|
||||
|
|
|||||||
|
|
#41 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yaş: 28
Mesajlar: 17,406
Rep Puanı: 71452225
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Doğum kontrol hapları oral kontraseptifler
Yumurtlama (ovulasyon) sürecinin geçici olarak durdurulmasını sağlayan haplardır. En yaygın kullanılan doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron adı verilen kadınlık hormonlarının ikisini birden içeren haplardır. Düzenli olarak kullanıldıklarında doğum kontrol haplarının koruyuculuk oranları çok yüksektir. Nasıl Kullanılır? Her gün belli bir saatte bir tablet tok karnına alınır. Kutuda 21 tablet bulunur. İçinde bulunan 21 tabletin bitiminden sonra bir hafta ilaç alınmaz. Bu bir haftalık dönemde adet görülür. 3 hafta kullan- 1 hafta bırak, veya 21 gün kullan- 7 gün ara ver; şeklinde özetlenebilir. Bazı doğum kontrol hapları günlük tablet alma alışkanlığını bozmamak için 28 tablet içerirler. Bu tabletlerin 21 tanesi diğerleri gibi olup 7 tanesinin içinde genellikle demir vardır. Bu tip haplarda 21 gün sonra 1 hafta farklı renkli bu demir hapları yutulur ve bu bir hafta içerisinde adet görülür. Daha sonra diğer bir kutuya başlanır ve uygulama bu şekilde korunma istendiği sürece devam ettirilir. Avantajları ve gebelikten koruma dışındaki yararları: İlaçların düzenli alınması koşuluyla çok güvenli bir korunma yöntemidir. Daha önce doğum yapmamış, yeni evli olan ve korunma isteyen, belli bir süre çocuk istemeyen kadın için en uygun seçenektir. Gebelikten koruma dışında çok sayıda yararları vardır: Adet kanamasının miktarını azaltarak gereksiz kan kaybını önlerler. Adet sancısı, doğum kontrol hapı kullananlarda daha az sıklıkla görülür. Adetin düzenli olmasını sağlarlar. Uzun süreli kullanan kadınlarda endometrium (rahim iç tabakası) kanseri ve over (yumurtalık) kanseri çok daha az sıklıkla görülür. Over kistleri ve memenin iyi huylu hastalıkları daha az görülür. Dezavantajları Her gün bir tablet alınmak zorunda kalınması bazı kadınlar için sıkıcı olabilir. Meme kanserini artırıp artırmadıkları konusunda halen çelişkili sonuçlar mevcuttur. Ancak uzun süreli kullanan kadınlarda muhtemelen meme kanserini artırmamaktadırlar. Riskleri Doğum kontrol hapları damar sistemi üzerinde çok önemli etkiler yaptıklarından bu sistemin herhangi bir bölümünde tıkanıklığa yol açabilirler. Bu durum teorik olarak her zaman olabilir, ancak günümüzde kullanılan düşük doz ilaçlar sayesinde ender görülür hale gelmiştir. Yan etkiler En sık görülen yan etkisi hafif bulantıdır. Bu durumda bulantı giderici ilaç kullanılabilir. İlk üç ayda ara kanamaları yapabilir. Bu geçici bir durumdur ve ilacın koruyuculuğunu azaltmaz. Üçüncü aydan sonra da bu durum devam ederse ilacı değiştirmek gerekebilir. Baş ağrısı yapabilir ve bu ağrı genellikle ağrı kesicilere cevap verir. Kimlerde Uygulanması Sakıncalıdır? Gebelik şüphesi bulunanlarda, Nedeni henüz belirlenmemiş adet dışı kanaması olanlarda, Tromboflebit (damar iltihabı) geçiren ya da tromboflebit öyküsü olanlarda, Beyin damarlarında tıkanıklık olan ya da öyküsü olanlarda, Vücudun diğer organlarında damar tıkanıklığına yol açan bir durumun varlığında ya da önceden böyle bir rahatsızlık geçirmiş olanlarda, 35 yaş ve üzeri olan ve sigara içen kadınlarda, Yetmezlikle seyreden kronik karaciğer hastalığı olanlarda, İlaç içindeki etken maddelere karşı allerjisi olanlarda kesinlikle kullanılmaz. Migren öyküsü, çeşitli kalp hastalıkları, nedeni bilinmeyen başağrıları, hipertansiyon, diabet gibi hastalığı olanlarda ise ileri incelemeler yapıldıktan sonra doktor kontrolü altında kullanılabilir. Özel Durumlarda Kullanılma Şekli Doğum kontrol hapları düşük ve kürtajdan hemen sonra başlanabilir. Anne sütünü bozabileceklerinden emzirme döneminde uygulanmaları uygun değildir. Emzirmeyi düşünmeyenlerde ise doğumdan 6 hafta sonra başlanabilir. Daha önce başlandığında damarsal problemler oluşabileceğinden lohusalık döneminde kullanılmamalıdır. Uyarılar Jinekolojik muayene olmadan kullanılmamalıdır. İlaç alma unutulursa ertesi günü iki adet birden alınmalıdır. İlaç üç günden daha fazla unutulursa kalan tabletler yine düzenli olarak alınmaya devam edilir ancak o ay prezervatif gibi ek bir korunma yöntemi uygulanır. Ağrı kesicilere cevap vermeyen başağrısı, görme bozukluğu, göğüs ağrısı, bacaklarda şişme ve ağrı, karın ağrısı gibi durumlarda ilaç alımı kesilip doktora müracat edilmelidir Doğum Kontrol Hapı Kullanımında Oluşan Özel Durumlar Gebelik oluşması: Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanılması durumunda pratik olarak gebelik imkansızdır. Ancak ilaç alımının unutulması, ilacın son kullanma tarihinin geçmiş olması ya da bilinmeyen bazı nedenlerle gebelik oluşabilir. Gebelik oluştuktan sonra anne adayı doğum yapmaya karar verirse bebeğin gelişimi dikkatlice izlenmelidir. Doğum kontrol hapı kullanılması esnasında oluşan gebeliklerden doğan bebeklerde ciddi anomalilerin ortaya çıkma olasılığı ilacı kullanmamış olanlara göre çok yüksek değildir. Ancak bu tür olguların bildirildiği bilimsel yayınların sayısı bu konuda bir sonuca varmak için yeterli değildir. Ara kanamaların uzun süre devam etmesi: Hapların kullanılması esnasında ayın ilk haftasında lekelenme tarzında ara kanamaları sık görülür. Bu durum kadının bünyesi ilaca uyum sağladıktan sonra genellikle en fazla üç ay içinde kaybolur. Üç aydan daha uzun süren kanamalarda kadının yaşı 35 yaşın altındaysa ilaç değiştirilerek yöntem uygulanmasına devam edilebilir. Ancak 35 yaş ve üstü olan kadınlarda ilaç kullanımına son verilmesi ve buna rağmen kanamaların devam etmesi durumunda endometrial biopsi (rahim içerisinden parça alınması) yapılması gerekir. İlaç kullanımına son verilmesine rağmen adet görülememesi: Bazı durumlarda ilaç kullanımının kesilmesine rağmen düzenli adetler geri dönmeyebilir. Bu durum ilk üç ayda sıklıkla ortadan kalkar. Ancak bir yıla kadar adet görülmeyen durumlar olabilir. Doğum kontrol haplarının kadın üreme sisteminde kalıcı bir hasar bırakmaları söz konusu olmadığından adet görememe durumunda uygun tedaviyle ya da kendiliğinden düzenli adetler tekrar oluşur. |
|
|
|
|
#42 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yaş: 28
Mesajlar: 17,406
Rep Puanı: 71452225
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Doğum kontrol iğneleri
1 ) Yalnız progestin içerenler: Etki mekanizması: Yumurtlamayı önler, servikal mukusu (rahim ağzındaki salgı) kalınlaştırarak sperm geçişini engeller ve rahim duvarını inceltir. Yöntemin etkinliği düzenli kullanımına bağlıdır. Doğru kullanıldığında %100'e yakın etkilidir. Olumlu yönleri: Uzun etkili ve koruyuculuğu yüksek olup kullanımı kolaydır. Anne sütünün niteliğini değiştirmez. Adet ağrılarını ve kanamayı azaltır. Rahim kanserine karşı koruyucudur Bırakıldığında doğurganlık geri döner Olumsuz yönleri: Enjeksiyon için sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Enjeksiyonları zamanında yapılabilmesi için sağlık personeline ve yeterli stoğa gereksinim vardır. Doğurganlığın geri dönüşü aylar sürer Kullanımın ilk 6 ayında düzensiz adet kanamaları görülebilir. Kilo alımı görülebilir. Kullanılmaması gereken durumlar: Gebelik ve gebelik şüphesi Aktif karaciğer hastalığı Meme kanseri ve şüphesi Genital organ kanserleri Nedeni bilinmeyen vaginal kanama Uyarılar: Aşırı adet kanaması şiddetli ve uzun süren ara kanaması Adet gecikmesi Migren tipi başağrısı Görme bulanıklığı Şiddetli karın ağrısı Enjeksiyon yerinde kızarıklık ve kanama olduğunda, tıbbi kontrol için sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Kullanım kuralları: İlk enjeksiyon mümkünse adetin ilk 7 gününde yapılmalıdır. Ancak gebelik olmadığından emin olunduğunda adetin herhangi bir gününde de uygulanabilir. İğne 12 hafta ara ile uygulanmalıdır. 2 haftalık oynamalar olabilir. Daha fazla gecikmelerde gebelik testi(-) ise uygulanmalıdır. Doğumu takiben emzirmeyen kadınlarda 4. Haftada, emziren kadınlarda 6. Haftadan sonra ve düşük yapanlara ise ilk 7 gün içinde uygulanabilir. 2)Östrojen + progestin içerenler: Etki mekanizması: Yalnız progestin içerenlere göre yumurtlamayı daha fazla baskılar. Servikal mukusu (rahim ağzındaki salgı) kalınlaştırarak sperm geçişini engeller ve rahim duvarını inceltir. Yöntemin etkinliği düzenli kullanımına bağlıdır. Doğru kullanıldığında %100e yakın etkilidir. Olumlu yönleri: Koruyuculuğu yüksek olup kullanımı kolaydır. Adet ağrılarını azaltır, adetleri düzenli hale getirir Demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlığı azaltır. Yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltır Yumurtalık kistleri ve iyi huylu meme kistlerini azaltır. Bırakıldığında doğurganlık geri döner. Olumsuz yönleri: Özellikle ilk 3 ay içinde baş ağrısı, bulantı, yorgunluk hissi, lekelenme tarzında kanama ve memelerde duyarlılık olur. Enjeksiyon için sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Enjeksiyonları zamanında yapılabilmesi için sağlık personeline ve yeterli stoğa gereksinim vardır. Kullanılmaması gereken durumlar: Gebelik ve gebelik şüphesi Aktif karaciğer hastalığı Meme kanseri ve şüphesi Koroner kalp hastalığı Migren tipi başağrısı Nedeni bilinmeyen vajinal kanama 35 yaş üstü sigara içen kadınlar Uyarılar: Göğüs ağrısı ve nefes darlığı Şiddetli baş ağrısı ve görme bulanıklığı Bacaklarda şiddetli ağrı gibi şikayetlerden birinin olması Bir sonraki enjeksiyon tarihinden önceki 7 gün içinde adet görmeme veya lekelenme olamaması durumunda tıbbi kontrol için sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kullanım kuralları: Kullanıcıya kan basıncı ölçümü ve meme muayenesini de içeren fiziki muayene yapılmalıdır. İlk enjeksiyon mümkünse adetin ilk 7günü içinde yapılmalıdır.ancak gebelik olmadığından emin olunduğunda adetin herhangi bir günü yapılabilir. Enjeksiyonlar 30 gün aralıklarla kas içine yapılmalıdır. 3 günlük oynamalar olabilir. Emzirmeyen kadınlar için doğumdan sonraki 4. Haftadan itibaren, emziren kadınlar için 6. Aydan sonra uygulanabilir. Düzenli sağlık kontrolleri yapılmalıdır |
|
|
|
|
#43 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yaş: 28
Mesajlar: 17,406
Rep Puanı: 71452225
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Doğum kontrol deri altı çubukları
NORPLANT UYGULAMASI Hormon içeren küçük kapsüllerin cilt altına yerleştirilmesidir. Cilt altına yerleştirilen 6 adet kapsülden her gün belirli miktarda hormon salgılanmakta ve yumurtlama engellenmektedir. Yerleştirilmesi ve çıkartılması küçük bir cerrahi operasyonla olmaktadır. Etkinliği %100'e yakındır ve 5 yıl süreyle koruyucudur. Kullanım sırasında sıklıkla adet düzensizlikleri yapmaktadır ve pek tercih edilen bir yöntem değildir. Geçtiğimiz yıl bulunan ve İmplanon adı verilen cilt altı implant yöntemi, norplanta göre bazı avantajlar taşımakla (kapsül sayısının daha az olması, yerleştirilmesinin ve çıkarılmasının daha kolay olması) birlikte halen yaygın kullanım alanı bulmamıştır. |
|
|
|
|
#44 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yaş: 28
Mesajlar: 17,406
Rep Puanı: 71452225
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Erken Doğum
Uzun zamandır vaktinden önce doğan bebekler prematur olarak adlandırılırdı. Ancak son zamanlarda bu eğilim değişmektedir. Maturite yaşı değil fonksiyonu belirtmektedir. Bu nedenle vaktinden önce doğan bir bebek fonksiyonları normal ise prematür olmayabilir. Tanım olarak bakıldığında erken doğum ya da preterm doğum 37 gebelik haftasının tamamlanmasından önce dünyaya gelen bebeği tarif eder.Doğum sancılarının başlaması ise erken doğum tehdidi olarak adlandırılır. Erken doğumlar tüm doğumların yaklaşık %9-10'unu oluşturur. Nedenler & Risk Faktörleri Tıp alanında son zamanlarda yaşanan başdöndürücü gelişmelere rağmen hala daha doğumun nasıl ve hangi etkenlerle başladığı tam olarak açıklanamamıştır. Normal doğumu başlatan etkenler vaktinden önce faaliyete geçerlerse doğal olarak bu erken doğum tehdidine neden olacaktır. Erken doğumun sebepleri arasında suçlanan bazı etkenler vardır. Bunların başında enfeksiyonlar gelir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde görülen idrar yolu enfeksiyonları ya da vajinal enfeksiyonlar salgıladıkları bazı maddeler ile doğum eylemini başlatabilirler. Yine bu tür enfeksiyonlar sonucu açığa çıkan bu maddeler amniyon zarının direncini düşürerek bu zarın vaktinden önce yırtılmasına yol açabilir. Zarların doğum eylemi başlamadan açılmasına Erken Membran Rüptürü adı verilir. Zarların açılması erken doğumların önemli bir nedenidir. Erken doğum tehdidinde suçlanan bir diğer faktör de çoğul gebeliklerdir. Burada rahim fazla miktarda gerildiğinden sancılar erken başlıyor olabilir. Polihidramniyos vakalarında da benzer mekanizma ile doğum vaktinden önce gerçekleşebilir. Çift gözlü rahim gibi doğumsal rahim anomalileri geç düşüklerin ve erken doğumların bir başka nedenidir. Ancak bu tür bir şekil bozukluğu olan her kadın erken doğum yapacak diye bir kural yoktur. Bu hastalarda sadece risk artmıştır. Uterus myomları rahim içerisindeki hacimi azaltarak erken doğum sancılarını başlatabilir. Gebeliğin son dönemlerinde ortaya çıkan ve yüksek tansiyon, idrarda protein kaybı, genel ödem ile kendini belli eden preeklempsi vakalarında ve plasentanın erken ayrıldığı abrubtio durumlarında da erken doğum normalden daha fazla görülür. Annede gebelikte ortaya çıkan ya da gebelikten önce var olan kansızlık (anemi)de erken doğumların özellikle ülkemizde önemli bir nedenidir.Yine düşük sosyoekonomik düzeydeki hastalarda erken doğum daha fazla görülür. Önceden birden fazla geç düşük veya erken doğum öyküsünün bulunması da risk faktörleri arasında sayılır. Erken doğuma yol açan nedenlerden en önlenebilir olanı sigara kullanımıdır. Erken doğum sigara kullanan anne adaylarını bekleyen önemli tehlikelerden birisidir. Bazı hallerde ise doğum eylemi ve erken doğum kendiliğinden değil, doktor kararı ve müdahalesi ile gerçekleştirilir. Anne adayının hayatının tehlikede olduğu ve gebeliğin bu tehlikeyi arttırdığı durumlarda anne adayının hayatını kurtarmak amacı ile bir erken doğum söz konusu olabilir. Bu doğum sezaryen veya suni sancı verilerek normal doğum şeklinde olabilir. Benzer şekilde bebeğin anne karnında durmasının içinde bulunduğu sıkıntıyı arttırabileceği ve bebeğin kaybedilme riskinin yüksek olduğu durumlarda da yine erken doğuma karar verilebilir. Belirtileri Doğumun olabilmesi için rahimde kasılma olması ve bu kasılmaların rahim ağzını açacak kadar şiddetli ve sürekli olması gerekir.Ancak her kasılma ağrı olarak hissedilmeyebilir. Genelde belde ve kasıklarda adet sancısına benzer ağrılar hissedilebilir. Kişi bunu karnında bir sertleşme olarak algılar. Yine halk arasında Nişan adı verilen sümüğümsü bir tıkacın gelmesi ya da normalden fazla sulu bir akıntı olması erken doğum tehdidini düşündürür. İstirahat ile geçmeyen bu tür sancılar olduğunda vakit kaybetmeden hekim ile temasa geçmek son derece önemlidir. Bebek aşağıya doğru bastırıyor gibi bir his genelde erken doğum tehdidi altındaki pek çok kadında görülür. Erken doğum belirtileri varlığında ne yapılmalıdır Belirtiler başladığında ne yaptığınızı hatırlamaya çalışın Yaptığınız işi bırakın Bir saat sol yanınıza dönerek yatın 2-3 bardak sıvı için 1 saat içinde belirtilerde gerileme olmaz ise doktorunuza haber verin Tanı Tanı vajinal muayenede rahim açıklığının saptanması, suların geldiğinin tespit edilmesi ve NST'de rahim kasılmalarının görülmesi ile konur. Erken doğumdan şüphelenildiğinde ilk yapılacak iş vajinal muayene ile rahim ağzında bir açıklık olup olmadığının saptanmasıdır. Aynı esnada zarların yırtılıp yırtılmadığıda kontrol edilmeli eğer emin olunamıyor ise turnusol kağıdı koyarak takip edilmelidir. Daha sonra ultrasonografi ile bebeğin durumu değerlendirilir. Eğer rahim açıklığı 4 santim ya da daha fazla ise erken doğumu 24-48 saatten daha fazla geciktirmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Tedavi Tanı konduktan sonra tedavi tıbbi olarak yapılır. Çok şiddetli durumlarda hastaneye yatırılarak damardan verilen ilaçlar yardımı ile kasılmalar durdurulmaya çalışılır. Bu sağlandığı taktirde daha sonra ağızdan alınan ya da fitil şeklinde kullanılan ilaçlar ile idame sağlanmaya çalışılır. Bu tedaviye tokoliz adı verilir.Kasılmalar çok şiddetli değilse ve açıklık 4 santimetreden daha az ise ağızdan kullanılan ilaçlar denenebilir. Gebeliğin devam etmesinin anne ya da bebeğin hayatını tehlikeye atacağının düşünüldüğü durumlarda tokoliz uygulanmaz. Bazı yazarlara göre 34 haftadan sonra tokoliz uygulanması gereksizdir. Bu arada eğer saptanabiliyorsa doğum eylemini başlatan sebepler usulunce tedavi edilir. Tokoliz masum bir tedavi değildir. Anne adayı açısından ciddi yan etkileri olabilir. Kullanılan her grup ilaç farklı yan etkilere sahiptir bu nedenle erken doğum tehdidi tanısının dikkatli konulması, eğer bebek gelişimini büyük ölçüde tamamlamış ise 37 haftadan küçük de olsa eylemin normal seyrine bırakılması önerilebilir. Bu yazı Dr. Alper MUMCU www mumcu.com dan alınmıştır |
|
|
|
|
#45 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yaş: 28
Mesajlar: 17,406
Rep Puanı: 71452225
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Endometrial polip
Polipler küçük ve çoğu zaman iyi huylu küçük tümoral oluşumlardır. Vücutta rahim ağzı, rahimin içi (endometrium), ses telleri ve barsaklar gibi pekçok değişik bölgede görülebilir. Endometrial polip rahimin içini döşeyen zar tabakasından köken alır. Bu dokunun bazı bölümleri normalden fazla büyüyerek rahim boşluğuna doğru itildiğinde polip ortaya çıkar. İtilmiş olan bu doku endometrium ile bağlantısını kaybetmez. Eğer bu bağlantı çok ince ise buna saplı polip adı verilir. Bazı durumlarda ise endometrium ile polip arasındaki bağlantı daha geniş bir alana yayılır ve geniş tabanlı polipler ortaya çıkar. Saplı polipler zaman içinde rahim ağzından dışarıya doğru sarkabilirler. NEDENLERİ Polipe yol açan faktörlerin neler olduğu bilinmemektedir. Ancak polip varlığı ile birlikte genelde endometrial hiperplazi de birarada görüldüğünden fazla östrojen aktivitesinin bu duruma yol açabileceği düşünülmektedir. Meme kanseri nedeni ile tamoksifen tedavisi alanlarda da endometrial poliplere sık rastlanır. Bazı çalışmalarda polipler ile genetik patolojilerin ilgili olabileceği ileri sürülmektedir. Ancak daha çok yeni olan bu konu hakkında bir fikre varabilmek için detaylı çalışmalara gerek duyulmaktadır. Endometrial polipler ile sigara kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı ve yapılan doğum sayısı arasında bir ilişki yoktur. GÖRÜLME SIKLIĞI Endometrial poliplerin görülme sıklığı konusunda net bir sayı vermek mümkün değildir ancak çok sık görüldüğü söylenebilir. Bazı çalışmalarda kadınların %50'sinde polip saptandığı ileri sürülmektedir.Genel kanı görülme sıklığının %10 civarında olduğudur.Öte yandan menopoz sonrası kanama sorunu yaşayan kadınların yaklaşık %7'sinde altta yatan neden iyi huylu bir poliptir. Har yaştaki kadınlarda görülebilmekle birlikte en sık 39-50 yaş grubunda rastlanır. Polipler genellikle rahimin tepe kısmında yerleşirler. Sıklıkla te olmakla birlikte bazen birden fazla polip görülebilir. POLİPLERİN TÜRLERİ Şekil ve işlevsel özellikleri bakımından polipler gruplara ayrılır: 1) Hiperplastik polipler: Östrojene bağımlıdırlar ve endometrial hiperplaziye benzer özellik gösterirler. 2) Fonksiyonel polipler: Etrafındaki endometriuma benzer salgı hücreleri içerirler. 3) Adenomimatöz polipler: Bir miktar kas dokusu da içerirler. 4) Atrofik polipler. Hiperplastik ya da fonskiyonel polipin zaman içinde özelliğini kaybederek büzüşmesi (atrofi) sonucu oluşurlar 5) Pseudopolipler. Yalancı polipler. Genelde 1 santimetreden daha küçük yapılardır, adet siklusunun ikinci döneminde ortaya çıkıp adet kanaması ile birlikte kaybolurlar. BULGULAR Poliplerin çoğu herhangi bir bulguı vermez ve başka bir nedenle yapılan incelemeler sırasında ya da rahim ameliyatları sonrasında patolojik incelemede fark edilirler. En sık karşılaşılan yakınma kanama bozukluklarıdır. Adet kanamalarının fazla olması ya da iki adet kanaması arasında görülen lekelenme tarzında kanamalar polipin belirtisi olabilir. Benzer şekilde menopoz sonrası görülen kanamaların da altında yatan sebep endometrial polip olabilir. Bazı kadınlarda ise adet kanamasını takip eden günlerde kahverengi bir akıntı ile kendini belli edebilir. Rahim ağzından dışarıya sarkan poliplerde ilişki sonrası kanama ya da ağrı da görülebilecek olan yakınmalar arasındadır. Dışarıya sarkan polip varlığında bunun rahim ağzından köken alan bir polip mi (servikal polip) yoksa gerçek bir endometrial polip mi olduğu anlaşılamayabilir. Endometrial polip ile kısırlık ve tekrarlayan düşükler arasındaki ilişki tartışmalı olmakla birlikte genelde kısırlığa neden olduğu kabul edilmektedir. Eğer embryo polip üzerine yerleşirse normal gelişimini sürdüremeyebilir. Polip dışında normal endometrial alana yerleştiğinde de rahim içinde yer kaplayan bu lezyon gebeliğin sağlıklı bir şekilde devamına engel olabilir. Yapılan bir çalışmada kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık %24'ünde endometrial polibe rastlandığı bildirilmiştir. Poliplerin kanserleşme olasılığı son derece düşüktür. TANI Endometrial poliplerin tanısında pekçok yöntem kullanılabilir. Histerosalpingografi büyük poliplerin saptanmasında yardımcı olabilir ancak küçük polipler gözden kaçabileceği için tanıda yeri çok fazla değildir. Polip tanısı büyük oranda transvajinal ultrasonografi ile konur. Ancak yalancı polipler ile karışabilir. Rutin ultrason incelemesi yerine rahim iç boşluğunu daha iyi gösteren sulu ultrasonografi (sonohisterografi) polip tanısında en etkili yöntemlerden birisidir. Rutin transvajinal ultrasonografinin polipleri saptamadaki duyarlılığı %66 iken sonohisterografinin duyarlılığı %100'dür. Polip tanısında altın standart histeroskopidir. Direkt olarak gözle görülen polip aynı anda alınarak tedavisi de gerçekleştirilmiş olur. Anormal vajinal kanamanın durdurulması için yapılan kürtaj sorası patolojik inceleme de konulan polip tanısı azımsanamayacak miktardadır. Radyolojik incelemelerden bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ile de rahim içindeki polip gösterilebilir. TEDAVİ Poliplerin büyük kısmı herhangi bir yakınmaya neden olmaz. Ancak polip fark edildiğinde cerrahi olarak alınmalıdır. Bu işleme polipektomi adı verilir. Geçmişte polip tedavisinde en sık başvurulan yöntem kürtajdır. Ancak kitle çok oynak olabildiğinden kürtaj sırasında alınamama olasılığı yüksektir. Bu nedenle modern jinekolojide polibin tedavisi histeroskopi ile alınmasıdır. İşem muayenehane şartlarında ağrısız bir şekilde yapılabilir. Ofis histeroskopi adı verilen bu girişimi tolere edemeyen hastalarda ise genel anestezi altında operatif histeroskopi uygulanır. Operasyon son derece kısa olup hastanın hastanede yatması gerekmez ve 1-2 saat içinde normal yaşantısına dönebilir. Polip saptandığında cerrahi olarak alınmasının birkaç nedeni vardır: 1. Tanıyı kesinleştirmek. Kanama bozukluğunun polip dışında başka bir nedene bağlı olmadığını göstermek için. Örneğin beraberinde tıbbi tedavi gerektiren endometrial hiperplazi olmadığının gösterilmesi için. 2. Kanseri ekarte etmek.Menopoz sonrası kadınlarda kanama olduğunda ilk akla gelecek patoloji rahim kanseridir. Bu nedenle menopoz sonrası kadınlarda kanama varlığında polip saptandığında altta yatan bir kanser olmadığını dokümente etmek için polip mutlaka alınmalı ve patolojik incelemeye gönderilmelidir. Menopoz sonrası kadınlarda poliple beraber endometrial kanser görülme olasılığı %10-34 arasında değişmektedir. 3. Kanamayı durdurmak. Polipe bağlı kanamayı durdurmanın en garantili yolu nedeni yani polibi ortadan kaldırmaktır. 4. Üreme potansiyelini arttırmak. Hem kendiliğinden olan hamileliklerde hem de tüp bebek tedavileri öncesinde polip saptandığında gebelik şansını arttırmak için polipektomi yapılmalıdır. Yapılan bir araştırmada 2 santimetreden küçük poliplerin tüp bebek tedavilerinde gebelik şansını azaltmadığı ancak oluşan gebeliğin düşükle sonuçlanma riskinde bir artışa neden olduğu gösterilmiştir. 2002 yılında yapılan başka bir çalışmada ise poliplerin rahim içinde glycodelin adlı bir maddenin artmasına yol açtığı ve bu durumun hem yumurtanın döllenmesini hem de embryonun rahime tutunmasını olumsuz yönde etkileyebileceği gösterilmiştir. KAYNAKLAR Bettocchi S, Ceci O, Di Venere R, Pansini MV, Pellegrino A, Marello F, Nappi L. Advanced operative office hysteroscopy without anaesthesia: analysis of 501 cases treated with a 5 Fr. bipolar electrode. Hum Reprod 2002 Sep 17:2435-8 Bol S., Wanschura S., Thode B., Deichert U., Van de Ven WJ., Bartnitzke S., Bullerdiek J.. An endometrial polyp with a rearrangement of HMGI-C underlying a complex cytogenetic rearrangement involving chromosomes 2 and 12. Cancer Genet Cytogenet 1996;90(1):88-90 Lass A., Williams G., Abusheikha N., Brinsden P.. The effect of endometrial polyps on outcomes of in vitro fertilization (IVF) cycles. J Assist Reprod Genet 1999 Sep;16(8):410-5 Nanda S, Chadha N, Sen J, Sangwan K. Transvaginal sonography and saline infusion sonohysterography in the evaluation of abnormal uterine bleeding. Aust N Z J Obstet Gynaecol 2002 Nov 42:530-4 Nomikos IN, Elemenoglou J, Papatheophanis J. Tamoxifen-induced endometrial polyp. A case report and review of the literature. Eur J Gynaecol Oncol 1998 19:476-8 Richlin SS, Ramachandran S, Shanti A, Murphy AA, Parthasarathy S. Glycodelin levels in uterine flushings and in plasma of patients with leiomyomas and polyps: implications for implantation. Hum Reprod 2002 Oct 17:2742-7 Tjarks, M., VanVoorhis, B.J. Treatment of Endometrial Polyps. Obstet Gynecol 2000;96:886-9. Vanni R, Dal Cin P, Marras S, Moerman P, Andria M, Valdes E, Deprest J, Van den Berghe H. Endometrial polyp: another benign tumor characterized by 12q13-q15 changes. Cancer Genet Cytogenet 1993 Jul 68:32-3 Vilodre LC, Bertat R, Petters R, Reis FM. Cervical polyp as risk factor for hysteroscopically diagnosed endometrial polyps. Gynecol Obstet Invest 1997 44:3 191-5 "Bu yazı Dr. Alper Mumcu'dan ([Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]) alınmıştır" |
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com