Forum TR
ForumTR Video Sitesi Yayında. Yavaş Video Sitelerinden Sıkıldıysanız Bir Deneyin. Üyelerimiz Sadece 2 haftada Onbinlerce Video Yükledi...
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Tarih ve İnkılap Tarihi
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Tarih ve İnkılap Tarihi Tarih Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 12-01-07, 06:15   #1 (permalink)
Forza Çarşı
 
Giriş Tarihi: 15-05-2005
Yaş: 21
Mesajlar: 8,920
Rep Puanı: 31386855
мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11мєqα νιѕιση Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 313997
Cool Osmanlilarda Egitim Ve Ögretim


OSMANLILARDA EGITIM VE ÖGRETIM

Islâm ülkelerindeki ilmî hayatin gelismesinde XI. asrin müstesna bir yeri
vardir. Zira bu asirdan itibâren sistemli bir egitim ve ögretim mahalli
olarak medreseler, halkin kültürel ve dinî anlayis bakimindan yetisip
gelismesinde faal bir rol oynamaya basladilar. Osmanlilar döneminde ise
medreseler, hem program,hem de mimarî sahada büyük bir yenilik ve ilerleme
kayd ettiler. Bu bakimdan, Osmanli sehirlerinin fizikî gelismesinde de
medreselerin önemli bir yeri oldugu söylenebilir.
Osmanlilar, medrese egitimi ve dolayisiyla ilim ve bu sahanin adamlarina
deger verdiklerinden, bunlarin tahsil ve egitim konusunda
karsilasabilecekleri her türlü sikintiyi ortadan kaldirmaya çalismislardi.
Bu devlette ilim ve mensuplarina itibar edilip saygi gösterildigi için Iran,
Turan, Horasan, Dagistan, Hindistan, Buhara, Haleb, Sam, Misir ve Karaman
gibi birçok Islâm ülkesinden bilginler Istanbul'a akin etmisti. Bu akin
sebebiyle devletin merkezi olan Istanbul, yavas yavas Islâm dünyasinin ilim
merkezi haline gelir.
Osmanlilar, medreselerdeki egitim ve ögretim faaliyetlerini vakiflar
vasitasiyla devam ettirdiler. Fatih Sultan Mehmed'in, Istanbul'u feth eder
etmez "Sahn-i Semân" medreselerini tesis ettirmesi ve bunlarin giderlerini
saglamak için vakif kurmasindan sonra, devlet merkezi oldugu gibi ilim
merkezi haline de gelen Istanbul'da basta hükümdarlar olmak üzere sultanlar,
vezirler, ilim adamlari, bazi saray mensuplari ve maddî durumu iyi olan halk
tarafindan pekçok medrese insa olunmustu. Yalniz Mimar Sinan'in bas
mimarligi sirasinda Istanbul'da insa edilen medreselerin sayisi, 6'si
Süleymaniye medreseleri olmak üzere 55'i bulmaktadir. XVII. asrin son
çeyregi basinda ise Istanbul'daki medrese sayisinin 126'ya ulastigi
görülmektedir. Fetihten XIX. asra kadar Istanbul'da insa edilen medrese
sayisi 500'ü asmaktadir. Ancak bunlarin büyük bir kismi yangin ve deprem
gibi tabiî âfetlere maruz kalarak yikilip yok olmus veya terk edilmistir.
Orta ve yüksek ögretimi gerçeklestiren Osmanli medreselerinin ilki, Orhan
Gazi tarafindan 731 (1330) tarihinde Iznik'te açilmisti. Orhan Gazi, bu
medrese için vakiflar kurmustu. Geliri, medrese, müderris ve talebeye tahsis
edilen vakif köyler, her türlü "Tekâlif-i Örfiyye"den (Örfî vergiler) muaf
idiler. Nitekim Orhan Gazi'den çok daha sonraki tarihlere uzanan 27
Cemayizelevvel 1136 (23 Subat 1724) tarihli bir "arz" (arsiv belgesi),
Iznik'e bagli Kozluca Köyü'nün, adi geçen medreseye vakfedildigini
göstermektedir.
Ilk dönem Osmanli ilim hayati hakkinda bilgi veren D'Ohsson'a göre Osmanli
Devleti'ndeki ilmî faaliyetler, daha Osman Gazi döneminde baslamisti. O, bu
konuda su bilgileri vermektedir: "Osman Gazi, Sögüt'te yeni imparatorlugun
temelini atarken hazine ve silah ile beraber ilmî ve kültürel faaliyetlere
karsi da gayet mütesebbis idi. Ilmî yönden ilerlemeyi ve en azindan eski
medreseleri olduklari gibi muhafaza etmeyi arzu ederdi. Veliahdi ve oglu
Orhan Gazi, Iznik'te imparatorluk camiini yükseltirken orada bir de, bir
asri mütecaviz bir zaman boyunca Osmanli medreselerinin en yüksegi olarak
bakilacak olan bir medrese yaptirdi. Yeni kurulmus (731/1330) ve kendi ismi
ile adlandirilmis olan bu medresenin idaresi, Islâm âlemindeki diger bütün
medreseler gibi müderris titri altinda Seyh Davud-i Kayserî'ye verildi."
Iznik, bir ilim merkezi olarak önemini XV. yüzyilda da korumus ve bu yüzden
sehre "âlimler yuvasi" ünvani verilmisti. Iznik Medresesinin yetistirdigi
ünlü âlimlerden biri de Osmanlilarin ilk Seyhülislâmi Molla Fenarî'dir.
Osmanlilarin, ilk birbuçuk asir içinde yaptirmis olduklari medreselerin
derece ve sinif itibariyle en mühimleri Iznik, Bursa ve Edirne'de idi.
Devletin kurulusu esnasinda Iznik Medresesi, beyligin birinci sinif
medresesi idi. Bu medresede yapilan egitim ve görülen ögretimin derecesi
hakkinda kesin bir bilgiye sahip olmamakla beraber, müderrisligine (Ögretim
Üyeligi'ne) tayin edilmis olan sahislar, bunlarin hayatlari ve eserleri,
dolayisiyla ilmî kapasiteleri tedkik edilecek olursa bu medresenin oldukça
yüksek seviyede bir egitim ve ögretim kurumu oldugu düsünülebilir. Gerçekten
Kahire'de ihtisasini yapip memleketine dönen ve orada birçok talebe
yetistiren Davud-i Kayserî (öl. H. 751/M. 1350)'nin söhretini duyan Orhan
Gazi, onu Kayseri'den getirterek Iznik'te yaptirdigi medreseye müderris
olarak tayin eder. Iznik medresesinin ilk müderrisi olan Davud-i Kayserî,
Muhyiddin Arabî'nin üvey oglu Sadreddin Konevî'nin halifelerinden tefsir
sahibi ve Muhyiddin Arabî'nin "Fusûsu'l-Hikem" adli eserini serheden
Kemaleddin Abdurrezzak el-Kâsî (öl. 1329)'nin halifesi olup yüksek tahsilini
Misir'da yapmisti. Davud'un halefleri olan Taceddin el-Kürdî ve Alaeddin
el-Esved de devrin büyük bilginleri arasinda sayiliyorlardi. Bu nokta göz
önünde tutulursa Iznik Orhaniye medresesini yüksek seviyeli egitim ve
ögretim veren bir müessese olarak kabul etmek gerekir.
Bursa'nin fethinden sonra orada da medreseler kurulur. Bundan dolayi Iznik
ikinci dereceye inerek Bursa'daki Sultan Medresesi birinci dereceyi alir.
Orhan Gazi'den sonra oglu Murad (Murad Hüdâvendigâr), Bursa Çekirge'de eski
Kaplica civarinda bir câmi, medrese ve imâret yaptirarak, bu konuda
babasindan asagi olmadigini göstermisti.
Yildirim Bayezid, Hisar disinda bir câmi ve medrese yaptirmakla Bursa'nin
bir ilim ve irfan merkezi haline gelmesini ve sehrin hisar disina tasmasi
ile genislemesini sagladi. Çelebi Sultan Mehmed'in Bursa'da kurdugu medrese,
digerlerine nazaran ayri bir hususiyete sahiptir. "Sultaniye Medresesi"
denilen bu tahsil kurumunda ilk müderris Mehmed Sah Efendi (öl.
839/1435)'dir. Molla Semseddin Fenarî'nin oglu olan bu zatin ilk dersinde
ögrencilerden baska Bursa'nin belli basli âlimleri de hazir bulunmus, yeni
müderris Mehmed Sah Efendi de medreselerde okutulan ilimlere dair sorulan
suallere cevap vermisti. Sultaniye müderrislerinin, böyle umumî sekilde ders
vermeleri bir gelenek haline gelmistir. Bilhassa Bursa Sultaniyesi
kurulduktan sonra Iznik medresesi, ikinci dereceye düsmüstü. Buna karsilik
bir ilim merkezi olarak Bursa ilk siraya yükselmisti. Bu durum, Sultan II.
Murad'in Edirne'de Üç Serefeli Câmii yanindaki Saatli medresesini kurana
kadar devam eder. Edirne devlet merkezi olduktan sonra II. Murad zamaninda
841 (1437) yilinda baslanarak bazi ârizalar sebebiyle 851 (1447) senesinde
tamamlanan Üç Serefeli Câmii yanindaki medrese ile Dâru'l-Hadis, o tarihte
Osmanli ülkesindeki medreselerin üstünde yer aldi. Böylece, Bursa'daki
Sultaniye Medresesi, gerek egitim ve ögretim, gerekse tahsisati bakimindan
ikinci dereceye düstü. Üç Serefeli medrese müderrisine o tarihe kadar hiç
bir medrese ögretim üyesine verilmeyen yüz akça yevmiye verildi. Halbuki
bundan önce Iznik medresesi müderrisinin yevmiyesi otuz, Bursa'daki Sultan
Medresesi müderrisinin ise günde (yevmiye) elli akça idi.
Görüldügü gibi Bursa'nin fethinden hemen sonra orada da çesitli medreseler
kuruldu. Suurlu ve ne yaptigini bilen bir politika sonucu sinirlari yavas
yavas genisleyen Osmanli Devleti'nde, pekçok devlet ricali, mektep, medrese,
imâret ve câmi gibi farkli sahalara hizmet veren kurumlari açmakta adeta
birbirleri ile yarisiyorlardi. Örnek olmasi bakimindan sadece Istanbul'un
1453 yilindaki fethinden sonra Fatih'in yaptiklarini vermek istiyoruz. Buna
göre otuz yillik hükümdarligi döneminde basta Istanbul, Bursa ve Edirne
olmak üzere devletin çesitli sehirlerinde 85'i kubbeli olarak 300 kadar câmi
57 medrese, 59 hamam, 29 bedesten, çesitli saraylar, hisar, kale, sur ve
prüler yaptirdigi görülmektedir. Bunlarin çogunun zamanla yikildigina da
isaret etmek gerekir.*
764 (1363) tarihinde Edirne'nin fethinden sonra, Rumeli'deki fetihlerin daha
saglikli ve basarili olabilmesi için devlet merkezi buraya nakledilir.
Edirne'nin devlet merkezi olmasi, burada da medreselerin hizla açilip
çogalmasina sebep olur. Zira biraz önce de görüldügü gibi herkesten önce
devletin basinda bulunanlar, bulunduklari yerlerde egitim kurumu açmayi bir
gelenek haline getirmislerdi. Böyle bir anlayistan dolayidir ki, hemen her
zaman devlet merkezinin bulundugu yer, ilmî faaliyetlerin en çok
yogunlastigi merkez oluyordu. Nitekim Istanbul'un fethi ve devletin merkezi
haline gelmesinden sonra Fatih Sultan Mehmed tarafindan yaptirilan "Sahn-i
Semân" medreseleri ön plana geçtiler. Fatih Kanunnâmesinde "Sahn-i Semân"
diye meshur olan medreselere vakfiyesinde "Medâris-i Semâniye"
denilmektedir.
Fatih külliyesi kurulunca sekiz büyük medreseye "sahn" adi verilmisti. Bu
tabiri her ne kadar ilk tomar Arapça vakfiyede bulamiyorsak da Fatih'in
tashihinden ve külliye müderrislerinin tedkikinden geçen meshur kanunnâmede
bu tabiri görüyoruz. O halde bu tabir, Fatih'ten günümüze kadar gelmektedir.
Fatih külliyesi büyük medreselerinden her birini mâna itibariyle birer
fakülte sayabiliriz. Vakfiyelerinde buralara aklî ve naklî ilimlerde
mütehassis müderrislerin (profesör) tayin olunacagi açikça belirtildigine
göre buralarda tip, fikih (Islâm hukuku), hey'et (astronomi) ve ilâhiyat
okutuluyordu. Bu büyük medreselerin odalarinda birer yüksek ilim talebesi
(danismend) oturuyordu. Bunlar, seviyesi yüksek dersleri okuyunca
branslarina göre daha sonra hekim (doktor), fakih, fen adami, maliye ve
devlet memuru oluyorlardi. Bu sahn medreselerine musila-i sahn olan
Tetimmeler de, adeta bugünkü lise tahsilini bitirerek geldiklerine göre
Semaniye Medreselerine alem olan sahn tabiri yüksek bir tahsil derecesini
gösteriyordu.
Osmanli medreselerindeki egitim ve ögretim usulü, diger Islâm devletlerinde
oldugu gibi bir metod takip etmis olup, medreselerin sayilari arttikça
bunlar da derece ve siniflarina göre bir düzene tabi tutulmuslardi. Bunun
içindir ki ilk defa Sultan II. Murad, daha sonra da Fâtih Sultan Mehmed
tarafindan medreselerin bir siniflandirilmaya tabi tutuldugu görülür. Fatih
medreselerinin (Sahn-i Semân) yapilmasi, Osmanli ülkesindeki medrese
teskilâti için bir yenilik sayilmaktadir. Onun için kisa ve özet bir sekilde
de olsa bu medreselerden bahsetmek istiyoruz.
Fatih'in kanunnâmesinde "Sahn-i Semân" diye adlandirilan medreselere
"Semâniye medreseleri" de denilmektedir. Fatih Sultan Mehmed, Istanbul'u
feth ettikten sonra, Imparator Jüstinyen'in esi Teodora tarafindan
yaptirilan Havariyûn kilisesi yerine câmi yaptirir. Daha sonra câminin dogu
ve bati kismina "Sahn-i Semân" denilen sekiz medrese yapti ki, bunlar yüksek
tahsil içindi. Bunlarin arkalarinda da "Tetimme" adi verilen ve sahn
medreselerine ögrenci yetistiren sekiz medrese daha yaptirir. Vakfiyedeki
bilgi ve Âli'nin kaydina göre burasi Istanbul'un ortasina denk geldigi için
buraya sahn denmistir. Tarihî rivayetlere göre bu medresenin programini
Vezir Mahmud Pasa ile matematik ve astronomi âlimi Ali Kusçu tertip
etmislerdir. Dördü câmiin dogu kisminda, dördü de bati tarafinda bulunan bu
medreselerden her birinin ondokuz odasi vardi. Sekiz müderristen her birinin
birer odasi ve elli akça yevmiyesi vardi. Ayrica, beser akça yevmiye ile bir
oda, ekmek ve çorba verilmek üzere sekiz medreseden her birine birer "muid"
(asistan) verildi. Her medresenin onbes odasina ikiser akça yevmiye (burs,
kredi), imâretten ekmek ve çorba (yemek) verilmek üzere birer "danismend"
konuldu. Geri kalan iki oda da kapicilarla ferras denilen temizlik
isçilerine tahsis olundu.
Sahn medreselerinin arka taraflarinda yüksek tahsile, yani Sahn-i Semân
medreselerine danismend yetistirmek üzere "Tetimme" veya "Musila-i Sahn'
ismiyle sahn medreselerinden küçük olarak sekiz medrese daha insa edilmisti.
Bu medrese, derece itibariyle orta tahsil seviyesinde idi.
Sahn medresesi talebelerine danismend, Tetimme talebesine de Suhte (galat
olarak softa) deniyordu. Tetimmelerden her hücreye üç ögrenci konmustu. Bu
odalardan her birisine ihtiyaçlarina sarf edilmek ve mum parasi olmak üzere
5'er akça tahsis edildigi gibi yemekleri de imâretten veriliyordu.
Bilindigi gibi egitim ve ögretim, hiç bir devletin vazgeçemeyecegi bir
mecburiyettir. Bununla beraber her devlet, vatandasini, kendi sartlari,
ihtiyaçlari ve ileriye dönük hedeflerini gözönünde bulundurarak yetistirmeye
çalisir. Osmanli Devleti de vatandasini kendi durum ve sartlarina uygun bir
sekilde yetistirmeye gayret etmistir. Bu gayenin tahakkuku için de egitim ve
ögretim müesseseleri kurmustur. Devletin kurulusu ile baslayip, yikilisina
kadar çesitlenerek gelisen bu müesseseler, devlet ve çogunlukla vakiflar
vasitasiyla kuruluyorlardi. Bu müesseseleri, klasik ve yeni diye iki gruba
ayirabilecegimiz gibi, örgün ve yaygin egitim müesseseleri diye de ayirmak
mümkündür.

ÖRGÜN EGITIM MÜESSESELERI
Bu müesseseler, belirli yas ve bilgi seviyesindeki insanlari, yine belirli
zaman ve disiplinlere göre yetistirmek üzere kurulmus bulunan
müesseselerdir. Bu kuruluslarin, sivil ve askerî olmak üzere iki sahada
sekillendiklerini görüyoruz. Bir bakima, özel egitim ve ihtisas konusuna
girdigi için askerî müesseseleri daha sonraya birakip sivil egitim
kurumlarindan bahsetmek istiyoruz. Bu arada, yaygin egitim müesseseleri
diyebilecegimiz, câmi ve tekke gibi kurumlardan bir önceki ciltte
bahsedildigi için burada bunlara temas edilmeyecektir.


Konuyu arattım bulamadım umarım verılmemıstır..
мєqα νιѕιση çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 01:11
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487