En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 14-03-09, 12:10   #1
Selimcane

Varsayılan II. Dünya Savaşında Türkiye


  • Türkiye'nin 2.Dünya Savaşında Nasıl Teklifler Aldı.Almanlar Tarafından Bilmediğiniz bir sürü konu.Okuyun bir şey kaybederseniz bana özel olarak yazın!.

Okursanız şunu öğreneceksiniz.Almanlar balkanlarda toprak vericeklermiş 2.Dünya Savaşına Katılsaydık.Ama Türkiye boyun eğmemiş!

İtalya’nın, Fransa’yı 1949 Mayısında yenmesi üzerine savaş Akdeniz’e de yayılmış oldu. Türk-İngiliz-Fransız İttifakına göre, Türkiye’nin Fransa yanında savaşa girmesi gerekiyordu.

Türkiye, Sovyet tehdidi karşısında savaşa girmedi. Yine 1949 Ekiminde İtalya’nın Yunanistan’a saldırması üzerine de Balkan antantı gereği Türkiye’nin savaşa girmesi gerekiyordu. Bu sefer Türkiye’yi savaştan Alman tehdidi alıkoydu. Türkiye sadece İtalya’nın Selânik’i alması ve Bulgaristan’ın Yunanistan’a saldırısı karşısında savaşa katılabileceğini bildirdi.

1941 yılının ilk aylarında Almanya’nın Romanya ve Bulgaristan’daki faaliyetleri İngiltere ve Türkiye için olduğu kadar Sovyetler için de endişe kaynağı oldu.

Bozulmaya başlayan Alman-Sovyet münâsebetleri karşısında Sovyetler, Türkiye’ye yanaşmaya başladı. İngiltere de, Almanların Bulgaristan’a yerleşmesinin ardından bütün Ortadoğu’yu istilâ ederek, İran ve Irak petrolleri ile Süveyş’e giden yolu ele geçirmesinden korkuyordu. İngiltere, Almanları engellemek için Türkiye’nin savaşa katılmasında ısrar etti. Türkiye birtakım bahanelerle yine savaşa girmedi.

II. Dünya Savaşının başlarında birlikte hareket eden Nasyonal Sosyalist Almanya ile Komünist Soyvet Sosyalistlerinin arası 1940 yazından itibaren bozulmaya başlamıştı. Bu bozulmanın sebepleri:

-1940 yazında Rusya’nın Romanya’dan Basarabya’yı alması,
-l940 Kasım’ında Berlin’de Molotov-Hitler görüşmelerinde ganimetlerin paylaşılmasında uzlaşmaya varılamaması,
-Balkanlarda Almanların gösterdiği faaliyetlerdir.

Bulgaristan’ın Almanya’nın oluşturduğu üçlü pakta katılmasıyla Balkanların Alman işgâli altına düşmek üzere olduğunu gören Sovyetler, Türkiye’nin Almanya’ya karşı göstereceği direnişin kendileri için önemini fark etmişler ve Türkiye’ye yakınlık göstermişlerdir.

Rusya ile Türkiye’nin yolları, Ağustos 1939’daki Alman-Sovyet paktından sonra Almanya yüzünden ayrılmıştı. Rusya, Almanya ile arası açıldıktan sonra tekrar Türkiye’ye yönelmiştir.

Bundan sonra Türkiye, savaşa girmesi için Almanya’nın iki baskısıyla karşılaştı:
Birinci baskı, Almanya’nın Irak’a yardım için Türkiye’den kamufle olarak asker ve malzeme geçirmek istemesiyle oldu. Türkiye’yi razı etmek için, Batı Trakya ve Ege adalarından toprak teklif ettiyse de Türkiye boyun eğmedi.

İkinci baskı sebebi; Almanya, Güney Rusya’yı işgâl edip Kafkaslar üzerinden Basra’ya indiği ve Afrika’da Süveyş Kanalını eline geçirdiği takdirde Türkiye her taraftan sarılmış olacak ve Almanya’nın kollarına düşecekti. Almanya Türkiye’nin endişesini yok etmek için, Rusya seferini açmadan dört gün önce Türkiye ile saldırmazlık paktı imzaladı. Bununla da yetinmeyerek kendi yanında savaşa girmesini istedi.

Bu baskıda Türkiye’nin Sovyetlerden duyduğu endişeyi istismar etti. Türkiye ise Sovyet zaferinin doğuracağı kötü ihtimaller yanında Almanya’nın da kesin zaferinin kendisi için oluşturacağı tehlikenin farkındaydı. Türkiye’nin direncini kıramayan Almanya 1942 sonunda Türkiye’yi savaşa sokma çabalarından vazgeçti. Fakat bu Mihver baskısının yerini Müttefik baskısı aldı.

Rusya, Almanya’ya karşı Stalingrad zaferini kazandıktan sonra Türkiye’ye karşı sert tutum almaya başlaması, savaşın sonunda Türkiye üzerinde gerçek bir Sovyet tehdidini ortaya çıkaracaktır.

1943 Kasım’ında Tahran Konferansında Sovyetler, Türkiye’nin savaşa sokulmasında ısrar etti. Hatta Stalin “gerekirse enselerinden yakalayarak Türkleri savaşa sokmak gerekir” dedi. Amerika ile İngiltere de Türkiye’nin savaşa girmesini istedi.

Churchill 1943’de Kahire’de Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile görüştü. İnönü prensip olarak savaşa katılmayı kabul etti. Fakat Türkiye’nin savunma gücü için gerekli silah ve teçhizâtın verilmesini ileri sürdü.

İngilizlere göre Türkler çok fazla şey istemişti. İstenilen malzeme verilecek olursa bunun uzun süre devam edeceği, bu arada Türkiye’nin de savaş dışı kalmış olacağı düşünüldü. Türkiye’nin İngiltere ve Amerika ile ilişkileri gerginleşti. Bu sefer Türkiye, Sovyetlere yakınlık gösterdi fakat Sovyetler de Türkiye’nin savaşa girme şartını koştu.

1944 yazında Almanya’nın durumu iyice kötüleşti ve Türkiye üzerinde Sovyet tehlikesi ortaya çıkmaya başladı. İngilizler 1944 sonbaharında Yunanistan’a asker çıkardıklarında Türkiye bundan hoşnut oldu.

Balkanlardaki Yunanistan’la yeni bir işbirliği sağlamak için, on iki ada üzerinde hiçbir talep ve iddiamızın olmadığı Yunanistan’a bildirildi.
l945 yılına girerken bütün Orta Avrupa ve Balkanlar Sovyetlerin askerî işgâline uğradı. Türkiye’nin başlıca endişesi Sovyetler olmuştu.
Sovyetler, Yalta Konferansında Boğazlar üzerinde hak iddiasında bulunarak Montreux Sözleşmesinin değişmesini istedi.
Konferansın ardından Sovyetler, Mart 1945’de, 1925 tarihli Türk-Sovyet tarafsızlık ve saldırmazlık paktını feshetti. Anlaşmanın yenilenmesi için de Kars ve Ardahan bölgelerinin kendilerine terki ile Boğazlarda üs verilmesi şartını ileri sürdüler.
Sovyetler, Türkiye üzerinde izledikleri değişken politikalarla gizli emperyalist emellerini açığa vurdular;
-Postdam Konferansında Sovyetler, Türkiye’den toprak ve Boğazlardan üs taleplerini İngiltere ve Amerika’ya açıkça bildirdi. Fakat ne İngiltere ne Amerika bu konuda Sovyetlere destek verdi.
-1946 yılında Türkiye üzerindeki Sovyet tehdidinin ağırlığı daha da arttı. Sovyetler, Postdam kararlarına uygun olarak Boğazlar hakkındaki görüşünü 7 Ağustos l946’da Türk hükûmetine verdikleri bir nota ile açıkladı. 5 madde halinde belirtilen esaslarda Sovyetler, Boğazların kontrolünü ellerine almak istiyordu. Amerika ve İngiltere 4. ve 5 maddeleri kabul etmediklerini bildirdi.
Lozan ve sonrasında Boğazlar konusunda Batı’ ya karşı Türk tarafını tutan Sovyet Rusya, şimdi ise Boğazlara hâkim olmak istemektedir. Boğazları Rusya’ya kaptırmak istemeyen İngiltere; “Boğazlardaki yegâne kara kuvveti olması hasebiyle Türkiye Boğazların kontrol ve savunmasının sorumlusu olarak kalmakta devam etmelidir.” demektedir.
Zamanın Türk hükûmeti, Sovyet isteklerini reddettikten sonra; “Tarih, Türkiye’nin dâhil olup Türk milletinin memleketine karşı vazifesini yapmadığı hiçbir savaş misâli kaydetmemiştir.” diyerek Sovyet Rusya’ya meydan okumuştur.
-Sovyetler 24 Eylül 1946’da aynı mahiyette ikinci bir nota verdi ve aynıyla karşılığını aldı.
Şimdi meselenin barış konferansında görüşülmesi gerekmekteydi. Lakin II. Dünya Savaşından sonra toplanması gereken barış konferansı şimdiye kadar toplanmamıştır.
 
Eski 05-05-10, 11:07   #2
petcarar

Varsayılan C: II. Dünya Savaşında Türkiye


II. dünya savaşına türkiye almanya yanında girseydi büyük ihtimalle kazanacaktı.
 
Eski 05-05-10, 11:34   #3
BoyKarus

Varsayılan C: II. Dünya Savaşında Türkiye


teşekkürLer..
 
Eski 05-05-10, 12:08   #4
caner4545

Varsayılan C: II. Dünya Savaşında Türkiye


Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen petcarar Mesajı Göster
II. dünya savaşına türkiye almanya yanında girseydi büyük ihtimalle kazanacaktı.
Bence Hitler aniden Rusya ya saldırmasaydı Almanya savası kazanacaktı.Türkiye ye gerek bile kalmazdı.
 
Eski 05-05-10, 12:28   #5
lRichyPicHl

Varsayılan C: II. Dünya Savaşında Türkiye

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen caner4545 Mesajı Göster
Bence Hitler aniden Rusya ya saldırmasaydı Almanya savası kazanacaktı.Türkiye ye gerek bile kalmazdı.
Çok dogru soylemıssın kardesım
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat