En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 23-01-11, 15:37   #1
Never Walk Alone

Varsayılan Şeyh Sait İsyanı ve Sonuçları


Şeyh Sait İsyanı ve Sonuçları

İç politikada iktidar muhalefet çekişmesinin sürdüğü sırada 13 Şubat 1925’te
doğuda Genç ilinin Piran köyünde başlayıp kısa sürede bölgeye yayılan bir isyan
patlak verdi. Şeyh Sait İsyanı olarak bilinen bu isyanın çıkış sebepleri üzerinde
farklı görüşler vardır. Bu görüşlerden birisi, söz konusu isyan gerçekleştirilen
inkılâplara tepki gösteren çevrelerin başlattığı bir ‘karşı ihtilal’ hareketidir.

Medreselerin kapatılmasına ve halifeliğin kaldırılmasına karşı çıkan çevrelerin,
saltanat ve hilafeti geri getirmek amacıyla başlattıkları bir isyandır.
Bu konudaki bir başka görüş ise, Şeyh Sait’in Kürt kimliğinden dolayı bu
hareketin dini değil, aslında siyasi ayrılıkçı bir hareket olduğu iddiasıdır. O sırada
Lozan’da halledilemeyen Musul meselesinden dolayı İngilizlerle sürdürülen
görüşmeler esnasında Musul’u Türkiye’den almak isteyen İngilizlerin, isyancıları
destekleyerek bölgede bir Kürt meselesi çıkarmak istemelerinin de payı vardır.
Böylece, İngilizler Türk hükümetini zayıflatarak, Musul meselesini kendi lehlerine
çözümlemek istemektedirler. Çok zayıf bir ihtimal olarak görülmekle beraber, yeni
devletin bütün yetkileri elinde toplamak isteyen bir politika izlemesinden dolayı,
bölgedeki aşiret yapısının kaldırılması girişimleri yüzünden, Şeyh Sait’in
nüfuzunu kaybetme tehlikesine karşı ayaklandığı iddiası da ileri sürülen görüşler
arasındadır.
Özetle bu isyanın çıkmasında tek sebepten bahsetmek doğru değildir.
Dolayısıyla bütün faktörlerin etkilerinin olduğu söylenebilir. Ancak, en yaygın
kanaat, yeni rejime karşı duyulan memnuniyetsizlikten dolayı oluşan tepkidir.
İsyanın patlak vermesi üzerine dönemin Başbakanı Fethi (Okyar) Bey, olayı
olağan görerek örfi idare ile bastırılabileceği fikrini savunurken; İsmet Paşa ve
bazı radikal arkadaşları bu hareketi inkılâplara tepki olarak değerlendirerek, çok
sert tedbirlerle bastırılmasını isterler. M. Kemal Paşa’nın ikinci görüşü
benimsemesi üzerine Fethi Bey görevden ayrılır. Yeni hükümeti kurma görevi
İsmet Paşa’ya verilir. İsmet Paşa’nın hükümeti kurmasından sonra ilk olarak
Takrir-i Sükun Kanunu’nu çıkarır. 4 Mart 1925 tarihinde iki yıllığına çıkartılan
Kanun’a göre, ülkedeki isyanları bastırmak için İstiklal Mahkemelerinin kurulması
kararlaştırılır. Bu amaçla biri Ankara’da diğeri ise isyan bölgesinde olmak üzere
iki istiklal mahkemesi kurulur. Bu arada Yaklaşık iki ay süren askeri harekât
sonucunda isyan bastırılır. Başta Şeyh Sait olmak üzere isyancılar idamla
yargılanarak cezalandırılırlar..Yargılama esnasında Şeyh Sait’in verdiği ifadelere
bakılırsa, isyanın siyasî boyutu yoktur. Yani, isyancıların gayesi Kürt Devleti
kurmak değildir. Medreselerin kapatılmasına ve halifeliğin kaldırılmasına yönelik
dinî bir tepkiden ibarettir.
Bu gelişmenin yanı sıra isyanın çıkmasında etkileri görülen çevrelere karşı sert
önlemler alındı. İsyan sonrasında, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, isyandan
sorumlu tutularak 5 Haziran 1925’te kapatıldı. Ayrıca basına sansür getirilerek,
İstanbul’da yayınlanan Tevhid-i Efkar, İstiklal, Aydınlık, Son Telgraf, Tanin ve
Sebilürreşad gibi bazı muhalif gazete ve dergiler kapatıldı ve gazeteciler tutuklandı.
Yine, isyan sonrası iç politikaya ağırlık verilerek laikleşme yolunda yeni
adımlar atıldı. Bu amaçla çeşitli çevrelerce istismar edilen tekke, zaviye ve
türbeler kapatılarak; şeyhlik ve dervişlik gibi ünvanlar yasaklandı. Daha da
önemlisi Takrir-i Sükun Kanunu’nun getirdiği ortamdan yararlanılarak Türk aile
yapısında değişiklikler meydana getiren Türk Medeni Kanunu bu dönemde kabul
edildi (17 Şubat 1926).
Bu gelişme sonuç olarak kısaca, dönemin hükümetini oldukça meşgul etmiştir.
Henüz, yeni devlet eskinin yaralarını sarıp modern bir toplum oluşturmak için
çaba sarf ederken böyle bir isyanın çıkması bazı sıkıntıların doğmasına yol
açmıştır. Her şeyden önce rejim sertleşmiş ve demokrasinin yerleşmesi
gecikmiştir. Bu arada Musul kaybedilmiş ve 1930’daki Serbest Fırka deneyimine
kadar tek parti yönetimi devam etmiştir…

Mesajı son düzenleyen Never Walk Alone ( 23-01-11 - 15:49 )
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat