En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 11-03-06, 08:58   #6
jacki

Varsayılan Cvp: Araç Kullanımı için Teknık Bilgiler - Detaylar - İncelemeler


Motor Yağları Hakkında Her şey

Beyler biraz uzun ama arabası olan veya bu işle ilgilenen herkesin okuması gerekir
Motor Yağının Görevi Nedir?
Motor yağı, motorun tüm hareketli aksamı üzerinde film şeklinde ince bir tabaka oluşturarak sürtünme ve aşınmayı azaltır, bu da tekerleklere daha fazla güç aktarıldığı anlamına gelir. Motor yağı içerdiği deterjanlar vasıtası ile motoru temizlemeye yardımcı olur, pasa karşı korur ve aynı zamanda silindirlerin çevresindeki aşırı sıcağın bir bölümünü kartere indirmeye yardımcı olur.

Mineral Yağlar
Mineral yağlar yıllardır kullanılmakta olan klasik yağlardır. Yeraltındaki bildiğimiz petrolün distile edilmesinden sonra deterjan, viskozite geliştirici ve aşınma önleyici birtakım katkılar eklenmek suretiyle üretilirler. Fiyatları genelde ucuzdur ve ortalama bir performans sunarlar.

Sentetik Yağlar
Sentetik yağlar laboratuvarlarda çeşitli kimyasal işlemler sonucunda kimyagerler tarafından üretilen yağlardır. Fiyatları mineral yağlara oranla daha pahalıdır ancak hem daha iyi performans, hem daha uzun süreli kullanım sunarlar. Termal dayanıklılıkları fazladır. Yağlama görevlerini daha uzun süreler yerine getirirler ve çok daha fazla sıcağa dayanabilirler.

Yarı Sentetik Yağlar
Yarı sentetik yağlar bu ikisinin karışımıdır ve hem fiyatları, hem de sundukları performans bu iki yağın arasındadır. Genellikle %70-80 mineral yağa %20-30 sentetik yağ karıştırılmak suretiyle elde edilirler.

Viskozite ve Viskozite Endeksi Nedir?
Viskozite basit şekliyle bir yağın kalınlığının ölçüsüdür. Belirli bir sıcaklıkta yağın ne kadar akıcı olduğunu göstermek için de Viskozite Endeksi kullanılır. Genellikle bir yağ kalınsa viskozitesi yüksek, ince ise viskozitesi düşüktür. Viskozite endeksi bize bir yağın ısıya maruz kaldığında ne kadar inceleceğini gösterir. Rakam ne kadar yüksekse, ısıya maruz kaldığında yağ o kadar az incelir. Rakam düşükse yağın viskozitesi düşük, yüksekse viskozitesi yüksektir. Vizkozite endeksi aynı zamanda bir yağın belirli koşullar altında nasıl davranacağını da gösterir. Çok yüksek viskoziteli bir yağ (Ör: 50) özellikle düşük sıcaklıklarda motorun belirli kısımlarına ulaşamayabilir, hatta yüksek devirlerde silindir ile motor arasındaki film kopabilir. Çok düşük viskoziteli bir yağ ise (Ör:0) özellikle aşırı yüksek sıcaklıklarda çok fazla incelerek koruma özelliğini yitirebilir.
Tek Viskozite ve Multi-Viskozite Yağlar
Hizmet ettikleri sıcaklık aralığı bakımından yağlar ikiye ayrılır: Tek viskozite ve çok viskoziteli (multi-viskoziteli) yağlar. Tek viskoziteli yağlar hava sıcaklıklarının daimi olarak sabit olduğu durumlara uygundur, dolayısı ile bu tür yağlar hem yaz, hem kış kullanımına uygun değildir

(Ör: 20W-50 değil de sadece 50W) . Zaten bugün bir benzin istasyonuna gidip herhangi bir marka motor yağı almaya kalktığınızda hepsi multi-viskozite olacağından, isterseniz hemen bu tip yağlara geçelim.Günümüzde araçların tamamına yakınında kullanılan multi-viskozite yağlar ise yapı olarak değişken hava koşullarında hizmet etme özelliğine sahip olduklarından hem yaz sıcağında, hem de kışın soğuğunda kullanılabilirler. Kalın bir yağ soğuk hava koşullarında jelleşecek ve görevini tam olarak yerine getiremeyecektir. İnce bir yağ ise soğukta rahat akacak, ancak yüksek sıcaklıklarda motor ile silindir arasındaki film tabakası incelecek, ya da kopacaktır. Sonuçlarını düşünün.. Tek viskoziteli yağların bu dezavantajları üzerine ince bazlı bir tek viskozite yağa çeşitli polimerler eklenmek suretiyle multi-viskozite yağlar üretilmiştir. Eklenen bu polimerler sayesinde multi-viskozite yağlar kışın soğuğunda yada ilk çalıştırma esnasında görev yapabilecek kadar ince, yaz sıcağında güvenebileceğiniz kadar da kalındırlar. İkisi aynı anda saçma, belki de inanılmaz geliyor değil mi? Nasıl olduğunu makalenin ilerleyen paraglaflarında okuyabilirsiniz.. Çok basit.

Multi-Viskozite Yağların Avantajı Nedir?
Tek viskoziteli bir yağın akıcılığı her sıcaklıkta aynıdır. Çok viskoziteli yağlar ise tek viskoziteli yağlardan farklı olarak kendilerini değişen sıcaklıklara adapte ederler. Çok viskoziteli bir yağ tek viskoziteli bir yağa oranla soğuk havalarda daha akıcı, yüksek sıcaklıklarda ise kesinlikle daha kalın ve güvenlidir.Bu, aynı zamanda şu anlama da geliyor: Otomobilinizi belirli bir süre için kullanmadığınızda motor yağı kartere doğru süzülecek ve tekrar çalıştırdığınızda çok kısa bir süre için dahi olsa, motorunuzun tüm parçalarına ulaşması için belirli bir süre geçecektir. Çok viskoziteli yağlar soğuk havalarda tek viskoziteli yağlara oranla daha akıcı olduklarından motorun içerisindeki parçalara daha çabuk ulaşırlar, böylelikle ilk çalıştırma anındaki motor aşınmaları daha azdır.Çok viskoziteli yağlar tek viskoziteli yağlara oranla %1,5 ila %3 arasında yakıt tasarrufu sağlarlar. Çok viskoziteli yağlar hem düşük, hem yüksek sıcaklıklarda daha fazla koruma sağlarlar.Multi-Viskozite Yağların Çalışma PrensibiYağ kullanımında sorun şudur: 10W kadar ince bir yağ kullanırsak yağ oldukça ince olduğundan ne ilk çalıştırma anında, ne de soğuk havalarda akıcılık açısından bir problem yaşamayız. Peki hava oldukça sıcaksa, ya da motor ısısı son derece arttığı zaman ne olacak? Gidip hemen yağı mı değiştireceğiz? İşte bu problemi çözmek için üretim aşamasında diğer birçok katkıyla birlikte multi-viskozite yağlara “viskozite geliştirici” katkı maddeleri eklenir. Yağ yine aynı yağdır, 10W bazlıbir yağ.. Ancak, eklenen polimerler sayesinde ısındığında örneğin 40 viskoziteli bir yağ gibi davranır, böylelikle sıcak hava koşullarında da görevini yerine getirir. Nasıl mı?

Eklenen polimerleri kimyasal olarak yağ soğukken içinde bağımsız olarak yüzen toplar olarak düşünün. Yağ ısındıkça bu polimerler çözülmeye ve uzun zincirlere dönüşmeye başlarlar, ve böylelikle yağın incelmesini önlerler. Ondan sonra dalga geç “alt tarafı polimer”... Nereye dalga geçiyosun? Öhö.. Eee. Evet, ne diyordum, birleşirler ve böylelikle ne olur efenim? Bir yağın içinde iki yağ... Yağınız 10W-40 ise soğukta 10W gibi ince, sıcakta ise 40 viskozite yağ kadar kalın gibi davranır. Burada önemli olan viskozite aralığını seçerken kışın tahmini en soğuk, yazın ise tahmini en sıcak derecesine dikkat etmektir. 10 bazlı bir yağı 10W-30 yapmak için daha az, 10W-40 yapmak için daha fazla polimer eklemek gerekir. E, asıl yağlamayı yapan polimer değil de yağ olduğuna göre, neden gereksiz yere içerisinde daha fazla polimer olan bir yağ kullanalım? 10W-30 idare ediyorsa neden 0W-40 gibi.. Yani şu saçma: “Abi, var ya en iyisi Mobil 0W-40’mış”.. Böyle birşey yok arkadaşlar. Bu bana iyi gelir de, sen Antalya’nın sıcağındasındır, kışları Antalya -40 derece mi 0 bazlı yağ kullanılsın? Viskozite aralığı tavsiye üzerine değil, kesinlikle ve kesinlikle içerisinde bulunulan iklime göre seçilmelidir. Tavsiyeyi aynı ildeki arkadışınız yapıyorsa ayrı.. Her bir viskozite aralığı için tek tek olmasa da, isterseniz genel bir görüş oluşturması açısından aşağıda en bilinen viskozite sınıflandırmalarını verelim. Bunlardan en ayrıntılı ve en bilineni SAE’ ninkidir, yani şu hep konuşulan 10W-30, 20W-50 gibi.. Ancak SAE derecelendirmesinde hangi viskoziteyi seçeceğinizden emin olamıyorsanız, kutunun üzerine bakıp daha basit olan API, ya da ondan da basit olan ACEA sınıflandırmasına göre de seçim yapabilirsiniz. (Bakın diyorum ama, du bakıyım var mı? Eveeet.. Yağımızı elimize alalım.. Ne diyor? Shell Helix Ultra SAE 5W-40, API SJ/CF, ACEA A3/B3.

