Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Üniversite Bilgileri > Siyasal Bilgiler / Hukuk

Kent,kentleŞme Ve KentleŞme Nedenlerİ

Üniversite Bilgileri Kategorisinde ve Siyasal Bilgiler / Hukuk Forumunda Bulunan Kent,kentleŞme Ve KentleŞme Nedenlerİ Konusunu Görüntülemektesiniz => Kent,genel anlamda kentsel yerleşmelerin yaygın adıdır. Kırsal olmayan şeklinde dile getirilen kent tanımımıza geçmeden önce kırsaldan neyi kastettiğimizi açıklamak gerekir. ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 22-12-06, 11:19   #1 (permalink)
Saru mo ki kara ochiru/ İyiniyet Elçisi
 
Giriş Tarihi: 28-05-2005
Mesajlar: 74,705
Rep Puanı: 78327796
мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11мαηкєη Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 784066

Varsayılan Kent,kentleŞme Ve KentleŞme Nedenlerİ


Kent,genel anlamda kentsel yerleşmelerin yaygın adıdır. Kırsal olmayan şeklinde dile getirilen kent tanımımıza geçmeden önce kırsaldan neyi kastettiğimizi açıklamak gerekir.
Kırsal kesim, genel anlamda kentin karşıtı olarak nüfusun büyük kısmının tarımla uğraştığı,daha çok cemaat karakteri gösteren yerleşim birimleridir.
“Kırsal kesim köy ve/veya kasaba, sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, yönetim durumu ve demografik açıdan kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışmak gibi işlevlerle belirlenen, konutları,öteki yapıları ve toplumsal ilişkileri bu yaşamı yansıtan yerleşme birimidir.”
Köy veya kasabalar birincil grup ilişkilerinin ağırlıkta olduğu, mesleki gruplaşma ve uzmanlaşmanın olmadığı,kişilerin örf,adet,değer ve normlara göre davranışlarını biçimlendirdiği,eğitim oranı düşük olan yerleşme birimleridir.
“Kent, sosyo -ekonomik ve kültürel özellikleri yönetim durumu ve nüfus bakımından kırsal alanlardan ayırt edilen,genellikle tarımsal olmayan üretimin yapıldığı, daha önemlisi hem tarımsal hem de tarım dışı üretim dağıtım ve denetim işlevlerinin toplandığı, teknolojik gelişme derecelerine göre belirli bir büyüklük, heterojenlik ve bütünleşme düzeyine varmış,ikincil toplumsal ilişkilerin, toplumsal farklılaşma,uzmanlaşma ve hareketliliğin yaygın olduğu yerleşim alanıdır”.
Bunun yanı sıra kentler doğurganlık oranının kırsal kesime göre düşük olduğu,çekirdek aile tipi yaygın olan,eğitim öğretimin yaygın olarak yapıldığı yerleşim birimleridir.
Kentsel kesimlerde köy yerleşim birimlerinden farklı olarak kent kültürü egemendir.
“Kent kültürü, siyasal, dinsel, sanatsal hoşgörüden /özgürlükten, laik düşünce ve demokrasiden,bilimsel bilgi ve nesnellikten oluşan bir bütünlüktür”.
Kent kültüründe örf,adet,gelenek,görenek ve tüm bunları şekillendiren din olgusunun önemi azalmakta,dinsel özgürlük,sanat ,bilim ve tartışmalar önem kazanmaktadır.
Kent kavramını genel çerçevede kısaca tanımladıktan sonra kentleşme sorunları üzerinde durmaya çalışacağız.

KENTLEŞME
Kentleşme dar anlamda,kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması demektir.Kentsel nüfus köyden kente göçlerle artar.Gelişmekte olan ülkelerde kentleşme bu şekilde nüfus akınları halinde gerçekleşir.
Fakat kentleşme yalnızca nüfus hareketi bağlamında düşünülmemelidir. Kentleşme, aynı zamanda o toplumda ekonomik ve toplumsal yapıyla da ilintilidir.Bu nedenle kentleşmeyi tanımlarken o nüfus hareketini yaratan toplumsal ve ekonomik değişmelere de yer vermek gerekir.Bu şekilde düşünürsek kentleşme, “sanayileşmeye ve ekonomik gelişmeye koşut olarak kent sayısının artması bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında artan oranda örgütleşme, işbölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim süreci” olarak tanımlanabilir.
Bu bağlamda günümüz toplumları sanayileşme süreciyle birlikte az kentlileşmiş ya da çok kentlileşmiş olarak nitelendirilir.Kentleşme ve sanayileşme arasında doğrudan bir ilişki vardır.Gelişmiş olan ülkelerde bu durum paralellik arz ederken,gelişmekte olan ülkelerde, sanayileşme, kentleşmeyi yavaş bir hızla takip etmektedir.

