|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
|
|||||||
| Tarih ve İnkılap Tarihi Tarih Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banlandı
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 03-09-2007
Yaş: 27
Mesajlar: 2,378
Rep Puanı: 6279575
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Moğol Devleti, kurucusu ve şefi Cengiz Hanın kişiliğine de birçok şeyler borçludur. Göçebe feodallarden Yesügey bahadırın oğlu olan Temücin, 1155’de dünyaya gelmiştir. On yaşında iken yetim kalmış, refah ve kudretlerinin yok olması üzerine kardeşleriyle birlikte hemne hemen yoksul denecek bir duruma düşmüştür.
Çünkü annesi, aile başkanının ölümünden sonra yalnız geçim kaynaklarını değil, kendisini terkeden vasalların lüzumlu müzaharetini de kaybetmişti. Mukadderatının bütün ağırlığına ve felaketine rağmen, kişisel kabiliyeti ve olayların elverişli bir şekilde gelişmesi sayesinde, Temücin kısa bir süre içinde kaybettiği mallarını (sürülerini) elde etmeğe muvaffak olduğu gibi, göçebe feodalin en önemli kuvvetini teşkil eden nökerlerini de kazandı. Yaptığı birçok akınlardaki başarılarını siyasi olgunluğu ile sağlayan Temücin, etrafına topladığı muhafız kıtasıyla bütün Moğolistan’da ün kazandı. Kendine benzer birçok şefi yendikten sonra, ilk olarak, Kereyit hükümdarı Vang-hanla başarılı bir mücadeleye girişti. Bundan sonra en önemli ve en güçlü rakipleri olan Naymanlar ve Camuka ile mücadele etti. 1206’da Onon Irmağı boyunda Moğolistan’ın en seçkin göçebe feodallerinin iştirakiyle toplanan kurultayda Temücin, Cengiz Han (kağan) adıyla Moğol kağanı ilan edildi. Göçebe Moğol devletinin resmen bu tarihten itibaren faaliyete geçtiği kabul edilebilir. Göçebe Moğol feodal sisteminde bu devlet şöyle kurulmuştu: Keçe çadırlarda oturan oymakların, yani Moğol kavminin başında Cengiz Han kabilesi bulunuyordu. Bütün Moğol kavim ve kabileleri onun ulusu, oturdukları alan ise yurdu sayılıyordu. (A.Yu.Yakubovskiy, Altın Ordu ve Çöküşü, S.22) Cengiz zamanında Moğol ordusu nasıldı? “Moğol halkı, savaş zamanında onlara, yüzlere, binlere ve tümenlere (10.000) ayrılan bir ordu şeklini alır. Her asker muhtaç olduğu silah ve teçhizatı (bayrak, iğne, ip, yük ve binek hayvanları vb.) temin ederdi. Askerlerin getirdiği teçhizat daha yüksek rütbeli kumandanlar tarafından kontrol edilirdi. Erkeklerin askere alınması, cephe gerisinde kalan ailelerin han hazinesine verilecek vergileri ödemelerine engel olmazdı. Erkek askere gidince, evde ve ailede onun yerini kadın alırdı. Yasaya göre, ordunun toplanması için gereken emir çıktığı zaman, askerlik çağındaki erkeklerin hiç gecikmeksizin gösterilen yere gelmeleri lazımdı. Ordudaki disiplin göze çarpacak kadar sertti. Disipline riayet etmeyenler şiddetle cezalandırılırdı. Ağır bir suç işleyen askerler ve hatta en yüksek şefler (bin beyleri ve hatta tümen beyleri) derhal büyükler tarafından layık oldukları şekilde cezalandırılırdı. Yasa onluk sisteme göre teşkil edilmiş olan Moğol ordusunun bir özelliğini açık olarak belirtmiştir. Hiç kimse bir onluk, bir yüzlük veya binlik birlikten başka bir birliğe geçemez ve hiçbir şef geçilmesine müsaade edemezdi. Bu emre riayet etmeyenler cezalandırıldığı gibi, buna müsaade edenler de cezasız kalmazdı. Mesela, birincisi idam edilir, ikincisi ise zincire vurulurdu. Cengiz Han bilinçli bir şekilde savaşta askerlerini şiddete alıştırırdı. Yasaya göre, savaşta askerler yarı aç bırakılırdı. Çünkü ‘tok köpekten fena av beklenirdi’, yani tok askerden savaşta az yarar sağlanırdı. Edinilen ganimet, Cengiz Han’ın ordusunda özel bir kurala göre paylaşılırdı. Cengiz Han’ın çağdaşı men-hun’un anlattığına göre, ‘şehirlerin işgalini müteakip ganimetler şefler ve askerler arasında eşit nispetlerde taksim edilirdi. Ganimet ister büyük, ister küçük olsun, Cengiz Han’a takdim edilmek üzere bundan daima bir pay ayrılırdı.’ Yine Men-hun’un haber verdiğine göre, savaşta her askerin birkaç atı vardı. Atlar münavebe ile kullanılır ve bu suretle atlar yorulmaz ve telef olmazdı. (A.Yu.Yakubovskiy, Altın Ordu ve Çöküşü, S.61-62) Cengiz Han Türkçe biliyor muydu? “Çingiz Han, muhtemelen, yalnız Moğol ana dilini değil, aynı zamanda Türkçe’yi de biliyordu., halefleri ise daha başka lisan bilmekle beraber Moğolca’yı da iyice bilmekte idiler.” (Bertold Spuler, İran Moğolları, S.491) Cengiz Han hangi abeceyi aldı? “Çingiz Han tarafından ancak oldukça geç kabul edilen ve bidayette pek az kimse tarafından bilinen Uygur yazısı bugüne kadar Moğol dili için kullanıla gelmiştir.” (Bertold Spuler, İran Moğolları, S.595) NOT: Spuler’in bu yapıtı 1939’da basılmıştır. (b.n.) Cengiz Han oğlu Ögedey ile “resmi” avda “Kışın Çingiz Han ile oğlu Ögedey her sene resmi surette avlanırlardı. Bu avlanma üç ay sürerdi ve prenslerle kibarlar da bu ava iştirak ederlerdi. Çingiz Han’ın av sahası Almalığ havalisi idi. Ögedey Karakorum’da etrafı duvarla çevrilmiş hususi bir avlanma parkı tesis etmişti. Bu gibi avlar ve hatta sürek avları sonradan da yapılırdı. … Çingiz Han öğlu Cuci’yi kuşçubaşı tayin etmiş ve av için bir talimatname vücuda getirmişti. Bu talimatnameye göre avcılık Moğollar’la Türkler için hususi ve kibar bir meşgale teşkil ediyordu; nitekim Avrupa’da da ortaçağda ve daha sonraları böyle idi. En sevilen av nevi doğan ile yapılandı; bu, bilhassa kuşları ve tavşanları tutmak içindi; fakat tilki, çakal, yaban eşeği de öldürülürdü. İlk defa ava çıktıkları zaman delikanlıların parmakları kana ve yağa bulaştırılarak o güne hususi ve kutsal bir önem verilirdi.” (Bertold Spuler, İran Moğolları, S.457) Cengiz Han’ın ordusunda Türk var mıydı? “Çingiz Han ordusu askerlerinden birçoğu Türktüler. İbn-al-Asir yarıdan daha fazlasının Türk olduğunu söyler. Nitekim Çingiz Han ordusu Semerkand’ı fethettikten sonra, Hvarizm-Şah’ın Türk müdafilerini, fatihlerle aynı ırka mensup oldukları için korumuş olmaları buna bir misal teşkil eder.” (Bertold Spuler, İran Moğolları, S.495) 1990 yılında Moğollar Cengiz Han’ın anısına dönüyor… Tarih 16.Ağustos.1990 Perşembe. “Bütün Ulan Bator Hentiy’e akıyor. Otobüsler, kamyonlar, cemseler, özel arabalar ve atlılar akın akın doğuya gidiyor. Gözümün önünde Amerikalılar’ın batıya akışı canlanıyor. Tıpkı kafileler halinde batıya hücum eden Amerikalılar gibi bugün de Moğollar doğuya, hep doğuya hücum ediyorlar. Bu bakir ve uçsuz bucaksız alanlarda, daha önce Karakurum yolnuda hiç rastlamadığımız yoğun bir trafik var. Bu otomobiller ve insan akını, Moğolistan’da yepyeni bir ruhun başlangıcını haber veriyor. Kısaca buna ‘Cengiz Han’a dönüş’ Hareketi diyebiliriz. Tepelerde ‘ovo’lar dağ kültünün sembolleri. Kutsal sayılan tepelere, taşlar yığılıyor. Taşların ortasında bir çubuk; çubuğun üzerinde bezler, çaputlar var. Her gelen ovoya bir taş veya başka bir şey atarak ilavede bulunuyor. Kutsal ovolara adaklar adanıyor, kurbanlar kesiliyor. … Nihayet Hentiy Aymağı’nın Delger Haan şehrine geliyoruz. Aman allahım, bu ne manzara! Dağlar taşlar çadırlarla dolu. Beyaz Moğol çadırları, mavi-beyaz süslemeli. Dikdörtgen şeklinde, marki denilen tarihi Moğol çadırları ve her millete ait, rengarenk, irili ufaklı kamp çadırları. Kilometrelerce mesafelik bir alana yayılmış. Müthiş bir hareket! İnsanlar oradan oraya koşuşuyor. Çadırların arasından atlılar geçiyor. Kamyonlara yüklenmiş yiyecekler satılıyor. Zaman zaman helikopterler uçuyor.” Timur ve Cengiz orduları arasındaki fark nedir? “Timur’un ordusu da bir milis kuvveti idi. Ancak bu ordu, Cengiz Han devrinde olduğu gibi, genel bir mahiyet taşımazdı. Timur Devleti’nin feodal karakterine uygun olarak, bu milis kuvvetleri geniş göçebe kuvvetlerini kucaklamakla beraber, yerleşik halkın sayısı kesin olarak tespit edilirdi. Bunların sayısı yukarıdan gelen açık emre ve yerli şartlara istinaden, her defa yerli hükümdarlar tarafından tayin edilirdi. Timur’un milis kuvvetleri ile Cengiz Han ordusu arasındaki belli başlı farklardan biri de, Timur Ordusu’nda süvari birliklerinin yanında piyade kuvvetlerinin büyük rol oynamasıdır. Timur’un düşmanlarıyla yaptığı bütün büyük muharebelerin tasvirinden anlaşılan bu cihet, Timur Devleti’nin feodal karakterine tamamıyla uygundur. Piyade askerler, genel olarak köylü ve esnaf arasından alınırdı. Bu sonuncular, yalnız koçbaşı ve sair kuşatma makinelerini ve muhtelif savunma silahlarını kullanmak için askere alınırdı.” (A.Yu.Yakubovskiy, Altın Ordu ve Çöküşü, S.161-162) kaynak: turkleronline.com |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com