|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Sözcükte Anlam Bilgisi Konusunu Görüntülemektesiniz => Anlam Bilgisi Sözcükte Anlam Özellikleri Temel Anlam : Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama Temel Anlam adı verilir. Sözlük anlamı ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Rahat Üye
![]() ![]() Giriş Tarihi: 02-09-2006
Yaş: 26
Mesajlar: 3,534
Rep Puanı: 72061061
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Anlam Bilgisi
Sözcükte Anlam Özellikleri Temel Anlam: Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk anlama Temel Anlam adı verilir. Sözlük anlamı da denir. Örnek: Çocuk ağzını bir peçeteyle sildi. Kuru yapraklar teker teker dökülüyordu. Bütün gücüyle sırtına vurdu. Yan Anlam: Bir sözcüğün temel anlama bağlı olarak kazandığı yeni anlamlara Yan Anlam adı verilir. Örnek: Mağaranın ağzınıkayalarla kapattı. Üç çocuklu bir aileye bakıyordu. Dağın sırtına doğru çıktık. Not: Bir sözcüğün temel ve yan anlamları o sözcüğün Gerçek Anlamını verir. Not: Bir sözcüğün temel anlamlarıyla yan anlamları arasında bir anlam bağı bulunmalıdır. Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamı dışında kullanılmıştır? A) Ortalık ağarırken ben ve arkadaşım yorgun adımlarla konaktan çıktık. B) Bu sırada şişeyi devirmiş balık yağı da yere dökülmüştü. C) Ordumuzun atılışına düşman, ancak iki gün dayandı. D) Yapılan haksızlıklar karşısında iyice dolmuştu. E) Kollarını, bacaklarını ovuyorlar, yüzüne tokat atıyorlardı. Mecaz Anlam: Bir sözcüğün zamanla gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlamlara “Mecaz Anlam” denir. Mecaz anlamda kullanılan sözcükler genellikle “Soyut” anlam kazanır. Örnek: Evine bağlı bir adamdı. (Ev: Aile) Dünya yeni bir ekonomik bunalımın eşiğindeydi. (Eşik: Başlangıç Noktası) Güzel hayatımız bir göz açıp kapayışta eridi. (Erimek: Yok olmak, bitmek) Alıştırma: Yüzmek sözcüğünü temel, yan ve mecaz anlamında kullanınız. Ayak sözcüğünü temel, yan ve mecaz anlamında kullanınız. Alıştırma yanıtı: Buradaki küçük gölde çocuklar her sabah yüzerdi. (Temel anlam) Toz içinde yüzen kitaplara yazık oluyordu. (Yan anlam) Uzun zamandan beri borç içinde yüzüyordu. (Mecaz anlam) Ayağımağrıyor. (Temel anlam) Masanın ayağı kırılmış. (Yan anlam) Bırak bu ayakları. (Mecaz anlam) Soru: Aşağıdakilerden hangisinde soğuk sözcüğü ötekilerden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Soğuk havaya karşı hiç direnci yoktur. B) Arkadaşının böyle soğuk davranmasına çok üzülmüştü. C) Yaz kış soğuk suyla yıkanmayı alışkanlık haline getirmişti. D) Artık soğuk ve yağışlı günler başladı. E) Güneşli ama soğuk bir günde yola çıktılar. Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır? A) Gelecek hafta bugün yine buluşalım, dedi. B) Az önce beyaz bir at üstünde gelin göründü. C) Çocuğunu uyutmak için odaya götürdü. D) Bu boş sözleri dinlemekten bıkmıştı. E) Akrabalarını görmek için onlarla konuşmak istiyordu. (1995-ÖSS) Terim anlamlı Sözcükler: Bir sözcüğün bilim, sanat, spor ya da meslek alanına özgü kavramları karşılığında kazandığı anlama “Terim Anlam” adı verilir. Örnek: Doğru haber veren gazeteler de var. (Gerçek anlam) İki noktadan tek doğru geçer. (Terim anlam) Olaya bir de şu açıdan bakalım. (Mecaz anlam) İkizkenar üçgenin taban açıları eşittir. (Terim anlam) Soru: “Nokta” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde terim anlam kazanmıştır? A) Bütün olacakları en ince noktasına kadar düşünmelisin. B) Noktadan sonra daima büyük harf kullanılır. C) Biraz da konunun o noktasına deyinelim. D) Hepsi bir noktada toplanıp harekete geçti. E) Söze nokta koyup toplantıyı bitirelim. Sözcükler Arası Anlam İlişkileri Eş Anlamlı Sözcükler: Yazılışları ve söylenişleri farklı olduğu halde anlamları aynı olan sözcüklerdir. Eş anlamlılık çoğunlukla Türkçe sözcüklerle dilimize yabancı dillerden girmiş sözcükler arasında görülen ilişkidir. Örnek: Pay – Hisse Yabancı – El Uyum - Ahenk Yanıt - Cevap Çağrı – Davet Kavram – Mefhum Zıt Anlamlı Sözcükler: Anlamları birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir. Her sözcüğün karşıtı olmayabilir. Örnek: az – çok ağlamak – gülmek uzak – yakın Not: Sözcüklerin karşıt anlamı kullanıldığı cümleye göre değişebilir. Örnek: Sakin bir kent- Kalabalık bir kent Sakin bir çocuk – Yaramaz bir çocuk Soru : “Bu yemek kuru olmuş.” cümlesinde kuru sözcüğünün zıddı aşağıdakilerden hangisidir? A) Bu yemek güzel olmuş. B) Bu yemek harika olmuş. C) Bu yemek lezzetli olmuş. D) Bu yemek sulu olmuş. E) Bu yemek acı olmuş. Not : Sözcüklerin zıt anlamı ile olumsuz anlamı birbirinden ayrıdır. Örnek: Ayakkabılarının bağını bağladı. Ayakkabılarının bağını çözdü. ( Zıt anlam ) Ayakkabılarının bağını bağlamadı. ( Olumsuz anlam) Soru: “ Bu iki ülke arasındaki ilişkiler ,bir süre sonra gerginliğe dönüştü.” cümlesinde “gerginlik” yerine hangi sözcük getirilirse cümle eskisine göre karşıt anlam kazanır? A) Gevşeme B) Genişleme C) Yakınlaşma D) Yumuşama E) Bütünleşme Eş Sesli ( Sesteş ) Sözcükler: Yazılış ve söylenişleri aynı fakat aralarında anlam ilişkisi olmayan sözcüklere “Eş Sesli Sözcükler” adı verilir. Örnek: Ak koyunun kara kuzusu da olur. Kara görününce tayfalar sevindi. Kırılan dal suya daldı. Not: Dilimizde düzeltme işareti ( ^ ) olan sözcüklerde sesteşlik özelliği aranmaz. Örnek: Hava soğuktu kar yağıyordu. Bu seneki kârımız iyi. Not : Temel anlam- yan anlam ve gerçek anlam- mecaz anlam ilişkisi olan sözcüklerde eşseslilik aranmaz. Örnek: Adam tatlı elmaları sepete koydu. (Temel anlam) Çocuk saflığıyla tatlı bir uykusunda idi. ( Mecaz anlam) Yukarıdaki sözcüklerde eşseslilik aranmaz. Yakın Anlamlı Sözcükler: Anlamları bakımından birbirine yakın olan fakat aynı anlamı taşımayan sözcüklere “Yakın Anlamlı Sözcükler” denir. Sözcüğün yakın anlamlısı kullanıldığı cümleye göre değişebilir. Örnek: Çocuk ailesinden ayrıldı. Çocuk ailesinden uzaklaştı. Sevinmek – gülmek ağlamak – üzülmek Güzel – hoş ince - zayıf Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükler anlamca birbirine en yakındır? A) Bir süre sonra kendisi de bu akımın, bu tartışmanın içinde yer almıştı. B) Bu kitapları, belirlediğiniz ölçüye göre seçin, ayırın. C) Kendisine yapılan bu haksızlığı, bu saygısızlığı içine sindiremiyordu. D) Bütün bunları kendisinin yerine, önüne geçmek isteyenler düzenliyordu. E) Bu makineler ötekilere göre daha kullanışlı, daha pahalıdır. (2001- ÖSS) Uzak Anlamlı Sözcükler: Karşıt gibi görünmesine rağmen gerçekte karşıt olamayan sözcüklere “ Uzak Anlamlı Sözcükler” adı verilir. Güzel (Yakın anlam) (Zıt anlam) Hoş Çirkin (Uzak anlam) Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler: Daha çok varlığı kapsayan, anlatan, aynı kavramları topluca düşündüren sözcüğe “Genel Anlamlı Sözcük” denir. Örnek: Kitap en iyi dosttur. (Bütün kitapları kapsıyor) Tek bir varlığı kapsayan, tek bir varlığı düşündüren sözcüklere “Özel Anlamlı Sözcük” adı verilir. Örnek: Kitap, anlatımındaki açıklıkla karmaşık bir sorunu kolay anlaşılır hale getirmiş. Örnek: Okul – Sınıf – Sıra (Genelden özlele) Sıra – Sınıf – Okul (Özelden genele) Alıştırma: Önce harfleri, sonra heceleri, daha sonra da sözcükleri tanımıştık. Yukarıdaki sözcükler nasıl bir anlatım sırası izlemektedir? Soru: Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi, bir varlık türünü bütünüyle anlatacak biçimde kullanılmıştır? A) Roman, insanların sorunlarını ele alıyor. B) Oyun, yarın son kez oynanacak. C) Anne, dünyanın en güzel varlığıdır. D) Sınav, Eylüle kalmış. E) Masa, bir yığın kitapla doluydu. Soyut ve Somut anlamlı sözcükler: Beş duyu organımızdan birisiyle algıladığımız varlıklar “Somut”tur. Örnek: Hava çok soğuktu. Müziğin sesini kıs. Beş duyu organmızıdan birisiyle bile algılayamadığımız; ancak varlığından emin olduğumuz varlıklar “Soyut”tur. Örnek: Onun cesaretine hayranım. Duyguları çok karışıktı. Not: Bir sözcüğün somut mu soyut mu olduğu cümle içindeki kullanımına bağlıdır. Örnek: Bu yıl gözünden ameliyat olacakmış. ( Somut) Sende de ne göz varmış kardeşim, hiçbir işin rast gitmiyor. (Soyut) Soru “Anlam genişlemesi yoluyla somut anlamlı bir ad, bir de soyut anlam kazanabilir. Örneğin, somut anlamıyla ‘geçilen yer’ demek olan yol kelimesi yöntem anlamına gelerek soyut bir anlam da kazanmıştır.” Böyle bir anlam değişmesini örneklendiren kelime, aşağıdakilerden hangilerinde kullanılmıştır? A) Bunu yapmaya yürek ister, bu her babayiğidin harcı değil. B) Bu gördüğün bulutlar, yağmur yüklü bulutladır. C) Bu dağlar, geçit vermez sarp dağlardır. D) Ağaçlar ilkyazda bir gelin gibi donanırlar. E) Yapının güzel bir görünümü vardı; taş dantel gibi işlenmişti. Nitel ve Nicel anlam: Sayılabilen, ölçülebilen değeri bildiren anlama “Nicel Anlam” adı verilir. Örnek: Eve gelince bir tabak yemek yedi. (Miktarı bellidir) Yüksek dağlar karlıydı. (Ölçülebilir) Ölçülemeyen değeri bildiren anlama “ Nitel anlam” adı verilir. Örnek: Bu çok lezzetli bir yemek. (Göreceli özellik) Güzel bir filmdi. (Kişiye göre değişir) Not: Sözcük, kullanımına göre nitelik ve nicelik anlamı bildirebilir. Örnek: Merkeze yakın bir semtti. (Nicel anlam) Yakın arkadaşlarımdan biriydi. (Nitel anlam) Alıştırma: Hafif sözcüğünü nitel ve nicel anlamlarda kullanınız. Alıştırma yanıtı: Bu paket daha hafif, sen bunu taşı. (Nicel anlam) Dün gece hafif bir rahatsızlık geçirmiş. (Nitel anlam) AD AKTARMASI Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Buna Düz Değişmece ya da Mecaz-ı Mürsel adı verilir. İç-dış ilişkisi: Bir varlığın dışı söylenerek içi ya da içi söylenerek dışı kastedilir. Örnek: Evi gelecek hafta taşıyoruz. (Evin eşyalarını) Çayı ocağa koyuver. ( Çaydanlığı) Bütün-Parça İlişkisi: Bir varlığın bütünü söylenerek parçası, parçası söylenerek bütünü kastedilir. Örnek: Sokağın ilk girişindeki apartmanda oturuyorum. (Apartmanın dairesi) Herkes başının üstünde bir çatı olmasını ister (Ev) Somut-Soyut İlişkisi: Soyut bir kavram söylenerek somut bir varlık kastedilir. Örnek: Düşük bir maaşla beş canı besliyor. (İnsan) Sanatçı-Eser İlişkisi: Sanatçının adı söylenerek eseri ya da eserleri kastedilir. Örnek: Biz Yahya Kemal’ i okuyarak yetiştik. (Romanını) Yer (Şehir, Kasaba, Köy)- İnsan İlişkisi: Yer adı söylenerek insan adı kastedilir. Örnek: Takımı şampiyon olunca tüm Adana bayram etti. (Şehir halkı) Törende bütün kasaba meydanda toplanmıştı. (Kasaba halkı) Şehir-Yönetim ilişkisi: Bir ülkenin başkenti söylenerek yöneticileri kastedilir. Örnek: Ankara bu olayda duyarsız kaldı. (Devlet yöneticileri) Yön-Bölge, İnsan İlişkisi: Yön adı söylenerek o yerde oturan insanlar kastedilir. Örnek: Batı’nın tavrını anlamak güç. (Avrupa ülkeleri) Bir Kap Söyleyip İçindekileri Çağrıştırma: Örnek: Bardağını bitir de sana çay doldurayım. (Çayını bitir) Soru: Marmara’da her yelken Uçar gibi neşeli Yukarıdaki dizelerde olduğu gibi , kimi sözler benzetme amacı gütmeden kendi anlamı dışında kullanılır. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu örnektekine benzer bir kullanım vardır? A) Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl. B) Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım. C) Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. D) Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı. E) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda. (1995-ÖSS) DEYİM AKTARMASI 1. İnsana Özgü Kavramların Doğaya Aktarılması: Örnek: Ovadaki bütün çiçekler el ele tutuşmuş, hep bir ağızdan şarkı söylüyorlardı. 2. Doğaya Özgü Kavramların İnsana Aktarılması: Örnek: Kalbim yırtılıyor her nefesimde. Bedir’ in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Dalgalanır deli gönül şafakta. 3. Doğayla İlgili Kavramların Doğaya Aktarılması: Örnek: Karlar uçuşurdu camlarda. Rüzgârlar ulurdu sabaha kadar. 4. Bir Duyunun Diğer Duyuya Aktarılması: Örnek: Hâlâ aklımda onun sıcak gülüşü, tatlı bakışı. (Dokunma-Görmeye) Nasıl unutabilirim o yumuşak konuşmayı. (Dokunma-Duymaya) Sokaktan acı bir fren sesi geldi. (Tatma-Duymaya) Onun keskin bakışları hepimizi korkuttu. (Dokunma-Görmeye) Soru: ( I ) Sonbahar, kendisinden sonra gelecek kış mevsiminin gizli telaşını yaşatıyor doğaya. ( II ) Amasra’ da bir Roma yapıtı olan Kuşyakası Yol Anıtı sarı bir örtüyle kaplanıyor. ( III ) Hasankeyf’ teki Artukoğulları zamanından kalma cami, minaresindeki son leyleği yolcu ediyor. ( IV ) Kaçkarlarda yağmur fazla mesai yapıyor. ( V ) Bolu Dağları’nda, Istrancalarda gezinirken yerlerde ağaç gövdelerinin hüzünlü yüzlerini, acılı bakışlarını görüyoruz. Bu parçanın numaralandırılmış cümlelerin hangisinde insana özgü bir nitelik doğaya aktarılmamıştır? A) I B) II C) III D) IV E) V (2001-ÖSS) |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Rahat Üye
![]() ![]() Giriş Tarihi: 02-09-2006
Yaş: 26
Mesajlar: 3,534
Rep Puanı: 72061061
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
SÖZ ÖBEKLERİ
I. İKİLEMELER: Anlamı güçlendirmek, pekiştirmek amacıyla aynı sözcüğün tekrarlanması, yakın veya uzak anlamlı sözcüklerin yan yana kullanılmasıyla oluşan söz öbeklerine “ikilemeler” denir. 1. Aynı sözcüğün tekrarıyla yapılan ikilemeler: Örnek: Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. Kapı kapı dolaştık. 2. Eş Anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılan ikilemeler: Örnek: Ortalıkta ses seda yoktu. 3. Yakın anlamlı sözcüklerle kurulan ikilemeler: Örnek: Eş dost yardımına koşmuştu. Gazeteler yalan yanlış bilgilerle doluydu. 4. Karşıt anlamlı sözcüklerle kurulan ikilemeler: Örnek: Ne demek istediğimizi er geç anlayacak. İrili ufaklı taşları eline alıp fırlattı. 5. Bir anlamlı diğer anlamsız sözlerle kurulan ikilemeler: Örnek: Kağıda eğri büğrü bir çizgi çizdi. Sandıktan eski püskü bir elbise çıkardı. 6. İkisi de anlamsız sözlerle kurulan ikilemeler: Örnek: Adam abuk sabuk konuşuyordu. Eciş bücüş bir yazı ile mektup yazmıştı. 7. Yansıma sözlerin tekrarlanmasıyla kurulan ikilemeler: Örnek: Sular şırıl şırıl akıyordu. Arılar vızır vızır dolaşıyordu. 8. “m” sesinin sözün başına getirilmesiyle yapılan ikilemeler: Örnek: Onca harcamadan sonra elimizde para mara kalmadı. Uyarı: İkilemeler ayrı yazılı ve aralarına noktalama işareti konulmaz. Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcükler tek başlarına kullanılamaz? A) Yalan yanlış bilgilerle doğru karar veremezsin. B) Karşıdan güçlü kuvvetli görünüyordu. C) Mırın kırın etme de olanları anlat. D) Aradan aşağı yukarı on yıl geçti. E) İngilizce’yi şöyle böyle bilir. Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme cümleye zorlukla anlamı katmıştır? A) Gece gündüz demeden çalışıyordu. B) Çamurlara bata çıka yürüdük. C) Yaptığı yanlışı er geç anlayacak. D) Bu işte onun da az çok payı var. E) Olan oldu, artık üzülme. II. DEYİMLER En az iki sözcüğün bir araya gelip kalıplaşmasıyla oluşan söz gruplarına “deyim” adı verilir. Deyimi oluşturan sözcüklerden en az biri mecaz anlamda kullanılır. Örnek: Her işi eline yüzüne bulaştırır. (Beceremez) İki çocuğunu kaybedince ciğeri yandı.(Büyük bir acı yaşamak) O her olayda pireyi deve yapar. (Önemsiz bir olayı büyütmek) Deyimlerin Özellikleri: 1. Deyimlerde sözcüklerin yerleri bellidir, yeri değişmez. (Kalıplaşmıştır) Örnek: Başında kavak yelleri esiyor. (Kavak rüzgarları esiyor denmez) 2. Deyimler en az iki sözcükten oluşur. Genelde söz öbeği şeklindedir. Örnek: İpe un sermek , Gözlerine inanmamak , Kulak asmamak. 3. Bazı deyimler cümle şeklindedir. Örnek: Yorgan gitti kavga bitti. Şeytan görsün yüzünü. 4. Deyimler öğüt vermez, var olan durumu belirtir. Alıştırmalar: Aşağıdaki deyimlerin anlamlarını açıklamaya çalışınız. Minder çürütmek, Koltukları kabarmak, gözü toprağa bakmak, İlk göz ağrısı, denizde balık, pabucu dama atılmak, Alıştırma Yanıtı: Minder çürütmek (İşsiz güçsüz dolaşmak), Koltukları kabarmak (Böbürlenmek), Gözü toprağa bakmak (Ölümünün yaklaşması) İlk göz ağrısı (İlk olan, değerli olan) Denizde balık (Ele geçmesi güç olan) Pabucu dama atılmak (Önemini yitirmek) Soru: Aşağıdaki cümlelerdin hangisinde deyimin açıklaması yoktur? A) Onu birden karşımda görünce çok şaşırdım, gözlerime inanamadım. B) Hazırlanan taslağı henüz iyice incelemedim, şöyle bir göz attım. C) Konuşmasında, dinleyicileri ilgisini çekmeyen, konu dışı gereksiz şeyler söyledi; ağız kalabalığı etti. D) İşe başlamadan önce deneyimli kişilerin görüşlerini sormalı, onların fikrini almalıyız. E) Bu konu üzerinde günlerce çalıştı, sonunda işin üstesinden geldi. III. ATASÖZLERİ Asırlar öncesinde ortaya çıkmış, günümüze kadar gelmiş halkın deneyimlerine dayalı öğüt ve değerlendirme bildiren sözlere “atasözü” adı verilir. Örnek: Son pişmanlık fayda etmez. Dost ile ye, iç alışveriş etme. Atasözlerinin Özellikleri: 1. Atasözleri yargı (hüküm) bildirir. Bu yönüyle deyimden ayrılır. 2. Atasözleri öğüt verir. Örnek: Her koyun kendi, bacağından asılır. Güvenme varlığa düşersin darlığa. 3. Bazı atasözleri gerçek, bazı atasözleri mecaz anlamlıdır. Örnek: Güneş balçıkla sıvanmaz. (Mecaz) Dikensiz gül olmaz. (Gerçek ve Mecaz) Ağaç yaşken eğilir. (Gerçek ve Mecaz) 4. Atasözlerinde yargı her yönüyle tamamlanmıştır. Soru: Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur? A) Ayağını yorganına göre uzat. B) Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez. C) Son pişmanlık fayda vermez. D) Yuvarlanan taş yosun tutmaz. E) Ateş düştüğü yeri yakar. ÖZDEYİŞLER (VECİZELER) Geniş bir kültür ve deneyim sahibi kişilerin söyledikleri özlü sözlerdir. Atasözlerinden farkı söyleyeninin belli olmasıdır. Örnek: Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. (Mevlana) Soru: Ünlü bir bilgin şöyle diyor: “Eğer işiniz doğruyu tanımlamaksa süslemeyi başkalarına bırakın.” Burada sözü edilen özdeyişle anlatılmak istenene en yakın açıklama aşağıdakilerden hangisidir? A) Yinelemelerden kaçınma. B) Sonuçları özet olarak verme. C) Anlaşılır bir dil kullanma. D) Anlatımda yalınlığa önem verme. E) Olumluyu da olumsuzu da belirtme. (1998-ÖSS) SOMUTLAŞTIRMA Soyut kavramların, durumların, olayların somut kavramlar aracılığı ile anlatılmasına “somutlaştırma” denir. Örnek: Dün bize soğuk davrandı. (Soyut-ilgisizlik, somut sözle anlatılmış) Kirli işlerle uğraştığını söylüyorlar. (Soyut- kötü, somutla anlatılmış) DOLAYLAMA Tek sözcükle anlatılacak bir varlığın birden fazla sözcükle anlatılmasına “dolaylama” denir. Örnek: Balık - Derya kuzusu Kıbrıs - Yavru vatan Aslan - Ormanlar kralı Sezen Aksu - Minik serçe YANSIMA SÖZCÜKLER Doğada duyulan seslerin taklit edilmesi yoluyla oluşan seslerdir. Örnek: Dere şırıl şırıl akıyor. Sular dar bir geçitten aşağıya gürül gürül akıyor. Soru: Aşağıdaki dizelerin hangisinde yansımadan türemiş bir yüklem vardır? A) Döne döne ardın sıra melerim. B) Kuşlarınız birbiriyle ötüşür. C) Keklik gibi taştan taşa sekersin. D) İnip aşkın deryasını boyladı. E) Ayrılık elinden bağrım eziktir. ANLAM DARALMASI Bir sözcüğün anlamını zamanla yitirmesidir. Örnek: Erik eskiden bütün meyveler için kullanılırken artık bir tek erik meyvesi için kullanılıyor. ANLAM GENİŞLEMESİ Bazı sözcükler eski anlamları yanında yeni anlamlar da kazanabilirler. Çok anlamlı olurlar. Örnek: Kol – organ Dal – Ağacın uzantısı Kol – bölüm Dal – Bölüm, Kısım |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Taglar |
| sözcük, sözcükte anlam |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Servisleri:
ForumTR Video -
ForumTR Haber -
ForumTR Oyun -
ForumTR Chat -
ForumTR Mail -
ForumTR IRC
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail
Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com