30-01-07, 14:39
|
#1 (permalink)
|
|
Hızlı Üye
Giriş Tarihi: 03-08-2006
Yer: Orda Burda ....
Mesajlar: 1,459
Rep Puanı: 9398250
         
Rep Gücü: 94022
|
Mütareke Görüşmeleri
Mütareke Görüşmeleri
Birinci Dünya Savaşı’na Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan’ın oluşturduğu İttifak Devletleri Grubu’nda savaşa katılan Osmanlı Devleti’nin durumu 1918 yılına gelindiğinde pek iç açıcı değildi. 1911 yılından beri sürekli savaşmakta olan Osmanlı Devleti, son büyük savaşta insan ve malzeme kaynaklarının çoğunu tüketmek zorunda kalmış, devletin temel dayanağı olan Anadolu, sosyal ve ekonomik açıdan çökmüştü. Aktif iş gücünün askerlik hizmetinde bulunuyor olması nedeniyle üretim düşmüş, fiyatlar alabildiğine yükselmiş, yoksulluk artmıştı. Ekonomik çöküntü, sosyal çöküntüyü de beraberinde getirmiş; ordudan kaçan askerlerin gruplar halinde soygun, talan vb. suçları işlemesi nedeniyle devlet otoritesi kalmamıştı.
Savaşın İttifak Devletleri grubunun aleyhine sonuçlanacağı 1918 yılının ortalarına doğru anlaşılmaya başlanmış; hatta Osmanlı Sadrazamı Talat Paşa, 3 Eylül 1918’de Avrupa’ya yaptığı seyahatinde müttefiklerin barış hakkındaki düşüncelerini öğrenmeye çalışmıştı. Ancak bu çabalardan bir sonuç alınamamıştı.
1918 yılının Ekim ayından başlayarak; savaşta birlikte çarpıştığımız müttefiklerimiz, mütareke yapmak için değişik kanallardan İtilâf Devletleri’ne başvurmaya başlamışlardı. Bunun üzerine, Talat Paşa hükümeti 8 Ekim 1918’de istifa etmişti. 4 Temmuz 1918’de Osmanlı tahtına oturmuş olan Sultan Vahdettin, yeni hükümeti kurma görevini Tevfik Paşa’ya vermişti. Ancak, Tevfik Paşa’nın hükümet kuramaması üzerine hükümeti kurma görevi Ahmet İzzet Paşa’ya verilmişti.
Ahmet İzzet Paşa, memleketin içinde bulunduğu kritik durumu göz önünde tutarak, vakit kaybetmeksizin, bütün gayreti ile bir mütareke imzalamak için çalışmalara başlamıştı. Çünkü İngilizler ve Fransızlar, Trakya’da yedi tümenlik yeni bir askerî kuvvet oluşturmaya başlamışlardı. Bu kuvvetlerin İstanbul ve boğazlar üzerine yürümesine mani olmak isteyen İzzet Paşa, mütareke çalışmalarını hızlandırmıştı. Hatta 5 Ekim 1918’de barış yapma isteğimiz A.B.D. Başkanı Wilson’a değişik kanallardan iletilmiş, ancak müsbet bir cevap alınamamıştı.
Ahmet İzzet Paşa, 19 Ekim 1918’de Meclis-i Mebusanda okuduğu hükümet proğramında yapılacak bir mütarekenin temel esaslarını ortaya koymaya çalışmıştı. Ahmet İzzet Paşa “Amerika Reisği Cumhuru tarafından ilân edilmiş olan hak ve adil esaslarına müstenit bir sulhü kemâl-i hulus ile kabul edeceğiz” diyerek Wilson prensipleri çerçevesinde bir barış yapabileceğimizi belirtmişti.
Ahmet İzzet Paşa Hükümeti’nin mütareke yapma yollarını arayıp, bir türlü muvaffak olamadığı sıralarda; Kutülammâre’de esir düşerek Büyükada’da esirlik günlerini geçiren İngiliz Generali Townshend, eskiden beri tanıdığı ve hükümette Bahriye Nazırlığı görevinde bulunan Rauf Bey’e bir mektup göndererek “esirliği süresince gördüğü hoş ve şerefli muameleye karşılık olarak, İngiltere ile müzakerelere girişildiği takdirde, Osmanlı Hükümetine yardıma hazır olduğunu” bildirdi.
İngiliz Generalinin bu müracaatı, Osmanlı Hükümeti’nce bulunmaz bir fırsat telakki edildi. Çünkü, Hükümet, mütareke yapabilmek için çeşitli yollardan teşebbüse geçmiş, fakat olumlu bir sonuç alamamıştı. Bu nedenle Townshend’in teklifine sıcak bakılmış ve 17 Ekim 1918’de Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, Bahriye Nazırı Rauf Bey ve General Townshend arasında bir görüşme yapılmıştı. İngiliz yetkililer ile görüşen General Townshend, bu girişimden olumlu sonuç aldı.
Diğer taraftan İngiliz Hükümeti de Osmanlı Hükümeti ile yapılacak bir mütarekenin sadece kendi delegelerinin katılacağı görüşmelerle yapılmasını istemekteydi. Bu nedenle, Osmanlı Devleti’nin mütareke teklifini kabul etmiş ve Akdeniz Filosu Komutanı Vis Amiral Calthorpe’ye İngiltere adına mütareke görüşmelerini başlatması konusunda yetki vermişti. Amiral Calthorpe de Osmanlı Sadrazamı Ahmet İzzet Paşa’ya bir an önce Osmanlı delegelerinin mütareke için Mondros’a gönderilmesini isteyen bir mektup gönderdi.
|
|
|