Viskozite Derecesini Seçmek
En bilinen viskozite sınıflandırmaları şunlardır:SAE (Society of Automotive Engineers) sınıflandırmasıSAE sınıflandırması diğerlerinden farklı olarak yağı düşük ve yüksek ısılardaki viskozitesine göre sınıflandırır, dolayısıyla bir miktar daha ayrıntılı olduğu söylenilebilir. Ancak en bilinen ve en çok kullanılanı olması sebebi ile, ilk sırada

SAE sınıflandırmasını inceleyelim.
SAE sınıflandırmasında derece “W” harfi ile ayrılan iki rakamdan oluşur. W, winter yani kış anlamındadır ve yağın düşük sıcaklıktaki viskozitesini gösterir. Örneğin 10W-40’taki “10W” gibi. Bu, aynı zamanda yağın baz viskozitesidir, yani polimer eklenmeden önceki asıl viskozitesi. Bu rakam ne kadar düşük olursa yağ o kadar ince olacağından, bu bize aynı zamanda yağın düşük ısılarda ne kadar akıcı olacağını ve motorun ne kadar kolaylıkla çalışacağını da gösterir.İkinci rakam yağın yüksek ısı viskozitesini verir. 10W-40’taki “40” gibi. Bu rakam ne kadar yüksekse, yağ sıcakken o kadar viskoziteli, yani kalın demektir.

API (American Petroleum Institute) Sınıflandırması
Sınıflandırma iki harf ile yapılır. İlk harf yağın benzinli (S) veya dizel (C) motorlardan hangisine uygun olduğunu, ikinci harf ise yağın aynı gruptaki performans değerini gösterir. Performans sınıflaması her iki grupta da A en düşük olmak üzere benzinli motorlar için A-J arası, dizel motorlar için ise C-F arası yapılır.Benzinli motorlarda: (min.performans) SA..SB..SC..SD..SE..SF..SG..SH..SJ (max.performans)Dizel motorlarda: (min. performans) CA..CB..CC..CD..CE..CF (max.performans)Eğer yağ kutunuzun üzerinde “API SJ/CF” şeklinde bir ibare görürseniz bu, yağın hem benzinli, hem de dizel tüm motorlarda kullanılabileceği (Ferrari dahil) anlamına gelir.<

b>ACEA (Association of European Car Manufacturers) Sınıflandırması</B>
Sınıflandırma bir harfi takip eden bir rakam ile yapılır (A3 gibi). ACEA standardı iki kategoriye ayrılır. Birinci kategori yağın hangi motorda kullanılabileceğini açıklar:Benzinli motorlar için A Dizel otomobil motorları için B Dizel kamyon motorları için C Yağın performans seviyesini ise takip eden rakam belirler:Yakıt ekonomisi için 1 Genel amaç için (ortalama seviye) 2 Yüksek performans için 3 Örnegin A3 benzinli motorlar için yüksek performanslı bir yağı, A1 benzinli motorlar için ekonomi amaçlı bir yağı tanımlar.Viskozite konusunda yapacağınız seçim sıcaklık, otomobilin üzerindeki kilometre, piston aralıkları ve kullanım şartları gibi birçok değişkene bağlı olmakla birlikte, genel kural olarak viskozite aralığını çok açmadan mümkün olan en ince yağı kullanmak en iyisidir. Çok kalın yağların da sürtünmeyi arttırdığı bir gerçektir. En ince derken, akla 0W-40 gelebilir, ancak bulunduğunuz iklimde hava kış mevsiminde -18 derecenin altına düşmüyor, yaz mevsiminde de aşırı sıcaklar yoksa neden 0W-40 yerine 10W-30 olmasın? Burada seçim tamamıyla size kalmıştır. Bir yağ kutusunun içinde katkı maddesi ne kadar az ise o kadar iyidir, 0W-40 alırsınız, içerisinde fazla fazla katkı maddesi vardır, ya da 10W-30 alırsınız, içindeki gerçek yağ oranı o kadar fazladır. Sadece bazı 0 yerine 10 olduğu için diğerinden biraz daha kalındır. Aslında bu seçimi yaparken kilometreyi de hesaba katmakta fayda var. 0 km. bir arabada ince yağ, 100.000 km.’deki, yada daha eski teknolojili bir arabada daha kalın yağ kullanımı mantıklı olabilir. Yeni bir arabada piston aralıkları daha incedir, dolayısıyla ince yağ kullanımı hem sürtünmeyi azaltması sebebiyle, hem de aralıkların zaten dar olmasından ötürü mantıklıdır. Ancak 100.000 km.yapmış bir motorda aralıklar fazlasıyla açık olacağından nispeten daha kalın bir yağ kullanmak mantıklı bile olabilir. Böylelikle yağ sızıntılarını bile önleyebilirsiniz. 20W-50 mesela..

Değişik Tip Yağların Karıştırılması
Sentetik yağların yarı sentetik olanlarla hatta mineral yağlarla uyumlu olduğunu söyleyenler olabilir, ancak yağ kaçırma problemleri yaşamamak ve motorunuzun nihai performansı açısından başlangıçta bu tipten birini seçmenizi ve kesinlikle değiştirmemenizi tavsiye ederim. Mineral yağların içerikleri sentetik olanlardan farklıdır, ve mineral yağ emmiş contaların sonradan özellikle daha ince olan sentetik yağa geçildiğinde yağ kaçırabilmeleri olasıdır. 250.000 km sorun çıkarmadan çalışmış motorların, bu kilometrede mineralden sentetik yağa geçildiğinde kaçırmaya başladığına da rastlanılmıştır. Bunda sebep büyük olasılıkla sentetik yağa geçiş öncesi motoru belirli bir süre rolantide çalıştırmak sureti ile temizleme amaçlı kullanılan ince yağın motor içinde zamanla birikip artık sızdırmazlık görevi gören kalıntıları silip süpürmesi ve bunları da temizlemesidir. Buradan şu sonucu çıkartabiliriz: Arabanız yeniyse ve mineral bazlı yağ kullanıyorsanız temizleme amaçlı yağı uyguladıktan sonra sentetik yağa iç rahatlığıyla geçebilirsiniz. Hatta 5W-40 gibi bir viskozite aralığı seçip mecbur kalmadıkça bunu bile değiştirmemek en iyisi. Çünkü bunun değişmesi kesinlikle yağın kalınlığının da değişmesi anlamına gelir. Ancak ve ancak arabanız çok fazla km. yaptıysa bir miktar daha kalın yağa geçin. Yukarıdaki örnekte kalın bir mineral yağdan çok ince bir sentetik yağa geçiş sonrası da kaçırma oluşmuş olabilir. Çünkü 250.000 km. yapmış bir motorda aşınma çok fazla olacağından belki de suç ince yağ seçiminde.

Yağ Katkıları Yararlı mı?
Günümüzde hepsi de birbirinden mükemmel olduğunu iddia eden bir çok yağ katkısı satışa sunulmuştur. Özellikle televizyonda gece yarısı reklam kuşaklarını istila eden bu ürünler gerçekten işe yarıyor mu?Şimdi şunu düşünelim: Shell, Mobil gibi araştırma ve geliştirmeye yılda milyonlarca dolar bütçe ayıran ve hatta dünyanın en iyi kimyagerlerini istihdam eden dev şirketler bu sihirli formülleri bulamıyorlar da yağ katkısı üreten firmalar mı sadece bu sihirli formüllere sahip?Aynı şey otomobil üreticisi firmalar için de geçerli. Eğer bu mucize katkılar gerçekten motor gücünü arttırıyor, ya da en azından yakıt tüketimini azaltıyorsa neden otomobil üreticisi firmalar her otomobil başına bir kutu da bu katkılardan eklemiyorlar?Üçüncü olarak, bu mucize yağ katkılarından hiç biri tanınmış yağ üreticilerinin markasını taşımamaktadır. Sonuç olarak, yağ üreticisi firmalar en iyi karışımı elde edebilmek için zaten her yıl milyonlarca dolar harcamaktadır. Dolayısıyla yaptıkları bu harcamanın sonucunu diğer ufak firmalardan daha iyi aldıklarına emin olabilirsiniz. Ayrıca zaten kaliteli bir yağ, üretim aşamasında 10’a yakın katkı ile zenginleştirilmektedir. Bunların neler olduğunu ve görevlerini makaleyi daha fazla uzatmamak için yazmıyorum. Ancak deterjanlar, pas önleyiciler, aşınma azaltıcılar, antifriz vs. örnek verilebilir. Yani, kullanmakta olduğumuz yağın içerisinde bir bakıma yağ katkıları zaten fazlasıyla vardır. Öyle ise ne olduğunu bilmediğimiz katkılara neden para ödeyelim? Üstelik motora bırakın yararlı olmayı, zarar verme ihtimalleri varken.. Bu zarar iki türlü olabilir: Birincisi zaten yağın içerisinde olan bir maddeyi içeren katkı ekliyor ve bu maddenin oranını aşırı derecede arttırıyorsunuzdur, ikincisi de yağın içinde hiç olmayan bir maddeyi ekliyorsunuzdur, bunun da sonuçları iyi olmayabilir. İsterseniz piyasadaki yağ katkılarının içinde genel olarak en çok bulabileceğiniz iki maddeyi inceleyelim:

TeflonKimi yağ katkıları başlangıçta işe yarıyor gibi görünse de, Teflon gibi partiküller içeren katkılar zamanla yağ filtresini tıkayabilirler. Yağ filtresinin tıkandığını gösteren bir uyarı ışığı da olmadığına göre... PTFE’yi keşfederek Teflon’un patentini elinde bulunduran DuPont şirketi bile “Teflon içten yanmalı motorlarda yağ katkısı olarak kullanılmaya uygun değildir” açıklamasını yapmıştır. Tabi bu açıklamayı yağ firmalarından aldığı yüklü rüşvet karşılığında yapmadıysa... Biz, gerçeği açıkladığını varsayalım.

Çinko
Diğer bir çeşit yağ katkısı ise çinko içerenlerdir. Çinko genelde tüm motor yağlarında motordaki aşınmaya karşı koruyucu madde olarak bulunmakta ve motorda metal-metale temas eden yüzeylerde koruma görevi görmektedir. Normalde sık karşılaşılmayacak bir durum olan metal-metale sürtünme anında koruyucu görev görmesi için bilinen tüm markaların yağları zaten çinko içermektedir. O halde neden daha fazlasını ekleyelim? Motor yağına eklenen daha fazla çinko daha iyi koruma sağlamayacak, sadece metal-metale temas aşırı derecede fazlaysa korumanın süresini uzatacaktır. Yağınıza daha fazla çinko içerikli yağ katkısı eklemek silindir valflerinde kalıntı oluşturmaktan ve bujilerinizde ateşleme sorununa sebep vermekten başka bir işe yaramayacaktır, inanın.<

b>Motor Yağı ile Yakıt Sarfiyatı Arasındaki İlişki Nedir??</B>
Bir yağın viskozitesi yağın kendi içsel sürtünmesiyle bağlantılıdır. Bir yağın viskozitesi ne kadar yüksekse, yani kalınlığı ne kadar fazlaysa, sürtünme o kadar fazla olacaktır. 20W-50 yağ yerine 0W-30 viskoziteli bir yağ kullandığınızda sürtünme daha az olacaktır. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yağ seçiminde asıl etken sizin sürtünmeyi nasıl istediğiniz değil, bulunduğunuz iklim şartları olmalıdır. Gereksiz yere çok ince yağ kullanmayın. Aklınıza benim aklıma gelen şey geldi mi acaba merak ettim? Eğer bir yağ ne kadar ince ise sürtünme o kadar az ise?... ve eğer drag yarışına katılacaksanız? Yağınız kalın ise ayvayı yediniz.

Koyu Renk (Kirli) Yağlar Motordaki Olası Problemlerin Habercisi mi?
Kirli, yahut koyu renkli yağ kesinlikle motordaki olası problemlerin habercisi değildir. Aksine iyi bir işarettir. Kirli yağ, yağın görevini yerine getirdiğinin kanıtıdır: Motor veya her ne ise, artıkları toplayıp motorun belirli kesimlerinde takrar toplanmamak üzere onları kendi içinde biriktiriyor demektir. Zaten yağınızı ve yağ ile birlikte filtrenizi de değiştiriyorsanız sorun yok demektir.

Motor Yağı Seviyesi Kontrolü
Doğru bir okuma için öncelikle otomobilinizi düz bir zeminde parkedip en az 5dk. olmak üzere yağın süzülmesini bekleyin. Yağ çubuğunu çıkarıp bir bez ya da kağıt mendil ile silin. Yağ çubuğunu yerine yerleştirip birkaç saniye bekleyin. Yağ seviyesini okumak üzere tekrar çıkardığınızda büyük bir ihtimalle MIN ve MAX seviyeleri arasında, genellikle de MIN seviyesine yakın olacaktır. Her seferinde çok fazla olmamak sureti ile ve yine her defa kontrol etmek sureti ile MAX seviyesine yaklaşıncaya kadar yağ ekleyin. Kesinlikle MAX seviyesini geçmeyin. 1600 cc. hacimli bir motorda genellikle 1 lt.’lik yağın yarısı yeterli olacaktır. Belki biraz fazlası.. Ancak kutunun dibinde çok az dahi kalmış olsa, “bunu taşıyacağıma ekleyeyim, MAX seviyesini biraz geçiversin, ne olacak?” mantığıyla kalan yağı da eklemeyin. Motorun performansına göre birkaç hafta, en geç bir ay sonra zaten elinizde kalan yağ miktarı kadar eksilme olacaktır. Daha sonra ekleyin, en iyisi... Çubuğu yerine yerleştirdikten sonra motor yağ kapağını kapatmayı unutmayın. Periyodik yağ seviye kontrolleri her 2000 km.’de bir yapılabilir. Ancak en iyisi herkesin kendi istatistiğini tutması. Yağ eksiltme; motor performansı, motorun üzerindeki km. ve bakımıyla alakalı olduğu kadar aynı model ve yaşa sahip otomobillerde sürücülerin kullanım tarzından kaynaklanan farklılıklar olması da doğaldır. Bu sebeple isterseniz ilk birkaç sefer ortalama bir km. belirleyin, ve kontrollerinizi kendinize özel aralıklarla yapın.

Sonuç
Her yağ, mümkün olan en yüksek performansı vermek üzere formüle edilir. Bu sebeple, yağınız zaten kaliteli ise hiç katkı eklememek, yok kaliteli değil ise de katkıya para vermek yerine yağı daha kaliteli seçmek en iyisi. Sadece gidip otomobilinize göre raftaki en kaliteli yağı alın, ve mümkün olduğunca markadan markaya, mineralden sentetiğe, değişik viskozitelere geçmeyin. Katkıya para vermek yerine motorunuzu ilk çalıştırdığınızda kalkış öncesi 15 sn. rölantide çalışmasına izin verin. Böylelikle tek bir kutu katkı almadan motor ömrünüze belki de fazladan bir 100.000 km. ekleyebilirsiniz. Performans ihtiyacınız ne ise, ona uygun bir yağ seçin. Evet, sentik yağlar mineral yağlara oranla hatırı sayılır derecede pahalıdırlar, ancak daha uzun ömürlüdürler ve sağladıkları koruma da mineral yağlara oranla çok daha fazladır. Mümkün olan en dar viskozite aralığını seçin. Daha geniş viskozite aralığı daha fazla polimer demektir ve daha fazla polimer de motorunuz için iyi değildir. Ör: 10W-30 ve 10W-40. 10W-40, 10W-30’a göre daha fazla viskozite aralığına sahiptir. Her iki yağın da soğuk havadaki akışkanlıkları aynıdır, ancak 10W-40 viskoziteli yağa sıcak koşullarda daha performanslı olabilmesi için daha fazla polimer eklenmiştir. Bulunduğunuz iklimde yazlar aşırı sıcak değilse ve motorunuz aşırı performanslı değilse neden kullanılsın? Piyasada bulabileceğiniz en ince bazlı yağı değil, bulunduğunuz iklimin kurtardığı en ince bazlı yağı seçin. Yani, ince derken, yok yere 0W bazlı yağ seçmeyin, 15W baz kurtarıyorsa 15W baz, emin olamayıp fazla güvenemiyorsanız, 10W baz... Ör: 10W-40 ile 20W-50 aynı aralığa sahiptir, ancak 20W-50 de baz 10W-40’tan daha yüksek olduğundan (10 yerine 20) daha az polimer eklemekle de görevini yerine getirir. Her yağ değişiminde yağ filtrenizi de mutlaka değiştirin. Yağ filtresi motorun içinde dolaşan yağ içerisindeki kir ve metal parçacıklarını tutma görevini yerine getirir. Eğer yağ filtresi tıkanırsa, motordaki bir bypass valfi yağın tekrar akmasını sağlar. Tabii ki kirli yağın. Otomobilin gösterge panelinde de tıkanmış yağ filtreleri için bir uyarı ışığı olmadığına göre, en iyisi çok da pahalı olmayan bu parçayı her yağ değişiminde değiştirmektir. Kilometre az yapılmış olsa dahi en azından her sene yağ değiştirmek gerekir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-06, 08:59   #7
jacki

Varsayılan Cvp: Araç Kullanımı için Teknık Bilgiler - Detaylar - İncelemeler


Terimler (sozluk)


4WD : Four wheel drive- Dort cekis sistemi
16V : 16 subapli motor.
1din: : 1,12 sae
1kw : 1,34 ece
1kw : 1,35 PSdin
A-sutunu : On kapilarin tasindigi dikey karoser sutunu. Tavana kadar uzanip on cami sinirlar. A-sutunu gibi B ve C sutunlari, station'larda D sutunuda bulunur.
ABC (Active Body Control) : Otomobilin yana yatmasini süspansiyonun içindeki havanin basinci ile oynayarak engelleyen elektronik sistem.
ABS (Anti Blocker System) : Panik fren anında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen elektronik sistem. Frenlerin asinmasini azaltir, daha onemlisi fren aninda manevra yapma sansi verir. Her bir tekerdeki sensorler, dovme sayisina bagli olarak bloke riskini belirler. Teker tekrar yol tutus saglayincaya dek fren gucunu azaltir.
Atik Gazlar : Egzosttan cikan cesitli gazlardir. KImyasal aritma icin katalizator kullanilir.
Atik gaz normu : Araclarin cevreye ne kadar gaz verebileceklerini belirler. 1.1.2000'den itibaren Avrupa'da Euro3; 1.1.2005 ve 2006'da ise Euro4 normlari gecerli.
ACC : Adaptive Cruise Control. Trafikteki diger araclarin hizina uyan ve aradaki mesafeleri duzenleyen sistem. Ozellikle yuk tasima araclarinin trafik akisini guvenlik acisindan olumsuz etki etmemesini kolaylastirir. DaimlerChrysler tarafindan gelistirilmis diger sistem de yanal cizgilere gore mesafe duzenler.
ACEA : Avrupali Otomobil Ureticileri Birligi. En buyuk islevi, motor yaglari ile ilgili bir norm belirleyerek benzin istasyonlarinda suruculerin islerini kolaylastirmalari idi.
AQUA PLANNING : Hizli bir sekilde bir su birikintisine girildiginde, araci lastiklerinin su yüzeyinde yüzmesi, yerle temasi kaybetmesi olayidir.
Aktif gergili emniyet kemerleri : Carpisma aninda cok hizli sekilde kemer gerilerek yolcuyu tepki hareketinden korur.
Aktif Guvenlik : Otomobilde güvenligi arttiran elemanlarin tümü. ABS, ESP, lastikler, aracyn aerodinamik yapysy, frenler, yol tutusu gibi...
Aerodinamik : Hava akimi bilimidir. Otomobiller icin cok onemlidir, cunku dusuk ruzgar direnci ile yakit tuketimi de duser.En iyi direnc degeri otomobiller icin cw=0,26 iken arazi araclarinin kotu aerodinamigi ile 0,45'e dek cikabilir.
ASR : Anti-Schlupf-Regelung(Anti patinaj kontrolu) Cekis saglayan tekerlerin bosa donmesini engeller ve surus stabilitesini yukseltir. Iki yolla olur; elektronik olarak motor gucu azaltilir ve/veya donen teker frenlenir. ASR, Mercedes tarafindan kullanilan kisaltmadir. Traction Control, farkli ureticiler tarafindan ffarkli sekilde kullanilir; ETC, TC veya TCS gibi.
ATF : Otomatik sanziman yagi. Hidrolik direksiyonda da kullanilir.
AWD : Dort ceker otomobillerinin kullandigi kisaltmadir.
BAS : Sistem sürücünün fren pedalina sonuna kadar basmasi gerektigi durumlarda aksini tespit ederse frenlemeyi kendisi yapiyor.
Baglanti cerceve : Arazi araclari icin hala kullanilan yuruyen aksam seklidir. uzunlamasina ve capraz kollara direkt baglaniyor. En buyuk avantaji stabilitesi ve degiskenligi. en buyuk dezavantaji ise agirligi.
Bi-Litronic : Xenon farlar icin Bosch'un kisaltmasidir.
Blow-by : Silindirde yanma sirasinda pistonlara giden gazlara verilen addir.
Bos Agirlik : Kullanima hazir bir otomobil, yuzde 90 dolu yakit deposu ve 75kg'lik bir surucunun toplam agirligi.
Boxer Motor : Silindirlerin ayni düzlemde (180 derece) karsilikli olarak konumlandirildigi motor.
CAN : Controller Area Network: Birbirine bagli fonksiyonlar agi.
CBC : Arka akstaki fren sisteminin optimal kullanimini sagliyor.
CDI : Common rail dizel direkt enjeksiyonun Mercedes tarafindan kullanilan kisaltmasidir.
Cet Sayisi : Dizel yakitin yanma istegidir. Bugunku dizel motorlar 50 civarindadir.
Cift Atesleme : Silindir basina iki buji; hava yakit karisiminin daha iyi yanmasini saglar. Ayrica silindirdeki yanma mesafesini azaltarak sikistirmayi arttirir. Alfa romeo( Twin Spark) ve Mercedes bu sistemi kullanir.
CO : Karbonmonoksit'in kimyasal kisaltmasidir. Motorda tam yanma olmamasi durumunda bu zararli gaz olusur.
Common Rail : Dizel motorlarda kullanilan yüksek basincli enjeksiyon sistemi.
Cruise Control : Hiz sabitliyici sistem.
CVT Sanziman : Kademesiz degisken otomatik sanzimandir. Audi'de celik zincirle mukemmel calisir.
CVVT : Volvo’nun Vtec tarzi motoru.
CW : Sürtünme katsayisi.Otomobilin rüzgara karsy direnci.
Datenbus : Tum elektronik bilesenler birbirine baglanir. Dijital komutlar tek bir merkezden verilir. Mercedes CL'de uc adet bulunur. En hizlisi olan isik dalgasi ile 5.65 Megabaud'luk iletim mumkundur.
DI : Dizel ve benzinli motorlarda direkt enjeksiyon. Takit, direct olarak en iyi sekilde yanacagi yanma odasina gonderilir. Dizeldeki problem sert yanma sesi idi, Audi; mukemmel bir hava-yakit karisimi ile bunu azaltmayi basardi.
Diferansiyel : Bir akstaki iki teker arasindaki devir dengesini saglar. Ozellikle virajlarda sol ve sag tekerler farklilik gosterdigi icin gereklidir.
Difrensiyel kilidi : Cekis saglayan tekerlerden birinin bosa donmesini onler ve daha iyi bir yol tutus saglar
DIN : : Deutsches Institut für normung
Distronic : Elektronik takip sistemi.Sistem öndeki araçla olan mesafe tehlikeli sekilde azalinca motor gücünü azaltiyor yada fren yapiyor.
DOHC : Üstten çift egsantrikli motor
DSC : BMW'nin ESP sistemidir.
DSP (Dynamic Shift program): : Sürücünün kullanim tarzina göre vites degisimini hizli yada konforlu yapan akilli otomatik sanziman.
Dummy: Carpisma testlerinde otomobilde oturan, insan vucuduna benzeyen makettir. Gercek yaralanma riskinin hesaplanmasini saglar.
EBD-EBV : Elektronik fren gücü dagiticisi.
ECE : Economic Commission for Europe
ECOTEC : Opel’in ekonomi, ekoloji ve teknoloji anlamina gelen motoru.
EDC : Electronic Diesel Control: Enjeksiyonlu dizellerin elektronik kontrol sistemidir.
EDLS : Elektronik Diferansiyel Kilidi.
E-gaz : Gaz pedali ve motor arasindaki elektronik baglanti.
EHB : Daha gelisim asamasinda olan elektrohidrolik fren sistemi.
EMV : Arac elektroniginin elektro-manyetik alanlardaki davranisi. Yuksek gerilim alanlarindaki gercek davranis test edilir.
EPS (Elektro Power Steering) : Elektrik motorlu hidrolik direksiyon sistemi.
EON : Enhanced Other Network: oto-radyoda diger vericilerden alinan trafik bilgiler verilir.
ESP (Electronic Stability Program) : Elektronik savrulma önleyici sistem.
ETC : Elektronik Traksiyon Kontrolu
ETS : Elektronik Stabilite Sistemi. ASR ile iliskilidir
Fading : Fren disklerinin ve kampanalarinin asiri isinmasindan dolayi fren etkisinin zayiflamasi olayi.
FIS : Surucu enformasyon display, eski adi yol bilgisayari. Geride birakilan mesafe, ortalama hiz, genel tuketim, dis sicaklik gibi ilginc veriler goruluyor.
Floating Car Data : Hareket eden araclarin gonderdigi veriler, telematik hesaplarina katilir.
FPS : Yangin önleme sistemi
FSI : VW’nin “Direkt Enjeksiyonlu benzinli” motoru.
Gaz Jeneratoru : Hava yasltiklarini saniyenin ondalik dilimleri icinde sisiren aractir.
GDI : Mitsubishi’nin “Direkt Enjeksiyonlu benzinli” motoru
GPS : Global Positioning System: Uydu yardimi ile bes metreye varan hata paylari ile pozisyon tespiti. Navigasyon sistemlerinin temel prensibi.
GRIP : Yol tutuş'un ingilizcesi.
HB : Hatch Back.5 kapyly otomobil.
HC : Hidrokarbonlarin kimyasal kisaltmasidir. Atik gaz bulunmasi istenmez, bu yuzden katalizatorde temizlenmesi gerekir.
HDI : Peugeot’un common-rail teknolojisiyle ürettigi dizel motora verdigi isim.
Head Up Display : Gösterge tablosundaki bilgileri (hiz,devir) ön cama yansitan sistem.
Hibrid Motor : Bu sistemde biri benzinli digeri elektrikli 2 adet motor vardir.
Hydropnomatik : Karoserde celik kollu suspansiyonlar yerine hidrolik kollarin kullanilmasi. Sadece Citroen tarafindan kullaniliyor.
Immobiliser : Motoru ve otomobilin elektrik sistemini hirsizliga karsi kilitliyen sifreli elektronik sistem
Intercooler : Turbo kullanilan motorlarda havayi sogutan sistemdir.
JIS : Japanese Industrial Standart (jis=din)
Jenerator : Akuyu doldurma ve akim yaratma gorevi vardir. Yaygin 12V'luk akulerin yaninda artan ihtiyaca gore 42V'luklar da seri uretime gecirilmek uzere. Krank mili start jeneratorleri ile uretilir.
Kare Motor : Strok ve silindir çapi esit motorlar.(Opel’in Ecotec’i)
KW : Kilowatt
Katalizator : Egzost sisteminin parcalarindan biridir ve atik gazdaki zararli gazlarin azaltilmasini saglar. Yuksek isiya dayanikli celik yuvasinin icinde sayisiz monolit doku bulunur. Herbirinde ozel platin yuzeyler bulunur. Monolitlere alternatif olarak 0.5mm kalinliktaki metal folye de kullanilabilir.
Kompressor : Amaci turbo ile aynidir. Fakat gücünü kayis yardimiyla motordan alir. Hava veya klimada sogutulacak maddeyi sikistiran pompadir. Jaguar, Mercedes ve diger ureticiler, kompresorleri motor gucunu arttirmak icin kullanir. Motor da kompresorun calismasi icin biraz daha fazla yakit tuketir.
Kryogen tank : Eksi 253 dereceye kadar sivi hidrojenin korunmasini saglar. Cok iyi izole olmasi gerekir, aksi takdirde isi alimi ile yakit deposu kapasitesinin yuzde 2'si bir gunde kaybolur.
Lambda sondaji : Atik gazdaki oksijen. Katalizatorun uygun calismasi icin onemlidir.
LED : Isik yayan diyot. Sinyaller icin ek isik kaynagidir.
MPV : Çok amaçli araç.(Opel Zafira)
Methanol : Yanma odasinda kullanilan bir tur alkoldur. Yanmali motorlarda da kullanilabilir, ancak enjeksiyon sistemine uymasi gerekir.
MPI : Cok noktali enjeksiyon. En uygun yakit yanmasi saglanir.
MOZ : Motor oktan sayisi. Farkli bir metot ilede ROZ hesaplanir. Yakitin yakma gucunu verir. MOZ, ROZ'dan biraz daha dusuktur.
OBD : On Board Diagnose. Zararli atik gazlarin azalmasi icin buna uygun parcalarin kullanilmasi
Orta diferansiyel : Dort ceker araclarda on ve arka aks arasinda bulunur ve virajlardaki devir sayilari farkini dengeler. Bazi arazi araclarinda orta diferansiyel devredisi birakilarak cesitli ayarlar yapilabilir: Arkadan itisli, dort cekis gibi.
OT : Obere Punkt: Ust nokta. Pistonlarin, silindir icindeki yukari-asagi hareketlerinde ulastigi en yuksek noktadir.
Navigation : Akilli yön bulma sistemi.
Pasif Guvenlik : Bir kaza durumunda yolcularin güvenligini saglayan etkenlerdir. Emniyet kemerleri, airbag, kapi içi çelik barlar, arabanin darbe emme yapisi vs. gibi.
Pats : Ford’un pasif güvenlik sistemi. Sistem alarm ve immobilizer içeriyor.
Prem Air : Radyatörden gelen havayi filtre ederek zararli ozon gazlarinin %75’ini oksijene çeviren sistem. (Volvo)
PSM (Porsche Stability Management) : Porsche'un kendine özgü, ESP'yle ayni isi gören sistemi...
Partikul : Atik gazlar icindeki kati parcalardir. Buyuklugu onemli degildir.
Pompa-agiz : Dizel motorlarda enjeksiyon pompasi ve agzinin ayni yapi grubu icinde olmasidir. Basinc icin gerekli olan guc, eksantrik milinden gelir. Bu sistem 2000 bara ulasan basinclar verebilir.
Quattro : Audi’nin 4 tekerlekten çekis sistemi.

RDS : Radio Data System: radyo istasyonlarinin dijital iletimi. Otoradyoda radyo istasyonu ve saat dijital gorunur.
Real-Time Cekis Sistemi : Çekis normalde ön tekerleklerdedir. Fakat ön tekerlekler patinaja düserse sistem çekis gücünü otomatik olarak arka tekerleklerede iletir.(Honda HR-V)
size="1">ROZ : Research oktan sayisidir ve MOZ gibi yakitin yanma gucunu belirtir.
SAE : Society of Automotive Engineers
Selespeed : Tiptronic’den farki manuel olmasi.Fakat otomatik ve yari otomatik olarakda kullanabiliyor.
Seramik : Cok hafif bir maddedir. Porsche Turbo ve Mercedes CL 55 AMG'de disk fren malzemesi olarak kullanilir. Avantaji asinmaya karsi dayanikli olmasi ve 300.000km civarinda omru olmasidir. Ayrica agirligi yuzde 60 daha azdir ve surus konforunu arttirir.
SLS : Otomobilin yüksekligini otomatik olarak ayarlayan sistem.(Off Road araçlarda kullaniliyor)
Spaceframe : Audi'nin A8 ve A2'de kullandigi aluminyum yuruyen aksamidir. Dokum ve kaynak hafif alasim parcalar aluminyumla birlestiriliyor. Kapilar ve tamponlar normal celik yapilar gibi vidalaniyor. Spaceframe karoserin, celik karosere karsi yuzde 40'lik agirlik avantaji bulunuyor. Dezavantaji ise kaza sonrasindaki pahali tamir masraflari.
SOHC : Üstten tek egsantrikli motor
SRS : Ek güvenlik sistemi havayastigi/emniyet kemer gergisi.
Super Select : Tekerlek çekisini ihtiyaca göre ayarlayan sistem. Bu sistemde çekis 4 sekilde oluyor.1) Sadece arka tekerleklerden >2)Ön ve arka tekerlekler arasinda dagilim >3) Ön ve arka tekerlekler arasinda esit dagilim >4) Arazi sanzimaniyla devreye giren klasik dört tekerlekten çekis.
SUV : Sportif hobi araci. (Honda HR-V,Toyota Rav4)
TAS(Travel Assist System) : Bu sistem bagli oldugu GSM hatti sayesinde kaza aninda otomatik olarak s.o.s gönderiyor.
TCS(ASR-ETC) : Patinaj (çekiş) kontrol sistemi.
TDI : Turbo Dizel Enjeksiyon.
Tiptronic : Sanziman ister otomatik ister manuel olarak kullanabiliyor.
TPC : Elektronik lastik basinç kontrolu.
Turbo : Motor’a daha fazla hava girmesini saglayan sistem. Gücünü egsoz gazindan alir.
Twin Spark : Silindir basina 2 adet buji.
Vanos : Bmw’nin degisken zamanli subap kontrol sistemli motoru.
VTEC : Honda’nin “degisken zamanli egsantrik mili kontrol sistemli” motoruna verdigi isim.
VVT-I : Toyota’nin “degisken zamanli subap kontrol sistemli” motoruna verdigi isim.
Wankel (Rotary) Motor : Diger motorlardan farki tek silindirli olmasi.
Yakit Hucreli Motor : Hidrojenin oksijenle tepkimeye girmesiyle elde edilen elektrigin elektrik motoru yardimiyla harakete dönüstürülmesi.
Yagmur Sensoru : Optik sensorler, on camin islandigini belirtir ve cam silecekleri calismaya baslar. Bu sirada varsa acilir tavanda kapanir
Yari Otomatik Sanziman : Debriyaj pedalinin olmadigi sanzimandir. Bu gorevi elektronik veya hidrolik pedal yapar, Gunumuzde bircok uretici bu sistemi kullaniyor. En son gelisimi ise Opel corsa'da kullanilan elektronik system Easytronik.
Yukleme basinci: : Bir turbo motorun havayi yanma odasina gangi basincla ittirdigini belirtir. Basinc ne kadar fazla ise, silindire o kadar fazla oksijen ve yakit gider. Guc de ayni oranda artar.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-06, 09:00   #8
jacki

Varsayılan Cvp: Araç Kullanımı için Teknık Bilgiler - Detaylar - İncelemeler


95 - 98 oktan nedir - tasarruf sağlar mı

Reklamlarda bahsedildiği gibi aracınızın performansının artması için yüksek oktanlı benzin alıyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz...

İşte size oktan hakkında bilmeniz gereken en önemli madde: Piyasada satılan araçların (benzinli araçlar) hemen hemen hepsi normal oktan sayıları ile en iyi performansı sağlamak üzere tasarlanmıştır. Dolayısıyla, daha yüksek oktan sayısına sahip bir benzinli yakıt motorunuzun performansını arttırmaz...

Peki nasıl oluyor da akaryakıt . rmaları yüksek oktanlı yakıtın motorunuzun performansını arttıracağını iddia edebiliyor:Bununla ilgili gözden kaçan (veya gözden kaçırılmak istenen !!) durum, yüksek oktanlı yakıtın tüm motorlarda değil fakat bazı özelliklere sahip olan motorlarda az miktarlarda performans artışı gösterebilmesidir.

Bu bahsettiğimiz özelliklerden en önemlisi yüksek performanslı ve yeni tip motorlarda bulunabilen vuruntu-algılama sistemidir (bazı motorlarda oktan-ayar sistemi de bulunur). Yurt dışındaki benzin istasyonlarında satılan benzinler oktan sayısı göz önüne alındığında üç sınıfa ayrılır:- 87 oktan ve altı (regular)- 88-91 oktan (mid-grade)- 92 oktan ve üstü (premium)Aracınız için doğru oktan sayısını nasıl anlarsınız...

Bunu anlamanın tek yolu aracınızın kullanım kılavuzuna bakmaktır. Piyasadaki araçların çoğu “regular” olarak nitelendirilen yakıtlar ile çalışmak üzere tasarlanmıştır. Fakat yüksek sıkıştırma oranları ile çalışan motorlara sahip bazı spor araçlar, eski araçlar ve lüks sınıftaki bazı araçlarda daha yüksek oktanlı yakıtların kullanılması gerekebilir. Fakat paragrafın başında da söylediğimiz gibi hangi benzini kullanmanız gerektiğini anlamak için yapmanız gereken tek şey aracınızın kullanım kılavuzuna bakmaktır.

Daha yüksek oktanlı yakıt motorunuzu daha iyi temizler mi?Akaryakıt istasyonlarında satılan yakıtların hemen hemen hepsinde silindir içindeki birikmeyi önleyici katkı maddeleri bulunur. Motorun temizlenmesine yardımcı olmak bu katkı maddelerinin görevidir ve oktan sayısının bu konuda bir etkisi yoktur.Vuruntu – Oktan sayısı arasındaki ilişki...

Aracınızın motorunu dikkatlice dinleyin... Eğer vuruntu sesi gelmiyor ise aracınızın kullanım kılavuzunda tavsiye edilen yakıtı kullanmaya devam edin. Bildiğiniz gibi vuruntu silindirlerde yanlış zamanda meydana gelen ateşlemeden veya tutuşmadan kaynaklanır ve performanısınızı düşürmesinin yanı sıra uzun süre devam etmesi halinde motora zarar verebilir. Eğer motorunuzda vuruntudan şüpheleniyorsanız daha yüksek oktanlı bir yakıt kullanmayı deneyebilirsiniz. Fakat bunun yerine motorunuzun ateşleme sistemini kontrol ettirmek üzere servise gitmek daha akılcı bir yöntemdir.

Yüksek oktanlı yakıt ile daha çok kilometre yapabilir misiniz?Aracınız, örneğin 87 oktanlı bir yakıt ile çalışmak üzere tasarlanmış ise sizin 98 oktanlı bir yakıt kullanmanız aracınızın aynı benzin ile daha çok yol almasını sağlamaz. Eğer 98 oktanlı bir yakıt kullanmaya başladıktan sonra aracınızın aldığı yol artıyorsa bu, motorunuzun ateşleme avansının tekrar ayarlanmaya ihtiyacı olduğunu gösterir ve bu ayarı yaptırdıktan sonra 87 oktanlı bir yakıt ile aynı verimi sağlayabilirsiniz.

Motor, yüksek oktanlı yakıt ile daha mı kolay çalışır?Bu sorunun cevabı kesinlikle “hayır”dır.Yüksek oktanlı yakıt performansı arttırır mı?Eğer aracınız 87 oktanlı bir yakıt ile çalışacak şekilde tasarlanmış ise daha yüksek oktanlı bir yakıt kullandığınızda motorunuzda bir performans artışı hissedemezsiniz. Daha önce de söylediğimiz gibi eğer hissedilir bir artış oluyor ise bu, motorunuzun ateşleme avansının yeniden ayarlanmaya ihtiyacı olduğu anlamına gelir...

Reklamlarda bahsedildiği gibi aracınızın performansının artması için yüksek oktanlı benzin alıyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz...

Oktan ile ilgili gerçekler:

•Yüksek oktanlı benzin, düşük oktanlı benzinden daha yavaş yanar. Bu yavaş yanma da yüksek devirlerde iken motorunuzda vuruntu oluşmasını engeller. Dolayısıyla yüksek oktanlı benzin, vuruntuya daha dirençlidir.
• Eğer motorunuz düzgün çalışıyorsa ve vuruntu gibi sorunları yoksa daha yüksek oktanlı bir benzin türüne geçmenize gerek yoktur.
• Eğer motorunuzda vuruntu veya aşırı ses var ise bunun sebebi mutlaka benzin olmak zorunda değildir. Bu sorunlar motorun elektronik kontrol sisteminden, ateşleme zamanından v.s. kaynaklanıyor da olabilir. Eskiyen motorlarda (150.000 – 200.000) silindir içinde biriken karbon, silindir içi basıncının normalden yüksek olmasına sebep olarak vuruntu meydana getirebilir. Bu da yüksek kilometre yapmış motorlarda normaldir ve biriken karbonlar temizlenerek bu sorun giderilebilir.
• Günümüz otomobillerinin bir çoğu yakıt enjeksiyon sistemine sahiptir. Bu modern otomobillerin, üretici yüksek oktanlı yakıt kullanılmasını tavsiye etmediği sürece, yüksek oktanlı yakıtla çalıştırılmalarına gerek yoktur.

Oktan ile ilgili yanlışlar

• Yüksek oktanlı benzin ile daha fazla yol alırsınız.Genelde araçlar 87 oktanlı benzin ile çalışacak şekilde dizayn edilmiştir ve aynı miktardaki yüksek oktanlı benzin alacağınız yolu arttırmaz.
• Yüksek oktanlı benzin, motorun daha kolay çalışmasını sağlar.Hayır, sağlamaz.
• Yüksek oktanlı benzin motor gücünü arttırır.Aracınızı daha yüksek oktanlı bir benzin ile çalıştırırsanız güçte hiçbir farklılık olmaz.
• Yüksek oktanlı benzin daha fazla ra. ne edilmiştir – daha iyi bir benzindir.Doğru. Fakat bu fazladan uygulanan ra. ne işlemleri zaten oktan sayısını arttırmak içindir ve yüksek oktanlı benzinin tüm motorlar için daha iyi bir yakıt olacağı anlamına kesinlikle gelmez. Bu işlemler sadece yakıtın içindeki hidrokarbon dizilişini değiştirir ve daha yavaş yanma özelliği katar. Bu ilave işlemler ayrıca . yatı da arttırır!..

Ali Yener
Shell Türkiye Akaryakıt Ürünleri Kalite Sorumlusu

Vuruntu kısaca kontrolsüz yanma olarak tanımlanabilir. Benzin yapısı gereği çok kolay tutuşabilir. Bujinin amacı, sıkışma sonucu artan sıcaklığa bağlı benzin hava karışımı kendi kendine yanmadan önce ateşlemeyi başlatarak yanmayı kontrol altına almaktır.

Motorlardan daha yüksek verim alabilmenin en önemli çözümlerinden bir tanesi, kompresyon oranını artırarak operasyon sıcaklığını yukarı taşımak ve ayni hacimli motordan daha yüksek verim elde etmektir.Ancak yukarıda da değinildiği üzere, yuksek kompresyon oranı, yüksek sıcaklık, kendi kendine tutuşma olasılığını gündeme getireceği için, yakıtın kimyasal yapısında iyileştirmeye gidilerek, kolayca tutuşum eğilimi daha az olan hidrokarbonların oranı artırılır ve bu da oktan cinsinden ifade edilir.

Özet olarak, kompersyon oranı yüksek ve verim arattırmak üzere tasarlanmış modern motorlar, yüksek oktanlı benzinlere ihtiyaç duyarlar.Vuruntunun zararları...

1- Yanma hızı ve basınçların çok yükselmesi nedeniyle, piston ve yataklar üzerine inen darbeler bu elemanların malzemelerinin yorulmasına neden olur.

2- Ani basınç yükselmesi ile meydana gelen basınç dalgaları titreşimlere neden olur. Bu titreşimler ısı kayıpları ve yakıt sar. yatını arttırarak verim ve gücü düşürür.

3- Sıcaklıkların artması, motorun daha fazla ısınmasına neden olur ki bu da vuruntuyu daha fazla şiddetlendirir. Bu ve buna benzer daha birçok zararlara neden olan vuruntu olayını önleyebilmek için, ilk olarak, kullanılan yakıtın kendi kendine tutuşma yeteneğini düşürülmesi sağlanmalıdır. Böylece yakıtın vuruntuya direnci arttırılır. Bu nedenle, ilk çözüm olarak, benzinin vuruntuya daha çok dirençli hidrokarbonlardan teşkil etmeye çalışmak olacaktır. Teşkil edilen benzinin vuruntuya direnci “Oktan Sayısı” denilen bir değer ile anlaşılır. Oktan ÖlçümüBenzinlerin vuruntuya karşı dirençleri hakkında . kir veren ‘oktan sayısı’ değerleri, sıkıştırma oranı değiştirilebilen ve vuruntu değeri elektrikle ölçülen bir benzin motoru (C.F.R-Cooperative Fuel Research Motor) ile saptanır. C.F.R motoru ile yapılan deneyde, oktan sayısı ‘100’ olarak kabul edilen izo-oktan ile ‘0’ olarak kabul edilen normal heptan yakıtları referans yakıt olarak kullanılır. Oktan sayısı saptanacak benzin,

1- C.F.R motoru yakıt deposuna doldurulur

2- Yakıtın motora giriş sıcaklığı ile motor devir adedi,kullanılacak yöntemlere göre belirli değerlerde sabitleştirilir, motordan vuruntuyu haber veren darbe sesleri gelinceye kadar sıkıştırma oranı arttırılır.

3- Oluşan vuruntunun miktarı nokmetre(knockmeter) ile saptanır ve yakıt deposu boşaltılır.

4- Bundan sonra depoya, muayyen yüzdeler dahilinde izo-oktan ile heptan doldurulur. Daha önce saptanmış devir sayısı, giriş sıcaklığı ve sıkıştırma oranı değiştirilmeksizin aynı vuruntuyu meydana getirecek şekilde, izo-oktan ile heptan yüzdeleri değiştirilmek suretiyle deney tekrar edilir.İlk bulunan vuruntuya eşit bir değer ortaya koyan deneyde kullanılmış olan izo-oktan yüzdesi, deney benzinin oktan sayısını verir. Örneğin, aynı vuruntuyu elde edebilmek için %95 oranında izo-oktan kullanılmış ise, deney benzinin Oktan Sayısı 95’dir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-06, 09:01   #9
jacki

Varsayılan Cvp: Araç Kullanımı için Teknık Bilgiler - Detaylar - İncelemeler


Araç Lastiğiniz Nasıl olmalı


Lastik kauçuk kord bezi ve çelik teller ile çeşitli kimyasal maddelerin birleşiminden oluşan ve aracın yer ile temasını sağlayan tek ve önemli parçasıdır.

Lastik içerisine basılan hava vasıtası ile takılı olduğu aracın ve üzerindeki yükün taşınmasını sağlar.



Lastik Hakkında Bilinmesi Gerekenler

SIRT : Lastiğin yer ile temas eden bölgesi.

OMUZ : Sırt ile yanağın birleştiği ve kalın kauçuktan yapılmış bölgesi.

YANAK : Lastiğin topuk ve omuz bölgesi arasında kalan, lastiğe esneklik sağlayan ve üzerinde markalama ve tanıtıcı bilgiler bulunan bölgesidir.

TOPUK : Lastiğin janta temas eden ve sıkıca bağlanmasını sağlayan bölgesidir.


Lastik Performansını ve Ömrünü Etkileyen Ana Faktörler


Hava Basıncı
Uygun olmayan hava basıncı ileride tamiri mümkün olmayacak hasarların yanısıra, lastiğin düzensiz ve erken aşınmasına sebep olur. Hava basıncı lastik soğukken ölçülmeli ve mutlaka araç üreticilerinin belirlediği hava basıncı değerlerine uyulmalıdır.

Rot Ayarı
Aracınızın mekanik ve süspansiyon sistemlerindeki aksaklıklar nedeni ile direksiyon ve araç yönü aynı olmayabilir. Ön düzen bozukluğu sadece lastiklerinizde ekonomik kayba neden olmakla kalmaz aynı zamanda aracınızın süspansiyon ve döner aksamına da zarar vererek zaman içerisinde yüksek mekanik tamir ve bakım masraflarına yol açar.

Balans Ayarı
Jant ve lastiğinizin uygun olarak eşlenmemesi hızlı sürüş esnasında zıplama, vuruntu, salgı, yalpa gibi konforsuzluklar hissetmenize neden olacaktır.
Rotasyon (Yer Değiştirme)
Lastiklerinizin, araçta takılı oldukları her değişik pozisyonda değişik aşınma hareketlerine maruz kaldıklarıdan, periyodik olarak yerlerinin değiştirilmesi ömürlerini artıracaktır.

Diş Derinliği
Sırt bölgesi lastiğinizin yola basan kısmıdır. Lastik eskidikçe çekiş azalır. Zamanla lastiğiniz üzerindeki desen aşınarak kullanılmaz seviyeye gelir. Diş derinliği 1.6mm'nin altına inmiş lastikleri kullanmak, can ve mal emniyeti bakımından tehlikeli oldugu gibi, bir çok ülkede kanunen de yasaktır.

Yük Miktarı ve Yükleme Biçimi
Araç üreticisinin belirlediği, araç taşıma kapasitesi (istiap hatti) üzerinde yüklemeler; lastiğin çabuk ısınmasına ; yanak,omuz ve topuk bölgelerinde arıza vermesine ve hızlı aşınmasına sebep olur.Dengesiz yüklemeler de lastik ömrü üzerinde olumsuz etki yapar.

Fren Ayarı
Fren sistemlerinizi araç üreticisinin tavsiye ettiği aralıklarla kontrol ettiriniz. Ayarsız frenler,lastiklerde düzensiz ve hızlı aşınmalarına neden olur. Ani ve sert frenlemelerde kuvvet dağılımı lastiğe göre farklı olacağından, blok tipi aşınma olması ihtimali artar.

Araç Kullanım Şartlarına Uygun Lastik Seçimi
Araç el kitabında belirtilen ebat ve kat muadilindeki lastikler kullanılmalıdır.

Araç Hızı
Araç kullanım hızı arttıkça lastiğin sıcaklığını yükselmesi sebebiyle sırt kauçuğu normale göre daha çok aşınma gösterir.

Lastik Eşlemeleri
Aracın tüm lastiklerinin aynı ebat ve yapıda olması gerekir. Aynı aks üzerinde farklı yapı, desen ve aşınmada lastik takılması halinde araç performansı olumsuz etkilendiği gibi lastik düzensiz ve hızlı aşınır.

Yol ve İklim Şartları
Düzgün olmayan yol yüzeylerinde ve sıcak yaz aylarında lastik normale göre daha çok aşınma gösterir.

Lastik Performansı ve Ömürleri
Bu faktörlere ilave olarak araç kullanıcısının sürüş ve fren kullanım alışkanlıkları ile aracın bakım seviyesi gibi diğer faktörlere de bağlı olarak değişiklikler gösterebilir.
Tavsiyeler


*Bozuk satıhlarda yüksek hız yapmayın.
*Uzun yola çıkarken ve araç yüklüyken hava basıncını 2 PSI artırın.
*Stepne lastiğinizin basıncını da düzenli olarak kontrol edin.
*Kışın diş derinliğinin 3 mm'den az olması çekişi olumsuz etkiler.
*Aracınızı uzun süre kullanmayacaksanız, aracınızı takoza alın.
*Lastiğinizi parlatmak için petrol ürünleri içeren deterjan veya cilalar kullanmayın.
*Aynı aks üzerindeki lastiklerdeki farklı hava basınçları, aracın düşük hava *basınçlı lastik tarafına doğru çekmesine neden olur.
*Lastiğinizi kaldırım kenarlarına ve sivri yüzeylere çarpmaktan kaçının.
*Diş derinliği 1.6 mm ye düşen lastikleri mutlaka değiştirin.
*Karlı ve buzlu yollarda lastiğinizin hava basıncını kesinlikle düşürmeyin.
*Kullanmadığınız lastikleri şişirilmiş olarak depolamayın.
*Subap kapaklarını kapalı tutun.
*Su ve fırça kullanılarak yapılacak temizlik lastikteki kimyasalların koruyucu bir film tabakası oluşturmasına yardımcı olur.


Kış Koşullarında Araba Kullanımı


Kış Koşullarında Araba Kullanmanın Zor Olduğu Düşünülür Oysa ki… Yılın soğuk kış ayları araç sürücüleri için birçok sorunu da beraberinde getirir .Oysa ki kar yağışıyla birlikte kayganlaşan zeminlerde biraz dikkat ve beceri ile her türlü zorlu koşulun üstesinden gelmek mümkün.

İşte dikkat etmeniz gereken başlıca noktalar:


•Görüş
•Hazırlık
•Yolda
•Sürüş
•Riskler

GÖRÜŞ: Bir sürücünün temizlik açısından en titiz olması gereken nokta görüş açısını en iyi seviyede tutmasına imkan sağlayacak cam ve aynalarıdır. Sürüş esnasında etrafınızı temiz bir camdan izlediğinizden emin olun. Güvenlik ile görüş paraleldir,unutmayın. Güvenliğiniz için görüş mesafenizin iyi olması gerekmektedir. Yola çıkmadan,otomobilinizin camlarında birikmiş olan su birikintilerini ve karları mutlaka temizleyin. Hareket halinde iken otomobilinizin tavanında birikmiş olan kar parçalarının arkanızdaki otomobilin görüş açısını olumsuz etkileyeceğini düşünerek, seyir halinde olmadan otomobilinizin tavanını temizlemeyi unutmayın.

HAZIRLIK: Yola çıkmadan önce hazırlık yapın. Emin olmanız gerekenler, aracınızın altında bulunan lastiğin kış lastiği olması , radyatördeki antifriz ve su karışımı ile akü kontrol leridir. Standart lastiklerinizi kışın zorlu hava şartlarında kullanmak,lastiklerinizin ömrünü azaltmak demektir. Kış aylarında yüksek performans elde etmek için dizayn edilen lastiği yazın kullanmak, onun daha çabuk aşınmasına ve bir sonraki kış döneminde performansının düşmesine yol açar.En doğrusu kasım ayında kış lastiklerinizi taktırmak,bir sonraki kış döneminde kullanmak üzere nisan ayında çıkartmak olacaktır. Aracınızın radyatöründeki antifriz ve su karışımının ideal ölçüsü her birinin eşit ölçüde olmasıdır. Bu karışımdaki ölçünün değişmesi, sıcak ve soğuk koşullarda aracın performansını olumsuz yönde etkileyecektir. Örnek vermek gerekirse, aracın radyatörüne saf su koymanız durumunda su sıfır derecede donacaktır. Oysa ki, bu suyun içine aynı ölçüde antifriz katarsanız, yeni karışım eksi 37 dereceye kadar donmayacaktır. Çok soğuk hava koşulları, akünün performansını % 50 düşürür. Akü bitmeden önce size küçük bir uyarı verir. Güç durumda kalmamak için bir uyarı hissettiğinizde akünüzü hemen kontrol ettirin. Aracınızdaki akünüzü, üç yıldan daha fazla bir süredir kullanıyorsanız, kış başlamadan önce servis istasyonunuza uğrayıp kontrol ettirmenizde büyük fayda var. Bu arada akünüzün araç kabl olarıyla temas eden uçlarının temizliğine dikkat edin. Oksitlenmişlerse temizleyin.

YOLDA: Araç kullanırken hızlı manevra yapılması gerekebileceğini akıldan çıkartmamak ve hareketleri zorlaştırmayacak rahat giysiler giymek çok önemlidir. Kalın giysiler, hareketleri zorlaştıracağı gibi,emniyet kemerinin etkisini de azaltır. Motoru çalıştırdıktan sonra birkaç saniye beklemenin gerekli olduğu düşünülür oysa ki motoru çalıştırdıktan sonra hemen harekete geçmek katalizatörü daha hızlı ısıtacağından daha çabuk devreye girmesini sağlar. Araç içerisinde oluşabilecek buhardan kurtulmak için havalandırmayı açıp ön cama vermeniz ve camlarınızı açarak hava sirkülasyonu yapmanız gerekmektedir.

SÜRÜŞ: Normal hava şartlarında gösterilen dikkatin daha fazlası gösterilmeli ve öndeki araçla aradaki takip mesafesinin mümkün olduğunca çok bırakılması gerekmektedir bu sayede fren yapılması gerektiğinde uzayacak fren mesafesinden sürücü olumsuz yönde etkilenmeyecektir. Yumuşak karda ise tam fren duruş mesafesini kısaltacaktır çünkü ön tekerlekler bir kürek işlevi görecek ve aracın önünde kar birikmesini sağlayacaktır. Başlangıçta bu durum bir avantaj gibi görünse de ileride biriken kardan çıkmak sürücüye zora sokacaktır.

RİSKLER: Buzlanma riski rüzgara açık olan yerlerde daha çok olacaktır bu yüzden ilerlemekte olduğunu zeminin altında buzdan bir kütle olabileceğini akıldan çıkartmamak gerekiyor. Buzlanmanın olabileceği düşünülerek virajlarda hızın düşürülmesi ve direksiyonun mümkün olduğunca yavaş çevrilmesi gerekmektedir. Yokuşlara hızlı girilmesi ve aracın hareket enerjisinden faydalanmaya çalışılmalıdır


Kış Aylarında Güvenliğiniz İçin İpuçları


Kış lastiklerinin diş derinliğinin 3mm'nin altında olmaması güvenlik açısından önemlidir. Kışın geniş tabanlı lastikler kullanmayın. Aksi taktirde,yerle temasın kesilmesi,yani kızaklama(aquaplaning) riski ortaya çıkar.

Yüksek hızlarda yağmur sularıyla kaplı yüzeylere girildiğinde aquaplaning yani su yastığı üzerinde kızaklama,kayma ile karşılaşmanız çok normaldir. En doğru yöntem, yolun iyi belirlenmesi, hızın azaltılması ve takip mesafesinin arttırılmasıdır

Fren yaparken
Güvenli bir şekilde durabilmek için frene hafif hafif basın. Kızaklamada basıncı azaltıp tekrar arttırın. ABS fren donanımı varsa pedala tam basınç uygulayın. Ayrıca,ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalıdır. Karlı zeminlerde, her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalıdır. Yokuşlarda önceki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönünde çevirmeniz gerekir.

Sis yoğunlaşıyor
Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken , yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin.Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Sis varken yola çıkmamak en doğrusu olacaktır.

Kış şartlarında aracınızı çalıştırırken daha özenli olun.
Öncelikle, sileceklerinizin cama yapışıp yapışmadığını kontrol edin. Aracınızın bütün ışıklarını kontrol edin.Farlarınız her zaman temiz olmalıdır. Farlarınızı gün boyu açık tutun. Unutmayın kışın zorlu hava şartlarında görüş mesafeniz daha az olacaktır. Farların yayacağı ışık ile önünüzdeki aracı daha kolay seçebileceksiniz. Ancak, otobanda asla park ışıklarınızı kullanmayın aksi taktirde hızınız diğer sürücüler tarafından yanlış algılanabilinir. Aracınızın ısıtma sistemlerinin iyi çalıştığından emin olun. Camlar buz tutmuşsa otomobilinizi alçak devirde çalıştırın, kabin içindeki ısı camdaki buzu çözecektir.
Aracınızı kar yağarken park alanına geri geri park edin. Park yerinden çıkarken ileriye yapacağınız manevra daha kolay olacaktır.


Kış Lastiklerinin Standart Lastiklere Göre Avantajları

Kış lastikleri tüm bir kış sezonu boyunca, Kasım’da aracınıza takıp Nisan'da çıkarabileceğiniz ve bu süre içerisinde kötü hava koşullarından dolayı oluşabilecek risklere karşı sizi güvenle koruyacak lastiklerdir.

Dolayısıyla kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yola tutunmayı sağlayıp zorlu kış koşullarına mükemmel cevap verebilmektedirler.



Snoways II, öncelikle Avrupa ülkelerinin zorlu iklim koşulları öngörülerek hazırlandı.Tasarımında, kışın değişken ve elverişsiz koşulları belirleyici oldu.İşte Snoways II’yi zor koşulların üstün performanslı lastiği yapan özellikler:

1) Karlı ve buzlu zeminlerde üstün yol tutuş ve fren emniyeti
2) Üstün su tahliye ve ıslak zeminde çekiş yetenekleri
3) Yağmurlu havalarda en üst seviyede sürüş güvenliği

Kış şartlarında güvenlik ve performans arayan kullanıcıların taleplerini tam olarak karşılayan lastik Snoways II’dir.Deneyin siz de üstün performansı hissedeceksiniz!

Kış lastiklerinin avantajları


• Normal lastiklere göre farklı sırt desen tasarımı ve sırt karışımı ile hazırlanan kış lastikleri özellikle sıfırın altındaki hava sıcaklıklarında bile yumuşak ve dayanıklılığını koruyacak bir yapıya sahiptir.
•Karlı ve buzlu zeminlerde lastiğin, yola tutunmasının ve çekiş yeteneğinin standart lastiklere göre daha iyi olması için , sırt desen tasarımı ince lameli ve geniş bloklu olarak tasarlanmıştır.
• Kış lastiklerinde bulunan kış şartları için tasarlanmış özel omuz profili ıslak ve karlı zeminlerde yüksek yol tutuş elde edilmesini sağlar.
• Sırt deseninin ve omuz bloklarının dişli yapısı karlı zeminlerde ilave çekiş sağlar. Bunun yanı sıra özellikle silikalı sırt karışımı ve kılcal kanallı blok yapısı kullanılarak ıslak zeminde mükemmel yol tutuş sağlar.


Merak Edilenler


Kış lastiği sadece karlı ve buzlu zeminlerde mi kullanılır?
Kış lastikleri tüm bir kış sezonu boyunca, Ekim'de aracınıza takılıp Nisan'da çıkarılabilecek ve bu süre içerisinde kötü hava koşullarından dolayı oluşabilecek risklere karşı sizi güvenle koruyacak lastiklerdir.

Dolayısıyla kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yere tutunmayı sağlayıp zorlu kış koşullarına çok mükemmel cevap verebilmektedirler. Aynı zamanda, kuru ve ıslak zeminlerde ise performanslarında herhangi bir azalma olmaksızın güvenle kullanılırlar. Islak zeminlerde ise suyu en hızlı bicimde tahliye ederek ve lastigin yolla temasının devamlı olmasını saglayarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini en aza indirir.

Diş derinliklerinde sınırlar nedir?

Diş derinligi 1.6mm'ye dusen lastiklerin degistirilmesi, kış mevsiminde ise dis derinliklerinin en az 3mm olmasina dikkat edilmesi gerekir. Kış lastikleri kış sezonunun bitmesiyle Mart-Nisan aylarında araçlardan çıkarılmalı ve bir sonraki sezonda kullanım için karanlık ve rutubetsiz bir ortamda saklanmalıdır. Eğer evlerin balkonlarında saklanacaksa, siyah kalın bir naylon torba içerisine konulmalıdır.

Bu lastikleri yaz aylarında kullanmanın sakıncaları nelerdir?
Kış lastikleri yazın kullanıldığında kullanılan sırt karışımının özelliğinden dolayı diğer lastiklere oranla daha çabuk aşınır ve gürültü seviyesi artar. Kış aylarında yüksek performans elde etmek için dizayn edilen lastiği yazın kullanmak, onun daha çabuk aşınmasına ve bir sonraki kış döneminde performansının düşmesine yol açar.

Kış lastiklerinin standart lastiklere göre avantajları nelerdir?

En önemli avantajı düşük sıcaklıklarda özelliğini kaybetmeyen özel sırt karışımı ile kış koşullari için üretilmiş olmalarıdır. Ayrıca sırt desenin ve omuz bloklarının dişli yapısı karlı zeminlerde ilave çekiş sağlar. Bunun yanı sıra özellikle silikalı sırt karışımı ve kılcal kanallı blok yapısı kullanılarak ıslak zeminde mükemmel yol tutuş sağlar
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-06, 09:01   #10
jacki

Varsayılan Cvp: Araç Kullanımı için Teknık Bilgiler - Detaylar - İncelemeler

NOS nedir

(Nitrous Oxide System)

Nitrous Oxide Sistemi'nin çalışma prensibi ve mantığı, emme manifoldundan içeri daha fazla ve soğuk hava alınabilmesini sağlamaktır. Basınçlı bir tüp içerisinde bulunan nitrojen ve oksijen gazı, otomobil içerisinde bulunan bir düğme ile kontrol edilerek istenildiği zaman aktif hale getirilebilir.

Sistem çalıştırıldığı anda, tüpün içinde soğumuş ve hacimce küçülmüş hava motora daha rahat ve miktar olarak da daha fazla girebilmektedir. İçeri girince, motorun sıcaklığıyla genleşen havaya, aynı anda fazla miktarda da benzin takviyesi yapıldığında, silindirler normalde alabileceğinden daha fazla hava ve benzin karışımı aldığı için daha güçlü bir patlama olur ve daha yüksek bir güç oluşur.

Nos sistemlerinde aracın bazı destekleyici parçalarının değişmesi gereklidir. Örneğin benzin yakıt oranının düzenlenebilmesi için elektrikli benzin pompası kullanılması şarttır. NOS modifikasyonunu yapan çoğu tuning firması bu sistemi ancak "tam gaz" durumundayken açılacak şekilde ayarlarlar. Bu sayede herhangi bir unutkanlık sebebiyle üzücü bir kazaya sebep olunması önlenmiş olur.

Nos, insanların tercihleri ve araç özelliklerine uygun bir şekilde yapılır. Araçların mekanik bölümleri bizlerin yaptığı diğer modifikasyon işlemlerini kaldırabilecek niteliktedir, fakat nos'un kuvveti doğru şekilde kullanılmadığı takdirde aracın aktarma organları (debriyaj, diferansiyel, şanzıman) veya motor üniteleri zarar görebilir. Çok önemli bir nokta da Nos'un açık kalma süresinin 5-8sn civarlarında olması gerektiğidir. Aksi taktirde 'fazla güç göz çıkartmaz mantığı' tersine işleyebilir.

Nos, genelde 1.viteste kullanılmaz. Zira 1. vites oranı zaten çok kısa olduğu için çoğu arabanın gücü 1.vites için yeterlidir. Hatta patinaj yaptırmamak için gaza tamamen basmazsınız bile. İşte bu durumda Nos sisteminin de kullanımı anlamsızdır. Patinaja maruz kalmamak için Nos ancak 2. veya 3. viteslerden sonra kullanılır. Birden bire artan performansın, aracı sizin kontrolünüzden dışarı çıkaramayacağı durumlarda yani. Yoksa 1. veya 2. viteste bir arabayı zaptetmesi (sonuna kadar gaza basıyorsanız) biraz zor olabilir

Son olarak, unutmamak gerekir ki kontrollü bir kullanımda Nos çok keyiflidir. Ancak yanlış kullanıldığında motor bloğunu kucaklayıp servise gitmek kaçınılmazdır.

Diğer birkaç not:

Maliyet olarak Nos, yaklaşık 500-600 dolar civarındadır.

Verimli bir Nos uygulaması için sistemin en azından 1500-2000 devirlerinden yukarıda kullanılması tavsiye edilir.

Nos uygulamaları için 92 veya daha üzeri oktanlı kurşunlu veya kurşunsuz benzin kullanılması önerilmektedir. Türkiye'deki süper benzinler 95 oktandır. Fakat normal benzin'in oktanı düşük olduğu için, normal benzinli araçlarda Nos uygulaması süper benzinlilerdeki kadar verim sağlamamaktadır
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat