Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 20-12-07, 20:16   #1
naz2186

Varsayılan Bazı yazar ve şairler..


AHMET HAŞİM

Fecr-i Ati’nin şiir alanındaki en önemli temsilcisidir. “Sanat için sanat” görüşüyle şiirlerini yazmıştır. Sembolizmin edebiyatımızdaki en önemli tamsilcisidir.
Ahmet Haşim düz yazıyı “anlaşılmak” için, şiiri “hissedilmek” için diye tanımlamıştır. Eserlerinde aşk, tabiat gibi konuları işlemiş, sosyal konulara hiç yer vermemiştir.
Şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmıştır. Ahmet Haşim şiirin söz ve musiki arasında ; daha çok musikiye yakın bir dil olduğunu belirtmiştir. Ahmet Haşim’in şiirlerinde sarı, kızıl ve bu renklerin tonları hakimdir. Yarım karanlık ortamlar şiirlerinde çizdiği ana tablolardır.
Ahmet Haşim’in şiir dışında fıkra ve gezi yazısı türünde iki eseri vardır. Fıkra türünde olan Gurabahane-i Laklakan (Leylekler Hastahanesi), diğer eseri de Frankurt seyahat namesi’dir.


CAHİT SITKI TARANCI

Cumhuriyet Dönemi’nde yaşamış, herhangi bir edebi topluluğa katılmamıştır. 1935’te “Otuz Beş Yaş” şiiri ile ün kazanmıştır. Şiirlerinin çoğunda ölüm temasını işleyen şair ölümü bir türlü kabullenemez. Bunun dışında aşk, yaşama sevinci gibi konular onun şiirlerinde sıkça görülür.
Garip Akımı’ndan sonra serbest şiirlerde yazmıştır. Ancak hece ölçüsü ile kafiyeli şiirleri çoğunluktadır. Garipçiler gibi şekil özelliklerini tamamen bir kenara itmemiştir. Şiirleri ; Ömrümde Sükut, Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel ve Sonrası’dır.


AHMET HAMDİ TANPINAR

Cumhuriyet Dönemi’nin önemli şair ve yazarlarındandır. Herhangi bir edebi topluluğa katılmamış, kendi şiir çizgisini oluşturmuştur. Şiir, hikaye, roman, deneme, biyografi ve edebiyat tarihi gibi alanlarda eserler vermiştir. Şiirlerinde zaman, rüya ve hayal kavramlarına geniş yer vermiştir. Tanpınar’da Yahya Kemal’in ve Ahmet Haşim’in etkileri görülür. Tıpkı bu şairle gibi müzikalite onun şiirlerinde ön plana çıkmıştır. İstanbul sokakları, geçmişe ve tarihe duyulan özlem eserlerinin belli başlı konularıdır. Şiirlerinde hece ölçüsü kullanmıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde dış dünyadan bahsedilirken bilinçaltı ön plana çıkarılır. Şairin şiirlerindeki kafiyeler çoğunlukla isim soylu kelimelerle yapılmıştır.


NECİP FAZIL KISAKÜREK

Cumhuriyet Dönemi’nin şairlerindendir. Şiirlerinde dini, manevi duygular ön planda olduğu için Mistikçiler grubuna dahil edebiliriz. Necip Fazıl edebiyatın hemen her dalında eserler vermiştir. Ancak edebiyatımızdaki asıl önemi şairliğinden gelir. Necip Fazıl’ın şiir hayatı iki dönemde incelenmelidir. İlk şiirlerinde halk şiiri tarzında sade bir dille insanın iç dünyasına yönelik bir çizgi izlediğini görüyoruz. Sonraki şiirlerinde giderek mistik şiir anlayışını benimsemiş ve kendi tarzını oluşturmuştur. Şiirlerinde insanın evrendeki yerini araştırmış, medde ve ruh problemlerini, insanın iç dünyasının gizli duygu ve tutkularını dile getirmiştir. Şair özellikle “soyutu, metafizik ürpertiyi” şiirlerinde başarıyla işlemiştir. Necip Fazıl şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmıştır.


ARİF NİHAT ASYA

Cumhuriyet Dönemi’nin şairlerindendir. Öğretmenlik yapmış ve Anadolu’yu yakından tanımıştır. Arif Nihat Asya edebiyatımızda bayrak şairi olarak tanınmıştır. Hem heceyle hem aruzla hem de serbest tarzda şiirler yazmıştır. Milli duyguları ince bir duygusallıkla işlemiştir. Ayrıca din ve kahramanlık duyguları da şiirlerinde belirgindir. Dili sadedir. Şiirleri epik, lirik ve didaktik özellikler gösterir. Şairin düz yazı türünde de eserleri vardır.





ORHAN VELİ KANIK

Son dönem Türk şairlerindendir. Türk şiirinde yeni bir çığır açmıştır. Garip Akımı’nın öncüsüdür. Orhan Veli geleneksel şiir anlayışına karşı çıkmış, eski şiirle bütün bağlarını koparmıştır. Şiirde edebi sanatlara, ölçüye, kafiyeye karşıdır. Şairane söz söylemekten, edebiyat yapma hünerinden kaçınır. Yalın bir halk dili ile esprili, nükteli şiirler yazmıştır. Şiirlerinden başka La Fonten tarzında fablları da vardır. Arıca Nasrettin Hoca fıkralarını nazma çekmiştir. Orhan Veli’nin en önemli eseri “Garip”tir. Bu eserin girişinde şiir hakkındaki görüşlerini anlatmıştır. “Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı” şiir türündeki diğer eserleridir.


YAHYA KEMAL BEYATLI

Yahya Kemal Fecr-i Ati döneminden sonra eserlerini vermeye başlamış, Milli Edebiyat Dönemi’ni görmüş, Cumhuriyet Dönemi’nde de olgun eserler vermeye devam etmiştir. Ancak herhangi bir edebi topluluğa katılmamıştır. Fransız şair Bodler ve Varlen’den etkilenmiştir. Yahya Kemal şiirlerinde biçim kusursuzluğunu arayan bir şairdir. Çağdaş batı şiiriyle Divan şiirinin özelliklerini birleştirmiş, neoklasik denen akımın etkisinde kalmıştır. Şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmıştır (Sadece “Ok” adlı şiirinde hece ölçüsünü denemiştir.). Gazel, rubai, şarkı gibi Divan Edebiyatı şiir türlerini yeniden canlandırmıştır. Şiirde ahengi ön plana çıkarmış, müzikaliteyi her şeyin üstünde tutmuştur. Yahya Kemal şiirlerinde toplumsal sorunlara yer vermemiş, daha çok duygusal şiirler yazmıştır. Aşk, sonsuzluk özlemi, Osmanlı tarihi, İstanbul ve ölüm en çok işlediği konulardır. Yahya Kemal şiirlerinde İstanbul Türkçesini ustaca kullanmış ve sade bir anlatıma özen göstermiştir.


AHMET MİTHAT EFENDİ

Tanzimatın I. Kuşağı’nın yazarlarındandır. Yazarın çok sayıda eseri vardır. Ahmet Mithat Efendi bütün eserlerinde halkı eğitmeyi amaçlamıştır. Bunun için de hikaye ve roman başta olmak üzere birçok dalda eser vermiştir. Eserlerini sade bir dille yazan Ahmet Mithat Efendi bildiği her şeyi halka aktarmaya çalışmıştır. Eserlerinde teknik açıdan kusurlar vardır. Ahmet Mithat Efendi öykü ve romanlarında meddah geleneğinden yararlanmıştır.
Romanlarında ve hikayelerinde çoğu zaman olayın akışına ara verir ve okuyucuya bilgiler sunar. Edebiyatımızda hikaye türünün ilk örneklerinden olan Letaif-i Rivayat en önemli eseridir.


HALİT ZİYA UŞAKLIGİL

Servet-i Fünun döneminin önde gelen yazarıdır. Özellikle romanları ve hikayeleri ile ün kazanmıştır. “Mai ve Siyah” adlı roman batılı anlamda ve teknik yönden ilk başarılı roman sayılır. Halit Ziya romanlarında İstanbul’un aydın kesiminden kişileri kahraman olarak seçmiştir. Hikayelerinin kahramanları ise halktan kişilerdir. Servet-i Fünun’un anlayışına uygun olarak “sanat için sanat” ilkesini benimsemiş ve yine ağır bir dil kullanmıştır. Eserlerinde kahramanların iç dünyasına yönelik, psikolojik durumunu ortaya koyan bir üslup benimsemiştir. En çok işlediği konular aşk, hayal kırıklığı, mutsuzluklar, mutsuz evlilikler, yalnız ve kimsesiz kişilerin acılar, korku vb.dir.


HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

Servet-i Fünun Dönemi’nde yaşamasına rağmen bu topluluğa katılmamış bağımsız bir şahsiyettir. Hikaye, roman ve tiyatro türlerinde yetmişe yakın eser vermiştir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar geçimini yazılarıyla sağlayan az sayıdaki yazarlarımızdan biridir. Hüseyin Rahmi’nin sanat anlayışı “sanat toplum içindir” görüşüyle özetlenebilir. Eserlerinde sosyal sorunları, batıl inançları, aile geçimsizliklerini, yanlış batılılaşmayı ve ruh hastalarını konu edinmiştir. İstanbul’daki gündelik hayatı eserlerine başarılı bir şekilde yansıtmıştır. Hüseyin Rahmi’nin eserlerinde Realizm ve Natüralizm akımlarının etkisi belirgindir. Hüseyin Rahmi eserlerinde mekan olarak İstanbul’u işlemiştir. Kahramanlarını halktan seçmiştir. “sokağı” eserlerine taşımış ve başarıyla işlemiştir. Ahmet Mithat Efendi’den etkilenmiş, eserlerinde olayın akşını keserek okuyucuya bilgiler vermiş ve mizahi bir anlatım tarzı benimsemiştir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar eserlerini sade bir İstanbul Türkçe’si ile yazmıştır. (Dönemine göre sade)


ÖMER SEYFETTİN

Milli Edebiyat Akımı’nın önde gelen temsilcilerindendir. Edebiyatımızın en önemli hikaye yazarlarındandır. Olay öyküsünün edebiyatımızdaki en önemli temsilcisidir. Hikayeciliği bir meslek haline getirmiştir. Hikayelerinde konu olarak günlük hayat, çocukluk ve askerlik anıları, Osmanlı tarihi, halk arasında anlatılan menkıbe, fıkra ve efsaneler işlenmiştir. Dili Milli Edebiyat Akımı’nın anlayışına paralel olarak sadedir. Akıcı bir dili vardır.
Hikayelerinde olay anlatımını ön plana çıkarmış, tasvirleri çok kısa tutmuştur. Hikayelerinin esas dokusunu sürükleyici bir olay oluşturur. Merak öğesi ön plandadır. Hikayeleri çoğunlukla şaşırtıcı bir sonla biter. Yine Milli Edebiyat’ın anlayışına paralel olarak okuyucuya bir mesaj vermeyi amaçlar. Ömer Seyfettin’in 140 civarında hikayesi vardır.


HALİDE EDİP ADIVAR

Milli Mücadele Dönemi’nin en önemli yazarlarındandır. İlk eserlerinde daha çok “aşk”ı işlemiştir. Daha sonra Milli Edebiyat Akımı’na katılıp “Türkçülük” konusunu işleyen eserler vermiştir. Cumhuriyet Dönemi’nde de eserler vermeye devam etmiştir. Roman, öykü, anı, tiyatro ve inceleme eserleri vardır.
Halide Edip Adıvar Kurtuluş Savaşı yıllarında verdiği eserlerle tanınır. Yazarın sanat hayatı üç dönemde incelenebilir. Birinci dönemde bireysel konuları ve kadın psikolojisini inceleyen romanlar yazmıştır. İkinci dönem romanları Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatır. Bu dönemdeki romanları realisttir. Üçüncü dönemde ise daha çok daha çok gelenek ve göreneklerin insan hayatını etkileyişini konu alan romanlar yazmıştır. Yazar Tetkik-i Mezalim Cemiyeti’nde görev almış, böylece Kurtuluş Savaşı döneminde Anadolu’nun durumunu bizzat yaşamış ve bunları başarıyla işlemiştir.


MEMDUH ŞEVKET ESENDAL

Cumhuriyet Dönemi’nin önemli hikaye yazarlarındandır. Yazarın hikayeleri durum hikayesi tarzındadır. Memduh Şevket Esendal öykülerinde sıradan insanları ele almıştır. Toplumsal sorunları ve gündelik yaşamı yalın bir dille anlatmıştır. Öykülerinde ele aldığı olayları şimdiki zamana uygun bir üslupla anlatmıştır. Yazar, kahramanlarını da her an karşılaşabileceğimiz, aramızda dolaşan kişilerden seçmiştir. Emekliler, memurlar, ev kadınları, işsizler vs. Kahramanların konuşmaları ve davranışları ait oldukları sosyal sınıfa uygun olarak başarıyla yansıtılmıştır.


SAİT FAİK ABASIYANIK

Cumhuriyet Dönemi’nin önde gelen hikaye yazarlarındandır. Başıboş bir hayat süren Sait Faik bu düzensizlikten dolayı genç yaşta ölmüştür. Sait Faik durum öyküsü türünde eserler vermiştir. İnsanlara, doğaya sevgiyle yaklaşmış hümanist bir insandır. Eserlerinde mekan İstanbul’dur. Çoğunlukla sıradan insanların yaşadığı sıradan olayları ve durumları ele almıştır. Sait Faik denizi ve denizciliği çok seven bir yazardır. Hikayelerinin çoğunda deniz ile ilgili konuları işlemiştir. Yalın bir dille yazan yazar yoksulları başıboş insanları eserlerinde sıkça ele almıştır. Sait Faik’in dilinin belirgin bir özelliği de şiirsel olmasıdır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-11-12, 15:35   #2
geceyesiir

Varsayılan C: Bazı yazar ve şairler..


İDRİS YILMAZ

Gelecek Misin?

Yokluğun gönlümde bir yara oldu
Seni bekleyen
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]ler açılmaz oldu
Senden sonra dilim artık lâl oldu
Azrail gelmeden gelecek misin?

Ağlamak faydasız ölmek mi çare?
Dünyayı bırakıp gitmek mi çare?
Ölüme
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]erek koşmak mı çare?
Son nefesimi verirken gelecek misin?

Bırakıp giderken yalan Dünyayı
Bir damla yaş dökecek misin?
Atılırken üstüme o soğuk toprak
Beni uğurlamaya gelecek misin?

Kısmet olmadıysa kavuşmak yare
Dünyanın sonudur ahretin değil
Sura üflenip de dirildiğimiz gün
Bana kavuşmaya gelecek misin?

İdris Yılmaz
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-11-12, 15:37   #3
geceyesiir

Varsayılan C: Bazı yazar ve şairler..


Ayrılık Vakti

Yağmur yağıyor [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] damlıyordu
Duman kokusu sarmıştı şehri
Üzerinde [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] bir elbise
Dudaklarında azad edilmeyi bekleyen [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]ler
Sabırsızlanıyordu
Kimbilir aklında ne şimşekler çakıyordu

Oysa benim [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]yaşlarım
Yüreğime damlıyordu
İşte o gün ayrılık vaktiydi
Ve Sen
Bırkarak ellerimi
Sökerek yüreğimi gidiyordun
Güneşe yenilen bir buzdağı gibi eriyordum
Yokluğunda...

Üzerine basılan çim gibi eziliyordum
Elveda sözcüğünün ağırlığı altında
Sen, arkanı dönüp giderken daha
Yaralı bir güvercinin
Gökyüzüne olan [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]i gibi özlüyordum Seni

Fabrika bacılarının
gökyüzüne bıraktığı zehir gibiydi sözlerin
Hayallerimi kirletiyor
umutlarımı zehirliyordu
Ve saat ayrılık vaktini gösteriyordu
Sen Gidiyordun

İdris Yılmaz
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat