ForumTR Sunar: EFES Online. Çok Kullanıcılı Çevrimiçi Dev Oyun. Tamamen Ücretsiz Olan EFES'e hemen üye olun.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Genel Kültür > Kültür > Tarih
Üye Ol Bloglar Arama Sosyal Gruplar Forumları Okundu Yap
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

Kayıp MezarLar...

Kültür Kategorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan Kayıp MezarLar... Konusunu Görüntülemektesiniz => İnsanlık tarihine damgasını vurmuş büyük liderlerin çoğunun mezarlarının yeri belli değildir. Perikles´in, Sokrat´ın, Sezar´ın, Cengiz Han´ın, bazı önemli Mısır firavunlarının, ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 14-08-06, 02:11   #1
Moderatör Amca :)
 
Giriş Tarihi: 23-05-2005
Yaş: 24
Mesajlar: 12,304
Rep Puanı: 714233028
adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9adamus Rütbe: Artı 9
Rep Gücü: 7142511
Exclamation Kayıp MezarLar...


İnsanlık tarihine damgasını vurmuş büyük liderlerin çoğunun mezarlarının yeri belli değildir. Perikles´in, Sokrat´ın, Sezar´ın, Cengiz Han´ın, bazı önemli Mısır firavunlarının, Hz. İsa´nın, Kleopatra´nın ve daha sayısız tarihi ismin nereye gömüldükleri belli değildir veya özellikle gizlenmiştir. Anadolu´da da böyle gizli mezarlar var; en önemlilerinden birisi ise Nemrut Dağı´nda saklı; Commegene Kralı I. Antioch´un mezarı bulunamıyor ve Avrupa fatihi Büyük Attila´nın mezarı da bulunamıyor.

Başkent Ankara´nın 400 km. güneydoğusunda, Anti-Torosların ucunda, 2.500 m. yüksekliğinde koni biçiminde, volkanik bir dağ vardır. Dağın adı Nemrud Dağı veya Nemrud´un Dağı´dır. Dağ göründüğü kadar konuksever değildir, kapalı bir bölgede, çelişkili bir iklimdedir. Gündüz sıcaklığının 40 dereceyi aştığı bir günün gecesinde, soğuktan donabilirsiniz. Nemrud´da gölge verecek bir ağaç ve bir su kaynağı yoktur, zirve bazen çok sert rüzgarlı, bazen sağnak yağmurlu, bazen kör edici bir toz fırtınası altında ya da karlı ve buzludur. Bunlara karşın, son yıllarda, ülke turizminin odak noktalarından birisi haline gelen Nemrud Dağı´nda belki dünyanın en güzel gündoğumu ve günbatımı izlenebilir, doğanın inanılmaz renklerle süslü mega-showlarından birisi oradadır...


Dev anıt-mezar...

2000 yıl önce yaşayan, Commanege Kralı I. Antioch´un yükselişi, Büyük İskender´e benzetilebilir hatta ondan daha öteye geçerek, İskender´in yapamadığını yapmış ve üçer metre yüksekliğinde heykellerin çevrelediği dev bir mezar-anıtı yaptırmıştır. Antioch, kralın özel adlarından biridir, MÖ 1.Yüzyıl´da Antioch´un krallığı düzenli ama önemsizdi. Commanege Krallığı, Batıda Roma İmparatorluğu´nun, doğuda Part Krallığı´nın arasında tampon bir bölgeydi. Roma generali Pompei, uzun barış görüşmeleri sonucunda, ancak MÖ 64´de Antioch´la bir anlaşma yapabildi. Kısacası, Antioch ve Commanege Krallığı´nın tarihteki yeri ve ünü, Nemrud Dağı tapınağı kadar önemli olamamış ve tanınamamıştır. Antioch´un mimarları ve işçileri dev kaya kütlelerini yontarak kuzeye, doğuya ve batıya bakan üç büyük avlu veya teras inşa ettiler. Teraslara 7-8 m. boyunda dev heykeller konuldu, Antioch kendisi ve yakınları için bir tanrılar galerisi yani Panteon yaptırmıştı. Tanrı heykellerinin bulunduğu terasların çevrelediği zirve göksel tahtın simgesiydi yani büyük tanrı Zeus´un ve Kral Antioch, Nemrud´un tepesinde kendi krallığını, tanrıların ülkesi biçiminde ölümsüzleştirmeyi amaçlamış ve başarmıştı.

Herşey yerinde ama Kral nerede?

Kaçınılmaz olarak, yüzyıllar geçerken heykeller yıkıldılar, bazıları yok oldu, bazıları ise tanınmaz hale geldiler, yerde duran heykel-tanrı başları bugün durmaktadır. Buna rağmen, arkeologları mutlu edecek kadar kalıntı durmaktadır ve bu şekilde tapınağın genel planı çizilebilmiştir. Doğu terasında, Pers stili görkemli bir ateş-sunağı vardır, ortada tanrıların babası Zeus´un yeri, onun sağında bereket tanrıçası, solunda kendisinin de tanrı olduğuna inanan sakallı Antioch vardır, yanlarında ise Apollo-Mitra ile Herkül-Artagne´nin heykelleri yer alır. Diğer teraslarda da, çeşitli Yunan ve Pers tanrıları görülür, Antioch´un rahipleri teraslarda her ay ayinler yaparlar, kurbanlar keserler, şarkılar söylenir, dans edilirdi. Batı terasındaki tanrı heykellerinin arasında yine Antioch vardır ama bu kez sakalsız olarak. Buraya kadar herşey normal ve tapınak orada duruyor ama Antioch nerede? Commenege Kralı I. Antioch´un anıt-mezarı nerede? Tüm Nemrut Dağı, onun için yapıldığı halde Kral´ın kutsal mezarı nereye saklı?

Yirmi yıl süren çaba...

Bazı arkeologlar yaşamlarını mezarı bulmaya adadılar, New York´lu arkeolog Theresa Goell, Dr. Friedrich Doerner ile beraber 1953-1973 arasında 20 yıl süreyle Nemrut´da kazılar yaptı. Goell´in çizimleri hala bütünüyle yayınlanmış değildir ama hemen tüm tapınağın orjinal halini resimlemeyi başarmış, yazıtları deşifre etmiş, heykelleri tanımlamış ve bir Yunan horoskopunu (Astrolojik gök haritası) tanımlamıştı. Ve horoskopta 7 Temmuz MÖ 62 veya 63 yılı tarihlenmişti. Ama, Theresa Goell ve ekibi tüm çabalarına rağmen Antioch´un mezarının girişini bulmayı başaramadılar ve arkeolog 1985´de 84 yaşında öldüğünde hayal kırıklığı içindeydi. Dağı tümülüsünün sert kaya çekirdeği kazılırken Goell, kuşkuluydu ama girişin buradan olacağına inanıyordu ama höyüğün altına doğru yapılan tüm tünel kazma çabaları boşa gitti. Küçük taşlardan oluşan çığlar, uğursuzca peşpeşe geliyor ve tünel kazılamıyordu. Höyük yumurta büyüklüğünde milyonlarca taştan oluşmuştu ve içine girmeye çalışmak dev bir kum tepesini kürekle boşaltma çabasına benziyordu. Sonunda pes edildi ve Antioch´un gizemi çözülemedi.

Mezar bir gün bulunacak!

Yeni bir maceraya henüz girilmedi, Theresa Goell gerekeni yapmış ve tüm enerjisini doğu terasına harcamıştı ama acaba tercihi doğru muydu? Geride daha iki teras vardı, mezar onların birisinde olamaz mıydı? Antik dünyada, güneşe ibadet ritüelinin kökeninde, doğunun aksine batı ölümle simgelenir, bütünleştirilirdi. Alışıldığı gibi, bir kentin batı kapısı gömü oluşumunun girişi olmalıydı. Öyleyse Antioch, batı yönüne mi gömüldü? Hangisi olursa olsun, ortada şeytani bir yanıltmanın izleri görülüyor. Fakat, henüz teknolojinin son ürünleri Nemrut´a ulaşmış değil ve uygun gün geldiğinde süper teknoloji Nemrud Dağı´nın ters yüz ederek sakladığı gizemi ortaya çıkaracak ama o güne kadar da mezarı ve Antioch´u göründüğü kadarıyla kimse rahatsız edemeyecek.

Attila´nın mezarı da bilinmiyor;

İkinci kayıp mezar Büyük Hun İmparatoru Attila´ya ait. Evet, Attila´dan, 5. Yüzyıl´ın başlarında tüm Avrupa´yı titreten Attila´dan söz ediyoruz. Attila, beraberindeki Asyalılar ve Slavlardan oluşan dev bir ordu ile, Roma İmparatorluğu parçalamayı başardı, dev imparatorluğu öylesine hırpalamıştı ki, ardından gelen Alaric zayıflayan Roma´yı fazla zorlanmadan yıktı. Yirmi yıl boyunca Attila, Orta Avrupa´da oturarak Hazar Denizi´nden başlayıp, Ren Nehri´nde biten dev bir imparatorluğu yönetti. MS 451´de Attila, Tuna´dan, Galya´ya uzanan bir harekata başladı. İçlerinde batılı Hıristiyanların, Balkan uluslarının ve hatta Batı Anadolu´dan gelenlerin bulunduğu birleşik ordular oluşturdu. Attila, eğitimli bir asker veya bir general değildi ama doğal kurnazlığın doruğunda usta bir taktisyendi. Nitekim, Galya´da ummadığı bir direnişle karşılaşınca kendisini ve ordularını hiç zorlamadı, bu işi sonraya bırakarak yavaş yavaş geri çekildi ve bir yıl bekledikten sonra İtalya´ya yöneldi. Kuzey İtalya´ya bir kasırga gibi girerek, Padua, Verona ve Milano başta olmak sayısız yerleşim merkezini neredeyse haritadan sildi. Venedik´e ulaştığında, halk kenti terketmişti ve Attila´dan çok önce kurulmuş olan antik Venedik tarihten silinmek üzereydi ve sıra Roma´ya gelecekti. Ama nedeni hala bilinmiyor Attila son anda durdu ve ordusunu Po Ovası´na yayarak Papa ile görüşmeyi kabul etti. Tarihin en önemli görüşmelerinden birisi, Po Irmağı kıyısında sıcak bir yaz günü yapıldı, iki adam buluştuklarında Papa´nın yanında sadece ilahi söyleyen birkaç rahipten başka kimse yoktu. Neler konuşuldu, birbirlerine neler söylediler? Bunu kimse bilmiyor ve bilemeyecek ama Attila´nın tavrını değiştirmesi etkilendiğinin kanıtı. Vatikan kaynaklarına göre, Papa Attila´ya, Roma´yı yok ettiği takdirde ruhunun ölümsüz olamayacağını söylemişti. Belki de, Papa bu dev birleşik ordunun daima ona bağlı kalmayacağını söyledi. Şu veya bu, sonuçta Attila ertesi gün karargahını topladı ve hızla geri çekilirken rivayete göre; "Tanrı´nın Annesi´ni barış içinde bırakıyorum." dedi.

Roma Elçisi, cenazenin tanığı oldu;

Attila poligamdı, sayısız karısı vardı ve sonraki kışın başında yeni bir evliliğe karar verdi. Gelin, başdöndürücü bir güzelliği olan İldico adlı bir Alman kızıydı. Düğün törenini, ordularını yöneten komutanları toplayıp baharda çıkacakları savaşın kampanyasına rastlattı. Düğün gecesi tam bir safahat yaşandı, Attila o kadar çok içmişti ki, birkaç kez burun kanaması geçirdi ve sabaha karşı gelinin çığlıklarına koşanlar Attila´yı ölü buldular; büyük bir olasılıkla kanamadan boğularak ölmüştü. Roma kroniklerinde yazdığına göre Meryem Ana, Roma´yı kurtararak Attila´yı cehenneme yollamıştı, Roma´da bayram ilan edildi, günlerce kutlamalar yapıldı. Attila´nın cesedi geleneksel yas dönemi sırasındı cenaze hazırlıkları yapılıyordu. Sonrasını Roma elçisi Priscus´un ağzından dinleyelim;

" Geleneklerine göre, Attila´nın saçlarının bir kısmını kestiler, korkunç savaş yaralarıyla dolu yüzünü örttüler. Bütün büyük komutanlar ağlıyordu ama bu ağlayış kadınca bir sızlanma ve gözyaşı değildi, acımasız ama mert olan bu korkunç savaşçılar kendi kanlarını akıtarak yas tutuyorlardı... Ovanın ortasında dev bir ipek çadır yürüyordu, çadır sayısız arabanın üzerine kuruluydu ve Attila´nın cesedi çadırın önüne yatıyordu, cansız yatarken bile saygı duyuluyor, korku veriyordu. Seçkin Hun süvarileri çevresindeydiler sanki Roma hipodromunda yapılan muhteşem bir araba yarışındaydık ama burada hiç insan sesi yoktu. Koca ovada kimse konuşmuyordu, sadece tekerlek gıcırtıları, nal sesleri, at kişnemeleri, silah şakırtıları ve perde perde yükselen yas ilahileri, cenaze şarkıları duyuluyordu, yüzbinlerce insanın liderlerine böylesine bir saygı gösterdiği hiç görülmemişti. Yas töreninin ardından "Strava" adı verilen sızlanma ve inleme töreni yapıldı. Irk, inanç ve dil farklılıklarına sahip bu kadar çok insanın çeşitli duygular içinde olmalarına rağmen tek bir noktaya böylesine odaklanması inanılmazdı. Hun geleneklerine göre sonra, eğlence başladı; ölümü eğlenerek kutluyorlardı ve eğlence sırasında gömü yapılacaktı. Aslında eğlence, gömüyü saklamanın bir yoluydu, geceyarısı Attila önce altın bir tabuta kondu, altın tabut gümüş bir tabuta, ikisi birden sonunda demir bir tabuta kondu. Bu uygulama ancak çok büyük krallar için yapılırdı, demir kralın fethettiği ülkeleri, altın ve gümüş ise onun şerefini, gücünü ve imparatorluklarını simgeliyordu. Attila´nın düşmanlarından alınan silahlar, sayısız mücevher ve takı tabutun yanına kondu, bir kral için gereken herşey ona sunuldu. Artık sıra onu insanların merakından uzak tutmaktaydı. Tüm bu hazırlığı yapanlar ve tabutla, eşyaları mezara taşıyanlar boğazlandılar, çalışmalarının karşılığı mezarın gizli kalması için hayatları alınarak ödenmişti. Sadece hemen ölmeleri için çabuk davranıldı..."

Priscus bu kadar yazıyor; bilindiği kadarıyla tarihte çok az kral veya imparator bu kadar zenginlikle beraber gömüldü. Başka kaynaklara göre, tüm Avrupa´yı yağmalayan Hunlar´ın elindeki zenginliği ölçmek bugün dahi mümkün değil. Tabutu ve hazineleri mezara götürüp, gömenlerin öldürülmesi çok eski bir Asya geleneğiydi. Gerek Türk-Moğol İmparatoru Cengiz Han, gerekse de Çin İmparatoru Qin Shi Huang Di bilinen iki örnektir, her ikisi de böyle gömüldüler, Çin İmparatoru´nun mezarı bir raslantıyla bulundu, çevresi ölülerle doluydu, Cengiz Han´ın mezarı da Attila´nın ki gibi bulunmuş değil. Aradan 15 yüzyıl geçti ve Attila hala bir yerde yatıyor ve keşfedilmeyi bekliyor. Nerede olabilir?

Gizli mezar, Macaristan´da mı?

Şimdi soruları sıraya dizelim; öncelikle Attila´nın son karargahının nerede olduğunu bilmemiz gerekiyor. Düğün acaba orada mı yapıldı? Eğer öyleyse ölümden sonra nereye gidildi, ne kadar yol alındı, gömü eğlencesine kadar süren yas dönemi kaç gün sürdü? Ve nerede durulup, eğlenceye ve gömü törenine geçildi? Elçi Priscus, cenazeyi ziyaret ettiğini yazıyor, orada bulunan basit bir ahşap yapıdan da söz ediyor, ama nerede? Hiçbir iz kalmadı mı? Priscus´un yazılarında bir tek ipucu var; Romalı elçi, Tigas, Tiphesas ve Drekon nehirlerini geçtiklerinden söz ediyor ama nereden geçtiler? Birçok tarihçi, Priscus´un geçtiği ana ırmağın Macaristan´daki Tisza Irmağı veya Theiss olduğu düşüncesinde ve Attila´nın karargahının Körös´un kuzeyindeki stepte olabileceğini ve Tisza oradan geçiyor. Burası bugünkü Budapeşte´nin doğu bölgesinde yer alıyor. Priscus´dan yapılan sonraki alıntılarda isimlerin hatalı kopya edildiği de düşünülüyor. Ortak görüş Budapeşte bölgesinde ama bu yetersiz çünkü orası çok büyük bir yer...

Bugüne kadar Attila´nın mezarını bulmak için hiç resmi bir araştırma bilindiği kadarıyla organize edilmedi. Ama bunu yapmak zaten imkansız gibi, ot tarlasında bir toplu iğneyi aramaya benziyor. Demirperde döneminde bu hiç düşünülemezdi, şimdi daha kolay ama nasıl ve kim tarafından aranacak? Nazi Almanyası egemenliğinde, gizemli konuları araştırmakla görevli bir SS grubunun, Attila´nın mezarı başta olmak üzere, bazı gizemleri araştırdığı söylentileri savaştan sonra duyulmuştu ama hiçbir kanıt ele geçirilemedi. Hepsi bu kadar; göründüğü kadarıyla kazara bulunmadığı takdirde Attila´nın ölümlü kalıntısı ve hazineleri yerinde kalacaklar. Bir minik olasılık daha var; gizli hazine avcılarının mezarı bulup, soymuş olmaları ve Attila´nın tabutunun ve de hazinelerinin şu anda bilinmeyen bir antika tutkunu milyarderin gizli yerinde saklı olmaları... Attila´nın mezarı için bunu düşünebiliriz ama Nemrut Dağı´ndaki Antioch´un mezarının en azından Cumhuriyet döneminde soyulmadığını biliyor gibiyiz... Ama, yine de aklımıza getirmeden edemiyoruz... Acaba?
Kaynaklar:

* "Throne Above the Euphrates" Theresa Goell; National Geographic Magazine, 119. cilt, No:3-Mart 1961

* "The Age of Attila" Ann Arbor; Michigan Üniversitesi Yayınları, 1960 (Priscus çevirileri için)

* "History of Attila and the Huns" Oxford Yayınları, Clarendon Press, 1948
adamus çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-08-06, 02:14   #2
Y.O.K
 
Giriş Tarihi: 03-06-2005
Mesajlar: 16,112
Rep Puanı: 204798423
KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7KaLaBaNgA Rütbe: Artı 7
Rep Gücü: 2048203
Varsayılan Cvp: Kayıp MezarLar...


Evet böle birçok var.Cengiz Han'ı biliyordum.Saolasınç
KaLaBaNgA çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-08-06, 13:32   #3
Saru mo ki kara ochiru/ İyiniyet Elçisi
 
Giriş Tarihi: 28-05-2005
Mesajlar: 78,659
Rep Puanı: 1682102036
мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10
Rep Gücü: 16821864
Varsayılan Cvp: Kayıp MezarLar...


atilla'yı çok merak ediyorum ben
yazı için teşekkürler
мαηкєη çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 02:56
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


(*) www.firmaniz.com Domain, Alan adı tescili sadece 11,95 TL!
Bir başkası almadan hemen alan adınızı tescil ettirin...
(*) SiteBAZ ile Web tasarımı sadece 5,95 TL!
Birkaç dakikada web sitenizi kurup, hemen yeni müşteriler kazanın!
www.ihs.com.tr

ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz.
Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562