Forum TR
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Üniversite Bilgileri > Tıp / Biyoloji / Farmakoloji
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 19-08-07, 01:03   #1 (permalink)
I’m gonna Love you till the heaven stop the rain
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Yer: izмiя/кαяşıуαкα
Yaş: 25
Mesajlar: 6,479
Rep Puanı: 13830698
gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 138384
Arrow Bulaşıcı Hastalıklar




BULAŞICI HASTALIKLAR


Bulaşıcı hastalıkların hükümete bildirilmesi kamu sağlığı açısından gerekli, hatta zorunludur aşağıda yazılı hastalıklar 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha yasasının 57. maddesinde sayılan ve aynı yasanın 64. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca sonradan saplanan, hükümete haber verilmesi zorunlu hastalıklar ile bildirilmesi isteğe bağlı hastalıkları göstermektedir.


1-TİFO
Bulaşma, ya kirli suların içilmesiyle ya da daha sık görüldüğü gibi mikroplu besinlerin yenilmesiyle olur. Bağırsak çeperi engelini aşan mikroplar, önce bağırsaklardaki lenf oluşumlarına yerleşir. Sonra da dolaşan kana karışıp septisemiye yol açarlar. Hastalıkta asıl önemli rolü oynayan etken, mikropların parçalanmasıyla açığa çıkan endotoksinlerdir. 10 ila 15 günlük bir kuluçka süresini izleyen yayılma dönemi sinsidir: Baş ağrıları, uykusuzluk, baş dönmeleri, burun kanamaları, sindirim bozukluları, gitgide yükselen ateş. Bu evrede, teşhis her şeyden önce salmonella cinsi mikrobu belirlemeye ve neden olan türü saptayacak olan kan kültürüne dayanır. Hastalık tam olarak yerleştiğinde, 8. günden itibaren, klinik muayene genellikle teşhisi doğrular: 40 derecelik ateş, dalgınlık, dalak büyümesi, karında pembe lekeler, ishal.
Hastalık ancak lenf sistemine sızabilen antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Tedavi altında dahi ihtilatlar görülebilir.
Teşhis, 2. haftadan itibaren, mikrobun kan ya da dış kültüründe belirlenmesiyle konabilir.
Orta derecede etkili olan bir aşısı vardır. Ayrıca sağlık koşullarının iyileştirilmesiyle tifonun önlenmesi 1. derecede önem taşır.
2-TİFÜS
Savaş alanlarındaki orduların korkulu rüyası olan döküntülü tifüs, uzun zaman öldürücü olmuştur. Son salgınlar 2. Dünya Savaşı sonlarına rastlar. Hastalık hala Dünyanın bazı bölgelerinde etkisini gösterir. Hastalığı yapan mikrop, bitin dışkılarından geçer ve organizmaya derideki ve mukozalardaki sıyrıklardan girer. Mikrobun hemen hemen tek deposu insandır. Hastalık genellikle birdenbire, titreme, 40 derece ateş, şiddetli baş ağrısı, bel ağrıları, konjonktivitle başlar. 2 ila 3 gün içinde dalgınlığın başlıca belirti olduğu ağır enfeksiyon tablosu ortaya çıkar. 4. ila 5. gün genel bir döküntü görülür. Hastalık kendi haline bırakılırsa olguların aşağı yukarı %30’u ölümle sonuçlanır. Bugün tetrasiklin türü antibiyotikler döküntülü tifüsün gidişini tümüyle değiştirmiştir. Öte yandan, haşere ilaçlarının yaygın biçiminde kullanımı, hastalık taşıyıcı bitleri öldürdüğünden, tam koruyucu olmaktadır.
3-KIZIL
Kızıl, alyuvarlara yönelik bir toksin salgılayan A grubu hemolitik bir streptokottan ileri gelir. Her yaşta görülebilir, ama daha çok 6 ila 14 yaş arasındaki çocuklarda olur. Nispi bir bağışıklık sağlar. 3 ila 5 günlük bir kuluçka devresinden sonra birdenbire çok yüksek ateşli bir anjinle başlar. 24 saat içinde dış ve iç döküntü meydana çıkar. Dış döküntü çok tipiktir; deride beliren parlak kırmızı renkte, pürtüklü görünümde bir döküntü boynu, gövdeyi, kol ve bacak diplerini ve kıvrım yerlerini kaplar iç döküntüye boğazdan çok kırmızı olmak üzere şiddetli bir anjin, dilde karakteristik değişiklikler eşlik eder. Dil önce beyazdır, sonradan yavaş yavaş ahududu görünümü ve rengini alır.
