Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 19-09-10, 12:15   #26
Corleone

Varsayılan C: Ağız ve Diş Sağlığı - Hastalıklar


Çene Kistleri

ÇENELERDE GÖRÜLEN KİSTLER

Çenelerde dişten kaynağını alan veya almayan çeşitli kistler görülmektedir. ÇENE kistleri bazen hasta tarafından fark edilmeden çok büyük boyutlara ulaşabilirler. Bu nedenle hastaların normal kontrollerinde panaromik diş radyografisi alınmasında büyük fayda vardır
Çenelerdeki kistler çoğu kez diş kaynaklıdır. Diş kökü etrafında oluşabilen bu kistler tedavi edilmezlerse büyük boyutlara ulaşabilirler. Kök ucunda kisti olan hastalarda dişin çekilmesi tedavi için yeterli değildir. Diş çekilip kist kemik içinde bırakılırsa bu kist büyümeye devam ederek büyük hacimlere ulaşmaktadır. Bunun sonucunda ise çok sayıda dişin de çekiminin gerektiği bir durum ortaya çıkabilir.

Hasta 1
Sağ üst çenede şişlik oluşturan odontojenik gelişim kisti Gömük köpek dişide içine alan çene kisti

s
Kist çıkartılıp gömük diş yerine konmasıÇıkartılan kist

Hasta 2
Ağız tabanında tükrükbezi kisti ranulaHastanın tedavi sonrası görüntüsü

Hasta 3
Alt çene yarısını içine alan kistTedavi sonrası görüntüsü

Hasta 4
Sol alt yirmiyaş dişinden kaynaklanan kistSol alt yirmi yaş dişinden kaynaklanan kistin tedavi sonrası

Hasta 5
Sol alt çeneyi kaplayan büyük bir kist. Gömük yirmiyaş dişi kistin içerisinde görülüyor. Hastanın çenesi nerede ise kırılmak üzeredir.Sol alt çeneyi kaplayan büyük bir kistin tedavi sonrası görünümü. Hastanın Çenesi kırılmadan kist tedavi edilmiştir.

Mesajı son düzenleyen Corleone ( 19-09-10 - 15:13 )
 
Eski 19-09-10, 12:17   #27
Corleone

Varsayılan C: Ağız ve Diş Sağlığı - Hastalıklar


Çene Kırıkları

Çene kırıkları ve tedavisi bu konuda uzman hekimler tarafından yapılmalıdır. Çene kırıklarının tedavisindeki amaç dişlerin birbirleri ile ilişkisini sağlamak (Oklüzyon) ve hastanın en kısa sürede çiğneme ve konuşma fonksiyonlarını geri kazanmasını sağlamaktır. Tedavide farklı yöntemler uygulanabilir. Bunlar teller(şineler), ortodontik braketler ve mini plaklardır. Miniplaklar kullanıldığında hasta birkaç gün içinde çiğneme fonksiyonlarına başlayabilmektedir.

KIRIK HASTALARI İÇİN POSTOPERATİF TALİMATLAR:
Çeneye gelen darbe ile oluşan kırığın tedavisinde şineleme, plak uygulaması ya da ikisinin kombinasyonu uygulanabilir. Çene kırıklarının normal iyileşme süresi 6-8 haftadır. Bu dönemde aşağıdaki talimatlara uymak çok önemlidir:

1. İlaç Kullanımı:
Yaralanmanın cinsine göre doktor tarafından çeşitli ilaçlar verilebilir. Bunları doktorun önerdiği şekilde düzenli olarak kullanmak gerekir. Bazen kırığı antibiyotikle tedavi etmek gerekebilir. Antibiyotiği tam olarak talimata uygun şekilde almak çok önemlidir. Verilen tüm ilaçların sıvı formda olmasına özen gösterilir, fakat bazı ilaçların sıvı formu yoktur. Bunların suda ya da meyve suyunda ezilerek içilmesi gereklidir. Travmadan önce kullanılan bir ilaç varsa bunun mutlaka doktora bildirilmesi gereklidir.

2. Diet:

Yapılan tedavi planı, hastanın yeme şeklini de etkileyecektir. Eğer çeneler birbirine bağlanmışsa hasta sıvı gıda ile beslenmek zorundadır. Ödeme bağlı olarak ilk günler sıvı gıda tüketilirken, ödem dağıldıkça, sütle yumuşatılmış gıdalar da tüketilebilir. Çeneler arası bağlama yapılmamış bile olsa, hastaya 6-8 haftalık iyileşme döneminde çiğneme yapmaması gerektiği mutlaka söylenmelidir. Çiğneme ile vidalar ve plaklar gevşeyebilir. Puding, püre, haşlanmış sebze bu hastalar için ideal yemeklerdir. Hastalara iyileşmeye yardımcı olacak şekilde ve kilo kaybını önlemek için Ensure/Boost/Sustacal verilir. 6-8 haftalık iyileşme döneminde hastanın %10dan fazla kilo kaybı istenmez.

3. Evde bakım:

Ağız hijyeni: Temiz bir ağız iyileşmeye yardımcı olur. Teller etrafı yumuşak bir fırça ile temizlenmelidir. Eğer ağızda insizyon yapılmışsa, doktorunuz ilk iki hafta dikkatli olmanız için sizi uyaracaktır. Bunlara ilaveten daha iyi bir ağız bakımı için doktorunuz size gargara da önerebilir.

Şişlik: Cerrahiden sonraki ilk 48 saat buz uygulamak faydalı olur. Buz plastik bir torbaya konularak 10 dakika tutulup, 10 dakika çekilir. 48 saatten sonra şişliği azaltmak için sıcak uygulamak daha doğru olur. Sıcak bir havlu, sıcak suyla dolu bir şişe yanağa uygulanabilir, tabi bunların yanağı yakacak kadar sıcak olmamasına dikkat etmek gerekir. Şişliğin tamamen yayılması 10-14 günü bulur. İlk 4-7 günden sonra inmeye başlamalıdır. Bu dönemden sonra şişlikte bir artma fark edilirse bir enfeksiyon gelişiyor olabilir, mutlaka doktora başvurulmalıdır.

İnsizyonun bakımı: Kırığın tipine göre, ciltte bir insizyon yapmak gerekebilir ya da ciltteki yaralanmalar dikişle kapatılabilir. Bu yaraların bakımı da enfeksiyon kontrolu açısından ve iz kalmaması açısından önemlidir. Doktorunuz aksini söyleyene kadar, dikişler üzerindeki bandaj dikişler alınana kadar çıkarılmamalıdır. Çıkarsa, dikişlerin ıslanıp kirlenmemesine özen göstermek gerekir. Yara yerine, dikişler üzerine topikal antibiyotik (bacitracin, polysporin) de uygulanabilir. Dikişler alındıktan sonra, insizyon sahası günde iki kez sabunlu su ya da peroksitle iyice temizlenmelidir. Her temizlemeden sonra topikal antibiyotik uygulanabilir. İlk 6 ay yara yeri aşırı güneşten uzak tutulmalıdır. Eğer güneşe çıkalacaksa, yara üzerine koruyucu sürülmeli ve şapka ile gelen güneş minimuma indirgenmelidir.

Aktivite: Yaralanmadan sonra, güncel hayata mümkün olduğunca çabuk gecmek hasta için çok önemlidir. Ameliyatı takip eden ilk iki hafta ağır kaldırmaktan uzak durmada fayda vardır. Yaranın ciddiyetine göre doktorunuz bu süreyi biraz daha uzatabilir. Alınan bazı ilaçlar algılamayı ve refleksleri etkilediğinden, genel anesteziyi ya da alınan son narkotik analjezik maddeyi takip eden ilk 24 saat araba kullanılmamasında fayda vardır. Tedavi süresince hastanın alkol alması da yasaklanmalıdır. Çünkü alkol narkotik analjeziklerle etkileşebilir ve kırık iyileşmesine engel oluşturabilir.

4. Teller ve Braketler:
Ağızdaki teller ve braketler, kırığın immobilizasyonu ve tedavisi için gereklidir. Bir süre sonra bu tellerde hafif gevşeme olması çok normaldir. Eğer aşırı bir gevşeme olursa doktorunuz bir sonraki randevuda telleri biraz sıkıştırabilir. Bu tellerin tamamen çıkması ya da kırılması pek mümkün değildir ama bu tarz bir durumla karşılaşılırsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Bu tellerin kasıtlı bir şekilde kesilmesi enfeksiyon ve hatalı iyileşmeye neden olabilir ve sonuçta enfeksiyona bağlı çene rezeksiyonu gereken bir durumla karşılaşılabilinir. Bu teller dişetlerini ve yanağı rahatsız edebilir, böyle bir durumda doktorunuz size teller üzerine sürülmek üzere mum verecektir.

5. Acil durumlar:

Hastaların sık sık sorduğu sorulardan biri de çenelerim bağlıyken ya hastalanıp kusarsam ne olur sorusudur. Sadece sıvı gıda ile beslenildiğinden çıkacak şey de sıvı olacaktır. Mühim olan panik olmayıp, aşağı doğru eğilmektir. Çok gerekli olduğu düşünülürse teller kesilebilir ama mutlaka en kısa sürede doktor bundan haberdar edilmelidir. Nefes almada güçlük, ateşin yükselmesi, devamlı mide bulantısı gibi durumlarda doktorla bağlantı kurulmalıdır.

6. Takip:

Hasta düzenli olarak takip randevularına gitmelidir. Kontrollerin aksatılması komplikasyonlara neden olabilir.

Mesajı son düzenleyen Corleone ( 19-09-10 - 15:13 )
 
Eski 19-09-10, 12:18   #28
Corleone

Varsayılan C: Ağız ve Diş Sağlığı - Hastalıklar


Maksiller Sinüs İle İlgili Hastalıklar

MAKSİLLER SİNÜSLE İLGİLİ SORUNLAR
Üst çene kemiği içinde bulunan ve maksiler sinüs adı verilen bu boşluklar üst azı dişlerindeki iltahaba bağlı olarak enfekte olabilirler. Odontojenik sinüzitte denen bu durum ilaçla veya cerrahi olarak tedavi edilir. Üst azı dişlerinin çekimi sırasında bazen bu boşluk açılabilir. Dişi çeken hekim bu durumda gereken önlemi almazsa sinüs ile ağız boşluğu arasında bir açıklık oluşur. Hastanın yemek yeme ve içmesi sırasında ağzına aldığı besinler burnundan gelir. BU duruma oroantral fistül denir. Oroantral fistül oluşmuşsa bu açıklık damaktan veya yanak tarafından yumuşak doku kaydırılarak kapatılmalıdır. Eğer hastanın sinüsleride enfekte ise aynı zamanda sinüzitinde tedavisi yapılmalıdır.


Diş çekimi sonrası oluşmuş Oroantral Fistül. Sinüs açıklığı

SEDASYON VE GENEL ANESTEZİ
Büyük operasyonlarda veya aşırı korkak hastalarda genel anestezi ile hastahane şartlarında her türlü diş tedavisi yapılabilir. Aşırı korkak hastalarda bir anestezist eşliğinde muayenede bilinçli sedasyon yapılabilmektedir. Bu tedavide hasta kendindedir ve uyutulmaz. Kullanılan ilaca bağlı olarak operasyon sonrasında yapılan işlemi hatırlamamaktadır. Yurt dışında çok sık kullanılan bu yöntem aynı sıklıkta olmasa da ülkemizde de uygulanmaktadır.

Mesajı son düzenleyen Corleone ( 19-09-10 - 15:13 )
 
Eski 19-09-10, 12:37   #29
Corleone

Varsayılan C: Ağız ve Diş Sağlığı - Hastalıklar


Gömük Dişler

HASTA 1
Alt çene her iki tarafında gömük yimiyaş dişi olan hastanın 4 sene sonraki radyografisi.
Her iki tarafta da çene kisti oluşmuş.
20 yaş dişinin oluşturduğu çürük ve enfeksiyon
Yirmi yaş dişinin oluşturduğu diş eti absesi

HASTA 2
Yirmi yaş dişleri uzman hekimler tafafından yapılmadığı durumlarda bazen komplikasyonlar oluşabilmektedir. Alt yirmiyaş dişi dil tarafındaki yumuşak dokuya kaçırılmış.

HASTA 3

Hastanın kalmış kökü ve yabancı cismin çıkartıldıktan sonraki görüntüsü
Tedavi sonrası röntgen


Hatalı Ameliyat sırasında dudağın kesilmesi
Hastanın tomografisinde yumuşak doku içindeki frez (yabancı cisim) görülmekte

20 YAŞ (AKIL) DİŞLERİ - AKI DİŞLERİNİN CERRAHİ ÇEKİMİ GÖMÜK 20 YAŞ DİŞLERİ

20 yaş dişleri 3. büyük azı diş olarak da adlandırılırlar. Akıl dişleri azı dişler arasında en büyük olan ve çenelerin en gerisinde kalan dişlerdir. Bu dişler ağızda süren son dişlerdir. 18-24 yaşları arasında ağızdaki yerlerini alırlar. Ama genellikle geç yaşlara kadar çıkmazlar ya da gömük kalırlar.
Bazı kişilerde dört adet 20 yaş dişi vardır, nadiren ise hiç oluşmazlar.
Çoğunlukla 20 yaş dişlerinin sürmesi için ağızda yeterli boşluk yoktur ve birçok 20 yaş dişi gömük kalır ya da tam süremeyerek yarım çıkmış şekilde ağızda dururlar.
Bu dişler çoğunlukla; Diş etrafında Ağrı , Kulak ağrısı, Ağız açmada kısıtlılık gibi şikayetlere neden olurlar. Bazen etraflarında kist oluşabilir bazende öndeki dişin çürümesine neden olabilirler. Yerleri nedeniyle arkada kaldıklarından bu bölge hastalar tarafından iyi temizlenemez ve diş etinde iltahaba neden olabilir.

Antibiyotiklerle bu belirtileri ortadan kaldırmak mümkündür fakat çoğunlukla bu belirtiler tekrarlarlar. Ağız içiyle bağlantı kurmuş olan akıl dişleri, ağızda bazen tamamen, bazen de kısmen görünebilir. Ağrıya, bazen kötü bir tat ve akıntı eşlik edebilir. Bu dişlerin sürmesi genellikle oldukça ağrılı olur ve tamamen sürmeleri uzun zaman alır. Ağrı kesiciler, antibiyotik ve sıcak tuzlu suyla gargara ile genelde problem kontrol altına alınabilir. Her zaman problemli olurlar diye bir şart yoktur, fakat sıklıkla şişlik, hassasiyet, ağrı, ağız açılımında kısıtlılık, kötü ağız kokusu ve kötü tada neden olurlar.

Bu dişler eğer gömükseler bu konuda eğitim almış çene cerrahları tarafından çekilmesinde fayda vardır. Uygun koşullarda 4 dişi gömük olan hastanın dişlerinin hepsi tek seansta çekilebilir.

GÖMÜK 20 YAŞ DİŞLERİ
20 YAŞ DİŞLERİ AŞAĞIDAKİ DURUMLARDA MUTLAKA ÇEKİLMELİDİRLER

  • Enfeksiyon : Dişetinin altında, çıkacak 20 dişinin folikül adı verilen koruyucu bir zarı vardır. Diş sürmeye çalışırken burada ENFEKSİYON meydana gelebilir. Enfeksiyon sonucu dişetleri kırmızı ve şiş olup ağrı yapabilirler. Enfeksiyon ağızda kötü tat ve kokuya sebep our.
  • Ağrı : Sürmekte olan 20 yaş dişinin baskısı sonucu ağrı oluşabilir.
Enfeksiyon da ağrıya yol açabilir.
  • Kist : 20 yaş dişi alınmazsa dişin etrafında kist oluşabilir. Bazı durumlarda hastanın hiçbir şikayeti olmamasına rağmen alınan röntgenlerde gömük 20 yaş dişinden kaynaklanan çok ciddi kist vakalarıyla karşılaşılmaktadır. Kistler kemikte ve diğer diş ve dişetlerinde hasara sebep olurlar.
  • Öndeki dişe zarar verilmesi : Gömük olan 20 yaş dişleri önlerinde bulunan 2. büyük azı dişlerinin köklerine baskı yapıp kökte problem veya dişle temas yerinden geç fark edilen çürüklere yol açabilirler. Baskı fazlaysa ön dişte devrilmeler de meydana gelebilir.
  • Ön dişlerde çapraşıklık : Sürmeye çalışan 20 yaş dişleri öndeki dişlerde çapraşıklığa neden olabilirler. Özellikle ortodontik tedavi sonrası çapraşıklık olmasını engellemek için 20 yaş dişlerinin çekimi tavsiye edilir.
  • Besin gömülmesi : 20 yaş dişleri ağız içerisinde çok arkada oldukları için temizlenmeleri çok zordur. Hem fırça o bölgeye kadar gidemez hem de bulantıya yol açabilirler. Temizlik probleminden dolayı da dişeti hastalığı ve çürük oluşma olasılığı vardır. Bu durumda önemli olan diş 1. ve 2. büyük azı dişleridir. 20 yaş dişleri çekilebilir fakat çiğnemede en önemli dişler olan 1. ve 2. büyük azı dişlerinin sağlığı önemlidir.
  • Başka cerrahi işleme engel olmaları; çene kırıklarında eğer diş kırık hattı üstünde ise çekimi gerekebilmektedir. Ayrıca ortognatik (çenelerin düzeltilmesi ameliyatı)cerrahi işlemlerinde de gömük dişlerin çekimi gerekebilmektedir.
  • Tümör oluşumu; nadirde olsa gömük diş etrafında çene tümörleri oluşabilmektedir.
ÇEKİM SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Gömük dişlerin çekiminin çoğu kez çene cerrahisi uzmanları tarafından yapılmasında fayda vardır. Ameliyatla gömük 20 yaş diş ameliyatı muayenehane lokal anestezi ile uygun koşullarında sorunsuzca çıkartılabilir. Fakat hastaların isteği doğrultusunda bu işlem muayenehanede sedasyon olarak adlandırılan bir anestezi uzmanının yardımı ile yapılabilir. Gerektiğinde de hastane koşullarında genel anestezi altında da bu dişlerin çekimi yapılabilmektedir.

ÇEKİM SONRASI YAPILMASI GEREKENLER
Normal bir çekimde oluşabilecek kanama,enfeksiyon ve ödem riski bu dişlerde de vardır. Komplikasyon riskini en aza indirmek için gerekli önlemler alınır.
Çekim sonrasında:
  • Çekim sonrası ilk 72 saatte ödem (şişlik) olmaktadır. Bunun azaltılması için hastaya çekim sonrası buz kompres uygulaması önerilmektedir.
  • hastalara enfeksiyonu önlemek için antibiyotik önerilir.
  • Alt 20 yaşlarda postoperatif ağrı olur, fakat bu ağrı kesiciler ile kolaylıkla kontrol edilirler.
  • Hasta bir süre yemek yeme ve çene hareketleri sırasında rahatsızlık duyabilir.
OPERASYONUN OLABİLECEK YAN ETKİLERİ
20 yaş diş çekiminde de nadir de olsa bazı komplikasyonlar görülebilir. Bu komplikasyonlar uzman hekimlerin bu işlemleri yapması ile en aza indirilebilir.
  • Hissizlik : At çene dişlerinin köklerinin altından geçen mandibular sinir denen bir sinir vardır. Gömük 20 yaş dişi bu sinire yakınsa veya temas ediyorsa operasyon sırasında sinirde hasar meydana gelebilir. Sinir zedelenmesi sonucu hissizlik meydana gelebilir. Vakaların %10-12sinde birkaç günlük, %1inde birkaç haftalık bir hissizlik olabilir. Çok ender de olsa bazen bu hissizlik kalıcı da olabilir.
  • Alveolit : Diş çekiminden sonra çekim boşluğu kanla dolar ve bölgede kan pıhtısı oluşur. İyileşme bu kan pıhtısının devamlılığı ile olur. Eğer kan pıhtısı bozulursa çekim boşluğu boş kalacaktır ve enfeksiyon kapmaya müsait hale gelecektir.
Bu durum tüm diş çekimleri için geçerlidir. Alveolitin oluşmasını engellemek için yapılması gerekenler şunlardır.
  • çekimi takiben ilk gün ağız çalkalanamamalı , tükürülmemelidir. Hastalar genellikle ağızlarındaki kötü tadın gitmesi için çalkalamak ve tükürmek istemektedirler. Fakat bu yapılmaması gereken bir şeydir.
  • İlk günden sonra çok nazik, ılık tuzlu su veya önerilen gargarayla ağız çalkalanabilir.
  • Operasyon sonrası kesinlikle sigara içilmemelidir.
  • İlk gün sadece bu bölgedeki dişler fırçalanmamalıdır. 2. günden itibaren fırçalama yapmaya başlanılabilir. Operasyon bölgesi de çok nazik olarak fırçalanmalıdır.
  • Enfeksiyon: Antibiyotiklerle tedavi edilirler.
  • Ağız Açmada Kısıtlılık : Yapılan operasyonla ilgili olarak ağız açmada zorluk çekilebilir. Bu iyileşmeyle beraber geçecektir.
  • Kanama : Çok nadir olmakla beraber kanama oluşabilir. Kan pıhtısının bozulmasıyla oluşmaktadır. Kanama olunca yapılacak tek ve en önemli şey kanayan bölgeye irice bir pamuk koyup kuvvetlice ısırmaktır.
  • Sinüs Problemleri : Üst çene dişleri sinüse çok yakındırlar. Bazı durumlarda sinüs açılabilir. Çoğu zaman enfekte olmadan iyileşecektir. Eğer operasyon bölgesine iyi bakılmazsa daha ciddi tedaviler gerekebilir.
  • Dişin çevre dokulara kaçması; dikkat edilmeyen olgularda diş dil tarafına kaçabilir. Hekim bunu çıkartamıyorsa mutlaka bir çene cerrahına hastayı yönlendirmelidir.
KÖPEK DİŞLERİ (Kanin)
Yirmi yaş dişlerinden sonra en sık gömük kalan dişlerden biridir.
Bir çok hastada süt köpek dişinin düşmediği ve kalıcı köpek dişinin gömük olduğunu görülmektedir. Böyle bir durumda aşağıdaki tedavi seçenekleri uygulanabilir.
  • Köpek dişinin çekilerek oluşan boşluğun köprü veya implant ile restorasyonu
  • Köpek dişinin çekilerek olması gereken yere konulması. Reimplantasyon denen bu operasyon gömük dişe zarar vermeden çıkartılması durumunda yapılabilmektedir.
Ortodontik tedavi ile beraber bu dişin üzerine braket(metal zincir) yapıştırılarak diş kendi yerine çekilmeye çalışılmaktadır

Mesajı son düzenleyen Corleone ( 19-09-10 - 15:13 )
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat