Forum TR
Go Back   Forum TR > Danışman > Sağlık > Sağlık Makaleleri
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Sağlık Makaleleri Gazete ve Dergilerden Bulduğunuz Makaleler

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 25-10-05, 18:53   #1 (permalink)
I ღ You BeŞiKTaŞ
 
Giriş Tarihi: 24-07-2005
Yer: im Kanimin son damlasina kadar....
Yaş: 33
Mesajlar: 964
Rep Puanı: 22400
sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11sedefhastasi Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 270
40 YaŞam İÇİn Kesİnlİkle Gereklİ Olan Elementler..


En uygun yerin burasi oldugunu zannediyorum..


Yaşayan hücreler içinde hemen tüm elementler bulunabilirse de, aslında, doğadaki 92 elementten yalnızca birkaçı organizmanın değişmeyen yapı öğeleridir (ya da metabolizmasında temel rol oynarlar).Biyolojik önem taşıyan elmentlerin çoğunun atom ağırlıkları ve atom sayıları küçüktür.Bunlardan karbon, karbon atomlarının oluşturduğu uzun zincirler ya da halkalar biçiminde, kendi başına görev yapar.Bu zincir ve halkalar bazen, büyük ve karmaşık organik moleküllerin temel yapısıdır ve yalnızca yaşama özelliklerinden biri değil, aynı zamanda bir parçasıdır; öteki temel elementlerin çoğu, karbonla tepkimeye girerek, organik bileşiklerin bir bölümünü oluştururlar.
Yaşayan varlıkların hemen tüm organik bileşikleri, hücre içinde çok bol miktarlarda bulunan üç elementi (karbon, hidrojen ve oksijen) kapsar.Bu üç element, insanın beden ağırlığının ortalama yüzde 93’ünü oluşturur.Karbonhidrat ve yağlar, yalnızca bu üç elementten oluşur: Bunlardan türeyen bazı maddelerse, bazı başka elementleri de kapsayabilirler.Yaşam için vazgeçilmez olan su, yalnızca hidrojen ve oksijenden oluşur.
Azot da, yaşayan varlıklar için aynı önemi taşır.Proteinleri oluşturan aminoasitlerin, genetik madde dezoksiribonükleik asitin (DNA) ve birer protein olan enzimlerin bireşimlerinde görevli ribonükleik asitin (RNA) yapısına girer.Karbon, hidrojen, oksijen ve azot, insanın beden ağırlığının yaklaşık yüzde 97’sini oluştururlar.Geriye kalan yüzde 3’ü, öteki çeşitli elementler oluşturur.Bunlardan bazıları, yüzlerce yıllık kaba kimyasal analiz yöntemiyle ortaya konabilecek kadar çok miktarlardadır.Bu elementlere, “birincil besleyiciler” denir.”ikincil besleyiciler” ise, varlıkları ancak modern kimyanın çok hassas yöntemleriyle belirlenebilecek kadar küçük miktarlarda bulunurlar.Bazen iz miktarlarda bulunduklarından, bunlara “iz elementler” de denir.

BİRİNCİL BESLEYİCİLER.
Kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, klor, magnezyum, sodyum ve demir birincil besleyicilerdir.Hayvanların sodyuma ihtiyaçları vardır ama, bitkilerin sodyuma ihtiyaç duyup duymadıkları bilinmemektedir.Demir ihtiyacı, birincil besleyicilerin çoğu ile ikincil besleyicilere duyulan ihtiyaçlar arasındaki bir miktardadır; bu yüzden de demir bazen, ikincil besleyiciler grubuna sokulmuştur.
Kalsiyum, hayvanların kemik ve dişlerini, bitkilerin de hücrelerini birarada tutan yapıştırıcı ara maddesinin en büyük bölümünü oluşturur.Kalsiyumun ayrıca, kanın pıhtılaşmasında da önemli bir görevi vardır.Batıda süt ve sütten yapılmış besinler başlıca kalsiyum kaynağıdır.Tropikal bölgelerde ve Doğu’da küçük balıkların kemikleri, belirli bazı tahıllar, sebzeler ve deniz tuzları, iyi birer kalsiyum kaynağıdırlar.
Fosfor, tüm canlı hücrelerde bulunan birçok bileşimin yapısına girer: Nükleik asitler (hem DNA, hem de RNA); enerji taşıyan bir bileşim olan adenozin trifosfat (ATP); birçok koenzim ve hücre zarının yapısına giren fosfolipitler.Fosfor aynı zamanda , kemiğin önemli bir yapı öğesidir.
Bir birincil besleyici olan potasyum organik bileşimlerin yapısına girmez.Enzimleri harekete geçirici bir rolü olduğu sanılmaktadır.
Kükürt, üç aminoasitin (sistein, sistin ve metionin) bir bölümünü oluşturduğu gibi, birçok proteinin de yapısına girer.Aynı zamanda koenzim A’nın da temel yapı öğesidir.
Sodyum ve klor, hayvansal hücrelerde uygun bir geçişme dengesinin sürmesini sağlar ve sinir akımlarının iletilmesinde rol alırlar.
Magnezyum, bitkilerin klorofil molekülünün bir parçasıdır: Bu yüzden, fotosentez olayında temel bir rol oynar.Hayvan ve bitki hücrelerinde, enzimleri harekete geçirici bir element görevi yapar; kemiğin yapısına giren öğelerden biridir.Ayrıca, ribozomların önemli bir yapı öğesidir.
Demir, solunumda rol oynayan birçok enzimin, özellikle hemoglobin ve sitokromların bir bölümünü oluşturan hem molekülünün merkezinde yer alır.Demirin son zamanlarda, hem kapsamayan bir protein olan ve fotosentez olayını bir basamak ileriye götüren ferrodoksinin bir parçası olduğu bulunmuştur.

İKİNCİL BESLEYİCİLER
İkincil besleyiciler, yaşayan organizmaların yalnızca yüzde 1’lik bölümünü oluştururlar.Enzimlerin bir parçası olarak ya da enzimleri harekete geçirici görev yaptıkları sanılır.Bunlar arasında manganez, bakır, krom, çinko, kobalt, molibden, boron, vanadyum, selenyum, iyot ve flor sayılabilir.Ama tüm organizmaların, bunların tümüne ihtiyacı yoktur.Şimdiki bilgilerimize göre molibden ve borona, hayvanlar değil bitkiler ihtiyaç duyarlar; vanadyuma da, yalnızca birkaç bitki ile omurgasızların ihtiyacı olabilir.

Birçok iz element, hücre içinde iz miktarlardan daha yüksek düzeylere ulaşırlarsa, zehirli etki gösterirler.Bunların zehirli özelliklerinden bazen yararlanılır.Sözgelimi, bakır bileşimleri havuzlarda üreyen yosunları öldürmede, çinko kapsayan bazı merhemler de yara-berelerde mantarların gelişmesini önlemede kullanılmaktadır.


1) SU
Yaşamın kökeni konusunda ancak birkaç ayrıntının bilinmesine karşılık, su içinde başladığına kuşku yok gibidir.Tüm canlı ve etkin hücrelerin büyük bir bölümü (çoğunun yüzde 65’ten çoğu) sudan oluşur Bir hayvan ne kadar gençse, kapsadığı su miktarının o kadar çok olduğu bilinmektedir.Ayrıca, hayvan ne kadar şişmansa, kapsadığı suyun yüzde miktarının da o kadar az olduğu gösterilmiştir.Ağırlığı 70 kg olan yetişkin bir insanın vücudunda toplam 40 lt kadar su vardır.Bu suyun % 62’si intrasellüler sıvı ve % 38’i de ekstrasellüler sıvıyı meydana getirir. Ekstrasellüler sıvı başlıca intersitisiyel sıvı (dokular arası sıvı), plazma serebrosipinal sıvı göz içi sıvısı, sindirim kanalından salınan sıvı ve periton içi, palavra zarları arası, perikard zarları arası, sinovyal boşluklar gibi gerçekte içlerinde çok az sıvı ihtiva eden özel boşlukları dolduran sıvılardan oluşur.
Kartilaj ve kemikler de bünyelerinde su ihtiva ederler.Kan plazması 3 litre kadar sıvıyı içerir, alyuvarlar ve diğer kan hücreleri de 2 litrelik bir hacim oluştururlar.
Gerek serebrosipinal sıvı, gerek göz içi sıvısı ve diğerleri karakter itibariyle intersitisiel sıvıların genel özelliklerini taşırlar, aralarında doğal olarak bazı farklılıklar bulunur.Mide bağırsak sıvısına gelince, bu su günün belirli saatlerine ve alınan besinlere göre büyük değişikler gösterir.
Hem hücre dışı sıvının kompartmanları arasında, hem de hücre içi sıvısı ile hücre dışı sıvısı arasında devamlı bir dengelenme söz konusudur.Organizma suyun dengelenmesinde başlıca iki mekanizmadan yararlanır.Susama ve idrar çıkartma, bunun yanında çevre şartlarına bağlı olarak terleme yolu ile su dengesi düzenlenebilir.
Çok sıcak havalarda özellikle, terleme mekanizması bu dengenin sağlanmasında en önemli rolü oynar.
Su, çok çeşitli maddeleri içinde erittiği için, genel eritici olarak adlandırılmıştır.
Canlı varlıklardaki hemen tüm kimyasal tepkimeler su aracılığıyla olur; tepkimeye giren ve bu tepkime sonucu oluşan maddeler de, suda erirler.Birçok maddenin beden boyunca iletilmeleri için de, önce beden sıvılarının suyu içinde erimiş olmaları gerekir.Organizmanın (bitki ya da hayvan) yaşamıyla çok yakın ilişkisi olan tüm kimyasal tepkime dizileri, eriyik içinde oluşan değişiklerle birlikte gider.
Besinlerin sindirimi su yardımı ile olur.Su pek çok organizmanın vücudunda taşıyıcı ortam olarak görev yapar.Maddelerin vücutta bir bölgeden diğer bölgeye taşınması suyla sağlanır.Su ayrıca vücut ısısının düzenlenmesine yardımcı olur.

2) MİNERALLER
Canlı organizmasının fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi daha doğrusu yaşamını sürdürebilmesi için, besin maddeleri su ve vitaminler yanında minerallere de ihtiyacı vardır.Bazı minerallerin vücut fonksiyonları yönünden önemi, vitaminlerin ve hormonların ki kadar fazladır.Genel olarak bu mineral maddeler besin maddeleri içerisinde kolaylıkla sağlandığından çoğu kez yokluk halleri ile karşılaşılmamaktadır.Mineraller arasında bir bölümü, biyokimyasal görevleri yönünden büyük önem taşırlar.Bunlar özellikle, başta sodyum, potasyum, klor, kalsiyum, magnezyum, fosfor, kükürt olmak üzere demir, mangan, bakır, iyot, kobalt, çinko, flour, kadmium gibi minerallerdir.
A) SODYUM
Sodyum, vücut sıvılarında en yoğun şekilde bulunan elementtir.Özellikle plazma ve intersellüler sıvıda yüksek oranda bulunur.Tabiatta NaCl halinde yaygın şekilde bulunduğundan; vücut, yemeklere ilave edilen tuzla, sodyum ihtiyacını kolaylıkla karşılar.Tuzun fazlası yine NaCl şeklinde çok büyük ölçüde idrarla, daha az olmak üzere de ter ve gaita ile dışarı atılır.Günlük NaCl ihtiyacı 3 gram civarındadır.Gerçekte normal kimselerde metabolizma için gerekli Na miktarı bir kaç yüz miligramdan ibarettir.Ancak, kan basıncı yüksek olan kimseler de, NaCl alımı yeterince sınırlandırılmalıdır.Bu sınır 1 gram civarındadır.Plazmadaki Na miktarı % 32 miligram kadardır.
Sodyumun Görevleri
Vücut sıvılarında bulunan sodyumun en dikkati çeken görevini, ozmotik basıncın sağlanması teşkil etmektedir.Kanın ve intersitisiyel sıvının normal ozmotik basıncın sağlanması ve korunmasında Na konsantrasyonunun büyük bir önemi vardır.
Sodyum, kan plazması dışında ve tuz halinda bir miktar da kemiklerde yerleşmiş vaziyette bulunur.Gereğinde organizma, kemiklerdeki sodyumdan yararlanabilir.Kan sodyumu düzeyinin ayarlanması, başlıca ACTH hormonunun etkisi altında olur.Kanda Na düzeyinin normalin üzerine çıkmasına “hipernatremi” altına düşmesine ise “hiponatremi” denilir.Yüksek tansiyonluların veya tansiyon eğilimi bulunanların, tuz diyetlerine önem vermeleri gereklidir.NaCl yerine diyette KCl tuzu kullanılmaktadır.KCl tuzunun uzun süre kullanılması da K birikimi yönünden sakıncalı olabilir.


B) POTASYUM

Özellikle hücre içi sıvısı yönünden ve hücre içerisindeki fonksiyonları yönünden çok önemli bir katyondur.Normal besinlerle yeterli miktarda K alınır.Besinlerle alınan bu potasyumun miktarı 2-4 gram arasında değişebilir.
Besinlerle alınan ve absorbe edilemeyen % 5-10 oranında potasyum gaita ile, diğer bir kısım potasyum da böbrekler yolu ile dışarı atılır.
Potasyumun Görevleri
Kanda potasyum düzeyinin yükselmesine “hiperkalemi” düşmesine ise “hipokalemi” denilir.Kan potasyum düzeyindeki değişiklikler, daha çok kendisini çizgili kaslar ve özellikle kalp kası üzerinde belli eder.Hiperkalemi veya diğer terimi ile hiperpotassemi halinde kalp vuruşlarında yavaşlama ve kalp seslerinde zayıflama görülür.Hiperpotassemi, daha çok böbrek yetersizliği, şok veya dehitratasyon hallerinde, Potasyum atılımı “aldosteron” un kontrolü altındadır.
Hipokalemi (kanda potasyum düzeyinin düşmesi) daha çok hücre içi sıvısındaki potasyum düşmesi hali ile birlikte görülür.
Hipokalemi, kaslarda zayıflık, hastada letharji hali, iştahsızlık, etraf organlarında felçler ve kalp kasında dejeneratif değişiklerle kendini belli eder.

C) KLOR

Klor, intersitisiyel sıvı ve kan plazmasındaki başlıca anyonları teşkil eder.Klor, sodyumla birlikte NaCl yani yemek tuzu şeklinde organizmaya girer.Gerçekte sodyum ve klor metabolizmaları birbirlerine sıkı bir şekilde bağlıdır.Alınan Cl- un, gaita ve terle atılan çok ufak bir kısmı hariç, büyük kısmı idrarla atılır.
Klorun Görevleri
Klor, özellikle plazmada ve hücreler arası sıvıda yer alan bir elektrolit olarak, ozmotik basıncın sağlanmasında görev alır.
D) KALSİYUM
Kalsiyum, insan organizmasındaki en yoğun şekilde bulunan katyondur. Vücutta bulunan kalsiyumun çok büyük bir kısmı, kemik dokusunda “hidroksiaptid” kristalleri halinde fosfatla birlikte bulunur.Kalsiyumun plazmadaki düzeyi % 10 miligram civarındadır.Kalsiyum özellikle kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynar.Kalsiyum kasların fonksiyonu yönünden de önemlidir.Ayrıca hücre zarının permeabilitesinde ve sinirsel aktivitede de kalsiyum rol oynar.
Normal bir diyetle beslenen, bir kişi günde 800 miligram kadar kalsiyum alır.Bunun 700 miligram kadarı gaita ile tekrar vücut dışına atılır.Vücutta net olarak 100 miligram kalsiyum saklanmış olur. Vücutta kalan ve bir kısmı da kemiklerde depo edilen 100 miligram kalsiyumun bir bölümü de yine gaita ile dışarı atılır.Böbrek yolu ile çok az kalsiyum dışarı atılır.Kalsiyum, sütte, yumurtada, peynirde, fasülyede, mercimekte, ette ve bazı yeşil sebzelerde de bulunur.
Kalsiyumun Görevi
Plazmadaki kalsiyum düzeyi çok dar sınırlar içerisinde bulunur. Bu sınır % 9,2-10,4 miligram arasındadır.Kalsiyum düzeyinin bu sınırın altına düşmesine “hipokalsemi”, üzerine çıkmasına da “hiperkalsemi” denilir.
Plazma kalsiyum düzeyinin % 6 miligrama kadar düşmesi halinde “tetani” denen hal meydana gelir.Tetanide özellikle Peri-feral sistem sinirlerindeki uyarımla, kaslarda tetanik kasılmalar görülür.Bu kasılmalar el ve yüz kaslarında, daha çabuk ve belirgindir.Tetani hali devam ederse hasta ölebilir.
Hiperkalsemin halinde ise, sinirsel sistemdeki uyarımlar yavaşlar, bunun sonucu olarak kaslar da tembelleşir.Neticede iştahsızlık ve kabızlık görülebileceği gibi, ileri hallerde kendisini kemiklerde aşırı derecede kalsiyum birikimi ile belli eden hastalık hali ortaya çıkar.Plazma kalsiyum düzeyinin yükselmesi daima fosfat düzeyinin düzeyinin düşmesi ile birlikte görülür.Böbrek fonksiyon bozuklukları da kan kalsiyum düzeyinde değişikliklere neden olabilir.
E) FOSFOR
Fosfor canlı organizma için vazgeçilmez bir maddedir.Fosforsuz bir hayat düşünülemez.Fosfor, organizmada kalsiyumla beraber başlıca kemiklerde bulunur.Fosfat, kanda fosfat iyonları şeklinde bulunduğu gibi, protein ve lipitlere bağlı olarak da bulunur.Nükleik asitleri meydana getiren nükleotitlerde de, fosforik asit vardır.Canlı organizmanın biyolojik enerji kaynağını oluşturan ATP’de bir fosfat bileşiğidir.
Fosforun Görevi
İnorganik fosfat, plazmada başlıca iki şekilde bulunur.HPO4- ve H2PO4- iyonları kanda bulunan bu fosfat iyonlarından büyük kısmını HPO4- iyonları teşkil eder.Bu fosfat iyonlarının asit-baz dengesinin sağlanmasında önemli rolleri vardır.Kanın fosfor cinsinden inorganik fosfor miktarı % 4-5 miligram kadardır.Plazmanın fosfor düzeyi, kalsiyum düzeyi ile yakından ilişkilidir.Her iki inorganik madde düzeyi, kanda birbirleri ile belirli bir oran içerisinde bulunurlar.Bu oran 1/1 şeklindedir.Plazmanın fosfat seviyesi 0,8 m Mol/litreyi aştığı zaman fosfat fazlası idrara geçer.Bu, fosfat için eşik değeridir.
Kan fosfat düzeyinin ayarlanmasında “parathormon” etkin bir görev yapar.Parathormon bu görevini bir taraftan kemiklerden ekstrasellüler sıvıya fosfat geçişini kolaylaştırmak, diğer taraftan da böbreğin fosfat itrahını çoğaltmak suretiyle yapar.
F) MAGNEZYUM
Magnezyum, sağlık için gerekli minerallerden birisidir.İnsan organizmasında başlıca kemiklerde, kaslarda ve sinirsel dokuda bulunur.Magnezyum daha çok bir hücre içi elemanıdır.Alyuvarda da magnezyum vardır.Magnezyumun plazmadaki miktarı % 2,5 miligramdır.Hücrelerde Mg miktarı daha fazladır.Kas hücrelerinde % 20 kadar magnezyum vardır.Yetişkin bir insanın günde 350 miligram kadar magnezyuma ihtiyacı olduğu kabul edilmektedir.Magnezyum büyük ölçüde gaita ile vücuttan atılır.
Magnezyumun Görevi
Magnezyumsuz bir diyetle beslenen deney hayvanlarında dolaşım bozukluğu ve sinirsel irritasyonlar görülür.Sonuç konvulsiyonlar ve ölümle noktalanır.Magnezyum kas kontraksiyonunda miyozinin ATP’ase aktivitesine inhibe eder, buna karşılık aktomiyozin adenozintrifofataz aktivitesini sitümüle eder.Genel olarak magnezyum birçok enzimlerin aktivasyonu için gerekli bir mineraldir.
Biyokimyasal tekniklerde de Mg++ iyonlarından yararlanılır.
G) DEMİR
İnsan organizmasında özellikle alyuvarların yapısında bulunan hemoglobin’in, fonksiyonel bir parçası olması yönünden önemlidir.Bunun dışında demir, kasların myoglobininde, sitokrom, peroksidaz ve katalaz enzim sistemlerinde yeralan hayatsal değeri olan bir mineraldir.Demirin biyokimyasal reaksiyonları özellikle solunum sistemi yönünden büyük görevleri vardır. Çocuklar için günlük demir ihtiyacı 10-15 miligram arasında değişir.Büyüklerin demir ihtiyacı da kadın veya erkek oluşuna veya genç veya yaşlı oluşuna göre farklılık gösterir.Genç kadınlarda ve emziren annelerde 18 miligram kadardır.Vücuttan atılan demir miktarı ise sadece 1 miligram kadardır.İnsanlar yedikleri her türlü et besinleri ile yeterli miktarda demir alırlar.Fosfatça zengin besinlerin alınması demir absorbsiyonunu yavaşlatır.Demirin dokularından kana salınabilmesi için bakıra ihtiyaç vardır.
Demirin Görevi
İnce bağırsaklardan ihtiyaca göre absorbe olan demir, plazmada süratle ferrik şekilde oksitlenerek glikoprotein yapısında olan “transferrin” ile birleşerek dokulara naklolunur.Demirin organizmadaki depo şekline “ferritin” denilmektedir.Demirin fazlası vücuttan dışarı atılamaz.Bu nedenle kendilerine gereksiz yere fazla demirli preparatlar verilen kan transfüzyonu yapılan şahıslarda demir birikimi olur.
Demir özellikle hemoglobinin, solunum zincirinde yeralan non-hem proteinlerin, sitokromların, miyoglobinin yapılarında yeralması ve bazı enzimlerin aktivasyonu yönünden çok önemlidir.
H) ÇİNKO
Çinko bazı enzimlerin aktivasyonu için, vazgeçilmez bir mineraldir.
Pankreasta oldukça büyük miktarda çinko bulunur.İnsülin pankreasta çinko bileşiği halinde depo edilir.
I) KOBALT
Kobalt B12 vitamininin yapısında yeralan bir mineraldir.İnsanlarda kobalt noksanlığı görülmemiştir.
Fazla kobalt “polisitemia” denen fazla alyuvar teşekkülü hastalığına neden olmaktadır.
İ) FLUOR
Fluor noksanlığının diş çürümelerine neden olduğu bilinmektedir.Dişi çürüten bazı enzimlerin aktivasyonu için gerekli olduğu, bulunmaması halinde, aktif hale geçemeyen enzimlerin diş çürümesine sebebiyet verdikleri varsayımı ileri sürülmektedir. Fluor, ayrıca vücuttaki kemikleşmeye de yardım eder.Sularda yetersiz fluor bulunduğunda, sulara , diş macunlarına, süte eklenerek alınabilir.
K) BAKIR
Bakır kan proteinlerinde seruloplazminin yapısında yeralır.Bazı önemli enzimlerin aktivite gösterebilmeleri için bakıra ihtiyaçları vardır.
sedefhastasi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-06, 17:39   #2 (permalink)
Onursal Üye
 
Giriş Tarihi: 11-12-2005
Yer: im KeDiMiN yanı
Mesajlar: 1,620
Rep Puanı: 4530607
zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11zmduzgun Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 45354
Varsayılan C: YaŞam İÇİn Kesİnlİkle Gereklİ Olan Elementler..


bilgiler için teşekkürler....
zmduzgun çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-06, 18:41   #3 (permalink)
Sağlık Danışma Moderatörü
 
Giriş Tarihi: 23-10-2005
Yer: İm CeNNeTTeN BiR GüN
Mesajlar: 4,295
Rep Puanı: 5217039
aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11aSkMeLeGi Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 52246
Varsayılan C: YaŞam İÇİn Kesİnlİkle Gereklİ Olan Elementler..


Merhabalar, bu değerli bilgileri bizlerle paylaştığınız için size meleksel teşekkürlerimi sunuyorum. Saygılarımla...
aSkMeLeGi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-06, 19:07   #4 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 30-09-2006
Yer: ♥♥ çคภคккคlє ♥♥
Mesajlar: 18,367
Rep Puanı: 21534752
DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11DeNiZaY Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: YaŞam İÇİn Kesİnlİkle Gereklİ Olan Elementler..

Bu bilgileri bizimle paylaştığın için teşekkür ederim...
DeNiZaY çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-06, 20:57   #5 (permalink)
Kıdemli Üye
 
Giriş Tarihi: 09-08-2006
Mesajlar: 3,429
Rep Puanı: 2267525
StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11StiffmeisteR Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 22733
Varsayılan C: YaŞam İÇİn Kesİnlİkle Gereklİ Olan Elementler..

bilgiler için teşekkür ederim..ellerine sağlık..
StiffmeisteR çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 23:01
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477