Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 16-09-11, 18:37   #1
Kafkaskartalı

Varsayılan Mimari Terimler Sözlüğü


Mimari Terimler Sözlüğü - A

Abajur:
1. Aydınlığı bir yere yöneltmek ve ışığın doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan lamba siperi. 2. Kalın bir dış duvarda delik şeklinde açılmış olup daha çok ışık almak için içeriye doğru genişleyen şevli pencere.
Abara: Köy evlerinin tavanlarında iki direk arasında kalan boşluk.
Açıklık: Yatay bir taşıyıcı yapı öğesinin dayanak noktaları arasındaki uzaklık; kiriş açıklığı; kirişin ankastre olduğu nokta ile boştaki ucu arasındaki uzaklık.
Atkı açıklığı: İki ana kiriş arasındaki kirişleme açıklığı
Etken açıklık: Bir strüktür öğesinin mesnetlerinin eksenden eksene uzaklığı.
Serbest açıklık: Bir kirişin iki dayanağı arasındaki kesintisiz açıklık veya yatay uzaklık.
Açıt üstlüğü: Bir kapı yada pencere kanadı üstünde yer alan sabit yada açılır bölüm
Ada: Çevresi yollarla sınırlanmış ve çoğu parsellerle bölünmüş arsa ile böyle bir arsayı kaplayan yapılar takımı, yapı adası
Aderans: Yapı öğelerinin, çimento yada tutkal gibi kimyasal yada mekanik bağlayıcı bir bağlayıcı ile birbirine yapışması. Yapıda ahşap parçalar tutkalla;tuğlalar, taşlar harçla; betonarme çeliği de çimento ile olan aderansı dolaysıyla betona bağlanır.
Aglomera: Tanelerden ibaret bir karışımın bir bağlayıcı madde ile birleştirilmesinden meydana gelen yapı öğesi.Duvar briketi, eternit vb. bu tür öğelerdir.
Agrega: Harç, beton veya asfalt gibi malzemenin ana bölümünü meydana getiren, kırmataş çakıl, kum, cüruf gibi atıl gereçler.Kum ve çakıl, daha büyük taşların kırılmasıyla da elde edilebilir.Uygun nitelik ve karışımda yüksek fırın cürufu; lav cürufu, süngertaşının ufalanmasından elde edilmiş gereçler de yerine göre agrega olarak kullanılabilir.
Ahşap
Ahşap, tarih öncesi çağlardan beri insanların yapı yapmakta kullandığı en eski ve en yaygın yapı malzemesidir. Ahşap yapılarda son yüzyıla kadar en yaygın ve ileri teknolojiler Japonya ve Osmanlı İmparatorluğu topraklarında , özellikle Anadolu’da kullanılmakta iken , son yüzyılda ülkemizdeki kullanımı ; batıdan şekilsel olarak aldığımız birçok şey gibi betonarme de sanki uygarlığın bir göstergesi imiş gibi algılanarak aniden terkedilmiştir.
Oysa Dünya’daki eğilim bunun tersine işlemiş , batıda ahşap teknolojileri çok ileri gitmiş ve günümüzde Lamine Ahşap Teknolojisi olarak adlandırılan bu teknoloji artık önümüzdeki yüzyılın malzemesi olarak görülmektedir.
Ahşap , hafiftir,depreme dayanıklıdır, beton ve çelikten çok daha uzun ömürlüdür,bakımı beton ve çelikten çok daha kolaydır, insan metabolizmasına en uygun yapı malzemesidir, yapımı kolaydır. Hızla inşa edilebilir. Ancak ahşabın önümüzdeki yüzyılın malzemesi olarak görülmesinin nedeni , bu üstün özellikleri değil , Global Isınmaya ve Sera Etkisi’ne karşı insanlığın elindeki en büyük silah olmasından kaynaklanmaktadır. Ağaçlar ve karbondioksit arasındaki ilişki nedeniyle, ağaçların kesilerek kereste üretilmesi, sera etkisini azaltır.

Akaç;1. birikmiş suları akıtmaya yarayan boru, oluk ve benzeri araç 2.temel düzeyindeki suları toplayıp yapıların uzağına akıtan yer altı su borusu.
Akma: Bir gerece uygulanan gerilme sabit kaldığı halde şekil değiştirmenin artması.
Akma dayanımı: Basınç örneğinin yapıldığı gerecin standardında belirtilmiş miktarda kalıcı bir kısalma göstermeye başladığı andaki gerilme.
Akma suları: Basınç gerilmesinde bir artış olmadığı halde kısalmanın belirli bir artış gösterdiği anda gerecin basınç gerilmesi.
Aks: Eksen
Alafranga: Frenk(Avrupalı) tarzında olan, alaturka karşıtı.
Alan: Düz, açık ve geniş yer, mücavir alan, yararlı alan.
Alçı: Alçı taşını özel fırınlarda ısıtıp bağlı bulunduğu kristal suyunu uçurarak ve kalan kalsiyum sülfatı toz haline getirerek elde edilen gereç.Alçı su ile karılınca katılaşma ve sertleşme özelliği olduğundan yapılarda ve heykelcilikte kullanılmaktadır.
Alçı levha: Bölücü duvar, asma tavan yada sıva yerine kaplama yapmakta kullanılan,yapı alçısı ile lifli bir maddeden yapılmış, iki yüzü genellikle kağıt kaplı levha.
Alın duvarı: Bir beşik çatıda damlalık aşığının yanında giden duvar parçası.Alın duvarı merteklere dik doğrultudadır.
Alın tahtası: Bir ahşap saçakta merteklerin uçlarını birleştiren, yani saçağın alnına boydan boya yerleştirilen tahta.
Alınlık: Kimi yapılarda giriş kısmının yada kapı ve pencerelerin üstünde bulunan üçgen veya yarı değirmi süsleme.
Altyapı: Su, elektrik,kanalizasyon,yol gibi tesislerin topuna verilen ad.
Ambar: Kum,çakıl maddeleri ölçmekte kullanılan, kenarları 75 cm olan küp biçiminde ölçek. Depo.
Ana duvar: Yığma bir yapıda taşıyıcı duvar, beden duvarı.
Ana kiriş: Yüklerini başka kirişlere değil de doğrudan doğruya kolonlara yada taşıyıcı duvarlara aktaran kiriş.
Ankastre: Bir yuvanın içine yerleştirilmiş, gömülmüş anlamında olup ankastre basamak, ankastre kiriş, ankastre mesnet, ankastre tesisat gibi terimlerde geçer; gömme.
Ankastre basamak: Ucu duvara gömülmüş olan ve duvar tarafından taşınan merdiven basamağı.
Ankor: Bir saçak silmesini yada bir çıkmayı destekleyen bir çeşit konsol.
Ankraj: Bir yapı öğesini kagir bir bölüme kenetleme tutturma işi, demirleme.
Anpatman: Papuç sömel.
Antre: Bir binanın veya apartman dairesinin ilk girilen bölümü, giriş.
Apartman: Her katında bir yada daha çok daire bulunan çok katlı konut yapısı,apartman binası.
Blok apartman: Büyük bir blok halinde kurulmuş apartman
Düpleks apartman: Bir iç merdivenle birbirine bağlanan iki düzeyli daireden meydana gelmiş apartman
Nokta apartman: Kule gibi yüksek apartmanlara denir.
Apartman dairesi: Bir bina içinde birkaç oda ile mutfak, banyo ve heladan meydana gelen, bir kişi veya bir ailenin otura bileceği büyüklükte daire.
Aplikasyon: Bir yapının temel durumunu arsa üzerinde belirleme işi
Aratsak: Yapıların üstüne gelen süslü saçak,tavan.
Ardiye: Ticaret eşyasını saklamaya yarayan depo
Arnavut kaldırımı:
Arnavut kaldırımı, desenden bağımsız, belli büyüklükteki taşlarla kaplanmış yaya yürüyüş yoludur.
Yağmur sularının taşların arasından akmasına izin verdiği için yoğun yağış alan bölgelerde kullanımı yaygındır. Ayrıca altyapı kazılarının yoğun olduğu dönemlerde, sökülmesi ve tekrar döşenmesi kolay olduğu için de tercih edilir. Asfalt olmadığı zamanlarda, önemli ticaret yolları buna benzer teknikler kullanılarak döşenmiştir.

Asansör: İnsanları veya yükleri yüksek yerlere dikine veya eğik raylar arasında çıkarıp indiren makineli kabin.
Asansör yuvası: Asansörün ve karşı ağırlığın, içinde inip çıktıkları boşluk.
Asansör çukuru: Bir asansör kuyusunun dibinde güvenlik düzeni için bırakılan boşluk.
Askıya almak: Bir binada dengeyi tehlikeye koyacak şekilde onarım yapılırken o binayı dikme ve payandalarla desteklemek.
Asma tavan: Mevcut betonarme, çelik konstruksiyon veya ahşap tavan iskeleti altında mekanik ve elektrik imalatlara montaj boşluğu sağlayan sisteme verilen ortak isim. Mevcut tavandan sarkıtılan metal çubuklara yatay profiller asılarak oluşturulan bu sistem alçıpan ya da dekoratif paneller ile sonlandırılır.

Asmolen: Betonarme dişli döşemede dolgu için kullanılan pişmiş topraktan, gaz betondan yada cürüf ve beton karışımından yapılmış blok, döşeme dolgu bloğu.
Asmolen döşeme: Araları dolgu dişli döşeme.
Aşık: Çatılarda mertekler veya örtüyü taşıyan yatay ağaçlardan her biri.
Ara aşığı: Mahya aşığı ile damlalık aşığı arasında kalan aşıklardan her biri.
Mahya aşığı: Kırma veya beşik örtüsü çatılarda mahyaya yerleştirilen aşık.
Montaj aşığı: Mahyada taşıyıcı aşık bulunmaması durumunda yada bir mertek çatısında mertek uçlarını bağlamak için bunların altına yerleştirilen ve mertekler tarafından taşınan küçük kesitli aşık.
Aşınma: Rüzgarın veya akan suların etkisi ile yeryüzünde meydana gelen yitimi.
Atkı: Kapı ve pencerelerin üstüne yerleştirilen ağaç,taş veya beton kiriş, üst eşik lento.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-11, 18:37   #2
Kafkaskartalı

Varsayılan C: Mimari Terimler Sözlüğü


Mimari Terimler Sözlüğü - B

Baba:
1.Ahşap asma çatı makasında aşıktan gelen yükü yanlamalara aktaran, gergin (alt başlığın) asıldığı bir çeşit dikme,asma baba. 2. Merdiven tırabzanlarının baş ve sonuna, yani sahanlık kenarlarına konulan çoğu torna işi süslü ayak,
Baca: Dumanı veya kirli havayı çekip dışarıya vermeye yarayan maden veya kagir kanal.
Asma baca: Duvarları yere kadar inmeyerek tavandan başlayan baca.
Çöp bacası: Binalarda üst katlardan atılan çöpleri zemin katı veya bodrumdaki çöp katlarına götüren boru.
Baca külahı: Yağmur ve rüzgarın girmesini önlemek üzere bacanın üstünü örten bir çeşit saçak.
Baca şevliği: Fabrika bacası gibi yüksek bacalarda, sağlamlık sağlamak amacıyla aşağıdan yukarıya doğru verilen ve bacanın dış görünüşünü gittikçe daraltan eğim.
Bağ kirişi: Düşey yüklemeye karşı çalışmayıp çekmeye çalışan ve elamanları konstrüktif olarak bağlayan betonarme kiriş. Bağ kirişi uzun nervürlü döşemelerde ve temellerde olur. Temellerde kullanılan bağ kirişlerine deprem (yada zelzele) kirişi adı da verilir.
Bağdadi: Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara veya kamışlara sıva vurularak yapılan (duvar veya tavan).
Bağın: 1. İksa 2. Bitişik düzendeki iki yapının arasında yeni bir yapının yapılırken, var olan yapıların zarara uğramamaları için karşılıklı duvarları arsına yatay olarak uzatılıp sıkıştırılan ağaç dayaklarla kurulan düzen.
Bağlama Çeliği: Hendek ve temel çukurlarında iki yandaki toprağı tutan veya bir onarım işinde kapı ve pencere ayaklarının yıkılmasını önlemek üzere bunların arasına yatay olarak uzatılan ağaç.
Bağlama demiri: Kagir yapılarda ayrılmayı önlemekte kullanılan çeşitli şekillerde demir,kenet.
Bağlayıcı: Çimento,kireç,alçı gibi su ile karıştırıldığında plastik bir hamur veren bir süre sonra katılaşan, daha sonrada sertleşen ve bu özelliğinden dolayı taş ve kumu bağlamakta kullanılan madde
Bakkal tavanı: Döşeme kirişlerinin alttan görünecek şekilde açıkta bırakıldığı ahşap tavan türü. Bu tür tavanlar farelerin barınmasına elvermedikleri ve bu nedenle eskiden bakkal dükkanlarında çok kullanıldıkları için bu adı almışlardır.
Balansman: Merdiven dengeleme
Balar: Çatı kirişi olarak kullanılan ve kiremit in altına yerleştirilen ince tahta.
Balkon: Bir binanın üst katlarından dışarıya doğru çıkmış, önü ve yanları korkulukla çevrili yer.
Banyo teknesi: İçine yatılarak veya oturarak yıkanılan emaye döküm, emaye çelik saç, plastik yada kalın fayanstan yapılmış tekne.
Barbakan: Arkadaki topraktan gelen suyu atmak üzere istinat duvarlarına yerleştirilen borulardan her birine denir.
Barbata: Kale ve istihkam duvarlarının üzerlerine mazgallı korkuluk duvarları, parapet.
Basamak: Merdivene adım attıkça basılan ve art arda gelen birbirinden yüksek düzeylerden her biri.
Basamak aynası: İki basamak arasında kalan düşey bölüm,rıht.
Basamak genişliği: Bir basamağın, çıkış çizgisi üzerindeki genişliği; iki rıht arasında kalan yatay uzunluk.
Baştaban: Saçaklık bölümünü taşıyan ve sütün başlıkları üzerine oturarak sütunları birbirine bağlayan taş bloklardan ibaret bölüm.
Batardo: Su geçen bir yerde yapı kurulurken suyu tutmak için kazıklarla yapılan eğreti set,su tutmalık.
Beden duvarı: Yığma bir yapıda taşıyıcı duvar.
Belverme: Bir kiriş veya döşemenin ortasının sarkması, sehim yapma.
Beşik çatı: Beşik örtüsü biçiminde olan, yani yatay bir mahya ile, iki yana doğru düşen iki yüzeyden oluşan çatı.
Beton: Çimento, kum ve çakıl yada kırma taşın uygun miktarda su ile karıştırılmasıyla elde edilen ve özelliklerini çimentonun hidratasyonu ile kazana karışım. Beton başlangıçta plastiktir, sonra katılaşıp sertleşerek taş benzeri bir kitle görünüşü alır.
Beton çeliği: Betonarme donatı olarak kullanılan çoğu daire kesitli çubuk halindeki çelik, betonarme demiri.
Betonarme: Eğilme ve çekme kuvvetlerine dayanması için içine uygun şekilde çelik donatı yerleştirilmiş beton. Birbirine iyice bağlanan bu iki malzemenin dış kuvvetlere karşı ortak çalışmaları sağlanmış olur. Beton basınca çelik çekmeye çalışır. Betonarme, beton ve çelik kullanılarak imal edilen yapı malzemesinin ismidir. Yapıda kullanılan betonarme elemanlar (kolon, kiriş, döşeme vb) bir takım gerilmelere maruz kalırlar. Bunlar genel olarak basınç, çekme, kesme ve burulma etkileridir.
Betonarme hasırı: Betonarme döşeme veya perdelerle donatıyı meydana getiren beton çeliğinden yapılmış hasır.
Betonarme perde: Bir iskeletli yapıda düşey ve yatay yükleri taşıyan betonarme duvar.
Bırakma diş: Bir duvar örülürken, uç tarafında, sonradan eklenecek duvar taşlarının veya tuğlalarının eklenebilmesi için bırakılan dişlerden her biri.
Bırakma kirişi: Bir ahşap çatı makasında alt başlığı meydana getirip makas uçlarının açılmasını önleyen ağaç gergi.
Bide: Klozetin yanına yerleştirilen, oturularak taharetlenmekte kullanılan fıskiyeli tekne.
Bina: İçinde yaşamak veya çeşitli eylem ve işlevleri gerçekleştirmek üzere kurulan yapı; ev,okul,türbe bir binadır, köprü ise yapıdır. Her bina bir yapıdır,her yapı bina değildir.
Bina alanı: İmar yönetmeliğine göre aydınlık ve çıkmalar dışta tutulmak üzere binanın arsa zemininde kapladığı alan.
Bina yüksekliği: İmar yönetmeliğine göre binanın arsada kot aldığı noktadan saçak düzeyine kadar olan yükseklik.
Bitişik bina: İki yanda komşu parsellerdeki binalara bitişik olan bina.
Blok: Çok parçalı bir yapının bölümlerinden her biri.
Blok başı: Bir yanı komşu parseldeki binaya bitişik olan.
Blokaj: Grobeton dökülmeden önce, yaklaşık 15 cm yüksekliğindeki taşların yere, tabanları üzerinde dengeli duracak şekilde dik olarak yerleştirilmeleri ve araları yine taşla kamalandıktan sonra tokmaklanmalarıyla yapılan taş döşek.
Bloklu döşeme: Asmolen veya reks blokları ile yapılan döşeme.
Bodrum: Bir binanın, yol düzeyinden aşağıda kalan katı.
Bordür: Yapıda bir gerecin çevresini tümüyle yada kısmen kuşatan, aynı yada başka gereçten yapılmış bölüm; karo mozaikleri kuşatan mozaik bordür.
Bosaj: Bir duvar yüzündeki taşların çeşitli şekillerde pürüzlü ve çıkıntılı olarak bırakılması.
Boyunduruk: 1. Ahşap veya çelik yapıda iki dikme arasına yatay olarak konulan ve böylece dikmelerin açılmasını yada yaklaşmasını önleyen ahşap yada çelik atkı. 2. Bir ahşap döşemenin kirişlerini birbirine bağlamak üzere aralarına yerleştirilen küçük kiriş parçalarından her biri.
Böğür: Yapının bir bölümünü ana yapıya bağlayan kemer.
Bölme: Taşıyıcı olmayan, çoğu hafif gereçli, az kalın duvar.
Briket: Kömür dışığı veya kum-çakıl ile çimentodan yapılan harcın kalıplarda sıkıştırılması sonucunda elde edilen bir çeşit boşluklu blok.
Büzülme: Bir cismin, yapısı değişmek sizin hacimce küçülmesi; bir basınç gerilmesi uygulanmadığı halde, hidratasyon ve kuruma nedeniyle betonun boyutlarında zamanla oluşan küçülme,rötre
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-11, 18:38   #3
Kafkaskartalı

Varsayılan C: Mimari Terimler Sözlüğü


Mimari Terimler Sözlüğü - C

Cam kiremit: Işık geçiren çatı örtüsü yapmakta kullanılan, camın preslenmesiyle elde edilen bir tür kiremit.
Cephe (mimarlık): Bina yüzüne dik doğrultuda sonsuzdan bakılan görünüş.
Mimarlıkta cephe temelde bir yapının dışa bakan ön yüzünü (TDK'da yüz (II), 10. anlam) ifade eder ama yapının yan yüzleri ya da arka yüzü için de kullanılabilir.
Fransızca olan ve "cephe, yüz" anlamına gelen façade sözcüğünden Türkçe'ye fasad olarak geçmiş bir terim de aynı anlamda kullanılabilmektedir ancak bu kelimeye TDK'nın Güncel Türkçe Sözlük'ünde rastlanmaz.
Mimarlıkta ön cephe, bir binanın tasarımı açısından sıklıkla en önemli bölümdür çünkü binanın geri kalanının tarzını da belirler. Bu önem doğrultusunda, tarihsel anlam kazanmış pek çok ön cephe, yerel ya da genel şehir ve bölge planlama kanunları ile koruma altına alınmıştır ve değiştirilmeleri ya çok kısıtlanmış ya da yasaklanmıştır.
Film (daha kısıtlı olarak da sahne sanatları) setlerinde, kurgusal binalar sıklıkla yalnızca cephelerden oluşur. Yalnızca cephe inşası hem daha ucuzdur, hem de bina inşası ile ilgili kanuni düzenlemeler gerektirmez. Arkalarından desteklenerek dik tutulan bu cepheler, gerekli sahnelerde oyuncuların giriş-çıkış yapabilmesi için kapılar ve o kapıların açıldığı, iç düzenlemesi yapılmış odalar da içerebilir.

Cumba: Eski Türk evlerinde zemin katının üzerindeki katlarda dışa taşan, çoğu kafesli oda bölümü.
Cüruf: Maden veya kömür posası,dışık.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-11, 18:38   #4
Kafkaskartalı

Varsayılan C: Mimari Terimler Sözlüğü


Mimari Terimler Sözlüğü - Ç

Çakıl: Irmak ve deniz kıyılarında, suyun çalkalanıp yuvarlaştırıldığı ufak taş. Yapıda kullanılacak çakıl silisli olmamalı ve içinde toprak,kil ve örgensel parçalar bulunmamalıdır.
İnce çakıl: 15 mm çapında delikleri bulunan elekten geçip 7mm’ lik deliklerden geçmeyen çakıl.
İri çakıl: 70 mm çapında delikleri bulunan elekten geçmeyip 30 mm’ lik delikten geçmeyen çakıl.
Orta çakıl: 30 mm çapında delikleri bulunan elekten geçip 15 mm’ lik deliklerden geçmeyen çakıl.
Çap: Bir bina yada arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren plan. Genellikle kadastro paftasından çıkarılır.
Çapraz bağlama: Çatılarda rüzgar yükünü karşılamak ve rijitliği korumak üzere, iki makas arasına dikmeleri birbirine bağlayacak şekilde atılan çapraz ağaç çiftti; rüzgar bağlaması.
Çatı: 1. Birbirine çakılmış, çakılmış şeylerin topu. 2. Yapıların üstünü akıntılı bir tarzda örtecek malzemeyi taşımak üzere yapılan çoğu ahşap yada maden iskelet.
Çatı katı: Binalarda çatı ile son normal kat arsında cepheden geri çekilerek yapılan kat,çekme kat, teras katı.
Çatı örtüsü: Çatının üstüne gelen ve yapıyı yağmur, kar, rüzgar ve güneş ışınları gibi etkenlerden korumak üzere, bu işlere elverişli gereçlerle yapılmış tabaka.
Çekme: Çekilen bir cisimde meydana gelen zorlama; bir cismi koparmaya çalışan kuvvet veya gerilme. Beton basınca çelik çekmeye çalışır.
Çekme kat: Bir binanın son katı üzerine yapılan, cepheden geriye çekilmiş kat, teras katı.
Çıkma: Bir binanın üst katlarında dışarıya doğru çıkan doğru taşan bölüm.
Çimento: Killi kalkeri özel fırınlarda pişirip çok ince öğütmekte elde edilen, su ile karıştırıldığında katılaşıp sertleşen, harç ve beton yapımında kullanılan kül renginde toz, bağlayıcı gereç.
Çini: Duvarları kaplayıp daha iyi bir görünüş vermek veya nemden korumak için kullanılan, bir yüzü sırlı, öteki yüzü gözenekli pişmiş toprak karo.
Çiroz: Uzun kolonlara ve betonarme perdelere konulan, uçları ters yönde kıvrılmış ek donatı.
Çörten: Damlaların yağmur ve kar sularını bina duvarlarından uzağa akıtmak için ahşap yapılarda tahtadan, kagir yapılarda taş veya betondan yapılan, dışarı doğru uzanmış oluk.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-11, 18:38   #5
Kafkaskartalı

Varsayılan C: Mimari Terimler Sözlüğü

Mimari Terimler Sözlüğü - D

Dağıtma demiri:
Tek doğrultulu betonarme döşemelerde (hurdilerde), çalışma doğrultusuna dik olarak yerleştirilen donatı.
Daire: Büyük bir binanın, özellikle bir apartman binasının bölümlerinden her biri.
Dal: Büyük kenarın küçük kenarına oranı 2’ den küçük olan betonarme plak döşeme, iki doğrultulu döşeme.
Damlalık: Yağmur suyunu düşey bir yapı elamanının yüzeyini yalamayacak şekilde ileri dökmek için yapılan ve boydan boya devam eden çıkıntı.
Davlumbaz: Ocakların üzerine maden,cam,beton vb. malzeme ile yapılan, duman ve kokuları toplayarak bacaya sevk eden eteklik.
Deformasyon: Bir cismin yada strüktürün biçiminin bozulması.
Denizlik: Pencere doğramasının altında içte ve dışta yapılarak suların duvar içerisine sızmasını veya duvar yüzeyinde süzülmesini önleyen öğe.
Derz: İki yapı gereci, elemanı yada yapının iki bölüğü arasında kalan veya bırakılan aralık.
Detay: Bir yapının her noktasının yapısal düzeni, ayrıntı.
Devremülk: Yılın yalnızca belli dönemlerinde yararlanmak koşuluyla edinilmiş ortak mülk.
Dikme: Çatılarda dikine konulan ve üzerlerine aşıkların çakıldığı çoğu kare kesiti ağaçlardan her biri.
Donatı: Genelde, bir malzemeyle birlikte kullanılarak çekme yada eğilme gerilmelerini karşılamak, iç gerilmeleri ve deformasyonları dağıtarak çatlamaları engellemek ve kırılma durumunda parçalanmasını önlemek.
Dozaj: Bir bileşiğe veya bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi.
Döşeme: Yapılarda katları ayıran ve üzerinde yürünen kısım.
Ahşap döşeme: Ahşap kirişler üzerine ahşap malzeme kaplanarak yapılan döşeme.
Asmolen döşeme: Araları asmolen dolgulu dişli döşeme.
Kaset döşeme: Her iki doğrultudaki nervürleri yük taşıyacak şekilde ve aynı kesitte olan dişli döşeme.
Konsol döşeme: Yalnızca bir kenarından taşınan döşeme plağı.
Mantar döşeme: Kolonları başlıklı olan kirişsiz betonarme döşeme.
Döşeme kaplaması: Döşemenin üzerine,daha uygun kullanış sağlayan bir gereçle yapılan kaplama.
Dublaj duvarı: Bir duvar sisteminde daha iyi bir görünüş yada ısı yalıtımı sağlamak üzere yapılan ikincil duvar.
Duvar: Yapılarda taş, tuğla,briket, ker**** ve benzerleri gereçlerle yapılan düşey bölme öğesi.
Alın duvarı: Bir beşik çatıda damlalık aşığının yanında giden duvar parçası,kalkan duvar.
İstinat duvarı: Yüksek bir setin kenarına toprağı tutturmak üzere örülen duvar, dayanma duvarı.
Kalkan duvarı: Bir beşik çatıda aşıklara dik doğrultudaki üçgen dış duvar.
Sağır duvar: Pencere, kapı gibi boşluğu olmayan duvar.

Mimari Terimler Sözlüğü - E

Ekleme dişi: Bir duvara eklenecek ikinci bir duvarın, sağlam bağlanmasını sağlamak için taş ve tuğla dişlerden her biri.
Eliböğründe: Eski ahşap evlerde çıkmaların altına aralıklı olarak konulan eğrisel ahşap göğüslemelerden her biri.
Emme kuvveti: Çatıyı kaldırmaya yönelen kuvvet.
Emniyet gerilmesi: Bir gerecin yada yapı öğesinin güvenlikle karşılayabileceği en yüksek gerilme; bir cismin 1 cm2 sinin gerilme dolaysıyla taşıya bileceği en büyük kuvvet.
Esneklik: Bir cismin, üzerindeki yükün kaldırılmasıyla ilk durumuna dönmesi özelliği; esnek olma hali, elastiklik.
Etek: Baca ve parapet kenarında çoğu alüminyum, çinko yada bakırdan yapılan ve suların çatı ve duvar içine sızmasını önleyen bölüm.
Etriye: Betonarme kolon ve kirişlerde boydan boya giden demirleri saran enine donatı.
Eviye: Mutfak, laboratuar ve benzeri yerlerde genellikle içinde bulaşık yıkanan ve musluktan akan suyu toplayarak pis su kanalına gönderen tekne.
Mimari Terimler Sözlüğü - F

Falez: Yalılar.
Fay: Ayrı zamanlarda oluşmuş katmanların kayarak yan yana gelmesine yol açan yer çatlağı.
Fayans: Kil, kaolin kuvars feldispat, kalker gibi seramik hammaddelerinin çeşitli oranlardaki karışımının özel kalıplarda sıkıştırılarak biçimlendirilmesinden sonra 900 santigratın üstünde bir sıcaklıkta pişirilmesiyle elde edilen bir yüzü sırlı, öteki yüzü gözenekli yapı gereci.
Filiz: Betonarmede, ileride yapılacak eklemeler için beton dökümü sırasında dışta bırakılan demir uçlarına verilen ad.
Firkete: U harfi şeklinde bükülmüş çoğu 12 metre boyunda beton çeliği.
Fizibilite: Yapılma ve tamamlama kudreti, yapılabilirlik.
Flanş: (Demir profili hakkında) Başlık.
Foraj: Kuyu açmak yada kazık temel yapmak üzere burgu ile yeri delme.
Fosseptik: Kanalizasyon bulunmayan yerlerde pis suları içinde toplamak üzere yapılan sızdırmaz çukur.
Fret: Yuvarlak veya çokgen kesitli bir betonarme kolonda düşey demirleri, kapalı halka veya dairesel spiral şeklinde saran ve etriye yerine kullanılan enine donatı. Fret, boyuna donatının burkulmasına ve göbek betonunun yanlara doğru açılmasına engel olur.
Fuga demiri: Derz yapılırken harcı sıkıştırmakta kullanılan alet.
Furuş: Saçakların, çıkmaların altına yalnızca süsleme amacıyla konulan küçük destek yada oymalı süsler.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat