Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 04-01-07, 12:45   #1
Orcнυη

Varsayılan Siyasal Bilimler-AB Güvenlik Ve İşbirliği Teşkilatı(AGİT)


AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI (AGİT)

I. TEŞKİLATIN EVRİMİ

A) Konferans Dönemi

AGİK (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı)

Helsinki Nihaî Senedi

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK), Soğuk Savaş koşullarındaki Avrupa'da gerginliğe son ve*rilmesi, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve katılan devletler arasında bu amaca yönelik işbirliğinin geliştiril*mesi düşüncesiyle 1973 tarihinde Helsinki'de başlatılmıştır. Soğuk Savaşın sebep olduğu iki kutuplu ortamda bir müddet sonra yaşanmaya başlayan yumuşama dönemi, (Detente) ifadesini, bir "modus vivendi" özelliğinde, ancak gelecek için imkânları açık bırakan bir yaklaşımla, AGİK Çevresinde bulmuştur.
35 ülkenin Devlet ve Hükûmet Başkanlarınca 30 Temmuz-1 Ağustos 1975 tarihlerinde Helsinki'de düzen*lenen 2irve Toplantısı'nda imzalanan Helsinki Nihaî Senedi, sınırların ihlâl edilmezliği ilkesiyle, başta SSCB olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinin endişelerini ve beklentilerini karşılarken, halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkı, kuvvete başvurmama, insan hakları ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesi alanında getirdiği yükümlülükler ile de batılı ülkelerin istek ve hedeflerine cevap vermiştir. Helsinki Zirvesi'nde ülkemizi Başbakan olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel temsil etmiştir.
AGİK süreci, Nihaî Senedin kabulünden sonra belirli aralıklarla düzenli izleme, yükümlülükleri gözden geçirme toplantıları ve ara dönemler için planlanan seminer ve konferans gibi faaliyetlerle sürdürülmüştür. İzleme toplantılarında, katılımcı devletlerin AGİK yükümlülüklerini yerine getirme durumlarının gözden geçirilmesi sürecin geliştirilmesi ve daha etkili kılınması için gerekli kararlar alınması amaçlanmıştır.
B) KURUMSALLAŞMA SÜRECİ

AGİK 1990 Paris Zirvesi ve Paris Şartı

Doğu Avrupa ülkelerinde ya~anan hızlı değişim dikkate alınarak, SSCB lideri Gorbaçov'un önerisi üzerine 19-21 Kasım 1990 tarihleri arasında, Paris'te Devlet ve Hükûmet Başkanları düzeyinde AGİK'in ikinci zirvesi düzenlenmiştir. Zirve toplantısında, Avrupa'da yaşanan tarihî gelişmeler karşısında, Nihaî Senedin hükümleriyle temel ilkelerinin teyidi, AGİK sürecinin tüm boyutlarıyla daha ileriye götürülmesi, sürece ivme ve kapsan kazandırılması ve bunun için gerekli mekanizmaların oluşturulması sağlanmıştır. Paris Zirvesi bu nedenle AGİK için önemli bir dönüm noktası teşkil etmiş ve Paris Şartı'nın kabulü ile AGİK bir konferans süreci olmaktan çıkartılıp, kurumsallaşmanın ilk adımları atılmıştır.
Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı

AGİK/AGİT'in kurucu belgesi olarak kabul edilen Helsinki Nihaî Senedi'nin ardından imzalanan en önem: belgenin Paris Şartı olduğu söylenebilir. Paris Şartı'nın ilk paragrafında, "The era of confrontation and division of Europe has ended" cümlesiyle Soğuk Savaşın ve Avrupa'nın bölünmüşlüğünün sona erdiği ve Avrupa'da karşılıklı saygı ve işbirliğine dayalı yeni bir dönemin başladığı ilân edilerek, demokrasi, insan hakları, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlılık taahhüdünde bulunulmuştur. Şartın, "Gelecek için Rehber İlkeler” başlıklı bölümünde Soğuk Savaş döneminde diğer konuların gölgesinde kalan yeni konulara dikkat çekilmişti. Örneğin, diğer hususlar arasında göçmen işçiler meselesi ilk kez ayrı başlık altında ele alınmış, meselenin ekonomik, kültürel ve sosyal boyutunun yanı sıra, insanî boyutunun da olduğu kabul edilmiş, insanî boyut bölümün de ise ırkçılık, ayrımcılık ve yabancı düşmanlığına karşı ortak mücadele edileceği yönünde taahhütte bulunu muştur.
AGİK Helsinki Zirvesi ve 1992 Helsinki Belgesi

AGİK'in bugünkü faaliyetleri ve yapısı bakımından Helsinki Zirvesi (9-10 Temmuz 1992) ve Zirve'de kabul edilen "1992 Helsinki Belgesi" önemli bir yer tutmaktadır. Gerek Helsinki Nihaî Senedi'ni ( 1975), gerek Paris Şartı'nı teyid eden 1992 Helsinki Belgesi, Soğuk Savaşın sona ermesiyle yeni sorunlar ve belirsizliklerin ortaya çıktığına işaretle, AGİK'e söz konusu "değişimin idaresi" görevini vermiştir. Bu Çerçevede, AGIK bir diyalog, müzakere ve işbirliği forumu olarak, bir yandan güvenlik alanında silâhların kontrolü, diğer yandan siyasî alanda Çatışmaların önlenmesi ve buhran yönetimi araçlarıyla, Avrupa'nın yeni yapısına barışçı yoldan geçişe katkıda bulunmaya aday olmuştur. Helsinki'de ayrıca, Avrupa'nın güvenliğinin bölünmezliği, siyasî, askerî, ekonomik, insanî ve Çevre boyutları ve "kapsamlı güvenlik" kavramı tekrar vurgulanmış ve insanî boyut Çerçevesinde taahhütlerin münhasıran devletlerin iç işlerini ilgilendiren bir mesele olmadığı ve bu konunun doğrudan ve meşru olarak tüm katılımcı devletlerin ilgi alanına girdiği kabul edilmiştir. Ayrıca, Orta Asya Cumhuriyetleri da*hil Sovyetler Birliği ardılı devletleri de kapsayan AGİK'in Vancouver'dan Vladivostok'a kadar uzanan bir ortak değerler topluluğu olması hedeflenmiştir.
Helsinki Belgesi ayrıca, İnsanî Boyut, Barışı Koruma, Ekonomik İşbirliği, Çevre ve Akdeniz ülkeleriyle ilişkiler gibi çeşitli konularda rehber niteliğinde hükümler ortaya koymuştur.

AGİK'ten AGİT'e - 1994 Budapeşte Zirvesi

Budapeşte Zirvesi'nde AGİK bir konferans olmaktan çıkıp örgüt niteliği kazanmıştır. Budapeşte kararları uyarınca, Daimî Konsey AGİT'in düzenli karar merciî olarak saptanmış, ayrıca bu kararlarda AGİT'in geçmiş teki tüm AGİK ilkeleri temelinde Çatışma önleme, buhran yönetimi etkinliklerinin geliştirilmesi vurgulanmıştır.
Budapeşte'de kabul edilen güvenliğin siyasî-askerî yönlerine ilişkin Davranış İlkeleri Rehberi (DIR) (Code of Conduct) AGİT'in son yıllarda normatif alandaki en büyük başarılarından biri olarak değerlendirilmektedir.

AGIT Lizbon Zirvesi

AGİT Lizbon Zirvesi 2-3 Aralık 1996 tarihlerinde toplanmıştır. Zirve'de ülkemizi 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel temsil etmiştir. Lizbon Zirvesi, 55 üye ülkeyi Çağdaş ortak değerler üzerinde birleştiren bir forum ve AGİT'in uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik olumlu bir adım teşkil etmiştir. Burada, ayrıca demokratik ilkelere ve insan haklarına saygının güvenlik ve işbirliği ortamının yaratılması için temel unsurlar olduğu teyid edilmiştir.
Lizbon Zirvesi'nde Avrupa'nın ortak güvenliğine ve AGİT güvenlik modeline ilişkin konular ele alınmıştır. Bu meyanda, güvenliğin bölünmezliği, başta terörizm olmak üzere ortaya Çıkan yeni risk ve tehditlere karşı or*tak mücadele gereği, AGİT ilke ve yükümlülüklerine uyulmasının önemi ve AGİT'in insanî, ekonomik ve askerî alanlardaki faaliyetleri gibi hususlar görüşülmüştür.
Zirve'de buna ilâveten, güvenliğe olumsuz etkileri bulunan bazı sorunlara da değinilmiştir. Bosna-Hersek Yukarı Karabağ, Çeçenistan ve Kosova gibi AGİT gündemindeki bölgesel sorunların çözümü için teşvik edici yaklaşımların benimsenmesi gereği vurgulanmıştır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın bundan sonraki AGİT Zirvesi'nin İstanbul'da gerçekleşmesi yolundaki teklifi de nihaî belgeye girmiştir.

II. Güvenlik Boyutlarındaki Gelişmeler

AGİT'e taraf devletler arasında itimadın geliştirilmesi ve askerî faaliyetlerde şeffaflığın sağlanması ve böylece askerî Çatışma tehlikesinin giderilmesi düşüncesiyle kabul edilen ilk nesil güven ve güvenlik arttırıcı ön*lemler Nihaî Senet'de yer almış ve bunlar daha sonra 1986'da Stokholm'de toplanan Avrupa'da Silâhsızlanma Konferansı (ASK) ve Viyana'da gerçekleştirilen ve 1990, 1992 ve 1994 Viyana Belgelerinin kabulü ile sonuçlanan Güven ve Güvenlik Arttırıcı Önlemler (GGAÖ) müzakerelerinin temelini oluşturmuştur. Bu sürecin en önemli sonucunu 1992 yılında yürürlüğe giren Avrupa'da Konvansiyonel Silâhlı Kuvvetler Antlaşması'nın (AKKA) imzalanması teşkil etmektedir. İstanbul Zirvesi'nde AKKA Antlaşması'nın adaptasyonu tamamlanarak Devlet Başkanlarınca imzalanmıştır.

III. Türkiye ve AGİT

Türkiye, AGİT'in tüm aşamalarında yer almış bir ülke olarak bu örgütün Avrupa Güvenlik Mimarisi içinde gelişimini yakından izlemektedir. Güvenliğin bölünmezliği ve çok boyutluluğu ilkelerine verilen önem çerçevesinde de Türkiye AGİT'in sorunlara yaklaşımının bu ilkeler temelinde gelişmesini desteklemektedir. AGİT'in esnek hareket kabiliyeti, oydaşmaya dayanan karar alma usulü, siyasî bağlayıcı yapısı, coğrafî bölgesinin genişliği AGİT'in ülkemiz için önem taşıyan özellikleridir. Türkiye, bağımsızlıklarının akabinde başta Orta Asya ülkeleri olmak üzere tüm BDT ülkelerinin AGİT'e katılımını da bu bakış açısı ile desteklemiştir.
Türkiye, AGİT bünyesinde AB üyesi olmayan, ancak NA'I'0 kapsamında Avrupa askerî mimarisinin önem bir unsurunu oluşturan bir ülke olarak AGİT'te de gerek bölgesel gerek evrensel barış ve istikrar için doğru olduğuna inandığı adımları açıkça savunmak yeteneğine ve gücüne sahiptir. Maddi katkı oranının yüzde 1 olması ve AGİT kurum ve yapılarında istenilen düzeyde personelin bulunmamasına karşın, ülkemiz AGİ'I'te AB, ABD, RF, Kanada, Norveç gibi dünya siyasetine yön veren ülkeler ile kimi zaman işbirliği kimi zaman pazarlık yolları ile alınan kararlarda söz sahibi olabilmektedir. AGİT'in güvenlik boyutlarının (siyasî-askerî, insanî boyut, ekonomik boyut) her üçü de ülkemizin çıkarlarını yakından ilgilendiren gelişmelere sahne olmaktadır. Ayrıca Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya gibi ülkemizi yakından ilgilendiren bölgelerde ortaya çıkan sorunlar ve bu bölgelere AGİT'in eli en rolü de Türkiye'nin AGİT bünyesindeki çıkarlarının ve rolünün yeniden tanımlanmasına yol açmaktadır.
AGİT, Kuzey Amerika'yı, Batı Avrupa'yı ve tüm Avrasya'yı kapsayan geniş bir coğrafyada yer alan 54 ülkenin oluşturduğu etkin ve önemli bir teşkilâttır. Soğuk Savaş döneminde iki zıt ideolojik kutup arasında bir diyalog forumu olarak global yumuşamaya büyük katkıları olmuş ve 1990'dan sonra demokrasi, insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa zemininde yeni bir dayanışmanın tüm Avrupa'ya hâkim olması ile sonuçlanan süreçte önemli rol oynamıştır.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlıklarını kazanan cumhuriyetlerin de katılımıyla üyelik kompozisyonu zenginleşen AGİT, sonraki dönemde ortaya çıkan bölgesel çatışmalara zamanında müdahale edememesi nedeniyle doğan trajedilere engel olamamışsa da, bu ihtilâtlara barışçı çözümler bulmaya eğilimi, bu amaçla yeni mekanizmalar oluşturulmasını sağlamış ve birçok bölgeye AGİT misyonları gönderilmiştir. Bunlar her yerde derhal somut sonuçlar vermemişse de, bugün çözüm yoluna girmekte olduğuna dair olumlu işaretler aldığımız Balkanlar'daki ve Kafkaslar'daki ihtilâflarla ilgili uzun vadeli, sabırlı çabalar sürdürülmüştür. Bu itibarla, AGİT'in Balkanlar’dan Kafkasya ve Orta Asya'ya uzanan bölgenin barış ve istikrarında oynamakta olduğu olumlu rol inkâr edilemez bir gerçektir.
Türkiye, AGİT'e 1975'te Helsinki Süreci'nin başlangıcından itibaren önemli katkılar yapmıştır. Türkiye bu* gün de bölgesel konumuyla, AGİT üyesi ülkelerin pek çoğuyla olan tarihî, kültürel bağlarıyla ve uluslararası topluluğun barış harekâtlarına yaptığı katkılarla AGİT'teki yapıcı rolünü sürdürmektedir.
AGİT önümüzdeki yüzyılda da önemli bir teşkilât olarak varlığını sürdürecektir. AGİT içerisindeki etkinliğimizin artmasının hem ulusal, hem de bütün AGİT camiasının çıkarlarına uygun olduğuna şüphe yoktur. Zira Türkiye'nin dış politikasındaki temel önceliği barışa hizmet etmektir.
İstanbul Zirvesi, 20. Yüzyılın son büyük uluslararası diplomatik etkinliği olmuştur. 54 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının yanı sıra, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Kofi Annan da ülkemize gelmiştir. İstanbul Zirvesi içerik bakımından AGİT'in belki de en zengin zirvesi olarak nitelenebilir. Zira İstanbul Zirvesi'nde AGİT'in gelecek 10 yıl faaliyetini yönlendirecek Güvenlik Şartı, AKKA'nın adaptasyonu, Güven Arttırıcı Önlemler'e dair Viyana Belgesi'nin modernizasyonu ve bir de AGİT üyelerinin güncel konulara bakışını yansıtan İstanbul Bildirisi kabul edilmiştir. Söz konusu belgelerin kabul edilmesinin yanı sıra, İstanbul, önemli bir* çok ikili ve Çok taraflı temas ve görüşmeye ev sahipliği yapmıştır. 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’in AGİT 1996 Lizbon Zirvesi sırasında yaptıkları öneri üzerine gerçekleşen İstanbul Zirvesi ülkemizin siyasî tanıtımı açısından da Çok önemli bir fırsat teşkil etmiştir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-09-08, 09:53   #2
gfew

Varsayılan C: Siyasal Bilimler-AB Güvenlik Ve İşbirliği Teşkilatı(AGİT)


paylaşım için teşekkürler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-09-08, 18:52   #3
ahmetksn

Varsayılan C: Siyasal Bilimler-AB Güvenlik Ve İşbirliği Teşkilatı(AGİT)


paylasim icin saol
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-11-08, 00:02   #4
CL 65 AMG

Varsayılan C: Siyasal Bilimler-AB Güvenlik Ve İşbirliği Teşkilatı(AGİT)


AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI (AGİT)

1-AGİK’in kuruluşu ve Helsinki Nihai Senedi

AGİK, Rusya’nın girişimiyle 1975 yılında Helsinki’de bir araya gelen devlet ve hükümet başkanlarının imzaladıkları “Helsinki Nihai Senedi” diye adlandırılan bir anlaşma ile doğmuştur. AGİK’in açılımı “Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı”dır. İngilizce adı ise, “Conferance for Security and Cooperation in Europa- CSCE” dir(Uras,1999:7).

Çeşitli alanlarda bir dizi anlaşmadan oluşan Helsinki Nihai Senedi’ne Arnavutluk dışındaki bütün Avrupa devletleri ile Türkiye dahil, ABD ve Kanada da olmak üzere 35 ülke imza koymuştur(Ana Britanica, 1993:10/559). Bu senet Avrupa’da II. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan sınırları dokunulmaz olarak kabul etmekte ve anlaşmaya imza atan ülkelerin insan haklarına temel özgürlüklere saygı göstermelerini, bilim, kültür ve başka alanlarda işbirliği yapmalarını içerrmekteydi.(Ana Britanica,1993:3/15).

Bu konferanslarda (AGİK) alınan kararların, imzalanan nihai senetlerin ülkeleri bağlayıcı bir özelliği yoktur(Yeni Rehber Ansiklopedisi:1995:3/33).

SSCB, 1950’ lerden beri Doğu Avrupa’da egemen olması için yaptığı savaşları meşrulaştırmak ve Avrupa’nın güvenliği ile ilgili bir konferans düzenlenmesini istiyordu. SSCB’nin temel amacı, sınırların ihlal edilmezliği ve devletlerin içişlerine müdahale edilmemesi üzerine sağlanacak güvenceler aracılığıyla, Avrupa’nın savaş sonrası statükosu içindeki yerinin uluslararası düzeyde kabul edilmesiydi. Doğu-Batı ilişkilerinin geliştirilmesi ve ülkeler arasında haber akışının serbestleştirilmesi gibi konuları gündeme getirmek için bir fırsat olarak görüyordu. 1969’ da Varşova Paktı’nın konferans konusundaki getirdiği öneri, NATO tarafından da ilke olarak benimsenmişti. Bu doğrultuda elçilik düzeyinde görüşmeler Helsinki’de ancak 1972 yılında başlatılabilmişdi. Daha sonraki günlerde gündemi şu dört konu oluşturmaktaydı:

Avrupa’nın güvenliğine ilişkin sorunlar,
Ekonomi, bilim, teknoloji ve çevre konularında işbirliği,
İnsani ve kültürel alanlarda işbirliği,
Konferans hazırlıkları.

Haziran 1973’te Helsinki’de Dışişleri bakanlarının bir araya gelmesinden sonra bir anlaşma taslağı hazırlamak üzere Cenevre’de komiteler toplandı ve çalışmalar Eylül 1973’ten Haziran 1975 ‘e değin sürdü(Ana Britanica, 1993:10/559).

AGİK üç kademede gerçekleşti. İlk toplantı 3-7 Temmuz 1973’te Helsinki’de organize edilmiş olup dışişleri seviyesinde yapılmıştır. İkinci toplantı 18 Eylül 1973 ‘ten 7 Temmuz 1975 ‘e kadar sürmüş olup, bu süre içerisinde uzmanlar konferans belgesinin taslağını hazırlamışlardır. Üçüncü toplantı ise 31 Temmuz-1 Ağustos 1975’te Helsinki’de organize edilen doruk toplantısı olmuştur. Bu son toplantıya 35 ülkenin devlet veya hükümet başkanları katılmışlardır. Toplantı sonunda hazırlanan ve Helsinki Nihai Senedi olarak bilinen belge imzalanmıştır.

Bu belgede imza altına alınan ilkeler şunlardır

- Egemen eşitlik ve egemenliğe saygı,
- Kuvvet kullanmaktan veya kuvvet kullanma tehdidinden kaçınma,
- Sınırların ihlal edilmezliği,
- Devletlerin toprak bütünlüğünün korunması,
- Anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümü,
- İçişlere karışmama,
- İnsan hakları ve temel özgürlüklere saygı,
- Halkların eşit haklarından ve kendi kaderlerini tayin hakkından yararlanması,
- Devletler arasında işbirliği,
- Uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerin iyi niyetle yerine getirilmesi.

Bu belgede ekonomiyi ilgilendiren maddeler ise şunlardır:

İşletme kurma ve ekonomik faaliyetlere ilişkin kararlarda bağımsızlık,
Bireylerin ekonomik faaliyete katılmasında özgürlük,
Üretim araçlarına ulaşmada, hammadde temininde ve personele ilişkin kararları almada serbest olma,
kamu ve özel sektör işletmelerine rekabet edilebilmeleri için eşit muamele,

Bu makro önlemlere ek olarak finans ve hukuk alanlarında aşağıdaki düzenlemeler teklif edilmiştir.

Modern bankacılık sisteminin geliştirilmesi,
Çifte vergilendirme sistemini engellemek için ikili vergi anlaşmaları yapılması ve amortisman konusunda ortak uygulamanın benimsenmesi,
Piyasa ekonomisi modeline uygun şirketler hukukunun düzenlenmesi,
İş hukukunun yeniden gözden geçirilmesi,
İşletmeler arası anlaşmazlıklar olduğu takdirde uluslar arası hakemlik sistemine başvurulması,
Üye ülkelerdeki ulusal hukuk sistemlerinin mahkeme kararlarının tanınmasını sağlayacak şekilde düzenlenmesi.

AGİK’te tartışılan konular SEPET adı verilen üç bölümden meydana gelmektedir. Birinci sepet te güvenlik. İkinci sepet te ekonomik işbirliği. Üçüncü sepette ise insan haklarına yönelik konular ele alınmaktadır.

AGİK’in uzun süreli tesirli olması için 1975 ‘te konferansa katılan 35 devlet, düzenli olarak bir araya gelme kararı almışlardır. Bu karardan sonra ilk toplantı Ekim 1977- Mart 1978’te Belgrad’da olmuştur. İkinci konferans 1980 Kasım’ında Madrid’de güç şartlar altında toplanmıştır. Çünkü bu tarihlerde Sovyetler Birliği’nin Afganistan’a mudahalesi dolayısıyla, Helsinki Nihai Senedi’inde geçen şartlara uymayışı sebebiyle, konferansın toplanmasını istememiştir. Buna rağmen AGİK konferansı toplanmış ve dünya meseleleri derinlemesine tartışılmıştır. 1981 ve 1982 yıllarında AGİK toplantıları yapılamamış. Üçüncü olarak ise AGİK izleme toplantısı 1986 yılında yapılmıştır.

19-21 Kasım 1990 tarihlerinde 34 ülkenin katılımıyla Paris’te yapılan AGİK zirve toplantısı sonucunda 21 Kasım 1990 tarihinde ‘Paris Yasası’ diye bilinen belge imzalanmıştır. Bu zirvede Avrupa Konvansiyonel Kuvvet Antlaşması (AKKA) olarak bilinen silahsızlanma antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre ülkeler belli bölgelerde ve de özellikle sınırlarda bulunduracakları silahlı kuvvetler için kendi kendilerine tavan koymuşlardır. Örneğin, Rusya Kuzey Kafkasya’da (Çeçenistan’da) üstlendireceği zırhlı araç sayısını 2140 olarak sınırlamayı kabul etmiştir.

Daha sonra “Viyana Belgesi” ile daha ileri sınırlamalar getirilmiştir. Örneğin, ülkeler 9000 askeri aşan askeri faaliyetleri 9 gün önceden birbirlerine bildirmeyi kabul etmiştir. Asker sayısı 13000 aşan hareketlerde gözlemci çağırmak zorunluluğu getirmiştir.

Bu antlaşmayla Avrupa’da çatışma ve bölünme dönemi sona ermiştir. Paris’teki AGİK zirvesi Soğuk Savaş’ı noktalayan toplantı olarak değerlendirilmektedir.

9 Temmuz 1992 tarihinde Helsinki’de 51 ülkenin katılımıyla bir zirve toplantısı daha yapılmıştır. Bu toplantıda Bosna-Hersek’te sırpların katliamını durdurmak ve Avrupa’da barışı idame ettirme konusunda devlet ve hükümet başkanları çeşitli görüşlerini açıkladılar. Bu konferans da Yugoslavya’nın üyeliği askıya alınmıştır.






2. AGİT süreci

Doğu Blok’unun çökmesi ve de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin dağılmasından sonra toplanan Budapeşte Zirvesi’nde AGİK’in adı değişmiş, AGİT olmuştur. Buna rağmen AGİT uluslararası hukuk açısından hükmü şahsiyete kavuşturulamamıştır(Uras,1999:7).

AGİT açılımı “Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı”dır. İngilizcesi ise “Organization for Security and Cooperation in Europa- OSCE”dir. AGİT’in babası AGİK’tir.(Uras, 1999:7).

Nihai Senet, uluslararası hukuk açısından bağlayıcı bir belge değildir. Siyasi bağlayıcılığa sahiptir. AGİT belgelerinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmekten kaçınılması veya ihlal edilmesi, devletlere hukuken bir sorumluluk getirmektedir. Ancak devletler, gerek diğer devletler, gerek kamuoylarında doğabilecek tepkiler sebebiyle yükümlülüklere aykırı hareket etmekten kaçınmaktadırlar.

AGİT’in bugün Yugoslavya dışında 54 üyesi vardır. Yugoslav Federal Cumhuriyeti’nin üyeliği 1993 yılında Kıdemli Memurlar Komitesi (yeni adıyla Üst Seviyeli Konsey) tarafından, anılan devlet Bosna-Hersek sorununda AGİT yükümlülüklerine aykırı davranmaya devam ettiği gerekçesiyle askıya alınmıştır.

AGİT bölgesine olan yakınlıkları, kültürel, ekonomik, tarihi ve siyasi ilişkileri sebebiyle, Akdeniz ülkeleri (İsrail, Mısır, Fas, Tunus ve Cezayir) ile Japonya ve Kore Cumhuriyeti, AGİT üyesi olmamakla beraber AGİT içinde özel bir yere sahiptirler.

AGİT’in yakın işbirliğinin bulunduğu bazı uluslar arası kuruluşların temsilcileri ile Hükümet Dışı Kuruluşlarda belli başlı AGİT toplantılarına katılmakta ve söz hakkına sahip bulunmaktadırlar.

AGİT’te kararlar oybirliği ile alınır. Kapsamlı siyasi taahhütler üreten bir forum olarak AGİT’in oybirliği ilkesinden vazgeçmesi zordur. AGİT’in etkin bir kurum haline gelebilmesi, AGİT bölgesindeki sorunların çözümü için taraf devletlerin gerekli siyasi iradeyi göstermeleri ve ihtiyaç duyulan mali kaynak ve personeli sağlamalarıyla doğrudan ilişkilidir.




3. AGİT’e Üye Olan Ülkeler

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri , Andora, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Beyaz Rusya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Fransa, Finlandiya, Gürcistan, Hırvatistan, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda , Hollanda, Kanada, Kazakistan, Kıbrıs, Kırgızistan, Letonya, Lihtenstayn, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldova, Monako, Norveç, Özbekistan, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, San Marino, Slovakya, Slovenya, Tacikistan, Türkmenistan, Türkiye, Ukrayna, Vatikan ve Yunanistan’dır.

4. AGİT’in Teşkilat Yapısı ve İşleyişi

Bakanlar Konseyi : Her yıl bir defa olmak üzere Dışişleri Bakanları seviyesinde toplanmaktadır. AGİT’in en önemli karar alma ve yürütme organıdır.

Daimi Konsey: AGİT teşkilat yapısı içerisinde daimi görev yapan,olağan siyasi danışma ve karar alma organıdır. Haftada bir defa Viyana’da Daimi Temsilciler seviyesinde toplanır. Gerektiği zaman olağanüstü toplantılar da yapabilirler.

Genel Sekreter: AGİT’ in yönetim noktasında(idari işlerden) sorumlu olan, yöneten kişisidir. Aynı zamanda AGİT Dönem Başkanlığı’nın en yakın yardımcısıdır. Diğer uluslararası kuruluşlarda görüldüğünün aksine AGİT’e esas sorumluluk Dönem Başkanına verilmiştir.

Dönen Başkanı: AGİT’in icra makamıdır. Bir önceki ve bir sonraki Dönem Başkanlarının da katılmasıyla oluşan Troika, Başkana yardımcı olur. Dönem başkanlığının görev süresi 1 yıldır.


İzleme ve Zirve Toplantıları: AGİT’e üye olan ülkelerin Hükümet veya Devlet Başkanları iki yılda bir düzenlenen Zirve Toplantıları ile bir araya gelerek bu kuruluşun gelecekteki görev ve yetkilerine ilişkin kararlar alırlar.

Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiseri : Bu birimin oluşturulmasına 1992 yılında yapılan Helsinki Zirvesinde karar verilmiştir. Soğuk savaşın sona ermesinden sonra AGİT Bölgesinde silahlı çatışmalara dönüşme eğilimi taşıyan milli azınlık sorunlarının erken bir aşamada önlenmesi ve barışçı yoldan çözümlenmesine katkıda bulunmak, Yüksek Komiserin başlıca görevidir. Yüksek Komiser, üst yazıyla ve oybirliğiyle atanır.

AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu(ODIHR): Merkezi Varşova’ da olan bu birim 1990 Paris zirvesin de komünist rejimini terk eden ülkelerde yapılması öngörülen serbest seçimlere ilişkin yükümlülüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla Serbest Seçimler Bürosu adı altında kurulmuştur. Büro daha sonra insan hakları ve demokrasi konularını da içerecek şekilde genişlemiştir. AGİT’ in insani boyutunun başlıca organıdır.

AGİT Parlamenterler Asamblesi: Avrupa güvenlik ve işbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi (AGİT-PA) kuruluş çalışmalarına ilişkin Madrid Konferansının (2-3 Nisan 1921) Nihai kararları çerçevesinde 3-5 Temmuz 1992 tarihlerinde Budapeşte’de düzenlenen birinci Genel Kurul toplantısında faaliyetlerine başlamıştır. AGİT-PA 312 üyeden oluşur. Türkiye 8 parlamenterlerle temsil edilmektedir. Budapeşte toplantısında Asamblenin Kopenhag da küçük bir sekreter yazısının oluşturulması kararlaştırılmıştır.

AGİT-PA’nın, Heyet Başkanları ve Büro’nun üyelerinden (AGİT-PA Başkanı, Başkan Yardımcıları ve Muhasip) oluşan Daimi Komitesi (Standing Committee) dışında AGİT’in üç boyutundaki sorunları izleyen üç komitesi vardır. Bunlar;
Demokrasi, İnsan Hakları ve İnsani Sorunlar Komitesi
- Politik İşler ve Güvenlik Komitesi,
Ekonomik İşler, Bilim, Teknoloji ve Çevre Komitesi.

Çatışmaları Önleme Merkezi: AGİT Bölgesinde çatışma riskini azaltmak amacıyla kurulmuştur. Görevi, güven ve güvenlik artırıcı önlemlerin uygulanmasına destek vermektir. Merkezi Viyana’dadır.

Bunların dışında Güvenlik ve İşbirliği forumu ile Ekonomik forumlar oluşturulmuştur. Günümüzde AGİT’in ilgi alanına girmeyen konu kalmamış gibidir. Bir ara NATO’nun yerini alacağı söylenmiştir. Bosna-Hersek ve Kosova çatışmasında devreye girmiştir. Dağlık Karabağ ve Çeçenistan işinde Ruslarla karşı karşıya gelmiştir. Azerbeycan-Ermenistan arasındaki anlaşmazlıkta arabuluculuğa soyunmuştur.

AGİT’in son olarak Türkiye’de yapmış olduğu zirvede “İstanbul Şartı” imza edilmiştir. Bu toplantıda Rusya Federasyonu’nun gündeme getirdiği Avrupa Güvenlik Şartı çerçevesinde AGİT’in yeni yüzyılda hangi konularda nasıl etkinlik sağlayabileceği, barışa nasıl katkıda bulunacağı ana konular olarak tartışılmıştır.

İstanbul Şartı uluslara yeni sorumluluklar yüklüyor. Güvenlik denince akla “insan hakları” boyutu geliyor. Egemenlik kavramı ise ülkelere “Bu benim iç meselem, kim karışır; astığım astık , kestiğim kestik” deme hakkını vermeyecektir.

5.AGİT Türkiye İlişkisi

Türkiye, AGİT’in içinde kuruluşundan bu yana yer almaktadır. 1975 Helsinki Sonuç Belgesini Türkiye adına imzalayan zamanın Başkanı Süleyman Demirel, Helsinki Sonuç Belgesini imzalayan Devlet ve Hükümet Başkanları arasında halen görevde bulunan tek devlet adamıdır. Ayrıca 25 yıl sonra Süleyman Demirel İstanbul’da son AGİT zirvesine de Türkiye’nin devlet başkanı olması hasebiyle zirveye başkanlık da yapmıştır.

AGİT’in bir konferans diplomasisi olduğu dönemlerde Konferansta başlıca üç grup yer almakta idi. Bunlar; Batı (NATO ülkeleri), Doğu (Varşova Paktı Üyeleri) ve hiçbir bloka bağlı olmayan Tarafsız ve Bağlantısız ülkeler: İsveç, İsviçre, Finlandiya, İrlanda, Yugoslavya, Malta, Lintenstayn, Monako, San Marino, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi.

Soğuk Savaşın sona ermesi, Varşova Paktı’nın dağılması ve AGİK’in AGİT’e dönüşmesi üzerine, AGİT içindeki tartışmalar bloklararası olma niteliğini kaybetmiş, ülkeler AGİT ilkelerine uyma konusunda bireysel açıdan birimlerini eleştirmeye başlamışlardır. Bu durum diğer bazı ülkeler gibi, Türkiye’yi de etkilemiştir. Çeşitli AGİT toplantılarında, özellikle insan hakları açısından, düşünce ve ifade özgürlüğü, işkence, kayıp şahıslar sözde Kürt sorunu gibi konularda Türkiye’ye ABD, bazı NATO üyeleri ile İskandinav ülkelerinden eleştiriler yöneltilmiştir. AGİT toplantılarına katılan bazı Hükümet Dışı Kuruluşlar (NGO) Türkiye’yi suçlayıcı nitelikte konuşmalar yapmışlardır. Oluşturulan yeni AGİT mekanizmaları çerçevesinde Türkiye’ye karşı Moskova Mekanizmasının işletilmesi, Dönem Başkanının Özel Temsilcisi ve AGİT-PA Heyetinin Türkiye’ye gönderilmesi gibi çeşitli önerilere muhatap olunmuştur.

AGİT, Avrupa, Amerika ve Asya kıtasında 54 üyesi ile dünyanın en geniş katılımlı uluslararası kuruluşlarından biridir. Üye sayısı NATO, AB gibi kuruluşlardan daha fazla olan AGİT, buna rağmen bu kuruluşlar kadar müesseseleşememiştir. AGİT’in organ ve mekanizmaları ile ilgili kurallar henüz tam olarak yerleşmediğinden, bu organ ve mekanizmaların yetkilerinin ne şekilde işleyecekleri ve birbirleriyle ilişkileri bakımından bazı boşluklar vardır. AGİT’te kararların oy birliği ilkesine göre alınması, AGİT’in işleyişini güçleştirmektedir. Alınan kararların hukuki değil siyasi olması dolayısıyla bağlayıcılığının zayıflığı, Örgütün etkinliğini zayıflatmaktadır.

AGİT, Soğuk Savaşın bitmesine olumlu katkılarda bulunmuştur. Örgüt haline geldikten sonra oluşturduğu mekanizmalarla AGİT, bir yandan insan hakları ihlallerinin izlenmesi, ekonomik, bilimsel, teknik ve çevre alanlarında işbirliği sağlanması gibi klasik, diğer yandan çatışmaların önlenmesi, bunalım yönetimi gibi yeni işlevleriyle uluslararası ilişkilere büyük katkılar yapmıştır.














































KAYNAKÇA

ANA BRİTANİCA ANSİKLOPEDİSİ
(Ed.) GOETZ, Philip W. ve Çiğdem KAĞITÇIBAŞI vd. İstanbul, Cilt 13: Ana Yayıncılık A.Ş.

ANA BRİTANİCA ANSİKLOPEDİSİ
(Ed.) GOETZ, Philip W. ve Çiğdem KAĞITÇIBAŞI vd. İstanbul, Cilt 3: Ana Yayıncılık A.Ş.

YENİ REHBER ANSİKLOPEDİSİ
(Yaz.kur.) EKER, Aytaç, Fevzi DEVRİ vd. İstanbul, Cilt:3, Türkiye Gazetesi yayınları.

SAZAK, Derya
“İstanbul Şartı” Milliyet Gazetesi, 20 Kasım 1999, s:14.

URAS, Güngör
“AGİT bir aslandır kükrer... Ama dişi yoktur ısıramaz!”, Milliyet Gazetesi, 17 Kasım 1999, s:7.

KARLUK, Rıdvan
1998 Uluslararası Ekonomik, Mali ve Siyasal Kuruluşlar, Ankara:Turhan Kitabevi.



  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat