|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
|
|||||||
| Sağlık Makaleleri Gazete ve Dergilerden Bulduğunuz Makaleler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
ultrAslan
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ELEKROAKUPUNKTUR ALANINDA ÖDÜL KAZANDI
Yaptığı araştırma, Japonya Nörobilim Topluluğu tarafından ödüle layık görülen Uzm. Dr. Yusuf Özgür Çakmak, Elektroakupunktur konusunda etkin hizmet veren bilimcilerin başında geliyor. Amerika birleşik devletlerinde Harvard Tıp fakültesi-MIT, Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi, İtalya’da San Raffaele Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Japonya’da Meiji Üniversitesinde Elektroakupunktur ve beyin araştırmaları üzerine eğitim ve araştırmalara katılan, Marmara Üniversitesinde 2002-2006 yılları arasında beyin araştırmaları yapan, en son olarak da 2006 yılında Japonya Nörobilim Topluluğundan yapmış olduğu araştırma ile ödül kazanan, Elektroakupunktur konusunda önde gelen uzmanlardan Uzm. Dr. Yusuf Özgür Çakmak ile ElekroAkupunktur üzerine konuştuk; Sağlık Yayıncılık Öncelikle Japonya’dan aldığınız ödül için tebrikler. Tamamlanan ya da devam eden yeni bir çalışmanız var mı ? Çok Teşekkür ederim. Geçen yaz Kyoto’da aldım ödülü. 4000’e yakın katılımcının olduğu bir toplantıydı. En son Epilepsi ve Elektroakupunktur ile ilgili bir çalışmam İngiltere’de yayınlandı. Henüz bitirdiğimiz yeni bir elektroakupunktur çalışmamız ise Amerikanın üreme sağlığı ile ilgili en önemli dergilerinden ‘Fertility and Sterility’de kabul edildi, bu sene sonuna kadar o da yayınlanır diye düşünüyorum. Akupunktur’un tarihçesi ne kadar eskiye dayanıyor ? Akupunktur’un ortaya çıkışına dair en eski bilgiler yaygın kanının aksine Mısır ve Çin’den çok daha eskiye dayanır. 1991 yılında Kuzey İtalya Alplerinde kayak yapan bir çift erimekte olan karların arasında neolitik çağdan kalan mumyalaşmış bir insan buldular.Daha sonra Innsbruck Üniversitesi adli tıp enstitüsünde bu neolitik kar adamı (yaygın bilinen ismiyle ‘Ötzi’) incelendi ve vücudunun belli noktalarında tedavi amaçlı yapıldığını düşündükleri dövmeler buldular. Adli tıp enstitüsüne çağrılan 5 kişilik uzman akupunktur ekibi karadam Ötzi’nin bedenindeki dövmelerin akupunktur noktalarıyla örtüştüğünü gösterdi. Daha da ilginci bu noktalar bel bölgesinde lumbal artroz adını verdiğimiz hastalığın tedavisinde halen kullanılan akupunktur noktalarıydı.Bu bulgunun hemen ardından bilgisayarlı tomografi çektiler ve Ötzi’nin lumbal artroz’u olduğu gösterildi. Innsbruck Üniversitesi prehistorik bilimler bölümü Ötzi’nin yaşını tespit için yaptığı araştırma sonuçlarını açıkladığında da Ötzi’nin 5200 yaşında olduğu anlaşıldı.Yani Akupunktur sanılandan çok daha eski bir tedavi metodu. Ötzi’den bugüne Akupunktur nasıl değişti? Özünde hiç değişmedi. Akupunktur noktaları binlerce yıl önce tarif edildiği aynı noktadalar.Tek fark bu gün artık deri yüzeyindeki elektriksel farklılıkları ölçebilen dedektör aletleriyle yerlerinin rahatlıkla tespit edilebilmesi.Tabi asıl ilginç olan bu dedektörler olmadan önce insanların bu noktaların yerlerini nasıl bulabildikleri. Ötzi’den günümüze kalan bu antik tedavi artık dünyada benim de eğitim aldığım Stanford, Harvard, MIT gibi seçkin merkezlerin araştırma konusudur. Tıbbi inceleme yöntemlerinin gelişmesi de Akupunktur’un etkilerinin anlaşılmasına yardımcı oldu. Örneğin beyin fonksiyonlarını gösteren Fonksiyonel MR tekniği Akupunktur’un hangi beyin merkezlerini etkilediğinin bulunmasına yardımcı oldu. Medikal akupunktur da dediğimiz batı tıbbı perspektifli akupunktur yaklaşımları sonucu yapılan bilimsel araştırmalar akupunktur noktalarının sinir yolları üzerinde yer aldığı gösterdi.. Tekrarlanabilir olması nedeniyle Elektroakupunktur uygulamaları günümüz medikal akupunktur uygulamalarının bilimsel temelini oluşturmaktadır. Harvard bile Akupunktur’u mu araştırıyor ? Elbette, hatta bu iş için MIT ile ortak çalışıyorlar. Boston’da MIT ve Harvard’ın ortak araştırma yaptıkları özel bir beyin araştırma merkezi var. Burada her laboratuara özel kartla giriliyor ve bir laboratuarda iseniz bir başkasını görme imkanı bulamıyorsunuz. Ben Marmara Üniversitesinde iken Akupunktur’un beyin içindeki etkileri araştırmak istemiştik ve özel bir beyin inceleme tekniği öğrenmek amacıyla Harvard ve MIT’nin bu ortak merkezine gitmiştim. O sırada Merkezin başkanı Prof.Savoy bir gün yanıma geldi ve bana Türkiye’den bu eğitimi alan ilk kişi olduğumu ve beni çok başarılı bulduğu söyleyerek yanıma oturdu bir süre sohbet etti. Daha sonraları merkezdeki öğle yemeklerinde de görüşmeye başladık. Bir sohbetimiz sırasında bu tekniği öğrenmedeki asıl amacımın Akupunktur’un beyin üzerindeki etkilerini incelemek olduğunu söyledim. O da bana Akupunktur araştırma laboratuarından Dr.Hui ile bir yemek ayarladı.. Dr.Hui’ye araştırmalarımdan ve projelerimden bahsettim, hoşuna gitti ve o gün özel kartıyla beni merkezin akupunktur laboratuarına soktu.. Bu öyle bir laboratuar ki içinde hayvan MR’ı bile var. Bu laboratuarda Akupunktur için 3-4 araştırma bir arada yürütülüyor. Akupunktur’un Beyin üzerine etkileri araştırıldığından bütün araştırmalara da Harvard nöroloji bölümünden özel bir grup nörolog ve Harvard radyolojiden Dr.Napadow özel destek veriyor. Elektroakupunktur nasıl etki ediyor? Bu çok karmaşık bir mekanizma ama kısaca özetlemeye çalışayım. Vücudumuzda bütün hücreler belli bir frekans’ta yani belli bir elektriksel dalga hızında çalışmaktadır. Hatta aynı işi ortaklaşa yapan bir çok beyin hücresi aynı dalga hızında çalışır. Bu düzen belli hastalıklarda bozulabilir ve hücreler de normalden farklı bir dalga boyunda çalışmaya başlarlar. Vücudumuzdaki sinirlere yakın bölgelerdeki akupunktur noktalarını uyararak onların normal dalga boylarını yakalamalarını, böylelikle de normal fonksiyonlarına dönmelerine yardımcı olabilmekteyiz. Hangi Hastalıklarda kullanılabilir ? Amerikan Milli Sağlık enstitüsünün Akupunktur’un etkili olduğu hastalıklar listesini açıklamasının üzerinden artık 10 yıl geçti ve bu sürede gerçekten çok sayıda ve değerli araştırmalar yapıldı. Birkaç sene içinde genişletilmiş yeni bir liste açıklanacaktır. O zamanki liste Migren’den Astım’a kadar uzanan bir liste içeriyordu. Burada önemle belirtmek istediğim nokta akupunkturun dengeleyici bir etkisi olduğudur. Örneğin batı tıbbı açısından iki farklı hastalık sayılan sinirsel kökenli diyebileceğimiz Hipertansiyon ve Hipotansiyon yani tansiyon düşüklüğü ve yüksekliği farklı ilaçlarla tedavi edilir. Akupunktur açısından ise böyle bir ayrım yoktur öyle ki her iki durumda da aynı Akupunktur noktası kullanılabilir ve bu uygulama hem hipertansiyona hem de hipotansiyona iyi gelir. Çünkü Akupunktur beyinde istemsiz sinir sistemini düzenleyen merkezlerin çalışmasını düzene sokar. Kaliforniya Üniversitesinden Dr. Longhurst son 5-6 sene içerisinde bilekte bulunan P6 adını verdiğimiz bir Akupunktur noktasını elektroakupunktur ile uyararak, bu bahsettiğimiz tipteki yüksek tansiyonu düşürme mekanizması üzerine 5-6 beyin araştırması yaptı ve bunların bir çoğu ‘Brain Research’ gibi önemli bilimsel dergilerde yayınlandı. Aynı noktayı kullanarak Hipotansiyonun da düzeltildiği gösteren çalışmalar mevcut. Bileğe takılan Elektroakupunktur aletleri faydalı mı ? Teknoloji inanılmaz hızla ilerliyor ve medikal teknoloji bilimsel çalışmaları çok yakından takip ediyor. Elektroakupunktur’un frekansa ve noktaya özgün etkileri ortaya çıktıkça bu etkilere yönelik pratik kullanımlı elektronik aletler de yapılmaya başlandı. Örneğin bahsettiğimiz bilekteki P6 noktası çok güçlü bir noktadır ve bileğe takılan bir aletle rahatlıkla uyarılabilir. Burada önemli olan aletin niteliğidir. Örneğin sadece bulantı için yapılan bir aleti Tansiyon için kullanmamalısınız. Bulantı için yapılan aleti bulantılarınız için, tansiyon düzenlemek için yapılan aleti tansiyon için kullandığımızda etkilerini gözlemleyebiliriz. Her alet özel bir frekans içerir ve ona yönelik de bir etkisi vardır. Bir önemli husus da Hamileler ve Kalp pili olan hastaların da bu aletleri kullanmaması gerektiğidir. Geleceğe yönelik planlarınız var mı ? Planladığım yeni araştırmalar var tabi. 2008 ‘de Mayo Clinic’e kabul edildim, bir aksilik olmazsa kısa bir süre orada kalıp dönmeyi planlıyorum. Elektroakupunktur konusunda kitap yazan ve İngiltere’de bu konuda seminerler veren arkadaşım David Mayor’u Türkiye’ye getirip ortak bir seminer de vermeyi düşünüyorum. Elektroakupunktur’u ne kadar iyi anlatabilirsek kliniklerde kendisine o kadar fazla yer bulacağına inanıyorum. Bize tıp fakültesinde ilk öğretilen nosyon ’Primum Non Nocere’ idi yani ‘Önce Zarar Verme’. İlaçların yan etkilerinden dolayı organları zarar gören veya ilaca cevap vermeyen de bir hasta grubu mevcut. Bu hastalara da yardımcı olabileceğimizi düşünüyorum. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com