|
||||
|
|
|||||||
|
|
#26 (permalink) |
|
Gidiş mi, Dönüş mü...
![]() ![]() Giriş Tarihi: 01-02-2006
Yaş: 18
Mesajlar: 4,797
Rep Puanı: 14754858
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Honore De Balzac (1799 - 1850)
Honore De Balzac (1799 - 1850) 1799�da Tours�da dünyaya geldi. Basası Bernard François Balss elli bir yaşındayken on dokuz yaşındaki bir genç kızla evlenmişti; Balzac�ın imparatorluk yönetiminde memur olarak çalışan ve Fransız Devrimi�nin evladı olan babası Bernard François Balss elli bir yaşındayken, ondokuz yaşındaki bir genç kızla evlenmişti. Bu evlilik 1799�da Tours�da doğacak olan Balzac�ın tüm yaşamı boyunca derin izler bıraktı. Zira Balzakc�ın romanlarında kötü evlilik yapmış kadınlar, özel yaşamın dramları ve çiftlerin yozlaşması vardı. �Dönemin ilerici ideallerine bel bağlamış liberal bir babanın karşısında, kuşkusuz zorla doğurmuş çocukları fazla sevmeyen ve yalnız bir yaşamın üzüntüsüyle kendi içine kapanan bir anne yer alıyor� Balzac�ın yaşamının ilk dönemlerinde. Aile 1814�te Paris�e taşındı ve Honore de Charlemagne Lisesi�nin öğrencisi oldu. Babası onun noter olmasını istiyordu. Fakat Balzac babasının çizdiği hayatın dışına çıkarak, önce Hukuk okudu ve sonra da yazar olmaya karar verdi. Dönemin siyasi şartları ve moda olan Saint-Simonculuk onu da etkilemişti. Liberal bir babanın karşısında dönemin solculuğunu yaşamak Balzac�ın hayatında yalnızlık ve yoksulluğa sebep oldu. Ve bu da yazarlık hayatı boyunca etkin olacak ikinci durumu doğurmuştu. İlk eseri Cromwell bir tiyatro eseriydi. O dönemde edebiyatta başarılı olmak için tiyatro eserleri yazmak, hikaye ile uğraşmak gerekiyordu. Cromwel de böyle bir şartta ortaya çıktı. Fakat eser tam bir başarısızlık örneğiydi. Bu dönem parasızlık dönemiydi Balzac için. O da takma adlarla kısa romanlar yazıyordu. Bu romanların genel karakteri de romantizme yergi içermesiydi. Bu sıralar özel hayatı da çok çalkantılı geçiyordu. İki kız kardeşi evlendi ve bunlardan Laurence, evlilikte bir cehennem hayatı yaşadıktan sonra 1825�te terk edilmiş olarak öldü. Balzac�ın hayatının üçüncü aşaması da bu dönemde gerçekleşti. Kendisinden oldukça yaşlı bir kadın olan Laure�de Berny�e aşık oldu. �Bu kadın onda her şeyin yerini tutacaktı; anne, metres, onu topluma sokan ilk kişi ve yapacağı tehlikeli girişimlerdeki mali destekçisi. Madame Balzac, karışlaştığı ilk �otuz yaşındaki kadın� idiyse, Madame Berny de Balzac�ın dünyasından hiç çıkmayan, olgun, çoğunlukla hayal kırıklığına uğramış (kendileri çoktan yaşadıkları halde), esas olanı öğrettikleri genç insanları seven bütün o kadınların modeliydi: Madame de Mortsauf (Vadideki Zambak) veya Madame de Bargeton (Sönmüş Hayaller).� İşte böyle bir zeminde özel yaşamı ile edebi kişiliği arasında gidip gelen hayatı onun ilerideki eserlerinin de ilhamı olacaktı. Zira bu dönem çok başarısız bir edebi yaşam söz konusuydu. Ve bundan sonraki hayatı da başarısızlıkların yargılanması üzerine inşa edilecek ve ileriki eserler de bu dönemin karakterleri çok usta bir üslupla anlatılacaktı. Başarısız birkaç iş denemesinden sonra Balzac, �Şuanlar� adlı eserini kaleme alır. Bu eser tarihi bir romandır. Bunun hemen akabinde evlilik müessesesini sorgulayan Evliliğin Fizyolojisi ve Özel Yaşamdan Sahneler�i yayımlar. Yine bu dönemde Le Voleur�da �Paris Mektupları� adlı politik fıkralar yazmaya başlar. Modern gazeteciliğin doğuşuna tekabul eden bu dönemde, Balzac bir hayli ünlenir. Onun hayatında hep yer edecek bir meslektir artık gazetecilik. Otuz yaşının üzerinde gerçekleşen bütün bu olaylar, �bütünleşme ve onaylanma� düşleri olan Balzac�ı kamçılar ve çok cüretkar bir tutum içine sokar. Sık sık aristokratik çevrelere girip çıkmaya başlar. Ve hatta metres olarak Castries markizini isteyecek kadar götürür onu. Balzac, bütün bunların verdiği hızla, günde on sekiz saat çalışmaktadır; haziran 1832�de delirmenin eşiğine gelir. Otobiyogratif bir roman olan Louis Lambert bu bunalımın izlerini taşır; yaralanmış, coşkulu ve romantik bir entelektüel tip olan Louis delirerek ölür. Balzac aslında bu gidip gelmeler arasında artık bir efsaneye dönüşmüştür. Romanlar birbirini izler. Ve esas önemli olan dönemin şartlarıyla ilgili tahlilleridir. Balzac�a göre Fransız Devrimi adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri son vermek bir yana bunları daha güçlendirmiş, binlerce insanı dışlamış, marjinalleştirmiştir. �sefalet nedeniyle suç işleyenler, gelecekten umudu kalmamış gençler, Napolyon yasalarıyla çocuklaştırılmış kadınlar. Modern dünya acımasızdır; erkekler ve kadınlar bu dünyada acı çekmektedir. Liberalizm bencilliklerin artışını ve çıkarcı ahlakı teşvik etmiş bir yalandır. Köy hekimi (Köy Hekimi romanından) Benassiz, birey olarak acı çekmiş olduğu için, içinde bulunduğu toplumu eleştirel bir biçimde yansıtma gücüne sahip yaralı bir yürektir; Balzac�da en romantik olan şey acının vicdanı yarattığı gerçeğidir.� Gerçek dünyada yolunu şaşırmış dahi bir delinin arayışı olan Mutlak peşinde�de kişinin yıkıcı güçlerini ele alır. Artık bir nevi kendini anlatmaya çalışır Balzac. Bu dönemden sonraki romanlarında hep bu izleri taşır. Ve en önemlisi başarısız dönemdeki kahramanları geri döndürerek onları yeniden hayata geçirmeye çalışır. Ve bu onun meşhur �İnsanlık Komedisi� modelini yaratacaktır. Bu yeniliği ilk �Goriot Baba�da uygulamaya geçirir. 1835�de La Chronique de Paris adlı bir gazeteyi satın olar. Fakat yine hızla yazmaktadır. Gününün çoğunluğunu yazmakla geçiren Balzac yine çıldırı noktasına gelir ve bu dönemde Vadideki Zambak ortaya çıkar. Hemen akabinde de bir kriz geçirir. Yine onun hayatında önemli bir yer işgal eden �sevgili� diye andığı Madame Berny ölür. La Chronique de iflas eder ve Balzac ile yayıncı Bulloz arasında ciddi sorunlar çıkar. 1836 sonunda �Yaşlı Kız�ı La Presse�e on iki fasikül halinde yayımlatarak yeni bir gazeteciliğin başlangıcını oluşturur. Balzac bir hayli yıpranmıştır artık. Fakat İnsanlık komedyası�na hızla devam eder. Bu arada üç sayı çıkacak bir gazetenin sahibi olur. 1845�te İnsanlık Komedyası için bir taslak hazırlar. Bu taslakta 137 roman ve 2000 kişilik karakter söz konusudur. Fakat Balzac bu projeyi hayata geçiremeden 18 Ağustos 1850 yılında ölmüştür. Ömrünün son döneminde kaleme aldığı Cesar Brittoeau, Bette Abla, Esrarlı Bir Vakıa, İki Gelinin Hatıraları ve Kibar fahişeler onun doruk noktaya çıktığı romanlardır. Bu romanlar aynı zamanda romantik çağın gündüz ve geceden oluşan iki yüzüyle gösterdiği ve artık geceden başka bir şey olmayan bir dünyanın kesin kararmasını anlatan romanlardır. Yani kısaca Balzac romantik çağın sonunun romanın yazar ve arkasında bir çok haciz davası bırakarak ölür. |
|
|
|
|
|
#27 (permalink) |
|
Gidiş mi, Dönüş mü...
![]() ![]() Giriş Tarihi: 01-02-2006
Yaş: 18
Mesajlar: 4,797
Rep Puanı: 14754858
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Charles Dickens (1812 - 1870)
Charles Dickens (1812 - 1870) Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens, küçük yaşlardan itibaren sefaletle tanıştı. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. 15 yaşında bir avukatın yanına giren genç Dickens, öğrenmeye meraklı olduğu için boş zamanlarında stenografi öğrendi. 1835 yılında Morning Chronicle gazetesine stenograf olarak girdi ve 1835�te �Boz� takma adıyla �Boz�un Karalamaları� başlığında notlar yayımlamaya başladı. 1837�de ise esas onu ünlendirecek olan �Bay Pikvik�in Serüvenleri� adlı kitabını yayımladı. Aynı yıl içinde Catherine Hogarth ile evlendi. 1840 yılında ölen baldızı Mary�e ithaf ettiği Antikacı Dükkanı romanını yayımladı. 1840-41�de Amerika�ya gitti ve burada büyük bir coşkuyla karşılandı, ama �Genel Okur İçin Amerika Notları� kendisini o kadar içtenlikle ağırlamış olanlarda şiddetli tepkilere yol açtı. 1843 ile 1846 arasında bol bol seyahat eden Dickens, bu seyahatlerde dönemin ünlü yazarlarıyla tanışma fırsatı buldu. Bu dönemde yine Daily News gazetesini ve Household Words dergisini çıkardı. 1858 yılında karısından ayrılan Dickens, b dönemden itibaren yine sık sık seyahate çıktı, konferanslar verdi. Ama çok yoruldu ve Gadshill�deki evinde istirahate çekilmek zorunda kaldı. 1870�te de şöhretin zirvesindeyken öldü. |
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
Gidiş mi, Dönüş mü...
![]() ![]() Giriş Tarihi: 01-02-2006
Yaş: 18
Mesajlar: 4,797
Rep Puanı: 14754858
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Walter Scott (1771 - 1832)
Walter Scott (1771 - 1832) Walter Scott, 15 Ağustos 1771�de İskoçya�nın Edinburgh kentinde doğdu ve hukuk tahsilini bitirene dek bu kentte yaşadı. Edinburgh barosuna kabul edilmesine rağmen, onun merakı folklor ve halk şarkıları üzerineydi. 1803�deki ilk çalışması İskoç halk şarkılarını konu edinen üç ciltlik bir incelemeydi. Kendisi de 1805�den sonra İskoç folklorüne ve efsanelerine dayanan romantik şiirler yazdı. Ancak o yıllar İngiltere�sinde romantik şiire damgasını vuran iki ateşli şair; Lord Byron ve Percy Shelley vardı. Scott�un bu alanda onlarla boy ölçüşmesi mümkün değildi. Folklor ve efsaneleri romana taşıdı Scott. 1814 yılında �Waverly� adlı romanını yayınladı. Fakat bu yıllarda, roman, edebiyatın düşük bir türü olarak değerlendirildiğinden, 1827�ye kadar üstlenmedi yazdıklarını. Saray tarafından �baron� unvanına layık görülen ve adı �Sir� eki ile birlikte anılan Walter Scott�un ilk romanları, Waverly dönemi romanları olarak bilinir. Kitaplarının halk tarafından sevildiğini ve çok sayıda okuyucuya ulaştığını �sağlığınsa� gören yazarlardandır Scott. Ne var ki, maddi durumu, yanlış yatırımları nedeniyle hep kötü olmuş, hayatının büyük bir bölümünü borçlarını ödemekle geçirmiştir. Hepsi de İskoç tarihindeki olaylardan esinlenerek yazılan Waverly romanlarından, 1820 tarihli �Kara Şövalye� ile İngiltere tarihine geçer ve ilk dönemini noktalar. 1823�de yazdığı �Quentin Durward�ın konusu ise Fransız Devrimi�ne aittir. Sıkışan maddi durumunu düzeltmek için 1826�dan sonra -aceleyle- yazdığı romanları edebi açıdan başarılı olmamakla birlikte, Walter Scott adı, onların da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasına yetmiş, yazar borç yükünden kurtulmuş ama sağlığını yitirmiştir. Tedavi için gittiği İtalya�da da derdine derman bulamayan Sir Walter Scott�un ölüm tarihi, 21 Eylül 1832�dir. |
|
|
|
|
|
#29 (permalink) |
|
Gidiş mi, Dönüş mü...
![]() ![]() Giriş Tarihi: 01-02-2006
Yaş: 18
Mesajlar: 4,797
Rep Puanı: 14754858
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Stephen King (1947 - .... )
Stephen King (1947 - .... ) �Korku-gerilim türünün en çok satan yazarı� unvanına sahip olan yazar Stephen King, 1947'de ABD / Portland'da dünyaya geldi. Annesi ve babası ayrıldıktan sonra, ağabeyi David ile annesinin yanında büyüdü. 1970�lerden bu yana 60 adet kitabı yayımlanan ve kırk milyonun üzerinde hayranı olan Stephen King, ilk hikayelerini 1963�te henüz 16 yaşındayken yazdı ama bunları ancak 20 yaşındayken yayımladığı �Startling Mystery Stories� adlı toplama kitabında kullanabildi. Zamanla kısa öykülerden romanlar yazmaya başladı. Ardından da senaryo çalışmalarına yöneldi ve senaryosunu yazdığı bazı filmlerde oyunculuk ve yönetmenlik de yaptı. 1971 yılının Ocak ayında kendisi de bir yazar olan Tabitha King ile evlendi. 1973 yılı baharında "Göz" adlı romanını yayınlayan King, 1974�te Colorado�ya taşındı ve burada "Medyum" adlı kitabını yazdı. 1975 yazında yeniden Maine�e dönen King, aynı yıl içinde �Mahşer� adlı yapıtını kaleme aldı. Kariyeri boyunca "Kujo", �Hayvan Mezarlığı�, �Christine� ve �Sadist� gibi ülkemizde de büyük hayran kitlesi oluşturan birçok korku romanına imza attı. King'in ayrıca, masalsı bir fantezi kitabı olan �Ejderha�nın Gözü� ve �Kara Kule� serisi de en sevilen eserleri arasında yeralıyor. �Esaretin Bedeli� ve �Yeşil Yol� gibi başyapıt denilebilecek güzellikteki sinema filmlerinin yazarı olan King'in, belki de en büyük başarısı �sinematografik roman� tarzını uygulamaktaki başarısı oldu. Yazarın ilk sinema uyarlaması Brian De Palma tarafından, 1976 yılında çekilen �Carrie''oldu. O zamandan beri sinema sektörü ve TV dizileri için bitmez tükenmez bir kaynak oldu ve bu sayede de en zengin yazarlar arasına girdi. King, 1981�de yazdığı ve Amerikan edebiyat ve sinemasında korku öğesinin nasıl işlendiği ile ilgili ayrıntılı ve karşılaştırmalı analizleri içeren ancak henüz dilimize çevrilmeyen inceleme kitabı �Dance Macabre� ile Hugo B.N. Ödülü�nü, 1999�da da �Bag of Bones� adlı romanıyla Bram Stoker Ödülü�nü aldı. Stephen King'in roman ve filmlerini çekici kılan, orta sınıftan saygın insanların sakin, sessiz dünyasını, merkeze uzak kasabalardaki pastoral hayatı, inançlı muhterem kişileri, doğanın olanca renklerini, kimi zaman insana en yakın canlı türlerini gerçekçi ayrıntıları ihmal etmeden kullanması oluyor. Üstelik korku klasiklerine göndermeler yapmayı, metnini aşırılıklardan korkmadan ama apaçık ve tamamlanmamış bir biçimde kurmayı da ihmal etmiyor. Estetik ile gündelik yaşam arasındaki uzaklığı yok ederek çağdaş ABD toplumunun kalbine ulaşıyor King, kapitalist toplumlarda yaşayan orta sınıfların evrensel endişelerini yakaladığı için etkilediği coğrafya genişliyor, bize kadar ulaşıyor. Eserleri: ********ın Döngüsü (Altıkırkbeş Yayınları- Şubat 2001), Rüya Avcısı (Altın Kitaplar- 2001) ,Yüzyılın Fırtınası (İnkılap Kitabevi- 2001), Büyücü ve Cam Küre /Kara Kule 4 (Altın Kitaplar- Mart 1999), Gece Yarısını Dört Geçe (Altın Kitaplar- Ocak 1999), Gece Yarısını İki Geçe (Altın Kitaplar- Haziran 1997), Uykusuzluk (Remzi Kitabevi- Aralık 1996), Ruhlar Dükkanı (Altın Kitaplar- Nisan 1996), Ejderhanın Gözleri (İnkılap Kitabevi; 1995), Çorak Topraklar Kara Kule 3 (Altın Kitaplar- Kasım 1994), Hayaletler Beldesi Kara Kule 3 (Altın Kitaplar- 1994), O (Altın Kitaplar- 1994) ,Göz (Altın Kitaplar- Kasım 1993), Kara Kule (Altın Kitaplar- Nisan 1993), Christine (Altın Kitaplar- Ocak 1993), Şeffaf (Altın Kitaplar- 1988), 3�ün Çizgileri /Kara Kule 2 (İnkılap Kitabevi- 1987), Kujo (Altın Kitaplar- 1982), Çağrı (Altın Kitaplar- Güz 1979 Sinemaya Uyarlanan Eserleri: Carrie (1976-Brian De Palma), The Shining (1980-Stanley Kubrick), Pet Sematary Hayvan Mezarlığı (1989-Mary Lambert), The Shawshank Redemption - Esaretin Bedeli (1994-Frank Darabont), Thinner (1996-Tom Holland), Ghosts (1997-Stan Winston), Night Flier (1997-Mark Pavia), Apt Pupil (1998-Bryan Singer), The Green Mile -Yeşil Yol (1999-Frank Darabont), Hearts in Atlantis - Gizemli Yabancı (2001-William Goldman), Dreamcatcher - Rüya Avcısı (2002-Lawrence Kasdan). |
|
|
|
|
|
#30 (permalink) |
|
Gidiş mi, Dönüş mü...
![]() ![]() Giriş Tarihi: 01-02-2006
Yaş: 18
Mesajlar: 4,797
Rep Puanı: 14754858
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Jerome David Salinger (1919 - .... )
Jerome David Salinger (1919 - .... ) J. D. Salinger (Jerome David Salinger) 1 Ocak 1919�da New York�ta doğdu. Manhattan�da, az sayıdaki söyleşilerinden birinde söylediği gibi, 1951�de yayımlanan ve bugün bir �modern-klasik� sayılan tek romanı �The Catcher in the Rye�daki Holden Caulfield�ın çocukluğuna oldukça benzeyen bir çocukluk geçirdi. 1934-36 arası Valley Forge Askeri Akademisi�ne, 1937-38 arası Ursinus College ve New York Üniversitesi�ne gitti, 1939�da Üniversitesi�nde yazı derslerine katıldı. 1941-48 arasında �Colliers�, �Esquire� ve �Cosmopolitan� gibi zamanın �şık� dergilerinde yirmi öykü yayımladı, ancak 1954�ten beri bunların yeniden yayımlanmasına izin vermiyor. (Yine de, 1974�te korsan bir basım yapıldı) Salinger, Zen-Budizm öğretisinden etkilendi ve bunu yazdıklarına da yansıttı. �Yeni Dönem� öykülerinden oluşan �Nine Stories� (İngiltere�de For Esme � With Love and Squalor (Esme için � Sevgi ve Sefaletle)) 1953�te yayımlandı. Salinger, 1950�lerin ikinci yarısından itibaren �New Yorker�da yedi �tuhaf� kardeşli Glass Ailesi�nin birbirine bağlı �uzun öykülerini� yayımlamaya başladı. Bu dizi öykülerin ilk ikisini �Franny and Zooey� adıyla 1961�de, sonraki ikiliyi ise �Raise High the Roof Beam, Carpenters and Seymour: An Introduction� adıyla 1963�te kitaplaştırdı. Glass Ailesi�ne ait yayımlanan son öykü olan �Hapworth 16, 1924� ise �New Yorker�ın 16 Haziran 1965 tarihli sayfalarında kaldı. Salinger, 1963�ten beri yeni bir kitabı çıkmamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor. Türkçede J. D. Salinger: The Catcher in the Rye: Gönülçelen (Çev.: Adnan Benk); Çavdar Tarlasında Çocuklar (Çev.: Coşkun Yerli, YKY, 1997). Franny and Zooey: Franny and Zooey (Çev.: Ömer Madra, YKY, 1993). Nine Stories: Dokuz Öykü (Çev.: Coşkun Yerli,YKY, 1993; kitaptaki beş öykü daha önce Müfide Pekin çevirisiyle ve Titrek Bacanak adıyla kitaplaşmıştı). Raise High the Roof Beam, Carpenters and Seymour Bir Giriş (Çev.: Coşkun Yerli ve Sevin Okyay, YKY, 1999). |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com