Forum TR
ForumTR Video Sitesi Yayında. Yavaş Video Sitelerinden Sıkıldıysanız Bir Deneyin. Üyelerimiz Sadece 2 haftada Onbinlerce Video Yükledi...
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Tarih ve İnkılap Tarihi
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Tarih ve İnkılap Tarihi Tarih Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 06-01-07, 16:35   #1 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Yer: im yok benim :p Telefon:N70 Takım:Galatasaray Msn:teqslahjor@hotmail.com Meslek:Öğrenci
Mesajlar: 14,202
Rep Puanı: 1766431
TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11TeqSlahJor Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Arrow Şeyh Galip - Tarih


Şeyh Gâlib

Ünlü divan şairimiz Şeyh Gâlib'in hayatı ve edebi kişiliği hakkında bilgiler...

XVIII. asrın ikinci yarısında yetişen Şeyh Galib, divan şii*rinin son büyük üstadı olup Türk edebiyatının en büyük şairleri arasında yer almaktadır. 1757 yılında İstanbul’da doğan ve asıl adı Mehmed olan şair, Mustafa Reşid Efendi adlı divan kâtiplerinden mevlevî bir zatın oğludur. İlk edebiyat ve mevlevilik terbiyesini babasından alan Galib, bir müddet Hoca Neş’et’in derslerine devam etmiş, ondan Mesnevî okumuştur. Kendisine Es’ad mahlasını veren Hoca Neş’et’tir. Bir ara Divan-i Hümâyun beylikçilik kalemine giren, fakat uzun zaman devam edemeyen Galib, sonra kendisini tamamiyle edebiyata ve tarikata vermiştir. Galib mahlasını kullanan şairin 24 yaşında divan tertip ettiği ve 26 yaşında Hüsn ü Aşk şaheserini meydana getirdiği görülmektedir. Bu sıralarda Galib, ailesine haber vermeden, Mevlevî tarikatı âdâbına göre çile çıkarmak için Konya’ya gitmiştir. Babasının Konya Çelebisi’ne ısrarlı ricası üzerine İstanbul’a dönmeğe mecbur olmuş ve 1784-1787 arasında Yenikapı Mevlevîhanesi’nde üç yıllık çileye girmiştir. Çilesini bitirdikten sonra mevlevî geleneğine göre hücre sahibi mevlevî dedesi olan Galib çile çıkardığı devrede bıraktığı şiire yeniden baş*lamış ve Sütlüce’deki evine çekilerek bazı eserler yazmıştır. Bunlardan biri Yûsuf Sineçâk’ın Cezire-i Mesnevî’sine yaptığı şerhtir. Sultan III. Selim’in tahta çıkması üzerine bahtı açılan şâir, şöhrete ve saadete erişmişti. Alimlerin, şeyhlerin, şâirlerin, musikişinasların, devlet ricalinin toplandığı Galata Mevlevihâne’sini zaman zaman III.
Selim de ziyaret ediyordu. Padişahın annesi ve kız kardeşleri tarafından da takdir edilen Şeyh Galib’in sarayla münasebeti samimiyetle ve gittikçe artarak devam etmektedir. Devrin üstad şâiri kabul edilen ve şiirlerine nazireler yazılan Galib Dede’nin bu parlak ve debdebeli hayatı uzun sürmemiş, bir kaç aylık bir rahatsızlıktan sonra büyük sanatkâr 3 Ocak 1799’da ölmüştür. Ardında biri kız, biri oğlan iki küçük çocuk bırakan Galib Dede, Galata Mevlevihâne’sinde gömülmüştür.

Şeyh Galib şiir söylemeğe başladığı zaman Nâbi’nin şöhreti devam ediyor, hatta Koca Ragıb Paşa’dan sonra da daha da kuvvetlenmiş bulunuyordu. Nedim’in yolundan giden bir takım şairler de çıkmıştı. Galib ilk şiirlerinde, bu iki üstadın ve Fuzûlî, Nef’i Bâki’nin tesirinde kalmakla beraber kendisine ayrı ve yeni bir yol çizdi. Üslûp bakımından “Sebk-i Hindî”ye, Şevket Buhârî. Bidil ve Farsça yazan Hind şairlerine bağlı olan Şeyh Galib, mânâ ve öz itibâriyle Mevlânâ’dan faydalanmıştır. Hind üslûbunun esası beyte mânâyı teksif etmek, birbiriyle ilgili görünmeyen mücerret ve müşahhas şeyleri birbirine izafet terkipleri ve birleşik sıfatlarla, edebî sanatlar bakımından teşbih ve bilhassa istiare ve mecazlarla yapılmaktadır. Böylece orijinal imajlar, mânâ zenginliği sağlanmaktadır. İşte Şeyh Galib, bu Hind üslûbunu büyük başarı ile kullanmış ve Nâilî’de Fehim-i Kadîm’de başlayan bu tarzı en yüksek noktasına çıkarmıştır. Divan şiirimizin iç tekâmülü mazmunlar yönünden ve mazmunların fazla sayıda beyitlere yerleştirilmesi bakımından olduğu için, bu gelişme Şeyh Galib’de kemâl derecesini bulmuştur. Şâirin üslûbu bu sebeple vâzıh değildir. Duygular fikirler bir takım hayâllerle ve remizlerle anlatılmıştır. Mânâlâr bu imajlara ve sembollere dayandırılmıştır. Fakat Şeyh Galib,. Avrupaî mânâda bir sembolist değildir. Önce bu iki ayrı şiir dünyasının sembol anlayışı ayrıdır. Sonra Şeyh Galib’de mazmunlar çok karışık ve birbirine girmiş vaziyette olmakla beraber, mecazlardaki münasebet büsbütün ortadan kalkmadığı,. istiarelerde benzeyen ye benzetilen arasındaki ilgi imâ yoluyla bulunabildiği için, semboller bizi esas mânâya götürebilmektedir. Avrupa sembolizminde sembollerle onların anlatmak istediği duygu ye düşünceler arasında bir köprü ve münasebet tamamıyla kesilmiştir. İmâ yoluyla bile bir ilgi mevcut değildir, semboller şahsî tefsir ve izaha bırakılmıştır. O, divan şiirinin umumî gelişmesi içerisinde Hind üslubunu kullanmış ve bu yüzden müphem, muğlak ve ilk bakışta rahatça anlaşılmayan şiirler söylemiş bir sanatkârdır. Hüsn ü Aşk ise sembolik değil, alegorik (timsâlî) bir eserdir.

Şeyh Galib’de gerek bağlı olduğu üslup ve gerek mizaç itibariyle çok zengin, parlak ve geniş bir hayâl âlemi görülür. Temâyül kudreti ve tasvir itibariyle eşsiz bir sanatkârdır. Fakat onu sâdece hayâli kuvvetli bir şâir sanmak yanlış olur. Bir vecid ve imân şairi olan Şeyh Galib, duygu ye heyecanlarını ustalıkla dile getiren bir lirik şair hüviyetine de sahiptir. Nedîm’le gelişen mahallî hayatı ak*settirme ve halka yaklaşma cereyanına bîgâne kalan Şeyh Galib, zaman zaman halk tâbirlerine ve halk söyleyişlerine yer vermekten kendini alamamıştır. Sâf Türkçeyle bir şiir söylediği gibi, sâde bir dille şarkılar da meydana getirmiştir. Divanda III. Selim’in yaptırdığı saraylar, kışlalar, sebiller için yazdığı tarihler, kısmen İstanbul’u aks ettirmekle beraber, onun umumî şiir havasından uzak manzume*lerdir. Divanda Çağatayca şiirler de bulunması Şeyh Galib’in Nevâî’yi de okuduğunu göstermektedir. Şeyh Galib’in Divandan başka Hüsn ü Aşk adlı bir mesnevisi vardır. Nâbî’nin Hayrâbâd’ını beğenmediği için yazdığı Hüsn ü Aşk “Mef’ûlü Mefâîlü Faûlün” vezniyle söylenmiş tasavvufî bir aşk hikâyesidir. Hüsn’ün bir kızı Aşk’ın bir erkeği temsil ettiği eserde, her yer ve şahıs ismi bir şeyin timsâlidir, Hüsn Allah’tan, Aşk dervişten kinâyedir. Mensup oldukları Beni Muhabbet ârifleri, okudukları Mektebe-i Edeb tekkeyi, hocaları Cünun mürşidi, büyük şeyhi gösterir. Eser böyle mecâzî isimler ve timsâli şahsiyetlerle ilenmiştir. Aşk’ın Hüsn’e kavuşmasındaki güçlülüğü belirten eser, konu ve yapısı itibariyle orijinaldir. Hüsn ü Aşk tasavvufî ve timsâlî bir aşk hikâyesi olmakla beraber, tabiat tasvirleri ile ve aşk duygularını, ıstıraplarını anlatışı ile hakikî hayatla ilgili ve insanî yönü bulunan bir eserdir. Şeyh Galib, Hüsn ü Aşk’ta tardiyye denilen bir çeşit muhammes şekline yer vermiş; bunlar, bilhassa Aşk dilinden olanları, derin duygu ve heyecanlarının ifade edildiği güzel şiirler olmuştur. Hüsn ü Aşk’ı ve Şeyh Galib’in diğer şiirlerini taklit edenler çıkmışsa da, ona erişmek şöyle dursun, yaklaşanlar bile olmamıştır. Şeyh Galib’de divan şiirin kemal devresi toplanmıştı. XIX. yüzyılda bu edebiyat, zayıf sanatkârlar elinde taklitçilikten tekrarcılıktan öteye gidememiş, büyük eserler verilememiştir. Tanzimat’tan sonra ise divan edebiyatı, yerini yeni edebiyata bırakmıştır.
TeqSlahJor çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 19:47
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487