerde ilmi metotlar kullanmıştır.
 Arapça, Farsça, Latince ve Fransızca bilen Katip Çelebi, ilme değer veren, meseleleri Avrupaî bir gözle ele alan ilk yazarlarımızdandır.
 Devletin işleyişindeki bozuklukları eleştiren ve teklifler içeren raporlar hazırlamıştır.
 Cihannüma (coğrafi eser), Fezleke (tarihle alakalı önemli bir eser), Keşfü’z-Zünun (ansiklopedik eser), Mizanü’l-Hak (sosyal konulu bir eser) başlıca eserleridir.

18. YÜZYIL SANATÇILARI
NEDİM (1681-1730)
 18. yüzyıl divan şiirinin ve Lale Devri’nin en büyük şairidir.
 Şiirlerde zevk, sefa, eğlence, nükte, musiki bir aradadır.
 Divan edebiyatının kuralları dışına çıkmıştır. Ken-dine özgü bir dil oluşturmuştur.
 Mahallileşme akımını canlandıran, İstanbul Türk-çesini yaygınlaştıran, mahalli hayatı şiire en güzel şekilde yansıtan şairdir.Şiirlerinde İstanbul’un mesire yerlerini anlatır.
 Dini konulara hiç yer vermemiş; din dışı konuları ve günlük hayatı anlatan şiirler yazmıştır.
 Dili açık,yalın ve ahenklidir.
 Hece veznini de kullanmış, birkaç tane koşma ve türkü yazmıştır.
 Şarkı nazım biçimini edebiyatımıza kazandırmıştır.
 Divan edebiyatının katı kurallarını yıkmıştır. Şiirlerinde halkın ruhunu, zevkini anlatmış, halkın kullandığı deyimlere yer vermiştir.
 Gazelleriyle ünlüdür.
 Divanı vardır.

ŞEYH GALİP (1757-1799)
 Mevlevi şeyhi olan şair, divan edebiyatının son büyük şairidir.
 Süslü ve çeşitli söz sanatları ile yüklü,ağır bir dili vardır.
 Sebk-i Hindî adı verilen üslubun edebiyatımızdaki temsilcisidir.
 Düşünce ve tasvirlerle örülü yoğun bir hayal gücü vardır. Divan şiirine yeni bir hava kazandırmıştır.
 Şiirlerinde musiki önemlidir.
 Halk deyimlerine yer vermesi, İstanbul konuşmasına önem vermesi ve hatta hece ile şiirler yazması ayrı bir yönüdür ve onun mahallileşme akımından yana olduğunu gösterir.
 Divanı ve Hüsn ü Aşk adlı tasavvufi ve sembolik tarzda yazılmış bir mesnevisi vardır.


19. YÜZYIL SANATÇILARI
YENİŞEHİRLİ AVNİ (1826-1884)
 Özel derslerle kendini yetiştirmiştir.
 Herkesçe sevilen, takdir edilen bir şairdir.
 Sağlam ve doğal bir üslubu vardır.
 Hem divan edebiyatı mazmunlarını hem de batılılaşma ile gelen sözcükleri kullanmıştır.
 Türkçe bir Divanı vardır.

ENDERUNLU VASIF (?-1824)
 İstanbul’da doğmuş, çocukluğunda saraya alınarak Enderun mektebinde yetiştirilmiştir.
 Eserlerinde hem klasik şiir özellikleri hem de mahallileşme akımını etkileri görülür.
 Şiirlerinde Nedim’in etkisi açıkça hissedilir.
 Nedim’den sonra şarkıyı en sık kullanan sanatçıdır.
 İstanbul kadınlarının konuşmalarını şiirlerinde en çok yansıtan şairdir.
 Halk söyleyişlerini şiire yerleştirmeye çalışır.
 Divanı vardır.

KEÇECİZADE İZZET MOLLA (1785-1829)
 İyi bir medrese eğitiminden sonra Galata Kadısı olmuştur.
 Sultan II. Mahmut’un dostu olmasına rağmen hayatı çilelerle doludur.
 Bir iftira yüzünden Keşan’a, ardından Sivas’a sürülür.
 Divan şiirinin son şairlerinden sayılır.
 Mevlana, Nabi, Nedim ve Şeyh Galip’in etkisinde kalmakla beraber kendine özgü bir şiir dehası vardır.
 Şuh söyleyişlerinin arasına mizah ve alayla toplumsal öğütler, hikmetler karıştırır.
 Sade bir dili vardır.
 Aruzun yanında hece veznini de kullanır.
 Divan şiiri ile Tanzimat şiiri arasında bir köprü gibidir.
 En tanınmış eseri Mihnet-i Keşan’dır.
 Divanları: Bahar-ı Efkar, Hazan-ı Asar
 Ayrıca Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ına nazire olarak mesnevi tarzında Gülşen-i Aşk’ı yazmıştır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-04-12, 17:23   #2
Baphomet26

Varsayılan C: Dİvan edebİyati sanatÇilari


şukunu verdim yönetici kardeş
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-04-13, 00:26   #3
alpifeda

Varsayılan C: Dİvan edebİyati sanatÇilari


çok faydalı oldu verdim +rep i
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz


Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat