Forum TR
Go Back   Forum TR > Danışman > Sağlık > Sağlık Makaleleri
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Sağlık Makaleleri Gazete ve Dergilerden Bulduğunuz Makaleler

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 18-04-05, 19:32   #26 (permalink)
Adminwww.frmtr.com - Dünyanın En Büyük Türkçe Forumu
 
Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,414
Rep Puanı: 71452225
Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 5000000
Varsayılan Cvp: Sağlık makalelerı


Hastane infeksiyonları korkutuyor

--------------------------------------------------------------------------------

Ankara Hastane İnfeksiyonlan ve Kontrolü Derneği, hastanedeki tedavisi sırasında infeksiyon kaparak yaşamını yitiren eski bakanlardan Veysel Atosoy'un ölümünden sonra hastanelerdeki infeksiyonlara ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir açıklama yaptı.


Hastane infeksiyonlarının en fazla yeni doğan bebekler ve yaşlılarda görülen bir hastalık olduğunu duyuran dernek, "Dünyadaki tüm hastanelerde yüzde 3-14 hastada hastane İnfeksiyonu gelişmektedir. Hastane infeksiyonları hastanede yatış süresini uzatır" uyarısını yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:


"Hastane infeksiyonlan, 21. yüzyıl başında tıp dünyasının çözüm bulmaya çalıştığı öncelikli sorunlar arasında yer almaya devam etmektedir. Hasta hastaneye yattığında inkübasyon (kuluçka) döneminde olmayan ve hastanede kapılan infeksiyonlar, hastane infeksiyonu olarak adlandırılır. Hastane infeksiyonlan hastaneye yattıktan en erken 48-72 saat sonra kimi zaman taburcu olduktan sonra ve hatta cerrahi girişim yapılan hastalarda bir ay içinde ortaya çıkar. Hastane infeksiyonlarının gelişmesini hazırlayan faktörleri 4 grupta toplamak mümkündür:


- Hasta ile ilgili faktörler içinde kişinin altta yatan hastalıkları ve yaşı önemlidir. Yeni doğan bebekler ve yaşlılar en fazla hastane infeksiyonu görülen hastalardır. Bağışıklık sistemini az ya da çok etkilediği bilinen seker hastalığı, böbrek hastalıkları, lösemi ve kanser olan hastalar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ve yanık, travma hastaları sık hastane infeksiyonu gelişen hastalanmadır.


- Hastane ortamındaki yoğun ve çoğu zaman uygunsuz antibiyotik kullanımı


- Hastaya uygulanan tedavilerin bir parçası olan cerrahi girişimler ve idrar sondası, damar içi kateterler, solunum yoluna tüp konması gibi girişimler de vücut savunmasını bozarak infeksiyon gelişmesini kolaylaştırır.


- Sağlık personelinin hijyenik alışkanlıkları da hastadan hastaya mikroorganizmaların taşınması ile ilgili risk oluşturmaktadır.


Bu koşullar da düşünüldüğünde hastane infeksiyonlarmın tamamı ile ortadan kaldırılması mümkün değildir ve dünyadaki tüm hastanelerde yüzde 3-14 hastada hastane İnfeksiyonu gelişmektedir. Hastane infeksiyonlarmın neden önemli olduğunu kısaca dört maddede özetlemek mümkündür:


- Hastane infeksiyonları, hastanede yatış süresini uzatır.


- İş gücü ve üretkenlik kaybına, yaşam kalitesinde bozulmaya neden olur.


- Hastane İnfeksiyonu gelişen hastalarda Ölüm oranı, İnfeksiyon gelişmeyen hastalara oranla daha yüksektir.


- Hastane infeksiyonları tedavi maliyetinde önemli bir artışa neden olur. Türkiye'de bu konuda yapılan çalışmalar her bir hastane infeksiyonunun ortalama bin 600 dolar
maliyeti olduğunu ortaya koymaktadır. 20. yüzyıl sonlarında hastane infeksiyonları yataklı sağlık kuruluşlarındaki en önemli kalite göstergesi haline gelmiş ve kaliteli sağlık hizmeti sunmak isteyen her hastanede iyi organize edilmiş bir infeksiyon kontrol programının yürütülmesi zorunlu olmuştur.


Amerika'da 1950'lerde başlayan hastane infeksiyonları ile ilgili çatışmalar Türkiye'de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öncülüğünde başlamış; 1996 yılında Hacettepe Üniversitesinin başlattığı TÜBİTAK destekli proje (NosoLlNE) ile ulusallaşma süreci başlamıştır. 2000 yılından itibaren Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği çatısında devam eden proje kapsamında 60 merkez yer almaktadır. Derneğimiz düzenli eğitim programlan ile konu İle ilgili hemşire ve doktor eğitimi işlevini gerçekleştirmektedir. Ancak en önemli sıkıntı eğitilmiş elemanın görev devamlılığını sağlayacak yasal düzenlemelerin olmamasıdır".
Dr Yucel çevrimdışı  
Eski 18-04-05, 19:33   #27 (permalink)
Adminwww.frmtr.com - Dünyanın En Büyük Türkçe Forumu
 
Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,414
Rep Puanı: 71452225
Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 5000000
Varsayılan Cvp: Sağlık makalelerı


Ceviz kalp krizi riskini azaltıyor

Cevizde bulunan E vitamini, lif ve doymamış yağların kalbi koruduğu haftada iki üç avuç ceviz yiyenlerin kalp krizi geçirme riskinin yüzde 50 azaldığı belirtildi.
Journal of Clinical Nutrition adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma raporuna göre, cevizde damar sertliğine karşı koruyucu olan doymamış yağ asitleri bulunuyor. Ceviz, hem toplam kolesterol, hem de kötü kolesterol oranını düşürüyor.
60 yaş civarında kolesterol oranı çok yüksek olan 5 erkek ve 13 menopoz geçirmiş kadın üzerinde deney yapan California Üniversitesi Davis Tıp Okulu araştırmacıları, 5 buçuk ay içinde deneklerin toplam kolesterol oranı ile kötü kolesterol oranlarının düştüğünü gözlediler.Uzmanlar, ceviz diyeti yapacak kişilerin, katı yağ içeren yiyeceklerden de uzak durmalarını tavsiye ediyorlar.
Yapılan başka bir araştırmada da, her gün bir avuç dolusu ceviz yemenin kalp hastaları için yarar getirdiği öne sürüldü. Yapılan çalışmalarda, haftada toplam iki üç avuç ceviz yiyenlerin kalp krizi geçirme riskinin yemeyenlere göre yüzde 50 daha az olduğu görüldü. Cevizde bulunan E vitamini, lif ve doymamış yağların kalbi koruduğuna dikkat çeken uzmanlar, cevizin yaprağının da şifalı olduğunu, yaprağından yapılan çayın, kronik mide ve bağırsak nezlesine iyi gelip, kanı temizlediğini ve egzamayı yok ettiğini bildirdiler.
Uzmanlara göre cevizin yararları: "Kalp damarlarını açar, kalp krizini engeller, sağlıklı zayıflatır, kanı temizler, mide ve bağırsak nezlesini önler, kolesterol seviyesini dengeler, egzamayı yok eder, yaraları iyileştirir".
Dr Yucel çevrimdışı  
Eski 18-04-05, 19:35   #28 (permalink)
Adminwww.frmtr.com - Dünyanın En Büyük Türkçe Forumu
 
Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,414
Rep Puanı: 71452225
Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 5000000
Varsayılan Cvp: Sağlık makalelerı


Agorofobi'nin temelinde panik atak yatıyor

--------------------------------------------------------------------------------

Teknoloji çağında, özellikle büyük şehirlerde insanlarda çok sık görülen bir ruhsal rahatsızlık olan Agorafobi, doktorlar tarafından 'kalabalık içinde yalnızlık' olarak tanımlanıyor.


Derlenen bilgilere göre, Agorofobi'nin çoğu zaman sosyal fobiler ile karıştırıldığını vurgulayan doktorlar ıssız meydanlardan ve açık yerlerden korkma olarak bilinen Agorafobi'yi, metropollerde yaygın olan bir ruh hastalığı olarak görüyorlar.


Doktorlara göre, insanlarda en çok rastlanan fobiler arasında yer alan Agorafobi, ilk önce meydanlardan, açık yerlerden korku olarak kendini gösteriyor. Günümüzde Agorafobi'nin çok daha geniş bir anlam içerdiğini belirten uzmanlar, yalnız başına kalmaktan, yalnız sokağa çıkmaktan, otobüs, vapur, uçak gibi kalabalık yerlerde bulunmaktan duyulan korkuların Agorofobi'nin etkileri olarak görüldüğünü belirtiyorlar.


Genellikle panik bozukluğuha bağlı olarak ortaya çıkan Agorafobi'nin temelinde panik nöbetlerin bulunduğunu belirterek, bu nedenle hastanın panik atak geçireceği korkusu nedeniyle yalnız başına sokağa çıkamadığını ve kalabalığa giremediğini vurgulanıyor. Agorafobi'nin uzun bir süre kişiyi etkisi altına alabileceğini bildiren uzmanlar, bir panik atak hastasının 2 yıl boyunca evden dışarı çıkamadığını, markete gidemediğini, alışveriş yapmak için dahi evden dışarı çıkamadığını belirtiyorlar.
Dr Yucel çevrimdışı  
Eski 18-04-05, 19:36   #29 (permalink)
Adminwww.frmtr.com - Dünyanın En Büyük Türkçe Forumu
 
Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,414
Rep Puanı: 71452225
Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 5000000
Varsayılan Cvp: Sağlık makalelerı

Yaz meyvelerini bol bol tüketin

Yaz meyveleri ve sebzelerinin vücut için önemli derecede fayda sağladığı ve sağlık açısından tüketilmelerinin şart olduğu belirtildi.


Uzmanlara göre, yaz meyveleri ve sebzeleri cildi koruyor, halsizliği ve bellek zayıflığını önlüyor. Uzmanlar, yaşlanmanın belirtisi olan cilt kırışması, hareketsizlik, güçsüzlük ve bellek zayıflamasının sorumlusunun, vücuttaki antioksidan etkili bazı kimyasal maddelerin yetersizliği olduğunu ifade etti. Yaz meyvelerinin vücuttaki bu sorunları çözmeye bire bir olduğunu vurgulayan uzmanlar, meyvelerin özelliklerini şöyle sıraladı:


- Karpuz: Hem likopen, hem de vitamin ve mineral açısından zengin, antioksidan kapasitesi yüksek bir yaz meyvesidir.


- Erik: Yüksek antioksidan kapasitesi yanında detoks yapıcı gücüyle de önemli bir anti-aging besindir.


- Şeftali ve kayısı: Potasyum deposu besinlerdir. Ayrıca C vitamini ve çok sayıda flavonoid ihtiva eder, zengin lif ve betakaroten içerikleriyle çok yararlı yaz meyveleridir.


- Çilek, kiraz, vişne, antosiyanin zengini meyveler. Bu meyvelere kuş burnu ve kuş üzümü de eklenebilir.


- Brokoli ve Brüksel lahanası: İhtiva ettiği sulforafan ile anti-aging yiyecekleri arasındaki yerini üst sıralarda yaz aylarında da muhafaza etmektedir. Brokoli, ayrıca C
vitamini, betakaroten, glutatyon ve lutein gibi antioksidanlarla da tıka basa doludur


- Üzüm: Özellikle çok güçlü antioksidanlar olan oligomerik poantosiyanidin lerin güvenilir kaynağıdır. Üzümün kabuğu, içeriği ve çekirdeğinin ortalama 20 civarında değişik antioksidan madde ihtiva ettiği belirtilmektedir. Özellikle siyah üzümden yararlanın.


- Domates: Yaşlıların bedensel ve zihinsel sağlığını korumada son derece etkili bir antioksidan olan likopenin en zengin kaynağıdır. Likopen kanser riskini azaltır, damarlarınızı korur, cildinizi ve belleğinizi destekler.


- Avokado: Çok güçlü bir antioksidan olan glutatyonun en iyi kaynaklarından biridir. Yağ bakımından zengin olması bir kusur gibi görülse de aslında avokado yağının önemli bir kısmı tekli doymamış zararsız yağlardır.


- Soğan: Özellikle kırmızı soğan güçlü bir sağlık koruyucusudur. Kansere karşı önemli bir koruma sağlayan antioksidan etkili quarcetin açısından en zengin besinlerden biridir. Soğanın enfeksiyonlardan koruma gücü de vardır.
Dr Yucel çevrimdışı  
Eski 18-04-05, 19:37   #30 (permalink)
Adminwww.frmtr.com - Dünyanın En Büyük Türkçe Forumu
 
Giriş Tarihi: 25-03-2004
Yer: video.frmtr.com
Yaş: 28
Mesajlar: 17,414
Rep Puanı: 71452225
Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11Dr Yucel Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 5000000
Varsayılan Cvp: Sağlık makalelerı

Öfkeni dışa vur, sağlıklı yaşa

--------------------------------------------------------------------------------

Öfkelerini dışa vuran erkeklerin sağlıklı yaşadıkları, yapılan bir araştırmayla ispatlandı.


[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] adlı siteden derlenen, öfkelerini dışa vuran erkekler, öfkelerini içine atanlara göre, muhtemel kalp krizini yarı yarıya indiriyorlar. Harvard School of Public Health Araştırma Merkezi'nden Dr. Patricia Eng ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmaya yer verilen makalede, "Bulgular, şimdiye kadar öfke ile kalp hastalıkları arasında varolduğu iddia edilen bağlantıya iyi bir örnek teşkil ediyor. Öfkenin açığa vurulması kardiyovasküler hastalıklara karşı belli bir süre için koruma sağlayabiliyor" denildi.


Eng ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada, yaşları 50 ila 85 arasında değişen 23 bin 522 erkekten öfke durumlarını ölçmek için bir anket doldurması istendi. Cevaplar arasında, "Başkalarıyla tartışmaktan hoşlanırım" veya "Kapı çarpma gibi eylemleri sık sık yaparım" gibi cevaplar ayıklandı. Eng ve arkadaşları soruşturmalarından 2 yıl sonra anket yaptıkları erkekler arasında 328 kardiyovasküler hastalık vakası tespit ettiler. Kardiyovasküler hastalığı olmayan sağlıklı erkekler arasındaki koruyucu etkinin, erkeklerin öfkelerini dışa vurma sıklığına bağlı olmadığı görüldü. Yeni kalp krizi geçirmiş erkekler arasında ise bu özelliğin, kalp krizinin yinelenmesinde önemli bir rol oynadığı tespit edildi.

Araştırmada, sosyal statünün ve yaşın öfkeyi açığa vurmada etkili olduğu da belirlendi. Sosyal statüsü yüksek olan erkekler, daha sağlıklı beslendikleri gibi pozisyonları nedeniyle öfkelerini de daha rahat açığa vurabiliyorlar. Eng ve arkadaşlarının yaptığı bu araştırma ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafindan da desteklendi.
Dr Yucel çevrimdışı  
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 17:49
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477