|
||||||||
Danışman Kategorisinde ve Sağlık Forumunda Bulunan Fizik tedavi Konusunu Görüntülemektesiniz => Bel ağrısı Bel ağrısı günümüz toplumunun %60-85 inde hayatın her hangi bir döneminde görülebilen, sebebleri çok çeşitli olan bir sendromdur. ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#6 |
|
Admin
![]() |
Bel ağrısı Bel ağrısı günümüz toplumunun %60-85 inde hayatın her hangi bir döneminde görülebilen, sebebleri çok çeşitli olan bir sendromdur. Özellikle mekanik bel ağrılarında tedavi maliyetlerinin yüksek olmasının yanında, ağrının kronikleşmesinin hasta üzerindeki olumsuz etkileri çok önemlidir. Bel ağrıları yaygın sanılanın aksine, kaçınılmaz olan yaşlanmanın sonucu değildir. Tüm organlar gibi omurganın aşınıp yıpranması da fizyolojik bir olaydır. Omurganın zamanla esnekliği yitirerek sertleşmesi, gittikçe zayıflayan kaslara karşı ek dayanıklılık sağlayan bir denge unsurudur. Bel ağrısı bütün yaşlarda görülebilir. Hatta 15 yaşında dahi ameliyat olan hastamız mevcuttur. Kronik hastalık tedavisi açısından kalp hastalıklarından sonra 2. sıradadır. Bel ağrısının önemi özellikle sanayi kesiminde ve çalışan toplumda ortaya çıkmaktadır. Ağrı nedeniyle iş günü ve iş gücü kaybı yüklü bir yekün tutmaktadır. Bel ağrısı olan hastaların % 70-80'i ilk akut ataktan sonra her hangi bir tedaviye gerek kalmadan iyileşebilmektedirler. % 20-30 unda ise 2. - 3. tekrar olabilmektedir. Burada önemli olan bu tekrarların gelmesini önlemektir. Çünkü tekrarlarla ağrı kronikleşir ve hasta bel ağrısı nedeniyle hiç iş yapamaz hale gelir. Bunu önlemek de belin eğitimi ile olur. Kişinin belini tanıması, belin hangi hareketle ne kadar zorlanacağını bilmesi, bel ağrısına yol açan risk faktörlerini, egzersizlerin ağrıda nasıl korunabileceğini öğrenmesi gereklidir. Bel ağrısının oluşumunda, omurgadaki yıllara bağlı aşınıp yıpranma yanısıra, omurganın uygun olmayan duruşu (kötü postür) ve beli zorlayan bedensel hareketler sorumludur. Bunun için günlük yaşantıda ve mesleki çalışmalarda doğal olmayan bedensel davranışların neler olduğu tanımlayıp, doğrusunu öğrenip omurganın aşırı zorlanmasını önlemek gerekir. BELMER ‘de bel ağrılarını yok edebilme ve önleme yolları size öğretilerek az ağrıyla yada hiç ağrısız yaşam için pratik öğütler verilecektir. Bel koruma prensipleri, yalnız akut ağrılı dönemde değil, tüm yaşam boyunca gereklidir. Üstelik bunlar, hiç de zor olmayan doğal davranışlardır.. Bel Ağrısının Sebebleri Nelerdir ? Bel ağrısının pek çok sebebi vardır. Bizim en sık rastladığımız mekanik bel ağrısıdır. Bundan başka tümör, infeksiyon, inflamatuar romatizmal hastalıklar, kireçlenmeler, bel fıtığı dediğimiz “disk kayması”, doğuştan olan kemik anomalileri ve bel kaymaları (spondilolistezis), bel ağrısı sebebidir. Bel Ağrısında Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır ? Sık sık tekrar eden ve istirahatle geçmeyen, şiddeti gittikçe artan bel ağrılarında, bel ağrısı ile birlikte bacakta ağrı, uyuşma vs. varsa mutlaka doktora başvurulmalı ve hastalığın teşhisi konmalıdır. Bel Ağrısında Risk Faktörleri Nelerdir ? Meslekle ilgili olan faktörler: Ağır fiziksel aktivite ve ağır kaldırma gerektiren meslekler. (Ör: İnşaatlarda çalışanlar) Devamlı öne eğilme, eğilerek dönme gerektiren meslekler. Araba, otobüs, kamyon, kullanma gibi vücudu sürekli vibrasyona maruz bırakan meslekler. Uzun süre ayakta durma veya oturma gerektiren meslekler. Bütün bu saydığımız durumda çalışmak zorunda olan kişilerde bel ağrısı ve bel fıtığı görülme riski artmaktadır. Sportif aktivitelerle ilgili risk faktörleri: Futbol, halter, kürek ve güreş sporlarıyla uğraşan kişilerde bel ağrısı sıklığı artmaktadır. Kişisel risk faktörleri: Yaş: Bel ağrısı bütün yaş gruplarında görülmekte beraber yaşın ilerlemesi ile birlikte görülme sıklığı artmaktadır. Bunda da en önemli etken omurganın dejenerasyonudur. Postür bozuklukları, karın ve sırt kaslarında güç azalması yine önemli risk faktörüdür. Psikolojik risk faktörleri İşinden memnun olmama, işini sevmeme veya takdir edilmeme,aile içi sorunlar gibi durumlar bel ağrısında risk faktörleri arasında sayılmaktadır. Omurganın Yapısı ve İşlevi Omurga vücut hareketlerinin eksenini oluşturur, gövdeye destek verir ve omuriliği korur. Boyunda ve belde açıklığı arkaya, sırtta ise açıklığı öne bakan normal eğrilikler vardır. Bunlar vücudun dengesi yönünden önemlidir. Omurganın hareket birimi, üst üste duran iki omur gövdesiyle, bunların arasındaki etrafı liflerle çevrili, ortası katı jel kıvamındaki disk, omurga eklemleri ve bu eklemlerin kapsüllerinden oluşan bölümdür. Kaslar ve bağlar omurların değişik yerlerine tutunur. Omurga, omurga kasları yardımıyla dik durur ve hareket eder. Bağlar ve eklem kapsülleri de ek destek verir. |
|
|
|
|
#7 |
|
Admin
![]() |
Duruşları normal olmayan ve egzersiz yapmayan insanlarda, eklem kapsülleriyle bağlar aşırı gerilir ve gevşer. Omurga eklemleri üzerine binen yük artar. Doğal duruşları bozulur. Sonuç; ağrı ve erken dönemde yıpranmadır. Özellikle beldeki eğriliğin artması ve belin çukurlaşması, eklem yüzeylerinin birbirine yaklaşmasına ve birbiri üzerinde kaymasına sebeb olur. Bu da eklem kapsülünü gerer ve belde sık görülen ağrılara sebeb olur. Bel bölgesi, 5 bel omurundan oluşur. Bu omurların arasında 5 adet disk vardır ve omurganın en geniş yüzeye sahip diskleridirler. Bu disklerin görevi yük taşımak ve omuriliği korumaktır. Disk üzerine gelen kuvvet postür (duruş) ile yakından ilişkili olup, sırtüstü yatar durumda 25 kg iken, eğik oturur pozisyonda 250 kg'a kadar çıkmaktadır Bel Eğitiminde Neler Yapılabilir? Vücut postürünün düzeltilmesi. (Postür, insanın duruş biçimidir) Belin fonksiyonunu sağlıyan tüm kaslarda yeterli gücün yeniden elde edilmesi. Günlük yaşam aktivitelerinde uygun postürün ve bunu devamlı korunmasının öğrenilmesi. Günlük yaşam aktivitelerinde beli zorlamadan eğilme, kaldırma, itme, çekme, dönme ve oturma hareketlerinin nasıl yapılacağının öğrenilmesi. Bel ağrısına katkıda bulunan bütün psikososyal, mesleki ve kişisel emosyonel faktörlerin araştırılması ve ortadan kaldırılması gereklidir. Bel Ağrısında Egzersizin Önemi Nedir ? Egzersizler bel ağrısında tedavinin önemli bir parçasıdır. Egzersizin etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz: Gevşemeyi sağlamak, Ağrıyı azaltmak, spazmı çözmek. Zayıf kasları güçlendirmek. Spinal dokularda (belde) mekanik yüklenmeyi azaltmak. Vücudun genel fiziksel uyumunu artırarak olası zorlanmaları önlemek. Postürü düzeltmek. Omurganın mobilitesini artırmak. Denge ve koordinasyonu artırmak. Orta hızla tekrarlanan hareketler spesifik dokuların, özellikle disklerin beslenmesini artırır. Kısa sürede işe dönüşü sağlar. Ayrıca egzersizler sıkıntı ve depresyonu azaltarak, kişide bir gevşeme ve rahatlama sağlamaktadır. Bel Sağlığı Eğitiminde Ne Gibi Kurallara Dikkat Edilmelidir ? Bel ağrısından yakınan kişilere bel eğitimi için bazı önerilerde bulunabiliriz. Hareketsiz kalmayın. Yetersiz hareket, vücuttaki doku ve organların gereği gibi beslenmesini düzenleyen, yaşam için önemli metobolizma olaylarını olumsuz yönde etkiler. Yeteri kadar hareket etmeyen organizmada, belli vücut bölgelerinin beslenmesi aksar ve metabolizma artıklarının vücut dışına atılması azalır. Yetersiz hareketin en önemli olumsuz sonucu, kas ve kemiklerin zayıf kalmasıdır. Hareketli olmak, tüm vücut fonksiyonlarını canlı tuttuğu gibi, aşınma, yıpranma ve kuvvet yitirilmesini de önler. Tüm eklemler gibi, omurga disklerinin beslenmesi de emme-basma tulumba mekanizmalarıyla gerçekleşir. Bu yüzden sürekli oturmak veya ayakta durmak bel hastası için sakıncalıdır. Vücut pozisyonunun sık sık değiştirilmesi, omurganın kemik yapısının ve disklerin daha iyi beslenmesini sağlar, dolayısıyla vaktinden önce aşınıp yıpranmasını önler. Bel ve sırtınızı dik tutun. Omurga için en rahat ve uygun olanı bel ve sırtın düz durduğu pozisyondur. Güçlü bel ve karın kasları, belin düz durmasını kolaylaştırır. Bu nedenle de düzenli egzersiz gereklidir. Kötü duruş sırtta kamburluğu, belde de iç çöküklüğü artırır. Erken dönemde kalıcı kambur oluşur. Yerden bir şey alırken öne doğru eğilmeyin, çömelin. Omurganın en çok zorlandığı pozisyonlardan biri, gergin dizlerle öne eğilip yerden bir şey almaktır. En iyisi çömelmektir. Bu durumda omurga düz duracağı için çok daha az zorlanır. Sizin için ağır cisimleri kaldırmayın. Ağır kaldırmak, belin alt bölgesindeki diskleri zorlar. Sık sık bel ağrısından yakınanlar, kesinlikle ağır yük taşımamalıdır. Eğer ağır bir yük taşıma zorunluluğu varsa, eldeki eşya olabildiğince vücuda yaklaştırılarak, hatta dayanarak götürülmelidir. Taşıdığınız ağırlıkları ikiye bölün ve vücudunuza yakın tutun. Bu şekilde omurgaya binen yük eşit dağılacağı için diskler tek yönlü zorlanmayacaktır. |
|
|
|
|
#8 |
|
Admin
![]() |
Otururken belinizi düz tutun ve sırtınızı bir yere dayayın. Zamanın çoğunu oturarak geçiren insanlar, sürekli masa başında çalışanlar, sürekli araba kullanmak zorunda olanlar için bu önemli. Sürekli masa başında oturmak zorunda olanlar, ayakların altına küçük bir yükselti veya iskemle koysunlar ve kolları da koltuğun yanlarına dayasınlar. Otururken de sık sık pozisyon değiştirsinler. Ayakta dikilirken dizleri gergin tutmayın. Yüksek topuklu ayakkabılar da beli çukurlaştıracağı için omurgayı zorlar. Topukları ve tabanları yumuşak ve alçak topuklu ayakkabı giyilmelidir. Yatarken bacaklar gergin olmasın. Sırtüstü yatarken dizlerin altına konacak küçük bir silindir yastığın büyük yardımı dokunur. Yan yatarken de dizlerin arasına yastık konmalı. Yüzüstü yatış bel ağrısı olanlar için uygun bir pozisyon değildir. Spor yapın, imkanı olanlar için yüzme bel ağrısında yapılabilecek en ideal spordur. (serbest, sırtüstü) Ayrıca hızlı tempolu yürüyüş yapılabilir ve bisiklete binilebilir. Omurga kaslarını düzenli çalıştırın. Bu da düzenli egzersizle olur. Bu egzersizler hiçbir zaman zorlanarak ve sert yapılmamalıdır. Aniden Ortaya Çıkan Bel Ağrısında Ne Yapılmalı ? Bir ağır kaldırma, ani hareket veya ani bir öksürme, hapşurma neticesi bir anda oluşan ve kişiyi hareketsiz bırakan bel ağrılarının önde gelen nedeni aşınmış yıpranmış disklerin kayarak omurga bağları yada sinirler üzerine baskı yapmasıdır. Bu durumda hemen sırtüstü yatıp, dizlerin, bacakların altına birkaç minder veya bir sandalye koyarak gevşemeye çalışılmalı. Bu tür ağrılarda 5-10 dakikalık buz mesajı yapılabilir. Ağrıyı ve kas spazmını azaltmada faydası olur. Akut durumda soğuk uygulama faydalıdır. Bu dönemde uygulanacak sıcak ağrıları daha da artırabilir. Sıcak tedavi, ağrılar devamlı hale gelince (kronikleşince) uygulanır. Günlük Yaşantı İçin Öğütler: Bel ağrısı olan kişilerin bel eğitimi kurallarını günlük yaşantıya aktarmaları çok önemlidir. Sürekli oturmaktan yada ayakta dikilmekten kaçının. Sık sık pozisyon değiştirin. Ev hanımları, işinize sık sık ara verin ve gevşemiş olarak dinlenin. Ütü yaparken, üzerinde bastığınız ayağınızı sık sık değiştirin. Ayağınızın birini yüksekçe bir yere koyarsanız belinizin yükünü azaltmış olursunuz. Bulaşık makinanızı vücudunuz dönük iken boşaltmayın. Elinizi bir yere dayayın, çömelin ve makinayı öyle boşaltın. Bacaklarınız gerginken öne eğilmeyin. Yerden bir şey alırken dizlerinizi biraz bükün. Ağır bir şey kaldırırken de belinizi düz tutun, cismi vücudunuza mümkün olduğunca yaklaştırarak kaldırın. Yatak ve koltuklar çok yumuşak olmamalı. Elektrik süpürgesini kullanırken dik durun. Faraşla yerden bir şey alırken çömelin. Omurgadaki erken aşınma ve yıpranmalar bir kez yapılan yanlış davranış değil, sık sık tekrarlanan hatalı hareketler sonucudur. Onun için yapılan hareketlere her zaman dikkat edilmelidir. Her gün biraz spor yapmayı deneyin. Bel Sağlığında Beslenmenin Önemi Nedir ? Bel ağrısı olan kişilerin bel eğitimi kurallarını günlük yaşantıya aktarmaları çok önemlidir. Bel ağrısında beslenmenin ne etkisi olabilir diye düşünülebilir. Ancak dikkat edilirse, toplumumuzda bel ağrısından yakınanların bir çoğunun az hareket ettiği, çok yemek yediği ve yediklerine de dikkat etmedikleri gözlenebilir. Sonuç; fazla kilolar, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği, romatizmal hastalıklar ve eklemlerde erken dönemde aşınma ve yıpranmalar. Beslenmede temel kural, yaşam boyu normal kilonuzu koruyabilecek ölçüler içinde yemenizdir. Gıdalarla yeterli kalsiyum alımı, D vitamini ve güneş ışığı kemik yapısı için son derece önemlidir. Bunlara dikkat edilmezse erken yaşta osteoporoz gelişebilir. Bu da yaşlılıkta bel ve sırt ağrılarının önde gelen nedenidir. Bel Fıtığında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ? Bel fıtığında fizik tedavinin amacı; dolaşımı sağlamak, beslenmesi bozulan bel bölgesindeki kas spazmını çözmek, enflamasyonu gidermek ve disklerin beslenmesini normale getirmektir. Bunun için çeşitli fizik tedavi uygulamaları yapılır. Bunlar: Yüzeyel sıcak: Hot pack, Enfraruj. Derin ısıtıcılar: Ultrason, kısa dalga diatermi. Vakum TENS, Enterferansiyel, diadinamik akımlar Laser Traksiyon Egzersizdir. |
|
|
|
|
#9 |
|
Admin
![]() |
BURSİT Tanım: Bazı mesleklerde özellikle sık rastlanan bursit, eklem bölgelerinde ağrılı şişlikler olarak görülür. Erken tanıyla tedavisi kolaydır. Bursa, bir eklemi ya da kemiği kaplayan yumuşak dokunun üzerinde oluşan içi sıvı dolu bir keseciktir. Bursit ise bu keselerden birinin iltihaplanmasıdır. Sık rastlanan bu ağrılı durum, iltihaplanma önlenmezse, akut ya da kronik bir rahatsızlığa dönüşebilir. İki tür bursa vardır. Birinci gruptakiler (anatomik bursa) kas kirişlerinin kemiklere ya da eklemlere yaslandıkları yerlerdeki sürtünmeyi engelleyen, içi sıvı dolu çok küçük keseciklerdir. Diz ekleminin çevresindeki kemiklerde bu bursalardan 15 tane vardır. İkinci türdeki bursalar, bir kemik üstündeki yumuşak dokunun sürekli sürtünme ya da yaralanma sonuunda ortaya çıkarlar. Sözgelimi, her gün sert bir zeminde saatlerce oturan birinin, kalça kemikleri üstünde oluşan bursalar bu türdendir. İki bursanın da görevi aynıdır: Kas kirişlerinin, kemik üzerinde hareket ettikleri bölgelerde basıncı önlemek. Bursit, bir bursanın kronik olarak genişlemesi ya da akut bir biçimde şişmesi durumunda ortaya çıkar. Bu hastalık, dizlere sürekli basınç sonucu diz ekleminde oluşursa "diz üstü bursiti" adını alır. Herhangi bir sürtünme ya da yaralanma bursanın sıvı salgılamasına, dolayısıyla da şişmeye neden olur. Belirtiler Akut bursitlerde, bir kemik ya da eklem üzerinde sıcak, kırmızı ve ağrılı bir şişlik görülür. Çok şiddetli durumlarda belirtilere hareket güçlüğü de eklenebilir. Bursanın şişmesine neden olan sıvı, keseyi çevreleyen hücreler tarafından salgılanır. Bu sarı renkli sıvıda, iltihaplanmanın etkisiyle kılcal damarlardan sızan kan da bulunabilir. Bakteriyel bir enfeksiyon varsa, keseiçi sıvısında bakteriler ve akyuvarlar da görülür. Bunlar, kese içinde irin oluştururlar. Uzun süren (kronik) bursitler ise ya akut bursitlerin yinelenmesi ya da art arda zedelenmeler sonucunda bursanın şişmesiyle oluşur. Bursit, tehlikeli bir hastalık değildir. Antibiyotiklerle, bursadaki bakterilerin bedene yayılmasının ve kan zehirlenmesine (septisemi) ya da veremin yayılmasına yol açmalarının önüne geçilmektedir. Romatizma ve gut uzun süre tedavi edilmeyip kendi haline bırakılırsa, bedenin başka bölgelerinde tehlikeli iltihaplanmalara yol açabilir; bunun gibi, kronik bursitler de tedavi edilmezlerse çevredeki kasların, dolayısıyla eklemin zayıflamasına neden olabilirler. Nedenleri Bir bursanın iltihaplanma nedenleri hala tam olarak bilinememektedir. Bursit, çocuklarda ve erişkinlerde aynı oranda görülür ama bazı insanlarda bursite yakalanma eğilimi daha fazladır. Sürtünme, bursanın ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı meslekler ya da çalışma biçimleri, bursanın gelişmesi için elverişli koşullar yaratabilir. Sözgelimi, dirseklerini masaya yaslayarak ders çalışan öğrencilerde, dizlerinin ve dirseklerinin üzerinde sürünerek çalışan madencilerde bursit sık görülür. Bazen hamalların ensesinde, omurga kemiği üzerinde; sırık hamallarının enselerinde ve omuzlarında; sabahtan akşama kadar tezgah başında oturan dokuma işçilerinin kalçalarında; diz çökerek çalışan bahçıvanların dizlerinde bursit olabilir. Bununla birlikte, sürtünme tam bir açıklama getirmekten uzaktır. Çünkü bazı insanlarda bursit, öteki insanlara oranla çok daha çabuk oluşmaktadır. Daha ender görülen durumlarda bursit, ya bursadaki ya da eklemlerdeki bakteriyel iltihaplanmayla ortaya çıkar. Geçmişte verem, bursitin çok bilinen bir nedeniydi. Bazı romatoit artrit durumlarında, bir eklemin çevresindeki bursa şişmekte; ender görülen durumlarda ise bursada guta bağlı şişme görülmektedir. Genellikle yaşlılarda görülen dirsek bursitinin nedeni bilinmemektedir; bununla birlikte çok hızlı bir seyri vardır: Dirsekte, birkaç saat içinde yumurta büyüklüğünde bir şişlik oluşuverir. Tedavi Akut bursitin tedavisi, bursanın iltihaplı olabileceği ya da daha ender görülen nedenlerle ortaya çıkmış olabileceği hesaba katılarak, hekim eliyle yapılmalıdır. Neden belli değilse ya da bursit sürtünme ya da aşırı kullanma dolayısıyla ortaya çıkmışsa, hastalıktan etkilenmiş olan eklemin (ya da bölgenin) dinlendirilmesiyle iyileşme sağlanır. Ağrı varsa tedaviye ağrı kesiciler eklenir. Kesedeki şişkinliği azaltmak için, romatizma tedavisinde kullanılan ilaçlardan yararlanılabilir. Bakteriyel bir enfeksiyon varsa antibiyotikler kullanılmalıdır. İltihabı geriletmek için soğuk kompresler yapılabilir. Ancak buz torbası kullanırken, etkilenmiş bölgeyi yakacak kadar soğuk olmamasına dikkat edilmelidir. Buz torbasını kaldırdıktan sonra şişkinliği azalmış olan bölge yarım saat, esnek bantla sarılmalıdır. Eğer bu yöntemle şiş hafifletilirse, her dört saatte bir uygulama yinelenmelidir. Bu basit tedavilerle iki - üç günde düzelmeyen bursitlerde, hekime başvurmak gerekir. Doktor yerel etkili bir ağrı kesici sürdüğü deriden iğneyle bursanın içine girerek, kese içindeki fazla sıvıyı alır. Bu işlem, hem hastayı rahatlatır, hem de alınan sıvının biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarlarında incelenmesine (sıvıda bakteri olup olmadığını anlamak için) olanak sağlar. Doktor, keseye kortizonlu ilaç da enjekte edebilir; birçok vakada kortizon tedavisi olumlu sonuçlar verir. Bu tedavi yöntemi bursit iyileşene kadar yinelenmelidir. Bursit, tedaviye karşın iyileşmiyorsa, küçük bir ameliyatla, kesenin iç yüzündeki, sıvı salgılayan hücrelerin bulunduğu tabaka çıkarılır. Bu küçük ameliyat birçok hastada tam iyileşme sağlar. Ancak yine de, çok ender olmakla birlikte ameliyattan birkaç hafta sonra, aynı yerde, yeniden bursit oluştuğu görülebilmektedir. Akut bursitteki ağrı ve hareket güçlüğünün, tedaviyle en geç on günde geçmesi gerekir. Kese bakteriyel bir iltihaplanma sonucu oluşmuşsa, yineleme olasılığı çok enderdir. Kronik bursitte, basınç ve sürtünme devam ederse hastalık yineler; dolayısıyla bursit tedavisinde ilaç kadar önemli olan, günlük yaşamdaki önlemlerdir. Diz bursitini önlemek için yumuşak diz sargıları kullanmalı; kalça bursitini engellemek için yastığa ve yumuşak yerlere oturulmalı; dirsek bursitine karşı dirseği sert yerlere dayamamalıdır. Bu basit önlemler bursit tedavisinde çok etkilidir. Ayak bileği bursitinde de (aşil bursiti) ayağı uzun süre dikkatli kullanmak gerekir. |
|
|
|
|
#10 |
|
Admin
![]() |
bel egzersizleri
Genel sağlık açısından olduğu gibi bel sağlığı için de sporun ve sağlıklı iken yapılacak egzersizlerin önemi büyüktür. Bel, sırt ve karın adelelerini güçlendirmek için gerekli olan spor ve hareketlere ömür boyu devam edilmelidir. Ancak bel fıtığı gelişmesine zemin hazırlayabilecek veya bizzat neden olabilecek mücadele sporları yerine, yüzme, yürüme ve bisiklet sürme gibi sporlar tercih edilmelidir. Yüzlerce egzersiz hareketi içerisinden de rastgele hepsini yapmak yerine belirli hareketlere öncelik tanınması gerektiğini düşündüğümüzden, bele fazla yük bindirmeyen ve gelişmekte olan bir bel fıtığının ilerlemesine neden olmayacak en emniyetli altı adet hareketi sizler için seçtik. Hikayesinde daha önce geçirilmiş bir bel rahatsızlığı bulunan veya bel fıtığına muhtemelen aday olan kimselerin kendileri için emniyetli olan bu hareketleri yapmaları faydalı olacaktır. Ancak egzersizler yapılırken dikkat edilmesi gereken bir takım hususlar vardır: Egzersizler; havası temiz bir ortamda (Hava müsaitse evde pencereler açılabilir) altında sunta veya tahta bulunan halı veya battaniye gibi sert bir zeminde yapılmalıdır. Yumuşak veya deforme olabilen yataklar üzerinde egzersiz ve spor yapılmamalıdır. Bel fıtığı rahatsızlığına yakalananlar hastalığın ağrılı döneminde bu hareketlere başlamamalı, istirahati tercih etmelidir. Şikayetler geçtikten sonra doktora danışılmalı ve egzersizlere ondan sonra başlanmalıdır. Egzersizlere başlanınca ilk günden itibaren çok çabuk bir iyileşme beklenmemeli, sabırla hareketlere devam edilmelidir. Hareketlerin sayısı ve tempo gün geçtikçe yavaş yavaş artırılmalıdır. Başlangıçta aşırılığa kaçarak daha kötü bir duruma düşülmemelidir. Konunun uzmanı olan doktor başka şekilde tavsiye etmemiş ise ilk bir ay her hareket günde beş defa yapılmalıdır. Daha sonra her ay hareketler beşer beşer artırılarak egzersizlere devam edilmelidir. Ani ve zorlayıcı hareketlerden uzak durulmalıdır. Sizin için seçtiğimiz aşağıdaki altı çeşit egzersiz risksiz olup, daha çok bunlar tercih edilmelidir. Hareketler esnasında veya sonrasında normalde mevcut ağrının artmaması gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrası, şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa doktora danışılmalıdır. Rahatsızlık bir saatten fazla sürüyorsa o hareket egzersiz programından çıkartılmalıdır. Bel fıtığı ameliyatı olanlar operasyonun üzerinden üç hafta geçmeden egzersizlere başlamamalı, daha sonra başlayarak her hareketin sayısını yavaş yavaş artırmalıdırlar. Bu bilgiler haricinde hastanın kafasın da herhangi bir soru oluşursa, uzman doktor hiç tereddüt etmeden hemen aranmalı ve yanlış bir iş yapmaktansa konunun doğrusu uzman hekimden öğrenilmelidir. Sonuç Bütün bu yazıp çizdiklerimizi kısaca özetlememiz gerekirse, görülüyor ki önemli olan sağlığımız konusunda bilgilenerek gerekli tedbirleri önceden almak ve hastalığa hiç yakalanmamaktır. Bunun için de bel sağlığı ile ilgili olarak yukarıda belirtmiş olduğumuz tavsiyelere henüz sağlıklı dönemde iken riavet etmeye başlanmalıdır. Ancak bütün bunlara rağmen bel fıtığına yakalanmama diye bir garanti söz konusu değildir. Çünkü burada dış faktörlerin yanında kişilere ait faktörler de önemli rol oynarlar. Diğer taraftan bel fıtığına yakalanmış olmak herşeyin sonu demek değildir. Sonuçta bel fıtığı, ameliyat gerekse de gerekmese de uygun ve yeterli bir tedavi ile iyileşebilen bir rahatsızlıktır. Onun için bir kişide bel ve/veya bacak ağrısı varsa, hiç vakit kaybetmeden doktora müracaat edilmelidir. Neticede hasta, doktor ve bu olayda rol alan herkes üzeri ne düşeni bilimsel olarak hakkıyla yerine getirmeli ve riskler en alt düzeye indirilmelidir. |
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
FrmTR Facebook |
FrmTR Twitter |
Vidyotup |
YorumTR | Haberler |
Okul Arkadaşım |
Kıbrıs |
Kısa Link |
Domain
|