Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 13-10-10, 21:28   #1
Saw

Varsayılan Osmanlı Devleti'nin Kısa Sürede Gelişimini Etkileyen Faktörler


OSMANLI BEYLİĞİ’NİN BÜYÜME NEDENLERİ

Osmanlılar, öncelikle bir beylik halinde ortaya çıktılar. Ertuğrul Gazi başkanlığında Söğüt ve Domaniç çevresine gelen Türkmen topluluğu, Alaaddin Keykubat zamanında .Ankara’nın batısındaki Karacadağ çevresine yerleştiler. Oğuzların Bozok kolunun Gün Han’a bağlı Kayı boyundan olan bu Türkmenler sonraları batıya doğru ilerleyerek Osmanlı Beyliği’ni kurdular.
Yüzyıl sonlarında Anadolu ve Balkanlar’ın durumu ve Osmanlıların bazı özellikleri, bu beyliğin kısa zamanda büyümesini sağladı. Bu nedenleri kısaca şöyle sıralayabiliriz:

1- Anadolu’nun Durumu:
1243’teki Kösedağ Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun çeşitli yerlerinde beylikler ortaya çıktı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin etkisi giderek azalırken, İlhanlılar Anadolu’yu denetimleri altına almaya başladılar.
2- Bizans’ın Durumu:
Bizans, tam bir entrika merkezi durumundaydı. Gerek Anadolu, gerekse Balkanlardaki vali ve komutanlar merkezi dinlemiyorlardı. “Tekfur” denilen beyler serbest bir şekilde hareket ediyorlardı. Bu durum Osmanlıların yayılmasında kolaylık sağladı.
3- Coğrafi Durum:
Osmanlı Beyliği, coğrafi konum itibariyle Bizans’a komşu bir durumdaydı. Böylece “gaza” yapabileceği topraklarla karşı karşıyaydı. Batıya doğru ilerlediğinde ise ekonomik merkezler olan İznik, İzmit, ve Bursa’yı elde edebilecek durumdaydı.
4- Diğer Beylikler Tarafından Rahatsız Edilmemeleri:
Osmanlı ilk dönemlerde, Bizans ile mücadeleye giriştiler. Anadolu Beylikleri arasındaki çekişmelere müdahale etmediler. Bu durumda beylikler Osmanlı Beyliğine karşı cephe almadılar. Böylece Osmanlı Beyliği sınırlarda daha rahat bir şekilde hareket etti.
5- Balkanlarda Birliğin Bozuk Olması:
Bu dönemde Balkanlı milletler arasında mücadeleler vardı. Güçlü temellere sahip merkezi devletler yoktu. Bu durum; Osmanlıların Balkanlarda da kolayca yayılmalarını sağladı. Balkanlarda iki önemli güç vardı. Bunlar Bulgar ve Sırp Krallıklarıdır. Gerek Sırplar gerekse Bulgarlar Bizans sınırlarına devamlı saldırılar düzenleyerek Bizans aleyhine gelişiyorlardı.
6- Doğudan Gelen Yoğun Türkmen Göçleri:
Fethedilen yerlerin elde tutulması için nüfus üstünlüğüne ihtiyaç vardır. Osmanlılar da fethettikleri yerlere hemen doğudan gelen Türkmenleri yerleştirmişlerdir. Bu durum alınan bölgenin kısa zamanda Türkleşmesini sağlamıştır.
7- Merkezi Yönetimin Güçlü Olması:
Osmanlılar, daha önceki Türk Devletlerin tersine, güçlü bir merkez yönetimi oluşturmuşlardır. Önceki Türk Devletlerinde görülen memleket “hanedan üyelerinin ortak malıdır” anlayışından kaynaklanan ülkenin paylaşılması yöntemi uygulanmamıştır. Bu durum da devletin parçalanmamasını, uzun süre yaşamasını sağlamıştır. Fatih zamanında ise Osmanlı Devleti, merkeziyetçi mutlak imparatorluk haline gelmiştir.
8- Takip Edilen Mükemmel Politika:
Osmanlı Fetihleri hiçbir zaman işgal ve istila amacı taşımamıştır. Fethedilen yerler, yerleşim yeri olarak görülmüş, yeni bir yurt olarak değerlendirilmiştir. Bu durum fetihlerin kalıcı olmasını sağlamıştır. Fethedilen yerlerde uygulanan tımar sistemi, nüfus iskan ve kültür politikası sayesinde devlet otoritesi bu bölgelere götürülmüştür. Hakimiyet altına alınan toplumlara vicdan hürriyeti tanınmış, hayat tarzlarına müdahale edilmemiştir.
9- Yüzyıl Savaşları’nın Etkisi:
Avrupa’da 1337-1431 yılları arasında Yüzyıl Savaşları yapıldı. İngiltere ile Fransa arasındaki bu savaşlar,Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da ilerlemesini kolaylaştıran bir faktör oldu.

Mesajı son düzenleyen Saw ( 13-10-10 - 21:56 )
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-10-10, 21:52   #2
Saw

Varsayılan C: Osmanlı Devleti'nin Kısa Sürede Gelişimini Etkileyen Faktörler


Diğer bir kaynak..

Coğrafi Konumu : Osmanlı Beyliği, Müslümanların topraklarıyla, Hıristiyanların topraklarının kesiştiği Söğüt, Domaniç bölgesinde kurulmuştur. Bu yüzden Uç Beyliği*'dir

Osmanlı Beyliğinin Uç Beyliği olması, uzun süre Anadolu'dan tehdit almamasına ve Hıristiyanlar ile yap*tığı savaşlarda Anadolu Müslümanları tarafından desteklenmesine neden oldu. Bu yüzden Osmanlı Devleti'nin batılı devletler ile yaptığı her savaş. cihat ya da gaza olarak görülmüştür.

Osmanlı Beyliği, Uç Beyliği olduğu için Asya'dan Anadolu'ya göç eden Türkmen boylarının tercih ettiği beylik olmuş, bu sayede çok küçük bir beylik olduğu zamanlarda bile nüfus sıkıntısı çekmemiştir.


Siyasi Boşluğun Etkisi :
Osmanlı Beyliği kurulduğu sırada, Anadolu'da ve Balkanlar’da güçlü devlet yoktu. Bizans imparatorluğu ve Anadolu Selçuklu Devleti'nin de zayıflamış olması, ilk zamanlarından itibaren Osmanlının işine yaramıştır.


Örgütlenmedeki Başarısı : Osmanlı Beyliği, ilk hü*kümdarlarından itibaren gerek Anadolu Selçuklu Dev*leti'nin, gerekse Bizans İmparatorluğu’nun örgütlen*melerinin etkisinde kalmıştır. Divan örgütü, medrese, düzenli ordu, toprak sistemi gibi organizasyonlarını kı*sa sürede tamamlamış, kendine özgü sistemler de geliştirmiştir.


Avrupa’da feodalitenin, kralların yetkilerini kısıtladığı, doğuda ise Türk devletlerinin, hanedanın ortak malı olarak görüldüğü günlerde Osmanlı Beyliği'nde mutlak monarşi anlayışı yerleşmişti. 1. Murat'tan itibaren devlet hükümdarın malı olarak görülmüştür.


Mantıklı Siyasetlerin Etkisi : Osmanlı Beyliği kurul*duğu sırada Anadolu beylikleri arasında, Anadolu Sel*çuklu Devleti'nden kalan mirasın paylaşımı konusunda kısır savaşlar vardı. Osmanlı Devleti’nin de bu mücadeleye girmesi pek sonuç vermeyeceğinden, Osmanlı yö*neticileri yönlerini batıya döndürmüşlerdir.


Diğer Etkenler :


Osmanlı Beyliği'nin Anadolu'nun en önemli kara ticaret yolu üzerinde kurulmuş olması. Anadolu'da dini, ekonomik, sosyal ve siyasi etkileri olan, meslek teşkilatlarının (Lonca) yöneticisi durumun*daki Ahilerin desteğinin alınması. Kurucularının, Oğuzların değer verilen bir kolu olan Kayı boyundan gelmeleri. Rumeli'ye geçebilmiş olmalarıdır.
Kuruluş döneminden itibaren Osmanlı Devleti’nde teşkilatlanma başlıyor


Osmanlı yöneticileri, Abbasi, Selçuklu, Bizans gibi köklü devletlerin uygarlıklarından etkilenmiştir. Osman Bey aşiret organizasyonunu beylik haline getirmiş, döneminin sonlarına doğru tam bağımsızlığı sağlamıştır.


Orhan Bey ilk medrese, ilk ordu, ilk divan toplantısı, ilk gümüş para gibi yeniliklerle beylik organizasyonunu, devlet organizasyonu haline getirmiştir.

Mesajı son düzenleyen Saw ( 13-10-10 - 21:56 )
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-04-12, 16:58   #3
demirtawa

Varsayılan C: Osmanlı Devleti'nin Kısa Sürede Gelişimini Etkileyen Faktörler



Eğitim – Öğretim Osmanlılarda ilk medrese Orhan Bey zamanında İznik’te (1331), ikinci medrese ise Lala Şahin Paşa tarafından Bursa’da açıldı. Daha sonra Bursa’da açılan Sultan Medresesi ile Edirne’de açılan Üç Şerefeli Medreseler ön plana geçti. Bu medreselerde Kelam, Fıkıh, Mantık ve Matematik dersleri okutulurdu. Ayrıca camilerin bir köşesinde ders yapan mahalle okulları vardı.

Osmanlılarda üniversite niteliğindeki medreseler Fatih tarafından yaptırıldı. Fatih, İstanbul’u medreselerle donattı. Kendi yaptırdığı caminin yanma Sahn-ı Seman denen medreseyi yaptırdı. İstanbul’da sekiz medrese daha yaptıran Fatih, buralarda öğrencilerin yeme, içme, barınma, ihtiyacını karşılayacak teşkilatlar kurdurttu. Bu medreseler İlahiyat, Hukuk ve Edebiyat fakülteleri görevini görüyordu.
Medreseler:

Kanuni Sultan Süleyman’ın kendi adını taşıyan camisinin yanında açtırmış olduğu Sahn-ı Süleymaniye medreselerinin birinde tıp, öbüründe matematik okutulurdu. Bunların yanında ayrıca kütüphaneler de vardı. Medreseler ilk, orta ve yüksek olmak üzere üç dereceye bölünmüştü. Medreselerde müderrisler ders verirlerdi. Buralarda okutulan dersler dini bilimler ve müspet bilimler diye ikiye ayrılırdı. Öğretim daha ziyade anlatıma dayanırdı. Karşılıklı tartışma şeklinde işlendiği de olurdu.
Sarayda devlet memurlarını yetiştirmek için Enderun denen bir okul vardı. Enderuna devşirme çocuklarının yakışıklı ve zekileri alınıp eğitilirdi.
Dil ve Edebiyat
Dil: Osmanlı Devleti’nin resmi dili Türkçe idi. Zamanla Türkçe İmparatorluk dili oldu. Bütün resmi yazışmalar Türkçe olarak yapılırdı.
Kuruluş döneminde Türkçe olarak yazılan birçok eser bu gün bile kolayca anlaşılmaktadır. Süleyman Çelebi tarafından yazılan Mevlid ile Yazıcıoğlu Mehmet’in yazdığı Muhammediye adlı eserler, örnek gösterilebilir.
Anadolu beyliklerinde Arapça ve Farsçaya olan tepki Osmanlılarda da kendini göstermişti. İlk Osmanlı hükümdarları Türkçeye büyük önem vererek edebiyat ve ilim dili haline getirmişlerdi.
Yükselme döneminde ise Arapça ve Farsçaya önem verilmişti. Edebiyatçı ve ilim adamlarının bir kısmı eserlerini Farsça ve Arapça yazmışlardır. Zamanla ilim ve edebiyat çevrelerinde Arapça, Farsça ve Türkçenin karışımı olan ve Osmanlıca denen karma bir dil kullanılmaya başlandı.
Edebiyat: Osmanlı edebiyatı iki geleneğin etkisi altında doğup gelişmiştir. Bunlardan biri tarihi Türk edebiyat geleneğinin devamı olan Halk Edebiyatı, diğeri ise Müslümanlığı kabul ettikten sonra Arap ve Fars kültürüyle temasa geçilmesiyle oluşturulmaya başlanan Divan Edebiyatı’dır.
Beylikler döneminde Fars diline tepki doğunca Türkçe ön plana geçmiş ve edebi eserler Türkçe ile meydana getirilmiştir.
Ancak asıl Osmanlı Edebiyatı, XIV. yüzyılın ortalarında gelişmeye başlamıştır. Bu dönemde halka Türkçe seslenen tasavvuf şairleri, Türkçenin edebiyat dili olarak gelişmesini sağlamıştır. Örnek; Aşık Paşa, Nesimi, Hacı Bayram Veli ve Ahmet Dai. XV. yüzyıldan itibaren tasavvuf edebiyatı, zayıflamaya başladı.

İstanbul’un fethinden sonra tekrar Fars kültürünün etkisi altında kalmaya başlayan Osmanlılarda, şehirleşmenin hızlanması ile sanatçıların ve bilginlerin yoğunlaştığı merkezler meydana geldi. Bu merkezlerin ve sarayın etkisiyle Divan Edebiyatı gelişip güçlendi. Bu dönemde Divan Edebiyatı‘nda önde gelen ustalar şunlardı:
Ahmedi, Şeyhi, Fazli, Fuzuli, Hayali, Nefi ve Ruhi. Divan Edebiyatının en büyük düz yazı ustası ise Taşköprülüzade’dir.

XV. ve XVI. yüzyılda Halk Edebiyatı dalında Kaygusuz Abdal, Pir Sultan Abdal, Köroğlu gibi şairler yetişmiştir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-04-12, 16:59   #4
demirtawa

Varsayılan C: Osmanlı Devleti'nin Kısa Sürede Gelişimini Etkileyen Faktörler



Eğitim ve Öğretim
Medreseler (ilmi kuruluşlar): Öğrencinin ilim öğrendiği yer manasına gelen ve genel olarak orta ve yüksek öğrenim görülen eğitim-öğretim kurumlandır.

Bütün islâm dünyası ile eski Türk devletlerinde olduğu gibi Osmanlılarda da eğitim ve öğretim genel olarak medreselere dayanmaktadır. Ancak medreseler dışında, okullar da bulunurdu. Ayrıca medrese dışı yüksek öğretimin bir başka yeri de, çok teşkilâtlı bir saray üniversitesi olan Saray-ı Hümâyun’dakiEnderun idi.
İlk Osmanlı medresesinin, devletin adlî, askerî ve idari yapısını düzenlerken ilmî ve sosyal yapısını da ihmal etmemiş olan Orhan Bey (Gazi) zamanında, İznik’te cami imaretiyle birlikte yapıldığı bilinmektedir. İznik Medresesi (İznik Orhaniyesi) 1331′de yapılmış ve oraya o dönemin en büyük ilim ve fikir adamı Davut Kayseri en dolgun maaş olan günde otuz akçe ile müderris olarak tayin edilmiştir.
Osmanlı Devleti’nin sınırlan genişledikçe diğer şehirlerde de eğitim-öğretim kurumlan, ilmî ve sosyal kurumlar kurulmaktaydı. Nitekim, Orhan Bey, Bursa yi fethettikten sonra, 1335 yılında Bursa hisarındaki kiliseyi medreseye çevirtmiş, öğrenciler için odalar yaparmış ve buranın giderlerini sağlayacak vakfiyeler kurdurmuştur.
Orhan Bey’den sonra 1. Murat (Hüdavendigâr), Yıldınm Beyazıt, Çelebi Mehmet ve II. Murat gibi Osmanlı hükümdarları ile vezir ve beylerbeylerinin değişik yerlerde yaptırdıktan bu kurumlar, Osmanlı ülkesinde eğitim-öğretim ve ilim faaliyetlerini genişletmiştir.
Osmanlı eğitiminde yüksek seviyede eğitim ve öğretimi gerçekleştiren medreseler, kendilerinden önceki İslâm medreselerinde olduğu gibi, amaç ve hizmet bakımından genel ve ihtisas medreseleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
Kuruluş devrinin ilk dönemlerinde Osmanlı bilginleri çok az olduğu için Türkistan, Tebriz ve diğer İslâm ülkelerinden ve Anadolu beyliklerinden gelen ilim adamları medreselerde hocalık yaparlardı. Fakat kısa sürede Osmanlı ilim adamları da yetişerek bu sahadaki boşluğu doldurmuşlardır.
Medreseler, okutulan derslere göre ilk, orta ve yüksek olmak üzere birtakım derecelere ayrılmıştı. Bu medreselerde dinî (İslamî) ve müsbet bilimler okutulurdu. Bunların dışında, ihtisas medreseleri olan Darü’l Kurralar da vardı.
Dinî bilimlerden; Kur’an, hadis, fıkıh, kelâm tefsir, ferâiz, akaid, sarf ve nahiv; müsbet bilimlerden de, matematik, heyet (Astronomi), gramer, mantık, belâgat okutulurdu. Osmanlı Devleti’nin eğitim-öğretim ve ilim faaliyetlerinin temel taşı ve en mükemmel talim ve terbiye kurumu olan medreseler; bütün dünyaya örnek olacak din ve devlet adamı yetiştirirken, modern pedogojinin kabul ettiği metotları uygulamıştır.
Osmanlıların başarılarının doruğa ulaştığı dönem medreselerde okutulan yüksek din ve fen bilgilerinin tesiriyle, ilim ve medeniyette ileri oldukları dönemdir.
Özel bir durum olan yüksek zekâ ve kabiliyetli öğrenciler için de, enderun denen saray üniversitesinde eğilim ve öğretim veriliyordu.
Kültür: Osmanlı Devleti’nin kurulduğu tarihlerde, Anadolu’da. Selçuklulardan kalma bir kültür ve medeniyet vardı. Bu kültür, diğer İslâm devletlerinde olduğu gibi lslamî esaslara dayanmaktaydı. XIV. yüzyılın sonlarına kadar, Anadolu ilim alanında diğer İslâm ülkelerinin çoğundan geri durumdaydı. Bu sebeple Anadolu halkından olup da yüksek bir öğrenim görmek, kültürünü arttırmak isteyenler Türkistan, Mısır, Tebriz ve Şam’a giderdi.
Osmanlı devlet adamları, beyliğin kuruluşundan beri ilim ve fikir adamlarına saygı duymuş, onları danışma makamı olarak görmüş ve sürekli el üstünde tutmaya çalışmışlardır. Nitekim diğer ülkelerden, beyliklerden ilim ve fikir adamlarının, Osmanlı Devletini tercih edip orada yerleşmelerinin başlıca sebebi; kendilerine devlet adamlarınca gösterilen itibardır
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-04-12, 16:59   #5
demirtawa

Varsayılan C: Osmanlı Devleti'nin Kısa Sürede Gelişimini Etkileyen Faktörler

yukarıda paylaştığım ise diğer genişlemiş sebeplerdir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat