|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Bir Çok Şiirler. Konusunu Görüntülemektesiniz => Bir Savaşçı Vedası Bilin ki, kaybetsem de, hep devlerle savaştım Ölmeden son bir defa saldırıp gideceğim Benim silahım yoktu, ellerimle ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
ι ℓσνє уσυ ƒямтя
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 21-03-2007
Yer: A L İ S A M İ Y E N Takım:GALATASARAY İl:Samsun İlçe:Terme
Yaş: 16
Mesajlar: 1,081
Rep Puanı: 51127701
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Bir Savaşçı Vedası
Bilin ki, kaybetsem de, hep devlerle savaştım Ölmeden son bir defa saldırıp gideceğim Benim silahım yoktu, ellerimle dövüştüm Bu yalnız savaşlarda çıldırıp gideceğim Bu dünya baştan yalan, bir alem var, gerçektir Ben kime eğileyim, Tanrı bir, Tanrı tektir Bilirim ki, amenna, kefenin cebi yoktur Ceplerimi kanımla doldurup gideceğim Bir sen kal bu meydanda, bu nasıl bir savaştır Bir sen gerçeği unut, ya bu nasıl bir düştür Gelen bir akıl versin , bu ne garip bir iştir Elalemi kendime güldürüp gideceğim Kalbimde bir bayrak var, asırlarca yası var Kırk parçaya bölünmüş bir milletin düşü var Gökyüzünün mavisi, bir bozkurtun başı var Ben o bayrağı göğe kaldırıp gideceğim Ben kar olup yağayım, bu dağ sevmesin beni İmanlı bir Türk'üm ya, sol-sağ sevmesin beni Ben bu çağı sevmedim, bu çağ sevmesin beni Hayallerimi en son öldürüp gideceğim. Güzel Türkistan Güzel Türkistan sana ne oldu? Seher vaktinde güllerin soldu, Çemenler solmuş kuşlar hem feryat Hepsi mahzun, olmaz mı dil şad? Bilmem niçin kuşlar uçmaz bahçelerinde Birliğimizin sarsılmaz dağı Ümidimizin sönmez çerağı Birleş ey halkım, gelmiştir çağı, Bezensin şimdi Türkistan bağı. Davran halkım artık yeter bunca cevr ü cefalar Bayrağını al, kalbin uyansın, Kulluk, esaret kamilen yansın, Kur yeni devlet düşman irkilsin Yüce Türkistan ayağa kalksın Kendi öz vatanının gül bahçelerinde. Adamım Neden suratın asık neden gül benzin soldu Yine neler neler düşündün adamım Neden öyle irkildin neden yüzünü döndün Bilirsin o sebepten hala kafam çok bozuk Nasıl da çıldırmıştım ben o gün devdim Nasılda parlamıştım alevlenmiştim Öldürdüm inan öldürdüm inan Öldürdüm kahrolayım. Arkamda kapkara çarpık gölgeler Depremler İhtilaller çökük damlar Ağlıyorsun adamım ağlıyorsun adamım Ağlama gül ki kendimi bulayım Dışarıda kar yağıyor sokaklar boş değilmiş Ciğaram var sen çay demle adamım Unutmadan bakıver gece gözüyle gördüm Kıvrılmış penceresi şu bizim yan odanın Nasıl da bozulmuştum nasıl haykırdım Nasılda sinirlendim biliyorsun ya Geliyordum ansızın karşıma çıkıverdi Şu bizim evin penceresi Arkamda kapkara çarpık gölgeler Depremler İhtilaller çökük damlar Ağlıyorsun adamım ağlıyorsun adamım Ağlama gül ki kendimi bulayım. Biz Geleceğiz Elbette gece bitecek gardaş Elbette şafak sökecek gardaş Elbette güneş doğacak gardaş Güneşle birlikte biz geleceğiz Seccâdemiz ve Kitab'ımızla İmanımız ve Sancağımız'la İlahimiz ve Marşlarımız'la Güneşle birlikte biz geleceğiz Allah'a olan saygımız ile İnsan'a olan sevgimiz ile Sevdaya çalan Ülkümüz ile Güneşle birlikte biz geleceğiz Allah'ım sen bize yardım et diye Şehitler katında Yüce Secde'ye Sevda diyarından zulmün üstüne Güneşle birlikte biz geleceğiz Biz geleceğiz biz geleceğiz Güneşle birlikte biz geleceğiz Başbuğumuz Türkeş'tir Binlerce şehit verdik Cennetten güller derdik Bu davanın uğruna Nelere göğüs gerdik Meydanlara biz çıktık Ateşleri biz yaktık Zulüm sehpalarına Üç hilâli biz çaktık Geldi geçti eylüller Yine yeşerdi güller Biz bize kurbanız dost Bizi ne bilsin eller Hakk'a giden erleriz Sıradan neferleriz Başbuğ adı geçende Gümbür gümbür gürleriz Türkeş'tir Türkeş'tir Başbuğumuz Türkeş'tir Ülkücüler kardeştir Başbuğumuz Türkeştir Otuz Kupona Radyo televizyon gazete dergi Her bir şey meydanda sergi var sergi Esnafa çiftçiye koy peşin vergi Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Taksitle araba taksit taksit ev Enflasyon kudursun dev olsun dev İstersen küfür et istersen sev Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Sınavı düşünme ! kitabın bizden Bedava deneme sınavın bizden Yarıçıplak hatunlar son avın bizden Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Bardak, tabak, oyuncak, halı verdiler Denizin dibinde yalı verdiler Gül yaprağı gösterip, çalı verdiler Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Fatih'e İstanbul, Yavuz'a Mısır Yüz kupona kilim, kırk kupon hasır Kuponla gelecek ülkeye huzur Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan En son hediyeyi kızlar tanıttı Gümbür gümbür çalan sazlar tanıttı Utanmaz arlanmaz yüzler tanıttı Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Kampanya dönemi geldi - geçiyor Uyuma vatandaş fırsat kaçıyor Millet çatır - çatır kupon seçiyor Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Her satırdan şiddet nefret akıyor Kalemler bölücü tohum ekiyor Ekranlar salyalı pislik kokuyor Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Makyaj, giyim - kuşam bunların işi En sağlıklı yaşam bunların işi 'Siz emredin paşam' bunların işi Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan İhtilâl yaparsın manşet atarlar 'Nü' resim yaparsın topa tutarlar Hangisini saysam katar katarlar Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Demokrasi lâiklik insan hakları Örtüyle başladı ilk yasakları İrtica geliyor (!) son tuzakları Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Lâiklik - Şeriat kavgası bitsin Ülkeme duyulan bu nefret yetsin Sevmeyen şerefsiz defolsun gitsin Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Görüntü Kemâlist aslı komünist Hesaplar çok ince tam oportünist Bunlar hem yalaka , hem kapitalist Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Atatürk maskesi işin yapısı Atatürk'e kurban olsun hepisi Bizim ulan memleketin tapusu Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Deniz Türkiye'li Önkuzu Türk'tü Ay-yıldız bayrağı en büyük farktı Evita sevenler Ülkü'den korktu Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Kılıçkıran Özmen dağda gezmedi Karakol basmadı huzur bozmadı Beşbin şehit verdik kimse yazmadı Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Her günüm cenaze her günüm şehit Çektiğim acıya Yaradan şahit Bir kısmına sebep bir it oğlu it Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Kimine Rusya'da bedava tatil Bedava dinamit bedava fitil Laf bize gelince ‘‘faşist bir katil'' Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Düşman gelmiş kapımıza dayanmış Dört yanımız kampanyaya boyanmış Kutuplara yaz gelmiş bak onlar da uyanmış Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan Çanakkale hiç kampanya görmedi Dumlupınar kampanyaya girmedi Kocatepe mega kupon vermedi Uyan Türk evlâdı uyuma uyan Otuz kupona alınmadı bu Vatan. Yerde Kalmasın Seksendört yılında Siirt ilinde İlk pusuyu kurdular Eruh yolunda Mehmedim'in türküsü alem dilinde Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Okullar camiler yanmış yıkılmış Üç günlük bebeğe kurşun sıkılmış Analar hep yasta boynu bükülmüş Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Yakılan köyleri anlatır biri Dili dolaşıyor benzi sapsarı Gidenler bir daha dönmüyor geri Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Suriye Bekaa dolaşıp durdun Çoluğu çocuğu ölüme sürdün Birinci dersini Kenya'da gördün Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Gözün aydın olsun ‘'yurda hoş geldin'' Onbeş yıl bekledik niye geç kaldın Sürdüğün saltanat bitmezmi bildin Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Fırsat verilirse hizmet edecek Çoban olup dağda davar güdecek Bir yolunu bulsa Şam'a gidecek Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Bu rezil yüzünden ne canlar yandı Otuzbin can gitti ocaklar söndü ‘'Annem de Türk'' dedi Kıble'ye döndü Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Suriye İran Irak destek olmasın Avrupa bu işe köstek olmasın Gerek yok gözlemci filan gelmesin Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Pişmanlık yasası çıksın ! ne demek Bunun Türkçesi ‘katile af' demek Abesle iştigal resmen halt yemek Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Yetim yavruların yükselen sesi Hakim bey savcı bey dinleyin bizi Kırılsın o kalem yazmasın yazı Asın bu katili nefes almasın, Şehidimin kanı yerde kalmasın Ağlayan sızlayan analar gördüm Düşündüm taşındım kararı verdim İlmeği yağladım urganı gerdim Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Şehit Hüseyin'in oğlu büyümüş Mahkemede bir bak yiğit ne imiş Biz kararı verdik yok artık dönüş Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Yerin yurdun belli rahat olsunlar Adresin İmralı böyle bilsinler Dağdaki itlerin gelip alsınlar Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Avukatlar gelip gelip gitsinler İmralı havası alıp gitsinler Savunmana delil bulup gitsinler Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Yetmiş avukata ne gerek vardı Dangalos Dallama gelse yeterdi Üçü bir arada olup biterdi Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Şehidin geride oğlu kızı var Yanmış yüreklerde dinmez sızı var Bir bilsen kellende kimin gözü var Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Şehitlikte açık görüş olmuyor Feribotla bacı kardeş gelmiyor Olanları aklım fikrim almıyor Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Cümle şehitlerin adı sorulsun Kıssadan hisse hesap görülsün Fazla uzatmayın kalem kırılsın Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Okulumu Çaldılar Paşa paşa geldiler Kalemimi aldılar Koca koca amcalar Okulumu çaldılar ‘‘Kırk yıllık baş örtüsü Türban oldu yavrucum Bu arada okulun Kurban oldu yavrucum Bu nasıl demokrasi Bu ne biçim özgürlük Millet bakar da görmez Bu ne acayip körlük'' Benim yaşım başım ne Ne yapmışım suçum ne Okulumu istiyom Sokaklarda işim ne Çanakkale Şehitlerine Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!" Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer. Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında, Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ! Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil, Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb, Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb. Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam, Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak, Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller, Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre. Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm. Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer; Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi; "O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi. Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek. Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar... O, rukü olmasa, dünyada eğilmez başlar, Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor; Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i... Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi... Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın. Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab... Seni ancak ebediyyetler eder istiab. "Bu, taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle, Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan; Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan; Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına, Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın; Sen ki; a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat.. . Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Ya Rab, Bu Uğursuz Gecenin Yok Mu Sabahı? Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı! Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun! diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun! Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında, Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında, Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm; Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm! Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i, En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!... Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta? Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet, Teslis ile çöksün mü bütün âleme zulmet? Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban? Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin, Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in? İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet? Yâ Rab, bu ne husrandır, İlâhi, bu ne zillet? Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ? Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ! Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm! Suç başkasınındır da niçin başkası muhkûm? Lâ yüs'ele binlerce sual olmasa du kurbân; İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân! Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık; Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık! Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın... Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın! Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi: Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi! Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted: Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed! Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar, Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar! En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından, Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan! İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok... Nâ-hak yere feryâd ediyor: âcize hak yok! Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi? Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî! 4 Cemaziyelevvel 1331 28 Mart 1329 (1913) Sakarya Türküsü İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir. Akışta denetlenmiş, büyük, küçük, kainat; Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!.. Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan; Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an; Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su; Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun, Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz! Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!.. O Erler ki... O erler ki , gönül fezasındalar, Toprakta sürünme ezasındalar. Yıldızları tesbih tesbih çeker de, Namazda arka saf hizasındalar. İçine nefs sızan ibadetlerin, Birbiri ardınca kazasındalar. Günü her dem dolup her dem başlayan, Ezel senedinin imzasındalar. Bir an yabancıya kaysa gözleri, Bir ömür gözyaşı cezasındalar. Her rengi silici aşk ötesi renk; O rengin kavuran beyzasındalar. Ne cennet tasası ve ne cehennem; Sadece Allah'ın rızasındalar. 1983 Bayraksızlar Bayraksızlar bayraksızlar Yere düşse bayrak sızlar Nerden bilsin kıymetini Soysuz sopsuz bayraksızlar Ne olurdu yazmasaydım Ben bu kara yazıyı Bilmeseydi namert soysuz İçimdeki sızıyı Yıldızların isyanı var Hilâl taşıyan felek Damla damla kan akıyor Delik deşik bu yürek Al rengine kara bağlar Yastadır deli gönül Aşık'ın olmuşum senin Hastadır deli gönül Renginde şehitlik gizli Hilâlinde mana var Yüreğimde saklamışım Kurbanında kına var Toprağa düşse yiğit Ölüm güç verir bize İnancıma teslim oldum Zulüm güç verir bize Uğrunda ölen yiğit Kim ne bilsin ne kadar Geriye ne can kaldı Hepsini kurban adar Yamacında gezindiğin Şimdi dağlar ağlasın Bayrağım hançerlendi Şimdi çağlar ağlasın Bayrak yere düşerken Alkışlayan piçleri Kahredecek Türk milleti Destek veren güçleri Susmayın ey milletim Bayraksızda ar olmaz Susar ise yiğitler Vatan bize yar olmaz Başı bozuk yaylada Pusuları kurdular İki yaşında yiğit Kürşad'ımı vurdular Bundan gayrı düşmanım Bayrağa ters bakanlar Artık hesap vermeli Dağı taşı yakanlar Meleküt aleminde Destan olan can bizim Dalgalansın bayrağım Üstündeki kan bizim Dört aylık bebeklere Kurşun sıkan nerdesin Nereye gidersen git Öleceğin yerdesin Hükmü ilâhi varsa Belki korur Yaradan Kan düşmanı olmuşuz Çekilsinler aradan Bu vatanın ekmeğii Gözünüze durmalı Yiğit bir can gelmeli Sizden hesap sormalı Sefai'yem yaşamak ki Bundan gayrı ar gelir Ay yıldızlı bayrağa Bu yeryüzü dar gelir! |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Taglar |
| türkiye, vatan, ülke, şiir, şiirler |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com