|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Üniversite Bilgileri Kategorisinde ve Sanat Tarihi / Arkeoloji Forumunda Bulunan İnkılap Tarihi - ATATÜRK İLKELERİ Konusunu Görüntülemektesiniz => ATATÜRK İLKELERİ Ataturk'un en buyuk eseri Turkiye Cumhuriyeti'dir. Bu yeni ve cagdas devleti kuran buyuk onder, Turk vataninin ve devletinin ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Eski Üye
![]() ![]() Giriş Tarihi: 17-01-2005
Yer: ★дикдяд
Yaş: 21
Mesajlar: 831
Rep Puanı: 748221
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ATATÜRK İLKELERİ
Ataturk'un en buyuk eseri Turkiye Cumhuriyeti'dir. Bu yeni ve cagdas devleti kuran buyuk onder, Turk vataninin ve devletinin bagimsizligina, Turk ulusunun ozgurlugune dayali bu genc devletin kurulmasi savasimlarini verdikten sonra, "ilelebed payidar olacagini", sonsuza dek yasayacagina inandigi cumhuriyeti gelecegin genc kusaklarina emanet etmistir. Cumhuriyet adini verdigi yeni devletin cagdas demokratik yonetim temeline oturan toplum yapisini da cagdas dunya gorusune gore olusturmustur. Bu yapiyi olusturan cagdas dunya gorusu olan Turk devriminin korunmasi da bu kusaklarin gorevidir. Ataturk'un "Turk Devrimi" dedigi toplumsal degisme ve olusmanin degismez ilkeleri, onun olumunden sonra "Ataturk Ilkeleri" deyimiyle yeni Turkiye'nin yasama felsefesinin ana kaynagi olmustur. Ataturk ilkeleri, Turk devriminin dayandigi temel dusunce ve inanclarin ozudur. Devrimler, yeni Turkiye'nin ruhu, ilkeler de bu ruhu yasatan gucun kaynagidir. Turk ulusunun cagdaslasmasinin durmadan gelisip surecegi inancini ozetleyen Ataturk Ilkeleri, sonsuzluga akip giden ulus varliginin sonsuz dinamizmidir. 1924 ve 1961 Anayasalarinda da acik secik yerini bulan bu ilkeler, kaderde ve tasada birlesen bireylerinin ortak mutlulugunu amaclayan ve birbirinden ayrilmaz bir butun olusturan bir ulusal inanc olarak yasayacaktir. Turk ulusu ve gencligi, hergun ileriye dogru gelisen atilimlarinda, sasmaz bir hedef olarak Ataturk Ilkeleri dogrultusunda inancla yuruyecektir. ATATÜRK İLKELERİNİN OLUŞUMU VE BİRBİRİYLE İLİŞKİSİ Ataturk Ilkeleri, tarihsel sureci icinde Turk ulusunun ve toplumsal yapisinin gereklerinden cikmis, cagdaslasma gereksinimin yarattigi toplumsal ilkelerdir. Kavram ve sozcuk olarak kullanilmaya baslanmasi, Turk ulusunun yasam cizgisi surecinde, toplumsal vicdanin ozunde sakli birer inanc olarak olaylarin dogal gelisimiyle ortaya cikisindan sonradir. Ozgurlukculuk, Cumhuriyetcilik ve Milliyetcilik yeni devletin kurulmasinda ulusun ozunden kopmus birer yasama ve var olma savasiminin temel ilkeleridir. Halkcilik ve Devrimcilik bagimsizligini kazanmis Turk ulusunun cagdaslasma gereksiniminin yaratici kaynaklaridir. Laiklik ve Devletcilik, yeni devletin cagdas bir kimlik kazanmasinin dogal sonucudur. Bariscilik, Gercekcilik ve Akilcilik, otekilerin hepsinin itici gucu olmus, ilkelerin tumunun birbirleriyle kaynasik bir butun olusturmasini saglamistir. Ozgurlukculuk ilkesi, Kurtulus Savasinin iki ana sloganiyle ozetlenebilecek olan "Ya bagimsizlik, ya olum" ve "milli misak (ulusal ant)"in ozunu belirler. Kaynagini Turk ulusunun tarihsel niteliklerinden alan bu ilke, kurtulus savasi boyunca ulusal direnisin itici gucunu olusturmustur. Ulusal Ant, Ataturk tarafindan kaleme alinip 28 Ocak 1920'de kabul edilmisti. Genc Turkiye devletinin demokratik esaslara dayali ilk yonetim bicimi olan Turkiye Buyuk Millet Meclisi yonetiminin saglam kurallara baglanarak calismasini ongoren "Halkcilik Programi" da 13 Eylul 1920'de yine Ataturk tarafindan meclise verilmisti. Ataturk Ilkelerinin tumu, yeni Turkiye'nin atilimlarina kaynak olarak "dokuz umde" adiyla 8 Nisan 1923'te yine Ataturk tarafindan ortaya atilan programin uygulama eylemlerinin adim adim gerceklestirilmesinde tarihsel sureclerin dogal sonucu olmustur. Bu ilkeleri, bu tarihsel olusum ve gelisimin ana cizgileri olarak anlamak ve birbirini butunleyen bir demet halinde incelemek ve aciklamak gerekir. Bu incelememizde ilkelerin iliskileri ve birbirlerini butunleyisleri ozellikle on planda tutulacaktir. CUMHURİYETÇİLİK Ataturk devriminde cumhuriyetcilik, ana ilke ve esas degerdir. Anayasalarimizda oteki Ataturk ilkelerinin yer alisinda dizilis sirasinda en bastadir. Oyle ki anayasamizda degistirilmesi onerilemez maddelerin en basinda gelir. Kisacasi bu ilke anayasanin bagimsiz anamaddesidir. Cumhuriyetcilik ilkesi, boylece devletin bicimini belirleyerek devlet duzen ve yonetiminde kisisellik ve keyfiligin egemen olmasini onleyen en saglam guvencedir. Ulusal Kurtulus Savasi, baslangicindan olumune degin Ataturk, halk yonetimini, devleti halkin yonetmesini, yonetimin halkin eline gecmesini, devletin bir halk devleti haline gelmesini savunmustur. Bu bakimdan Cumhuriyetcilik ilkesi, halkcilik ilkesiyle birlesir ve "Egemenlik Ulusundur" ozdeyisinde en ozlu anlatimini bulur. Egemenligin ulus tarafindan kullanilmaya baslandigi 23 Nisan 1920 gununden itibaren ozgurluk ve bagimsizlik savaslarini kazanan Turk ulusu, kendi yonetim bicimini belirlemis, bu yonetim bicimi ayni zamanda ulus seref ve onurunu kurtarmak icin en guclu arac olmustur. Cumhuriyet yonetimi daha o gunden secmis secmis olan Turk ulusuna seslenen buyuk onder su tumcelerle cumhuriyetin bagimsizligin ayrilmaz parcasi oldugunu vurgulamistir: Bugun ulastigimiz sonuc, yuzyillardan beri cekilen ulusal yikimlardan uyanmanin ve bu sevgili vatanin her kosesini sulayan kanlarin karsiligidir. Bu sonucu Turk gencliginin korumasina birakiyorum." "Ey Turk Gencligi: Birinci odevin Turk bagimsizligini, Turk Cumhuriyetini sonsuza degin korumak ve savunmaktir." Bu sozleri ruhuna ve varligina percinlemis olan Turk ulusu, cunhuriyeti dunya durdukca korumaga and icmistir. Cumhuriyetcilik, oteki Ataturk ilkeleriyle birlikte ugrunda olumu goze alma inancidir. Cunku, demokrasinin esanlamlisi olan Cumhuriyet, ulus egemenligini en iyi simgeleyen, en yuksek, dolayisiyla Turk ulusuna en layik ve onun yuce ruhuna en uygun bir devlet yonetimi bicimidir. Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir (1924). Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir(1933). Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir(1925). Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925) MİLLİYETÇİLİK Ataturk Ilkeleri arasinda son derece onemli bir ilke olan milliyetcilik, akilcilik, gercekcilik, bariscilik ve cumhuriyetcilik ilkeleriyle butunlesen ve bu ilkelerle celisen yorumlara kapali bir ilkedir. Milliyetcilik ilkesi, ulusal savasimin cikis noktasini olusturmus ve tum tutsak uluslarin kurtulus hareketlerine isik tutmustur. Ataturk'un turlu demec ve soylevlerinde aciklik kazanmis olan bu ilke, Fransiz devriminden sonra dunyaya yayilan ozgurluk dusuncesinin tarihsel gelisimi icinde her ulusun kendi kaderini cizme inancinin dogal bir sonucu olmustur. Osmanli Imparatorlugunun cokus doneminde, ulusallik niteligini yitirmekte olan dilimizin sadelestirilmesi ve dunyaya yayilmis Turk toplumlarinin arastirilip incelenmesi hareketlerinin ortak adi olarak Turkculuk akimi biciminde belirmistir. Zaman zaman butun Turk toplumlarini birlestirmeyi amaclayan Turancilik, zaman zaman da Islam Birligi kurmak gibi bir amaca yonelik Islamcilik akimlariyla karistirilmaya baslanmisti. Bugun anayasamizda da yer alan milliyetcilik kavram bir ilke olarak, Turk ulusunun egemenligini kendi iradesine aldigi surec icinde gercek anlamini kazanmistir. Akilci, gercekci, barisci ve cumhuriyetci bir nitelik aldiktan sonra Ataturk tarafindan "Turk Milliyetciligi" deyimiyle butun aciklik ve kapsamini, gercek anlam ve kilavuzlugunu bulmustur. Bugun Ataturk ilkeleri arasinda yer alan milliyetcilik, cagdas anlamiyla siyasal, ekonomik ve kulturel bir devlet sistemi olmustur. Milliyetcilik ilkesine gore, Turk ulusu buyuk insanlik ailesinin yuksek onurlu bir uyesidir. Bu bakimdan butun insanligi sever; ulusal onur ve cikarlarina dokunulmadikca baska uluslara karsi dusmanlik beslemez ve asilamaz. Milliyetcilik ilkesi, butun cagdas uluslarla uyum icinde yasamakla birlikte, Turk toplumsal varliginin ozel karakterini ve baslibasina bagimsiz kimligini sakli tutmayi esas sayar. Bu bakimdan kendi ozune aykiri akimlarin ulkeye girmesini ve yayilmasini istemez. Ataturk milliyetciligi, gerek bagimsiz, gerek baska devletlerin uyrugu olarak yasayan butun Turkleri, hangi dinden olurlarsa olsunlar derin bir kardeslik duygusuyla candan sevmek ve onlarin refah ve gelismesini candan dilemekle birlikte, siyasal sinir olarak Turkiye Cumhuriyeti sinirlarini tanir. Milliyetcilik ilkesine gore, Turkiye Cumhuriyeti icinde, Turk dili ile konusan, Turk kulturu ile yetisen, Turk ulusunun her yonden yukselmesi dusuncesini benimseyen her birey, hangi dinden olursa olsun Turk'tur. Milliyetcilik ilkesini, ulusal bilincimize Kurtulus Savasi ile percinleyen guc, Turk toplumunu birbirine baglayan en yuce bagin uluscu bag oldugu inancidir. Bu uluscu bagin en ozlu deyisi "Ulusal Birlik Duygusu"dur. Milliyetcilik ilkesi ozet olarak: "Turk ulusunun yuksek karakterini, yorulmaz caliskanligini, dogustan gelen zekasini, bilime bagliligini, guzel sanatlara sevgisini, ulusal birlik duygusunu araliksiz olarak ve her turlu arac ve onlemlerle besleyerek gelistirmek"tir. Milliyetcilik ilkesi, Turk ulusunun "butun bireylerini, kaderde, kivancta ve tasada ortak bir butun halinde ulusal bilinc ve ulkuler cevresinde toplamak" inancidir. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkına, Türk milleti denir(1930). Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı her bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır (1923). Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de, o kadar kuvvetli olur(1923). Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği yapan bütün milletlere saygı duyarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz her halde bencil ve gururlu bir milliyetperverlik değildir(1920). HALKÇILIK Devrim Tarihimizde uzerinde duyarlikla titredigimiz, 1924 ve 1961 anayasalarinda yer alan halkcilik ilkesi, Ataturk ilkeleri arasinda demokrasi ulkusunun temelini olusturmaktadir. Bu ilkenin ana ozelligi, ulke yonetiminin ve egemenligin kaynagini halk dedigimiz ulus varliginda bulmaktir. Ataturk'un daha 1920 yilinda meclise sundugu halkcilik programinda halki temsil eden meclisin ulusal egemenligi hangi yontemlerle kullanacagini saptayan esaslar, 1937'de anayasamizda devletin temel ilkeleri arasinda yer alan halkcilik adiyla yonetimin demokratik kaynagini saptiyordu. Egemenligi bir zumre ya da bir aileye baglayan cagdisi bicimlerin yerini alan ve halkin secimle saptadigi bir meclis araciligi ile yonetim ve egemenlik haklarini kullanmasi yonetimi, genis anlamda "halkin, halk tarafindan halk icin yonetimi" halkciligin ozunu olusturur. Devlet ile yurttas arasindaki karsilikli hak ve odevlerin yerine getirilmesinde duzenleyici kurallari, yasalari yapma yetkisini halk egemenliginde taniyan halkcilik ilkesi, baslica su ozellikleri kapsar: Yasalar onunde salt bir esitlik ongoren ve hicbir bireye, hicbir aileye, hicbir sinifa, ayricalik tanimayan bireyler halktandir. Bu nitelikleri tasiyan bireylerin yonetimi ellerinde bulundurmalari halkciligin temel ozelligidir. Bu bakimdan halkcilik: a. Ulke yonetiminin demokratikligi, b. Herhangi bir birey ve sinifa ulusun genel haklari disinda ayricalik tanimamak, c. Sinif kavgasini kabul etmemek gibi ogelerden olusur. Halkcilik ilkesi, ulusal egemenligi genis halk yiginlarinin ozgur iradesine baglarken oteki ilkelerden soyutlanmadan degerlendirilmelidir. Akilcilik, ozgurlukculuk, ve uygarlikcilik ilkeleriyle cakisan bir ilke olrak halkin olumlu bilimin ve cagdas uygarligin gereklerine gore egitilmesi, yurttaslik bilincinin egitim yolu ile aydinlatilmasi halkciligin temel yontemidir. Turk toplumunun sosyal, kulturel ve ekonomik kalkinmasinin temelini olusturan egitim kalkinmasi milliyetcilik ilkesinin de ana eregidir. Bu bakimdan egitim yoluyla aydinlatilmis halk, ulusal egemenligin guclenmesi ve demokrasimizin yasamasinda halkcilik ile milliyetcilik ilkelerinin aydinliginda tek ve gercek guvencedir. İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamız ile tespit edilmiştir.(1921) Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum istemidir.(1921) Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek, esas prensiplerimizdendir.(1923) LAİKLİK Ataturk ilkeleri arasinda devrimcilik, cumhuriyetcilik ve uygarlikcilik ilkeleri ile simsiki iliskili olan laiklik ilkesi, yaygin anlatimiyla din ile dunya, din ile devlet islerinin ayrilmasini ongoren akilci bir yontemdir. Laiklik, genis anlamiyla cagdaslasmanin dogal bir sonucudur. Din, bireylerin diledigi inanci tasimasidir. Nasil bireyleri belli bir inanca zorlamak insan haklarina aykiri ise, devleti de belli bir inancin buyrugu altina sokmak cagdas devlet anlayisina aykiridir. Devlet yonetiminin dinsel kural ve kurumlardan ayrilmasi, cagdas Turk toplumunun yuzyillardir bekledigi bir devrim atilimidir. Yalnizca, basimevinin ulkeye girmesine engel olup uc yuz yil geciktiren dinsel otoritenin, Turk ulusunun cagdisi kalisindaki olumsuz etkisi bile, din ile devlet islerinin ayrilmasi icin yeter ve gerek bir kosuldur. Laiklik ilkesi, kimi gerici cevrelerin yorumladiklari gibi, dinsizlik anlaminda dusunulmemelidir. Tersine her yurttasi din ve inancinda ozgur birakan temiz ruhlu halkimizi, ozellikle koylumuzu, kutsal din duygusunu somurerek cikar saglayan guclerin baskisindan kurtaran laiklik ilkesi, toplumdaki mezhep farkliligindan ileri gelen karsitlik ve catismalari da onleyen en etkili ve olumlu bir yontem oldu. Laiklik, devlet yonetiminde butun yasalarin, kurallarin ve yontemlerin, bilimsel ve teknik bulgularla cagdas uygarligin sagladigi verilere ve dunya gereksinmelerine gore yapilmasi ve uygulanmasi ilkesidir. Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir.(1930) Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.(1930) Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.(1926) DEVLETCILIK Anayasamizda da yer alan devletcilik ilkesi, tum ulkelerin ortak amaci olan toplumun esenlik ve mutlulugunui saglayici toplumsal, ekonomik ve kulturel kalkinmada devletin ustlenmesi gereken gorevleri saptayan bir yontemdir. Genel cizgileri ile ozel girisimin yetki ve gucu disinda kalan ekonomik kalkinma ve orgutlenmeyi devlet eliyle ve araclari ile ggerceklestirmek ilkesidir. Anayasamizin devletin gorev ve sorumlulukguna biraktigi, yerine getirmekle yukumlu oldugu bellibasli gorevleri saptayan maddeleri, devletin, ulusun bireylerinin ve tumunun esenlik ve mutlulugu ile ulkenin guvenlik ve bagimsizliginin korunmasi esaslarini kapsar. Genel olarak her devletin temel iki odevi vardir: a. Ulke icinde guvenligi ve adaleti kurmak ve surdurmek, bu suretle yurttaslarin her cesit ozgurluklerinni dokunulmazlik altinda bulundurmak, b. Dis siyasal ve oteki uluslarla iliskileri iyi yoneterek, ulkede her cesit savunma guclerini, her an hazir tutarak ulusun bagimsizligini guvence altinda tutmak ve bu ugurda baska care kalmazsa, silahla savunmaktir. Denebilir ki devletin olusturulmasinda amac bu iki temel odevin yerine getirilmesini saglamaktir. Cunku bu odevlerin yurttaslarin birey olarak yapmaga guclerinin yetmeyecegi islerdir. Bunlardan baska devletin ilgilendigi bellibasli isler, bayindirlik, egitim, kultur, saglik ve sosyal yardim, tarim, ticaret ve sanayiye iliskin ekonomik etkinliklerdir. Tarimla, tecimle, sanayi ile ekonomik islere devletin girmemesi, bireylere birakmasi gerektigi gorusunde bulunan kurama "bireycilik" derler. Ulusun genel ve ortak cikarlarina ait, siyasal ve dusunsel islerde oldugu gibi her turlu ekonomik islerin de bireylere birakilmayip devlet tarafindan yapilmasinin daha uygun olacagini savunan kurama da "devletcilik" denir. Devletin temel iki odevinin yaninda ekonomik amacli odevler, dogrudan dogruya devletin zorunlu gorevlerinden gorunmemekle birlikte, ana gorevlerinin yerine getirilmesinde etkindirler. Vatandasin guvenligini ve esenligini her seyin basinda dusunmek ve saglamakla yukumlu olan devletin, ana gorevlerinin yerine getirilmesinde son derece etkili ekonomik amacli odevleri de bireylere ya da ortakliklara tumuyle birakabilmek icin, bu islerin devletin el koymasina ve yardimina gerek kalmadan yurutulecegine, devletin temel odevlerini yerine getirmekte guclukler yaratmayacagina guvenmesi gerekir. Bu gibi islerde, bireylerin kurmaya olanak bulamayacaklari genis ve guclu orgutler gerekebilir. Ya da bu gibi islerde yeterince cikar elde edemeyecekleri icin, o islerden vazgecerler. Oysa ki o isler, ulusca yasamsal bir onem tasiyabilir. Iste devlet onu yapmak zorunda bulunur. Devletin, bireye gore amaci cok farkli bir ozellik tasir. O, toplumun ortak cikarini ve ilerlemesini dusunur. Bireyleri, ozel cikar hirsindan ne olcude uzaklastirmak olanaklidir, dusunulmeye deger. Anayasamizda da yer alan bu ilkenin, ozellikle halkcilik ilkesini butunleyici, halkcilik ilkesinin gerceklesmesini saglayacak bir yontem oldugu gozden uzak tutulmamalidir. Bu ilke, yuzyillar boyu saglanmis teknik gelismeleri, sanayii kisa surede yurtta saglamayi istemekte, ona calismakla birlikte, bunlari basarmis ulkelerin, yaptiklari buyuk yanlisliklara, icine dustukleri buyuk zorluklara ve celiskilere ugramamak icin ortaya konmus ve Ataturk tarafindan gerceklestirilmeye baslanmistir. Ataturk ilkeleri arasinda ozel bir yer tutan devletcilik, ulus birligini, ulus butunlugunu siniflara parcalamamak; bu siniflar arasinda ulus varligini sarsan, yipratan catismalara, karsitliklara dusmemek amacina yoneliktir. Devletcilik ilkesi, devlet ile bireyin etkinlik alanlarini saptarken ozel ve bireysel ekonomik girisim ve etkinliklere set ceken, onlari yok eden bir yontem degil, ilke olarak devleti bireyin yerine koymamak, fakat bireyin gelismesi icin genel kosullari hazirlamak ve bireyin kisisel etkinligini ekonomik ilerlemenin ana kaynagi olarak gormek anlayisidir. Kurtulus Savasimiz, "birlik ve dayanisma" ile anamalciligin somurgeciligine karsi kazanilmisti. Genc Turkiye Cumhuriyeti de bu birlik ve dayanismayi toplumun gelismesi atilimlarinda gerceklestirmek zorundadir. Nasil, cumhuriyet yonetiminin kurulus baslangicinda somurucu, anamalci ve isci siniflari yoksa, cagdas uygarlik yolundaki gelismelerde de sinif karsitliklarina, catismalarina dusmeden toplum yapisinda ekonomik ve kulturel dengeler saglamak da devletciligin amaclari arasindadir. Devletciligin bu anlamda uygulanisi, cagimiza ve gelecege uygun ozgun bir girisimdir. Ataturk devletciligi, Turk ulusu icin oldugu kadar, onun durumunda olan egemenlikleri, ozgurlukleri icin savasan, anamalci ulkelerin somurulerinden kurtulmak cabasinda olan uluslar icin de toplumsal bir kosul, bir gerekirciliktir. Devletcilik ilkesi, dogumu, denemesi, uygulanmasi ile ulusal; amaci ve gelecegi ile evrenseldir. Devletçiliğin bizce anlamı şudur: Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936) Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır.(1930) Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz, bununla beraber, hiç bir piyasa da başıboş değildir.(1937) İNKILAPÇILIK Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır.(1925) Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük,(1925) |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com