Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

Sözcükte Anlam Bilgisi

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Sözcükte Anlam Bilgisi Konusunu Görüntülemektesiniz => Anlam Bilgisi Sözcükte Anlam Özellikleri Temel Anlam : Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama Temel Anlam adı verilir. Sözlük anlamı ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 08-03-08, 14:24   #1 (permalink)
Rahat Üye
 
Giriş Tarihi: 02-09-2006
Yaş: 26
Mesajlar: 3,534
Rep Puanı: 72061061
Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 720672
Varsayılan Sözcükte Anlam Bilgisi


Anlam Bilgisi
Sözcükte Anlam Özellikleri
Temel Anlam: Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama
Temel Anlam adı verilir. Sözlük anlamı da denir.
Örnek:
Çocuk ağzını bir peçeteyle sildi.
Kuru yapraklar teker teker dökülüyordu.
Bütün gücüyle sırtına vurdu.


Yan Anlam: Bir sözcüğün temel anlama bağlı olarak kazandığı
yeni anlamlara Yan Anlam adı verilir.
Örnek:
Mağaranın ağzınıkayalarla kapattı.
Üç çocuklu bir aileye bakıyordu.
Dağın sırtına doğru çıktık.

Not: Bir sözcüğün temel ve yan anlamları o sözcüğün
Gerçek Anlamını verir.

Not: Bir sözcüğün temel anlamlarıyla yan anlamları
arasında bir anlam bağı bulunmalıdır.




Soru:
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamı dışında kullanılmıştır?
A) Ortalık ağarırken ben ve arkadaşım yorgun adımlarla konaktan çıktık.
B) Bu sırada şişeyi devirmiş balık yağı da yere dökülmüştü.
C) Ordumuzun atılışına düşman, ancak iki gün dayandı.
D) Yapılan haksızlıklar karşısında iyice dolmuştu.
E) Kollarını, bacaklarını ovuyorlar, yüzüne tokat atıyorlardı.

Mecaz Anlam: Bir sözcüğün zamanla gerçek
anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlamlara
Mecaz Anlam” denir.
Mecaz anlamda kullanılan sözcükler genellikle “Soyut” anlam kazanır.
Örnek:
Evine bağlı bir adamdı. (Ev: Aile)
Dünya yeni bir ekonomik bunalımın eşiğindeydi. (Eşik: Başlangıç Noktası)
Güzel hayatımız bir göz açıp kapayışta eridi. (Erimek: Yok olmak, bitmek)

Alıştırma: Yüzmek sözcüğünü temel, yan ve mecaz anlamında kullanınız.
Ayak sözcüğünü temel, yan ve mecaz anlamında kullanınız.

Alıştırma yanıtı:
Buradaki küçük gölde çocuklar her sabah yüzerdi. (Temel anlam)
Toz içinde yüzen kitaplara yazık oluyordu. (Yan anlam)
Uzun zamandan beri borç içinde yüzüyordu. (Mecaz anlam)
Ayağımağrıyor. (Temel anlam)
Masanın ayağı kırılmış. (Yan anlam)
Bırak bu ayakları. (Mecaz anlam)
Soru: Aşağıdakilerden hangisinde soğuk sözcüğü
ötekilerden farklı bir anlamda kullanılmıştır?
A) Soğuk havaya karşı hiç direnci yoktur.
B) Arkadaşının böyle soğuk davranmasına çok üzülmüştü.
C) Yaz kış soğuk suyla yıkanmayı alışkanlık haline getirmişti.
D) Artık soğuk ve yağışlı günler başladı.
E) Güneşli ama soğuk bir günde yola çıktılar.



Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük
mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
A) Gelecek hafta bugün yine buluşalım, dedi.
B) Az önce beyaz bir at üstünde gelin göründü.
C) Çocuğunu uyutmak için odaya götürdü.
D) Bu boş sözleri dinlemekten bıkmıştı.
E) Akrabalarını görmek için onlarla konuşmak istiyordu.
(1995-ÖSS)

Terim anlamlı Sözcükler: Bir sözcüğün bilim, sanat, spor ya da meslek
alanına özgü kavramları karşılığında kazandığı anlama “Terim Anlam” adı verilir.

Örnek:
Doğru haber veren gazeteler de var. (Gerçek anlam)
İki noktadan tek doğru geçer. (Terim anlam)

Olaya bir de şu açıdan bakalım. (Mecaz anlam)
İkizkenar üçgenin taban açıları eşittir. (Terim anlam)
Soru: “Nokta” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde terim
anlam kazanmıştır?
A) Bütün olacakları en ince noktasına kadar düşünmelisin.
B) Noktadan sonra daima büyük harf kullanılır.
C) Biraz da konunun o noktasına deyinelim.
D) Hepsi bir noktada toplanıp harekete geçti.
E) Söze nokta koyup toplantıyı bitirelim.



Sözcükler Arası Anlam İlişkileri

Eş Anlamlı Sözcükler: Yazılışları ve söylenişleri farklı olduğu halde
anlamları aynı olan sözcüklerdir. Eş anlamlılık çoğunlukla Türkçe
sözcüklerle dilimize yabancı dillerden girmiş sözcükler arasında
görülen ilişkidir.

Örnek: PayHisse YabancıEl Uyum - Ahenk
Yanıt - Cevap ÇağrıDavet KavramMefhum


Zıt Anlamlı Sözcükler: Anlamları birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir.
Her sözcüğün karşıtı olmayabilir.
Örnek: azçok ağlamakgülmek uzakyakın

Not: Sözcüklerin karşıt anlamı kullanıldığı cümleye göre değişebilir.
Örnek: Sakin bir kent- Kalabalık bir kent
Sakin bir çocuk – Yaramaz bir çocuk
Soru : “Bu yemek kuru olmuş.” cümlesinde kuru sözcüğünün
zıddı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bu yemek güzel olmuş.
B) Bu yemek harika olmuş.
C) Bu yemek lezzetli olmuş.
D) Bu yemek sulu olmuş.
E) Bu yemek acı olmuş.


Not : Sözcüklerin zıt anlamı ile olumsuz anlamı birbirinden ayrıdır.

Örnek: Ayakkabılarının bağını bağladı.
Ayakkabılarının bağını çözdü. ( Zıt anlam )
Ayakkabılarının bağını bağlamadı. ( Olumsuz anlam)



Soru: “ Bu iki ülke arasındaki ilişkiler ,bir süre sonra gerginliğe dönüştü.”
cümlesinde “gerginlik” yerine hangi sözcük getirilirse cümle
eskisine göre karşıt anlam kazanır?
A) Gevşeme
B) Genişleme
C) Yakınlaşma
D) Yumuşama
E) Bütünleşme



Eş Sesli ( Sesteş ) Sözcükler: Yazılış ve söylenişleri aynı fakat aralarında
anlam ilişkisi olmayan sözcüklere “Eş Sesli Sözcükler” adı verilir.
Örnek: Ak koyunun kara kuzusu da olur.
Kara görününce tayfalar sevindi.

Kırılan dal suya daldı.

Not: Dilimizde düzeltme işareti ( ^ ) olan sözcüklerde
sesteşlik özelliği aranmaz.
Örnek: Hava soğuktu kar yağıyordu.
Bu seneki kârımız iyi.

Not : Temel anlam- yan anlam ve gerçek anlam- mecaz anlam
ilişkisi olan sözcüklerde eşseslilik aranmaz.

Örnek: Adam tatlı elmaları sepete koydu. (Temel anlam)
Çocuk saflığıyla tatlı bir uykusunda idi. ( Mecaz anlam)
Yukarıdaki sözcüklerde eşseslilik aranmaz.

Yakın Anlamlı Sözcükler: Anlamları bakımından birbirine yakın olan
fakat aynı anlamı taşımayan sözcüklere “Yakın Anlamlı Sözcükler” denir.
Sözcüğün yakın anlamlısı kullanıldığı cümleye göre değişebilir.

Örnek: Çocuk ailesinden ayrıldı.
Çocuk ailesinden uzaklaştı.

Sevinmekgülmek ağlamaküzülmek
Güzelhoş ince - zayıf
Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükler
anlamca birbirine en yakındır?
A) Bir süre sonra kendisi de bu akımın, bu tartışmanın içinde yer almıştı.
B) Bu kitapları, belirlediğiniz ölçüye göre seçin, ayırın.
C) Kendisine yapılan bu haksızlığı, bu saygısızlığı içine sindiremiyordu.
D) Bütün bunları kendisinin yerine, önüne geçmek isteyenler düzenliyordu.
E) Bu makineler ötekilere göre daha kullanışlı, daha pahalıdır.
(2001- ÖSS)

Uzak Anlamlı Sözcükler: Karşıt gibi görünmesine rağmen gerçekte karşıt olamayan sözcüklere “ Uzak Anlamlı Sözcükler” adı verilir.

Güzel
(Yakın anlam) (Zıt anlam)
Hoş Çirkin
(Uzak anlam)


Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler: Daha çok varlığı kapsayan, anlatan, aynı kavramları topluca düşündüren sözcüğe “Genel Anlamlı Sözcük” denir.

Örnek: Kitap en iyi dosttur. (Bütün kitapları kapsıyor)

Tek bir varlığı kapsayan, tek bir varlığı düşündüren sözcüklere
Özel Anlamlı Sözcük” adı verilir.

Örnek: Kitap, anlatımındaki açıklıkla karmaşık bir sorunu
kolay anlaşılır hale getirmiş.
Örnek: OkulSınıfSıra (Genelden özlele)
SıraSınıfOkul (Özelden genele)


Alıştırma: Önce harfleri, sonra heceleri, daha sonra da sözcükleri tanımıştık.
Yukarıdaki sözcükler nasıl bir anlatım sırası izlemektedir?


Soru: Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi,
bir varlık türünü bütünüyle anlatacak biçimde kullanılmıştır?
A) Roman, insanların sorunlarını ele alıyor.
B) Oyun, yarın son kez oynanacak.
C) Anne, dünyanın en güzel varlığıdır.
D) Sınav, Eylüle kalmış.
E) Masa, bir yığın kitapla doluydu.


Soyut ve Somut anlamlı sözcükler: Beş duyu organımızdan birisiyle
algıladığımız varlıklar “Somut”tur.

Örnek: Hava çok soğuktu.
Müziğin sesini kıs.

Beş duyu organmızıdan birisiyle bile algılayamadığımız; ancak
varlığından emin olduğumuz varlıklar “Soyut”tur.

Örnek: Onun cesaretine hayranım.
Duyguları çok karışıktı.
Not: Bir sözcüğün somut mu soyut mu olduğu cümle içindeki
kullanımına bağlıdır.
Örnek: Bu yıl gözünden ameliyat olacakmış. ( Somut)
Sende de ne göz varmış kardeşim, hiçbir işin rast gitmiyor. (Soyut)

Soru
“Anlam genişlemesi yoluyla somut anlamlı bir ad, bir de soyut
anlam kazanabilir. Örneğin, somut anlamıyla ‘geçilen yer’
demek olan yol kelimesi yöntem anlamına gelerek soyut bir
anlam da kazanmıştır.”

Böyle bir anlam değişmesini örneklendiren kelime,
aşağıdakilerden hangilerinde kullanılmıştır?

A) Bunu yapmaya yürek ister, bu her babayiğidin harcı değil.
B) Bu gördüğün bulutlar, yağmur yüklü bulutladır.
C) Bu dağlar, geçit vermez sarp dağlardır.
D) Ağaçlar ilkyazda bir gelin gibi donanırlar.
E) Yapının güzel bir görünümü vardı; taş dantel gibi işlenmişti.



Nitel ve Nicel anlam: Sayılabilen, ölçülebilen değeri bildiren anlama
Nicel Anlam” adı verilir.

Örnek: Eve gelince bir tabak yemek yedi. (Miktarı bellidir)
Yüksek dağlar karlıydı. (Ölçülebilir)

Ölçülemeyen değeri bildiren anlama “ Nitel anlam” adı verilir.

Örnek: Bu çok lezzetli bir yemek. (Göreceli özellik)
Güzel bir filmdi. (Kişiye göre değişir)

Not: Sözcük, kullanımına göre nitelik ve nicelik anlamı bildirebilir.

Örnek: Merkeze yakın bir semtti. (Nicel anlam)
Yakın arkadaşlarımdan biriydi. (Nitel anlam)

Alıştırma: Hafif sözcüğünü nitel ve nicel anlamlarda kullanınız.


Alıştırma yanıtı: Bu paket daha hafif, sen bunu taşı. (Nicel anlam)
Dün gece hafif bir rahatsızlık geçirmiş. (Nitel anlam)


AD AKTARMASI

Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Buna Düz Değişmece ya da Mecaz-ı Mürsel adı verilir.

İç-dış ilişkisi: Bir varlığın dışı söylenerek içi ya da içi
söylenerek dışı kastedilir.

Örnek: Evi gelecek hafta taşıyoruz. (Evin eşyalarını)
Çayı ocağa koyuver. ( Çaydanlığı)


Bütün-Parça İlişkisi: Bir varlığın bütünü söylenerek parçası,
parçası söylenerek bütünü kastedilir.

Örnek: Sokağın ilk girişindeki apartmanda oturuyorum. (Apartmanın dairesi)
Herkes başının üstünde bir çatı olmasını ister (Ev)

Somut-Soyut İlişkisi: Soyut bir kavram söylenerek somut
bir varlık kastedilir.

Örnek: Düşük bir maaşla beş canı besliyor. (İnsan)

Sanatçı-Eser İlişkisi: Sanatçının adı söylenerek eseri
ya da eserleri kastedilir.

Örnek: Biz Yahya Kemal’ i okuyarak yetiştik. (Romanını)

Yer (Şehir, Kasaba, Köy)- İnsan İlişkisi: Yer adı söylenerek
insan adı kastedilir.

Örnek: Takımı şampiyon olunca tüm Adana bayram etti. (Şehir halkı)
Törende bütün kasaba meydanda toplanmıştı. (Kasaba halkı)

Şehir-Yönetim ilişkisi: Bir ülkenin başkenti söylenerek
yöneticileri kastedilir.

Örnek: Ankara bu olayda duyarsız kaldı. (Devlet yöneticileri)


Yön-Bölge, İnsan İlişkisi: Yön adı söylenerek o yerde
oturan insanlar kastedilir.

Örnek: Batı’nın tavrını anlamak güç. (Avrupa ülkeleri)


Bir Kap Söyleyip İçindekileri Çağrıştırma:

Örnek: Bardağını bitir de sana çay doldurayım. (Çayını bitir)



Soru: Marmara’da her yelken
Uçar gibi neşeli

Yukarıdaki dizelerde olduğu gibi , kimi sözler benzetme
amacı gütmeden kendi anlamı dışında kullanılır.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu örnektekine
benzer bir kullanım vardır?
A) Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl.
B) Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım.
C) Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
D) Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı.
E) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda.
(1995-ÖSS)


DEYİM AKTARMASI

1. İnsana Özgü Kavramların Doğaya Aktarılması:

Örnek: Ovadaki bütün çiçekler el ele tutuşmuş,
hep bir ağızdan şarkı söylüyorlardı.


2. Doğaya Özgü Kavramların İnsana Aktarılması:

Örnek: Kalbim yırtılıyor her nefesimde.
Bedir’ in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
Dalgalanır deli gönül şafakta.


3. Doğayla İlgili Kavramların Doğaya Aktarılması:

Örnek: Karlar uçuşurdu camlarda.
Rüzgârlar ulurdu sabaha kadar.


4. Bir Duyunun Diğer Duyuya Aktarılması:

Örnek: Hâlâ aklımda onun sıcak gülüşü, tatlı bakışı. (Dokunma-Görmeye)
Nasıl unutabilirim o yumuşak konuşmayı. (Dokunma-Duymaya)
Sokaktan acı bir fren sesi geldi. (Tatma-Duymaya)
Onun keskin bakışları hepimizi korkuttu. (Dokunma-Görmeye)

Soru: ( I ) Sonbahar, kendisinden sonra gelecek kış mevsiminin gizli telaşını yaşatıyor doğaya. ( II ) Amasra’ da bir Roma yapıtı olan Kuşyakası Yol Anıtı sarı bir örtüyle kaplanıyor. ( III ) Hasankeyf’ teki Artukoğulları zamanından kalma cami, minaresindeki son leyleği yolcu ediyor. ( IV ) Kaçkarlarda yağmur fazla mesai yapıyor. ( V ) Bolu Dağları’nda, Istrancalarda gezinirken yerlerde ağaç gövdelerinin hüzünlü yüzlerini, acılı bakışlarını görüyoruz.

Bu parçanın numaralandırılmış cümlelerin hangisinde
insana özgü bir nitelik doğaya aktarılmamıştır?

A) I B) II C) III D) IV E) V
(2001-ÖSS)
Golden Shoot çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-03-08, 14:27   #2 (permalink)
Rahat Üye
 
Giriş Tarihi: 02-09-2006
Yaş: 26
Mesajlar: 3,534
Rep Puanı: 72061061
Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11Golden Shoot Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 720672
Varsayılan C: Sözcükte Anlam Bilgisi


SÖZ ÖBEKLERİ

I. İKİLEMELER: Anlamı güçlendirmek, pekiştirmek amacıyla aynı
sözcüğün tekrarlanması, yakın veya uzak anlamlı sözcüklerin
yan yana kullanılmasıyla oluşan söz öbeklerine “ikilemeler” denir.

1. Aynı sözcüğün tekrarıyla yapılan ikilemeler:

Örnek: Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.
Kapı kapı dolaştık.

2. Eş Anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılan ikilemeler:

Örnek: Ortalıkta ses seda yoktu.
3. Yakın anlamlı sözcüklerle kurulan ikilemeler:

Örnek: Eş dost yardımına koşmuştu.
Gazeteler yalan yanlış bilgilerle doluydu.

4. Karşıt anlamlı sözcüklerle kurulan ikilemeler:

Örnek: Ne demek istediğimizi er geç anlayacak.
İrili ufaklı taşları eline alıp fırlattı.

5. Bir anlamlı diğer anlamsız sözlerle kurulan ikilemeler:

Örnek: Kağıda eğri büğrü bir çizgi çizdi.
Sandıktan eski püskü bir elbise çıkardı.

6. İkisi de anlamsız sözlerle kurulan ikilemeler:

Örnek: Adam abuk sabuk konuşuyordu.
Eciş bücüş bir yazı ile mektup yazmıştı.

7. Yansıma sözlerin tekrarlanmasıyla kurulan ikilemeler:

Örnek: Sular şırıl şırıl akıyordu.
Arılar vızır vızır dolaşıyordu.

8. “m” sesinin sözün başına getirilmesiyle yapılan ikilemeler:

Örnek: Onca harcamadan sonra elimizde para mara kalmadı.
Uyarı: İkilemeler ayrı yazılı ve aralarına noktalama işareti konulmaz.


Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemeyi oluşturan
sözcükler tek başlarına kullanılamaz?

A) Yalan yanlış bilgilerle doğru karar veremezsin.
B) Karşıdan güçlü kuvvetli görünüyordu.
C) Mırın kırın etme de olanları anlat.
D) Aradan aşağı yukarı on yıl geçti.
E) İngilizce’yi şöyle böyle bilir.



Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme
cümleye zorlukla anlamı katmıştır?

A) Gece gündüz demeden çalışıyordu.
B) Çamurlara bata çıka yürüdük.
C) Yaptığı yanlışı er geç anlayacak.
D) Bu işte onun da az çok payı var.
E) Olan oldu, artık üzülme.






II. DEYİMLER
En az iki sözcüğün bir araya gelip kalıplaşmasıyla
oluşan söz gruplarına “deyim” adı verilir. Deyimi
oluşturan sözcüklerden en az biri mecaz anlamda kullanılır.

Örnek: Her işi eline yüzüne bulaştırır. (Beceremez)
İki çocuğunu kaybedince ciğeri yandı.(Büyük bir acı yaşamak)
O her olayda pireyi deve yapar. (Önemsiz bir olayı büyütmek)

Deyimlerin Özellikleri:
1. Deyimlerde sözcüklerin yerleri bellidir, yeri değişmez. (Kalıplaşmıştır)

Örnek: Başında kavak yelleri esiyor. (Kavak rüzgarları esiyor denmez)

2. Deyimler en az iki sözcükten oluşur. Genelde söz öbeği şeklindedir.

Örnek: İpe un sermek , Gözlerine inanmamak , Kulak asmamak.

3. Bazı deyimler cümle şeklindedir.

Örnek: Yorgan gitti kavga bitti. Şeytan görsün yüzünü.
4. Deyimler öğüt vermez, var olan durumu belirtir.

Alıştırmalar: Aşağıdaki deyimlerin anlamlarını açıklamaya çalışınız.
Minder çürütmek, Koltukları kabarmak, gözü toprağa bakmak,
İlk göz ağrısı, denizde balık, pabucu dama atılmak,


Alıştırma Yanıtı:
Minder çürütmek (İşsiz güçsüz dolaşmak),
Koltukları kabarmak (Böbürlenmek),
Gözü toprağa bakmak (Ölümünün yaklaşması)
İlk göz ağrısı (İlk olan, değerli olan)
Denizde balık (Ele geçmesi güç olan)
Pabucu dama atılmak (Önemini yitirmek)


Soru: Aşağıdaki cümlelerdin hangisinde deyimin açıklaması yoktur?

A) Onu birden karşımda görünce çok şaşırdım, gözlerime inanamadım.
B) Hazırlanan taslağı henüz iyice incelemedim, şöyle bir göz attım.
C) Konuşmasında, dinleyicileri ilgisini çekmeyen, konu dışı gereksiz şeyler söyledi; ağız kalabalığı etti.
D) İşe başlamadan önce deneyimli kişilerin görüşlerini sormalı, onların fikrini almalıyız.
E) Bu konu üzerinde günlerce çalıştı, sonunda işin üstesinden geldi.




III. ATASÖZLERİ
Asırlar öncesinde ortaya çıkmış, günümüze kadar gelmiş
halkın deneyimlerine dayalı öğüt ve değerlendirme bildiren
sözlere “atasözü” adı verilir.
Örnek: Son pişmanlık fayda etmez. Dost ile ye, iç alışveriş etme.

Atasözlerinin Özellikleri:
1. Atasözleri yargı (hüküm) bildirir. Bu yönüyle deyimden ayrılır.
2. Atasözleri öğüt verir.
Örnek: Her koyun kendi, bacağından asılır.
Güvenme varlığa düşersin darlığa.

3. Bazı atasözleri gerçek, bazı atasözleri mecaz anlamlıdır.
Örnek: Güneş balçıkla sıvanmaz. (Mecaz)
Dikensiz gül olmaz. (Gerçek ve Mecaz)
Ağaç yaşken eğilir. (Gerçek ve Mecaz)
4. Atasözlerinde yargı her yönüyle tamamlanmıştır.


Soru: Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?

A) Ayağını yorganına göre uzat.
B) Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.
C) Son pişmanlık fayda vermez.
D) Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
E) Ateş düştüğü yeri yakar.




ÖZDEYİŞLER (VECİZELER)
Geniş bir kültür ve deneyim sahibi kişilerin söyledikleri özlü sözlerdir.
Atasözlerinden farkı söyleyeninin belli olmasıdır.

Örnek: Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin
karşındakinin anlayabildiği kadardır.
(Mevlana)




Soru: Ünlü bir bilgin şöyle diyor: “Eğer işiniz doğruyu tanımlamaksa
süslemeyi başkalarına bırakın.”

Burada sözü edilen özdeyişle anlatılmak istenene en yakın açıklama aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yinelemelerden kaçınma.
B) Sonuçları özet olarak verme.
C) Anlaşılır bir dil kullanma.
D) Anlatımda yalınlığa önem verme.
E) Olumluyu da olumsuzu da belirtme.
(1998-ÖSS)


SOMUTLAŞTIRMA
Soyut kavramların, durumların, olayların somut kavramlar
aracılığı ile anlatılmasına “somutlaştırma” denir.

Örnek: Dün bize soğuk davrandı. (Soyut-ilgisizlik, somut sözle anlatılmış)
Kirli işlerle uğraştığını söylüyorlar. (Soyut- kötü, somutla anlatılmış)


DOLAYLAMA
Tek sözcükle anlatılacak bir varlığın birden fazla
sözcükle anlatılmasına “dolaylama” denir.

Örnek: Balık - Derya kuzusu Kıbrıs - Yavru vatan
Aslan - Ormanlar kralı Sezen Aksu - Minik serçe

YANSIMA SÖZCÜKLER
Doğada duyulan seslerin taklit edilmesi
yoluyla oluşan seslerdir.

Örnek: Dere şırıl şırıl akıyor.
Sular dar bir geçitten aşağıya gürül gürül akıyor.



Soru: Aşağıdaki dizelerin hangisinde yansımadan türemiş bir yüklem vardır?

A) Döne döne ardın sıra melerim.
B) Kuşlarınız birbiriyle ötüşür.
C) Keklik gibi taştan taşa sekersin.
D) İnip aşkın deryasını boyladı.
E) Ayrılık elinden bağrım eziktir.


ANLAM DARALMASI
Bir sözcüğün anlamını zamanla yitirmesidir.

Örnek: Erik eskiden bütün meyveler için kullanılırken
artık bir tek erik meyvesi için kullanılıyor.

ANLAM GENİŞLEMESİ
Bazı sözcükler eski anlamları yanında yeni
anlamlar da kazanabilirler. Çok anlamlı olurlar.

Örnek: Kol – organ Dal – Ağacın uzantısı
Kol – bölüm Dal – Bölüm, Kısım
Golden Shoot çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
sözcük, sözcükte anlam

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:40
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522