25-03-11, 18:38
|
#54
|
|
Liliyar
Giriş Tarihi: 18-05-2007
Yaş: 19
Mesajlar: 13,359
|
C: Hz. Muhammed Türk mü?
Konuyla ilgili bir yazı
Alıntı:
Peygamber Efendimiz (a.s.m.) hakkında "Türklük" iddiasına gelince; esas itibariyle İslâmiyet, ırk, kabile ve millet mefhumunu reddetmiyor. İnsanların kabile ve milletlere ayrılmasını birbirleriyle daha yakından tanışmalarını sağlaması bakımından değerlendiriyor. Bunun yanında kabile ve milletlerin şecere ve neslini muhafazaya hizmet maksadıyla mevcut olan "ensab" ilmine karşı çıkmamıştır. Hatta Peygamberimiz, Hz. Ebû Bekir'i, ensab ilmini bilmekle methetmiştir. Hangi kabilenin nereden geldiği, en son kime dayandığı hususunda en ince teferruatına varıncaya kadar bütün bilgiler İslâmiyetten önce ve sonraki Araplar arasında meşhurdu.
Peygamberimizin kabilesi, şeceresi ise çok iyi muhafaza edilmişti. Peygamberimizin dedelerinin kimler olduğu, nereye kadar dayandığı, Kureyş isminin ve kabilesinin nereden kaynaklandığı hususunda siyer ve hadis ka-tiplannda geniş bilgiler mevcuttur.
Meselâ Kâmil Miras'ın Tecrid-i Sarih Tercemesi' nin 9. cildinin 217. sayfasına göz atıldığı zaman "Kureyş" isminin nereye dayandığı, nereden kaynaklandığı görülür. Cumhur-u ulemâ denen İslâm âlimlerinin çoğunun ortak görüşüne göre, "Kureyş" Peygamberimizin 13. dedesi olan Nadr'ın ismidir. Dolayısıyla kabile, ismini buradan almıştır.
Hadis imamlarından Beyhakî'nin rivayet ettiği gibi Feyzü'l-Kadîr' de yer alan bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (a.s.m.) "Ben Abdullah'ın oğlu Muhammed'im" diye saymaya başlıyor, dedesi Abdulmuttalib'den itibaren Adnan'a kadar yirmi atasını sayıyor, hadisin sonunda da "Ben neseb ve ata itibariyle içinizde en hayırlınızım" buyuruyor. 4
Yine İmam Müslim'in bir rivayetinde şu mealdeki hadisi görüyoruz:
"Cenab-ı Hak İbrahim'in (peygamber) evlatlarından İsmail'i, İsmail'in evlatlarından Benî Kinane'yi, Benî Kinane'nin evlatlarından Kureyş'i, Kureyş'ten Benî Hâşim'i, Beni Hâşim'den de beni seçti"5 buyurarak neslini Mekke'de doğmuş, orada büyümüş ve orada peygamber olarak gönderilmiş olan Hz. İsmail'e ulaştırmaktadır.
Diğer taraftan Peygamberimizin bizzat kendi mübarek dilinden nesep itibariyle hangi millete mensup olduğunu da öğrenmemiz mümkündür. Bu husustaki hadislerin sadece üçünün mealini verelim:
"Ben peygamberim, bunda asla yalan yok. Ben Abdül-muttalib'in oğluyum, ben Arapların en fasih konuşanıyım ve Kureyş evlatlarındanım."6
"Ben Arapların, Suheyb Rumların, Selman Parsların, Bilal de Habeşlilerin ilk olarak Cennete girenleriyiz." 7
"Ben tam bir Arabım. Ben Kureyş kabilesindenim. Benim lisanım (Arapçayı en fasih konuşan) Benî Sa'd lisanıdır."8
Bu hadis-i şerifler hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmadan Peygamberimizin nesep ve nesil bakımından Arap olduğunu bildirmektedir.
Kur'ân'da açıkça Peygamberimizin Arap olduğu ifade edilir.İbrahim Sûresinin "Kendilerine ap açık anlatılabilsin diye, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik" mealindeki 4. âyeti buna delildir. Peygamberimiz de bir peygamber olarak kendi milletinin içinden çıkmış ve onlara Arapça olan Kur'ân'ı okumuştur.
Ebû Zer'den (r.a.) rivayet edilen "Cenab-ı Hak her peygamberi kendi milletinin dili ile göndermiştir"9 mealindeki hadis-i şerif de bu âyeti tefsir etmektedir.
4. Feyzü'l-Kadîr, 3:36. Hadis no: 2682.
5. Müslim, Fedâil: 1.
6. Feyzü'l-Kadîr , 3:38. Hadis no: 2684.
7. a.g.e. 3:43, Hadis no: 2695.
8. a.g.e. 3:44. Hadis no: 2696.
9. Tefsir-i İbni Kesîr, 2:522.
Mehmed Paksu Meseleler ve Çözümleri - 1
|
|
|
|