Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 28-08-13, 21:57   #6
KangDae

Varsayılan C: çin tarihi


BEŞ HANEDAN ON KRALLIK

Beş Hanedan On Krallık dönemi, (907 - 960), Çin tarihinde 907’de Zhu Quanzhong Tang Hanedanı'nı yıkıp Hou Ling'ı kurmasıyla başlayarak Hou Zhou hanedanının Dinqianduo dianjian olan Zhao Kuangyin'in Song Hanedanı’nı kurup Çin'i birleştirmesiyle bitten dönemi.
Bu dönemde Çin’in kuzey kesminde Hou Ling, Hou Tang, Hou Jin, Hou Han ve Hou Zhou olmak üzere 5 hanedan kurulup yıkılmıştı. Çin’in orta ve güney kesminde ise 10 yöresel krallık kurulup yıkılmıştı.

Kuzey kesimin 5 hanedanından Hou Tang ve Hou Jin Şatuo Türkleri tarafından kurulmuş ve Hou Han ve Hou Zhou da Şatuo'nun askeri teşkilatına bağlı Jiedushi,Liu Zhiuyan ile Shumishi Guo Wei tarafından kurulmuştu.

Beş Hanedan On Krallık (MS 923)

SONG HANEDANI

Hou Zhou hanedanının generali Zhao Kuangyin, Chen Qiao kasabasında ayaklanma başlatarak 960 yılında kendisini İmparator Tai Zu ilan ederek Song hanedanını kurdu. Song hanedanının kuruluşuyla “Beş Hanedan ve 10 Devlet” dönemi kapandı ve Çin’deki bölünmüşlük sona erdi. Song hanedanı, 1279 yılında Yuan hanedanı tarafından devrilmesine kadar toplam 319 yıl varlığını sürdürdü. Song hanedanı, Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye ayrıldı.

Kuzey Song hanedanı döneminde, Kitanlar kuzeyde Liao devletini (947-1125 yılları arası), Dangxianglar kuzeybatıda Xixia devletini (1038-1227 yılları arası), Nüzhenler kuzeyde Jin devletini (1115-1234 yılları arası) kurdular. 1125 yılında Liao devletini yok eden Jin devleti, 1127 yılında Song hanedanının başkenti Kaifeng’i işgal ederek İmparator Hui Song ve varisi Qin Zong’u kaçırdı. Böylece Kuzey Song hanedanı yıkıldı. Bunun ardından Song sülalesi mensubu Zhao Gou, hanedanın güney başkenti Yingtian’da (bugün Henan eyaletine bağlı Shangqiu şehri) tahta geçerek İmparator Gao Zong oldu. Daha sonra Lin’an’a (bugünkü Hangzhou şehri) kaçan imparator Gao Zong, Yantze Nehri’nin güneyini yöneten Güney Song hanedanını kurdu. Dar bir alana sıkıştırılan Güney Song hanedanı, Song hanedanının çöküş dönemiydi.

Kuzey Song hanedanının Çin’in kuzey bölgelerini birleştirmesiyle toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda büyük gelişmeler kaydedildi, dış ticaret de gelişti. Fan Zhongyan tarafından başlatılan “Qingli Reformu” ve Wang Anshi tarafından başlatılan reform, Kuzey Song hanedanına uzun süreli refah getirememesine rağmen, bazı toplumsal sorunları gidermeyi başardı. Kuzey Song hanedanının son yılında devletin çürümüş karanlık yönetimine karşı Fang La ve Song Jiang liderliğinde köylü isyanı meydana geldi. Kuzey Song hanedanının Jin devleti tarafından yok edilmesinden sonra Güney Song hanedanı, Yantze Nehri’nin güneyini yönetmekle yetindi ve kuzeye seferler düzenleyerek ülkeyi yeniden birleştirme hevesini yitirdi. Yurtsever general Yue Fei’nin kuzeyden gelen Jin saldırılarına karşı verdiği çetin mücadele, Güney Song hanedanının hükümdarlarının gözünde yalnızca güney Çin’de daha rahat yaşamalarını sağlayan bir unsurdu.

Güney Song hanedanının son yıllarında başvezir Jia Sidao’nın yetkileri kötüye kullanması, Güney Song hanedanının yıkılışını hızlandırdı.

Song hanedanı döneminde Çin, birçok alanda, özellikle bilim ve teknoloji alanında büyük başarılar sağladı. Bu dönemde pusula, matbaacılık ve barut yaygınlaştı. Dönemin bilimadamı Bi Sheng, Avrupalılar’dan 400 yıl önce tipografi tekniğini keşfetti; Su Song, dünyadaki ilk kronometreyi icat etti; Shen Kuo’nun yazdığı “Meng Xi Bi Tan”, bilim ve teknoloji tarihindeki önemli bir eser olarak kabul edildi. Kültür alanında Li bilimi (görgü kuralları bilimi) son derece popüler oldu, Zhu Xi ve Lu Jiuyuan gibi tanınmış görgü kuralları uzmanları ortaya çıktı. Taoculuk ve ve Budizm’in yanı sıra dışardan gelen dinler de yaygınlaştı. Kuzey Song hanedanı döneminde yaşayan tarihçi ve edebiyatçı Ouyang Xiu’nun kaleme aldığı “Yeni Tang Tarihi”, Tang hanedanının tarihinin gelecek nesillere aktarılmasına büyük katkı yaptı; Sima Guang’un kaleme aldığı “Zi Zhi Tong Jian” (Yöneticilere Ayna Olan Malzemeler Koleksiyonu) ise kronolojik tarih araştırmalarıyla ilgili bir şaheserdir. Edebiyat alanında Ouyang Xiu ve Su Shi gibi seçkin deneme yazarları ortaya çıktı. Şiirin bir biçimi olan Song ci, bu dönemde yaşayan Yan Shu, Liu Yong, Zhou Bangyan, Li Qingzhao ve Xin Qiji gibi büyük şairlerin sayesinde eşi görülmemiş biçimde doruğa ulaştı. Tiyatro ve gelenksel Çin operaları, toplumda geniş ilgi gördü. Dağ, nehir, çiçek ve kuş, resimlerin ana konuları oldu. Dönemin büyük ressamı Zhang Zeduan’ın “Qing Ming Shang He Tu” (Qing Ming Bayramındaki Nehir Manzarası), Çin’in resim sanatındaki ölümsüz eserlerden biridir.

YUAN HANEDANI

Timuçin’in 1206 yılında Moğol yönetimini kurmasının ardından Kubilay, 1271 yılında devletin adını “Yuan” olarak belirledi ve 1279 yılında Song hanedanını yok ederek başkentini Dadu’ya (bugünkü Beijing) taşıdı.

Moğollar, Gobi Çölü’nün kuzeyinde yaşarlardı. Timuçin, diğer Moğol kabileleri yenerek Moğolistan’ı birleştirdikten sonra Moğol İmparatorluğu’nu kurdu ve kendisini Cengiz Han ilan etti. Moğol ordusu, batıya da seferler yaparak Orta Asya, Doğu Avrupa ve İran’a saldırdı. Merkezi Holin (bugün Moğolistan Halk Cumhuriyeti’nin Harholin bölgesi) olan ve Avrupa ile Asya kıtasını kapsayan büyük Moğolistan İmparatorluğu, kısa bir süre sonra birbirinden bağımsız birkaç hanlığa bölündü. Moğol imparatoru, yalnızca adı gereği Moğolların ortak hanı durumuna düştü, zayıfladı.

Yuan hanedanının kuzeyi, uzun süren savaşlar yüzünden yıkıma uğramıştı. Yuan hanedanının kurucusu ve İmparator Şizu olarak bilinen Kubilay, tarımı teşvik eden politikalar uyguladı ve Sarı Irmak’ı ıslah ettirdi.

Çin, Tang, Song ve Yuan hanedanları döneminde dünyanın en gelişmiş ülkesiydi. Çin’in ekonomisi ve kültürü komşuların yoğun ilgisini çekiyordu. O dönemde dünyanın çeşitli ülkeleri, Çin’e sık sık elçi gönderiyor ve çok sayıdaki yabancı tüccar da Çin’e akın ediyordu. Çin’in yabancı ülkelerle olan temaslarında da eşi görülmemiş canlılık görülüyordu. Bu temaslar, Yuan hanedanı döneminde doruğa ulaştı. Yuan hanedanı ile Japonya ve Güneydoğu Asya ülkeleri arasında yakın temaslar kuruldu; çok sayıdaki Çin gemisi, Çin ve Hindistan arasındaki denizlerde gidip geliyordu. Çin’in üç büyük icadı matbaacılık, barut ve pusula, Yuan hanedanı döneminde Arap yarımadası üzerinden Avrupa’ya, Arapların astronomi, tıp ve matematik bilgileriyle İslam dini de Çin’e tanıtıldı. Çin ve Arap yarımadası arasında deniz taşımacılığının yanı sıra Yunnan eyaleti üzerinden kara taşımacılığı da açıldı. Doğu Afrika’ya gönderilen Çin porselenleri, Fas’a kadar ulaştırıldı. Venedikli bir işadamı olan babasıyla birlikte 1275 yılında Çin’e giden Marco Polo, Çin’de 17 yıl yaşadı. Marco Polo’nun “Seyahatname” adlı kitabı, asırlar içinde Batılıların Çin’i ve Asya’yı tanımak için başvurdukları önemli bir kaynak oldu.

Yuan hanedanı döneminde kültür alanındaki önemli bir gelişme, Yuan Qu’nun (tiyatronun bir biçimi) ortaya çıkmasıydı. Guan Hanqin, Wang Shipu, Baipu ve Ma Zhiyuan gibi tanınmış Yuan Qu yazarlarının “Dou E’ye Yapılan Haksızlar” ve “Batı Odasının Hikayesi” gibi sahnel eserleri, Çin kültüründe önemli bir yere sahiptir.

Moğol yönetiminin Han Çinlilerine yaptığı dayanılmaz sömürü ve baskı, Hanların ayaklanmasına neden oldu. 1333 yılına gelindiğinde dini örgütler ve başka gizli örgütler tarafından başlatılan ayaklanmalar tüm ülkeye yayıldı. Bu dönemdeki büyük ayaklanma, Sarı Irmak’ta yapılan ıslah çalışmalarına katılan köylülerin başlattığı “Kırmızı Başörtülü Ordu”nun ortaya çıkmasıydı. “Kırmızı Başörtülü Ordu”nun Haozhou bölgesindeki birlikleri, Zhu Yuanzhang’ın liderliğinde “Moğolları kovarak Çin’i yeniden kurmak” sloganıyla geniş destek kazandı. Zhu Yuanzhang, ordusuyla birlikte 1368 yılında Dadu’yu ele geçirerek Yuan hanedanını devirdikten sonra Ming hanedanını kurdu.


MİNG HANEDANI

Ming hanedanı, Zhu Yuanzhang’nın 1368 yılında Nanjing kentinde tahta geçmesiyle kuruldu. Ming Taizu olarak adlandırılan Zhu Yuanzhang, tahtta kaldığı 31 yıl içinde feodal monarşi merkezi yönetimini güçlendirmek için hanedanın kuruluşuna büyük katkısı olan vezirleri ve farklı görüşlere sahip olan kişileri öldürerek imparatorluk otoritesini artırdı. Ming Taizu’nun ölümünden sonra torunu Jianwen tahta geçti. Ancak imparator Jianwen, amcası Zhu Li tarafından tahttan indirildi. Zhu Li, kendisini Chengzu İmparatoru ilan etti ve 1421 yılında başkenti Beijing’e taşıdı.

Ming hanedanı yönetiminin merkeziyetçiliği güçlendirmesine rağmen, imparatorlarının ya yeteneksiz ya da çok küçük yaşta olmaları nedeniyle hükümet yetkilileri, adım adım hadımların eline geçti. Hadımlar yolsuzluk ve şantaj yaptılar, dürüst olan vezirleri ezdiler. Ülke, kötü yönetildi, toplumdaki her türlü çelişme alevlendi. Ming hanedanının orta dönemine gelindiğinde bir çok köylü isyanı meydana geldi, ancak hepsi bastırıldı.

Ming hanedanı dönemindeki tanınmış siyaset adamı Zhang Juzheng, toplumsal çelişmeleri yatıştırmak ve Ming hanedanı iktidarını sürdürmek için reforma başladı. Zhang Juzheng, personel yönetimine çekidüzen verdi, tarım ve dokumacılığı kalkındırdı, ırmakları ıslah etti ve değişik adlar altındaki vergileri birleştirdi. Bu önlemler, halkın yükünü belirli derecede azalttı.

Ming hanedanı döneminde tarım, daha önceki hanedanlara göre gelişti; ipek dokumacılığı ve porselen üretimi çok gelişmiş bir düzeye ulaştı; demir çıkarma, bakır dövmeciliği, kağıt üretimi ve gemi yapımı sektörlerinde de büyük gelişmeler kaydedildi. Ming hanedanı döneminde Çin’in dış ekonomik ve kültürel temasları da yoğunlaştı. Tanınmış Çinli denizci Zheng He, büyük filosuyla yedi kez Hint Okyanusu’nda yolculuk yaparak Asya ve Afrika kıtalarındaki 30’dan fazla ülke ve bölgeyi ziyaret etti. Ancak Ming hanedanının orta döneminden sonra Çin, Japonya, İspanya, Portekiz ve Hollanda gibi ülkelerin saldırısına uğradı.

Ming hanedanı döneminde, meta ekonomisinin gelişmesiyle birlikte kapitalizmin tohumları yeşerdi. Ming hanedanının ilk yıllarında çok sayıda sahipsiz çorak toprak ortaya çıktı. İmparator Ming Taizu, başı boş dolaşan insanlara toprak verdi ve vergiyi indirdi. Bunun sayesinde kendi topraklarında ekim yapan köylülerin sayısı büyük ölçüde arttı. Tütün, tatlı patates, mısır ve yerfıstığı gibi yabancı tarımsal ürünler bu dönemde Çin’de yetişmeye başladı. Ming hanedanı döneminde porselen ve dokumacılık gibi geleneksel Çin zanaatları yüksek seviyelere ulaştı. Özellikle ipek dokumacılığı sektöründe onlarca dokuma tezgahına sahip atölye işletmecileri ve onlar için çalışan tekniği bilen “işçiler” ortaya çıktı. Bunlar, Çin’de kapitalizmin ilk şeklinin ortaya çıkmaya başladığını gösterdi. Ming hanedanı döneminde, mal çeşitlerinin artması ve alışverişin yoğunlaşmasıyla birlikte kaynak ve ürünleri zengin, ulaşımı da kolay olan yerlerde büyüklü küçüklü ticaret merkezleri kuruldu. Beijing, Nanjing, Suzhou, Hangzhou ve Guangzhou gibi işlek kentler de ortaya çıktı.

Ming hanedanı döneminde belirli kurallara bağlı kalan “Ba Gu” makaleleriyle memurluk sınavı yapılırdı. Uzun romanların popüler olduğu bu dönemde “Shuihu”, “Üç Devletin Hikayesi”, “Batı’ya Yolculuk” ve “Jinpinmei” gibi ünlü romanlar yazıldı. Bunların yanı sıra coğrafyayla ilgili “Xu Xiake Seyahatnamesi”, tanınmış doktor Li Shizhen’nin “Bencao Gangmu (Şifalı Bitkiler Koleksiyonu)”, ziraatçi Xu Guangqi’nin “Tarım Ansiklopedisi”, zanaatkar Song Yingxin’in “Tiangong Kaiwu” ve tarih kitabı “Yong Le Ansiklopedisi” gibi ünlü klasik eserler de bu dönemde hazırlandı.

Ming hanedanının son yıllarında topraklar kraliyet ailesinde ve feodal beylerin elinde yoğunlaştı. Hükümet, vergileri günden güne artırdı, toplumsal çelişmeler gün geçtikçe alevlendi. Toplumsal çelişmelerin yumuşatılmasını arzulayan bazı memurlar ve bilginler, sık sık bir araya gelip siyaset tartıştılar ve hadım ile aristokratların imtiyazlarının azaltılmasını istediler. “Dong Lin Partililer” olarak adlandırılan bu insanlar, büyük baskıların altında kaldı. Bu durum, toplumdaki huzursuzluğu daha da artırdı.

Köylerdeki mücadeleler de şiddetlendi. 1627 yılında Shanxi eyaletinde yaşanan afet sırasında yöneticilerin zorla vergi toplamaları, köylü isyanlarına neden oldu. Onbinlerce köylünün katıldığı isyan ordusunun 1644 yılında Beijing şehrine girmesinden sonra imparator Cong Zhen kendini asarak intihar etti. Böylece Ming hanedanı, devrildi.

Ming Hanedanı döneminde Çin


QİNG HANEDANI

Çin’de 1644-1911 yılları arasındaki dönemde hüküm süren Qing hanedanı, kurucusu Nurhaç’tan son imparator Pu Yi’ye kadar toplam 12 imparator tarafından yönetildi.

Qing hanedanının toprakları, zirve döneminde 12 milyon kilometrekareyi geçmişti. Nurhaç, 1616 yılında Hou Jin Krallığı’nı kurdu. Krallığın ismi Huang Taiji tarafından 1636 yılında “Qing” olarak değiştirildi. Li Zichen’in liderliğindeki köylü isyancı ordusunun 1644 yılında Ming hanedanını devirmesi ve Ming hanedanının son imparatoru Cong Zhen’in intihar etmesinden yararlanan Qing ordusu, Mançurya’dan yola çıkıp Çin Seddi’nin önemli geçitlerinden Shanhaiguan’ı aşarak ülkenin iç kesimine girdi. Köylü isyancı ordusunu yenerek Beijing’i başkent yapan Qing hanedanı, daha sonra ülkenin dört ucunda yaşanan köylü ayaklanmalarını bastırdı, güneye kaçan Ming hanedanının kalan güçlerini yok etti ve Çin’i adım adım birleştirdi.

Qing hanedanı, ilk yıllarında sınıflar arasındaki çatışmaları yumuşatmak için çorak arazilerin tarlaya dönüştürülmesini teşvik etti ve vergi indirimi gibi politikalar uyguladı. Bunun sayesinde Çin’in hem iç kesimindeki, hem de sınır bölgelerindeki toplumsal yapı ve ekonomi belirli ölçüde gelişti. 18. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Çin’in feodal ekonomisi, eşi görülmemiş biçimde zirveye ulaştı. Tarihte “Kangxi, Yongzheng ve Qianlong Refah Dönemi” olarak anılan bu dönemde Qing hanedanının feodal merkeziyetçi monarşi yönetimi daha güçlü hale geldi, Çin’in devlet gücü yükseldi, toplumda düzen sağlandı. Çin’in nüfusu 18. yüzyılın sonunda 300 milyona yaklaştı.

1661 yılında general Zheng Chengon, savaş filosuyla Taiwan Boğazı’nı geçerek Taiwan’ı 38 yıl süreyle işgal eden Hollandalı sömürgecileri yendi. Hollandalılar’ın 1662 yılında teslim olmasıyla Taiwan, anavatanın kucağına geri döndü.

Çarlık Rusyası, 16. yüzyılın sonlarından itibaren doğuya genişlemeye başladı. Çarlık Rusyası, Qing ordusunun Mançurya’dan Shanhaiguan’ı geçerek Çin’in iç kesimine girmesinden yararlanarak Yaksa ve Nibuçu gibi kasabaları ele geçirdi. Qing hanedanı yönetimi, Rus işgalcilerin Çin topraklarından çekilmesini defalarca istedi. Qing ordusunun 1685 ve 1686 yıllarında İmparator Kangxi’nin emriyle Yaksa’daki Rus ordusuna iki kez saldırması karşısında Çarlık Rusyası ordusu, Çin-Rus sınırının doğusuyla ilgili sorunları, görüşme yoluyla çözmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Çin ve Rusya temsilcileri, 1689 yılında aralarındaki ilk sınır anlaşması “Nibuçu Anlaşması’nı imzaladılar.

İmparator Qianlong döneminde, Çungarya kabilesinin şefi Gordan liderliğindeki bölücü güçler yok edildi, Huilerin, Büyük ve Küçük Hoca İsyanı bastırıldı ve Xinjiang bölgesi birleştirildi. Bunun ardından Qing yönetimi, sınır bölgelerindeki ekonomi, kültür ve ulaşımı geliştiren bir dizi politika uyguladı.

Qing hanedanının İmparator Daoguang dönemine kadar (19. yüzyıl) Çin, kültür alanında büyük başarılar kazandı. Bu süre içinde Wang Fuzhi, Huang Zongxi, Gu Yanwu ve Dai Zhen gibi seçkin düşünürler ile Cao Xueqing, Wu Jinzi, Kong Shangren ve Shi Tao gibi ünlü edebiyatçı ve sanatçılar yetişti. Tarih alanında da büyük başarıların elde edildiği bu dönemde birçok seçkin tarihçi ve “Siku Quanshu” ile “Kitap Koleksiyonu” gibi hükümet emriyle derlenen büyük kitap dizileri ortaya çıktı. Bilim ve teknolojide, özellikle mimarlık alanında büyük ilerlemeler kaydedildi.

Qing hanedanı döneminde Çin, tarıma dayalı bir ülke olmaya devam etti. Bununla birlikte Qing hanedanı yönetimi, kültür ve düşünce alanlarında feodal ahlakı ön plana çıkardı, çok sayıdaki edebiyatçı ve düşünürü hapse attı; dış ilişkiler alanında ise uzun süre içine kapandı ve kendisini “merkez ülkesi” olarak gördü.

Qing hanedanının orta döneminden itibaren çeşitli toplumsal çelişmeler kendini göstermeye başladı, sık sık isyanlar yaşandı. “Bailianjiao”nin (Beyaz Nilüfer Dini) başlattığı isyan, Qing hanedanının refah dönemine son verdi.

1840 yılında patlak veren “Afyon Savaşı” ve bunun ardından Batılı ülkelerin yoğun saldırıları karşısında Qing hanedanı, yabancı işgalcilerle çok sayıda adaletsiz anlaşma imzalayarak topraklarını yabancılara bırakmak, yüklü tazminat ödemek ve limanlarını yabancılara açmak zorunda kaldı. Çin de adım adım yarı feodal, yarı sömürge bir toplumsal yapıya düştü. Qing hanedanının son yıllarında yönetimin yozlaşması, düşüncelerinin kemikleşmesi, korkaklığı ve kendini küçümsemesi nedeniyle Qing hanedanı düşüşe geçti. Eziyet altında yaşayan Çin halkı, emperyalizme ve feodalizme karşı “Taiping Tianguo Hareketi” ve “Nianjun İsyanı” gibi bir dizi ayaklanma yaptı. Hakimiyetini sürdürmek isteyen Qing hanedanının yönetici sınıfı da Yangwu Hareketi ve Wuxu Reformu gibi reformları başlatarak Çin’i güçlü ve müreffeh bir topluma dönüştürmeye çalıştı. Ancak bu hareketlerin hepsi başarısız oldu. Sayısız vatansever insan, Çin milletini kurtarmak için kanlı mücadeleler verdi. Yurtseverlik dalgaları, Çin’in yakın çağ tarihinin en önemli akımı oldu. 1911 yılında patlak veren “Xinghai Devrimi” ile Qing hanedanı devrildi, Çin’de 2 bin yılı aşkın sürede hüküm süren feodal imparatorluk rejimi yıkıldı ve Çin tarihi yeni bir döneme girdi.


Bayrak (1890-1912)

1820'de Qing Hanedanı Toprakları
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-13, 22:11   #7
KangDae

Varsayılan C: çin tarihi


MANÇUKUO

Bayrak

Mançukuo, 1 Mart 1932 ile 18 Ağustos 1945 tarihler arasında, Mançurya (Güney Mançurya: Bugünkü Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuzeydoğu bölgesi ve İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nin kuzeydoğu kısmı)'da hüküm süren devlettir.

Yeşil ile gösterilen yer Mançukuo


ÇİN CUMHURİYETİ

Bayrak

Çin Cumhuriyeti ya da gayrıresmi adıyla Tayvan, Tayvan Adası ile Penghu, Kinmen, Matsu ve bazı diğer adacıklarda yerleşik, pek çok ülke tarafından tanınmayan Uzakdoğu ülkesi. 1912'de bugünkü Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında kurulan ülke Birleşmiş Milletler üyesiydi. Tayvan da dahil olmak üzere çevre adaları II. Dünya Savaşı sonrasında sınırları içerisine dâhil etmişti. 1949 yılındaki Çin İç Savaşı'nı Çin Nasyonal Partisi'nin kaybetmesi üzerine ülke Çin Komünist Partisi yönetimine girdi ve komünist parti tarafından Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) kuruldu. Çin Nasyonal Partisi lideri Çan Kay Şek Tayvan adasına kaçtı ve Çin Cumhuriyeti'nin burada devam ettiğini dünyaya ilan etti.
1949 yılındaki bu yeniden kuruluş başta Batılı ülkeler olmak üzere dünya devletlerinin çoğunluğu tarafından kabul gördü. 1971 yılına gelindiğinde değişen dünya dengeleri nedeniyle Çin Cumhuriyeti (Tayvan) Birleşmiş Milletler'den çıkarıldı ve yerine ÇHC dahil edildi. Günümüzde Çin Cumhuriyeti sadece 23 ülke tarafından tanınmaktadır ancak birçok ülke gayrıresmi olarak ekonomik ve kültürel ilişkilerde bulunur. Günümüzde Çin ifadesi genellikle Çin Halk Cuhuriyeti'ni ifade etmek için kullanılırken, Çin Cumhuriyeti'ne ise Tayvan denmektedir. Bunun yanında Tayvan, uluslararası kuruluşlara Çin Taypesi (Chinese Taipei) adı ile üye olmuştur. Nüfusunun % 90'ından fazlası Han Çinlisi olan bu ada Çin Halk Cumhuriyeti ile yoğun ticari ilişkilerde bulunmakla birlikte, kıta devleti ile karşılıklı silahlanma durumu da söz konusudur. Tayvan'ın en fazla mal ihraç ettiği ülke ÇHC olmasına rağmen bağımsızlık ve tanınma çabaları ile BM üyeliği istekleri ÇHC'nin veto ve tehditleri ile karşılaşmaktadır.

Tarihi

Boxer Ayaklanması'nı takiben 1911'de Qing Hanedanlığı'nın devrilmesiyle Milliyetçi Parti Kuomingtang lideri Sun Yat-sen'in çalışmalarıyla kurulmuş ve Çin'in 2000 yıllık imparatorluk yönetimini sona erdirmiştir. İlk başkanı Sun Yat-sen kısa süre sonra görevden çekilince yerine General Yuan Shi Kai geçmiş ve bir süre sonra diktatörlük eğilimleriyle ülkeyi yeniden zor bir sürece sokmuştur. 1916'da Yuan'ın ölmesiyle iyice gerilen atmosferde yabancı karşıtlığı artmış ve 4 Mayıs 1919'da öğrencilerin yabancı malları boykot ettiği bir ayaklanma patlak vermiştir.

Çin Komünist Partisi'nin kurulması

Rusya'daki Bolşevik devrimin başarısından cesaret alan bir grup aydın 1921'de Çin Komünist Partisi'ni kurmuştur. Üyeleri arasında Zhou En Lai ve Mao Zedong gibi daha sonradan büyük önem kazanacak olan isimler bulunmaktadır. ÇKP ile Sun Yat-sen'in Kuomingtang'ı arasında ilişkiler başlarda iyi olsa da 1925'te Yat-sen'in ölmesiyle bu ilişkiler bozulmuştur. Yat-sen'in yerine geçen Çan Kay Şek, ÇKP'nin aksine Batıya yaklaşmaktan yana olduğu için iki parti karşı karşıya gelmiştir. Bir komünist ihtilalinden korkan Çan Kay Şek önce davranmış olmak için 1927'de birçok komünisti öldürtmüştür. Bu gerilim ülkeyi milliyetçiler ve komünistler arasında uzun bir iç savaşa sürüklemiştir.

1931 yılında komünistler Jiangxi eyaletinin Ruijin kentinde bir Çin-Sovyet hükümeti kurdular. Çan Kay Şek'in sürekli saldırılarına hedef olan eyalette eşit olmayan şartlarda gerçekleşen çatışmalarda 1934'te komünistler iyice zor duruma düşmüşlerdir. Bu yenilgi durumu Mao'nun Çin'e uygun olmayan Sovyet yöntemleri bırakıp kendilerine özgü yöntemler yaratmaları gerektiği fikriyle ön plana çıkmasını sağlamıştır. Mao çoğunluğun köylü olduğu Çin'de kentlerden vazgeçip hareketi kırsal kesime taşımıştır. Kırsal gerilla taktikleri uygulamaya başlayan Mao 1934'te, 90,000-100,000 askerle uzun sürecek bir harekat başlatmış, bir yandan milliyetçilerle bir yandan da yerel beylerle savaşarak 1936'da sadece birkaç bin askerle Yenan'a ulaşmıştır.

Japon İşgali

Bu arada, İmparator Hirohito yönetiminde gittikçe güçlenen ve emperyalist hedefleri doğrultusunda Çin'in kuzey bölgesi Mançurya'yı ele geçirmek isteyen Japonya, 1936 yılında[kaynak belirtilmeli] Çin'i işgale başlar. Kısa sürede Mançurya'yı kontrol altına alan ve Mançuko adıyla kendisine bağlı uydu bir devletçik kuran Japonlara karşı bir halk direnişi başlar. Bu bağımsızlık savaşını örgütleyen Mao Zedung önderliğindeki Çin Komünist Partisi halk içerisinde taraftar toplar. 1941 yılında İngiltere ve ABD savaşa Çin'in yanında girer. 1945 yılında Japonya'ya atılan atom bombaları sonucu Japonlar'ın çekilmesiyle savaşın sona ermesini takiben komünistler ve milliyetçiler arasındaki gerilim yeniden ortaya çıkar.
Çin-Japon Savaşı özellikle ÇKP'nin işine yaramıştır. Japon askerlerden kalan silahlar sayesinde düzenli bir ordu haline gelen komünist kuvvetleri, Sovyetlerin de Mançurya'ya yardıma gelmesiyle daha zengin eyaletlerde de etkilerini arttırmaya başlamışlardır. 1948'den itibaren Mao taktik değiştirir ve hem askeri gücüyle hem de halkçı politikalarla kısa sürede ülkede kontrolü eline alır. 1949'da önce Pekin'i daha sonra diğer birçok önemli şehri eline geçiren Mao, 1 Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti'ni kurar.
Bağımsızlık savaşında ÇKP'yi cephe gerisinden vurarak ülke savunmasında zayıflık yaratan Kuomingtang yönetimi, daha sonra arkasına ABD'yi alarak halkın tepkisini çekmeye devam eder. Halk desteğinden yoksun kaldıkça otoritesini korumak için antipatik girişimlere yönelen Çan Kay Şek önderliğindeki parti yönetimi 1949 yılında kesin yenilgiye uğrar. Formoza adasına (Tayvan) kaçan Çan Kay Şek ise burada 1928 Çin Cumhuriyeti'nin devamı olduğu iddiasıyla ayrılıkçı bir hükümet kurar.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-13, 22:22   #8
KangDae

Varsayılan C: çin tarihi


ÇİN HALK CUMHURİYETİ

Bayrak

Çin Halk Cumhuriyeti (Kısaca: ÇHC), bir Uzakdoğu ülkesi. Kuzeyinde Moğolistan, kuzey doğusunda Rusya ve Kuzey Kore, doğusunda Sarı Deniz ve Doğu Çin Denizi, güney doğusunda Güney Çin Denizi, güneyde Vietnam, Laos, Birmanya, Hindistan, Bhutan ve Nepal, güney batıda Pakistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile çevrilidir. Başkenti Pekin'dir. Çin sözcüğü sıklıkla Çin Halk Cumhuriyeti anlamında kullanılır.
Çin'in, ÇHC'den önce de yaklaşık 5000 yıl geriye uzanan bir 'yazılı tarihi' vardır. Bununla birlikte üzerinde ideografik çizimlerin bulunduğu yaklaşık 6000 yıl öncesine ait kalıntılara ulaşılmıştır.Günümüz medeniyetinin temel taşlarını oluşturan kâğıt, barut, pusula ve matbaacılık gibi pek çok buluşun kökenleri Antik Çin medeniyetine dayanmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti, son yıllarda, yapmış olduğu atılımlarla ve politikalarla, dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmeye başlamıştır. Çin Halk Cumhuriyeti'nin bölgede ve dünyada nüfuzu, askeri alandan çok ekonomik alanda kendisini hissettirmektedir. 2020'lerde Çin Halk Cumhuriyeti'nin dünyanın en zengin ekonomisi olacağı öngörülmektedir. Dünyanın alan olarak en büyük dördüncü ülkesi olan Çin Halk Cumhuriyeti, yaklaşık 1.35 milyar nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesidir. Dünya nüfusunun yaklaşık altıda biri Çin Halk Cumhuriyeti'de yaşamaktadır.

Tarihçe

Binlerce yıl süren hanedanlar yönetimi, 1912'de milliyetçilerin yönetimi ele geçirmesi ile son bulmuştur.1949'da milliyetçileri yenmeyi başaran Komünist Çinliler (ÇKP) Mao liderliğinde ülke yönetimini ele geçirmiştir. Mao, sosyalist bir devlet kurmak için çalışmaya başladı. Stalin'in ölümüyle ülkede bir süre daha özgürlükçü bir atmosfer hakim oldu. Ama zamanla eleştirilere kapalı ve birleştirmeyi öngören düzenlemeleri büyük başarısızlığa uğrayan Mao politik açıdan zor durumda kaldı. Bu başarısızlığı 1960'larda partinin Maoistler ve pragmatistler olarak ikiye ayrılmasına neden oldu. Mao bir süre arka plana çekilse de halk arasında bir kült olmaya devam etti. Fakat ülkenin kurucusu devrimi tamamlamak istiyordu ve hala özellikle ordu tarafından destekleniyordu. Bu nedenle "kültürel devrim" adıyla yeni bir dizi çalışmayla politik hayata aktif olarak geri döndü. Zamanla çevresindeki hemen herkesle arası açılsa da, 1976 yılında ölene kadar kültürel devrimine devam etti.

Kültür Devrimi Hareketi

Mao kültürel devrim üzerine düşüncelerini "Küçük Kırmızı Kitap" başlığıyla yayınladı. Bu kitap, ordunun da desteğiyle, (tabi ordu içinde muhaliflere rağmen) kısa sürede milyonlarca kopya olarak çoğaltılarak halka dağıtıldı. Ona göre "kapitalist yol"u seçen herkese karşı bir çeşit savaş açan Mao, edebiyat ve sanat alanında da yoğunlukla propaganda içerikli sosyalist gerçekçilik akımını savundu.

Mao'dan Sonra

Zhou Enlai başbakan oldu. Zhou, 8 Ocak 1976 tarihinde 78 yaşında öldüğünde, Çin Komünist Partisi içinde "ılımlılar" ve "radikaller" olmak üzere iki kutup oluştu. Radikalleri; 82 yaşındaki Mao Zedong'un eşi Chian Chin yönetiyordu. Chou ölünce, Başbakanlığa Deng Şaoping'in gelmesi beklenirken, Hua Kuo-feng Başbakan oldu. Mao, 9 Eylül 1976'da 72 yaşında ölünce, eşi Chiang yönetiminde etkinliğini devam ettirmek istedi. Ancak, Başbakan Hua, hem parti başkanlığını ve hem de Askeri Komite Başkanlığını ele geçirdi. Bunun sonucu olarak Mao'nun eşi ve üç taraftarı tutuklandı. Bu, radikallerin mücadeleyi kaybetmesi demekti.
Çin Milli Kongresi, Şubat 1978'de, 1985 yılına kadar gerçekleştirilecek "Dört Modernizasyon Programı"nı kabul etti. Bu program ile; tarım, endüstri, bilim, teknoloji ve savunma alanlarının, 1985'e kadar çağdaş şartlara kavuşturulması öngörülmekteydi. Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı. Bu maliyet Çin'i yabancı sermaye teminine yöneltti. Komünist Partinin Mart 1978'de Deng Şaoping'i Başbakan yardımcılığına seçmesi sonucu Çin, önce Japonya yanaştı ve iki devlet arasında Şubat 1978'de 60 milyar dolarlık bir ticaret antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Çin ve Japonya arasında 1937'den beri devam eden savaş halini de sona erdirmiş oldu.
Ağustos 1978'de Çin ile Japonya arasında " Barış ve Dostluk" antlaşması imzalandı ve Ekim 1978'de de Deng Şaoping Japonya'yı ziyaret etti. Böylece, Mao'nun ölümünden iki yıl sonra Çin, batıya açılmaya başladı. 1978 yılından itibaren de Amerika ile yakınlaşmaya başlayan Çin, bu ülkeden silah satın alımını başlattı. Bir başka deyişle halk tarafından hoş görülmeyen bu ticaret kızgınlık yarattı ancak bir devrime yol açmadı.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-13, 22:24   #9
KangDae

Varsayılan C: çin tarihi


Evet yazım bitmiştir.Hepsi alıntıdır ve benim tarafımdan biraz düzenlenmiştir.
Alıntı yapılan siteler
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Mesajı son düzenleyen Hayrettin ( 28-08-13 - 22:26 ) Neden: Kaynaklar Düzeltildi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-09-13, 07:16   #10
Kayra Han

Varsayılan C: çin tarihi

Xia hanedanının Shang hanedanı tarafından uydurulduğunu düşünüyorum. Uydurulma sebebi ise, Shang'in halka dayatmaya çalıştığı "ilahi kurallar", güya Xia tarafından uyulmadığı için yok olmuş. Böylece yok olma korkusu ile sözde ilahi kurallarını herkese dayatmışlardır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat