Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 10-08-06, 10:27   #1
Moonlighttt

Varsayılan Uyuşturucu çok ama ilacı yok (Allah Korusun)


Avrupa'da uyuşturucu tedavisinde kullanılan ilaçların Türkiye'de satılmamasından yakınan Prof. Dr. Beyazyürek: Metodone, Bultronorfin gibi ilaçları kullanamıyoruz. Bu yüzden birçok insanın tedavisi engellendi. Belki kurtarabilirdik diye her ölüm sonrası içim yanıyor.

Balıklı Rum Hastanesi Anatoia Klinikleri Şefi Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, madde bağımlığıyla ilgili soruları yanıtladı:

*Madde bağımlılığı ne demek? Kullandığı herhangi bir maddeyi, belli aralıklarla kullanma isteği duyup ve hep benzer etkiyi yakalamak adına gittikçe artan dozda aynı maddeyi kullanmaya; madde bağımlılığı diyoruz. Bu madde bağımlılığının tıbbi tanımı. Ama biz genelde profesyoneller olarak karşımıza madde kullanan biri geldiği zaman tanımı şöyle yaparız: Kullandığı madde ne olursa olsun, kullandığı süre ne olursa olsun eğer kullandığı madde o kişinin sosyal, biyolojik ve psikolojik yapısına olumsuz etki ettiği halde o maddeyi kullanmaya devam ediyorsa; bir bağımlılık söz konusudur. Ülseri olmasına ve kanama yapmasına karşın altı ayda bir de olsa bir duble rakı içerse; o kişi de madde bağımlısıdır. "Her gece içiyor mu?" diye sormayız. Yılda bir kere bile alkol aldığında bundan zarar görüyorsa; sorunu vardır. Esrar içen üç aydır içmiyorsa, ancak her içtiğinde işe gidemiyorsa, sıkıntıya giriyorsa ve yine de kullanıyorsa; bir problem var demektir.

*Madde kullanmakla bağımlı olmak arasında geçen süre, yıllar mı yoksa günler midir? Kullanılan maddeye göre değişir. Hatta kullanılan maddelerin yanında kişilik yapısına, çevre özelliklerine, etrafındaki insanlara göre bile farklılık gösterebilir. Eroini kullanıp bir kerede bağımlı olabilirsin, esrarı 3-5 sene kullanırsın bağımlı olmayabilirsin.

*Eroin tedavisinde başarılı mıyız? Devlet izin verirse yeterince başarılıyız.

*Neden devletin izin vermediğini düşünüyorsunuz? Çünkü eroin veya benzeri maddelerin tedavisinde (morfin, kodein, haşhaştan üretilen maddeler) bugün Avrupa'da ve dünyanın pek çok ülkesinde kullanılan ilaçların hiçbiri Türkiye'de satılmıyor ve kullanılmıyor.

*Neden kullanılmıyor? Bilmiyorum ki; ben bu işle 20 yıldan fazla süredir uğraşıyorum ve sorunu raporlar şeklinde duyurmamıza rağmen şu dakikaya kadar sonuçlanmış bir durum yok. Birkaç yıl öncesine kadar bu ilaçların Türkiye'de kullanılmasına ilişkin bir gelişme olmuştu ama net bir durum yok. Gelişme şu; Naltrexon adlı ilacı yurtdışından getirtip kullanıyorduk. Bilimsel olan bu yöntemde "Bu ilacı kullanıyorlar" diye karalayan haberler oldu. Bunun üzerine bakanlık bizi uyardı. Geçen sene de bakanlığın bir tebligatıyla bu ilaç kullanılmaya başlandı. Keşke daha önce olsaydı. Çünkü bir sürü insanın tedavisi engellendi. Metodone, Bultronorfin gibi ilaçları Türkiye'de kullanamıyoruz. Ben bunu 15 yıldır söylüyorum.

*Son dönemde Kıbrıs ya da yurtdışında tedavi seçenekleri çıktı. Türkiye'de tedavi imkanı yok mu? Çünkü onlar bu ilaçları kullanıyorlar. Kıbrıs'ta 'Bultronorfin' kullanılıyor. Türkiye'de yok, piyasada yok. Her eroin ölümünden sonra ben hep aynı şeyleri defalarca söylerim. Müfettişler gelip bizimle konuşurlar ama bu konuda attıkları bir adımı hatırlamıyorum. "Bu insanlar neden tedavi olmuyorlar" diyen yok! Her ölümden sonra içim yanıyor. Belki de kurtulacaktı bu insanlar...

* Elinizde yeterli ilaç olmadığı halde nasıl bir tedavi yöntemi uyguluyorsunuz? Bizim başarımızın en büyük nedeni; tedavide kendi kültürel ve geleneksel değerlerimizi de kullanmamız. Bize müracaat eden hastaların bir çoğu gerekirse aileleriyle birlikte kalabiliyorlar. Annesi, eşi, hastanın yanında kalabiliyor. Bu; dünyada hiçbir yerde olmayan bir uygulama. Dolayısıyla 'ben buraya atıldım' duygusu olmuyor.

* Bu riskli değil mi, ailesine kriz anında zarar veremez mi? Riskli ama evde de zarar verebilir üstelik bu daha kötü sonuçlar doğurabilir. Hiç değilse hastanede böyle bir durumu engelleyebiliriz...

* Sizce şu anda uyuşturucuyla mücadele klinikleri yeterli mi? Hayır yeterli değil. Bağımlılıkla ilgili konuda bir tedavi programı çok büyük maddi destek gerektiriyor. Bu nedenle getirisi de yok. Devletin de bu konuda özel programı yok. O zaman özel sektör neden yatırım yapsın? Bir bağımlılık tedavi kliniğinin spor salonu bile olması gerekli. Bütün bunlar sürekli gider gerektiren şeyler. O yüzden de kimse yatırım yapmıyor. Üstelik uyuşturucu ile mücadele ediyorsanız şunu bilin ki; pek çok suçlamanın da hedefi oluyorsunuz.

*Neden sizi suçluyorlar? Genellikle madde kullanıcılar ben merkezcidirler; kendileri haklıdır, etraf, toplum, hastane suçludur, zaten o yüzden içiyordur! Dolayısıyla bu kişiler tedavide başarısız olurlarsa kendilerinin suçu olduğunu düşünmezler, direkt merkezi suçlarlar. Tedavi sırasında fantezi kurup sigarayı hastanede esrar diye içerler. Sonra "Hastanede de biz rahatlıkla esrar içiyorduk, nasıl tedavi olalım?" derler. Uyuşturucu tedavisi zordur.

*Parayla özel klinikte uyuşturucu tedavisi olmak ne kadar doğru? Tedavide başarı şansını artıran bir durum bu. Kararlı olan insanlar geliyor. Buraya para verdiklerini düşündükleri için hayatlarını daha özenli yaşamaya dikkat ediyorlar.

*Sizce her şey devletin elinde mi, bireysel çaba da gerekmiyor mu? Devletin politikası değilse bu konu, istediğiniz kadar sivil toplum örgütlerini harekete geçirin, başarısız olmanız kaçınılmaz. 'Kadın hakları' diyoruz bununla ilgili bir sürü sivil toplum örgütü var. Kadına vurulan tokat için 5 yıldır bir yasa çıkmadıkça, bu gösteriler ortada kalır. Bağımlılık konusunda da biz hekimler istediğimiz kadar feryat edelim. Bağımlılıkla ilgili mücadele, devletin asli politikalarından biri olmadıkça bir şey yapılamaz. Ben doktor olarak istediğim kadar "Diyazem zararlı, bağımlılık yapıyor" diye uyarayım kimse dinlemez. Ama devlet bir yeşil ve kırmızı reçete başlattı, kötüye kullanım olduğu gibi azaldı...

* Uyuşturucu daha çok büyük şehirlerin sorunu mu? Genellikle büyük şehirlerde oturanlarda daha fazla görünüyor. Küçük yerlerde insanlar 'daha çabuk ortaya çıkar' endişesiyle sakınabiliyor. Büyük şehirde insanın kendini kaybettirmesi daha kolay. Uyuşturucuyla savaşılacaksa, önce Beyoğlu'ndan başlanması gerekli. Polis istese bunları engelleyebilir...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat