|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Serveti Funun Edb. Özlkleri Konusunu Görüntülemektesiniz => SERVET-I FÜNÛN EDEBIYATININ OZELLİKLERI a) Her bakımdan Avrupalılaşmak gerektiğine inanmışlar ve Batının ilim, sanat ve edebiyatından yararlanmaya çalışmışlardır. b) Dîvan ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banlandı
![]() Giriş Tarihi: 21-01-2008
Yer: Napcan Gelcen mi ?
Mesajlar: 2,171
Blog Mesajları: 35
Rep Puanı: 42530672
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
SERVET-I FÜNÛN EDEBIYATININ OZELLİKLERI
a) Her bakımdan Avrupalılaşmak gerektiğine inanmışlar ve Batının ilim, sanat ve edebiyatından yararlanmaya çalışmışlardır. b) Dîvan edebiyatı büyük ölçüde zaafa uğratılmış, en ufak bir hamle yapamayacak hale getirilmiştir. c) “Sanat, sanat içindir” anlayışı hakimdir. Bu yüzden sanatçılar halk yerine aydın zümreye seslenmişlerdir. ç) Ortaya koyulan edebî ürünlerin ağırlık noktasını aşk, tabiat, merhamet, sanatkârın kendi günlük yaşayışı ve yakın çevresi gibi ferdî konular ve psikolojik tahliller teşkil eder. d) Şiir, hikaye, roman, edebi tenkit, makale ve mensur şiire çok önem verilerek bu türlerde Batılı örneklere ulaşılmış; tiyatro, mizah ve edebiyat tarihi gibi türler sönük kalmıştır. e) Bu dönem şairleri, Dîvan edebiyatı nazım şekillerinin pek çoğuna yer vermediler. Verdiklerinde ise çok büyük değişiklik yaptılar. Ayrıca Fransız şiirinden aldıkları sone-terza-rimo gibi Batı edebiyatını klasik nazım şekillerini kullandılar. f) Hece vezni önemsenmemiş, bu vezinle sadece çocuk şiirleri yazılmıştır. Aruza önem verilmiştir. Nazım, nesre yaklaştırılmıştır. Göze göre kafiye değil, kulağa göre kafiye anlayışı benimsenmiştir. g) En kusurlu yönleri, dil ve üsluptur. “Sanat, sanat içindir” anlayışı ile hareket ettikleri için, konuşma dilinden uzaklaşarak, anlaşılamayan bir dil ile süslü, yapmacık bir söyleyişe yöneldiler. SERVET-İ FÜNÛN İLE TANZİMAT EDEBİYATI ARASINDAKİ FARKLAR 1. Tanzimat Edebiyatı'nda şiirin konusu güzel olan her şeydir, Servet-i Fünûn'da güzel kelimesi kaldırılmış ve şiirin konusu sınırsız bir şekilde genişletilmiştir. 2. Tanzimat'ta rağbet görmüş olan metafizik ve sosyal konular Servet-i Fünûn'da mühim bir yer tutmaz. 3. Tanzimat Edebiyatı'nda dil ve üslup, Servet-i Fünûn'a göre daha sade ve anlaşılırdır. 4. Tanzimat Edebiyatı'nda tiyatro ön plandayken, Servet-i Fünûn'da şiir, roman ve hikaye ön plandadır. 5. Tanzimatçılar "toplum için sanat" görüşünü benimserken, Servet-i Fünûncular "sanat için sanat" görüşünü benimsemişlerdir. 6. Servet-i Fünûn Edebiyatı Tanzimat'a göre halktan uzaklaşmıştır. Çünkü, Servet-i Fünûn aydın kesime hitap eder. 7. Tanzimatçılar realizm ve romantizme önem verirken, Servet-i Fünûncular parnasizm ve sembolizme önem vermişlerdir. en sevilmeyen üye....cevabı :'' çokta tınn...!!'' Çevirimdisi Bu mesajı bişr moderatöre bildir Kullanıcı IP Adresini Gör Yazara özel mesaj gönder Bu yazarın bütün mesajlarını bul Bu mesajı bir cevap içinde alıntı yap supergirl Banned BiLgiLer Katılım: Jan 2007 Üye No: 6457 Yer: İstanbul Konular : 158 Mesajlar: 313 Grup: Cezalı Üye Rep Puanı : 33 Rep Derecesi: Mesaj: #2 RE: SERVET-I FÜNÛN EDEBIYATININ OZELLİKLERI Gönderilme Zamanı: 30-12-2007 02:31 AM Aslında ‘dizme ,sıralama’ manasına gelen Arapça tanzim kelimesinin çokluk şekli olan tanzimat ,XIX.yy da Osmanlı devletinde yapılan ıslahat için kullanılmıştır ve aynı zamanda bu devre adını vermiştir.Tanzimat, 3 Kasım 1839 tarihinde Tanzimat-ı Hayriye Fermanının ilanı ile başlar,hukuk bakımından bazı araştırmacılara göre 1879 da I.Meşrutiyet,bazılarına göre ise 1908 de II.meşrutiyetin ilanı ile son bulur. Esasen bir siyasi ve içtimai ıslahatlar manzumesi olarak görünen bu devrede,fikir ve edebi yönden de batılılaşma doğrultusunda yapılan yenilikler devri edebiyatının Tanzimat Edebiyatı olarak anılmasına teşkil etmiştir. Osmanlı devletinde yapılan ıslahat hareketleri başlıca iki devreye ayrılır.Birinci devirde ıslahat hareketleri üzerinde hakim olan fikirler,Osmanlı devletinin kendi tarih ve kültüründen mülhem olduğu halde,ikinci devrede ıslahat hareketlerinin başlamasında Avrupa kültür ve medeniyetinin tesir vardır.Tanzimat bu ikinci devrede yapılan ıslahatın neticesi olarak meydana gelmiştir. Edebiyat tarihimiz Tanzimat,yenileşme ve batılılaşma devrini Şinasi ile başlatır.Şinasinin modern Türk Edebiyatı için örnek olabilecek çalışmaları 1859-1860 yıllarına rastlar.Yenileşmenin mühim türlerinde olan tiyatronun basılı ilk yerli örneği Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı komedisi 1859 da yazılmış,1860 da tefrika edilmiştir.Müntehabat-ı eşar’ın basım tarihi 1862 dır.Batıdan yapılan manzum şiir tercümelerinden ilki olan Tercüme-i manzume 1859 da yayınlanmıştır.Yine ilk özel gazetenin de yayına başlaması 0860 da olmuştur.İlk tercüme roman sayılabilecek Tercüme-i telamak’ın neşri 1859 yılın rastlar.Bu çerçevede Tanzimat Edebiyatının başlangıcını 1859 yılı olarak almak doğrudur.Devre Tanzimat Edebiyatı dışında şu isimler de verilmiştir:Edebiyat-ı cedide(sonraları bu isim sadece servet-i fünun hakkında hakkında kullanılmıştır)Yeni Türk Edebiyatı,Batı tesiri Türk Edebiyatı. Edebiyat tarihlerimiz tanzimat edebiyatının I.devresini 1876 da II.Abdülhamit’in tahta çıkışına kadar götürürler.II.devre ise bazı ilim adamlarına göre 1896 ya kadar devam eder.Bu devreler önemli şair ve yazar isimleri ile de anılmaktadır.I.devre Şinasi,Namık Kemal,Ziya Paşa mektebi;II.devre Hamid-Ekrem-Sezai mektebi olarak anılır.İlk bakışta birbirinin devamı intibaını veren bu iki grubun arasında büyük farklar vardır.Şahsiyetlerin karakterleri kadar eserlerin özellikleri ve fikirleri birbirine zıttır.Buna mukabil Serveti fünun Edebiyatı Tanzimat Edebiyatının II.devresinin devamı gibidir.Bu husus göz önünde tutularak Tanzimat Edebiyatının II.devresi ile Servet-i fünun dönemine beraberce “Abdülhamit Devri Edebiyatı”diyenler de olmuştur.Tanzimat Edebiyatında fikrin ağırlığını dikkate alarak edebiyatı geniş manası ile düşünürsek,batıdan yapılan ilk edebi tercümenin Münif Paşa’nın Muhaverat’ı hikemiye’si olduğu söylenebilir.Bu eser o tarihten altmış yıl önce reisülküttab Atıf Efendinin “zındık”diye vasıflandırdığı Volter’den çevrilmiştir. Artık tercümenin yolları açılmıştır.Avrupa dillerinden ve daha çok Fransızca’dan şiir,roman,tiyatro tercümeleri yapılmaya başlanır.Tanzimat döneminde umum halkın anlayabileceği bir dil arayışı kendini göstermiş,dilde sadeleşmeye doğru bir yol tutulmuştur.Tanzimatçılar edebiyat yolu ile halkı aydınlatmaya çalıştıklarından bu davranışları tabiidir.Fransızca’nın etkisi ile Türkçe cümle sentaksı uzun bir devre içinde değişikliğe uğramıştır.Dildeki bu değişiklikler bir takım reaksiyonları da birlikte getirir.Batılılaşmak sevdası ile Avrupacın örf ve adetlerini benimseyenlerin sosyal alanda kullandıkları tabirler Tanzimat edebiyatında komik unsur olarak yer alınmıştır.Avrupa salon adab-ı muaşeretine özenen tipler ,birer tatlısu frengi olarak tenkit ve alay konusu yapılırlar. TANZİMAT NESRİ Bu edebiyatı temsil edenlerin çoğu aynı zamanda şairdirler fakat bunlar asıl yeniliği nesirde yapmışlardır.Tanzimat edebiyatı hakiki bir nesir inkılabı olmuştur.Çünkü fikirler yenilenmiş.Batıdan yeni kavramlar getirilmiş bütün bunlar nesri büsbütün değiştirmiştir. Zaten,Tanzimat’la edebiyatımıza giren yeni türlerin hemen hepsi hikaye ,roman ,tiyatro makale ,nutuk gibi nesir çeşitleridir.Bu türler ,yeni nesrin gelişmesini sağlamış ve yaratılan üslupla birlikte olgunlaşmışlardır. Yeni nesrin teşekkülüne asıl büyük rol ,gazeteler ve gazetecilere düşmüştür.1860 da başlayan özel gazetecilik ,az zamanda halka hitap eden yeni bir anlatım bulmak gerektiğini kabul ettirdi.İster istemez bir havadis ve haber verme üslubu arandı.Nitekim özel Türk gazeteciliğinin kurucusu olan Şinasi ,1860 da çıkardığı Tercüman-ı Ahval’in ilk sayısına yardığı önsözde ,bu arayışı tam bir şuur ile açığa vurmaktır. “ Tarife hacet olmadığı üzere,kelam meram anlatmağa mahsus bir Tanrı vergisi olduğu gibi,insan aklının en güzel icadı olan kitabet(yazı sanatı)dahi,kalemle tasvir-i kelam(sözü resmetmek)eylemek fenninden ibarettir.Bu hakikatten dolayı, giderek umum halkın kolaylıkla anlayabileceği mertebede işbu gazeteyi kaleme almak gerektiği dahi,yeri gelmişken,şimdiden hatırlatılır.” Batı dünyasında bize gelen yeni görüş ,düşünce ve kavramlar halka gazeteler kanalıyla yayılmıştır.Bunları anlatabilmek için yeni değişlere,tamlamalara ve yeni kelimelere ihtiyaç duyulmuştur.Kimi tercüme yoluyla bulunan, kimi de eski kavramların yeni anlamlar kazanması suretiyle hazırlanan bu kelime ve tamlamalar,yeni nesri hazırlamıştır. Tanzimat şair ve yazarlarının hepsi toplumcu,inkılapçı ve batıcı kimselerdir.Kitaplarında ve yazılarında ,halka gösterecekleri yollar,verecekleri bilgi ve öğütler vardır.Bunu sağlamak için elden geldiği kadar çok insana hitap etmek isterler.Tabii olarak hepsi dile özenmiş ve açık yazmaya çalışmışlardır.Başlıca tanzimat ediplerinin bu husustaki görüşleri sadeleşme ve halk tarafından anlaşılma noktasında birleşmektedir. Sadeliği en ileri götürmüş olan Tanzimat yazarı ,Muallim Naci ve bir çok sayfalarında Ahmet Cevdet Paşadır.Bunlar arasında halk diline en fazla yaklaşabilen de Ahmet Mithat Efendi olmuştur. Tanzimat nesri,eski nesre ilintisiz denilebilecek kadar değişik ve yenidir.Bu yenilik sade olmaktan çok,başkalaşan bir dünya görüşü ile yepyeni batı kavramlarını kullanmaktan ileri gelir.Çünkü bu devir,Türk halkına yeni görüşler, özleyiş ve arzular getirmiş yeni ihtiyaç ve ülkeler sunmuştur.Yabancı dil bilenlerin ve gazetelerin çabaları, memleket işlerinde söz sahibi olmak isteyen yeni nesiller hazırlamış, bu suretle bir halk efkarı (kamu oyu,efkarı umumiyet)meydana çıkmıştır. Uğruna baş koydukları bir çok emelleri olan ve bu ülküyü heyecanla yaymak isteyen şair ve yazarlar vardır.Hürriyet ,vatan ,adalet, zulümle boğuşma, islahat, insan hakları, eğitim, devlet idaresi, vatan için çalışma gibi yüzlerce yeni mesele, gazetelerde, tiyatro ve romanlarda coşkunlukla söylenip yazılmıştır. İşte bu ülküler ve düşünceler Tanzimat’ın nesir dilini, eskilerde görülmeyen ve o zamana kadar bilinmeyen: Hey’et-i içtimaiyye,vezaif-i kaannuniye, vatan manfaati,şeref-i millet,nesl-i ati,şabab-ı osmaniyye,gayret-i milliye,medeniyet resulü,reis-i cumhur, efrad-ı millet, terbiye-i nisvan, zincir-i esaret, ittihad-ı kalb-i millet, gavga-yı hürriyet, şemşir-i zulüm, hak-i vatan..gibi yüzlerce yeni tamlama ve kavramlarla doldurmuştu.Bunlar tanzimat nesrini hakkiyle sadeleştirmemiş olsa bile,büsbütün yenilemiştir. Tanzimat nesrini eski nesirden ayıran özellikler şunlardır: A: Fikir kaygısı öne alınmış üslup özentisi ve süs düşkünlüğü arkaya itilmiştir.Yazıcı,cümlesini bir şey söylemek, öğretmek için kurar.(ne var ki şaşaalı üsluptan ve süsü tutkunluğundan büsbütün vazgeçildiği söylenemez) B: Cümle boyları kısalmış,anlaşılan ve kolayca izlenen bir ölçüye konmuştur.Cümle gereksiz,boş lakırdılardan arınmıştır. C: Seciler çok az kullanılmış yada büsbütün atılmıştır. D: Eski nesirde, konuya girmeden yapılması adet olan başlangıçlar atılmış,kestirmeden esasa girmek yolu tutulmuştur. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Servisleri:
ForumTR Video -
ForumTR Haber -
ForumTR Oyun -
ForumTR Chat -
ForumTR Mail -
ForumTR IRC
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail
Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com