Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Tarih ve İnkılap Tarihi
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Almanya ile Yapılan İttifak Antlaşması ve Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Tarih ve İnkılap Tarihi Forumunda Bulunan Almanya ile Yapılan İttifak Antlaşması ve Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi Konusunu Görüntülemektesiniz => Almanya ile Yapılan İttifak Antlaşması ve Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi Almanların Osmanlı Devleti’yle ittifak arayışına girmesi çabuk sonuç verecektir. Osmanlı ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-01-07, 14:42   #1

Varsayılan Almanya ile Yapılan İttifak Antlaşması ve Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi


Almanya ile Yapılan İttifak Antlaşması ve Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi



Almanların Osmanlı Devleti’yle ittifak arayışına girmesi çabuk sonuç verecektir. Osmanlı yöneticileri, Avrupa’da başlayan savaşa Osmanlı Devleti’nin eninde sonunda gireceğini düşünüyorlar; bu nedenle bize topraklarımızın parçalanmayacağı garantisini veren Almanya’nın yanında savaşa girilmesi fikri üzerinde kuvvetle duruyorlardı. Nitekim, taraflar arasında bir ittifakın gerçekleşmesi konusunda kanaatlerin müspet olması üzerine, Türk-Alman ittifakını gerçekleştirecek “Türk-Alman Gizli Antlaşması” 2 Ağustos 1914’ de imzalanacaktır. 2 Ağustos 1914 tarihli Türk- Alman gizli ittifak antlaşmasının önemli maddeleri şöyledir
1. Almanya ve Osmanlı Devletleri, devam etmekte olan Avusturya-Sırbistan Muharebelerinde tarafsız kalacaklardı.
2. Eğer Rusya savaşa girerse ve Almanya da Rusya’ya karşı savaş ilân ederse, Osmanlı Devleti Almanya’nın yanında savaşa girecektir.
3. Osmanlı Devleti savaşa girerse, Türk ordusunun emir ve kumandası Alman askerî heyetine verilecekti.
4. Almanya, İtilâf Devletlerine karşı Osmanlı Devleti’nin mülki tamamiyetini kabul edecekti.
Almanya’nın 1 Ağustos 1914’te Rusya’ya savaş ilân ettiği düşünülürse; biz bu antlaşmayı imzalarken Avrupa’da başlamış olan savaşa girmeyi peşinen kabul ediyorduk. Bu antlaşmada Osmanlı Devleti’nin lehine olan tek hüküm, İtilaf devletlerinin saldırılarına karşı toprak bütünlüğümüzün Almanya tarafından garanti edilmesidir.
2 Ağustos l914 tarihli bu gizli ittifak antlaşmasına rağmen Osmanlı Devleti harbe hemen girmemişti. Bir hükümet bildirisiyle tarafsızlığını ilân etmiş ve aynı zamanda ülke genelinde “genel seferberlik” çağrısı çıkarmıştır. Savaşa hemen girilip girilmemesi konusunda Hükümet üyeleri arasında bir görüş birliği oluşmamıştı. Neticede; ordunun noksanları olduğu, bunların tamamlanması gerektiği ve henüz seferberlik hazırlıklarının bitmemesi gibi mazeretler beyan edilip, savaşa hemen girilmemişti.
Diğer taraftan Alman Genelkurmayı, Avrupa cephelerinde güç durumda kalan ordularını rahatlatmak, için Osmanlı Devleti’nin bir an önce harbe girmesini istiyordu. Bu konuda hem Alman Hükümeti, hem de Osmanlı Harbiye Nezareti ile Genelkurmay’da görevli Alman subayları, siyasî ve diplomatik baskı yapıyorlar ve bazı tertiplere giriyorlardı. Bu noktada, Almanya’nın Osmanlı Devleti’nin bir an önce harbe girmesini istemesinin nedenleri üzerinde birkaç maddeyle duralım. Buna göre;
1. Osmanlı Ordusu’ndan istifade etmek düşüncesi. Avrupa’nın sayıca en kalabalık ordularından birisi olan Türk Ordusu’nun yeni ve modern silahlarla teçhiz edilmesi ve Alman subaylarının sevk ve idaresine bırakılması halinde bu ordudan fazlasıyla istifade edilebilirdi.
2. Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi halinde, bu devletin toprakları üzerinde birden fazla cephe açılacak; İngilizler, Fransızlar ve Ruslar bu cephelere Alman cephelerinden kuvvet kaydırmak durumunda kalacaklardır. Bu da Avrupa cephelerinde Alman Ordusu’nu rahatlatacaktır.
3. Osmanlı Devleti savaşa girdiği takdirde stratejik önemi olan Boğazları savaş yaptığı devletlere kapatacaktı. Böylece Rusya’nın İngiltere ve Fransa ile olan irtibatı kesilecektir. (İleride Çanakkale Savaşı’nın çıkmasının en önemli sebebi olacaktır)
4. Osmanlı Devleti savaşa girdiği takdirde Almanya, bu ülkenin topraklarının her kesiminden ve her türlü imkanlarından istifade edebilecekti.
5. Osmanlı Padişahı, aynı zamanda dünyadaki bütün müslümanların halifesidir (dini lideri). Eğer, Osmanlı devleti bu savaşa girişini dini bir amaca dayandırırsa; yani “cihad” ilân ederse, diğer müslüman ülkeler ve milletler halifenin devletine sahip çıkacaklardı. İngiltere ve Fransa gibi idaresi altında milyonlarca müslümanı barındıran bu ülkelere karşı, sömürgelerde ayaklanmalar veya karışıklıklar çıkacaktı.
Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni bir an önce savaşa sokma konusundaki baskıları devam ederken, ortaya bir gemiler krizi çıkmıştı. Alman Donanması’nın en güçlü iki büyük savaş gemisi, İtalya ve Avusturya savaş gemileriyle birleşerek İtilâf devletleri donanmalarına karşı harekat yapmak üzere Akdeniz’e gelmiş, ancak İtalya’nın Alman ittifakından ayrılarak tarafsızlığını ilân etmesi üzerine İngiliz ve Fransız donanmalarının takibine uğramıştı. Bu arada ittifak antlaşması yapılmış olduğundan, Alman Deniz Bakanlığı’nca bu gemilerin Çanakkale Boğazı’ndan geçerek İstanbul’a gitmeleri istenmiştir. Nitekim Göben (Yavuz) ve Breslav (Midilli) adlı gemiler 10 Ağustos l914’de Boğazlardan geçerek İstanbul’a geldiler. Başta İngiltere ve Rusya olmak üzere İtilâf devletleri, Osmanlı Devleti’nin bu gemileri Boğazlara almakla tarafsızlığını bozduğunu, 24 saat içinde bu gemileri kendi karasuları dışına çıkarmadığı takdirde savaş ilân edeceklerini ifade eden sert protesto notaları verdiler. Osmanlı Devleti gerçekten zor durumda kalmıştır. Bir tarafta; antlaşma imzalayarak müttefik olduğu Almanya’nın baskısı, diğer taraftan savaş ilân etme kararı alan İtilâf devletlerin tepkisi. Bu bunalımdan ancak bu gemilerin Almanya’dan satın alındığının ilân edilmesi ve gemilere Türk bayrakları çekilmesiyle çıkılabilmiştir.Osmanlı Devleti, bir süre sonra Göben (Yavuz) Gemisi Kumandanı Alman Amirali Şouchon’u (Şöson) Akdeniz Filosu ve Türk Deniz Kuvvetleri Kumandanlığı’na getirdi. Böylece, kara ordularımızdan sonra deniz ordumuz da Alman kumandanların eline teslim edilmişti. Artık, Osmanlı Devleti’ni bir an önce harbe sokmak için bazı tertipler ve faaliyetler yoğunlaştırılmıştı. ‚ok geçmeden gerçekleşen “Karadeniz Olayı”yla Osmanlı Devleti’nin savaşa girişi sağlanacaktır. Amiral Şöson kumandasındaki Osmanlı Donanması, Karadeniz’e tatbikat amacıy-la açılmış ve burada kendilerini takip ve taciz eden Rus Donanması’yla bir deniz muharebesi yapmıştı. Rus iddialarına göre, Türk Donanması daha sonra Rusların Sivastopol ve Odesa limanlarını topa tutmuştu.
Karadeniz hadisesi üzerine 1 Kasım 1914’te Rusya, 5 Kasım’da ise İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti’ne savaş ilân ettiler. Osmanlı Padişahı ve Halife sıfatıyla Padişah Mehmed Reşad 11 Kasım 1914’de “Cihad-ı Ekber” ilân etti. Böylece, Almanya amacına ulaşmış ve savaş başladıktan itibaren yüz güne varan bir süre savaşa girmemiş olan Osmanlı Devleti’ni kendi yanında savaşa sokmuştu.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat