Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Üniversite Bilgileri > Tıp / Biyoloji / Farmakoloji
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 22-01-07, 10:58   #1 (permalink)
Mod
 
Giriş Tarihi: 29-07-2006
Yer: miyim sandın ? :D
Yaş: 20
Mesajlar: 11,472
Rep Puanı: 23153357
pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11pashaemin Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 231672
Varsayılan Evrİm, Kalitim, SoyaÇekİm


EVRİM, KALITIM, SOYAÇEKİM


GİRİŞ

İnsanlığın varoluş öyküsünü, dünya üzerindeki üç milyon yıllık mücadelesini iki kelimeyle özetlemek mümkündür:Var olmak.Canlıların –ve doğal olarak insanların- amaçları karınlarını doyurmak, düşmanlarından ve doğal afetlerden korunmaktır.Kısaca yaşamlarını devam ettirmek.
Biyolojinin temel ilkelerinden biri, türlerin sonradan kazandıkları özelliklerin kendilerine bir yarar sağ-
ladığı, yaşama şansını arttırdığı gerçeğidir.Bunun doğal sonucu olarak her tür gibi insanlarda zamanla çeşitli değişikliklere uğramıştır.Zamanla değişime uğramaya evrim ismi verilir.
Evrimin etkileri her ne kadar güçlü olsa da temel insan profili hemen hemen aynıdır.Hepimiz bir insan resmi çizmemiz istendiğinde benzer resimler çizeriz:İki eli, iki bacağı,iki kulağı, bir burnu olan, iki ayağının üstünde evrimin canlı kanıtı olarak dimdik ayakta duran canlı.Temel olarak insan profili aynı olmakla beraber, genelde kafalarının çalışma yolları, duygusal ve zihinsel olarak olaylara verdikleri tepkilerde çoğu zaman aynıdır.Yani diyebilirizki zamanın canlılar üzerinde yaptığı tadilat çalışmasıdır evrim.Nasıl bir bina tadilattan geçtikten sonra daha sağlam daha güzel oluyorsa; başta insan ırkı olmak üzere bütün canlılarda evrimin etkisiyle daha iyi ve daha uzun yaşama şansını yakalmışlardır.Doğrusu sonuçlar etkiliyicidir.İnsan ırkının yaklaşık bin yıl gibi kısa sürede her alanda gösterdiği ilerleme göz önüne alındığında evrimin etkilerini rahatlıkla görmek mümkündür.
Peki biz nasıl birbirimize benziyoruz?Temel insan özelliklerinin yanı sıra ailemize ait özellikleri nasıl nesilden nesile aktarabiliyoruz?
Bu noktada devreye genler giriyor.Genler DNA’nın bir bölümü kromozomlarında bir parçasıdır.Genleri bu kadar önemli yapan, her türlü özelliklerimizi belirlemesidir.Tepeden tırnağa bütün özelliklerimiz genlerin içinde kodlanmıştır.Boyutlarına göre yaptıkları işlerin büyüklükleri şaşırtıcıdır:Bir saç telinden binlerce kere daha ince olan DNA’nın bir parçasını oluşturmalarına rağmen, içerdikleri bilgi on cilt ansiklopediden daha fazladır.Bir de her hücrede 30.000 kadar bulunduklarını düşünürseniz insanlar için yaptıkları işlerin büyüklüğü şaşırtcıdır.30.000 gen.Her biri belli bir organımızın şeklini, büyüklüklerini vs. belirliyorlar.Temel profil olarak neredeyse aynı olan insanları birbirinden bu 30.000 gen ayırır.Yani bu kadar benzer bir profil yapısında, bu kadar çeşitli ve birbirine benzemeyen canlı olması bu nedenle pek şaşırtıcı değildir.Bundan öte insanlardan çok daha fazla gen taşıyan pek çok canlı vardır.
Genlerimizi ebeveynlerimizden alırız.Onlarda kendi ebeveynlerinden almışlardır.Burada bir terslik var gibi gözüküyor.Bir gen bir ebeveynden, aynı işi yapan bir başka gen diğer ebeveynden geliyorsa,hiç bir canlı iki özelliği aynı anda göstermeyeceğine göre –mesela bir köpek hem beyaz, hem kahverengi tüylü olamayacağına, ya da hem bir kedi hem mavi, hem yeşil gözlü olamayacağına göre- hangi genin özelliklerimizi belirlemesine nasıl karar veriliyor?
Bu sorunun yanıtı baskın ve çekinik genlerde saklı.Kimi genler dediğim dedik genlerdir.Doğacak yavru, anne veya babasından böyle bir gen aldıysa mutlaka o genin özelliğini gösterecektir.Bu genlere baskın gen ismi verilir.Diğer bir grup gen ise baskın genlere hep boyun eğerler.Bunlara çekinik genler denir.Doğacak yavrunun çekinik genin özelliğini gösterebilmesi için, her iki ebeveyninden o geni almış olması gerekir.Bir baskın bir de çekinik genimiz varsa, baskın gen özelliğini göstermekle beraber, DNA’mızda çekinik geni de taşır ve onu gelecekte kendi çocuklarımıza aktarma imkanına sahip oluruz.
Bir genin baskın ya da çekinik olması taşıdığı enzimlere bağlıdır.Kromozomlar iki genden sadece belli enzimler salgılayanları kabul ederler.
Mesela insanlarda kahverengi göz geni baskındır.Yeşil göz geni ise mavi göz genine göre daha baskındır.Bir ebeveyninden kahverengi göz geni alan birey mutlaka kahverengi gözlü olacaktır.Ama bir ebeveyninden yeşil, diğerinden mavi göz geni alan birey yeşil gözlü olacaktır.Biraz daha ayrıntıya girersek bireyin babasında mavi göz geni varsa ve birey kahverengi gözlüyse, birey %50 olasılıkla babasından mavi göz genini almıştır.Bir başka örnekle konuyu iyice açalım: Bireyin eşi mavi gözlü ise mavi çekinik olduğundan iki geni de mavi göz geni olmak zorundadır, bu demektirki bu iki bireyin çocukları mutlaka mavi göz genini taşıyacaktır, eğer diğer ebeveynden de mavi göz geni alırsa mavi gözlü olacaktır.Bu demektir ki %50 olasılıkla yeni birey mavi gözlü olacak; ama kesin olarak mavi göz geni taşıyacaktır.Bu süreci doğal yollarla kontrol etmek imkansızdır bu sadece bir şans oyunudur.Bu konuyu kalıtım başlığı altında derinlemesine inceleyeceğiz.
Bu duruma müdahele etmek evrimin görevidir.Örneğin bir yerde sarı saçlıların yaşama şansı çok, siyah saçlıların yaşama şansı az ise; siyah saçlılar ya o bölgeyi terkedecek ya da öleceklerdir.Böylece o bölgede, çekinik gen olmasına rağmen sarışınlık daha fazla görülür.En basit olarak, İskandinavya’da herkes sarışındır ve hastalıklara, soğuk algınlıklarına karşı daha dayanıklıdır.Çok güneş görmeyen bu yerde açık tenli olmak bir avantajdır.İskandinavya’da yaşayan bir zenci kısa sürede soğuk algınlığına yakalanacaktır, muhtemelen D vitamini eksikliği çekecektir.Evrim çekinik geni nüfusun çoğunluğu haline getirmeyi başarmış olur böylece.
Bu örnekte kafa karıştırıcı bir şeyler var.Bu örnek, sadece belli bir coğrafya için geçerlidir.Oysa tüm insanlığı ilgilendirir evrim.Yanıtları vermeden önce evrimle ilgili kimi teorilere bir göz atalım.


EVRİM


Evrim hakkında ilk düşünceleri ortaya atan kişi Fransız bilimci Jean-Baptiste de Lamarck’tır.Lamarck’a göre evrim iki gücün etkisiyle oluşuyordu:
1-İlerleme eğilimi
2-Çevreye uyum sağlama gereği
Lamarck ilk gücü, zamanın otomatik olarak gerçekleştirtiği ve canlıları karmaşıklaştıran doğal bir döngü olarak açıklıyordu.İkincisi ise canlının yaşadığı ortama göre degişme zorunluluğudur, mesela zürafaların boylarının ağaçların tepesindeki yaprakları yiyebilmek için boy atmaları gibi.
Burada bir parantez açalım.Yukardaki ifade biraz mantıksız gelebilir, öyle ya zürafalar bir anda mı uzadılar?Tabii ki hayır.Şöyle düşünelim, varsayın ki zürafalar kısa bir hayvan grubunu oluşturuyorlardı.Pek çok tarih öncesi çağda bugünkü kadar yüksek ağaç yoktu.Kısa zürafalar rahatça beslenebiliyorlardı.Ne zaman ki ağaçlar boy attı, kısalar yiyecek bulamamaya ve ölmeye başladılar.Kısmen daha uzun olanlar yaşamlarını sürdürebildiler ve sadece uzun boylular kaldı.Buna doğal seçilim denir.
Lamarck, Güney Amerika’da bir kısım kelebekler üzerinde incelemeler yapar.İki akraba türün çiftleşerek bir alt tür meydana getirdiğini görür.Bundan sonuç olarak akraba türlerin yeni alt türler ortaya çıkardığını düşünür.Pek emin olunmamakla birlikte bu düşünce günümüzde doğru kabul edilmektedir.Evrime, yeni türlerin oluşumuna -gerçekse tabii- bu olgu ciddi katkılarda bulunmuştur.
Lamarck’ın bu düşüncesi, o çağda basit canlılardan daha kompleks canlılar oluşuyorsa en basit canlılar nasıl oluşur sorusunu akla getirdi.Lamarck onların cansız maddelerden türeyebileceğini düşünüyordu.Louis Pasteur bunun üzerine çeşitli deneyler yaptı ama hiç bir deneyinde bir bakteri oluştuğunu görmedi-o zaman bilinen en basit canlılar bakterilerdi-Ama gene de yıllar sonra virüslerin varlığını bulan bilim adamları Lamarck’ın haklı olabileceğini düşünmeye başladılar.Virüslerin yapısı onları bu düşünceye itiyordu.Basit bir DNA’sı,-veya bazen RNA- proteinden basit bir kılıfı ve kimilerinde basit enzimler vardı.Bu haliyle kimi kimyasal tepkimeler sonucu ortaya çıkmışa benziyorlardı.Lamarck’ın teoremleri kesin olarak kanıtlanamadıysa da bugün doğru kabul edilmektedir.
Evrim, sadece türleri değiştirmekle kalmaz.Bazen hayvanların nesillerinin tükenmesine de yol açar. Lamarck’ın teoremindeki ikinci kural, genelde nesillerin tükenmesinin ana sebebidir.Kreatese veya Jura döneminde dünya çok farklıydı.Gerek hava sıcaklıkları, gerek hayvanların yaşama ortamı gerekse de etrafta gezinen diğer hayvanlar-özellikle de dinozorlar-Zaman geçtikçe kıtaların ayrılması, doğal afetler vs. gibi nedenlerden dolayı bazı canlılar için dünyada yaşamak imkansız hale geldi.Ya hava sıcaklığı artmıştı ya besin kaynakları azalmıştı ya da lavlar vs. türlerin yaşam alanlarını yok etmişti.Bu durumda nesillerini devam ettiremeyenler ölecek ortama uyum sağlayabilenler yaşamaya devam edebileceklerdi.Dinozorların yokolması ile ilgili teoremlerden biri de budur, değişen çevreye uyum sağlayamadıklarından yok olduları düşünülür.Dinozorların yok olmasıyla, onlardan kaçmak için geceleri ava çıkan bazı türlere gündüz ortaya çıkma şansı vermiştir.Yani doğada dengeler değişmektedir.Doğa değişimlere ayak uyduramayan türlere acımamaktadır, ortama uyum sağlayamayan canlının yaşama şansı yoktur.


DARWİN VE EVRİM HAKKINDAKİ TEORİLERİ

Charles Darwin (1809-1882) evrim hakkındaki en ünlü düşünceleri içinde barındıran “Türlerin Kökeni” adlı kitabın yazarı, İngiliz biyolog ve doğa bilimcidir.
Darwin evrim üzerine yaptığı çalışmalarda şu an yaşayan türleri incelemeyi çok önemsemiştir.Bunun ardında yatan temel düşünce her türün bir zamanlar bir alt tür oluşturduğu, zamanla alt türlerin farklı özellikler kazanarak, yaşama şansını arttırdığı ve kendi başına bir tür haline geldiğidir.Bu düşünce ilk kez Amerikalı bilimci Constantine Rafinesque tarafından açıklanmıştı.Darwin bu düşünce üzerinde yoğunlaşınca ilginç bulgular edindi.Maymunlar ve insanların el ve tarak kemikleri şaşırtıcı derecede birbirlerine benziyorlardı. Darwin bundan maymunlar ve insanların ortak bir atadan evrimleştiği sonucunu çıkardı.
Darwin bunlarla beraber pek çok kanıtlar buldu.Çalışmalarını yaptığı Güney Amerika’daki Galapagos Adaların’da sert esen rüzgar nedeniyle adaya savrulan kimi kuşların adanın yerli kuşları ile çiftleştiğini gözlemleyen Darwin giderek teorisine son şeklini vermeye başlamıştı.O çağda yagın olan bir kuram göre her canlı kendi coğrafyasına göre yaratılmıştır.Darwin buna karşılık olarak Galapagos ile hemen hemen aynı koşullara sahip olan Cape Verde Adaları’benzer türlerin olmadığını iddia etti.Ona göre bu türler en yakın anakaradan gelmişlerdi, zamanla oranın şartlarına uyum sağlayıp değişmişlerdi.Darwin’in yardımına Avrupalı madenciler yetişti.Avustralya’ya yanlarında kimi hayvanlar götüren madenciler hayvanların oraya rahatlıkla uyum sağlayıp, hatta oradaki bazı hayvanların nesillerinin tükenmelerine sebep olduklarını gözlemlediklerinde, Darwin’in kanıtları sağlamlaşmıştı.
Darwin yaşayan canlılar üzerinde yeterince kanıt bulduğuna inanınca, kanıtlarını fosillerde aramaya başladı.Pek bir şey bulduğu söylenemezdi ama buldukları oldukça ilginçti.Memeliden sürüngene geçit formu gibi duran bir kısım iskelet bulunca, hayatını evrimi kanıtlamaya adayan Darwin’in ne düşündüğü bilinmez ama bunların onu heyecanlandırdığı kesin olsa gerek.Yaklaşık 300 milyon yıl öncesine ait bu fosiller ilk başta dinozor izlenimi verseler de daha eskilerdş, ayrıca memelileri andıran özellikleri de vardı.Örneğin Darwin’i heyecanlandıran fosillerin başında gelen Procynosuchus’un iskeleti çok ilginç özelliklere sahipti.Temel olarak görünümü ufak bir dinozora benziyordu, dev sürüngenlerin aksine kafasında sinapsid açıklığı vardı.Sinapsid açıklığı sadece memelilerde bulunduğundan Darwin artık iyice emin olmuştu.Ona göre Procynosuchus tahminen 300 milyon yıl önce bır sürüngendi, dinozorların ortaya çıkışı ve yaşam şartları onu 160 milyon yıl kadar önce memeliye doğru evrimleşmeye zorlamıştı.
Procynosuchus, iskelet olarak ilk başta bir sürüngen gibi gözükse de alt çenesi birden çok kemikten oluşmuştur ve dişleri ayrı bir işlev için özelleşmiştir.Bacak yapıları sürüngenler gibiydi, bacakları yandan çıkmıştı ama kemik yapısı, hızlanması gerekince bacaklarınıbir memeli gibi bedenlerinin altına çekebildiklerini göstermişti.Sürüngenlerdeki pullu yapının aksine –kesin olarak bilinmemekle beraber- kürklü olduğu sanılmaktadır.Procynosuchus kesin olarak sürüngenlerden memelilere bir geçit formudur.
Darwin bu araştırmayı yaparken ilginç bir şey keşfetti.Fosil araştırmaları hayvanların 570 milyon yıl kadar önce, sanki aniden oluşmuşcasına dünya üzerinde boy göstermeye başladıklarını ortaya çıkardı.Darwin bu konuyla yakından ilgilenir, evrim kuramını tehlikeye sokabilecek bir gelişmeydi bu.Zamanın kiliseye yaranmak için artniyet gösteren pek çok sözde bilim adamı eleştiri oklarını Darwin’e yöneltmişlerdi bile.
Kambriyen adı verilen bu dönemden önceki fosilleri incelemeye karar verir.Bu zamandan önceye ait her ne kadar çok fosil bulsa da, kambriyen dönemindeki hayvanların atası olabilecek bir türe rastlayamaz.Buna rağmen pek çok bakteri ve tuhaf bir grup hayvanın foslini bulur.Edicara faunası adı verilen bu grup yeryüzünden tümüyle silinmiştir.Bu konuya açıklık getirebilecek fosiller bulunamadı ama Darwin’in savını çürütecek hiç bir bulgu ortaya çıkmadı.Kambriyen patlamasi adı verilen bu olay günümüzde de hala bir sırdır.
Darwin’in ve Lamarck’ın dedikleri gibi her canlı ortama uyum sağlamak zorundadır. Uyum sağlayamayan canlının sonu neslinin tükenmesidir.Bir köstebeğin güçlü ve geniş kolları ya da bir kutup ayısını kalın kürkü gibi.Pek çok kişi onların işe yaradıkları için orada olduklarını düşünür.Ama Darwin kimi türlere dikkati çekiyordu.Fregat kuşu adı verilen bir tür kuş, geniş perdeler taşır.Bunda garip olan ne, diye düşüneblirsiniz ama Fregat kuşu bir ördek gibi suda yaşamaz –dahası suya bile girmez!-Darwin fregatların daha önce sularda yaşadıklarını ama bölgede uzun süren kuraklıktan sonra kara yaşamına alıştıklarını iddia eder.Perdeler kara yaşamında onlara hiç zorluk çıkarmadığından yerini terk etmemiştir.
İnsanlarda çeşitli nedenlerden dolayı diğer memelilerden farklı olarak iki ayak üstünde durur.Bunun başlıca nedenleri, daha rahat hareket etmek, ağaçlara daha rahat tırmanmak vs. olabilir.İnsanlar yaklaşık 3 milyon yıldır iki ayakları üstünde duruyorlar.Evrim için 3 milyon yıl oldukça kısa bir zaman dilimi.Tam olarak iki ayak üstünde durmaya adapte olduğumuz söylenemez.Pek çoğumuz bel ağrılarından şikayet ederiz.Darwin’e göre bunun nedeni, henüz tam olarak iki ayak üstünde durmaya adapte olamamamızdır.Gene evrimle uzun süre önce kuyruk yapısından kurtulsakta vücudumuzda kuyruk özellikleri gösteren bir kemik hala bulunmaktadır, hatta beklenenden erken doğan bazı bebeklerin ufak kuyrukları olması doktorlar tarafından normal karşılanacak kadar sık görülen bir durumdur-hemen kuyruk bebekten ayrılır ve hiç sorun çıkarmaz.-
Gene de Darwin’in en çarpıcı örneği, yarasalar hakkındadır.Yarasalar yollarını ses dalgalarını, yankıları radar gibi analiz ederek bulurlar.Darwin bazı yarasaların yön bulmakta çok zorlandıklarını kimilerinin rahatlıkla yollarını bulduklarını görünce bu durumu araştırmaya karar verir.Bulgular kimilerinin radar sistemlerinin çok basit olduğunu kimilerinin ise inanılmaz kompleks ve karmaşık olduğunu ve sistemler arasında çeşitli ara formlar olduğunu keşfeder.Pek çok kişi bu keşiften sonra evrimin varolduğuna ikna olmuştur.
Benzer bir başka kanıt ise pandalarda bulunur, başlıca besin kaynağı bambu ağaçları olan panda ayıları bunları iyi kavrayabilecek beş parmağa sahiptirler.Yalnız baş parmakları diğerlerine göre biraz daha farklıdır.Sonradan keşfedilir ki; pandanın baş parmağı sonradan gelişmiştir.Baş parmakları aslında bileğe ait bir kemiktir, ihtiyaç gereği zamanla şekil, yer ve işlev değiştirmişlerdir.Bu yapıya yalancı başparmak denir.
Türler değişiyorlardı ama yeni türler nasıl oluşuyordu?İngiliz Gilbert White’ın bu konuda söyleyecek çok şeyi vardır.White çok ilginç bir keşifte bulunur, bir tür olarak bilinen bir bir kuş türünün aslında üç ayrı tür olduğunu keşfeder!Söğüt ötleniği, söğüt bülbülü ve ağaç ötleniği birbirlerine aşırı benzemekler beraber hiç bir zaman birbirleriyle çiftleşmezler, kesin olarak ayrıdırlar.Bu kuşlar White’a göre bir zamanlar tek bir türün alt kollarıydılar, zaman geçtikçe değişimlere uğramış ve birbirleriyle çiftleşip, yeni alt türler meydana getiremeyecek duruma gelmişlerdi.
White’ın tek bir alt türün kolları deyimiyle ne anlatmak istediğini bir sonraki yüzyılda yaşayan Darwin pek anlayamaz ama babasının güvercinleriyle ilgilenirken bir şey farkeder; ebeveynlerinin ikisi de o renkte olmasa bile, yeni doğan pek çok güvercin kaya rengiydi.Darwin kaya renkli güvercinin, güvercinlerin atası olması gerektiğini düşündü.Yaptığı araştırmalarda sadece Britanya Adasında on altı farklı tür yabani koyun vardı ama hepsi de bir ortak atadan gelmişti.Tıpkı kedi ve köpeklerde olduğu gibi.Evcilleşen kedi ve köpekler, yemeklerini hiç çaba sarfetmeden, hemen önlerinde bulmaya alışınca, avcılık özelliklerini kaybettiler asıl ataları olan aslan ve kurttan uzaklaştılar.Gene de avlar sırasında, koklama duyusunun yardımını almak için insanların ava götürmeleri sonucu köpekler atalarından gene de pek uzaklaşmadılar, avcılık özelliklerinin bir kısmını korudular. Bundan dolayı bir köpek ve bir kurt çiftleşebilir ama kedi artık aslandan uzak ayrı bir tür olmuştur, avcılık özelliklerinin büyük bir kısmını yitirmiştir. DNA’ları incelendiğinde bütün köpeklerin Avrupa kurdundan geldiği anlaşılmıştır.
Bu son örnekte doğanın olduğu kadar insanlarında payı olduğu, herhalde dikkatinizi çekmiştir.Doğal seçilimi daha önce anlatmıştık.Bazen seçilime insanlarda kendi çıkarları doğrultusunda müdahele ederler.Bu duruma yapay seçilim denir.
Bilim adamları yedi bin yıl öncesine ait, sadece 3-5 santimetre uzunlukta mısır koçanları buldular.Yani bundan yedi yıl önce, mısırlar ancak bir parmak uzunluğundaydılar!Kızılderililerin kaynaklarına göre, sadece uzun mısırlar ekilirdi, kısmen daha kısa olanlar elenirdi, atılırdı.Yani bir zorunluluğu yokken, insanlar tarafından daha iyi doymak için uzatılmıştır.
Zeki varlıklar olan insanlar, elma bitkisini şeftaliye aşılayarak nektar adı verilen tüysüz şeftaliyi,benzer yöntemlerle kırmızı greyfurtu, sarı domatesi yetiştirmiş meyveleri daha rahat yenmeleri için çekirdeklerinden arındırmıştır.Ayrıca çeşitli hayvanların ıslah edilip çiftleştirilmesiyle de daha büyük daha güçlü olamaları da sağlanmıştır.Gen teknolojisinin gelişmesiyle, bakterilere insülin üretme geni verilip insülin üretmesi sağlanmıştır ve bu konuda çalışmalara devam edilmektedir.
Genlerin de yapabileceklerinin –muhteşem güçlerine rağmen- yapabileceklerinin bir sınırı vardır.Bu nedenle artık mısır koçanın boyu daha fazla uzamayacaktır.Genlerinin daha çok uzamalarını sağlayacak kapasiteleri yoktur çünkü.
Ancak çok güçlü mikroskoplarla gözlemlenebilen basit virüslerden, devasa boyutlardaki balinalara kadar ve hatta uzun zaman üstün olduğunu zanneden düşünen varlık insana kadar her canlının nükleik asit taşıdığını ,(DNA-RNA)virüsler hariç hepsini ribozomları, sitoplazmaları olduğunu, hücre yapılarının, çalışma şekillerinin temelde hemen hemen aynı olduğunu bu gün biliyoruz.Bu da bize, canlıların ortak bir atadan evrimleştiğini açıkça gösteriyor.
pashaemin çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-06-07, 19:41   #2 (permalink)
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 02-11-2006
Yaş: 18
Mesajlar: 3
Rep Puanı: 2375
galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11galatasaray1989 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: Evrİm, Kalitim, SoyaÇekİm


heheh şimdi benim büyük büyük büyük büyük büyük dedem maymun muydu abi bu saçmalıklara hala inanan var mı yaa.eğer tüm bu saçmalıklar sırf insan geni ile maymun geni benziyo diye yapılıyosa size tek bişi sölicem fasulye ile insan geni 100 de 95 oranında benziyo belki biz de fasulyeden meydana gelmişizdir
:
galatasaray1989 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-07-07, 01:07   #3 (permalink)
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 01-07-2007
Yaş: 18
Mesajlar: 4
Rep Puanı: 2375
snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11snkalayci Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: Evrİm, Kalitim, SoyaÇekİm


zuhahahah a benim dedelrim insan dı fakat darwinin ki kesin maymun dur ayrıca evrim vardır pikachu raichu oluyo ya
snkalayci çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-07-07, 22:41   #4 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 05-05-2007
Yaş: 21
Mesajlar: 159
Rep Puanı: 93960
strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11strategist Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: Evrİm, Kalitim, SoyaÇekİm

Dalga geçtiğinizi sanarak çok iyi maymun taklidi yapıyorsunuz. dikkat edin evrimciler sizi teorilerine kanıt olarak kullanmasın.
strategist çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-07-07, 10:06   #5 (permalink)
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 16-01-2007
Yer: kocaeli
Yaş: 18
Mesajlar: 47
Rep Puanı: 2375
ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11ahmetbfl Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: Evrİm, Kalitim, SoyaÇekİm

sevgili kardeşim evrim henüz ispatlanmadı bile hatta bazı bilim adamları evrimin teori degil hipotez olacagını savunuyolar evrim kısmen dogru olsa da (mesela adaptasyon) genel hatlarıyla yanlıs olmakla birlikte pek cok konuyuy birkac cümleyle es gecmiştir
mesela hayatın başlangıcını açıklayamıyorlar sudaki ilk canlı bulgularının proteinlerinin nasıl olustugu henüz ispat edilemedi . ayrıca canlılıgın sudan karaya gecişini de oldukca sacma anlatamıs ya öyle yerler var ki eger bu dogruysa çınar ın atası maydonozdur diyesim geliyor vs. vs. daha pek cok örnek verilebilir ayrıca daha henüz maymunla insan arasındaki geçiş formu bulunamadıve de bulunamayacak da yani sevgili kardeşim bu iş özellikle marx ve sonrakiler tarafından ALLAH inancını yok etmeye yönelik bir komunizm oyunudur. çünkü komunizm en temel ögelerinden biri dinsizliktir . vs. vs. vs. okudugunuz icin teşekkürler
ahmetbfl çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 11:59
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477