En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 01-12-12, 10:54   #1
insan0

Post Hz. Muhammed Dönemi


Hz. Muhammed’in Peygamberlik Öncesindeki Hayatı
Hz. Muhammed, 571 yılında Nisan’ın 20’sine rastlayan Rebiul’evvel ayının 12. pazartesi gecesi tan yeri ağarırken Mekke’de dünyaya geldi. Peygamberimizin doğduğu gece dünyada olağanüstü birçok olay meydana geldi. Bu olaylar, gelecekte gerçekleşecek olan birçok olaya işaret ediyordu.
Babası Abdullah, Kureyşin Haşimoğulları; annesi Amine ise Beni Zühre kolundandır.Doğmadan önce babası, 6 yaşındayken ise annesi öldü.Annesi ölünce dedesi Abdulmuttalip ile yaşadı. Hz. Muhammed sekiz yaşındayken dedesinin ölümü üzerine, amcası Ebu Talip ile yaşamaya başladı.
Hz. Muhammed amcasının kervanlarına yardım etmiş, bu kervanlar ile Yemen ve Suriye’ye ticaret için gitmiştir.
Hz. Muhammed güvenilirliği, doğruluğu ve dürüstlüğü ile ün saldı. Kâbe’nin kutsal taşı olan “Hacer’ül-Esved”i Kâbe duvarındaki yerine koymaya gelince bu şerefi yerine getirmek için kabileler anlaşmazlığa düştüler. Hz. Muhammed’i hakem yaptılar ve Hz. Muhammed bu sorunu kardeşçe bir şekilde çözdü. Buna “Kâbe Hakemliği” denir. Hz. Muhammed, onun ününü duyan Hz. Hatice adındaki bir tüccarla 25 yaşındayken evlenmiştir. Hz. Hatice’den ikisi erkek, dördü kız olmak üzere altı çocuğu oldu.

İlk Vahiy (610) ve İslam’a Davetin Başlaması Sonrası Görülen Gelişmeler
Hz. Muhammed, kırk yaşlarında Mekke yakınında bulunan Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası’na çekilmeye başladı.Burada Allah’ı düşünürdü. 610 yılının Ramazan ayının 27. gecesi Cebrail tarafından kendisine Allah’ın ilk vahyi ulaştırıldı. Bu vahiyde “Yaratan Rabb’inin adıyla oku. O, insanı kan pıhtısından yarattı. Oku! Senin Rabb’in en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğreten, insana bilmediğini öğretendir.” denilmektedir.
İlk vahiy indikten sonra uzunca bir süre Cebrail görünmez oldu. İlk vahiyden sonra geçici bir müddet vahyin kesildiği bu döneme “Vahyin Fetret Dönemi” denir.
Bir gün, Cebrail tekrar geldi. Hz. Muhammed’e “Ey Muhammed! Kalk ve insanları uyar, Rabb’ini yücelt, giydiklerini temiz tut, kötü şeyleri terke devam et.” ayetini bildirdi. Böylece Hz. Muhammed’in peygamberlik görevi başladı ve insanları İslam dinine davet etmeye başladı. Zamanla İslamiyet’i açıktan yaymaya ve anlatmaya başladı. İnsanları iyiliğe davet etti. İslamiyet’e davetin her yerde sürmesi sonucu çıkarlarının tehlikeye düşeceğini anlayan müşrikler Müslümanlara karşı kötü tavırlar aldılar ve Hz. Muhammed’e İslamiyet’i anlatmaktan vazgeçmesine karşılık olarak devlet başkanlığı, mal ve çok miktarda para teklif ettiler. Ancak Hz. Muhammed: “Güneşi sağ elime, ayı da sol elime koysalar yine de davamdan vazgeçmem.” diyerek müşriklerin tekliflerini reddetmiş ve İslamiyet’i yayma konusundaki kararlığını ortaya koymuştur. Hz. Muhammed’in bu cevabı müşrikleri daha çok kızdırdı ve müşrikler Müslümanlar üzerindeki baskı ve işkenceleri arttırdılar.

Habeşistan’a Yapılan İlk Hicret
Müşriklerin Müslümanlara yaptıkları eziyetler her geçen gün artıyordu. Müslümanlar ibadetlerini serbestçe yapamıyor, açıktan Kur’an okuyamıyorlardı. Bu sebeple Hz. Peygamber, Müslümanların daha emin bir yer olan Habeşistan’a hicret(göç) etmelerine izin verdi. Habeşistan kralı Necaşi, Müslümanları çok iyi himaye etti. Müslümanlarla Habeşistan’ın yerli halkı çok iyi geçindiler.



Kureyş’in İslam’a Düşman Olmasının Sebepleri
1- İslam dini sınıf farklarını ortadan kaldırıyor, insanların bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu, köle ile efendinin Allah katında bir olduğunu ilan ediyordu. Kureyş’in ileri gelenleri, bu eşitliği kabul etmemiş, mevkilerinin ellerinden gideceğinden korktukları için İslam’a düşman olmuşlardı.
2- Arapların ticaret merkezi Mekke idi. Mekke’de bulunan Kâbe’nin içinde 360 kadar put vardı. Arapları oraya çeken şeyin putlar olduğunu, İslamiyet putları kaldırınca Mekke’ye kimsenin gelmeyeceğini, dolayısıyla geçimlerini sağladıkları ticaretin ortadan kalkacağını sanıyorlardı.
3- Arabistan’da yüzyıllardan beri putlara tapma kökleşmişti. İyi ile kötüyü birbirinden ayırt etmekte güçlük çeken ilkel milletler, atalarından gördükleri şeylerden kolayca vazgeçmezler, yeniliklere düşman olurlar. İşte İslam dini Arapların alışageldikleri puta tapmayı ortadan kaldırıyor, tek Allah inancını getiriyordu.
4- Araplarda millete başkan olabilmek için yeterlilik, erdem, yetenek gibi nitelikler aranmazdı. Sadece iki şart aranırdı. Bunlardan biri zenginlik, diğeri de çok evlat sahibi olmaktı. Hz. Muhammed de bunlar yoktu.Öyleyse onu kendimize önder kabul edemeyiz diyorlardı.

Müşriklerin Müslümanları Boykotu ve Bundan Sonra Görülen Olaylar
Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in Müslüman olması ile güç kazanan İslam’ın günden güne yayılması müşrikleri çok korkuttu. Bunun üzerine Müslümanlarla her türkü alâkayı kestiler. Boykot kararı üç sene sürdü. Sonunda Müşriklerden birkaç kişi boykotu kaldırdı ve Müslümanlar büyük bir sıkıntıdan kurtuldular.
Boykotun kalkması ile rahatlayan Müslümanlar, çok geçmeden Ebu Talip ve Hz. Hatice’nin vefatı üzerine büyük üzüntü duydular. Bu yıla “Hüzün Yılı” denmiştir.

Taif Yolculuğu
Peygamberimiz Taif halkını İslam’a davet etmek için Taif’e gitti. Taifliler İslam’ı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizi zor durumda bıraktılar.Ama bu olanlardan ümitsizliğe düşmedi. Asla yılmayarak vazifesine devam etti.

Akabe Biatları
Hz. Muhammed, yıllarca Mekke halkını İslam’a davet etmiş; ancak Mekkelilerin inatçı tutumu yüzünden büyük zorluklarla karşılaşmıştı. Ancak o vazifesine kararlılıkla devam etti. İslam’ın yayılması için daha elverişli bir çevre gerekiyordu. Bu çevre Medine idi.
Peygamberliğinin on birinci yılında Hz. Muhammed, Mekke dışına çıkarak Medine’den gelen bir grupla karşılaştı. Onları İslam’a davet etti.
Medineliler iyi düşünceli insanlardı. Peygamberimizin söylediklerini anlayıp Müslüman oldular. Medine’ye dönünce orada İslam’ın yayılmasına çalıştılar.

1. Akabe Biatı (Peygamberliğin 12. yılı)
Ertesi yıl Mekke’ye gelen Medinelilerden bir grup, Mekke yakınında Akabe denilen yerde Peygamberimizle görüştü. Bu kişiler, İslam’ın şartlarına uyup bu konuda Peygamberimize söz verdiler. Buna 1. Akabe Biatı denir. Medinelilerin kendilerine İslamiyet’i öğretecek bir kimse istemeleri üzerine Peygamberimiz bu görevi yürütmek üzere Mus’ab’ı görevlendirdi. Mus’ab İslamiyet’in yayılmasında önemli görevler üstlendi.


2. Akabe Biatı (Peygamberliğin 13. yılı)
Medine’deki Müslümanlardan bir grup daha Mekke’ye geldi. Akabe denilen yerde Peygamberimizle görüştükten sonra İkinci Akabe Biatı gerçekleşti. Buna göre Medineliler Peygamberimizi çok iyi koruyacaklarına ve her zaman ve durumda itaate, Allah yolunda ilerlemeye söz verdiler.
Akabe Biatları, İslam’ın yayılmasında önemli bir dönüm noktası oldu.

Mi’rac Mucizesi
Hz. Muhammed Hicret’ten bir buçuk yıl önce, Recep ayının 27. gecesi Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmüş, oradan da göklere yükselmiş, Ahiret’teki hayatı görmüştür.
İslam’ın şartlarından biri ve dinin direği olan namaz, Mir’ac gecesinde farz olmuştur.

Hicret (622)
İslam tarihinde Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye göç etmesine Hicret denir.

Hicret’in Nedenleri
Kureyşli müşriklerin İslamiyet’in yayılması hakkındaki endişeleri artmıştı. Çünkü İslamiyet’in Arabistan’ın her tarafına yayılması ve Medine gibi Suriye ticaret yolu üzerindeki önemli bir merkezin Müslümanların elinde olması Kureyş’in korkulu rüyasıydı. Bu nedenle İslam’ın yayılımını önlemek için Müslümanlara aşırı baskı uyguluyorlardı. Müslümanlar,
1- Kureyş’in baskısından kurtulmak için,
2- İslam’ı, rahat yaşama ve yaymayı sağlamak için hicret etmişlerdir.

- Müslümanlar, gruplar halinde Medine’ye göç etmeye başladılar. Din uğrunda, doğup büyüdükleri yurtlarını, mal ve mülklerini bırakarak Medine’de yanan ümit ışığına koştular.
Hz. Muhammed, Hicret esnasında pek çok zorlukla karşılaşsa da Allah’a güvenerek bu zorlukları aştı. Hz. Muhammed, yolculuğu sırasında bir süre Medine’ye yakın olan Kuba köyünde kaldı.Burada Kuba Mescidi’ni yaptırdı. İlk cuma namazını kıldı. Ardından Medine’ye geldi. Medine’de büyük sevinç gösterileriyle karşılandı. Peygamberimiz, burada bir mescit (Mescid-i Nebevi) ve etrafına kendisinin oturması için odalar yaptırdı. Misafir olarak kaldığı Ebû Eyyüp Ensari’nin evinden ayrılıp buraya taşındı.

- Hicret’ten sonra Medine’ye göç eden Müslümanlara Muhacir, onları misafir eden Medinelilere Ensar denilmektedir. Peygamberimiz, Muhacirlerden her birini, Ensar’dan biri ile kardeş yaptı.

Hicret’in Sonuçları
1- İslamiyet, Mekke dışında hızlı bir şekilde yayılmaya başladı.
2- İlk İslam devletinin temelleri atıldı.
3- İslam devletinin yönetim merkezi olan mescit inşa edildi.
4- Müslümanlar dinlerini rahatça yaşamaya başladılar.


- Mescid-i Nebevi’nin bir tarafında, barınacak evi bulunmayan fakirlerin barınması için “Suffa” adı verilen bir yer yapılmıştır. Burada barınanlara “Ashab-ı Suffa” denilmiştir. Suffa’da bulunanlar Peygamberimizin ilminden faydalanıp günlerini ibadet ve ilim öğrenmekle geçirirlerdi. İslam’da ilk okul Suffa okuludur. Ders gören Ashabın öğretmeni Hz. Muhammed’dir. Suffa okulundan büyük alimler yetişmiştir.

- Hz. Muhammed, Medine’de yaşayan Yahudilerle “Medine Sözleşmesi’ni” yaptı. Medine’ye bir saldırı olursa beraber savunacaklardı. Böylece farklı dinden insanların aynı şekilde hoşgörü ile yaşayabileceklerini gösterdi.

- Hz. Muhammed, İslam Devleti’nin temellerini Medine’de attı. Hz. Muhammed, Müslümanların hem peygamberi hem İslam ordularının başkomutanı hem de devlet başkanı oldu. İslam Devleti’nin ekonomik temellerini Hz. Muhammed oluşturdu. İslamiyet, oluşturduğu ekonomik sistemle gelir grupları arasındaki ekonomik dengesizliği kaldırmayı hedeflemiştir.

Bedir Savaşı (624)
Bedir Savaşı’nın Nedenleri
1- Peygamberimiz, Medine’ye yerleştiği halde Mekkeli müşrikler düşmanlıklarını sürdürdüler ve Medine’ye savaş açmak istediler. Müslümanlarla yapılacak bir savaşa hazırlık için büyük bir ticaret kervanını Şam’a gönderdiler ve bunun geliri ile silahlanıp Müslümanları yok etmek istediler.
2- Müslümanların bu haberi duyup Mekkelilere bu fırsatı vermek istememeleri

- Kervanın hareketini önlemek amacıyla Hz. Muhammed 305 kişilik bir ordu ile yola çıktı. Bunu duyan Mekkeli müşrikler, 1000 kişilik bir ordu ile Medine üzerine yürüdüler. Bedir Kuyuları yakınlarında yapılan ve İslam’ın geleceğini belirleyen bu savaşı Müslümanlar kazandı, Mekkeliler büyük bir bozguna uğradı.

Bedir Savaşı’nın Sonuçları
1- Hz. Muhammed, iyi bir komutan olduğunu göstermiş ve siyasi gücünü arttırmıştır.
2- Müslümanların kendine olan güveni artmıştır.
3- Savaş sonunda elde edilen ganimetlerin beşte biri devlete bırakılırken geri kalanı savaşa katılanlar arasında bölüştürülmüştür. Daha sonra bu uygulama bütün İslam devletlerinde kural haline gelmiştir.
4- İslamiyet bölgede hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştır.
5- Esirlerin bir kısmı belirli bir miktar karşılığında serbest bırakıldı. Bu miktarda parayı bulamayan ve okuma yazma bilen esirlerden her biri Müslümanlardan on kişiye okuma yazma öğretmeleri karşılığıyla serbest bırakılabildiler. Bu olay, İslamiyet’in okuma yazmaya ve bilgi sahibi olmaya ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
6- Bedir Savaşı’nda Medine Sözleşmesi’ne uymayan Beni Kaynuka Yahudileri Medine’den çıkarıldılar.

Uhut Savaşı (625)
Uhut Savaşı’nın Nedenleri
1- Mekkelilerin Bedir Savaşı yenilgisinin intikamını almak istemeleri
2- Mekkelilerin Şam Ticaret Yolu’ndaki eski etkinliklerini geri kazanmak istemeleri

- Müşrikler, Bedir’deki ağır yenilginin intikamını almak için 3000 kişilik bir ordu hazırladılar. Savaş haberini alan Hz. Muhammed, bir danışma meclisi topladı. Hz. Muhammed savunma savaşı yapmanın daha iyi olacağını düşünüyordu; ancak genç Müslümanlar Medine’nin dışında savaş yapılmasını istedikleri için Hz. Muhammed çoğunluğun kararına uyarak 700 kişilik bir orduyla Mekkelilerin üzerine harekete geçti.

- Müslümanlar düşmanın bulunduğu yere varınca, arkalarını Uhut Dağı’na vererek savaş düzenine girdiler. İslam ordusunun sol tarafında bir vadi vardı. Buradan gelebilecek bir düşman saldırısını önlemek amacıyla Peygamberimiz buraya elli kişilik okçu birliği yerleştirmiş ve bu birliğe kesinlikle yerlerini terk etmeme emrini vermiştir.


Müslümanların saldırısıyla Mekke ordusu bozguna uğradı. Bunu gören, okçular savaşın kazanıldığını sanarak yerlerini terk ederek Mekkelilerin bıraktığı ganimetleri toplamaya başladılar. Okçu birliğinin yerinden ayrılmasıyla müşrikler toparlanarak vadiden hücuma geçtiler. Bu saldırı sonucu İslam ordusu güç kaybetti. Hz. Hamza ile birlikte birçok İslam kahramanı şehit oldu. Peygamberimizin dişi kırıldı. Mekke ordusu da kesin bir üstünlük sağlayamayıp geri döndü.

Uhut Savaşı’nın Sonuçları
1- Müslümanlar önemli kayıplar vermelerine rağmen Mekkeliler, Müslümanlar üzerinde kesin bir üstünlük sağlayamadılar.
2- Medinelilerle iş birliği yapan Beni Nadir Yahudileri Medine’den çıkarıldılar.

Uhut Savaşı’ndan Alınacak Dersler
Büyüklerin sözünü dinlemeyip kumandanlara itaatsizlik etmek, nöbeti bırakıp şahsi çıkarlar peşinde koşmak, bir ordunun savaşı kaybetmesine neden olur ve bundan tüm millet zarar görür. Uhut Savaşı’nda böyle olmuştur. Bu tarihi olay Müslümanlar için bir uyarıdır.

Hendek Savaşı (627)
Hendek Savaşı’nın Nedenleri
1- Mekkelilerin Uhut Savaşı’nda istedikleri sonucu alamamaları
2- Mekkelilerin Müslümanları tamamen ortadan kaldırmak istemeleri
3- Yahudilerin ve bir kısım Arap kabilelerinin Mekkelileri savaşa kışkırtmaları

- Müşriklerin büyük bir ordu ile Medine üzerine yürüdüğünü haber aldıktan sonra Peygamberimiz durumu ashabı ile görüştü. Medine’yi içeriden savunmak ve düşmanın içeri girmesini engellemek için şehrin etrafına hendek kazılmasına karar verildi.
Düşman ordusu Medine önüne geldiği zaman hendeği görünce şaşırdı, geçecek yer aradı; ancak bulamadı. Hendeği aşmak için uzun süre uğraşan müşrikler kum fırtınası gibi olumsuz hava koşulları altında bir şey yapamayacaklarını anlayarak geri çekilip gittiler.

Hendek Savaşı’nın Sonuçları
1- Mekkeliler, tüm bu savaşlardan sonra İslam nurunu söndüremeyeceklerini anlayıp bir daha Müslümanlara saldırmadılar.
2- Birçok Arap kabilesi bu savaştan sonra İslamiyet’i kabul etti.
3- Mekkelilerle işbirliği yapan Beni Kurayza Yahudileri Medine’den çıkarıldı. Böylece Medine’de Yahudi kalmadı.
4- Bu savaşta Müslümanların kendini koruyacak güce ulaştığı görülmektedir. Ayrıca hep savunma savaşı yapan Müslümanlardı. Böylece saldırı sırası onlara geçmiş oldu. Bu yönüyle bu savaş, Türk tarihindeki Miryakefalon, 2. Kosova, Sakarya Savaşlarına benzemektedir.

Hudeybiye Antlaşması (628)
Mekke’den göç ederek Medine’ye gelen Müslümanlar, doğup büyüdükleri yurtlarını özlemişlerdi. Mekke’deki kutsal Kabe’yi ziyaret etmek istiyorlardı. Hz. Peygamber, Hicret’in altıncı yılında Kabe’yi ziyaret etmek üzere 1400 kişiyle birlikte Mekke’ye gitmek üzere yola çıktı. Mekkeliler durumu haber alınca Müslümanları Mekke’ye sokmamaya karar verdiler.
Bunun üzerine Müslümanlar, Hudeybiye denilen yerde durdular. Peygamberimiz, Hz. Osman’ı elçi olarak Mekke’ye gönderip Kabe’yi ziyaret etmek istediklerini bildirdi. Mekkeliler Müslümanların Kabe’yi ziyaret etmesine izin vermedikleri gibi Hz. Osman’ı tutukladılar. Hz. Muhammed bunun üzerine yanındaki 1400 kişiden gerekirse ölünceye kadar savaşacaklarına dair söz aldı. Bu olaya “Biatür-Rıdvan” denmektedir.
Durumun ciddiyetini alan Mekkeliler, uzun görüşmelerden sonra Müslümanlara bir barış antlaşması yaptılar. Yapılan görüşmeler sonunda “Hudeybiye Barışı” imzalandı. Bu antlaşmanın şartları şu şekilde belirlendi:
1- Müslümanlar, bu yıl Kabe’yi ziyaret etmeden Medine’ye geri dönecekler.
2- Gelecek yıl Mekke’ye gelebilecekler; fakat burada üç günden fazla kalmayacaklar.
3- Müslümanlar, Mekke’ye silahsız gelecekler.
4- Müslümanlar, Mekke’deki Müslümanlardan hiçbirini Medine’ye götüremeyecek, Medinelilerden Mekke’de kalmak isteyen olursa kalabilecek.
5- Mekkeli Müslümanlardan ve müşriklerden biri Medine’ye gidecek olursa geri çevrilecek, Müslümanlardan biri Kureyş tarafına geçerse o teslim edilmeyecek.
6- Arap kabileleri istedikleri tarafla birleşebilecek.
7- İki taraf arasında on yıl savaş yapılmayacaktır.

- Antlaşma maddeleri Müslümanların aleyhine gözükmesine rağmen, İslamiyet’in yayılmasını hızlandırmış ve Müslümanların lehine sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Özellikle antlaşmaya göre; reşit olmayan Müslümanlar Medine’ye alınmayınca bu Müslümanlar Mekke ile Medine arasında bir yere yerleşmiş ve Mekkelilerin kervanlarını yağmalamaya başlamışlardı. Mekkeliler bu durumdan şikayetçi olup antlaşmanın bu maddesinin kaldırılmasını istediler.Ayrıca kabileler üzerinde eskisi gibi Mekke baskısı kalmamıştı. Bunun sonucunda bazı kabileler barış döneminin de etkisi ile önyargıdan kurtulup İslamiyet’i kabul ettiler. Böylece, Hudeybiye Antlaşması’nın ileride Müslümanlar için faydalı olacağını bilerek bu antlaşmayı imzalamış olan Hz. Muhammed’in ne kadar ileri görüşlü olduğu ortaya çıkmıştır.

Hudeybiye Antlaşması'nın Sonuçları
1- Müslümanlarla müşrikler arasındaki gerginlik azaldı. Müşrikler tarafından gelebilecek tehlike ortadan kalkmış oldu. Müslümanlar huzura kavuştu.
2- İslam’ın sesi çevrede duyulmaya başladı. Mekke’deki önemli kişiler, Medine’ye gelip Müslüman oldular. Bu antlaşma Müslümanların çoğalmasına ve kuvvetlenmesine sebep oldu. İslam’ın her tarafa yayılmasını sağladı.
3- Bu antlaşma ile Mekkeliler Müslümanların siyasi varlığını kabul etmişlerdir. İslam dini çevrede daha hızlı yayılmaya başlamıştır.
4- On yıl süreyle Mekke ile savaşmama kararından yararlanan Müslümanlar, başka bölgelere seferler düzenlediler.

Hayber’in Fethi (629)
Nedenleri
1- İslamiyet’in güçlendiğini gören Yahudilerin tedirgin olması
2- YahudilerinHendek Savaşı sırasında Mekkelileri desteklemeleri
3- Hayber’inönemli bir ticaret yolu olan Şam ticaret yolunun üzerinde bulunması ve Yahudilerin Medine Şam arasında ticaret yapan Müslüman tüccarlara zarar vermeleri

- Hz. Muhammed, Yahudilerin elinde bulunan Hayber Kalesi’ni kuşattı. 10 gün süren kuşatma sonucunda Hayber Kalesi alındı.

Sonuçları
1- Verimli Hayber toprakları, ürünlerinin yarısını İslam Devleti’ne vermeleri karşılığında, Yahudilere bırakılarak ürün vergisi uygulaması başlatıldı.
2- Şam ticaret yolunun güvenliği sağlandı.
3- Müslüman olmayan erkeklerden askerlik yapmamaları karşılığında cizye vergisi alınmaya başlandı. Böylece ilk cizye vergisi Yahudilerden alınmış oldu.
4- Yahudiler bundan sonra sürekli, Müslümanların aleyhine açık ya da gizli faaliyetlerini sürdürdü.

Kâbe Ziyareti (Kaza Umresi) (629)
Bir yıl önce yapılan Hudeybiye Antlaşması gereği bu yıl Müslümanlar Mekke’ye giderek Kâbe’yi ziyaret edeceklerdi. Peygamberimiz , 2000 Müslüman’la birlikte Medine’den yola çıkarak Mekke’ye geldi. Usulüne uygun olarak Kâbe’yi ziyaret ettiler. Müslümanların üç gün Mekke’de kaldıkları sırada Mekkeliler Müslümanları izlediler. Müslümanlığın güzelliğini gördüler ve İslam’a karşı içlerinde bir sevgi uyanmaya başladı. Kureyş’in ileri gelenleri, Medine’ye giderek Müslüman oldular.

Mute Seferi (629)
Nedeni
Hz. Muhammed, Gassani Arap kabilesinin Busra valisine İslam’ı tebliğ etmek için bir elçi ve mektup göndermesi üzerine Busra valisi gelen elçiyi öldürdü.

Sonucu
Zeyd bin Harise komutasındaki İslam ordusu Busra üzerine gitti. Busra valisi Bizans’tan yardım istedi. Bizans ordusu ile İslam ordusu karşılaştı. İki taraf da büyük kayıplar verdi. Hz. Zeyd bin Harise’nin ölmesi üzerine komutayı Halid bin Velid aldı. Orduyu geri çekti. İki taraf birbirine kesin bir üstünlük sağlayamadılar.

- Mute Savaşı Bizans’la, Müslümanların yaptığı ilk savaştır. Hz. Muhammed bu savaşa katılmamıştır.

Mekke’nin Fethi (630)
Nedeni
Mekkeliler, Hudeybiye Barışı’nı bozarak müttefiki olan Beni Bekir kabilesine, Medinelilerle anlaşma yapmış olan Huzaa kabilesine saldırması için silah yardımı yapmıştır.

- Bunun üzerine Hz. Muhammed Mekke’yi fethetmeye karar verdi ve 10000 kişilik bir ordu hazırlayarak Mekke üzerine yürüdü.
Mekkelilerin Müslümanlara karşı koyacak güçleri yoktu. İslam ordusu dört koldan Mekke’ye girdi. Mekke, kan dökülmeden fethedildi.

Sonuçları
1- Mekke kuşatılınca birçok Mekkeli, Müslüman oldu.
2- Mekkeliler için genel af ilan edildi.
3- Kâbe putlardan temizlendi.
4- İslam’ın önündeki en büyük engel kalktı.
5- İslam dini hızlı bir şekilde yayılma alanı buldu.
6- Mekke’den zorla çıkartılan Müslümanlar, doğdukları topraklara sevinç içinde döndüler.

Huneyn Savaşı (630)
Nedeni
Mekke’nin fethi ile bazı putperest kabileler ve Taifliler Müslümanların daha da güçlenmesini engellemek istemişlerdir.
Bunun üzerine Hz. Muhammed, Huneyn’de toplanan Putperestlere karşı harekete geçti.

Sonuçları
1- Savaşı Müslümanlar kazandı.
2- Putperestlerin Orta Arabistan’daki güçleri kırılmış oldu.

- Bu savaş, Peygamberimizin cesareti ve azmi sayesinde kazanılmıştır.

Taif Seferi (630)
Huneyn Savaşı’nda yenilenler, Taif Kalesi’ne sığındılar. Bunun üzerine İslam ordusu Taif Kalesi’ni kuşattı; ancak kale sağlam olduğundan kaleyi alamadılar. Müslümanlar kuşatmayı kaldırarak geri döndüler. Taifliler daha sonra puta tapmaktan vazgeçerek Müslümanlığı kabul ettiler.

Tebük Seferi (631)
Hz. Muhammed’in son seferi olup, Bizans üzerine yapılmıştır.

Nedeni
Bizans ordusunun Müslümanların üzerine yürüdüğü haberinin alınması

Sonuçları
1- Haberin asılsız olduğu anlaşıldı.
2- Bu sefer sırasında Suriye’deki bazı kabileler Müslüman oldular.
3- Hz. Muhammed, ordusuyla geri döndü.
4- Hz. Muhammed’in son seferidir.

Veda Haccı, Veda Hutbesi ve Hz. Muhammed’in Vefatı (632)
23 yıllık şerefli bir mücadelenin hayırlı sonucunu gören Peygamberimiz, Hicret’in onuncu yılında yüz binden fazla Müslüman’la birlikte hacca gitti. Bu hac İslam tarihinde Veda Haccı olarak geçmektedir. Hz. Muhammed, Arafat’ta yaklaşık 124000 Müslüman’a hitaben “Veda Hutbesi’ni” okudu.Veda Hutbesi’nde İslam’ın inanç esasları, insan hakları gibi konular işlenmiştir. Veda Haccı’ndan sonra Medine’ye dönen Hz. Muhammed hastalanmış ve 632 yılında vefat etmiş, vefat ettiği yer olan “Ravza-i Mutahhara’ya” gömülmüştür.


- Hz. Muhammed, Arap Yarımadası’nın fethini tamamlamış ve bölgede siyasi birliği sağlamıştır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
hz. muhammed, hz. muhammed dönemi, islam, islam tarihi, tarih

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat