|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
| ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com | |||
|
|
|||
|
|||
| ForumTR Video Sitesi Yayında. Yavaş Video Sitelerinden Sıkıldıysanız Bir Deneyin. Üyelerimiz Sadece 2 haftada Onbinlerce Video Yükledi... | |||
| Sağlık Sağlıklı yaşamla ilgili ansiklopedik bilgiler edinebilirsiniz. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#221 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,596
Rep Puanı: 77252381
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
En Uygun Doğum Yaşı
En uygun yaşlar 20 ile 30 arasıdır. Doğum aralıklarının en az 2 yıl olmasını sağlayarak hem kendinizi hem de bebeğin sağlığını daha iyi koruyabilirsiniz. 35 yaş üzerindeki annelerde problemli gebelik riski yüksektir, ancak sağlıklı ve kendine dikkat eden annelerde bu risk azalır. 18 yaşından küçük kadınlarda ise ölü doğum ve düşük kilolu bebek doğurma riski yüksektir. Fertilite (doğurganlık) her kadın için farklıdır. Eğer anneniz erken bir yaşta menopoza girip doğurganlığını kaybettiyse,bunun sizin içinde böyle olması muhtemeldir.Hatta ailede ki diğer kadınlarda da benzer durumlar söz konusudur.Tıpta bilinen bir gerçek erken menopozun kalıtsal olduğu ve kız ile annenin bu konuda aynı kaderi paylaştığıdır. Ayrıca doğurganlık yaşla birlikte azalmaktadır.20 yaşında doğum kontrol yöntemi kullanmayan, düzenli ilişkiye giren ve bir çocuk isteyenlerin %20’si başarıya ulaşıyor. Bu oran 30 yaşında %15’e ve 35 yaşında %10’a iniyor. 40 yaşında ise bu oran %5. 35 yaşından sonra anne olmak Hamilelik hangi yaşta olursa olsun risksiz değildir ama yaşın ilerlemesi ile bu riskler artar. Bu risklerin en önemlisi Down sendromlu bir çocuk doğurmaktır. Down sendromlu görülme sıklığı annenin yaşı ile beraber artar. Bu risk anne 20 yaşındayken 10000 de 1; anne 35 yaşındayken 1000 de 3, anne 40 yaşındayken ise 100 de 1’dir. Down sedromu ve başka kromozomsal anormalliklerin yaşlı annelerde daha sık olmasının nedeni annenin yumurtalarının yaşlanması ve zaman içinde zararlı madde, kimyasal, röntgen ve enfeksiyonlara daha çok maruz kalmasından olduğu düşünülmektedir. Down sendromunun tedavisi olmamakla beraber doğum öncesi tanı yöntemleri ile rahim içinde tanısı konabilmekte ve gerekirse gebelik sonlandırılmaktadır. Yaşı 35’in üzerinde olan annelerde yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp damar hastalığı gelişme riski artmıştır. Ayrıca düşük, erken doğum ve doğum sonrası kanama daha sıktır. İlerlemiş yaş, anne adayını tek başına yüksek riskliler kategorisine sokmaz. Ama bir çok bireysel riskin toplamı bunu yapar. Yaşı ileri anne risk etmenlerini en aza indirmek için çaba gösterir ve doktoru ile işbirliği içerisinde olursa sağlıklı bebek doğurma şansı çok artar. Geç yaşta anne olmanın artıları da vardır. Bu kadınlar iyi eğitimlidir, işleri, mevkileri vardır ve daha olgundurlar; bu da onları iyi anne yapar. Daha ileri yaşta ve görmüş geçirmiş olduklarından; genç annelere göre, bebeğe bağlanıp kalmaktan daha az yakınırlar. |
|
|
|
|
#222 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,596
Rep Puanı: 77252381
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Gebelikte Kalp Hastalıkları
Gebelik kalbin iş yükü ve dolaşım üzerinde belirgin değişikliklere neden olur. Yakın zamana kadar kalp hastalığı olan kadınlara hamile kalmamaları önerilirdi. Fakat günümüzde kalp hastalığı olan bir çok kadın sağlıklı ve güvenli bir gebelik geçirebilir. Kalp hastalığında gebe kalmak için belli bir yaş limiti olmamakla birlikte, genellikle 35 yaş üzerindeki gebelikler risklidir ve yakın klinik değerlendirme gerekir. Kalp hastalıkları genetik geçişli değildir. Fakat ailesel yatkınlık söz konusudur. Bazı kalp hastalıkları ise doğuştan mevcuttur. Kalp hastalığı olan gebeler, kendilerinin ve bebeklerinin sağlığı açısından yakın klinik takip altında olmalılar. Çünkü kalp hastalığı olan anne adaylarında yüksek tansiyon, beraberinde böbrek ve karaciğer fonksiyon bozulmaları görülebilir. Bunun sonucunda dokuların beslenmesi ve oksijenlenmesi azalır. Sonuçta anne sağlığı ve bebek gelişimi bozulabilir. Bazı kalp hastalıkları gebeler için ciddi riskler taşır. Bu durumda anneliği planlayan kadınların mevcut kalp sorunları giderilene kadar gebe kalmamaları önerilir. Çünkü kalp hastalığından dolayı yaşamınız ne kadar kısıtlanırsa gebelikte sizin için o denli riskli olur. Doktorunuzun sizin spesifik kalp sorununuz hakkında deneyimli olması çok önemlidir. Gebeliğinizin sağlıklı bir şekilde sonuçlanması için doktorunuzun, kardiyoloğunuzun ve anestezi uzmanının koopere olmasına ihtiyaç vardır. Bazı kalp hastalıkları gebeliğin vücut üzerindeki stresine bağlı olarak ortaya çıkar. Bazı alışkanlıklarımız, diyet ve egzersiz alışkanlıklarımız bunu etkileyebilir. Bu nedenle gebeliği planlayan anne adayları sigara ve alkol kullanmaktan kaçınmalı, sağlıklı ve dengeli beslenmelidir. Kalp hastalığı olan kadınlar gebelik döneminde egzersizden kaçınmalılar. Bu durumda gelişigüzel yapılan egzersiz faydadan çok zarar getirebilir. Bunun yanı sıra anemi veya hipertansiyon problemi olan gebelerin de ancak hekim denetiminde egzersiz yapmaları gerekir. Gebelik mevcut kalp problemini nasıl etkiler? Kalp üzerindeki yük gebeliğin ilk üç aylık döneminde dahi belirgin olarak artar. Doğum sırasında, özellikle ıkınırken dolaşımda ani değişimler olur. Doğumdan hemen sonra rahme giden kan azalacağından kalbe yönelen kan yükü çok artar. Bunun yanı sıra gebelik endokardit olarak tanımlanan ve kalp zarlarının, kapaklarının ve bölmelerinin mikrop kapması ile karakterize olan ve hayatı tehtit eden klinik riskleri arttırır. Kalpte doğumsal anomali olması veya kapaklarda yaraların bulunması mikropların tutunmasını ve çoğalarak enfeksiyonu arttırmasını kolaylaştırır. Genel olarak vücut direncinin düştüğü gebelik gibi bir durumda bu enfeksiyonun vücuda yayılması kolaylaşır. Mikrobun kana karışma ihtimali doğum sonrasında artar. Bu nedenle risk taşıyan vakalar doğum öncesinde ve sonrasında antibiyotik tedavisine alınır. Bunun yanı sıra gebelikteki hafif ritm bozuklukları çoğunlukla önemsizdir. Kalp hastalığında önerilen bazı ilaçlar ve dozları gebelik sırasında doktor tavsiyesi ile tekrar düzenlenir. Bu bebeğin sağlığı için önemlidir. Bunun yanı sıra ilaçların dozları değişen dolaşım düzenine göre tekrar ayarlanma ihtiyacı vardır. Kontrollerin daha sık yapılması ve kalp durumundaki kötüleşmelerin erken teşhis edilmesi gerekir. Kalp hastalıkları gebeliği nasıl etkiler? Gebelikte oluşan bazı fizyolojik değişiklikler kalp problemini etkiler. Örneğin gebelikte artan kan hacmine bağlı doğal gelişen kansızlık mevcut kalp hastalığını daha da kötüleştirir. Doğum ise yakın izlem isteyen bir süreçtir. Bazı kalp hastalıklarında sürekli çekilen kalp grafileri çekilmesinin yanı sıra kalp içi basınçların ölçülmesine de gerek duyulur. Ağrı kesiciler doğum yapan anne adayının dolaşımı üzerindeki stresi azaltmak için kullanılır. Bazen epidural anestezi (ağrısız doğum) uygulanır. Doğum sırasındaki ıkınma süresini azaltmak için vakum ve forseps gibi yardımcı müdahaleler yapılabilir. Kardiyovasküler sistemde doğumdan sonrada ciddi değişiklikler olacağından, birkaç hafta yakın klinik takip çok faydalıdır. Kalp hastalığı olan kadınlar doğum sonrası bebeklerini emzirebilir mi? Kalp hastalıklarında kullanılan bir çok ilacın emzirme üzerine olumsuz bir etkisi yoktur. Bazen yeni doğan bebeklerin ilaçların muhtemel etkilerinden ötürü takip edilmeleri gerekebilir. Sonuçta kalp hastalığında doktor kontrolü ve önerisi ile bebek emzirmenin hiçbir sakıncası olmayacaktır. Kalp kapağı hastalıkları Kalp kapak hastalıkları çoğunlukla kalbin sol üst (odacık) ve alt (karıncık) bölmeleri arasında olan mitral kapağın ters açılması (prolaps) ve ters yöne kan kaçırması ile olur. Bu durumda sıklıkla ritm bozuklukları görülür. Bu durumda kalbin dinlenmesi ve ultrasonografik (ekokardiografi) incelemesi ile kesin tanı konabilir. Gebelik mitral kapak prolapsını çoğunlukla olumsuz etkilemez. Hipertansiyon sık rastlanan bulgular arasındadır. Fakat gebelik süresince gelişebilecek yüksek tansiyon bulguları kötüleştirebilir. Hipertansiyonun ayrıca göz ve böbrekler üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Mitral kapak prolapsı vakalarında özellikle doğum sonrasında kalp enfeksiyonu riski yüksektir. Doktorunuz sizin durumunuzdaki riskleri değerlendirerek antibiyotik kullanımını önerebilir. |
|
|
|
|
#223 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,596
Rep Puanı: 77252381
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Gebelikte Böbrek Hastalıkarı
İlk üç aylık dönemde böbreklerin fonksiyonu % 50 artar ve gebelik sonuna dek böbrekler fazla çalışmaya devam eder. Gebelik döneminde idrar yollarına ait en önemli ve en sık görülen problem enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar erken doğuma neden olabilir ve erken teşhis edilmediğinde ilerleyerek böbreklere zarar verebilir. Sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren kadınların gebelik öncesinde incelenmesi ve tedavi edilmesi gerekir. Böbrek taşı olan gebelerde enfeksiyon daha sık görülür. Gebelik döneminde ağır böbrek hastalığı olan anne adaylarında hipertansiyon, bebeklerde ise erken doğum ve büyüme geriliği görülebilir. Gebelik öncesi sağlık kontrollerinde mutlaka idrar incelemesi yapılmadır. Dialize girmek zorunda olan anne adaylarının, gebelik süresince dialize girme sıklığı artabilir. Böbrek transplantasyonu geçirmiş kadınlarda gebelik döneminde pre-eklempsi (gebelik zehirlenmesi) görülme ihtimali %33’ tür. Bu gebelerde erken doğum ihtimali artar ve bebeklerde gelişme geriliği görülür. Bu gebeler çok yakın takip edilmeli ve gerekirse gebelik dönemini hastanede geçirmelidir. |
|
|
|
|
#224 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,596
Rep Puanı: 77252381
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Gebelikte ve bağ dokusu hastalıkları
Bağışıklık sistemindeki bozukluklara bağlı ortaya çıkan bu hastalıklar kadınları daha fazla etkiler. Lupus hastalığı (SLE), skleroderma, romatoid artrit gibi bağ dokusu hastalıkları bağışıklık sistemindeki bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkar. Lupus; Bu hastalık gebeliği değişik şekillerde etkiler. Lupus hastalığı olan kadınlarda gebelik elde edilmesinde bir güçlük olmamasına rağmen elde edilen gebeliklerin %23-40’ı düşükle sonlanır. Erken doğum ve ölü doğum da bu gebelerde daha fazla görülür. Böbrek tutulumu olan lupus hastaları remisyon (iyileşme) döneminde gebe kaldıkları taktirde bebekleri daha az etkilenir. Lupus hastalığı olan gebelerin bebeklerinde kalpte ileti bozuklukları, vücutta döküntü ve büyüme geriliği görülür. Romatizmal hastalığı olan, fazla sayıda düşük yapmış veya önceden kalpte ileti problemi olan bebek dünyaya getirmiş kadınlarda mutlaka lupus antikorlarına bakılmalıdır. Gebelik döneminde steroid kullanımına devam edebilir fakat lupus tedavisinin gebelik döneminde tekrar düzenlenmesi gerekir. Romatoid artrit (romatizma) ; Özellikle 30-40 yaşlarındaki kadınlarda görülen bu hastalık eklemlerde şişlik, kızarıklık, ağrı ve hareket güçlüğüne neden olur. Eklemler dışında gözler, kaslar, akciğerler, kalp ve vücuttaki zarlar da etkilenebilir. Gebelik döneminde bu hastalıkta iyileşme görülür. Doğumdan sonra vakaların %25’inde hastalık alevlenir. Romatoid artritin gebeliğe olumsuz etkisi yok fakat gebe kalmadan önce tedavinin tekrar düzenlenmesi gerekir. |
|
|
|
|
#225 (permalink) |
|
Admin
![]() Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,596
Rep Puanı: 77252381
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Genel Risk Faktörleri
Sosyokültürel ve ekonomik özellikler Anne adayının eğitim seviyesi arttıkça gebelikte kendisiyle ve bebeğiyle ilgili ortaya çıkması muhtemel normal dışı durumların riski azalır. Bunun nedeni anne adayının bilinçlenmesi nedeniyle erken dönemde doktora başvurması ve böylece tıbbi yardımı daha erken almasıdır. Anne adayının yaşadığı ülkenin ekonomik özellikleri de risk faktörlerini doğrudan etkiler. Yaşanılan ülkenin sunduğu sağlık hizmetleri ülke insanlarına ne kadar eşit dağıtılırsa, normal dışı durumların ortaya çıkma riski de o oranda azalır. Doktora erişilebilirlik ne kadar kolaysa risk de o kadar azalır. Anne adayının (ve baba adayının) mesleği Anne adayının ve bazı durumlarda baba adayının mesleği de bir risk faktörüne dönüşebilir. Özellikle kimyasal maddelere, radyasyona maruz kalınan mesleklerde çalışan anne ve baba adaylarında gebelik oluşma aşamasında ve gebelik oluştuktan sonra bazı normal dışı durumların ortaya çıkma riski artabilir: "Ağır işlerde çalışmak": Bilinenin aksine "yorgunluk" ve "ağır işte çalışmak" düşük yapma gibi normal dışı durumların ortaya çıkma olasılığını belirgin bir şekilde artırmaz. Ancak çalışma temposu ruhen ve bedenen aşırı zorlayıcı olan anne adaylarında erken doğum tehdidi ve erken doğum yapma riskinin arttığı bilinmektedir. "Yorgunluk" ve "ağır işte çalışmak" tanımı net olarak yapılamayacak iki olgudur ve kişiler arasında belirgin farklılıklar göstermektedir. İkiz ve diğer çoğul gebelik olgularında zaten varolan erken doğum riski nedeniyle bu tür bir gebelik taşıyan anne adaylarının bu konuda daha duyarlı olmaları gerekir. Akraba evliliği Akraba evliliklerine ülkemizde sık rastlanır. Özellikle birinci derece akraba evliliklerinde genel populasyonda varolan %2-3 olan anomalili bebek doğurma riskinin iki kat arttığı kabul edilir. Anne ve baba adayının kan grupları Anne adayının Rh (-) baba adayının Rh (+) kan grubuna sahip olması durumunda çiftte Rh uygunusuzluğu ("kan uyuşmazlığı") söz konusudur. Bu durumun ilk gebelikte bebekte bir sorun yaratma ihtimali oldukça düşükken, gerekli önlemler alınmadığında sonraki gebeliklerde ya da yeni doğan döneminde Rh (+) kan grubuna sahip bebeği etkileme riski artar. Diğer bir "kan uyuşmazlığı" sorunu da anne adayının kan grubunun O olması durumunda ortaya çıkabilir. Bu annenin bebeği A ya da B grubuna sahip olduğunda, bebekte yeni doğan sarılığı ortaya çıkma riski artar. ABO uyuşmazlığı olarak adlandırılan bu durum yeni doğan döneminde fototerapi gerektirebilmesine karşın, genellikle selim bir durum olarak kabul edilir. Ailelerde genetik geçiş gösterebilen (kalıtsal) hastalıkların varlığı Anne adayının ve baba adayının akrabalarında varolan zeka geriliği, metabolizma hastalıkları, bazı bedensel hastalıklar, anomalili doğumlar, hipertansiyon, diabet, hiperkolesterolemi, bazı ruhsal hastalıklar (şizofreni gibi) nesilden nesile genetik geçiş gösterebilirler. Bu tür hastalıklara sahip kişilerin anne ya da baba adayına akrabalığı ne kadar yakınsa, doğacak bebeğin bu hastalığa yakalanma ya da bu hastalığın taşıyıcısı olma riski de o kadar yükselir. Özellikle anne ve baba adayının da birbiriyle akraba olması durumunda bu risk daha da artar. Ailelerinde bu tür hastalıklar bulunan çiftler, akrabalarında görülen hastalığın özelliklerini iyice araştırıp not aldıktan sonra bu durumu doktorlarına iletmeli ve bu olayın kalıtsal geçiş özellikleri konusunda daha fazla bilgi alabilmek için genetik danışmanlık hizmeti veren merkezlere başvurmalıdırlar. Bağımlılık yapıcı madde kullanımı (sigara, alkol ya da uyuşturucu-uyarıcı madde kullanımı) |
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com