KENTLEŞME NEDENLERİ
Kentleşme nedenleri biri diğerinden etkilenen nedenler olarak, ekonomik, teknolojik, siyasal ve psiko-sosyolojik nedenler şeklinde sınıflandırılır.
EKONOMİK NEDENLER
Kentleşmenin ekonomik nedenlerinde daha çok kentlerin sunduğu ekonomik üstünlüklerin fazla oluşu karşımıza çıkar.
Kentlerde işbölümü ve uzmanlaşmanın olması üretimi
Kentlerde çok sayıda uzmana ihtiyaç olmaktadır. “Öte yandan,özellikle az gelişmiş ülkelerde,tarımın verimliliği ve kişi başına düşen tarımsal gelir, köylüyü köyünde tutmaya yetmeyecek kadar düşüktür. Gerek bu yetersiz gelirin, gerekse toprak iyeliğinin dengesiz dağılımı, tarım topraklarının çok parçalanmış (ufalanmış) olması, iklim koşulları ve toprak aşınması(erozyon), bu itici etmenleri güçlendiren nedenlerdir. Örneğin, Türkiye de sözü edilen bütün koşulların, tarımdaki verimi azaltmak suretiyle, kentleşme hızını geniş ölçüde etkilediği görülmektedir”

TEKNOLOJİK NEDENLER
Sanayi devriminin getirdiği değişikliklerle beraber kentleşmenin hızlanması teknolojik gelişmelerle mümkün olmaktadır .
Buhar gücü nüfusun fabrikalar yakınında birikmesine yol açmıştır.Elektrik enerjisinin sanayide artan oranda kullanılması kentlerde hızlı biçimde nüfusun yoğunlaşmasına etkide bulunmuştur . Bunun gibi hidroelektrik santrallerde kentlerin gelişmesi ve yaygınlaşmasında büyük rol oynamıştır . Hızla gelişen teknolojiyle birlikte iletişim ve bilgisayar teknolojisindeki ilerlemenin kentleşmeyi nasıl etkileyeceğini zaman gösterecektir.

SİYASAL NEDENLER
Çeşitli düzeyde verilen siyasal kararlar , hukuk kurumlarından bazıları ve kentlerdeki yönetim yapısının özellikleri kentleri özendirici nitelik taşımaktadır.
Köylerde tarım topraklarının parçalanması sonucu mirasçılardan yalnız biri tarafından toprağın bütünün yada büyük kısmının elinde tutulduğu kapalı veraset sisteminde, diğer çocuklar ya kendilerine özel çiftlik satın almak yada başka çiftlikte işçi olarak çalışmak zorunda kalacaklardır . Bu noktada kentin olumlulukları cazip olmaktadır.

SOSYO-PSİKOLOJİK NEDENLER
Sosyo-psikolojik nedenler köy ve kentin yaşam biçimleri arasındaki farklılıkta ortaya çıkmaktadır.Kentin özgür havası , kentli olmanın gururunu paylaşma , kentte var olan toplumsal ve kültürel olanaklar ve hizmetler kenti çekici kılmaktadır .Kimi yerlerde kente göç etmeye ”yükseliş” gözüyle bakılması kentli olmayı, kentte yaşamayı beraberinde getirmektedir .

KAHİRE
Mısır'ın en büyük şehri olmuş, dünyanın 20 büyük şehri arasında yer almaktadır.
Kahire, gelişmekte olan dünya şehirlerinin sorunlarını paylaşır: Kalabalıklaşmanın getirdiği tıkanmışlık, yetersiz sağlık koşulları, can çekişen bir alt yaoı ve standartların altında bir konutlaşma. Buna rağmen, şehirde toplumsal zıtlıklar göz alıcıdır. Nil kıyıları boyunca şık gökdelenler Paris'i andıran bir ortamda göğe doğru yükselirken; doğuya bakıldığında şehir manzarası birden bire değişir ve göz alabildiğince uzanan gri, tozlu ve nerdeyse özelliksiz bir görüntü haline gelir. Hiç de uzak olmayan bir mesafede Ölüler Şehri yalnızca Mısır'ın egemen şehri değil, Arap Dünyası'nın da kültürel başkentidir. Kahire, Arap Dünyası'nın coğrafyasının bir tasarımı, bu dünyanın kalbi ve de tarihinin hazinesidir.

İSTANBUL
Konstantinopolis olarak anılmış, önce Bizans'a ve Atatürk'ün ülke yönetimini Ankara'ya taşımasına kadar da Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmıştır. Her ne kadar tipik bir İslâm şehri olduğu, başka islam şehirleri ile ortak özellikleri (merkezdeki Kapalıçarşı ve başka kullanımlar dışında) asla söylenemezse de, gerek şehirde gerekse kenar semtlerde İstanbul manzarasında egemen durumdaki camiler daha ilk bakışta burasının bir İslâm şehri olduğunu hatırlatmaktadır.
Türkiye'nin siyasal başkenti Ankara'ya taşınmış olabilir ama İstanbul hâlâ kültürel ve ticari başkenttir.

ŞEHİRSEL VE BÖLGESEL PLANLAMA
Şehir ve bölge planlaması , şehir coğrafyasının bir çok ilkesini yerel ölçekteki uygulamalarıdır ve geçmişi çok eskilere gider.Şehir ve bölge planlamasıyla uğraşan ve bu eğtimin verildiği fakültelerde dekanlık yapmış olan.Harvard Üniversitesi öğretim üyesi ünlü coğrafyacı Brian J.L. Berry "planlama , bilim olan coğrafyanın sanatıdır" değerlendirmesini yapan ingiliz Scott Raporundaki bu değerlendirmeyi kendisine düstur edindiğini belirterek : "coğrafi geleceğimizin aktörleri olacak bölgesel planlama öğrencilerinin , geçmiş ve günümüz coğrafyasından öğrenecekleri çok şey olduğu" nu vurgulamaktadır.Bir kültür öğesi olan mimari ile coğrafyanın sıkı ilişkisi , bu kitabın çeşitli yerlerinde de değinildiği gibi , çok güçlüdür ve coğrafyacılar tarafından ayrıcada ele alınmaktadır.
Çoğu geleneksel toplumda şehirlerin ruhani ve siyasal önemi ekonomik fonksiyonlarının çok üzerindedir.Şehirler , yönetimlerin hatta tanrıların bile oturdukları yerler olarak kabul edilmişlerdir.Bazen şehirlerin koordinatları pusulanın yönlerine göre ya da insan faaliyetlerinin "evren" deki bazı güçlere uyum sağlamak zorunda olduklarına inanırlar kutsal (semavi) simgelere göre belirlenmiştir.Bir şehrin bu sistemle tasarımına bir tür mekansal falcılık denir.
1820'ye doğru büyük kafes krişlerde kullanımının başlamasıyla yaygınlaşarak Londra , Paris , Napoli vb. gibi büyük Avrupa şehirlerinin merkezlerine egemen hale gelen çok katlı apartmanlar artık kıta Avrupa'sının orta büyüklükteki şehirlerine de yayılmaya başlamıştır.19.yüzyılın su,onunda aynı zamanda,"betonerme"nin de böyle bir yapılaşmayı kolaylaştırmasıyla "1920 ye doğru geçmişten amansız bir kopuş" baş gösterdi.Bu konuda bir yasa 1907 de Prusya da kabul edildi ve zamandan beri Avrupa şehirlerinin planlama programlarında koruma önemli bir faktör olarak yerini aldı.Doğal olarak eski şehirler ve bunların yeni büyüme alanları ya da yeni gelişecek şehirler ile bazılar hareketle görülecek yeni planlama anlayışları bundan değişik biçimde etkilendiler.

GÜZEL ŞEHİR HAREKETİ
Şehirsel yenileştirme ve anıtsal şehir tasarımının geniş bir programla hemen hemen ilk uygulaması III.Napolyon tarafıdan Paris'te başlatıldı.1853- 1870 arasında yürüttüğü çalışmalarla eski Paris'in büyük kısmını yeni ve geniş yollar, ağaçla çevrili bulvarlar sayısız açık alan ve anıtlar oluşturmak uğruna ortadan kaldırıldı Bu yolla şehrin çok daha yeterli (geniş bulvarlar daha akıcı bir trafik anlamına geliyordu) ve daha iyi girmesine izin veriyor ve medenileştirici bir etki yaratıyordu) yapmakla kalmıyor, aynı zamanda da onu devrimci siyasetlarden korunabilir kılıyordu (geniş bulvarlar hareket yapmayı zorlaştırıyor;anıtlar ve heykeller bir gurur ve kimlik duygusu aşılıyordu).

YENİ ŞEHİRLER
Aslında, metropoliten alanların kenarında şehirsel yayılmanın sınırlanması ve açık alanların korunması, bu yüzyılın büyük bir kısmı boyunca Avrupa'da popüler bir gelenek (ve de hükümetin büyüme siyasetinin kaynağı) haline gelmiş olan şehirsel ve bölgesel planlama hareketinin bir mirasıdır. Modern planlama 1900'den kısa bir süre önce İngiltere'de doğmuş - ilk sanayi şehirleşmesinin korkunç yanlarına tepki olarak - ve hemencecik kıta Avrupası'na yayılmıştır. Bu çabaların merkezi ise Yeni Şehirler Hareketi'ydi; Belirli kimselerin ve belirli faaliyetlerin Merkezi İş Alanından yarım saatlik bir tren mesafesi içinde dış banliyölerde yer alan kendine yeterli, düşük yoğunluklu yeni şehirlere kontrollü yayılışın içine almaktaydı. Bu olay ve esin babası da, biraz önce değinilen Ebenezer Howard idi.
Ama sanayileşmeyle birlikte şehirlerde yaşanmaya başlanan tıkanma sorunu çözülememişse de, şehirlerin amip gibi büyümesini kontrol altına almaya doğru bir dereceye kadar yaklaşmış oluyordu.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki, ondokuzuncu yüzyıl sonlarında başla*yan (yaklaşık 1890-1920) (Güzel Şehir Hareketi de aynı fikirlerden yola çıkmıştı ve bu devre İlerici Dönem olarak da anılı*yordu. Aynı ilkelere dayalı bu hareketin bilinen örneklerinin başında 1909 Chicago Planı gelir. Aynı dönemde Avrupalılar benzer hareketi sömürgelerindeki başkentlere ve idari merkezlere uygulamışlardı. Kazablanka (Fas), Yeni Delhi (Hindistan), Pretoria (Güney Afrika), Rangoon (Burma), Saygon (Vietnam) ve Windhoek (Namibya) bunlar arasındadır.

BAHÇE ŞEHİR
Erken sanayileşmenin şehirlerde yarattığı kötü koşulları göz önüne .alarak, şehrin ihtiyaçlarını bir bütün halinde formüle etmek için çağdaş sayılabilecek ilk Birisim İngiliz Sir Ebenezer Howard'm (1850-1928) çalışması olmuştur.
Howard kapitalist de değildi; bu yüzden de yapacağı reform büyük ara*zi sahiplerinden araziyi alıp yapılacak şehrin sakinlerine dağıtmak gibi dev*rimci bir fikirden doğuyordu. Bunun yanında, kirlenmiş şehirlerin fazlalık olan nüfusunu çevredeki kırsal alanlarda yer alacak yem", orta büyüklükteki temiz "Bahçe Şehir"lere yeniden yerleştirmek istiyordu. Bu bölgesel şehirler, tarımsal alanlar ve parkların oluşturduğu yeşil kuşaklar tarafından çevrelenecekti. Tüm arazinin sahibi toplum olacak ve her bir kasaba ya da şehir ve çevresindeki bölge birbirine kilitli bir bütün olarak planlanacaktı.
Howard’ın bahçe Şehir kavramı Victoria döneminin sanayi metropolislerine bir alternatifti. Howard, aslında, Amerika'nın ilk büyük peyzaj mimarı Frederic Law Olmstead ve romantik-Gotik akımın varisleri olan diğer bazıların*dan etkilenmişti. Bunlar, şehrin kalabalıklaşmasına ve yüksek yoğunluklara karşı çıkmışlar; geçmişteki Amerikan yaşam taranın daha az karmaşık, top*lumsal bakımdan daha az tepki vericiliğini, basitliğini tekrar yakalama fik*rinden etkilenmişlerdi. "Bahçedeki şehir" fikrini ve Amerikan sayfiyesi tipi*ni geliştirerek. Yeni Dünya'nın en seçkin iki şehirsel yeniliğini üretmiş olu*yorlardı. Bu tür bir değişimin bir yönü geniş kapsamlı park-bulvar sistemleri geliştirerek kırı şehre taşıma girişimleriydi. Ancak, böyle bir gelişme için de şehir sınırlarının ötesindeki açık mekân ve parklar için uzun vadeli sistema*tik planlama gerekiyordu. Böylece, I890'da Boston ile başlayarak "park planlama", bölgesel planlamanın kaynağı haline gelmişti. Örneğin Chicago, 1871 yangınından sonra "bahçedeki şehir" teması uyarlanarak yeniden inşa edilmişti.

DENGE METROPOLLERİ
Fransa'da Londra'yla aynı sancıları paylaşan Paris içinde çözüm getirme zorunluğu 1960'larda plancıları harekete geçirmişti. Kendisinden bir sonraki büyük şehirden altı kat fazla nüfusu ile bir egemen şehir olan Paris'in büyüme ve tıkanma sorununa dikkatler ilk kez 1947'de, İkinci Dünya Savaşı' ndan hemen sonra genç bir coğrafyacı tarafından çekilmişti. O zamana kadar çok sınırlı planlama araçlarına sahip bulunan Fransa'da büyük bir yankı uyandırmıştı. Paris'in dengesiz egemenliği üzerinde tartışmalardan 1958'de (denge metropolleri) üzerinde odaklaşan ulusal şehirsel büyüme stratejisi doğmuştur.1965'te daha gerçekçi bir yaklaşımla , şehrin yıllık nufüs artış oranı aşağılara çekecek , şehre yönelmiş göçleri kontrol edebilmek içinde hükümetin başka şehirlere yatırım yapmasına ve özel sektöründe bu şehirlere gelmesini özendirecek bi plan hazırladı.Bu planı güçlendirmek üzerede , 1966-1969 arasını kapsayan beş yıl için Ulusal Şehirsel Büyüme Stratejisi'nde de tamamlayıcı önlemler alınıyordu.Bu stratejinin temel fikri ise başka fransız coğrafyacılardan geldi.
Böylece, Parisin aşırı büyümesini engelleyecek sekiz büyük şehirsel alanı olarak belirlendiler.Bu metropolleri aynı zamanda da kendi bölgelerinde gelişme kutupları olarak hareket etmeleri tasarlanmıştı.

RADYANT ŞEHİR VE LE CORBUSİER
Wright'in Broadacre City' si aile evinin şehir dışına taşınmasının nihai durumunu gösterirken, Le Corbusier'nin Vİlle Radieus'ü de dikey gelişen, aralarında geniş yaya mekânlarının yer aldığı çelik ve cam apartman kulelerinin temsilcisidir.
Yirminci yüzyılın belki de en önemli şehir plancısı İsviçreli mimar merkezi anıtları koruyup Paris'in kalabalık, koşuşturulan, tarihi merkezini temizlemeyi öneriyordu. Bunun yerine, her birinin etrafında yeşil bir mekân olacak, manzaralı ve geniş görüşlü alanına sahip, birer cam kule halinde yüksek büro binaları ve apartmanların oluşturduğu bir ışık saçan şehir, "Radyand Şehir " inşa etmek istemişti. Yüksek binalar içinde çeşitli kolaylıkların toplanması şehri çevresinden özgür kılacaktı. Teknik bakımdan mükemmel çevre ve bunun üzerine oturulacak, gün ışığı, temiz hava, yeşillik ve manzara sağlayan, açık mekân olarak nitelenebilecek doğal çevre. Bu hayallerini de Hindistan'ın Pebcap eyaletindeki Çandigar şehrini planlayarak gerçekleştirmeye çalışacaktır.
мαηкєη çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 05:15
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512