|
|||||||
Kültür Kategorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan Eski ve Yeni Dünya Düzeninde gizli cemiyetlere Konusunu Görüntülemektesiniz => Dünyanın kurulusundan beri insanlar sosyal sistemler içinde belirli bir güç arayışında olmuşlardır. Belirli sosyal sınıflarda ve özellikle 16-18. yüzyıldan sonra ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 09-09-2006
Yaş: 24
Mesajlar: 1,198
Rep Puanı: 128563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Dünyanın kurulusundan beri insanlar sosyal sistemler içinde belirli
bir güç arayışında olmuşlardır. Belirli sosyal sınıflarda ve özellikle 16-18. yüzyıldan sonra yönetici sınıfı teşkil eden üst burjuvazide belirli mevkilerin dağılımı arz-talep dengesine uygun olmamaya başlamıştır. Ayrıca kilise ve din baskısına karsı da, farklı ve daha açık görüşlü düşünceye sahip insanlar farklı örgütlenmeler içine girme ihtiyacı duymuşlardır. Bu yüzyıllarda eski mistik gizli cemiyetlerin de törelerini ve yöntemlerini kullanan yeni yapılanmalar görmekteyiz. Masonluk ve ILLUMINATI bu özellikleri fazlasıyla içermektedir. Aslında gizli cemiyetler büyünün ve ayinlerin başladığı çok eski dönemlere kadar gider ve pek çok gizli cemiyetin kurulusu Mısırlılar ve Mezopotamyalılar zamanına kadar uzanmakta, Sümer ve Akanlara, 5000 yıl önceye gitmektedir. Ama ilk gizli cemiyetlerin temel çıkış noktası din ve Tanrı ile bütünleşme çabasıdır. İlk gizli cemiyetleri oluşturanlar da zaten samanlar, din adamları ve ruhban sınıfı olmuştur. Zoroastrianizm, Mithraism, Pitagorasçilik, Neo-Platonizm, Kabalizm, Sufism, Batıniler (Hasan Sabbahin gizli cemiyeti), Tapınak ve Malta Şövalyeleri ve Gül Haç örgütü ve daha binlercesi Mısır, Mezopotamya ve Ortadoğu'da kendi inanç, sembolizm ve ritüel sistemleri ile yoğrulmuşlar ve yıllarca birbirlerinden etkilenerek Rönesans dönemine kadar ulaşmışlardır. Burada söz konusu olan masonik cemiyetlerdir, ama burada hedefimiz tüm masonları ve masonik aktiviteleri kötülemek değildir. Yüzlerce kola ayrılmış olan masonluk kendi alt kültürü içinde bazı masonik olguları ve yapıları da beraberinde getirmiştir. Masonluğun tarihte insanlara olumlu etkileri de olmuştur. Öncelikle 18. yüzyıl öncesi Anderson Anayasasından önceki masonların pek çoğu aydınlanmacı ve bilimsel kişiliği ön plana çıkan kişilerdir. Varlığı halen tartışılan Gül Haç (Rose Croix) örgütünün de masonluğun farklı bir devamı olduğu, hatta 1614lerde kiliseye karsı İngiltere'de manifestolar verdiği de söylenir. Rose Croixda bulunduğu ve büyük üstatlık yaptığı söylenen bazı kişileri son yıllarda bulunan parşömenlerdeki kayıtlarına ve Holly Blood and Holly Grail (Kutsal Kan, Kutsal Kase) isimli kitaptaki bilgiye göre sayalım isterseniz (Baigent 1983). Leonardo da Vinci (1510-1519); Robert Boyle (1654-1691); Isaac Newton (1691-1727); Charles Radclyffe (1727-1746); Victor Hugo (1844-1885); Claude Debussy (1885-191 . Daha pek çok ünlü isim mevcut bu gizli masonik örgüttedir! Bu örgütün de farklı bir masonik örgüt olarak faaliyetlerini halen dünyanın herlerinde sürdürdüğü iddia edilmektedir. ILLUMINATIye de bir kol veren grubun Gül Haç teşkilatı olduğu düşünülmektedir. Bu gizli cemiyetlerin hepsi tarihte olumsuz etkiler yapmamıştır, aksine Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Cemiyeti Fransız İhtilali ve Amerikan Devriminin örgütlenme yapısını ve temel kardeşlik, eşitlik felsefesini oluşturmuş, devrimlere ideolojik bir ağ örmüştür. Fransız İhtilalinin pek çok kahramanı masondur. Kuzey Amerika'ya masonluk 1730larda gelmiştir. Benjamin Franklin 1731de mason olmuş ve 1734de Pennsylvanianin Büyük Üstadı olmuştur. Rose Croixlarin (Gül Haç) üçlü konsülünde yer almıştır. George Washington 1752de masonluğa alinmiş 1789da da Başkan olmuştur. Amerikan başkanlarının büyük çoğunluğu masondur. Masonik örgütlerin pek çoğu Türkiye'de de adi çok tartışılanTapınak Şövalyelerine dayanır. Tapınak şövalyeleri Tapınak şövalyeleri, Haçlı seferleri sırasında Hugues de Payen isimli soylu bir şövalye tarafından 8 diğer şövalye ile birlikte 1119da kurulmuştur (Baigent 1983; Barret 1999; Draul 1989). Bu dönem Hasan Sabbahin ve Batinilerin etkisinin bitmek üzere olduğu bir dönemdir. 1099da Kudüs alininca, Tapınak şövalyeleri buraya giden hacıları ve Avrupalıları korumak için devreye girdiler. Resmi olarak Troya konsülü tarafından 1129da Isanin Fakir şövalyeleri ve Süleyman Tapınağı Tarikatı olarak kuruldular. Tapınak şövalyelerinin şayisi hızla arttı, 1130da 300 kadar Tapınak şövalyesi Kudüs civarına vardı. Tapınak şövalyesi olabilmek için kilise karsısında fakirlik yemini etmek, bekaret ve kiliseye itaat basta geliyordu. Görevleri din adamlarını ve Kudüme gidenleri korumaktı. Sayıları arttı, Ana doluda ve Kudüs civarında kendilerine kaleler insaf ettiler ve kendilerine ait bir alt kültür kurdular. 1139da başarılarından dolayı Papa Innocent II onlara tam bağımsızlık tanıma hatasında bulundu. Krallar ve soylular da hoşlanmamalarına rağmen mecburen Tapınak Şövalyelerine toprak ve toprak kirası alma hakki tanıdı. Böylece sayilari binleri asti ve hem Ana doluda hem de deniz kenarindaki diğer bölgelerde kaleler insaf ettiler ve duvarci ustasi anlamina gelen ilk masonik aktivitelerine baslamis oldular. Zamanla soyulmaktan korkan hacilara yardimci olmak için onlarin degerli esyalarini muhafaza etmeye, ilk seyahat çeklerini ortaya çikarmaya basladilar. Tabii gizli bazi isaretler tasimasi gereken bu yazili kagitlardaki semboller yüzyillardir bölgedeki mistik akimlardan etkilendi ve onlarin alt kültürleriyle bütünlesti. Tapinak Sovalyelerine üye özel olarak seçilir, tarikata kabul edilirler ve çok farkli bir egitimden geçirilirlerdi. Bu sirada Arapça ögrenip, eski Yunan eserlerini okumaya basladilar. Bankerlikle ve ticaretle de çok zenginlestiler. Papalik ve Fransiz krali onlarin gücünün azaltilmasi gerektigini sonunda anladilar, çünkü hermetizm, alkemi (simya) ve bilimle de ugrasan bir alt kültür yaratmislardi. 1307de Papa Clement Vin emri ile bazi Tapinak Sovalyeleri geri çagrildilar, büyücülükle suçlandilar, iskence gördüler ve yakildilar. 1314de Tapinak Sovalyelerinin büyük üstadi Jacques de Molay Pariste bir kaziga çakilarak yakildi. Bunun üzerine geri çagrilan Tapinak Sovalyeleri Iskoçyaya kaçtilar ve orada operatif masonlugu kurdular ve Anadoludaki, Kudüsteki kaleleri ve merkezleri ile haberlesmeyi sürdürdüler. 36sinin haricindeki Tapinak Sovalyelerini yakalayamadilar. Özellikle suçlama büyü, hermetizmle (ilk kaynaklari astroloji, astrolojiye dayali hekimlik ve büyü olan, I.S. II ve III yüzyilda ise Stoaciligin ve Platonculugun, Zerdüst dininin de da damgasini tasiyan, Hristiyanligini Mesih anlayisini reddeden, Bati mistisizminin esasini olusturan bir felsefe ve din) ve alkemi ile ugrasmalari, maddi güçlerini Papaligin hizmetine sunmamalari ve Papaliga garip gelen sembolik ve allegorik ritüelleriydi. Bu ritüellerde söylenen sözler ezberleniyordu ve yazili degildi ve ne yaptiklari belirsizdi, kliseye karsi ayaklaniyor olabilirlerdi. Avrupada büyük bir olasilikla Tapinak Sovalyeleri daha sonraki yüzyillarda farkli örgütler olarak devam ettiler, bunlarin en önemlisi asagida açiklayacagimiz Rose Croix (GÜL HAÇ) örgütüdür. Rose Croix (Gül Haç örgütü) 1188de Prieree De Sion MS 46 yilinda kurulan ORMUS (inisiye edilenler tarikati veya tekris edilenler tarikati) isimli tarikatin bir adinin da lOrdre de la Rose-Croix Veritax oldugu, bir rivayete göre de Isanin çarmihtan inip bu tarikati kurdugu söylense de, Dames Frances Yatese göre ilk ismine 1614de yayimlanan Fama Fraternatisde, Confessio Fraternatis ve The Chemical Wedding of of Christian RosenKreuz da rastlanir. Bu devirde yazilan ve Rosy Cross Manifestolari olarak bilinen üç eser bir Hiristiyan olan Rossy Crossdan ve allegorik bir efsaneden ve bir manifestodan bahseder. Almanyada 1378de dogan Rosy Cross Anadoluya ve kutsal topraklara gitmis 106 yasinda 1484de ölmüstür. Bu eserler simya ile, gizli bilimle ve tipla ugrasan kliseye karsi olan gizli bir toplulugun varligindan dem vurur. Eserlerde masonik sembolizm ve dolayli anlatim kullanilir. Bu yazilarda belirttigimiz gibi Boyle ve Leonardo da Vinciden, Isaac Newtona kadar pek çok bilim insani bu gizli örgüte üye olmus ve bu örgüt sayesinde kendini gelistirmistir. Örgütün tüm özellikleri masoniktir ve Tapinak Sovalyeleri ile iliskileri olduguna kesin gözüyle bakilmaktadir. Daha sonra ABDye masonlugu getiren kisiler ve Benjamin Franklinin kendisi bile Gül Haç örgütünün iç çekirdegindendir. Manifestolar insanlik için çalisan kardeslik ve iyiligi yayma motiflerini isler, Fransiz Ihtilali ve Amerikan ihtilalinde de gelisen devrimci masonik örgütlenme Rose Croix ile içiçedir. Gül Haç isminin de çok sembolik bir anlami vardir (detaylar için Baigent 1983 ve Barret 1999) Rose Croix ayrica pek çok yönü ve mistik islevi ile Kabalizmle içiçedir, bu da hem Yahudilerden hem de konuyu isleyen Tapinak Sovalyelerinden geçmis bir gelenektir. 1623de Gül Haç örgütü Pariste çok yaygindi ve bazi üyelerinin görünür, bazi üyelerinin de görünmez oldugu ve görünmez olanlarin seytanla isbirligi içinde oldugu dedikodusunu dogurmustur. 1640larda Avrupa ve Ingilterede pek çok Rose Croix örgütü mevcuttu ve Ashmole ve Lilly tarafindan Londrada 1646da kurulan bir locanin Hür ve Kabul Edilmis masonlugun, Tapinak Sovalyeleri ile birlikte temeli attigi iddia edilmistir. 17. Yüzyildan sonra Gül Haç örgütü masonluktan daha gizli ve daha ölümcül bir biçimde devam etmis ve bir kola ayrilarak ILLUMINATIyi olusturmustur. Rose Croix o kadar gizlidir ki, halen sürüp sürmedigi bile resmi olarak bilinmemektedir. Seytana taparlar mi? Bu konuda belirsizdir, ama 20. yüzyilin basinda GOLDEN DAWN (ALTIN GÜNDOGUMU) isimli koyu okkült, kara büyü ve satanizm örgütünü kuran Aleister Crowleyin Rose Croix örgütünden oldugu iddia edilmektedir, ayni zamanda Crowley Hür, Kabul Edilmis Masonlar Locasinda Büyük Üstadlik yapmis, Skoç ritinde de 33. derece mason olmustur. Yaptigim arastirma ve incelemelerden çikardigim sonuç, Rose Croix örgütünün hiç bir zaman yok olmadigidir. Fakat baska örgütler dogurmaya devam etmistir. 16. yüzyildan beri gerek masonlugun, gerekse ILLUMINATInin ve Skulls and Bones Societynin dogusunda etkin rol oynamistir. Ama Hür ve Kabul Edilmis Masonlar resmi ve kanuni bir dernek olmasina karsin, ne ILLUMINATI ne de Rose Croix ortaya çikip kendini gösteren birer dernek degildirler ve masonlugu kendilerine üye çekmek için bir havuz olarak kullanirlar. Yani daireler içiçedir. En içteki dairede ve çelik çekirdekte hangi mistik gizli örgütün yüzyillarca etkili oldugu meçhul kalmistir. Illuminati Illuminati 1 Mayis 1776 da Adam Weishaupt tarafindan Bavyera-Almanyada kurulmustur. Adam Weishaupt Ingolstadt Üniversitesinde hukuk profesörü iken masonik egilimlere merak sarmis ve bir gizli örgüt kurmustur. Ama hükümete karsi bazi hareketler de içeren yayinlari nedeniyle 1786da polis tarafindan basilmis ve ondan sonra da tamamen yer altina inmistir. Illuminatinin daha sonra çok güçlendigi ve 1833de Yale Üniversitesinde General William Russel tarafindan Skulls and Bones Society (SBS) olarak kuruldugu rivayet edilmektedir (Marrs 2000; Sutton 1986). Yani bir rivayete göre SBS Illuminatinin ABDdeki devamidir. ILLUMINATInin Rose Croix örgütü ile direkt iliskisi oldugu bilinmektedir. Hangi ülkede birlesik çalisirlar, hangi ülkede farklidirlar ve ayrilirlar bilinemez. Bu gizli örgütlerin terör örgütlerinden özde pek bir farki yoktur; terör örgütleri bomba ve silahla terör ve anarsi yaratirlar. ILLUMINATI, SBS, CFR ve benzerleri ise sadece anarsi ve kaosu yani ORDO AB CHAOSu (kaostan düzen) imza yetkisi, uluslararasi strateji, paranin kontrolü ve mafyanin indirekt kontrolü ile yaratirlar. Illuminati adini ve üyelerini inanilmaz bir sir gibi saklayan ve ölümcül bir kurulustur. Bugün hemen her ülkede mevcuttur. Özel egitim, tören ve alt kültürlerden gelmeyenler Illuminatiye kabul edilmezler. ABD baskanlarinin pek çogu Illuminatiden ya icazet alirlar ya da üyesidirler. Bu gizli örgüte ihanet edenlerin cezasi kayitsiz sartsiz ölümdür. Illuminatinin NATO ile veya Gladyo gibi yeralti örgütleri ile de iliskisi oldugu sanilmaktadir (Domhoff 1974, 2000; Sutton 1986, 1988, 1990; Marrs 2000; Ross 2000; Marrs 2001) |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() ![]() Giriş Tarihi: 28-05-2005
Mesajlar: 78,659
Rep Puanı: 1682102036
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
bugün TRT-1'de "tapınak şövalyeleri" diye mini bir dizi başlıyor
ne kadar gerçekçi olduğunu merak ediyorum neyse bu güzel paylaşım için teşekkür ederim
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 09-09-2006
Yaş: 24
Mesajlar: 1,198
Rep Puanı: 128563
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
doğru ama efsaneleştirmişlerdir birde gerçeklerden uzak bir dizidir bence keşke öyle bir dizi biz yapsak
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |