Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-01-11, 19:28   #1
X Rey

Varsayılan Mustafa Kemal'in Anadoluya Geliş Amacı .


Mustafa Kemal'in Anadolu'ya Geliş Amacı



Milli bir teşkilat kurup Milli Mücadele'yi başlatmak.

Mücadeleyi millete mal etmek.

Milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurmak.



İstanbul Hükümeti'nin Mustafa Kemal'e Verdiği Görevler



Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevini yapmak.

Türkler'in Karadeniz'de Pontus Rum Cemiyeti ile giriştiği mücadeleye son vermek,

Dağınık halde bulunan silah ve cephaneyi toplamak.

Halktan asker ve para toplayan kuruluşları, yani ulusal cemiyetleri ortadan kaldırmak.



Mustafa Kemal'in Samsun'a Gelişi



Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan ayrıldı.

Mustafa Kemal, 22 Mayıs 1919'da Samsun Raporunu yayınladı.

Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldi. Bu olay Milli Mücadele'nin başlangıç tarihi olarak kabul edildi.



Genelgeler ve Kongreler



Amaçlar



Havza Genelgesi



1. İzmir'in işgaline İstanbul Hükümeti'nin kayıtsız kalması

2. Tehlikenin büyüklüğünün halka anlatılmak istenmesi

3. Halkın işgallere karşı tepki göstermesini sağlamak

4. Milli bir teşkilatın kurulmasının gerekliliğini komutan ve sivil memurlara anlatmak.



Amasya Genelgesi



1. Türk ulusuna, ulusal egemenliği ve bağımsızlığı anlatmak,

2. Ulusu ortak bir dava etrafında birleştirmek.



Erzurum Kongresi



1. Doğu Anadolu'nun Ermeniler'e verilmesini engellemek.

2. Bu bölgedeki direnme güçlerini birleştirmek



Neden Erzurum ?



1. Erzurum galip devletlerin en güç erişeceği vatan toprağıydı.

2. Kazım Karabekir Paşa'nın henüz terhis edilmemiş ordusu bu bölgede idi.

3. Doğu Anadolu Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti kongre için hazırlıklar yapmıştı.



Sivas Kongresi



Amasya Genelgesi'nde Sivas'ta bir kongre toplanması kararlaştırıldı. 4 Eylül 1919'ta Sivas'ta toplandı.

Amaç;

1. Bölgesel direnme güçlerini tek çatı altında toplamak,

2. Milli İradeye dayalı bir meclisin açılmasını sağlamaktı.







Genelgelerin Maddeleri



Havza Genelgesi



1. İzmir'den sonra devam eden Manisa ve Aydın'ın işgali tehlikelidir.

2. Vatan sınırlarının bütünlüğü için ulusal tepkiler daha canlı tutulmalı.

3. Ulusun katlanamayacağı bu işgallere bir son verilmeli

4. Büyük devletlerin temsilcilerine ve İstanbul Hükümeti'ne protesto telgrafları çekilmeli

5. Mitingler yapılmalı

6. Hristiyan halka saldırı ve düşmanlıktan sakınılmalı







Amasya Genelgesi



1. Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.



UYARI : Bu karar ile savaşın ve ulusal egemenliğe çağrının gerekçesi halka açıklanmıştır.



2. İstanbul'daki hükümet, üzerine aldığı sorumluluğun gereklerini yerien getirememektedir.

3. Ulusun durumunu ve davranışını gözönünde tutmak ve haklarını dile getirip bütün dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve denetimden kurtulmuş milli bir kurulun varlığı gereklidir.



UYARI : Bu karar ile bağımsız çalışacak ve ulusal iradeyi temsil edecek bir parlamentonun (meclisin) açılmasının gerekliliği ilk kez dile getirilmiştir.



4. Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.



UYARI :

a) Bu karar ile ilk kez ulusal egemenlik ve ulusal bağımsızlık ilkesi dile getirilmiştir. Çünkü bağımsızlık için kararların ulus tarafından verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

b) Ulusal Kurtuluş Savaşı yapılırken, kararların ulus tarafından verileceği belirtilip, savaşın yöntemi açıklanmıştır.

c) Kararların ulus tarafından verilmesi demokrasi ve cumhuriyet anlayışını ortaya koyduğu için, bu karar aynı zamanda yönetim şeklinin değişeceği mesajını da vermiştir.

d) Egemenliğin ulusta olduğunu belirtmesi ve bağımsızlık ilkesini dile getirmesi nedeniyle ulusçuluk ilkesi benimsenmiştir.



5. Anadolu'nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas'da milli bir kongrenin hemen toplanması gerekmektedir.

6. Bunun için bütün illerin her sancağından, halkın güvenini kazanmış olan üç delegenin hızla yola çıkarılması gerekmektedir.

7. Doğu illeri adına Erzurum'da bir kongre yapılacaktır.







Erzurum Kongresi



1. Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, bölünemez.



UYARI : Bu kararla işgalcilere ve emperyalistlere açıkça karşı çıkılmıştır.



2. Vatanın bağımsızlığını Osmanlı Hükümeti sağlayamazsa bunun gerçekleşmesi için geçici bir hükümet kurulacaktır.



UYARI :

a) Hükümet, devleti idare eden bir organ olduğu için, Erzurum Kongresi'nin bu kararı, ayrı bir devletin kurulacağı mesajını vermiştir.

b) Erzurum Kongresi, Temsil Kurulu'nun gerektiğinde hükümet görevini yerine getireceğini belirtmekle, milli devletin yürütme organı olacağını ortaya koymuştur.



3. Kuva-yı Milliye'nin amil ve milli iradeyi hakim kılmak esastır.



UYARI : Burada , Ülkedeki milli güçleri daha etkili hale getirmek ve milli egemenliği sağlamak gerekmektedir. ilkesi dile getirilmiştir.



4. Hristiyan halka, siyasal egemenliğimizi ve toplumsal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.



UYARI : Burada, kongre Tanzimat Fermanı'ndan itibaren azınlıklara tanınan ve onların ülkede ayrıcalıklı konuma getiren hakların tanınamayacağını ve ülkedeki herkesin eşit olacağını dile getirmiştir.



5. Manda ve himaye kabul olunamaz.

6. Mebuslar Meclisi'nin hemen toplanmasına ve hükümet işlerinin ulusun denetiminde yapılmasına çalışılacaktır.







Sivas Kongresi



1. Erzurum Kongresi'nde alınan kararlar aynen kabul edilecek.

2. Manda ve himaye kesin olarak reddedilip hep birlikte bağımsızlık için savaş kararı alınacak.



UYARI : Manda ve himaye altına girmek bağımsızlıktan vazgeçmek anlamına gelirdi. Özellikle Türk Milleti'nin yeni bir savaşı kaldıramayacağını savunanlar manda ve himayeyi benimsemişlerdi. Sivas'ta manda ve himaye reddedilmekle aynı zamanda savaş kararı da alınmış oldu.



3. Dış ülkelerden ancak insancıl koşullarda ekonomik yardım alınacak.



UYARI : Burada bağımsızlığa aykırı bir şekilde kurulacak her türlü dış ilişki reddedilmiştir.



4. Ulusun kendi geleceğini saptayabilmesi ve hükümetin başıboş bırakılmaması için Meclis-i Mebusan derhal toplanacak.



UYARI : Bu karar, Amasya Genelgesi'nde alınan Ulusu, yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. ilkesi doğrultusunda alınmıştır. Çünkü Meclis'in açılması ile kararları ulus vereceğinden ülkenin geleceği ile ilgili kararlar ve işler de ulusun denetimine geçmiş olacaktır.



5. Bölgesel direnme güçleri Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilecek.



UYARI : Bu cemiyet aracılığıyla Kurtuluş Mücadelesi yürütülecekti. Ayrıca cemiyetlerin birleştirilmesi ile, bölgesel mücadeleler, ulusal bir niteliğe kavuşmuştur.



6. Yurdun her yerinden gelen delegeler, Temsil Kurulu'nu oluşturacak.



UYARI : Burada oluşturulan temsil kuruluna yürütme organı olam görevi verildi. Yani bu kurulun bir hükümet gibi çalışması kararlaştırıldı. Ayrıca Temsil Kurulu'nun yurdun tamamını temsil ettiği belirtildi. Burada oluşturulan Temsil Kurulu'nun ilk görevi Sivas Kongresi'nde alınan kararları yürütmekti.







Balıkesir Kongresi



Amaç : Yunanistan'ın, İzmir'i işgal edip, Ege Bölgesi'nde işgallere başlaması üzerine, mücadele örgütleri kurmak.

- 26-30 Temmuz tarihleri arasında toplandı.

- Balıkesir Kongresine sadece Batı Anadolu'dan gelen delegeler katıldı.

- Amasya Genelgesi'nde alınan kararlar aynen kabul edildi, ayrıca;

- Yunanlılara karşı savaşmak üzere asker toplanması konusunda kararlar alındı.

- Padişaha bağlılık belirtildi.

- Tüm güçlerin birleştirilmesi kararlaştırıldı.







Alaşehir Kongresi



- 16-25 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplandı.

- Balıkesir Kongresi'nde alınan kararlar aynen kabul edildi.

Ayrıca;

- Yunanlılara karşı ölünceye kadar bir savunma yapılması,

- Bu amaçla silah, cephane toplanması ve halkın askere alınması,

- Gerekirse Antlaşma Devletleri'nden yardım alınması, yönünde kararlar alındı.







Genelgelerin Sonuçları



Havza Genelgesi



Ülkenin her tarafında işgallere karşı protesto ve mitingler yapıldı.

İlk miting 30 Mayıs 1919'da Havza'da yapıldı.

8 Haziran 1919'da İstanbul'da büyük bir miting yapıldı.

Mustafa Kemal, İstanbul hükümeti tarafından geri çağrıldı.

Havza Genelgesi ile milli bilincin uyanması yolunda ilk adım atıldı.



Amasya Genelgesi



Alınan kararlar ile Kurtuluş Savaşı ilan edildi.

Genelgede alınan kararlar, bir ihtilal bildirisi niteliğinde idi.

Genelge, Milli Mücadele'nin ilk programı niteleğinde idi.

Genelge ile, milli bir teşkilatın nasıl kurulacağı ve yapılacak işler belirtilmişti.

23 Temmuz 1919'da Mustafa Kemal'in müfettişlik görevine son verildi.

Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti'ni tanımadığını ve ulusun kendi kaderini kendisinin çizmesi gerektiğini bildirdi.



Erzurum Kongresi



Kongre sadece Doğu Anadolu için değil, ulusun geneli ile ilgili kararlar aldı.

Mustafa Kemal kongre başkanı seçildi.

Mustafa Kemal ulusal mücadelenin lideri durumuna geldi.

İlk kez vatan sınırlarının nerelerden ibaret olacağı belirtildi.

Bağımsızlık ve egemenliğin hiç bir koşul kabul etmeden sağlanmasına karar verildi.

İlk kez temsil kurulu oluşturuldu.

Temsil Kurulu Başkanlığına Mustafa Kemal getirildi.

30 Temmuz 1919'da İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal hakkında tutuklama emrini verdi.



Sivas Kongresi



Mustafa Kemal'e karşı ilk muhalefet hareketi başladı.

Mustafa Kemal, Temsil Kurulu'nun başkanlığına getirildi.

Kongre ihtilalci bir kimlik kazandı.

Misak-ı Milli'nin esasları belirlendi.

Kurtuluş Mücadelesi'nin yayın organı olarak İrade-i Milliye adında bir gazete çıkartıldı.

Güneydeki halk direnişlerinin başına subaylar atandı.

Ulusal egemenlik ilkesi, padişah ve saltanattan üstün tutuldu.



Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya Gelişi ve Amasya Protokolü



Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya Gelişi



Neden Ankara ?



Demir yolları ile diğer illere bağlantısı var.

Cepheleri denetleyebilecek bir konumda,

İstanbul ve diğer şehirlerle telgraf bağlantısı var.



Ankara'ya Geliş Amacı :



Kurtuluş mücadelesini yönetmek, yakından izlemek







İstanbul ile Haberleşmenin Kesilmesi



İstanbul'da bulunan Damat Ferit Paşa Hükümeti, Milli Mücadele'ye karşı düşmanca bir tavır sergiler.

Damat Ferit, Elazığ Valisi Ali Galip Bey'den, Sivas Kongresi'ni dağıtmasını ister.

Damat Ferit, halkı Milli Mücadele'ye karşı isyana kışkırtır.



İstanbul ile Haberleşmenin Kesilmesindeki Amaç



1. Damat Ferit Paşa Hükümeti'ni düşürüp yerine vatansever bir hükümetin kurulmasını sağlamak,

2. Temsil Kurulu'nun, İstanbul Hükümeti'ne bağlı olmadığını göstermek.







Damat Ferit Paşa (1853-1923)



1853 İstanbul'da doğan Damat Ferit, Hariciye Nezareti hizmetine girerek Paris, Berlin, Petersburg ve Londra elçiliklerinde katip olarak görev yaptı. 1886'da Sultan Abdülmecit'in kızı ile evlenerek saraya damat oldu ve damat lakabını aldı. 1888'de vezir oldu. İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra İttihat ve Terakki karşıtı politikaları sonucunda 1911 yılında Hürriyet ve İtilaf Partisi'ni kurdu. Mondros Mütarekesi'nden sonra çeşitli dönemlerde Sadrazamlık görevlerinde bulundu. Enver, Talat ve Cemal paşaların gıyabi idam kararlarının çıkarılmasını sağladı. Paris Barış Konferansı'na katıldı. Anadolu'da gelişen ulusal direniş hareketine karşı Anzavur yönetiminde Kuva-yı İnzibatiye'yi kurdurdu. Ali Galip yoluyla Sivas Kongresi'ni engellemeye çalıştı. Anadolu'daki ulusal savaş kadrosunu eşkiyalıkla suçlayan fetvayı yayımlattı. Ulusal savaşın başarıyla bitmesi üzerine Eylül 1922'de yurtdışına kaçtı. 1923'de Fransa'da öldü.







Amasya Protokolü



Damat Ferit Paşa Hükümeti, 30 Eylül 1919'da istifa etti.

Ali Rıza Paşa yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi.

Mustafa Kemal, Ali Rıza Paşa Hükümeti'nden şu isteklerde bulundu:

- Milli direnişe karşı olanlar görevden alınsın,

- Ordu ulusal amaca uygun olarak yeniden kurulsun,

- Mebuslar Meclisi toplansın,

- Erzurum ve Sivas Kongreleri kararlarına saygılı bir tutum içinde bulunulsun

İstanbul Hükümeti, Bahriye Nazırı Salih Paşa'yı Mustafa Kemal ile yüz yüze görüşmek amacıyla 18 Ekim 1919'da Amasya'ya gönderdi.







Amasya Protokolü'nün İçeriği



1. Hükümet ile Milli teşkilat arasında uyuşma sağlanmış ve hiç bir anlaşmazlık kalmamıştı.

2. Milletvekili seçimleri serbest ve müdahalesiz yapılacaktır.

3. Hükümetin lehinde ve aleyhinde hiç bir şey yapılmayacaktır.

4. Sivas Kongresi kararları Mebuslar Meclisi'nin onaylaması şartıyla kabul edilecektir.

5. Millet Meclisi'nin, güvenlikte olmayan İstanbul'da toplanması doğru değildir.



UYARI : İşgalcilerin ve İstanbul yönetiminin baskısı altındaki İstanbul'da toplanacak olan meclisin yurdun bütünlüğü konusunda kararlar alması beklenemezdi. Bu nedenle meclis Anadolu'da toplanmalıydı.



6. Millet Meclisi kurulup, fiilen denetleme görevine başlayıncaya kadar, milletin kaderi hakkında karar verilmeyecek.

7. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti yasal bir kuruluş olarak tanınmalıdır.

8. İtilaf Devletleri ile yapılacak olan barış görüşmelerine Temsil Kurulu'nun uygun göreceği kişiler gönderilecektir.



UYARI : Bu karar, barış görüşmelerine vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığını sonuna kadar savunacak bir delegenin gönderilmesini amaçlamaktadır.



9. Milli Mücadele'ye katılmış olanlar hakkında verilen tutuklama kararı kaldırılacaktır.



UYARI : Bu karar ulusal mücadeleye katılımı artırmaya yöneliktir. Çünkü insanlar cezalandırılmayacaklarını anladıkları anda üzerlerindeki tereddütü atıp mücadeleye başlayacaklardır.







Amasya Protokolü'nün Önemi



1. İstanbul Hükümeti ile Mustafa Kemal, arasında yapılan ilk resmi görüşmedir.

2. İstanbul Hükümeti, bu görüşme sonunda, ulusal mücadeleyi ve bu mücadelenin yürütme organı olan Temsil Kurulu'nu tanıdı.

3. Mebuslar Meclisi'nin açılması sağlandı.

4. İstanbul Hükümeti bu görüşme ile Temsil Kurulu'nun gücünü kabul etti.



Son Osmanlı Mebuslar Meclisi



Mebuslar Meclisi'nin Açılış Hazırlıkları



Amasya Görüşmesi'nde Mebuslar Meclisi'nin toplanması kararlaştırıldı.

İtilaf devletleri, Mebuslar Meclisi'nin açılması çalışmalarına ve seçimlere müdahale etmedi.

Seçimler sonunda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti mecliste çoğunluğu elde etti.

Mustafa Kemal, Erzurum Milletvekili seçildi.

Mustafa Kemal, Meclis'in İstanbul yerine Anadolu'da toplanmasını istedi.

Mustafa Kemal, Mebuslar Meclisi'ne katılacak olan milletvekilleinden, Müdafaa-yı Hukuk Grubu kurmalarını istedi. Bu gruptan kendisini başkan seçmelerini istedi.



Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Açılışı



Son Osmanlı Mebusan Meclisi, 12 Ocak 1920'de, İstanbul'da toplandı.

Meclis, 28 Ocak 1920'de Misak-ı Milli kararlarını kabul etti.

Meclis'de Müdafaa-yı Hukuk Grubu kurulamadı, yerine Felah-ı Vatan Grubu kuruldu.

Mustafa Kemal meclis başkanlığına seçilemedi.

Misak-ı Milli'nin kabul edilmesi ve vatanın bölünmesine karşı çıkılması üzerine 16 Mart 1920'de İstanbul işgal edildi.

Mebuslar Meclisi dağıtıldı.





Misak-ı Milli



Misak-ı Milli Kararları



1. Osmanlı Devleti'nin Mondros Mütarekesi'ni imzaladığı 30 Ekim 1918 tarihinde düşman ordularının işgali altında bulunan Arap memleketlerinin durumunun, halkın serbestçe verecekleri oya göre belirlenmesi gerekir. Bu mütareke hududu içinde Türk ve İslam çoğunluğu bulunan kısımların tümü hiç bir şekilde ayrılık kabul etmez bir bütündür.



UYARI : Burada Arap ülkeleri Osmanlı Devletine mi katılacak yoksa bağımsız mı olacak? Buna Arap halkının karar vermesi istenmektedir. Bu kararla vatanın sınırları kesin olarak saptanmış oluyor. Sınırlar belirlenirken Mondros ve Türk çoğunluğu ölçüt alınıyor. Yani, Mondros'tan sonra işgal edilen yerlerden İtilaf Devletleri çekilmelidir ve Türk çoğunluğu nerede ise orası Türklere bırakılmalıdır.



2. Halkı ilk serbest kaldıkları zamanda başvurdukları halk oylaması ile anavatana katılmış olan üç liva yani Kars, Ardahan, Batum için gerektiğinde serbestçe yeniden halk oylamasına başvurulmasını kabul ederiz.



UYARI : Buralarda Türk çoğunluğu olduğu için böyle bir halk oylaması istenmiştirç Bu kararda verilmek istenen mesaj : Bu illerde Türklerin olmadığını iddia ediyorsanız, geliniz halka soralım, hangi devletin sınırları içinde kalmak istediklerine onlar karar versin.



3. Türkiye barışına bırakılan Batı Trakya'nın Hukuki durumunun saptanması da halkın tam bir hürlükle verecekleri oya uygun olmalıdır.



4. Hilafet merkezi ve Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul şehriyle Marmara denizinin güvenliği, her türlü tehlikeden uzak olmalıdır. Akdeniz ve Karadeniz boğazlarının dünya ticaret ve ulaşımına açılmasında, bizim ve diğer bütün ilgili devletlerin vereceği karar geçerlidir.



5. Azınlık hakları, komşu memleketlerdeki Müslüman halkın aynı haktan yararlanması şartıyla tarafımızdan kabul ve temin edilecektir.



UYARI : Burada, ülkede yaşayan Müslüman olmayan halkın korunacağı ve onlara çeşitli haklar tanınacağı belirtilmiş, ancak aynı haklardan Balkanlar'da bulunan Müslüman halkın da yararlanması istenmiştir.



6. Her devlet gibi bizim de tam bağımsızlığa ve serbestliğe ihtiyacımız vardır. Bu, yaşamımızın ve geleceğimizin temel kuralıdır. Bu nedenle siyasi, adli ve mali gelişmemizi önleyecek sınırlamalar kabul edilemez. Borçlarımızın ödenmesi de kurallara aykırı olamaz.



UYARI : Bu karar şu anlama gelmektedir. Misak-ı Milli tam bağımsızlığı amaçlayan bir belgedir. Siyasal, adli ve mal gelişmemizi engelleyecek hiç bir şart kabul edilmez denilmekte, kapitülasyonlar, manda ve himaye açıkça reddedilmiştir. Borçlarımızın ödenmesi, bağımsızlık anlayışımıza aykırı olamaz denilmekle de Düyun-u Umumiye'ye karşı çıkmıştır.







Misak-ı Milli'nin Kabul Edilmesinin Sonuçları



Misak-ı Milli ile Türk ülkesinin sınırları kesin olarak çizildi.

Milli Mücadele-nin hedefi tam bağımsızlık olarak belirlendi.

İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal etti.

Mebusan Meclisi kapatıldı, milletvekilleri ve aydınlar tutuklandı.





İstanbul'un İşgali



İstanbul'un İşgalinin Nedenleri



1. İtilaf Devletleri Mebuslar Meclisi'nden barış kararı almasını ve işgalleri onaylamasını istemesi

2. Mebuslar Meclisi vatanın bütünlüğü konusunda kararlar alınması

3. Mebuslar Meclisi'nin, 28 Ocak 1920'de Misak-ı Milli kararını alıp, işgallere karşı çıkması



İşgalin Amacı :



1. Mebuslar Meclisi'ni cezalandırmak.

2. Milli Mücadele'ye önder olabilecek kadroları tutuklamak

3. İşgalden Mustafa Kemal Paşa'yı sorumlu göstererek Anadolu hareketini zayıflatmak.







İstanbul'un İşgali ve Sonuçları



İtilaf Devletleri donanması, 16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal etti.

İşgal güçleri Mebuslar Meclisi'ni bastı. Bazı milletvekilleri tutuklanıp Malta Adası'na sürüldü.

11 Nisan 1920'de padişahın kararı ile meclis feshedildi.

Salih Paşa Hükümeti istifa etti, yerine Damat Ferit Hükümeti kuruldu.

Temsil Kurulu Anadolu'da yeni bir meclisin açılması için çalışmalara başladı. İstanbul'un işgal devletleri tarafından işgali, Osmanlı saltanatının sona ermesi demekti.

Mustafa Kemal, Milli Mücadele'yi padişah adına da yürüttüğünü açıkladı.







Temsil Heyeti'nin İşgal Üzerine Aldığı Önlemler



Bir bildiri yayınlayıp, halkın işgali protesto ve mitinglerle reddetmesi istendi.

İstanbul ile haberleşme tekrar kesildi.

Anadolu'daki İtilaf subaylarının tutuklanmasına karar verildi.

Anadolu'ya düşman sevkine yardımcı olacak demir yollarının tahrip edilmesine karar verildi.

Anadolu'daki kıymetli evrak ve eşyanın İstanbul'a gönderilmesi yasaklandı.

Anadolu'da yeni bir meclisin açılacağı belirtildi.



I. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılışı



I. T.B.M.M.'nin Açılış Nedeni ve Amacı



1. İstanbul'daki yönetiminin vatan ve millete karşı görevini yerine getirememesi,

2. Ülkenin işgalini engelleyememiş olması,

3. İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgal etmesi.



İlk TBMM'nin Kuruluş Amacı :



1. Vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını sağlamak,

2. Yurdu düşmandan kurtarmak için milleti bir araya getirmek,

3. Millet adına karar verebilecek bir organ oluşturmak,

4. Ulusal irade ile birlikte hareket etmek.







I. T.B.M.M.'nin Açılmasıyla İlgili Tartışmalar



Mustafa Kemal'in Görüşü



Anadolu'da açılacak olan meclis Kurucu Meclis niteliğinde olmalı,

Padişah'ın etkisinden kurtulmak için Meclis'in adı Osmanlı Mebusan Meclisi olmamalı.



Muhalif Görüş :



Mebuslar Meclisi, Anadolu'da aynen açılmalı.







I. T.B.M.M.'nin Aldığı İlk Kararlar



İlk TBMM, 23 Nisan 1920'de Ankara'da açıldı.



Aldığı İlk Kararlar :



1. Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkartılacak,

2. Hükümet kurulacak,



UYARI : Hükümetler, devlet idaresi ile doğrudan ilgili bir kurum olduklarından TBMM'nin İstanbul hükümetinden farklı bir hükümet kurma kararı yeni bir devlet düzenine geçildiğini açıkça göstermektedir.



3. Geçici olmak kaydıyla bir hükümet reisi olmayacak ve padişah kaymakamı atanmayacak,



UYARI : Meclis, bu kararı almakla padişahın etkisinden kurtulup bağımsız çalışmayı amaçlamıştır. Eğer Meclis'in başında bir padişah vekili bulunsaydı, bu kişi meclise baskı yapabilir ve bağımsız çalışmasını engelleyebilirdi.



4. Meclis de toplanan ulusal iradeyi egemen kılmak esas olacak, meclis üstünde bir güç olmayacak.



UYARI : Bu karar İstanbul yönetimini yok saymıştır.



5. Yasama ve yürütme yetkisi Meclis'e ait olacak.



UYARI : TBMM'nin aldığı bu kararla, yeni bir hükümetin tanımı yapılmadığından, İstanbul yönetimi yok sayılmış, Meclis hükümet sistemi benimsenmiş ve Meclis yürütme yetkisine sahip olmuştur.



6. Meclis'den seçilen bir heyet Meclis'in vekili olarak hükümet işlerini görecek ve Meclis başkanı bu heyetin de başkanı sayılacak.



7. Padişah ve halife Meclis'in belirleyeceği esaslara göre yerini alacak



UYARI : Bu karar saltanatın durumunun tartışılacağını ortaya koymaktadır. Bu durumda saltanatın kaldırılabileceği mesajı verilmektedir.



8. İstiklal Mahkemeleri kurulacak.







I. T.B.M.M.'nin İstanbul Hükümeti İle İlişkileri



TBMM'nin açılması ile İstanbul Hükümeti'nin aldığı önlemler :



Anadolu halkını Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı ayaklandırmaya çalıştı.

İşgalcilerle bir barış antlaşması imzalayarak, halka yapacak birşey kalmadığını göstermeye çalıştı.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, sıkıyönetim mahkemesinde gıyaben yargılayıp idama mahkum etti.

Şeyhülislam'a fetva hazırlatıp, Mustafa Kemal'in katlini istedi, ona katılanların dinden çıktığını bildirdi.







TBMM'nin İstanbul Hükümeti'ne karşı aldığı önlemler :



Ankara Müftüsü Rıfat Efendi'ye karşı fetva hazırlattı.

Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarttı, Meclis'e karşı çıkartılan ve İstanbul Hükümeti'nin desteklediği isyanları bastırmaya çalıştı.

İstiklal Mahkemeleri'ni, yurdun değişik bölgelerine gönderdi.

İstanbul ile olan bütün ilişkileri kesildi.



T.B.M.M.'ne Karşı Çıkan Ayaklanmalar



Ayaklanmaların Nedenleri



İç Ayaklanmaların Çıkmasında Etkili Olan Unsurlar :



1. Mondros Ateşkes Antlaşması uyarınca Osmanlı ordularının terhis edilmiş olması

2. İstanbul Hükümeti ve işgal kuvvetlerinin Anadolu halkını Milli Mücadele'ye karşı sürekli kışkırtması

3. Savaştan bıkan halkın, askere çağrılma emrine baş kaldırması

4. Kuva-yı Milliye birliklerinin halka kötü davranması







Ayaklanmaların Ortaya Çıkışı



Bizzat İstanbul Hükümeti Tarafından Çıkartılan İsyanlar



TBMM'nin açılmasından sonra Anadolu'daki Milli Mücadele yi bastırmak için İstanbul'da bulunan hükümetin destek verdiği bir takım isyanlar ortaya çıkmıştı.



Ahmet Anzavur İsyanı



Eski bir subay olan Anzavur Ahmet, 2 Kasım 1919'da Manyas, Susurluk, Gönen ve Ulubat dolaylarında ayaklandı. Amacı, ulusal direnişi bastırmak ve Çanakkale Boğazı'nın ulusal güçlerin eline geçmesini engellemekti. Ahmet Anzavur ve onun kurduğu Kuva-yı Muhammediye birlikleri Çerkez Ethem'in Kuva-yı Seyyare birliklerine yenildi ve isyan 16 Nisan 1920 tarihinde bastırıldı.



Kuva-yı İnzibatiye İsyanı



Amacı ; Geyve dolaylarında bulunan Ali Fuat Paşa (Cebesoy)'nın Kuva-yı Milliye Birliklerini ortadan kaldırmak ve İstanbul Boğazı'nın güvenliğini sağlamaktı. 18 Nisan - 25 Haziran 1920 tarihleri arasında süren bu isyan Ali Fuat Paşa tarafından bastırıldı.







İstanbul Hükümeti ile İşgalcilerin Birlikte Çıkarttığı İsyanlar



TBMM'nin açılmasıyla birlikte, Mondros Mütarekesi ile Türk ordularının terhis edilmesinden cesaret alan bazı gruplar, İstanbul hükümeti ve işgalci güçlerden destek alarak Anadolu'nun çeşitli kesimlerinde isyan başlatmıştı.



Yozgat İsyanı



Bu bölgenin ileri gelenleri TBMM'nin açılmasından sonra ayaklandılar. Bu ayaklanma Boğazlayan, Şarkışla, Yıldızeli, Tokat, Zile ve Çorum'a kadar yayıldı. Çerkez Ethem ve Kuva-yı Milli'ye birlikleri 5 Eylül 1920'de başlayan bu isyanı Ekim sonuna doğru bastırmışlardır.



Afyonkarahisar İsyanı



Yunan ajanlarının kışkırtması ile Çopur Musa adında biri isyanı başlattı. Kuva-yı Milliye birlikleri tarafından bastırıldı.



Konya İsyanı



Konya'nın Bozkır ilçesinde çıkan ilk isyanı Kuva-yı Milliye bastırdı. Daha sonra Delibaş Mehmet adında birinin etrafında toplanan halk 2 Ekim 1920'de tekrar ayaklandı. Bu isyan yeni kurulmaya başlayan düzenli ordu tarafından bastırıldı.



Milli Aşiret İsyanı



Urfa'nın Fransızlar'dan kurtarılmasında yararları görülen bu aşiret daha sonra Fransızlar'ın kışkırtmsı sonucunda 8 Haziran 1920'de ayaklandı. Ancak Milli Kuvvetler tarafından bastırıldı.



Bolu-Düzce-Hendek ve Adapazarı isyanı



Boğazları elinde tutmak isteyen İngilizler bu bölgede cahil halkı din ve halifelik elden gidiyor diyerek 13 Nisan 1920'de ayaklandırdı. Bu isyanı Ali Fuat Paşa ve Refet Paşa'nın emrindeki Kuva-yı Milliye birlikleri bastırdı.







Azınlıklar Tarafından Çıkartılan İsyanlar



Mondros Mütarekesi ile Anadolu'da yer yer Türk orduları terhis edilmişti. Ortaya çıkan otorite boşluğundan cesaret alan Ermeni ve Rum azınlıklar, işgal kuvvetlerinin de desteği ile isyan etmişti.



Ermeni İntikam Alayları İsyanı



10 Temmuz 1920'de Ermeni İntikam Alayları, Fransızlardan aldıkları destek ile Adana ve dolaylarında ayaklandılar.



Pontus İsyanı



Ege bölgesinden uzak oldukları için doğrudan doğruya Yunan desteğini alamayan Doğu Karadeniz Rumları kendi milli devletlerini kurmak için Trabzon ve dolaylarında Aralık 1920'de ayaklandılar. Bu isyan 1923 yılı başlarında bastırıldı.







Kuva-yı Milliye Taraftarlarınca Çıkartılan İsyanlar



TBMM'nin kurulması ile birlikte, düzenli orduya geçilmişti. Fakat bu durum Anadolu'da bir takım eski Kuva-yı Milliyecileri rahatsız etmiş, lider konumundaki kişiler düzenli orduya karşı ayaklanma başlatmışlardı.



Demirci Mehmet Efe İsyanı



Aralık 1920'de düzenli orduya karşı çıkan bu ayaklanma Refet Bey (Bele) tarafından bastırıldı.



Çerkez Ethem İsyanı



Çerkez Ethem, emrindeki Birinci Kuva-yı Seyyare (gezici kuvvet) ile oldukça güçlenmiş ve Ankara'yı ele geçirip Kurtuluş Savaşı'nın lideri olmak istemişti. Çerkez Ethem bu amacına ulaşmak için elindeki kuvvetlerin düzenli orduya dönüştürülüp, Mustafa Kemal'e bağlanmasına karşı çıkyordu. 27 Aralık 1920'de Yunanlılarla anlaşarak düzenli orduya saldırdı. Batı Cephesi Komutanı Albay İsmet Bey (İnönü) bu isyanı bastırdı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat