Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Eğitim > Öğretmenler Odası

Hayvanların yetiştirdiği vahşi çocuklar bulundu...

Eğitim Kategorisinde ve Öğretmenler Odası Forumunda Bulunan Hayvanların yetiştirdiği vahşi çocuklar bulundu... Konusunu Görüntülemektesiniz => İnsanı insan yapan etkenlerin çevre mi yoksa kalıtım mı olduğu tartışıla gelmiştir. Psikoloji ve eğitim kökenli bilim adamları insan kişiliğinin ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 11-09-06, 20:16   #1 (permalink)
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 21-03-2006
Yaş: 29
Mesajlar: 83
Rep Puanı: 18513
quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11quarezma2005 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 217

Varsayılan Hayvanların yetiştirdiği vahşi çocuklar bulundu...


İnsanı insan yapan etkenlerin çevre mi yoksa kalıtım mı olduğu tartışıla gelmiştir. Psikoloji ve eğitim kökenli bilim adamları insan kişiliğinin ve davranışlarının oluşumunda çevrenin önemine dikkat çekerken, tıp ve biyoloji kökenli bilim adamları kalıtıma vurgu yapmışlardır. Sanırım iki tarafı da uzlaştıracak ve memnun edecek saptama; “insan, kalıtımın belirlediği sınırlar içerisinde çevrenin şekillendirmesiyle insan olur” şeklinde olur.



Yabani çocuk dört ayak üzerinde hareket ediyor.


İnsanların yalnız başlarına yaşayıp yaşayamayacakları hep merak konusu olmuştur. Doğduğu andan itibaren yalnız başına yaşayan ya da bir süre insanlarla yaşadıktan sonra bir şekilde toplumdan uzak kalan insanların anlatıldığı pek çok roman ve öykü yazılmış, filmler çekilmiştir.

Bu konuda ilk diyebileceğimiz eser İslam filozoflarından İbn-i Tufeyli’nin Hayy bin Yakzan adlı eseridir. Roman tarzında yazılan bu felsefi eserde bebekliğinden itibaren bir adada yaşayan Hayy bin Yakzan’ın hakikati arama çabası anlatılmıştır. Hiçbir insanla karşılaşmamış Hayy’ın gerçeği arama macerası yazarın hayal gücü çerçevesinde şekillenmiştir.


Yine İngiliz yazar Daniel Defoe’nin “Robinson Cruso” adlı romanında da bir deniz kazası sonucu ıssız bir adaya düşen denizcinin başından geçenler anlatılır. Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış bu romanda Robinson Cruso’nun tek başına hayatta kalmak ve ıssız adadan kurtulmak üzere verdiği uğraşlar günlük tarzında yazılmıştır.

Başrolünde Jodie Foster’in oynadığı “Nell” adlı filmde ise Nell bebekliğinden beri konuşma özrü olan annesiyle izole bir şekilde bir ormanda ufak bir kulübede yaşayan bir genç kızdır. hayatında annesinden başka hiç bir insanla karşılaşmamış, annesi de konuşamadığından kendi dilini geliştirmiştir. annesi öldüğünde kasaba doktoru nell'i korumak ve onu incelemek üzere sahip çıkar, olaylar gelişir.

Yakın dönemde başrolünü Tom Hanks’in oynadığı “Cast Away (Yeni Hayat)” adlı filmde ise bir uçak kazası sonucu hayatta kalan ve bir adaya sığınan bir insanın öyküsü ve kurtuluşu anlatılmaktadır.

Tarzan efsaneleri ve hikayeleri de bu tür olayların örneklerindendir.

Peki bunlar sadece hayal ürünü bir takım senaryolar mı? Yoksa gerçekte de bu tür vakalar var mıdır? Buna cevabımız “Evet, hem de pek çok” şeklinde olacaktır. Kaybolan ve hayvanlar tarafından büyütülen çocuklar, anne-babası tarafından bir yerlere bağlanan ve insanlardan bihaber yaşamını sürdüren çocuklar. Vahşi ya da yabani çocuklar olarak nitelendirilen bu çocuklara değişik türde pek çok hayvan anne-babalık yapmıştır. Bu hayvanlar arasında kurt ve maymun cinsleri başta olmak köpek, ayı, koyun, keçi, devekuşu, ceylan, çakal, panter, leopar gibi hayvanlar var.

Bu yabani çocuklardan önemli birkaç tanesinden bahsetmek istiyorum.



Yabani çocuk




Türkiye’de bulunan ayı-kız…

Adana’da iki avcı bir dişi ayıyı öldürür ve aniden uluyan uzun saçlı bir yaratık tarafından saldırıya uğrarlar. Bu yaratığı güçlükle zaptederler ve bağlarlar. Sonradan onun küçük bir kız olduğunu anlarlar. Daha sonra bu küçük kızla ilgili yapılan araştırmada 8 yıl önce Musalılar isimli köyden bir kadının ormanda çalı çırpı toplarken çocuğunu kaybettiği anlaşılır. Daha sonra bu kız Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne götürülmüştür. Sonrasında ne olduğuyla ilgili hakkında fazla bilgiye ulaşamadım…

Kurt ininde bulunan kızlar Amala-Kamala


Beklide yabani çocuklarla ilgili olarak en popüler olanlar kurtlar tarafından büyütülen Amala ve Kamala’dır. 1920’de J.A.L. Singh dişi bir kurt ve matlaşmış, uzun saçlı, insan görünümlü yavrularını görür. Ciddi bir plan ve hazırlıktan sonra bu iki yavru yakalanır. Sırasıyla bu kızlardan birisi 8 yaşında diğeri ise bir buçuk yaşındadır. Bir yetimhaneye bırakılan bu çocukların davranışları ve görünümleri kurt gibidir. Dört ayak üzerinde hareket ediyorlar ve dizleriyle avuç içleri nasır bağlamış durumdadır. Çiğ ete bayılmakta ve fırsatını bulduklarında çalmaktadırlar. Suyu dilleriyle içmekte ve yiyeceklerini çömelmiş vaziyette yemektedirler. Dilleri kalın ve kırmızı dudaklarından dışarı sarkmış ve kurt gibi solumaktadırlar. Geceyarısı asla uyumamakta, sinsi sinsi av arar gibi dolaşmakta ve ulumaktadırlar. Bir sincap gibi çok hızlı hareket etmektedirler ve onlara yetişip yakalamak çok güçtür. İnsandan tümüyle uzak durmakta ve eğer yaklaşılırsa dişlerini göstermektedirler. İşitme duyuları çok duyarlı ve bir etin kokusunu çok uzaklardan duyabilecek kadar koklama hisleri gelişmiştir. Gündüzleri çok iyi göremezken geceleri daha iyi görebilmektedirler. 1921’in Eylülünde ikisi birden hastalanır ve küçük olan Amala ölür.


Sing Kamala’yı elinden geldiğince eğitmiştir. İki yılda ona yürümeyi ve tuvalet eğitimini vermiştir. Yinede heyecanlandığında ya da korktuğunda dört ayak üzerine gelmiştir. Yaklaşık üç yıl sonra Kamala yaklaşık bir düzine kelime öğrenebilmiştir. İlerleyen yıllarda kelime dağarcığı kırka kadar ulaşmıştır. Bununla birlikte kelimeleri telaffuzunda yaşıtlarına göre çok geridir. Genellikle kelimelerin yarısını söylemektedir. Örneğin Hintçe kedi (biral) demek için bil, tabak (thala) demek için tha demektedir.


Aveyron’un vahşi çocuğu Victor

Fransa’da 1797’de bulunmuştur. Bulunduğunda 12 yaşlarındadır ve bu yaşa kadar ormanda yalnız olarak yaşamıştır. Victor yakalanmış fakat kısa süre sonra kaçmıştır. Daha sonra tekrar yakalanmıştır. Konuşamıyordu hayvan gibi hırıltılar çıkarıyordu. Gerek yiyecek tercihleri gerekse vücudundaki yara izleri onun yaşamının önemli bir kısmının vahşi ortamda geçtiğini gösteriyordu. Paris’e getirilen Victor farklı bilimsel ve medikal gruplarca incelendi. Psikolog Philippe Pinel çocuğu inceledi ve eğitilemez idiot olarak tanı koydu. Buna rağmen sağır ve zihinsel engelli çocukların öğretmeni J.M.G. Itard çocuğun eğitimini üstlendi. Victor okumayı, birkaç kelime söylemeyi ve emirlere itaat etmeyi öğrendi ama düzenli olarak konuşmayı asla öğrenemedi. 1828 yılında öldü.


İnsan yavrusu dışında diğer canlıların yavruları bir şeyleri bilerek, programlanmış olarak dünyaya gelmektedirler. Çoğunluğu doğduktan kısa süre sonra ayağa kalkar ve yürümeye başlar. İnsan yavrusu ise doğduktan yaklaşık bir buçuk yıl sonra yürümeye başlar. Bir kedi yavrusu köpekler ya da aslanlar tarafından büyütülse bile yine kedi olarak yapması gerekenleri yapacaktır. Ya da bir ördek yavrusu hiç su görmeden uzun yıllar tavuklar tarafından büyütülse bile suyu ilk gördüğü anda zorlanmadan yüzebilecektir. Yani kısacası diğer canlılar dünyaya bir takım becerileri öğrenmiş olarak gelirken, insan yavrusu öğrenmek üzere gelmektedir. Dünyaya gelen insan yavrusu ne görürse, ne duyarsa, ne hissederse bir kamera gibi kaydeder. Doğduğunda bembeyaz bir sayfa gibi olan çocuk ya kirletilir, ya da bir sanat eseri gibi işlenir.
Şimdi bu bilgiler ışığında düşünmek lazım. Suçlu çocuk mu suçlu toplum mu? Başarısız çocuk mu başarısız çevre mi? Uyumsuz çocuk mu, beceriksiz anne-baba mı? Psikolojik hastalıklarımızda, mutsuzluğumuzda, başarılı olup olmamamızda öğrenmenin etkisi ne kadardır?

Elbette ki çöplükte de gül yetişir ama her zaman güzel kokmaz. Sevgili Cüceleoğlu hocamızın bir tespiti tam da konuya uyuyor aslında diyor ki” Akvaryumda ki su hastalıklı ise siz balığı iyileştirseniz de o suya girince tekrar hastalanacaktır”



Tayfun DOĞAN
Uzm. Psikolojik Danışman

11 Eylül 2006
quarezma2005 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 16:39
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509