Forum TR
ForumTR'nin Diğer Hizmetlerini Gördünüz mü?: - ForumTR Video - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Tarih ve İnkılap Tarihi
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com (istatistik: Günlük 350 Bin Tekil Hit, 1.7 Milyon Sayfa Gösterimi)
Tarih ve İnkılap Tarihi Tarih Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-12-06, 15:37   #1 (permalink)
ForumTR DarkoRezzer
 
Giriş Tarihi: 08-01-2006
Yer: ben ne bilem :D?
Yaş: 17
Mesajlar: 827
Rep Puanı: 199951
DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11DarkoJen Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 2040
Post Celali İsyanları


CELALİ İSYANLARI

Genel Olarak Celali İsyanları ve Sebepleri



Celâlî, Celâl’e mensup demektir. Yavuz Sultân Selim zamanında Bozok’da 1519 yılında isyan eden Kızılbaş Şeyh Celâl’in isyanı üzerine, daha sonra meydana gelen isyanlara hep Celâlî isyanları ve âsilere de Celâlîler denmiştir. O halde, celâliği, geniş anlamda, devlete isyan yani bağy veya hurûc ales-sultân diye de isimlendirebiliriz. Celâlî isyanlarını iki ayrı safhada incelemek mümkündür: Birinci safhada, Safevi Devleti’nin himayesinde, bir mezhep mücadelesi tarzında başlayan ve daha ziyade İran’ın tahrikleri sonucu Osmanlı Devleti’ne fırsat buldukça isyan eden Şi’î Türkmenlerin hareketleridir. Bunlara Alevî veya Kızılbaş isyanları da denmektedir. Bu manada en önemli isyan II. Bâyezid devrinde Antalya taraflarında başlayan Şahkulu isyanı idi. Çaldıran Zaferi bu tip isyanları ortadan kaldırmaya yetmedi ve 1519’da Yavuz tarafından bastırılan Şeyh Celâl isyanı ile, artık memnun olmayan kitlelerin hareketine adını veren olay meydana gelmiş oldu. Kanuni’nin zamanında da Şehzâde Mustafa’nın idamıyla fırsat bulan Celâlîler, Düzmece Mustafa diye birinin etrafında toplanarak devlete isyan ettiler. Şehzâde Bâyezid’in durumu ise, İran Şahının da tahrikiyle tam bir isyana dönüştü. Alevîlik davasıyla isyan eden Celâliler arasında Sülün, Baba Zünnun, Domuzoğlan, Karaisalı Cemâatinden Veli Halife ve nihayet Hacı Bektaş-ı Veli’nin neslinden olduğunu iddia eden Âsi Kalender bulunmaktadır. İkinci safha ise, Osmanlı Devleti’nin hukukî, sosyal ve iktisâdî hayatının bozulması ve bunun neticesinde devlet teşkilâtında kayırmaların, baskıların, zulümlerin ve rüşvetin artması üzerine, bu sebeplerden biriyle devlete kırgın olanlarla daha evvel Celâlî isyanlarının temelini teşkil eden mezhep mücadelesinin birleşmesi safhasıdır. Bu ikisi başlayınca, Osmanlı devleti kontrolü çok ciddi manada kaybetmiştir. Bu kontrolün kaybı, hem hukukî alanda ve hem de malî alanda yanlışlıkların ve zulümlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Biraz evvel gördüğümüz gibi, artık düzenli bir hukuk sisteminin devamı olmak üzere yeni çıkarılan kanunlar ve bunlara göre verilen tezkireler değil, meydana gelen haksızlıkları önlemek ve kanunların tatbik edilmezliklerini ortadan kaldırmak için çıkarılan adâletnâmeler gündemdedir. İşte bu noktada devletin idaresinden hoşlanmayan gruplar, bu öfkelerini ortaya koymak üzere bir çıkış yolu aramışlar ve devlete baş kaldıran her reisin maalesef arkasında yer almaya başlamışlardır. Bunlara Safevi devletinin tahriklerini ve de seferlerde alınan kötü neticeleri de ekleyince, Osmanlı Devleti’nin en az 200 yılına damgasını vuran Celâlî isyanları ortaya çıkmıştır. Bu sebeplerden bazılarını şöylece özetlemek mümkündür: :

1) Osmanlı Devleti’ni yücelten hukuk ve adalet sistemindeki bozulma bu isyanların birinci sebebidir. Zira devlet görevlileri, adaleti arka plana itince ve re’âyâya ağır vergiler salmaya başlayınca, vatandaş devletinden her geçen gün soğumuştur. Bir taraftan idarecilerin zulmüne ve diğer taraftan Celâlilerin baskısına dayanamayan halk, celây-ı vatan ederek yani evini yurdunu terk ederek çoğunlukla bir başka Celâli grubuna karışıyordu..

2) Osmanlı iktisâdî hayatındaki bozulma önemli bir isyan sebebiydi. Bir tarafdan refah ve lüks ve diğer tarafdan da buna ulaşmak için başvurulan rüşvet yolu, bunların yanında vatandaşın vergi ve fakirlik kıskaçları arasında kalması, insanları isyana teşvik ediyordu. III. Murad devri Osmanlı Devleti’nde enflasyonun yaşandığı ilk dönemdir. Bu yüzden yeniçeri isyanları da başlamıştır.

3)Osmanlı Devleti’nin savaşlarda zafer yerine mağlubiyetler alması da isyanların önemli sebepleri arasındadır. Mesela uzun süren Osmanlı Avusturya savaşları, halkı bıktırmış ve psikolojik açıdan insanları devletten soğutmuştur. Bu arada bir ateşli silah olarak tüfeğin Anadolu’da bol miktarda bulunması da, tarihçiler tarafından, savaşlar kadar isyanlara sebep olarak gösterilmektedir.

4) İlmiye sınıfının bozulması ve devlet işlerinde ehliyet yerine yakınlara ve dostlara görev verilmesi, devlete isyan edenlerin maalesef kalitesini yükseltmiştir. Yani Celâlîler, eskisine nazaran daha güçlü reisler çevresinde toplanmaya başlamışlardır. Devlet hayatında yanlış uygulamalardan rahatsız olan bazı vasıflı devlet adamları da, maalesef patlamaya hazır bomba gibi duran isyancı grupların başlarına geçebiliyorlardı. Karayazıcı, Deli Hasan, Tavil Ahmed ve Canboladoğlu isyanları bunlara misâl olarak verilebilir.

III. Mehmed Devrindeki Belli Başlı Celâlî İsyanları

III. Mehmed devrinde Osmanlı Devleti’ni perişan eden bazı Celâlileri kısaca anlatalım:
Karayazıcı İsyanı: III. Mehmed devrinde devam eden Osmanlı-Avusturya savaşları sırasında ilk büyük Celâlî isyanını başlatan Karayazıcı Abdülhâlim, aslında Osmanlı Devleti’nde sekbanbaşılık ve subaşlık gibi görevlerde bulunan ve eşkıyayı sindirmek üzere Malatya tarafında il erlerine yiğitbaşı olarak tayin edilen bir şahıstır. İsyan ettikten sonra çevresine topladığı levent ve sekbanlarla, Urfa civarını yağmalamış (1596); Cığala-zâde Sinan Paşa’nın yanlış siyâsetinden rahatsız olan 30.000 kapıkulu da kendisine katılınca iyice azıtmıştır. Urfa’yı zapteden Karayazıcı, Hâlim Şah adıyla fermanlar bile göndermiştir. Sokullu-zâde Hasan Paşa’nın takipleri sonucunda Samsun taraflarına çekilen Karayazıcı vefat ettikten sonra, teşkilâtın başına oğlu Deli Hasan geçmiştir. Sadrazam Yemişçi Hasan Paşa’nın kendisini Bosna Beylerbeyisi ve çevresindeki ileri gelenleri de belli görevlere getirip Avusturya Seferine göndermesiyle bu büyük gaile ortadan kalkabilmiştir (1603). Avusturya ve İran seferleri yüzünden devlet Celâlilere karşı tam bir varlık gösteremiyor ve vatandaşını bu asilere karşı koruyamıyordu. 1608 yılına kadar Anadolu’da büyük kaçgunluk denilen bıkkınlık dönemi yaşandı ve halk perişan oldu. Tavîl Ahmed İsyanı: Sekbanlıktan yetişme olan Tavîl Ahmed de, 1605 yılında çevresine topladığı eşkıya ile Gezdehan Ali Paşa ve Nasuh Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunu mağlup edecek kadar güçlenmiştir. Buna çok üzülen I. Ahmed, başa çıkamadığı Tavil Ahmed’i Şehrizor Beylerbeyliğine tayin ederek bu sıkıntıdan kurtulmuştur. Ancak oğlu Mustafa, babasının isyanını devam ettirerek Bağdad’ı teslim almıştır (1607). Daha sonra Kuyucu Murad Paşa bunu sindirmekte muvaffak olmuştur. Canboladoğlu Ali Paşa İsyanı: Maalesef Celâlîlerin en güçlüsü bu idi. Dedesi Canbolad Bey, Yavuz zamanında kendisine yurtluk verilen Kürt Beylerindendi. Cığala-zâde Sinan Paşa’nın kardeşi (bazı kaynaklarda yeğeni) Hüseyin Paşa’yı idam etmesiyle birlikte, Kilis ve çevresinde isyan bayrağını çekti. Bağımsızlığını ilan etti ve ordu tertip ettirdi. Adına hutbe okutup para bastırdı. Çok tehlikeli hale gelen bu isyan da 1607 yılında yine Kuyucu Murad Paşa tarafından bastırıldı. Kısaca Celâlî isyanları, bataklıkta üreyen sivrisineklerdi ve maalesef zikredilen sebeplerle, Osmanlı Devleti’nin beyni olan Anadolu, idarî, sosyal, hukukî ve iktisadî sebeplerden dolayı Celâlî üreten bir bataklık haline gelmişti . .

III- Kuyucu Murâd Paşa ve Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmesi nedenleri

Peçevî, bu büyük devlet adamını, “Bu ol vezir-i azamdır ki, Memâlik-i Âl-i Osman’ı eşkıyadan temizlemişdir ve 500 yıl önce Şeyh-i Ekber Hazretleri (Muhyiddin-i Arabî) Kuyucu Koca diye ona işaret ile kitabına yazmıştır” şeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir. Aslen Hırvat olan bu devlet adamı, sırasıyla kethüdâ, sancak beği ve ardından Diyarbekir, Anadolu ve Rumeli Beylerbeyiliği ve nihayet 1015/1606 yılında vezir-i azam olmuştur. Anadolu’daki eşkıyayı katletmiş ve katlettiği eşkıyayı kuyuya attırdığı için de Kuyucu lakabını almıştır. 90 yaşına kadar istikametli bir hayat yaşamış ve Padişah’ın Baba iltifatına mazhar olmuşlardır. O halde neden bu devlet adamının aleyhinde fazlaca konuşulmaktadır? Bilindiği gibi, III. Murad devrinde Anadolu’da başlayan Celâlî isyanları, III. Mehmed devrinde artarak devam etmiş ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu’nun isyanı ile, Anadolu yakılıp kavrulmaya başlamıştır. İşte Anadolu’nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti’nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 yılında Zitvatorok Andlaşmasını imzalamaya mecbur kalması üzerine, Kuyucu Murad Paşa, Osmanlı padişahının fermanıyla aşağıdaki başarılara imza atmıştır.

1) Murad Paşa’nın ilk üzerine yürüdüğü Celâlî, Konya’daki Saracoğlu Ahmed’dir ve çevresine 30.000 kişi toplayacağını söyleyen bu eşkıya hemen idam edilmiştir. Bunu Silifke ve Adana’yı işgal eden Cemşid ve Muslı Çavuş eşkıyalarını temizlemek takip etmiştir.

2) İkinci önemli işi, bir türlü durdurulamayan Canbolad Oğlu ve de Lübnan ile Suriye taraflarında baş kaldıran Dürzi eşkıyalardır. Canbolad Oğlu ile 1607 yılında İskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murad Paşa, Canbolad Oğlu’nun İstanbul’a teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiştir.

3) Asıl problem olan Kalenderoğlu Pîrî veya Mehmed’e gelince, aslında eski bir çavuş, kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu şahıs, 1604’de isyan etmiş ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hâkimiyeti altına almıştı. Üzerine yürüyen Murad Paşa’dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancak beyliğini kabul etmiş, ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve de Canboladoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30.000 kişilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıştır (1607). Bu olay İstanbul’da duyulunca büyük heyecan uyandırmıştır. İstanbul’a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu’nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramış ve komutanları öldürülmüştür. Bu bozgun Ege’deki bir çok şehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuştur. Kovalamacalar sonunda Murad Paşa, 1608 yılında Göksun taraflarında Kalenderoğlu ile karşı karşıya gelmiş ve kuvvetlerini dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı İran’a sığınmıştır. Nitekim ona destek veren Tavil’in kardeşi Meymun ve benzeri eşkıyalar da neticede İran Şah’ına iltica etmişlerdir.

4) Murad Paşa’nın görevi bununla da bitmemektedir. Bayburt’ta Murad Hânîler ve Beyşehir’de ise Emîr Şâhî denilen eşkıyayı tamamen ortadan kaldırmıştır. Kısaca bir asra yakın Osmanlı Devleti’ni alt üst eden Celâlî isyanlarını Murad Paşa sona erdirmiştir. Tarihlerin kaydettiğine göre, Kuyucu Murad Paşa’nın üç sene süren bu eşkıya temizleme hareketi sırasında, 50.000 küsur eşkıya öldürülmüştür. Elbette ki bunlar arasında masum olanlar da vardır ve bulunabilir. Ancak aleyhteki ithamlar tamamen, mezhep taassubundan kaynaklanan ve tek taraflı olan abartmalardır .

IV. Cağaloğlu (Cigala-zâde) Sinan Paşa’nın dönme ve hâin olduğu ve Celâlî isyanlarına onun sebep olduğu şeklinde iddialar ve ve bu iddiaların gerçek yönü

Cigala, İtalyan asıllı büyük bir komutan olan Visconte di Cicala’dır. Oğlu Scipione Cicala 1560 yılındaki Cerbe zaferi sırasında İslâm gazileri tarafından esir edilmiş ve Kanuni’nin döneminde Enderun’a verilmiştir. Daha sonra Yeniçeri ağalığı, beylerbeyilik ve kaptan-ı deryalık gibi görevlere gelen ve adı da Müslüman olması hasebiyle Cigala-zâde Sinan Paşa olan bu zat, Lala Mustafa Paşa zamanında vezirlik makamına getirilmiş ve özellikle İran ile yapılan savaşlarda büyük bahadırlıklar göstermiştir. III. Murad zamanında 1596 yılında kazanılan Haçova Zaferinde gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle, Hoca Sa’deddin Efendi ve Kızlarağası Gazanfer Ağa’nın etkisi ile vezir-i azam olur. Ancak 45 gün süren bu görev, tekrar İbrahim Paşa’ya iade edilir. Tarihçilerin kaydettiklerine göre, Cigala-zâde Sinan Paşa’nın tenkit edilen üç önemli kusuru bulunmaktadır: Birincisi, Haçova zaferinden kısa bir süre önce ordu bozgunla karşı karşıya gelme ihtimali üzerine önemli sayıda askerler kaçmıştı. Zaferden sonra kaçanları tesbit etmek üzere yoklama yaptırması ve 30.000 askerin dirliğini kesmesi ve hatta bir kısmını öldürmesi, asker içinde büyük kargaşalara sebep oldu.
İkincisi, Haçova Savaşına gelmediğini ileri sürerek Kırım Hanı Gâzî Giray’ı azlederek yerine acemi olan kardeşi Fetih Giray’ı getirmesi ve bunun da Kırım’da büyük kargaşalara vesile olmasıdır. Üçüncüsü ve bizce en önemlisi, sert mizaçlı ve fazla tenkitçi birisi olması ve makamına uygun düşmeyecek şekilde, “Yakın geldin, uzak durdun” gibi sudan sebeplerle insanları çokça tenkit etmesidir. Özellikle Osmanlı Devleti’ni Türk düşmanı dönmelerin istila ettiğini iddia eden ve Osmanlı Devleti’nin ümmet anlayışını tenkit eden bazı araştırmacılar, Cigala-zâde’nin, Türk düşmanı Papa VII. Clement’in ajanı olduğunu, bu konuda Rinieri adlı bir müellifin 1898 yılında VIII. Clement ve Cağaloğlu Sinan Paşa adlı eser yazarak bunu belgelerle ispatladığını ileri sürmektedirler. Osmanlı tarih kaynaklarında, onun ahlakı ile alakalı güzel şeyler söylenmese de, ajanlığı ve Hıristiyanlığı ile ilgili tek kelime zikredilmemektedir. Bu tür iddiaların ve hatta adı geçen kitabın, Papa’nın Fâtih’e gönderdiği mektuplar gibi olması da mümkündür. Yani Papa, böyle bir Osmanlı devlet adamını kullanmak istemiş olabilir. Ancak kullandığına ve bu zatın da Hıristiyanlıkta devam ettiğine dair Osmanlı kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. Ancak 1593’de kardeşi Carlo’nun İstanbul’a gelmesi ve ertesi yıl da kendisinin doğum yeri olan Messina’ya gitmesi bu çeşit dedikoduların çıkmasına sebep olmuştur . Anadolu vilayetlerini yağmaya girişen Deli Hasan ve adamlarının üzerine, Şam, Halep ve Maraş kuvvetleriyle Diyarbakır valisi Hüsrev Paşa yollandıysa da disiplin sağlanamadı. Bir süre sonra Deli Hasan, kethüdası Şahverdi'yi İstanbul'a göndererek af diledi. Aracılık yapan Yeniçeri ocağından Tornacıbaşı Hüseyin Ağanın ricası üzerine, bundan böyle Rumeli serhadlerinde cihad ve gaza etsin diyerek suçu bağışlandı ve kendisine Bosna beylerbeyliği verildi. Bu gelişmelerden sonra da rahat durmayan Deli Hasan birçok yolsuzluk yaptı ve huzursuzluk yarattı. Bosna beylerbeyliğinden alınarak Timişora beylerbeyliğine atandı. İki yıl kadar kaldığı bu görev sırasında da olumsuz davranışlar sergileyen Deli Hasan, Gazi Hasan Paşa tarafından nezarete alındı ve şer'an katline ilişkin fetva gelince idam edildi (1606).
DarkoJen çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 20:33
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492