Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Genel Kültür > Kültür > Tarih

Kazan Hanlığı (1437-1552)

Kültür Kategorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan Kazan Hanlığı (1437-1552) Konusunu Görüntülemektesiniz => Kazan Hanlığı (1437-1552) Ahmet TEMİR Altın Ordu Hanlarından Cambek'in 1357'de ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları ve Aksak Timur ile ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 26-06-08, 15:34   #1 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 10-05-2008
Yer: imi ayırın bende geliyorum:D
Yaş: 23
Mesajlar: 6,533
Rep Puanı: 36259504
vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11vivaldi85 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0

Send a message via MSN to vivaldi85
Arrow Kazan Hanlığı (1437-1552)


Kazan Hanlığı (1437-1552)




Ahmet TEMİR



Altın Ordu Hanlarından Cambek'in 1357'de ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları ve Aksak Timur ile Toktamış arasında 1391 ve 1395'lerde cereyan eden savaşlar neticesinde zayıf düşen Kıpçak ilinde, "Kazan Hanlığı", "Astrahan Hanlığı", "Kırım Hanlığı", "Sibir Hanlığı" gibi daha küçük Türk devletleri meydana geldi ve büyük Altın Ordu devleti fiilen sona ermiş oldu.

Kazan Hanlığı, Altın Ordu hükümdarlarından Celaleddin bin Toktamış (1377-1395)'ın oğlu, eski Altın Ordu hükümdarlarından Uluğ Muhammed Han tarafından, İdil (Volga) veya Kama Bulgarları ülkesinde 1437'de kurulmuştur. Uluğ Muhammed Han 1419-1424 ve 1427-1436 yıllarında Altın Ordu hükümdarı olarak Saray'da bulundu, fakat tahtını Küçük Muhammed'e kaptırarak Kırım'a gitti, orada da tutunamayınca Bulgar ülkesine gelerek Kazan Hanlığı'nı kurdu (1437-1445). Bu devletin esas kısmı, 43°-59° doğu boylamı ve 52°-59° kuzey enlemi arasında bulunuyor ve aşağı yukarı bugünkü Tataristan-Başkurdistan ve Çuvaşistan Cumhuriyetleri ile Vot (Udmurt), Mari (Çirmiş) muhtar ülkelerini, eski Simbir, Penza, Perm, Vyatka, Nijni-Novgorod, Şamar, Sarı-Tav (Saratov), Sarı-Tin (Tsaritsin), Tambov ve Ryazan vilayetlerinin bazı kısımlarını içine alıyordu. Kazan Hanlığı'nın güneyinde Astrahan Hanlığı, kuzeyinde Fin kavimlerinin oturduğu ülkeler, doğusunda ve güneydoğusunda Nogay Hanlığı, kuzeydoğusunda Sibir Hanlığı, batısında Moskova Beyliği, güneybatısında Kırım Hanlığı bulunuyordu. Ahalisinin esas kısmını, başta Bulgarlar olmak üzere eskiden beri yerleşik hayat süren Türk kavimleri ile doğudan zaman zaman buraya göç eden Kıpçak, Uz, Peçenek gibi Türk boyları ve Islav kavimlerinin yayılmasına karşı onlarla kader birliği yapmış olan Mordva, Çirmiş, Ar v.b. gibi Fin boyları teşkil ediyordu.

1437'de Kazan Hanlığı'nı kuran Uluğ Muhammed, kendisini hala Altın Ordu'nun hükümdarı sayıyor ve parçalanan ülkeyi tekrar kuvvetli bir merkez etrafında birleştirmek gayesiyle hareket ediyordu. İlk adım olarak 1439'da büyük bir ordu ile Moskova kapılarına kadar dayandı, 1444'de tekrar harekete geçerek, 7 Haziran 1445'de Suzdal civarında vukubulan meydan muharebesinde büyük bir zafer kazandı. Esir edilen Vasiliy,bütün şartları kabul ederek serbest bırakıldı. Böylece eskiden Altın Ordu'ya tabi olan Moskova, şimdi de aynı mükellefiyetleri Kazan'a karşı ifa edecekti. Moskova'nın durumunu ve tazminat işlerini kontrol için Vasiliy ile birlikte 500 Kazanlı memurun Moskova'ya gönderilerek türlü vazifelere tayin edildiği rivayet edilmektedir. Anlaşmanın en mühim maddesi olarak, Moskova nüfuzu altında bulunan Oka nehri üzerindeki "Hankirman" şehri merkez olmak üzere, Uluğ Muhammed Han'ın oğlu Kasim'ın idaresinde bir beyliğin kurulduğunu görüyoruz. Tarihte "Kasım Hanlığı" . (1445-1681) adı ile tanınan bu teşkilatın meydana getirilişinden maksat, Moskova'yı kolayca kontrol etmek ve gerektiğinde derhal müdahele için kuvvet bulundurmaktı.

Planın birinci kademesini mükemmel bir şekilde başaran Uluğ Muhammed Han'ın son seferinden dönüşünde (1445) aniden ölmesi üzerine Altın Ordu'nun diğer bölgelerini birleştirme tasavvuru tahakkuk edememiştir. Ondan sonra tahta geçen Mahmüd (1445-1462) ve Halil (1462-1467) zamanında Moskova ve diğer komşularla münasebetin, normal şartlar altında devam ettiği anlaşılıyor.

Kırım, Astrahan, Sibir, Nogay gibi komşu Türk hanlıkları ile münasebetler dostane idi, o derecede ki, Kazan hanlarından bazılarının, bu komşu sülalelerden olduğu görülmüştür. Bilhassa Kırım ile devam, eden sıkı münasebet, Kazan'ın Moskova Rusyası ile mücadelesinde, her zaman müspet yolda büyük önem taşımıştır. İleri görüşlü Uluğ Muhammed Han'ın bununla da yetinmeyerek, Osmanlı Devleti ile de sağlam ve devamlı münasebetler kurmak istediği, II. Murad ve Fatih Sultan Mehmed'e yazmış olduğu mektuplardan açıkça belli olmaktır.

Ancak, Uluğ Muhammed Han'dan sonra gelen hükümdarların, onun mücadeleci ve savaşçı ruhunu yeteri derecede kavrayamadıkları ve devam ettiremedikleri görülmüştür. Halbuki, daimî savaş ve genişleme esasına göre hareket eden komşu Moskova devletine karşı varlığını koruyabilmek için, Kazan Hanlığı'nın da askerî, idarî ve iktisadî siyasetini buna göre ayarlaması gerekiyordu. Fakat bu yapılamamış ve neticede devlet, iç mücadelelerin ve taht kavgalarının da tesiriyle gittikçe zayıflamaya yüz tutmuştur. 115 yıl süren Kazan devletinde 19 defa han değişmiş 15 han tahta çıkmış, bunlardan bazıları ikişer, hatta üçer defa idare başında bulunmuşlardır. Halbuki aynı devirde Moskova'da ancak 4 defa hükümdarlık değişikliği olmuştur. Yerli aristokrasî sınıfının iki gruba ayrılarak devlet işine karışması ve bilhassa son devirlerde amansız mücadeleye tutuşması da devletin felaketini hızlandıran sebeplerden biri olmuştur. Altın Ordu ve Kazan Hanlığı'nın ilk devirlerinde Moskova'da cereyan eden taht kavgalarında hanlar söz sahibi olurken, Hanlık zayıfladıkça Moskova'nın nüfuzu artmış, şimdi Kazan'da cereyan eden iç kavgalara Ruslar müdahale etmeye başlamıştır.

Kazan tahtına Muhammed Emin'in ikinci defa çıkmış olması ile (1487-1495) Kazan'ın eski şanlı devri sona ermiş sayılır. "Bulgar Beyi" lakabını da kullanan Moskova hükümdarı III. İvan, artık Kazan'ın tabiliğinden çıkmıştır. Görünüşe göre, her iki devlet de eşit sayılmakla beraber, Moskova gittikçe baskısını arttırarak Kazan'a karşı tabi bir devlet muamelesi yapmak istemiştir. Bununla beraber, çok defa Kırım ile birlikte hareket eden Kazanlılar, XIV. yy.'in ilk yarısında da birkaç defa Moskova'ya karşı zafer kazanarak üstün duruma gelebilmişlerdir. Mesela 1505'de Muhammed Emin zamanında iki devlet arasında patlak veren savaşta Kazanlılar'ın Nijni-Novgorod'u zaptederek Oka boyunca ilerlemeleri, 1521'da Sahip Gerey'in tahta çıkması ile Kırım'la müştereken Moskova'ya karşı harekete geçilmesi, Kazanlılar'ın Nijni-Novgorod'u tekrar almaları ve Oka'yı geçerek Ruslar'ı hezimete uğratan Kırım ordusu ile birlikte Moskova üzerine yürümeleri, bu cümledendir. Fakat, Moskova'nın genişleme, yayılma ve ilhak esasına göre kurulan siyaseti karşısında sulh içinde yaşamayı tercih eden ve toprak ilhakı düşünmeyen Kazan Devleti, iç mücadelelerle de sarsılınca gittikçe zayıflamış ve Ruslar'ın müdahalesi de o nispette artmıştır.

Kazan'da iktidarı elinde bulunduran zümre, sulhun muhafazası için Han seçiminde Moskova'nın arzusuna boyun eğmek, topraktan fedakarlık etmek ve hatta çocuk yaşta han ilan edilen Ötemiş (1548-1551) ile annesi Suyum Bike'yi Moskova'ya teslim etmek gibi ağır şartlara katlanmışsa da, bu tavizler sulhun korunmasına yardım etmemiş, Moskova Rusyası'na karşı ancak kuvvete, mücadeleye ve savaşa dayanan bir siyasetle "sulh içinde beraber yaşama"nın mümkün olabileceği ise çok geç anlaşılmıştır. Bu şekilde kuvvet ve mücadele taraftarı zümrenin tekrar iktidara gelmesiyle, bir an için bütün iç kavgalar durmuş ve mücadele fikri halkın bütün tabakalarını birleştirmişti. Kazan hükümeti ilk iş olarak hükümdarlık işini halletmekle uğraştı ve 1552'da Astırhan Hanı Kasım'ın oğlu Yadigar'ı Kazan tahtına davet etti. Yadigar'ın Kazan'a gelmesiyle halkın kendisine olan güveni arttı. Kazan'ın dağ tarafı Ruslar'a karşı ayaklandı ve tekrar merkez ile birleşti. Ruslar arasında panik başladı. Moskova'ya karşı sefer açan Kırım orduları da Tula'ya kadar ilerledi. Bu hareketler, Moskova'nın Kazan'a karşı katî sefer açmasına vesile teşkil etti. Ruslar 150.000 asker, 150 top ve İngiliz mühendisi Butler'in kumandasındaki istihkam kıtası ile Kazan'ı muhasara ettiler. Kuvvet farkı çok büyük olup, Kazan'ın içinde ancak 33.000 kadar askerle, dışında bulunan 15.000 atlıdan ibaretti. Komşu Türk ülkelerinden ve Osmanlı imparatorluğu'ndan yardım ve müdahale teşebbüsleri de neticesiz kaldı.

Rus ordusu 20 Ağustos 1552'de Kazan'a ulaşarak 23 Ağustosta şehri her taraftan kuşattı. Yapançca Bey, Sunak Mirza ve Eyyüb'ün Arca tarafında bulundurdukları 15.000 kişilik süvari kuvveti, Ruslar'ı arkadan saldırarak boyuna hırpaladığından muhasaradan bir netice alınamayınca, Moskova ordusu önce bu dış kuvveti bertaraf etmeye çalıştı. Kazanlılar'ın yer altından yaptıkları su yolu lağımlanarak havaya uçuruldu. 30 Eylül günü surların bir kısmı havaya uçurulunca umumî hücum teşebbüsünde bulunulmuşsa da Ruslar geri püskürtülmüştür. Ancak 2 Ekim (yeni takvime göre 15 Ekim) 1552 günü 30 fıçı barut ateşlenince surların bir kısmı yıkılmış ve Moskova ordusu kitle halinde içeri saldırmıştır. Savaşa savaşa takatten düşen Kazanlılar iç şehre çekildiler. Sokaklarda müthiş bir boğazlaşma başladı. Kul-Şerif Molla etrafında toplanan Kazan ruhanileri, hafızlar, danişmendler, Kul-Şerif Camii civarında yalın kılıç Ruslar'ın üzerine saldırdılar ve hepsi de dövüşe dövüşe şehid oldular. Yadigar Han, etrafında birkaç kişi ile esir düştü. Kazanlılar bir tek kişi kalıncaya kadar çarpıştılar. Şehir ele geçirilince Rus tarihinin en karanlık sayfalarını teşkil eden korkunç bir katliam başlamış, erkeklerden kimse sağ bırakılmamış, kadınlar ve çocuklar da öldürülmüş, ancak küçük bir grup savaşçı şehirden çıkarak, mücadeleyi devam ettirmek üzere ormanlara sığınmış, bir kısım ahali de esir edilmiştir, Kazan'ın bütün serveti yağma edilmiş, camiler, mescitler, evler yıkı lıp yakılmıştır. Bu suretle, 1437'de Uluğ Muhammed Han tarafından kurulmuş olan "Kazan Hanlığı" 115 yıl yaşamış ve 15 Ekim 1552'de Moskova Çarı IV. İvan tarafın dan buna nihayet verilmiştir.

Kazanlılar'ın, Kazan'ın müdafaasında gösterdikleri kahramanlık, Türk tarihinin en şanlı sayfalarından birini teşkil ederken, Ruslar'ın Kazan'da işledikleri cinayetler, İstanbul'un zaptı sırasında Türkler tarafından hıristiyanlara karşı gösterilen merhamet ve alicenaplıkla karşılaştırıldıkta, Rus tarihinin en çirkin sayfalarını aksettirir. Nitekim, Kazan'ın zaptından sonra diğer Türk ülkelerine karşı girişilen istilalar da da, Moskova çarlığı aynı metodla hareket etmiştir.

Kazan şehrinin düşmesiyle savaş durmamış. Tatar, Çuvaş, Çirmiş v.b. boylar kaleler inşa ederek teşkilatlı mukavemette bulunmuşlardır. Sarı-Batır, Mamış-Birdi, Ahmed-Batır ve Zeyn-Seyyid gibi şahıslar, bu mücadelenin önderi olarak şöhret kazandılar. Mamış-Birdi, Kazan şehrinin 45 km. kuzeyindeki Çalım kalesini merkez yaparak eski Kazan melikesi Süyüm-Bike'nin kardeşi Ali Ekrem'i han ilan etti, 1552-1556 yıllarında da Kazan ile Kama arasında halkın isyanı ile karşılaşıldı. Moskova çarlığı bu hareketleri tedricen bastırarak ancak 1556-60'ta vaziyete hakim olabildi ve Kazan Hanlığı ülkesinde kendi menfaatına uygun bir nizam kurdu.

Kazan Hanlığı ahalisinin esas unsururlu, eski Bulgar, Kıpçak, Uz v.b. boyların karışmasından meydana gelen "Kazan TOkleri" (veya Tatarları) teşkil ediyor, bundan başka ülkede, Başkırt, Çuvaş gibi Türk asıllı boylarla, Çirmiş, Ar ve Mokşı gibi Fin-Ugor asıllı boylar da bulunuyordu. Kendilerine "Bulgarlı", "Kazanlı" veya "Müslüman" diyen bu ülkenin Türk asıllı ahalisi için "Tatar" adının ne zamandan itibaren kullanılmağa başladığı açık olarak bilinmiyor. Bazı tarihçiler "Tatar" sözünün bu ülkede Cengiz istilasından sonra Ruslar'ın tesiriyle yerleştiğini söylemekte iseler de, diğer bazıları, Orhon yazıtlarında da zikredilen bu "Tatar" adının bir Türk boyunu ifade ettiğini ve Kaşgarlı Mahmud'un 1072-74 tarihli haritasına dayanarak, "Tatar" adını taşıyan Türk boyunun Moğol istilasından önce de bu civarda mevcut olduğunu iddia etmişlerdir.

Şamanizm dinine mensup Çuvaşlar'la Fin kavimleri, Kazan Hanlığı'na vergi ödeyerek tam bir serbesti içinde yaşamakta idiler. Hanlığın devamı müddetince bunların idareye karşı isyan etmeyişleri, aksine Moskova'ya karşı her türlü mukavemet hareketine katılmış olmaları, Kazanlılar'la bu "azınlıklar" arasında tam bir anlaşmanın hüküm sürdüğünü göstermektedir.

Orta İdil boyunda ve Ural dağlarının güneyinde yerleşen Türk kavimlerinin Bulglar devresinden beri ekin ektikleri ve ziraat bakımından üstün seviyede bulundukları, arkeolojik araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan malzeme ile de ispatlanmaktadır. Aynı şekilde, Kazan Hanlığı ahalisinin de büyük bir kısmı ziraatla meşgul olmakta idi. İri baş hayvan yetiştirmenin tabiî bir neticesi olarak dericilik sanayii çok inkişaf etmişti. İdil, Kama, Noktrat (Viyatka) ve diğer nehirlerde çok miktarda bulunması dolayisiyle balıkçılık da gelişmiş, bilhassa tuzlu balık ihraç maddeleri arasında mühim yer almıştır. Ülkenin ormanlarında gelişmiş olan diğer mühim gıda sanayii de arıcılık ve dolayisiyle bal ve balmumu ile ilgili hususlardı. Yerli tüccarların köy köy dolaşarak kürk ve bal topladıkları ve Kazan panayırında bu maddelerin mühim yer tuttuğu bilinmektedir.

Kazan Hanlığı'nın düşmesi, Türk ülkeleri tarihi bakımından bir dönüm noktası teşkil eder: bu hadiseden sonra İdil (Volga) nehri Ruslar'ın eline geçmiş, o zamanına kadar 1000 yıl müddetle bir "Türk nehri" sayılan İdil, bundan sonra bir "Rus nehri" olmuş ve Rusya'nın ekonomisi için can damarı vazifesini görmeğe başlamıştır. Ruslar İdil boyunca güneye inerek 1556'da Astırhan'ı (Ejderhan, Astrahan)zaptettiler ve Hazar'a ulaştılar, sonra burada da durmayarak Kuzey Kafkasya'ya indiler. Böylece Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında ilk temaslar meydana geldi ve gerginlik başladı. Nogaylar'dan ve Türkistan'dan gelen ikazlar üzerine Osmanlı Devleti, Kazan ve Astırhan hanlıklarını tekrar canlandırmak arzusu ile harekete geçti. II. Sultan Selim tarafından IV. İvan'a yazılan tehdit dolu mektuplardan sonra 1569'da Astırhan'ı istirdat maksadiyle bir sefer tertip edildi ise de bunun arkası gelmedi. 1571'de vukubulan İnebahtı hezimeti ve 1571'de tertiplenen Kıbrıs seferi dolayisiyle Osmanlı Devletinin dikkati başka tarafa çekilmiş oldu ve bu hadiseler bir müddet için Rus tehlikesini unutturdu. Dışarıdan yardım görme dikleri için zaman zaman vukubulan iç isyanlardan da bir netice alamayan Kazanlılar böylece kendi kaderlerine terkedilmiş oldular.

Kazan Hanları Cedveli

l. Uluğ Muhammed sülalesi; II. Sibirya sülalesi; III Kasım hanları sülalesi; IV. Kırım sülalesi; V. Astırhan hanları sülalesi; VI. Nogay sülalesi.

1. Uluğ Muhammed b. Celaleddin b. Toktamış (l)

2. Mahmud b. Uluğ Muhammed (l)

3. Halil b. Mahmüd (l)

4. İbrahim b. Mahmüd (l)

5. Ali b. İbrahim (l; 1, defa)

6. Muhammed Emin b. İbrahim (l.; l.defa)

7. Ali b. İbrahim (I; 2.defa)

8. Muhammed Emin b. İbrahim (l; 2.defa)

9. Mamuk b. İbak (II)

10.Abdüllatif b.lbrahim(l)

11. Muhammed Emin b. İbrahim (l; 3.defa)

12. Şah Ali b. Seyid Avliyar (III; 1 .defa)

13. Sahib Giray b. Mengli Giray (IV)

14. Safa Giray b. Fetih Giray (IV; 1 .defa)

15. Can Ali b. Seyid Avliyar (III)

16. Safa Giray b. Fetih Giray (IV; 2. defa)

17. Şah Ali b. Seyid Avliyar (III; 2. defa)

18. Safa Giray b. Fetih Giray (IV; 3.defa)

19. Ötemiş b. Safa Giray (IV; Süyün-Bike)

20. Şah Ali b. Seyid Avliyar (III; 3. defa)

21. Yadigar Muhammed b. Kasım (V)

22. Ali Ekrem b. Yusuf (VI)
vivaldi85 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 12:47
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512