Erken başlanan penisilin tedavisi, çok ağır 2 ihtilatı, böbrek ve kalp hastalıklarını önler. Kızıl hükümete bildirilmesi zorunlu bir hastalıktır.
4-KIZAMIK
Kızamık son derece bulaşıcı bir hastalıktır ve yaşam boyu bağışıklık sağlar. 10 günlük bir kuluçka döneminden sonra yayılma dönemi başlar; bu dönem 3 ila 5 gün sürer ve bu sırada 39 derece dolayında sürekli ateş, göz ve burun nezlesi görülür. Koplik belirtisi teşhisi doğrular.
Hastalık durumu döküntünün oluşmasıyla başlar: çoğunlukla biraz çıkıntılı ve yer yer plaklar halinde kümelenmiş, ancak aralarında sağlam deri boşlukları bırakan, düzensiz küçük, kırmızı lekeler. Yüzde başlayan döküntü, 24 ila 34 saatte artarda sırayla göze, karna, kol ve bacaklara yayılır; sonra ateş düşer, lekeler solar ve 3 ya da 4 günde kaybolur ve yerlerinde genellikle hafif morumsu bir pullanma olur.
Bulaşmadan sonra 5 gün için yapılmak koşuluyla yapılacak gamaglobülin serumu iğnesi önleyici etki gösterir. Kızamığa karşı koruyucu aşı uygulanması batı ülkelerinde gittikçe yaygınlaşmaktadır.
5-KIZAMIKÇIK
Kızamıkçık genellikle çok bulaşıcı dokuncasız bir hastalıktır. Ortalama 14 günlük bir kuluçka devresinden sonra, bütün vücuda yayılan bir döküntü ortaya çıkar ve 3 ila 4 günde kaybolur; döküntüye ateş ve yaygın adenopatiler eşlik eder.
Kızamıkçığın en büyük tehlikesi, gebeliğin ilk üç ayında gebe bir kadında ortaya çıkmasıdır. Bu sırada dölütün de geçireceği hastalık çeşitli organlarda şekil bozukluklarına neden olabilir: gözlerde, kulaklarda ve kalpte damar kanallarının kapanmaması gibi.
6-DİFTERİ
Difteri artık ender görülen bir hastalıktır, ama teşhisi zordur ve sonucu önceden kestirilemeyen bazı çeşitleri vardır..
En tipik belirtisi difteri anjinidir ve oluşturduğu yalancı zarlardan tanınır: bunlar önceleri sedef rengindedir, sonra grimsi bir görünüm alır ve hızla yayılarak bademcikleri, damağı ve küçük dili sarar. Uygun ve erken bir tedavi ile hastalık iyileşebilir, yoksa çeşitli karmaşalar ortaya çıkar: habisleşerek boğazda yerleşme, iç organlara yayılma. Krup hemen tedavi edilmezse, yalancı zarlar solunum yollarını tıkar ve boğulmaya yol açar. Hastalığın habis biçiminde, difteri anjini belirtileriyle birlikte bakteri zehrinin tüm organizmaya yayıldığını gösteren daha genel belirtiler görülür: Kolapsusla birlikte meydana gelen kan dolaşımı bozukluğu, idrarda protein bulunması ve böbrek yetmezliği. Tedaviye rağmen hastalıklar genelde hastalıktan sonra 50 gün içinde ölebilir; difteri iç organları çeşitli biçimde etkileyebilir: felç yapar ya da kalp bozukluklarına yol açar.
7-ANSEFALİT
Ansefalitler, sinir sisteminin bozulan yerine göre çeşitlere ayrılır: polyoansefalitler, özellikle bozmaddede, lökoansefalitler akmaddede, panansefalitler aynı anda hem bozmaddede hem de akmaddede olur. Teşhis sırasında, yaygın ya da yerel sinirsel belirtiler gösteren enfeksiyonlu bir sendromun birlikte bulunup bulunmadığı da göz önünde bulundurulur; bazen bir beyin zarı sendromuyla karşılaşılır. Epidemiyolojik veriler teşhis koymakta önemli kanıt olabilir.
Ansefalitlerde öteden beri şöyle bir ayrım yapılır: ansefalitlerin en belirgin olanları virüslerden ileri gelenlerdir, zaten ansefalit sözcüğü ile en çok bunlar kastedilir. Sonra alerjik sayılan döküntülü hastalıklardan doğan ansefalitler ondan sonra da bakterilerden, asalaklardan ve mantarlardan kaynaklanan ansefalitler gelir.
8-KOLERA
Kolera vibriyonundan ileri gelen bulaşıcı ve salgın hastalıktır.
Kolera vibriyonlarının taşıyıcısı insandır: mikrobu dışkı ve kusmuklarla yayan hasta, ceset, sağlıklı taşıyıcı. Bu durum hastalığın doğrudan doğruya hastadan bulaşmasının sıklığını açıklar. Daha önce düşünüldüğünün aksine, suyla o denli önem taşımamaktadır: Kurak, hatta çöllerle kaplı ülkelerde de salgın görülmesi bunun kanıtıdır.
Kolera insanda genellikle şiddetli kusmuklarla birlikte karın ağrılarıyla, vücut sıcaklığının 36 dereceye, hatta daha aşağı düşmesiyle ve en önemlisi yoğun bir ishalle başlar. Beyazımsı kümeler içeren ve günde 15-20’yi bulan ve bol kolera vibriyonu taşıyan dışkılardır.
Tedavi edilmezse, su kaybı belirtileri ortaya çıkar: tansiyon düşmesi, hızlı ve zayıf nabız, aşırı susama duygusu, kırışık deri, çökük gözler. Olguların yaklaşık %60’ı ölümle sonuçlanır. Tedavi uygulanınca ölüm oranı önemli ölçüde azalır ve %1’i aşmaz. Tedavi, olabilirse damar yoluyla hızla bol miktarda su ve tetrasiklin, kloramfenikol ya da endemik ülkelerde olduğu gibi kas içi tek şırıngayla sülfamit vermektir.
9-VEBA
Veba, eskiden birçok kez dünya çapında salgın halini almış bir afettir. İnsanlık tarihinde en çok ölüme neden olan hastalık vebadır. Günümüzde dünyanın bazı bölgelerinde ancak tek tük olgular halinde bulunur.
1894’te Alexander Yersin’in keşfettiği ve veba basili insana sıçan bitinden geçer. Akciğer vebası söz konusuysa bulaşma insandan insana da olabilir.
Antibiyotik tedavisi olguların büyük çoğunluğunda iyileşmeyi sağlar. En uygun antibiyotik streptomisindir.
10-DİZANTERİ
Dizanteri belirtileri amipli dizanteride, basili dizanteride, kanamalı reklokolitte görülür.
Amipli dizanteri ya da bağırsak amibiazı sıcak ülkelerde çok sık görülen yerleşik bir hastalıktır. Bazen nedeni bilinmeyen akut bir nöbetle başlar. Tedavi edilmezse süreğelenleşebilir. Başlıca karmaşası karaciğer apsesidir, ama başka organlarda da apse yapabilir. Teşhis taze dışkının incelenmesiyle konur.
Basili dizanteri shigella cinsinden bir enterobakteriden ileri gelir. Dışkı yayılmasını kolaylaştıran kötü sağlık koşulları yüzünden gelişmekte olan ülkelerde yerleşik olarak çok sık görülür. Kolistin ya da trimetoprin, sülfamit içeren bir antibiyotik tedavisi iyileşmeyi çabuklaştırır.
11-EPİDEMİK MENENJİT
İrinli menenjitler çeşitli mikroplardan ileri gelir: en çok menengokok, fakat ondan başka da pnömokok, streptokok, stafilekok, kolibasili. Duru sıvılı menenjitler arasında tüberküloz menenjit ağırlığı nedeniyle ön planda incelenmelidir; belrtileri irinli menenjitlerinkinden daha az akuttur ve yalnız beyin, omurilik sıvısında koch basili bulunması teşhis için kesin kanıt sayılabilir. Yakın zamana kadar ölümle sonuçlanan bu hastalık, çağdaş tedavi yöntemleri sayesinde korkunçluğunu yitirmiştir
12-TRAHOM
Trahom, konjonktivayı, korneayı ve göz kapaklarını saran, genellikle süren bir hastalıktır; gözde kesecikler ve bir kornea yastıkçığının oluşmasına ve tipik nedbesel lezyonlara neden olur. Çocukluk çağına ve çok kişinin bir aradığı yoksul ailelere özgü olan bu hastalık çok eski ve çok yaygın bir toplumsal bir afettir. Ancak yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmış ülke insanları ona tutulmama şansına sahiptirler. Hastalık yavaş yavaş ilerlediği için hastalığa çocukluktan başlanmalıdır.
13-CÜZAM
Cüzam, tropikal ve yarı tropikal bir çok ülkede yerleşik bir hastalıktır. Dünyada yaklaşık 11 milyon kişinin cüzamlı olduğu sanılmaktadır. Mikrobun geçişi genellikle doğrudan doğruyadır. Ender olarak, kötü sağlık koşullarında, sıcak ve rutubetli iklimlerde dolaylıda olabilir. Kuluçka devresi birkaç yıla kadar değişebilir.
Cüzamı iki şekilde inceleyebiliriz:
1-Lepromalı cüzam: Hastalığın en ağır şeklidir; organizma basille dolar. Çok bulaşıcıdır ve başlıca belirtisi şişliklerdir.
2-Deri cüzamı: Az bulaşıcıdır fakat sinirsel belirtileri çoktur. Deri lezyonları ya rengini kaybetmiş lekeler ya da halka biçimindedir.
14-LEPTOSPİROZ
Leptospiroz tam bir tür özgüllüğü olmayan bir antropozoonozdur. Yani ne belirli bir hayvan konağı ne de belirli bir coğrafi alanı vardır. Su ile bulaşan bir yaz hastalığıdır. Depo konaklar, çoğunlukla yabani memeli hayvanlar, özellikle fare ve kemirgenlerdir.
Klinik belirtiler, ölümcül çeşidinden, hiç bir belirtisi olmayan çeşidine kadar büyük değişkenlik gösterir. Başlıca belirtileri şöyle sıralanabilir: ateş, yaygın ağrılar, kan işeme biçiminde böbrek sendromu ve sadece bazı olgularda rastlanan sarılık. Teşhis çok dikkat isteyen bir işlemle bakterinin kandan, beyin omurilik sıvısından ve nihayet idrardan ayrılarak kültürde üretilmesine dayanır.
Tedavi için özgül antibiyotiklere başvurulur.
15-PSİTTAKOZ
Ornitoz mikrobu chlamydia psittaci’den ileri gelen bulaşıcı hastalık.
16-TETANOS
Tetanos, Nicolaier basilinin yaralara bulaşmasından ileri gelir: basil giriş noktasında ürer ve bütün organizmaya yayılan toksinler çıkarır; toksinler hastalığın klinik tablosunu meydana getirir. Giriş noktaları büyük yaralar olabileceği gibi kirli küçük travmalar da olabilir: çivi ve diken batması, hayvan tırmalaması. Ameliyat sonrasında ya da yeni doğanda görülen tetanos, gelişmiş ülkelerin çoğunda olduğu gibi Türkiye’de de hemen hemen ortadan kalkmıştır. Buna karşılık, sağlık koşullarının yeterli olmadığı hallerde yapılan şırıngalar yüzünden, özellikle uyuşturucu kullananlarda tetanos görülür olmuştur.
Tetanos aşısı tetanos anatoksini, bir aylık arayla ilk kez ziyaret edilir. Gebe hayvanda, gebeliğin son aylarında uygulanırsa, anayı ve dölütü doğum tetanosundan ve göbek bağından gelebilecek tetanostan korur.
17-BOĞMACA
Boğmaca, özellikle çocuklarda görülür. Daha çok başlangıçta bulaşıcı olduğundan çoğu zaman çocuktan ocuğa geçer; bunun için çok kısa bir temas dahi yeterlidir. Bulaştıktan sonra kuluçka süresi aşağı yukarı 7 gündür. Hastalık bronşit ve nezle devresiyle başlar ve bu devre 10-15 gün hatta daha fazla sürer. Sonra öksürük nöbetleri başlar sonra bu nöbetler uzun ve sesli bir oluk alma ve ani bir soluk alma şeklinde artarda sıralanır. Nöbet, yapışkan balgam çıkarılmasıyla son bulur. 24 saat içinde nöbetlerin sayısı 10 ila 40 olabilir. 20 ila 30 gün sonra nöbetler seyrekleşir ve belirsizleşir.
18-RUAM
Ruam, gram negatif, kesin aerobi bir basil olan pseudomonas malei’nin neden olduğu bir hastalıktır. Ruamda burun mukozası üzerinde kenarları dikey aşınmış, girintili çıkıntılı, sertleşmiş şankr ya da ülserasyonlar bulunur. Burun akıntısı, kanlı; sümüksü ve iltihaplıdır, özellikle başlangıçta burun kanamalarına rastlanır.
19-SITMA
Dünyanın en büyük yerleşik bulaşıcı hastalığı olan sıtma, özellikle tropikler arası bölgelerde yaygındır. Hastalıkla karşı karşıya bulunan insan sayısı bir milyar sekiz yüz milyon olarak tahmin edilmektedir. Bu dağılım, hastalığın bulaşması için gerekli olan anofellerin varlığına bağlıdır. Hastalığın kökünü kazımak için yürütülen geniş çaplı kampanyalara rağmen, sıtma yılda bir milyondan çok çocuk öldürmektedir.
Sıtmaya kesin teşhis boyalı kanın mikroskopta muayenesi ve bazı olgularda dolaylı immünofluorsans gibi sero-immünolojik muayenelerin yapısı ile konur. Klasik tedavinin yanı sıra, bu tedaviye asalağın direnç kazanmasından ötürü, farmakoloji araştırmaları, meflokin ya da Çin yavşanı özütü gibi yeni ilaçlar kullanmaya yönelmiştir.
20-ŞARBON
Şarbon, hastalıklı hayvanların derisi üzerinde bulunan basilin dirençli biçimi olan sporların neden olduğu bir meslek hastalığıdır. Bulaşmış ürünleri işleyen kişilerin derilerindeki sıyrıklar sporlara giriş kapısı oluşturur. Bazı hallerde bulaşma hava yoluyla sporların solunmasıyla gerçekleşir.
İnsanda en sık görülen hastalık belirtisi kötücül püstüldür. Özellikle boyun, yüz ya da ellerde yerleşir. Kırmızı, kaşıntılı küçük bir leke ile başlar, sonra püstüle dönüşür ve siyahımsı bir kabukla kaplanır. Bu evrede, erken başlatılan bir antibiyotik tedavisi, lezyonun yerel yayılmasını ya da enfeksiyonun genelleşmesini önler. Kötücül ödem önceki biçimin sadece değişik bir türüdür. Başlıca belirtisi kabarcıklarla kaplı ödemdir. Yün tarayıcılarında görülen akciğer şarbonu ağır bir genel durum bozukluğu, boğucu bir bronkopnömoni biçiminde kendini gösterir. Bundan başka, hastalığın değişik yerleşimleriyle birlikte beyinle ya da beyin-omurilik zarlarıyla ilgili sinirsel belirtiler de görülebilir. Bunların prongnozu tedavinin erken ya da geç başlamasına bağlıdır.
21-KUDUZ
Kuduz insana hasta hayvanların tükürüğü, çoğu zamanda kudurmuş bir hayvanın ısırmasıyla geçer. Kuduzun kuluçka devri çok uzun sürerse de sonu kısa sürede ölümdür. İster solunumun durmasına neden olan felçli kuduz olsun, ister sıcak iklimlerde en yüksek düzeye ulaşan ağar bir ruhsal azgınlığa neden olan çıldırtıcı kuduz olsun sonuç değişmez. İyileştirici tedavisi olamadığından muhakkak önleyici tedaviye başvurulmalıdır: kuşkulu hayvanların gözetimi evcil hayvanların aşılanması, kuduzdan ya da bilinmeyen bir nedenle ölen hayvanların beyninde negri cisimciklerinin araştırılması.
Kuluçka devresinin uzunluğu sayesinde, kuduz bir hayvanın ısırdığı kişiye aşıyla bağışıklığa kavuşturmak olanağı olan vardır.
22-HEPATİT
Hepatit virüsü gerek ağız yoluyla, gerekse kan nakli, kirlenmiş bir şırınga ya da iğneyle yapılan her türlü enjeksiyon sonucu ya da cinsel yolla bulaşarak yayılan iki çeşit insan hepatit virüsüne verilen addır.
Zehirlenme hepatitleri, gerçek zehirlerden ileri gelen hepatitleri kapsar. Bulaşıcı hepatitler asalaklardan ya da bakterilerden ileri gelir. Virüs hepatitleri iki tip virüsten ileri gelir: A tipi virüs, bulaşıcı salgın hepatit yapar, B virüsü ise iğneyle bulaşan hepatitlerden sorumludur.
23-FRENGİ
Frengi çoğunlukla bir cinsel birleşme sırasında kapılır. Fakat ender olsa bile başka bulaşma yolları da vardır: meslek frengisi kan nakli ve her çeşit kaza sonucu olan frengilerdir.
Frengi devreli bir hastalıktır, tedavi edilmediği hallerde 3 dönemden geçer.
1.devre, bulaşmadan sonra aşağı yukarı bir ayda ortaya çıkar. Şankrın çıkmasıyla belli olur. Süresi kısadır, aşağı yukarı 4 ila 6 hafta sürer.
2.devre, hemen şankrın ardından başlar. 1 ila 2 yıl sürer. Enfeksiyonun organizmada yayıldığının işaretidir. Deri ve mukoza döküntüleri ile belirginleşir.
3.devre, 2. devrenin belirtileri kaybolduktan sonra uzun bir belirtisiz devre başlar ve senelerce sürebilir. Klinik hiçbir belirtisi yoktur, ama serolojik tepkimeler daha hafif düzeyde pozitif olmakta devam eder.
24-AKCİĞER VEREMİ
Klinik belirti olarak göğüs ağrıları, öksürük, balgam çıkarma, kanlı balgam, soluk alma zorluğu, ateş, terleme, iştahsızlık, zayıflama, kavern ralleri olabilir. Tarama ya da kontrol amacı ile çekilen radyolojik filmler hastalığın erken teşhis edilmesini sağlar.
Teşhis, balgamda ya da mideden tubajla alınan sıvıda koch basili görülmesiyle konur. Ancak günümüzde iyi bilinen özel radyolojik görünümler, herhengi bir balgam çıkarma olmadan da teşhis komasını sağlamaktadır.
Eskiden ölümcül olan verem, özgül ilaçların bulunmasından bu yana çok iyi sonuçlanmakta ve çoğunlukla tamamen iyileşmektedir.
25-GRİP
Grip son derece bulaşıcı bir hastalıktır, küçük salgınlar ya da bazı öldürücü olan ve bütün ülkeyi saran yaygın salgınlar halinde gelişir. Hastalık insandan insana geçer ve edinsel bağışıklık kişiden kişiye değişir. Çünkü bağışıklık hem geçicidir, hem de hastalığı yapan virüs tipine özgüdür; oysa pek çok grip virüsü vardır ve bunlar, çoğu zaman önceden kestirilemeyen ve her 10-15 yılda bir aniden ortaya çıkan antijen değişinimleri geçirir. Kuluçka devri 2-5 gün sürer. Hastalık ateş,baş ve kas ağrılarıyla birdenbire belirir. Çoğu zaman nezle, inatçı ve ağrılı kuru bir öksürükle görülür. İyileşme genellikle birkaç gün içinde gerçekleşir ama 3. ya da 4. günde 2. bir ateş nöbeti araya girer ve ateş eğrisi üzerinde klasik grip V’si görülür. İyileştikten sonra hasta günlerce, hatta haftalarca halsiz kalır.
Virüs hastalıklarının büyük çoğunluğunda olduğu gibi bunda da özgül bir tedavi yoktur. Sadece asetilsalisilik asit tipi ateş düşürücülerle ve kimi zaman da c vitamini ile yetinilir.
26-YILANCIK
Bir zamanlar, zayıf dirençli bazı kişilerde sık görülen ve ağır bir hastalık olan yılancık, bugün çok seyrek rastlanılan ve tedavi edildiği takdir de hemen iyileşmektedir. Şimdiki tek sorun, ağır olmaktan daha ok üzücü olan, nükseden biçimdedir.
Yüzdeki yılancık en sık görünenidir. Başlangıcı birdenbire 40 derece yüksek ateş ve titremedir. Çoğu zaman yavaş yavaş yayılan şarap kırmızısı renginde bakışımlı bir plak görünür. Çevresi belirli bir kıvrımla sınırlanmıştır. İltihabın tüm belirtileri görülür; ağrı, şiddetli ödem, kırmızılık, yerel ısının yüksekliği. Antibiyotiklerin etkisiyle hastalık iyiye yönelir.
27-KELLİK
Favus kelliği özellikle sıcak ülkelerde ve daha çok Kuzey Afrika’da görülür. Bulaşıcı bir hastalıktır, çocukken insana bulaşır, erişkin yaşa kadar ilerlemeye devam eder. Öteki mantar saç kıranlarının aksine, favus kelliği, hiçbir zaman kendiliğinden iyileşmez. Kıl diplerindeki bu hastalığa özgü kellik çukuru sarımsı bir sıvıyla doldurulur ve fare yuvası denilen özel bir koku yayar. Buralarda saç kalmaz. Kellik yerinde, parlak, kırmızı renkte pürüzsüz lekeler hallinde ve birkaç tel saçla ayrılmış nedbeler bırakır. Bu nedbenin gerileyip iyileşmesi söz konusu değildir. Favus kelliği tırnaklara bulaşabildiği gibi saçsız deriye de geçebilir, burada küçük çukurcuklar meydana gelir.
Teşhis Wood ışığında yapılan muayene ile mikroskopta incelemeyle ve kültür yapılara konur. Grizeoffulvi ile yapılan tedavi, favus kemiğinin sonucunu çok değiştirmiş olmakla beraber dökülen saç bir daha çıkmaz.
28-AIDS
1986’da bu virüsün HIV adıyla anılması kararlaştırıldı. Virüs bulaşıklık sistmi hücrelerinin özel bir tipine saldırır: Lenfositler. Hastalık, HIV virüsü enfeksiyonunun geç ortaya çıkmış şeklinde başka bir şey değildir. Kişi hasta olmadan da virüsü taşıyabilir. Böylesine seropozitif denir, çünkü vücudunda virüse karşı antikor taşımaktadır. Hastalığın klinik belirtileri çok çeşitlidir. Bulaşması da çeşitli yollarla olur: cinsel ilişkiyle, kan nakliyle ve ana rahminde ve daha sonra ana sütü vasıtasıyla anadan oğula geçer.
29-KABAKULAK
Kabakulak özellikle ve genç erişkinlerde görülür. Kuluçka süresi; 18-21 gündür; tutulan hasta, hastalığın başlangıcından 1 hafta önce ve ilk ya da sekiz gün boyunca bulaştırıcıdır.
En sık görülen yerleşim yeri kulak altı bezidir. Kulak altı şişliği çoğunlukla iki taraflıdır ve armut görünümü verir. Şiş çok ağrılıdır, ama 10-15 gün içerisinde iyileşmeye yüz tutar. Öteki tükürük bezleri de hasatlanabilir.


gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-08-07, 12:22   #2 (permalink)
UmrumDı$ı . .
 
Giriş Tarihi: 08-05-2007
Yer: S'onsuzLuk
Mesajlar: 11,087
Blog Mesajları: 12
Rep Puanı: 15557083
ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 155693
Varsayılan C: Bulaşıcı Hastalıklar


Ellerine sağlık çok güzel hazırlamıssın.Tesekkürler.
ĩя'ěм₪ Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-11-07, 20:39   #3 (permalink)
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 05-03-2007
Yaş: 20
Mesajlar: 4
Rep Puanı: 2375
Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11Gknnnn Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: Bulaşıcı Hastalıklar


kardeş bana resimlerini bulabilirmisin örnek olarak acil lazımda
Gknnnn Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-04-08, 17:54   #4 (permalink)
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 15-03-2008
Yer: siz
Mesajlar: 988
Blog Mesajları: 3
Rep Puanı: 2563289
lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 25643
Varsayılan C: Bulaşıcı Hastalıklar

teşekkürler eline sağlık
lron_Maiden Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks Kapalı
Pingbacks Kapalı
Refbacks Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 13:01
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465