|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Danışman Kategorisinde ve Sağlık Forumunda Bulunan Tıp sözlügü Konusunu Görüntülemektesiniz => Kızamık ve Kızamıkcık Çocukluk çağının sık görülen ve tahmin edildiğinin aksine ciddi boyutları olan ve bu hastalıklar sonucunda gelişen ,zatürre,kalp ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#276 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,064
Rep Puanı: 89796150
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Kızamık ve Kızamıkcık
Çocukluk çağının sık görülen ve tahmin edildiğinin aksine ciddi boyutları olan ve bu hastalıklar sonucunda gelişen ,zatürre,kalp yetmezliği,görme ve işitme kaybı,kısırlık,beyin iltihapları ve benzeri komplikasyonlar nedeniyle bu hastalıklardan korunma büyük önem taşımaktadır. KIZAMIK Kızamık her yıl dünyada bir milyondan fazla çocuğun ölümüne yol açan çok ciddi bir hastalıktır.Hastalık her yaşta görülmekle birlikte özellikle küçük çocuklarda ağır seyretmekte ve ölümle sonuçlanabilmektedir.Hastalık öksürük,aksırık ile damlacık enfeksiyonu denilen şekilde insandan insana kolayca bulaşmakta ve üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde başlamaktadır.kreş,yuva ve okul gibi toplu yaşanan yerlerde bulaşma daha çabuk ve sık olmaktadır.Burun akıntısı,aksırma ve göz kızarması,en sık karşılaşılan ilk belirtileridir.Daha sonra yüksek ateş,öksürük ve vücutta kulak arkasından başlayan kırmızı döküntüler gelişmekte ve bu döküntüler baş ve yüzden ,gövde ve kollara ,oradan sırt ve bacaklara yayılım göstermektedir.Hastalık sırasında genellikle zatürre,kulak iltihapları ve her ikibin çocuktan birinde ise beyin iltihapları oluşabilmektedir.hastalığın bu tür yan etkileri etkin ve uygun bir şekilde tedavi edilmezse ölümcül olabilmekte ve sakatlıklara yol açabilmektedir. KIZAMIKÇIK kızamıkçık,damlacık enfeksiyonu yoluyla insandan insana bulaşan ve ateş,boğaz ağrısı ve vücutta bir kaç gün süren deri döküntülerine neden olabilen bir hastalıktır. Hastalık yuva,kreş ve okul gibi kalabalık ortamlarda çok kısa sürede bulaşabilmekte ve çocuklarda genellikle hafif geçirilmektedir.Hastalık ergenlik çağında ve erişkinlerde daha ağır seyretmektedir.Birçok genç erişkinde ve büyükte kızamıkçık enfeksiyonu sırasında büyük eklemlerde ağrı ve kızarıklıkla seyreden eklem iltihapları görülür.Eklem sorunları kısa sürede geçer ancak nadiren kronikleştiği de olur. Kızamıkçığın en önemli ve ciddi tablosu hamile bayanların kızamıkçığa yakalanması sonucunda ortaya çıkmaktadır.Hamileliğin erken dönemlerinde kızamıkçığa yakalanılırsa bebekte körlük,sağırlık,beyin gelişimi bozuklukları ve zeka geriliği ,kalp bozuklukları,hatta düşükler ve ölü doğumlar görülebilir.Bu nedenle tüm kadınların hamile kalmadan önce bir kan testi ile kızamıkçık geçirip geçirmediğinin tesbit edilmesi gerekmektedir. Eğer hastalık daha önce geçirilmediyse tüm bayanların kızamıkçık aşısı ile aşılanmaları ve 3 ay süreyle hamile kalmamaları tavsiye edilmektedir.Aşılanan kişilerin %98'i bu hastalığa karşı yaşam boyu korunmaktadırlar. KABAKULAK Kabakulak,damlacık enfeksiyonu ile insandan insana bulaşmakta ve ateş,başağrısı,kulak ağrısı şeklinde belirtiler veren ve kulak memesi hizasında yanaklarda tek veya çift taraflı şişliğe neden olan tükürük bezlerinin iltihabıdır.Hastalık yapan kabakulak virüsü,vücuda girdikten sonra kan yoluyla yayılmakta ve ayrıca pankreasın iltihaplanmasına ,beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasına (menenjit) ,erkek ve kadınlarda yumurtalıkları iltihaplanmalarına da neden olabilmekte ve sağırlık,kısırlık gibi kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. KIZAMIK,KIZAMIKÇIK,KABAKULAK AŞISI Hastalık yapan bu üç virüsün zayıflatılması ve hastalık yapıcı etkilerinin ortadan kaldırılması yoluyla geliştirilen üçlü Kızamık,Kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı,yıllardır tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır.Bebekler anne karnındayken annenin bu hastalıklara karşı oluşturduğu bağışıklık cisimciklerini ( antikorlar) almakta ve bu şekilde yaşamın ilk aylarında doğal olarak korunmaktadırlar.Ancak,anneden geçen bu antikorların yavaş yavaş ortdan kalkması nedeniyle bebekler 9. Aydan itibaren korunmasız olarak kalabilmektedir.Bu nedenle tüm bebeklerin 9.aydan itibaren mutlaka bir doz kızamık aşısı almaları gerekmektedir. Kızamık,Kızamıkçık ve Kabakulak Karma aşısı,eğer bebeğe 9. Ayda kızamık aşısı yapılmadıysa 12.aydan itibaren uygulanmalıdır. Fakat 9. Ayda kızamık aşısı uygulanmışsa kızamık,kızamıkçık ve kabakulak karma aşısının yapılma zamanı 15. Ay olmalıdır. Kızamık.kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı olan bebeklerde ,nadiren aşıdan 5 ile 12 gün sonra hafif ateş ve bazı hafif deri döküntüleri olabilmekte ve bu belirtiler tedaviye gerek kalmadan 1-2 günde kendiliğinden iyileşmektedir.Bu bebeklere doktor tavsiyesiyle bir iki gün süreyle ateş düşürücü şurup ya da fitil verilebiir . Kızamık.kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı ,bu hastalıklardan herhangi birini geçirmemiş erişkinlere de uygulanabilir.aşı yapılacak kişinin örneğin önceden kabakulak geçirmiş olması,bu üçlü karma aşının yapılmasını engelleyici bir neden değildir.Sadece hamilelere uygulanmaması gerekir. Mesajı son düzenleyen Dr Yucel ( 20-03-05 - 09:32 ). |
|
|
|
|
#277 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,064
Rep Puanı: 89796150
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Menenjıt
Hib (Hemofilus influenza tip b ) 5 yaş altındaki çocuklarda sık görülen ve başta menenjit olmak üzere ölümle sonuçlanabilen birçok ağır hastalığa neden olan bir bakteridir. Hib kaynaklı infeksiyonlar ,5 yaş altındaki her çocuk için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır;çünkü; *özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde vücudun kendini enfeksiyonlardan koruyan bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiştir.Bu nedenle çocuklar aşılanarak korunma altına alınmalıdır. *5 yaş altındaki çocuklarda görülen bakteriyel menenjitlerin en sık nedeni Hib' dir Hib nasıl bulaşır,nasıl yayılır? 5 yaş altındaki her 100 çocuktan 5'i Hib bakterisini taşımaktadır.Hib enfeksiyonlarına yakalanan ya da sadece taşıyıcı olan çocukların solunum yollarında ve tükürüklerinde bol miktarda bulunan bakteriler öksürük,aksırık gibi yollarla dış ortama atılırlar.Sağlıklı çocukların ortamda bulunan Hib bakterilerini soluması ile hastalık damlacık enfeksiyonu şeklinde kolayca bulaşır.Özellikle kreş ve ana okullarındaki çocuklarda Hib enfeksiyonuna yakalanma riski daha fazladır. Hib nasıl hastalık yapar? Damlacıkenfeksiyonu ile alınan Hib bakterileri ,çocukların boğazında çoğaldıktan sonra kan dolaşımına geçerek farklı organlara yayılabilir ve yerleştiği organ veya bölgede hastalık yapar.Örneğin;Hib beyin zarlarında yerleşirse menenjite,akciğerlerde zatürreye ya da kulakta orta kulak iltihabına neden olur. Hib hangi hastalıklara neden olur? Hib,başta menenjit olmak üzere zatürre,kas ve eklem iltihabı,orta kulak iltihabı,sinüzit,yutak iltihabı gibi çeşitli enfeksiyon hastalıklarından sorumlu olabilmektedir. Hib enfeksiyonları ,aşı ile önlenebilir hastalıklardır. HİB MENENJİT Beyin ve omuriliği çevreleyen ve koruyan zarların iltihabına menenjit adı verilir.Menenjit ;baş ağrısı,kusma,kabızlık,ense sertliği,kabarık fontanel(bıngıldak),şuur bozuklukları ve yüksek ateş ile seyreden bir hastalıktır. 0-5 yaş arası çocuklarda görülen bakteriyel menenjitlerin en sık karşılaşılan etkeni Hib'dir. Erken ve uygun tedaviye rağmen Hib kaynaklı menenjit vakalarının % 20 sinde işitmekaybı(sağırlık),zeka geriliği,felçler ya da epilepsi ( sara) gibi nörolojik komplikasyonlar oluşmakta ,%3-8 i ölümle sonuçlanmaktadır.Bu oran gelişmekte olan ülkelerde daha da artmaktadır.Özellikle yuva,kreş ve anaokuluna giden çocuklarda menenjite yakalanma riski evde bakılan çocuklara oranla en az iki kat daha fazladır.Bu nedenle kalabalık ortamlarda bulunan bebek ve çocukların mutlaka Hib aşısı ile aşılanması gerekmektedir. Hib AŞISI Hib aşısı ,hemofilus influenza tip b mikrobunun parçalanarak etkisiz hale getirilmesi ile hazırlanmış olup ,çocukları bu mikropla oluşan hastalıklara karşı etkin bir şekilde korumaktadır.Hib aşısı ,bebek iki aylık olduktan sonra bir ay arayla 3 doz uygulanmalı ve bebek 18 aylık olunca bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır.12 aylıktan büyük ( 1 yaşını doldurmuş) bebeklere Hib aşısı tek doz şeklinde uygulanmakta ve etkin bir korunma sağlamaktadır.Hib aşısının yan etkileri hemen hemen yok gibidir.Aşının,Difteri,Tetanoz,Boğmaca karma aşısı ile birlikte ,karıştırılarak aynı enjektör içerisinde ve aynı anda uygulanmasında ,herhangi bir sakınca yoktur.Aşının koruyuculuğu % 99-100 dür.hib aşısı tek aşı olarak bulunabileceği gibi,PasteurMerieux Connaught tarafından geliştirilen beşli aşı içerisinde difteri,tetanoz,boğmaca ve inaktive çocuk felci aşısı ile birlikte beşli aşı formunda üretilmektedir. 5'Lİ KARMA AŞI Günümüzde başdöndürücü bir hızla gelişen bilim ve teknoloji sayesinde tedavisi güç ya da imkansız çeşitli hastalıklardan korunmamızı sağlayacak bir çok yeni aşı insanlığın hizmetine sunulmaktadır.Çocuklarımızın hayatını tehdit eden hastalıklara karşı geliştirilen her yeni aşı yeni bir iğne anlamına gelmektedir.Çok sayıda aşı için defalarca doktora gitmek,defalarca çocuğumuzun canını yakmak gerekmektedir.Bu sorunun çözümü ancak çok sayıda aşının tek enjektörde biraraya getirilerek uygulanması ile mümkündür.Fakat çok sayıda aşının küçük bir hacimde etkinlik ve güvenilirliğinden bir şey kaybetmeden birleştirilmesi çok yüksek bir teknoloji gerektirmektedir.Bilim dünyasındaki hızlı gelişmenin meydana getirdiği bu soruna Pasteur Merieux Connaught 'un yüksek teknolojisi çözüm getirdi:PENTACT-HIB Serum ve aşıda dünya lideri olan Pasteur Merieux Connaught tarafından yüksek üretim teknolojisi ile üretilen bu aşı ,tam beş hastalığa karşı tek enjektörde koruma sağlamaktadır. Bu aşı ile difteri,tetanoz,boğmaca ,çocuk felci ve menenjit başta olmak üzere Hib kaynaklı enfeksiyonlara karşı vücudun farklı bölgelerinden defalarca aşı yapma gereği de ortadan kalkmıştır.Bebekler doğumu izleyen 2,4,6 ya da 2,3,4'üncü aylarda aşılanmalı,18.ayda ek bir hatırlatma dozu uygulanmalıdır. Özel ince iğneli kendinden cam enjektörü uygulama kolaylığı sağlamaktadır. Mesajı son düzenleyen Dr Yucel ( 20-03-05 - 09:33 ). |
|
|
|
|
#278 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,064
Rep Puanı: 89796150
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Ası nedir
İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs,bakteri vb. mikropların hastalık yapma kudretlerinden arındırılarak ya da bazı mikrop ların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırılarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere aşı denilmektedir. AŞI:Kişileri hastalıklardan ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmesi için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanmaktadır.Aşıların tedavi edici özellikleri yoktur!!!...Yani herhangi bir hastalık oluştuktan sonra hasta kişiye aşı yapmanın yararı olmamaktadır.Aşılar,ağız yoluyla,adale içerisine,cilt altına veya cilt içine verilmek suretiyle uygulanabilirler.hangi yoldan verilirse verilsin,aşılar vücudu- muzu hastalıklara karşı koruyan ve savunma cisimcikleri olarak isimlendirilen antikorları oluştururlar. Oluşan antikorlar vücutta uzun süre kalırlar ve bu süre içinde aynı mikrop vücuda tekrar girerse ,bu mikrobun hastalık oluşturmasına fırsat vermeden ortadan kaldırıl masını sağlarlar. Herhangi bir aşının koruyucu etki gösterebilmesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarla yapılması şarttır.Zira aşıların çocuklara hastalıklara yakalanma riskinin en yüksek olduğu dönemlerden önce yapılması gerekmektedir.Yapılan geniş araştır malar sonucunda her aşı için belirli bir aşı takvimi geliştirilmişdir. AŞI TİPLERİ NELERDİR? Aşıların üretimi, hastalığa neden olan bakteri ve virüsler ya da bunların salgıladığı toksitler yani zehirler kullanılarak yapılalır.Tabii ki bunlar vücuda verilmeden önce teknoloji gerek- tiren çeşitli işlemlerden geçilerek hastalık yapıcı etkileri ortadan kaldırır. Başlıca aşı tipleri şunlardır: Canlı Aşılar: Aşı içerisindeki mikroorganizma canlı olmala birlikte vücut için tamamen zararsız hale getirilmiştir.Verem,kızamık,kızamıkçık ve kabakulak aşıları buna örnektir. Ölü Aşılar:Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürülmüştür.Ancak vücudu uyararak antikor dediğimiz koruyucu maddelerin yapılmasını sağlayacak özellikleri korunmuştur.Boğmaca aşısı buna örnektir. Subünüt Aşılar: Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürüldükten sonra parçalanarak,bu par- çalardan vücudu uyararak koruyucu antikorların yapılmasını sağlayacak parçaları aşı yapı- mında kullanılmaktadır.Örnek olarak Hepatit B ve grip aşıları verilebilir. Toksoid aşıları: Bu tür aşılarda mikroorganizmaların kendileri kullanılmaz.Bazılarının ürettiği zehirler çeşitli kimyasal maddelerle işlenir ve hastalık yapıcı etkileri yok edilerek aşı yapımında kullanılır.Tetonoz ve difteri aşıları bu tip aşılardır AŞILARIN ETKİ MEKANİZMASI Aşıların, hastalık yapma yetenekleri olmasa da aşı uygulanan vücut gerçekten hastalık ile karşılaşmış gibi davranır ve önlem almaya başlar. Mikropları öldürmekle görevli hücreler ve koruyucu antikor salgılayan hücreler aşı yoluyla verilen hastalık etkenini tanır ve diğer tüm koruyucu sistemleri harekete geçirir.Aşı ile verilen ve hastalık yapıcı özelliği olmayan etkeni yok edilirken tüm özelliği olmayan hastalık etkeni yok edilirken tüm özellikleri hafızaya alınır.Vücut daha sonra gerçek hastalık etkeni ile karşılaştığında özelliklerini hemen hatırlayarak hastalık oluşturmasına fırsat vermeden yok eder.Canlı aşılar ile vücuda verilen mikroorganizmalar çoğalmaya başlar. Ama zayıflatılmış olduklarından üremeleri hastalıkla sonuçlanmaz veya çok hafif belirtiler gelişir.Sonuçta gerçek mikropların meydana getirdiğine benzer bir baığışıklık ortaya çıkar.Ölü ve toksoid (zehir) aşılar hastalık belirtilerine yol açmaz ama vücutta bunlara karşı antikor üretilir. Çocukların bağışıklık sistemi, bebeklik döneminde tam gelişmediği için bazı aşıların belirli aralıklarla tekrarlanması gerekmektedir. Örneğin; Difteri,Tetanoz,Boğmaca(Karma) aşıları ile Çocuk felci aşısının ve çocukluk çağı menenjit aşısının (HIB) birer ay arayla üç kez yapılması ve son dozdan bir yıl sonrs hatırlatma dozu daha yapılması gerekmektedir AŞILAR ZARAR VERİR Mİ? Günümüz modern teknolojisi ile üretilen aşılarda yan etki olasılığı hiç yok denecek kadar azaltılmıştır. Aşı uygulandıktan sonra çok nadir olarak vücutta ve aşı yerinde bir takım yan etkiler oluşabilir.Bu yan etkiler çok nadir olmakla birlikte genellikle çok yüksek ateş, aşı yerinde ağrı ve kızarıklık şeklindedir.Bu yan etkiler genelde kısa süreli olup doktor tedavisi gerektirmezler ve annelerin basit önlemler almasıyla kolaylıkla ortadan kaldırılabilir.Aşı uygulaması sonrasında çok nadir olmakla birlikte aşı bileşiminde bulunan maadelere karşı oluşan alerjik ve sistemik reaksiyonlar görülebilmektedir.Ancak bu reaksiyonlar, hastalığın oluşması ile ortaya çıkabilecek ağır sonuçların yanında mukayese edilemeyecek derecede önemsiz kalmakta ve çok daha hafif olmaktadır AŞILARIN YAPILMAMASI GEREKEN DURUMLAR Zannedildiğinin aksine, aşıların yapılmasını engelleyecek faktörler çok kısıtlıdır.Halkımız tarafından inanılan ve bu nedenle çocukların aşıya götürülmesini engelleyen hafif ateş,ishal, bir engel teşkil etmediği artık bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Dünya Sağlık Teşkilatının yayınladığı bilgilere göre çocuğa aşı yapılması sırasında gözden geçirilmesi gereken durumlar şunlardır: -Lösemi, Lenfama gibi kötü huylu hastalığı olan ve diğer kanserli çocuklar, -Aktif verem hastaları, -Ağır derecede zatürre,böbrek yetmezliği,metabolizma hastalıkları gibi hastane tedavisi gerektirecek durumda olanlar, -Kortizon tedavisi görenler, -Işın (Radyoterapi) tedavisi görenler. Yukarıda belirtilen hastalığı olan kişilere aşı uygulanıp uygulanmaması ve hangi aşıların uygulanması gerektiği konusunda kararın hastayı izleyen hekim tarafından verilmesi gerekmektedir.Yukarıda belirtilen hastalıklar dışında hastalığı olan ya da sağlam olan tüm bebek ve çocukların aşı takvimine uygun olarak mevsim ayıt edilmeden gerekli tüm aşıları yapılmalıdır. AŞILARIN SAKLANMASI,KORUNMASI,NAKLİ Aşılar yapı olarak biyolojik ürünler olarak bilinen bir gruba girerler.Dikkat edilmediğinde, biyolojik ürünler kolaylıkla zarar görebilrler.Özellikle ISI-GÜNEŞ IŞIĞI,DONMA bu zararlı etkenlerin başında gelmektedir.Bu nedenle biyolojik ürünler olarak bilinen aşı,serum ve bazı kan ürünlerinin diğer ilaç ve kimyevi ürünlerden farklı bir depolama ve sevkiyat özelliği vardır. Aşıların etkinliklerinin azalmaması için üretildikleri andan, kişilere uygulanıncaya kadar geçen süre içerisinde uygun ısısda depolanmasını vr taşınmasını sağlayan sisteme "soğuk zincir" ası verilmektedir.Soğuk zincirin bir halkasında meydana gelebilecek bir aksaklık, etkinliğini kaybetmiş bir aşının kişilere uygulanmasına neden olabilecektir. Tüm aşılar ısısya hassastırlar.B.C.G. ve kızamık aşıları gibi bazıları ise ayrıca gün ışığına da (U.V) hassasiyet göstermektedirler., Biyolojik ürünler,özellikle aşılar üretildikleri andan ititbaren ısı artışı riski altındadırlar.Bu nedenle depolanma sevkiyat sırasında meydana gelebilecek ısı artışlarından aşıları korumak gereklidir.Az veya çok ısıyla karşılaşma, aşıyı olumsuz etkilemekte ve aşı tekrar uygun ısılara konulsa dahi, ısı artışının yapmış olduğu etki ortadan kalmamaktadır.Bu konuda Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) örneği çok ilgi çekicidir: "Yumurta bir kez haşlandıktan sonra ne yaparsanız yapın eski haline döndürülemez,aşıların protein kompozisyonunda ısıya maruz kalmaları ile oluşan değişikliklerin bu örnekte olduğu gibi geri dönüşümü mümkün değildir." Yüksek ısıyla olduğu kadar çok düşük ısıyla karşılaşmada aşıların inaktif hale gelmesine neden olmaktadır.Bu nedenle en ideal ısı +2 C ile +8 C arasındaki buzdolabı raf ısısıdır. Dünyanın en büyük aşı ürteticisi olan Pasteur Merieux Connaught, soğuk zincir sistemi üzerinde titizlikle durmakta tüm soğuk hava depo ve dolaplarında aşı ve serumların uygun ısıslarda depolanmasını elektronik sistemlerle günlük olarak izlenmekte, aşıların akli sırasında termos özelliğindeki özel izotermik kutular ve buz aküleri kullanmaktadır Mesajı son düzenleyen Dr Yucel ( 20-03-05 - 09:34 ). |
|
|
|
|
#279 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,064
Rep Puanı: 89796150
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Yeryüzünde yaşayan ve kısaca mikrop diye tanımlanan virüs bakteri gibi zarar verici etmenlerin çeşitliliği göz önüne alındığında insanoğlunun böyle bir ortamda hastalanmadan yaşamını sürdürebilmesinin ne kadar güç olduğu ortadadır.Bu ortamda insanın yaşamasını sağlayan ve dış zararlı etkenlere karşı koyan vücudun savunma sistemine "Bağışıklık Sistemi" adı verilmektedir. Bağışıklık sistemi Özgül ve Özgül Olmayan Bağışıklık Sistemi olarak iki başlık altında incelenmektedir. Özgül Olmayan Bağışıklık Sistemi;vücudumuza zarar verebilecek tüm etkenlere karşı hiçbir ayırım yapmadan savunma yapar.Örneğin derinin salgıları ile tüm vücut yüzeyinde oluşturduğu tabaka ,burun tüyleri ve mide asidi gibi savunma mekanizmaları mikropların vücuda girmesini engellemekte ya da girse bile hastalık yapmasını önlemektedir. Özgül Bağışıklık Sistemi;vücudumuza giren mikropları tanımlayarak onlara karşı özel bir savunma yapmaktadır.Vücudumuz kendi yapısını çok iyi tanımakta ve kendisine yabancı olan her türlü mikropları ayırt edebilmektedir.Vücut,kendisine yabancı mikropların yapısını tanımladıktan sonra bu yapıları etkisiz hale getirebi- lecek savunma cisimcikleri (antikorlar) yapmasına fırsat vermeden antikorlar tarafından etkisiz hale getirilmektedir.Örneğin,kızamık geçiren bir çocuk bu nedenle yaşamı boyunca bir daha kızamığa yakalanmamaktadır. Ancak bir kez geçirildiğinde bile ağır seyreden ve ölüm,sakatlık,zeka geriliği gibi ciddi sonuçlara neden olabilen hastalıkların varlığı söz konusu olduğunda kişileri bu hastalıklardan korumanın ne kadar önemli olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.Hastalıklardan korunmak için önerilen birçok yol olmasına karşın; korunmada en etkin,en güvenli ve en ucuz yöntem kişilerin aşılanmasıdır.
|
|
|
|
|
#280 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,064
Rep Puanı: 89796150
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Gebelik ve sigara
Bilindiği gibi sigara hayatımızın tüm dönemlerinde,vücudumuzun tüm organları için zararlı olmakla birlikte, özellikle kalp,dolaşım sistemi ve solunum sistemimiz için çok daha endişe vericidir.Sigaranın vücuda olan zararları içinde taşıdığı maddelerle ilgilidir.Bu maddeler genel olarak ; karbonmonoksit,nikotin,kurşun ve benzeri zararlı maddelerdir.Bu maddeler nasıl ki içene zarar veriyorsa aynı şekilde içen anne adayının bebeğine de zarar verecektir.Hatta bebek,yeni gelişmekte olan bir canlı olduğu için bunlardan çok daha fazla zarar görerek gebelik boyunca,doğum sırasında ya da doğumdan sonra tüm yaşamı boyunca etkilenebileceği durumlara maruz kalabilecektir. Sigaranın vücut üzerindeki etkilerini genel olarak erken ve geç dönem etkiler olarak ikiye ayırmak mümkündür. ERKEN ETKİLER ; sigara içindeki maddelerin vücuda girmesi ile vücutta meydana gelen değişimlerdir.Bunlar ; 1) Atar damarlarda daralma ( vazokonstrüksiyon ) 2) Damar duvarına olan kan basıncının artması 3) Tansiyon yükselmesi ( hipertansiyon ) 4) Çarpıntı ( taşikardi ) 5) Kanın oksijen taşıma kapasitesinin azalması 6) Buna bağlı olarak dokulara giden oksijen miktarının azalması GEÇ ETKİLER ; Bunlar uzu süreli sigaraya maruziyet ile ortaya çıkan klinik tablolardır ; 1) Solunum sistemi hastalıkları ( Kronik bronşit,nefes darlığı,gibi ) 2) Dolaşım sistemi hastalıkları ( ateroskleroz,damar tıkanıklıkları,flebit,vs ) 3) Kalp hastalıkları ( özellikle koroner damarların tıkanmasına bağlı enfarktüs riskinin artması ) 4) Vücutta C vitaminini inaktive ederek enfeksiyonlar başta olmak üzere bir çok hastalığa karşı savunma gücümüzü azaltır) 5) Hemen tüm kanserlerin etiyolojisinde ( oluşmasında ) sigaranın yeri vardır.Özellikle akciğer,dudak,gırtlak ve nefes borusu kanserleri sigara içenlerde içmeyenlere göre çok daha fazla sıklıkta görülmektedir. Yapılan bir çalışmada ; nikotin koklatılan veya enjekte edilen albino sıçanlardan doğan yavruların küçük,doğum ağırlıkları noksan, ölüm oranlarının yüksek olduğu,annelerin yavrularını besleme davranışlarının değiştiği ve emzirmelerinin zorlaştığı,bazılarının yavrularını yadikleri ve çoğunun yavruları ile ilgilenmedikleri tesbit edilmiştir.Bu konuda yapılan bir çok çalışma vardır ve sonuçlar hemen hemen birbirine benzer bulunmuştur. Gebelikte sigaranın bebek üzerindeki etkileri genel olarak şunlardır ; 1) Doğan bebeklerin bir çoğunda doğum tartısı düşük olur 2) Doğum ağırlığı düşük olan bebeklerde dış dünyaya adaptasyon zorlukları görülür 3) Bebeği doğumdan sonra koruyacak olan ve ilk olarak anneden aldığı koruyucu antikorların zarar görmesi sonucu bağışıklık sisteminde zayıflık olur 4) Düşük ihtimali artar 5) Bebeğin anne karnında ölüm ihtimali artar 6) Poş denilen gebelik zarının erken yırtılması riski daha yüksektir 7) Erken doğum tehdidini artırır 8) Gelişme geriliğine neden olabilir 9) Gebelik kanamalarında artış görülür ( placenta previa ve placenta dekolmanı gibi ölüme kadar gidebilen ağır kanamalardır ) 10) Lohusa annenin süt miktarında azalmaya neden olur 11) Plasenta ( bebeğin eşi ) daha ince,çeperi geniş,kalsifikasyon ( ölü saha ) odakları daha yaygındır.Bunlar yetersiz oksijenlenmeye ( hipoksi ) karşı plasentanın cevabıdır. 12) Çocuklar genellikle hiperkinetik olurlar. Bu etkilerin oluşabilmesi için günde şu sayıda sigara içilmesi gerekir diye bir kaide yoktur.Ne kadar çok sigara içilirse o kadar çok risk oluşur.Yani günde 5 sigara içene göre 15 sigara içende risk daha fazla olacaktır. |
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com