Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

Yüklem, Özne, Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Cümle Dışı Unsurlar

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Türk Dili ve Edebiyatı Forumunda Bulunan Yüklem, Özne, Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Cümle Dışı Unsurlar Konusunu Görüntülemektesiniz => Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir hareketi, bir olayı okuyan veya dinleyende herhangi bir soruya meydan vermeyecek şekilde tam olarak anlatmaya ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 15-07-07, 13:34   #1 (permalink)
O şimdi asker ! . . .
 
Giriş Tarihi: 16-02-2006
Yer: ■ ° · ForumTR.Com · ° ■ Meslek: ■ ° · Piyanist · ° ■ [<|ÇANAKKALELİ|>]
Mesajlar: 1,195
Rep Puanı: 4647711
Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11Feridun YENEN Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 46522
Varsayılan Yüklem, Özne, Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Cümle Dışı Unsurlar


Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir hareketi, bir olayı okuyan veya dinleyende herhangi bir soruya meydan vermeyecek şekilde tam olarak anlatmaya yarayan kelime veya kelime dizisine cümle denir. Yukarıda anlatılan kelime grupları belirtme grubu idi. Temel işlevi yargı ifade etmek olan cümle ise en geniş kelime grubudur, yargı grubudur.

Cümle kurmak için en azından çekimli bir fiil şarttır. Cümle; yargı, zaman ve kişi kavramını birlikte taşıyan çalışıyorum veya görevliyiz örneklerine benzer biçimde bir kelimeden oluşabileceği gibi birden çok yargı veya temel yargıya bağlı bir çok yan yargılardan da oluşabilir.

Bir cümlede kelime sayısı, anlatılmak istenilenin kısa veya uzun olma*sına göre az veya çok olur. Düşüncelerin daha etraflıca anlatılması için çoğu zaman cümledeki kelime sayısını artırmak gerekir. Günlük konuşmalarda kuru*lan cümlelerin kurallı olup olmadığına, cümledeki kelimelerin isteği tam olarak ifade edip etmediğine pek dikkat edilmez. Konudan hareketle en az çaba kanununun bir sonucu olarak genellikle kısa cümleler kurulur hatta zaman zaman cümle bile kurmadan tek kelimeyle veya bir işaretle karşılık verilebilir. Karşılıklı konuşma cümlelerinde anlaşmayı sağlayacak belirtiler olması hâlinde cümle tek ögeden de oluşabilir:

― Gecenin bu saatinde ne arıyorsun buralarda?
― Kardeşimi. (Ben kardeşimi arıyorum.)
― Sıcak ekmekler elini yakmaz mı senin?
― Yakmaz. (Benim elimi yakmaz.) gibi.

Düşüncelerin yazılı olarak ifadesi gerektiğinde cümledeki kelime sayısı düşüncenin genişliğine göre ayarlanır. Buradan şu sonucu çıkarmak mümkündür: Düşünceyi istenilen biçimde tam olarak anlatmaya yetmeyen az kelimeli cümlelerde ifade eksikliği hissedilir. Gerek olmadığı hâlde fazla kelimelerle uzatılmış cümleler de sevimsiz ve yersizdir. İçinde fazla kelime bulunmadığı hâlde anlatılmak istenileni eksiksiz ifade edebilen cümle, cümlelerin en güzelidir. Özlü sözler, bu nitelikteki cümlelerdir.

Titiz yazarlar ve güzel konuşanlar cümlelerindeki kelime sayısını düşüncelerinin genişliğine göre ayarlarlar. Cümleye eklenen her yeni kelime, cümlenin daha açık ve anlaşılır olmasına hizmet etmelidir. Aşağıdaki örneği, cümleye eklenen her yeni kelimenin kattığı anlama göre inceleyiniz:

Geldi.
Yalçın geldi.
Yalçın dün geldi.
Yalçın, dün arabasıyla geldi.
Yalçın, dün arabasıyla köye geldi.
Yalçın, dün Almanya’dan arabasıyla köye geldi.
Oğlum Yalçın, dün Almanya’dan arabasıyla köye geldi.
Yıllardan beri yolunu dört gözle beklediğim büyük oğlum Yalçın, dün öğleden sonra Almanya’dan yeni aldığı kırmızı renkli opel marka arabasıyla yolu hâlâ asfaltlanmayan köye, tozu dumana katarak geldi.

Bu cümleyi daha da uzatmak mümkündür. Önemli olan, çok kelimeyle uzun cümleler kurmak değildir. Düşüncenin genişliğine ve kavratılmak istenilen anlam inceliğine göre uygun kelimeleri seçip bunları dilin kuralları içinde bir sıraya koymaktır.
CÜMLENİN ÖGELERİ
Cümlede birbirinden tamamen farklı görevler üstlenen kelime ve kelime grupları cümlenin ögelerini, bölümlerini oluşturur. Çekim ekleriyle birbirlerine bağlanarak cümleyi oluşturan bu ögelerden yüklem ve özne asıl ögeler; nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleçleri yardımcı ögelerdir.

Yüklem


Cümlenin üzerine kurulduğu temel ögedir. Cümlenin ağırlığını, yükünü üzerine alan, taşıyan, yüklenen ögedir. Diğer ögeler yüklemin tamamlayıcısı ve destekleyicisi durumundadır.

Yüklem, çekimli bir fiil veya kendisine ek-fiilin bağlandığı isim soyundan bir kelime olur: öğreniyordum, çalışmışsınız, bilesin; çocuktur, tembel değildi, üzgünüm, okuldayız gibi. İsimlerden kurulmuş yüklemler değil kelime*siyle olumsuz yapılır: Aradığımız kitaplar bunlar değilmiş.

Türkçede asıl unsurun sonda bulunması ilkesine göre yüklem cümlenin sonunda bulunur. Ancak günlük konuşmalarda, şiir dilinde ve atasözlerinde yüklemin yeri değişebilir:

“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.”

(Mehmet Âkif)

Sakla samanı; gelir zamanı.

Yoruluyorum bir haftadır bu işte.

Yüklem tek kelime olabileceği gibi kelime grubu da olabilir. Birden fazla kelimeden oluşan yüklemlere yüklem grubu da denir:

Karlı dağlar atalarımın yurdudur. (isim tamlaması)

Bu, bir hafta önce kaybolan pırlanta yüzüktü. (sıfat tamlaması)

Eşyanızı buraya bırakabilirsiniz. (birleşik fiil)

Ülkeler fethetmiş komutan gibisin. (edat grubu)

Kırk sekizin yarısı yirmi dörttür. (sayı grubu)

Bir cümlede yüklem dışındaki ögeler birden fazla olabilir. Ancak bir cümlede bir yüklem bulunur. Söz dizimindeki yüklem sayısı, cümle sayısını gösterir:

Bugünkü iş bitmiş, yemek yenmiş, ocak başında sohbet başlamıştı. (3 cümle)

Tamburu eline alır, etrafa göz atar, coşar, çaldıkça çalardı. (4 cümle)

Bir cümlede özellikle vurgulanmak, belirtilmek istenen unsurlar yükleme yaklaştırılır.

Cümlelerde, anlaşılmaları için açık ipucu, belirtiler bulunması durumunda yüklemler düşürülebilir. Böyle yüklemsiz cümlelere kesik cümle denir:

― Sınav kâğıdını kim teslim etmedi?

― Selma. (teslim etmedi)

Özne



Yüklemin gösterdiği işi, oluşu, hareketi, durumu üzerine alan, fiilden ayrılmayan ögedir. Cümlede yapanı veya olanı yalın hâlde karşılayan özne, (çokluk ve iyelik eki dışında) çekim eki almadan fiile bağlanır:

Çocuklar, sabahtan beri parkta oynuyorlar.

Çocuk bakıcısı, işini çok seviyordu.

Göktuğ, siparişleri tam vaktinde getirdi.

Kelime ve kelime grupları cümlede özne görevinde bulunabilir:

Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak sanattır. (fiil ismi)

Gülay abla, bugün yorgun görünüyordu. (unvan grubu)

Ömrünün en güzel çağları bu verimsiz topraklarda geçti.(isim tamla*ması)

Dinamitle balık avlayanlar pişmandı. (sıfat-fiil grubu)

Cümlede aynı yükleme bağlanmış birden fazla özne olabilir:

Kitabı, defteri, kalemi, hiçbir şeyi yoktu.

Öznesinin kelime veya kelime grubu olarak açıkça söylenmediği cümlelerin bu ögesi yüklemdeki kişi ekinden anlaşılır. Kişi ekinin gösterdiği zamir, cümlenin öznesidir. Böyle öznelere gizli özne de denir. Bu tip öznelerde anlam bakımından değil, biçim bakımından bir gizlilik söz konusudur:

“Sen bir ceylân olsan ben de bir avcı,

Avlasam çöllerde saz ile seni.”

(Âşık Veysel)

(Ben) Bütün bir yaz gelmeni bekledim.

(Sen) Sözünü vaktinde yerine getirmezsin.

(O) Kapıya doğru yavaşça süzüldü.

(Biz) Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur ararız.

(Siz) Bugünleri çok arayacaksınız.

Edilgen çatılı fiillerde özne açıkça belli değildir. Böyle cümlelerde özne gibi görünen unsurlar işi yapan değil, yapılan işten etkilenen nesnelerdir: Çamaşırlar yıkandı. Yanlış yere park edilen arabalar çekildi. Sorular görüldü.

Gereklilik kipinin teklik 3. kişisi bazı kullanımlarda özne almaz: Şimdi eve gitmeli, bir yorgunluk kahvesi içmeli, okumaya başlamalı.

Hitap unsurları (ünlemler), yükleme bağlanmadıkları için özne değil cümle dışı unsur olurlar:

“Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın”

(Mehmet Âkif )

“Şair, sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın.”

(Faruk Nafiz)

Hocam, bu konuyu anlatmadınız.

Cümlede özneyi bulmak için yüklem -an / -en’li sıfat-fiil hâline geti*rilerek kim, ne sorusu sorulur:

Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha ziyade ayak patırtısı ederler.

(Cenap Şahabettin)

(ayak patırtısı eden kimler? ― yerinde sayanlar)

Yolun kenarında kırmızı bir araba duruyordu. (duran ne? ― kırmızı bir araba)

Özne - yüklem uygunluğu
Türkçede cümle, yüklem ve özne üzerine kurulduğu için bu iki öge arasında teklik-çokluk (sayı) ve kişi bakımından uygunluk vardır. Ancak aşağıda sıraladığımız bazı özel durumlarda bu uygunluğun olmadığı görülür:

a) Teklik-çokluk uygunluğu

Türkçede genellikle özne ve yüklem arasında sayı bakımından bir uygunluk vardır. Kişi ve kişi zamirleri özne olduğu zaman özne teklikse yüklem de teklik; özne çokluksa yüklem de çokluk olur:

Görevli, biraz önce geldi.

Bu hafta öğrenciler sınava hazırlanıyorlar.

Biz üzerimize düşeni yapacağız.

Aşağıda sıralanan bazı özel durumlarda özne ile yüklem arasında teklik-çokluk bakımından bir uygunluk aranmaz:

· Bitki, hayvan, cansız varlık ve kavram isimleri (soyut isimler) çokluk eki alarak cümlede özne olursa bunlar, teklik yükleme bağlanır: Ağaçlar çiçek açtı. Bülbüller ötüyor. Leylekler göç ediyor. Şehirler de insanlar gibi değişiyor. Kitaplar, insanın ufkunu genişletir. Yıllar su gibi akıp gidiyor. Kötülükler unutulmalıdır. Bu sıkıntılar ne zaman bitecek?

· Yukarıda örneklenen özneler kişileştirilirse, özneyle yüklem teklik-çokluk bakımından uygunluk gösterir: Bülbüller ağıt yakmaya başladılar. Sokaklar benim gibi yalnız kaldılar.

· Organ adları çokluk eki alarak özne olursa teklik yükleme bağlanır: Kulaklarınız iyi işitmiyor galiba? Ellerim dondu. Dizlerim ağrıyor. Gözlerim görmez oldu.

· Özne görevindeki teklik ve çokluk topluluk isimleri teklik yükleme bağlanır: Meclis tatile girdi. Sürü, çobanın insafına kaldı. Ordular, savaşa hazırdı..

· Özne görevindeki hareket isimleri teklik yükleme bağlanır: Koridorda koşuşmalar, gidip gelmeler başladı.

b) Kişi uygunluğu

Özneyle yüklem arasında kişi bakımından bir uygunluk bulunur. Özne hangi kişi ise yüklem o kişiyi gösteren kişi ekini alır: Siz öğrenmek için gayret ediyorsunuz. Öznenin değişik kişilerden oluşması durumunda özneyle yüklem arasındaki kişi uygunluğuna dikkat edilmelidir. Bir çözüm olarak şu söylenebilir: Birden fazla kişiden oluşan özneyi hangi kişi zamiri karşılıyorsa yüklem bu kişiyi gösteren kişi ekini almalıdır:

Sen, ben ve o (yani biz)bu sınavı kolayca kazanırız.

Sen ve o (yani siz) çalışmıyorsunuz.

Ben ve o (yani biz) saat üçe kadar ders çalıştık.

Şengül ve ben (yani biz) sergiye gitmedik.



“Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız

Rengimize baksınlar kandan ve çamurdanız.”

(Necip Fazıl)

Alçak gönüllülük göstermek, böbürlenmek, nezaket ve saygı göstermek gibi bazı sebeplerle, özne bir kişi olduğu hâlde çokluk olarak kullanılır ve buna bağlı olarak da yüklem çokluk olur:

Araştırmamızı bu noktada derinleştirelim. (alçak gönüllük)

Biz her işin üstesinden geliriz. (böbürlenme)

İnternet bağlantısını siz mi kuracaksınız? (nezaket)

Sayın Valimiz, şirketimizi ziyaret ettiler. (saygı)


Nesne



Nesne, cümlede yüklemin bildirdiği, öznenin yaptığı işten etkilenen ögedir. Geçişli fiiller, nesneye yönelerek onu etkilediği için nesne, sadece yük*lemi geçişli fiil olan cümlelerde bulunur.

Nesne, yükleme belirtme hâli ekiyle (-ı, -i, -u, -ü) bağlanır. Cümlede belirtme hâli ekini alan kelime veya kelime grubu sadece nesne görevinde bulu*nabilir. Belirtme hâli ekini alan nesneler belirtili nesnedir. Nesneler bazen belirtme hâli ekini almadan da yükleme bağlanabilir. Belirtme hâli ekini alma*yan nesnelere belirtisiz nesne denir. Belirtili nesneyi bulmak için yükleme kimi, neyi soruları sorulur:

Gülleri, çekerek büyütemezsiniz. (Neyi büyütemezsiniz? ― gülleri)

Cesaret, insanı zafere; korkaklık ölüme götürür.

(Seneca)

(Kimi götürür? ― insanı)

Başını acemi berbere teslim eden cebinden pamuğunu eksik etmesin.

(Neyi eksik etmesin?― pamuğunu)

Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme ne sorusu sorulur:

Kütüphaneden ödünç kitap almaya gittiler.

(Ne almaya gittiler?― ödünç kitap)

Bir cümlede birden fazla nesnenin olması durumunda nesneler, belirtili veya belirtisiz aynı cinsten olmalıdır: Bahçıvan Mehmet, bahçedeki gülleri, karanfilleri, lâleleri bir bir sulardı.


Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç)


Dolaylı tümleç, yüklemi yaklaşma, bulunma ayrılma bildirerek tamla*yan ögedir. Dolaylı tümleç fiilin yerini ve yönünü gösterdiği için bu ögeye yer tamlayıcısı da denir.

Dolaylı tümleç yaklaşma hâli (-a, -e), bulunma hâli (-da, -de; -ta, -te) ve ayrılma hâli (-dan, -den; -tan, -ten) ekleriyle yükleme bağlanan kelime veya kelime grubudur. İsim veya isim soylu bir kelime ya da kelime grubunun dolaylı tümleç olabilmesi için bu hâl eklerinden birini mutlaka alması şarttır.

Dolaylı tümleci bulmak için yükleme kime, kimde, kimden; neye, nereye, nerede, nereden sorularından uygun olanı sorulur:

Güneş girmeyen eve doktor girer.

İşten çıkmış, yorgun argın servise yürüyordu.

“Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;

Bir uykuya daldık ki cehennemde uyandık.”

(Mehmet Âkif)

“Düz ovadan sarpa çekme yolunu

Ver mektebe okutsunlar oğlunu

Doğru at adımın sakın kolunu

Zehirli akrebe yılana ne deñ.” (deñ: dersin)

(Âşık Veysel)

“Ormanda büyüyen adam azgını

Çarşıda, pazarda seyrân beğenmez.”

(Seyrânî)



“Bayramlarda, düğünlerde

Toplantıda, yığınlarda

Sıkılınca dar günlerde

Türküz türkü çağırırız.”

(Âşık Veysel)

Akacak kan damarda durmaz.

İşten artmaz, dişten artar.

Yaklaşma, bulunma, ve ayrılma hâli ekini alan zaman, hâl ve miktar zarflarının dolaylı tümleç değil, zarf tümleci olduğu unutulmamalıdır:

“Sabahtan uğradım ben bir güzele.”

(Karacaoğlan)

Perdeler birbiri ardınca birden kapandı.

Sahilde tek başına dolaşıyordu.

Eylülde gel.
Zarf Tümleci



Yüklemi yer, yön, zaman, durum, miktar, vasıta, şart, soru yönüyle tamamlayan zarflar, cümlede zarf tümleci olur:

Bugün bana ise yarın sana.

Ne öğretirseniz öğretiniz ama doğru ve güzel öğretiniz.

Bugünlerde haberleri dinlemekten çok sıkılıyorum.

Bu çocuk annesinden izin almadan dışarı çıkıyor.

Ev sahibiyle aranız nasıl açıldı?

Akıl, insanın külâhında bir çividir. Ara sıra yumruk yemeden kafanın içine girmez.

Zarflar çekim eki almadan fiile doğrudan doğruya bağlanırlar. Vasıta, eşitlik ve yön gösterme eki alan zarflarda bu ekler, hâl eki göreviyle değil; zarf-fiil göreviyle kullanılan eklerdir:

Kapıyı vurdum ve içeri girdim.

İnsan eğitimle doğmaz ama eğitimle yaşar.

“İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.”

(Yahya Kemâl)

“Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan

Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan

Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece.”

(Yahya Kemâl)

Zarf tümleçlerini bulmak için yükleme ne zaman, nasıl, ne şekilde, ne gibi, neyle, kiminle, niçin, ne kadar, hangi yöne gibi sorular sorulur:

Biraz geç kaldınız. (ne kadar geç kaldınız?)

Sabaha doğru, saat üçte geldi. (ne zaman geldi?)

Sora sora Bağdat bulunur. (Bağdat nasıl bulunur?)

Babasının dönüşünü tam iki ay, sabırsızlıkla bekledi.(ne kadar, nasıl?)

Kimseyi üzmek istemediği için sesini çıkarmıyor. (niçin?)

Maçı sayıyla kazandı. (nasıl, neyle?)

Edat grupları cümlede zarf göreviyle kullanıldığı için bunların edat tümleci olarak değil zarf tümleci olarak gösterilmesi uygundur.

Cümle dışı unsurlar



Cümlenin kuruluşuna katılmayan ve dolaylı olarak cümlenin anlamına yardımcı olan edatlar (bağlama edatları, ünlem edatları, hitaplar, ara sözler) cümle dışı unsurlardır. Cümlenin ögeleri bulunurken bunlar dikkate alınmaz: Evet, şimdi seni de dinleyelim. Eyvâh! Ne yer ne yâr kaldı. (A. Hâmit) Şimdi, efendiler –müsaade buyurursanız- size bir sual sorayım. (Atatürk) gibi. //SLÇK ÜNİV UZ. EĞTM. PRO//
Feridun YENEN çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-07-07, 13:36   #2 (permalink)
Geçerken Uğradım
 
Giriş Tarihi: 19-07-2007
Yer: Everywhere
Yaş: 18
Mesajlar: 78
Rep Puanı: 1150227
K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11K.Raikkonen Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 11519
Varsayılan C: Yüklem, Özne, Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Cümle Dışı Unsurlar


Teşekkürler..
K.Raikkonen çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-08-07, 22:50   #3 (permalink)
Meraklı
 
Giriş Tarihi: 08-08-2007
Yer: Istanbul>Supernatural>Smallville>Lost.
Mesajlar: 526
Rep Puanı: 778626
_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11_avalanche_ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 7807
Varsayılan C: Yüklem, Özne, Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Cümle Dışı Unsurlar


Teşekkürler.
_avalanche_ çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-08-07, 11:38   #4 (permalink)
♣ coмplicαтєd giяl
 
Giriş Tarihi: 08-05-2007
Yer: uйdєяйєαятh тhє hєll.
Mesajlar: 11,432
Rep Puanı: 56917557
ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 569308
Varsayılan C: Yüklem, Özne, Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci, Cümle Dışı Unsurlar

Teşekkürler
ĩя'ěм₪ çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 22:27
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522