|
||||
|
|||||||
|
|
#11 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 37927433
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
İSİM TAMLAMALARI
Bir ismin aitlik ilgisi bakımından daha belirli hale gelmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla meydana gelen söz öbeğine isim tamlaması denir. Belli kuralar dahilinde en az iki sözcük bir araya gelerek isim tamlamasını oluşturur. İsim tamlamaları "tamlayan ve tamlanan" olmak üzere iki unsurdan oluşur. Tamlayan birinci sözcük, tamlanan ise ikinci sözcüktür.İsim tamlamalarının tamlayanında ilgi, tamlananında ise iyelik eki vardır. 1. BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI |
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 37927433
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
SIFAT (ÖN AD)
İsimleri niteleyen ya da belirten sözcüklere sıfat denir. Sıfatların varlığı isimlere bağlıdır.Bu nedenle sıfatlar tek başına kullanılmaz.Bu açıdan sıfatlar tamlama olarak karşımıza çıkar. "Güzel kitapları hemen alırım." cümlesinde güzel sözcüğü kitap isminin özelliğini belirten bir sıfattır. Burada "kitap" isminden önce gelerek onun özelliğini belirtmiş ve sıfat olmuştur. Bu nedenle bir sözcük yalnız başına sıfat olamaz. Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi mutlaka bir isimle kullanılır. Sıfatlar içinde niteleme ve belirtme sıfatları olmak üzere ikiye ayrılır. A. NİTELEME SIFATLARI Varlıkların yapısal özelliklerini ortaya koyan sıfatlardır. Niteleme sıfatları isimlerin nasıl olduğnu bildirir ve isme sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir. "Kimsesiz çocuklara yardım edelim." cümlesindeki "kimsesiz" sözcüğü "çocuklar" ın özelliğini belirtmektedir.Bu cümlede "çocuklar" ismine "nasıl" sorusunu sorduğumuzda "kimsesiz" cevabını almaktayız. "Siyah gözlükler sana yakışmış." cümlesindeki "siyah" sözcüğü gözlüğün yapısal özelliğini anlatan bir sıfattır. Nasıl gözlük? Siyah gözlük. Görüldüğü gibi isme sorulan "nasıl" sorusuna cevap veriyor. Adlaşmış Sıfat Bazen kişinin tam olarak bilinmediği ya da niteliğinin vurgulanmak istendiği durumlarda isim söylenmeyip sıfat, ismin yerine geçirilebilir. Bu tür sözcüklere adlaşmış sıfat denir. Adlaşmış sıfatlar niteleme sıfatlarıyla yapılır. "Akıllı insanlar kendine güvenir." cümlesinde niteleme sıfatı olan "akıllı" sözcüğü, "Akıllılar kendine güvenir." cümlesinde "insanlar" isminin düşmesiyle adlaşmış sıfat olmuştur. B. BELİRTME SIFATLARI Varlıkların diğer varlıklarla ilgileri sonucunda aldığı özellikleri belirten sıfatlardır. Belirtme sıfatları varlıkların geçici özelliklerini belirtir.Belirtme sıfatları kendi arasında dört gruba ayrılır. 1. İŞARET SIFATI SIFATLARDA KÜÇÜLTME Sıfat olan sözcüğün anlamında küçültme ya da daralma "-cik,-ce,(-ı)msı,(-ı)mtırak" ekleri ile yapılır. Küçültme sıfatları;bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlardır. "Küçük bir evleri vardı." cümlesinde "küçük" sıfattır ve kendinden sonra gelen ismin niteliğini belirtmektedir. "Küçücük evleri vardı." cümlesinde "-cik" eki almış "küçücük" sözcüğü de niteleme sıfatıdır. Buradaki "küçücük" sözcüün "küçük" sözcüğünden farkı, eklendiği ismin anlamında küçültme yapmış olmasıdır. Küçük ev => küçücük ev "Ekmek ayvasının ekşimsi bir tadı vardı." "Üzerine mavimtırak bir ceket giymişti." "Masada kalınca bir kitap duruyordu." Yukarıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcükler küçültme sıfatlarıdır. SIFATLARDA PEKİŞTİRME Sıfatlarda pekiştirme, yani anlamın kuvvetlendirilmesi iki şekilde yapılır. * .sıfat olan sözcüğün ünlüye kadarki ilk hecesi alınır, daha sonra "m,p,r,s" harflerinden uygun olanı getirilir. En son da sıfat olan sözcük tekrar yazılır. SIFATLARDA DERECELENDİRME Sıfatlarda derecelendirme "pek, çok, daha, en ..." gibi sözcüklerle yapılır. "Kardeşin onlardan daha akıllı biri." cümlesinde "daha" sözcüğü üstünlük, "En güzel kitap buydu." cümlesinde "en" sözcüğü en üstünlük, Çok güzel çiçekleri vardı." cümlesinde "çok sözcüğü aşırılık anlamı katmıştır. |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 37927433
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ZARF (BELİRTEÇ)
İsimlerin varlıkları ya da kavramları karşılar. Fiillerin ise hareketleri, oluşları karşılar. Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa, fiillerin de belli nitelikleri vardır. İsmin niteliğini bildiren sözcüklere sıfat demiştik. Fiillerin niteliğini bildiren sözcüklere de zarf denir. "Güzel bir kitap okuyorum." cümlesinde "güzel" sözcüğü "kitap" isminin niteliğini bildiriyor, onun nasıl olduğunu açıklıyor. Öyle ise bu sözcük sıfat görevindedir. Aynı sözcük; "Bu kitap daha güzel görünüyordu." cümlesinde "görünmek" fiilinin nasıl olduğunu bildiriyor. İşte bu durumda "güzel" sözü zarftır. Zarflar kendi içinde beşe ayrılarak incelenir: 1. Durum Zarfları Fiilin durumunu yani nasıl yapıldığını bildiren sözcüklerdir. Fiile sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir. “Kardeşim, hızlı koşardı.” Bu cümlede "hızlı" sözcüğü "koşmak" eyleminin durumunu anlatmaktadır. Bunu eyleme sorduğumuz "nasıl" sorusu ile bulabiliriz. "Mobilyalar çok yeni görünüyordu." – Nasıl görünüyor? – Yeni görünüyor. "Derdini iyi anlatırsan çözüm bulursun." "Neden çok sessiz konuşuyorsun?" cümlelerinde altı çizili sözler durum bildiren zarflardır. 2. Zaman Zarfı Fiilin yapılma zamanını bildiren sözcüklere zaman zarfı denir. Zaman zarfları fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap verir. "İzmir'den dün geldim." cümlesinde "dün" sözcüğü, "Bu konuyu akşam konuşalım." cümlesinde "akşam" sözcüğü, "O erken kalkar, geç yatardı." cümlesindeki "erken ve geç" sözcükleri fiile sorulan "ne zaman" sorusuna cevap veren zaman zarflarıdır. 3. Yön Zarfı Fiilin yöneldiği yeri bildiren sözcüklere yön zarfı denir. Yön zarfları ek almadan kullanılır ve fiile sorulan "nereye" sorusuna cevap verir. Bunlar "aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri" sözcükleri eylemin yönünü belirttiğinde yön zarfı olur. "İsterseniz aşağı inelim." cümlesinde, fiile "Nereye inelim?" diye sorarsak, "aşağı" cevabı gelir. Bu sözcük ek almadan da kullanıldığına göre yön zarfıdır. Eğer cümle, "İsterseniz aşağıya inelim." şeklinde olsaydı, sözcük isim görevinde kullanılmış olacaktı. Çünkü ikinci cümlede sözcük, çekim eki alarak kullanılmıştır. aşağı ==> aşağıya Aşağı inecek misiniz? Öte git de rahatlayalım. Geri gelmeyi düşünüyorlar mı? Beri gel de ne ezdiğine bak. İleri git, sonra tekrar gelirsin. Dışarı çıkarsan üşürsün. İçeri gir de, biraz konuşalım. cümlelerinde altı çizili sözcükler yön zarflarıdır. 4. Miktar Zarfları Fiilleri miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir. Miktar zarfları diğer zarflardan farklı olarak fiilin, sıfatın, zarfın miktarlarını da bildirir. Miktar zarfları fiile sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir. "İstanbul'da çok gezdiniz mi?" cümlesinde "gezmek" fiiline "ne kadar" sorusunu sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte fiilin miktarını bildiren bu sözcük zarftır. Bu tür zarflar sıfata sorulan "ne kadar" sorusuna da cevap verebilir. Örneğin; "Çok güzel bir evi vardı." cümlesinde "ev" isimdir. "Nasıl ev?" diye sorarsak "güzel" sıfatı cevap verir. "Ne kadar güzel?" diye sorarsak "çok" cevabı gelir. İşte sıfatın derecesini bildiren "çok" sözcüğü zarftır. Çünkü burada çok olan güzelliktir. Bu tür zarflar, başka bir zarfın derecesini de bildirebilir. Bu durumda zarfa sorulan "ne kadar" sorusuna cevap verir. "Çok hızlı koşuyor." cümlesinde "koşuyor" fiildir. "Nasıl koşuyor?" diye sorarsak "hızlı" zarfını buluruz. "Ne kadar hızlı?" diye sorduğumuzda ise "çok" cevabı gelir. Zarfın derecesini bildiren bu sözcüğe de zarf diyoruz. “O, bu derse pek çalışmadı.” “Pek sağlam bir ayakkabıya benzemiyor.” “Pek akıllısın sen de!” "Ne kadar" sorusu elbette sadece zarfı buldurmaz. "Fazla mal göz çıkarmaz." cümlesinde altı çizili sözcük "mal" isminin miktarını bildirdiği için sıfattır. Çünkü isimlerin zarfı olmaz. 5. Soru Zarfı Cümlelerde zarfları bulmak için kullandığımız sorular vardı. "Sizi nasıl tanımam?" "Gittiği yerden ne zaman dönecek?" "Ne kadar hızlı yürüyor?" "Neden söz vermesine rağmen gelmiyor?" "Ne konuşup duruyorsun ki?" cümlelerinde altı çizili sözcükler soru zarfıdır. |
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 37927433
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ZAMİR (ADIL)
İsim olmadıkları halde isim gibi kullanılan,isimlerin yerini tutan kelimelerdir. Zamirler sözcük ve ek durumunda olmak üzere ikiye ayrılır. A. Sözcük Halindeki Zamirler 1- Kişi Zamirleri 2- İşaret Zamirleri 3- Belgisiz Zamirler 4- Soru Zamirleri B. Ek Halindeki Zamirler 1- İlgi Zamiri 2- İyelik Zamiri A. SÖZCÜK HÂLİNDEKİ ZAMİRLER Sözcük durumundaki adıllar da kendi aralarında şahıs, gösterme, belgisiz ve soru olmak üzere dörde ayrılır. 1. Şahıs (Kişi) Zamirleri B. EK DURUMUNDAKİ ZAMİRLER 1. İyelik Zamirleri |
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
Yönetici
![]() Giriş Tarihi: 23-09-2005
Yaş: 26
Mesajlar: 19,562
Rep Puanı: 37927433
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
FİİLLER (EYLEMLER)
Bir oluşu, bir durumu veya bir kılışı kip ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere denir. Pratik olarak ismi fiilden ayırmak için –me, -ma olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini kullanırız.Eğer bir kelimenin sonuna –ma ,-me olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini getirebiliyorsak o kelime fiil demektir.Getiremiyorsak o kelime isim soylu bir kelimedir. Geldi--------- gelmedi ,gelmek Oturmuş------ oturmamış, oturmak Söylüyorum---------- söylemiyorum, söylemek Yukarıdaki kelimelere –ma,-me ve –mak,-mek getirebilmekteyiz. Öyleyse bu kelimeler fiildir. Kitap--------- kitapma , kitapmak Yukarıdaki ‘kitap’ sözcüğüne ise bu ekleri getiremiyoruz.Öyleyse bu kelime isimdir. Fiiller, anlattıkları hareketin niteliğine göre değişik özellikler gösterir.Bunları üç grupta inceleyebiliriz: a) Kılış fiilleri b) Durum fiilleri c) Oluş fiilleri. Bunları birbirinden ayırt etmek için pratik olarak şu bilgiyi kullanabiliriz.: - Eğer bir fiil geçişli ise (yani ‘neyi’, ‘kimi’ sorularını sorabiliyorsak) kılış fiilidir. Kırmak ,atmak , dikmek, içmek, ezmek,delmek,yolmak,dizmek…. Görüldüğü gibi yukarıdaki fiillere "neyi kırmak?, neyi atmak…" sorularını yöneltebiliyoruz. Öyleyse bu fiiller geçişlidir ve geçişli olduğu için de kılış fiilidir. - Fiil, öznenin kendi iradesi dışında geçirdiği değişimi anlatıyorsa ve bir hareket bildirmiyorsa o fiil oluş fiilidir. Sararmak ,Yaşlanmak,Uzamak, Paslanmak,büyümek,solmak,acıkmak… Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller geçişli olmadığı için kılış fiili olamaz.Bir hareket olmadığı için ve eylem öznenin kendi isteği dışında gerçekleştiği için bu fiiller oluş fiilidir. - Fiil, öznenin kendi iradesinde yani kendi isteği ile gerçekleşiyorsa ve fiil bir hareket ifade ediyorsa o fiil durum fiilidir. Yürümek, oturmak, gitmek, çıkmak,ağlamak… Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller , bir hareket bildirmektedir ve bu hareket kişinin kendi isteğiyle gerçekleşmektedir bu yüzden yukarıdaki fiiller durum fiilleridir. Not: Durum fiilleri de oluş fiilleri de geçişsiz fiillerdir. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com