|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
| ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com | |||
|
|
|||
|
|||
| ForumTR Video Sitesi Yayında. Yavaş Video Sitelerinden Sıkıldıysanız Bir Deneyin. Üyelerimiz Sadece 2 haftada Onbinlerce Video Yükledi... | |||
| Lise Bilgi İstekleri Bilgi İsteklerini Bu Konudan Yazabilirsiniz |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banlandı
![]() ![]() Giriş Tarihi: 27-03-2007
Mesajlar: 411
Rep Puanı: 346912
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
TARİH
1. Talas Savaşının Türkler Açısından Önemi Nedir? 2.Hz.Muhammet İlk kazandıgı Savaş Nedir ? 3.kast Sistemi Nedir ? 4.İlk Türk Müsluman Devleti 5.DandanakanSavası Kimler Arasında Yapıldı 6.Kuran Kimin Döneminde Kitap Haline Getirilmısıtr 7.Kuran-I Kerim kim Tarafından Çoğaltılmıştır 8.emeviler Ve Abbasiler Arasındakı Farklar Nelerdir? 9.Türklerin İlk Yenilgisi ? 10. Hiçret Nedir Müslimanlar arasındakı Önemi Nedir. BİYOLOJİ 1.Prokaryat Hücre Nedir ? 2.Hücre bölunmesinden 5 Tane Yaz 3.Düfüzyon Nedir? 4.turgor basıncı Nedir 5.Mitoz Bölunme Nedir!! Not=İlk Yanıtlayana +r3p |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Üye
![]() Giriş Tarihi: 13-06-2005
Yaş: 20
Mesajlar: 159
Rep Puanı: 784809
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
BİYOLOJİ
1.Prokaryat Hücre Nedir ? 2.Hücre bölunmesinden 5 Tane Yaz 3.Düfüzyon Nedir? 4.turgor basıncı Nedir 5.Mitoz Bölunme Nedir!! 1- zarlı organeli bulunmayan hücrelere prokaryot hücre denir 2- hücre bölünmesinden 5 tane ne demekle neyi kastediosun bölünme cesitleri mi yoksa bölünme evreleri mi 3- enerji harcanmadan maddenin cok yogundan az yoguna gecmesine difüzyon denir 4- hücrenin içindeki suyun çeperine yaptıgı basınca turgor basıncı denir 5- aynı kalıtsal yapıda 1 hücreden 2 hücre olusmasına mitoz bölünme denir |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Ebedi Üye
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 29-10-2006
Yer: .·´¯`·-> คภкคгค <-·´¯`·
Mesajlar: 4,466
Rep Puanı: 7943830
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
TARİH
1.Türkler ilk kez islamiyetle tanıştı. 2.Bedir Savaşı 3.Kast Sistemi; Hindistan'da kast (Portekizce casta: sandık, çekmece; kabile, aşiret), birbiriyle yemek yiyebilen, birbirleriyle evlenebilen, bu iki özel ilişki alanına başkalarını sokmayan kişiler grubudur. Ayrıca, herhangi bir kasttan olan bireylerin, herkesin hangi kasta bağlı olduğunun bilinmesi için, kendilerini başkalarından ayırt eden bir işaret taşımaları gerekir. Öteki kastlardan olan bireyler önünde nasıl davranılacağını belirleyen kesin kuralların konması da, bu tür karşılaşmaların ve ilişkilerin sık olduğu durumlar için zorunlu olmuştur. Bir toplumun tümü bu ilkelere göre örgütlenince, herhangi bir yabancılar topluluğu ya da o toplumun içine zorla giren bir grup, kendiliğinden yeni bir kast oluşturacaktır; çünkü halkın öteki bölümlerinin iş, yemek ve evlenmeye gelince başkalarına kapalı olması, onları ister istemez kendi başlarına bırakacaktır. Büyük bir kast, bir kavga sonunda ya da yalnızca zamanla ve bazı grupların başka yerlere gitmeleriyle kolaylıkla daha küçük gruplara bölünebilir. Yeni meslekler çevresinde yeni kastlar oluşabilir. Serseriler ve yerinden yurdundan edilmiş, toplumda kendilerine yeni bir yer edinen kişiler, komşularının kast davranışlarıyla belirlenmiş alışkanlıkları tarafından, kendiliğinden birbirleriyle yemek yiyip birbirleriyle evlenmeye itilirler. Hindistan'ın bu çizgilere göre nasıl ve ne zaman örgütlendiği açık değildir. Belki İndüs uygarlığı bile kast ilkesine benzeyen bir örgütlenme üzerine kurulmuştu. Belki sonraki dönemlerin Hindistan kast sisteminin temelinde, Aryan istilacılarla onların saldırdıkları koyu derili halk arasındaki nefret yatmaktadır. Kastların kökeni, Hint duygu ve düşünüşünün üç özelliği sonraki dönemlerin kast ilkesini ayakta tutmak için harekete geçirilmişti. Bunlardan biri törensel arınma düşüncesiydi. Daha aşağı, murdar bir kastın üyesine değerek kendisini kirletme korkusu, Brahmanlara ve piramitin tepesine yakın olan öteki kastların bireylerine, aşağı kastların insanlarıyla ilişkilerini sınırlama yolunda güçlü nedenler sağladı. Piramitin tabanında bulunan yoksul olan ve küçük görülen halkın da kasta sarılması için güçlü nedenleri vardı. Piramitin en altındakiler, en zavallılar dışında herkes, tepeden bakacağı birini bulabilirdi ve bu, sistemin oldukça önemli bir psikolojik özelliğiydi. Ayrıca en aşağı görülen kastlar, genellikle ilkel orman yaşamından yeni gelmiş gruplardan oluşmuştu. Bunlar, geçmişleri ve kastları birbirlerinden farklı olan insanların yan yana bulundukları kent ya da karma köyler yaşamında bile, doğal olarak kendi geleneklerini ve alışkanlıklarını sürdürmeye çalıştılar. Öteki uygar toplumlar, genellikle yeni gelenleri kendilerine özgü göreneklerini bırakmaya ikna ettiler ya da zorladılar ve onları birkaç kuşak içinde uygar topluluk halkı içinde özümlediler. Bunun tersine, Hindistan'da bu tür gruplar, kendi geleneklerini kast yapısı içinde kuşaktan kuşağa sürdürerek farklı benliklerini hemen her zaman koruyabildiler. Kast ilkesini ayakta tutan üçüncü etmen, kuramsal bir öğe olan reenkarnasyon ile "varna" (anlamı renk) öğretisiydi. Varna öğretisi tüm insanların doğuştan şu dört kasta ayrıldığını savunur: Dua eden Brahmanlar savaşan Ksatriyalar çalışan Vaisyalar kirli işleri gören Sudralar Resmi öğreti ilk üçünü Aryan kökenli kastlar, dördüncüsünü kökeni Aryan olmayan kast olarak sınıflandırdı ve üstte Brahmanlar'dan altta Sudralar'a kadar uzanan kast basamaklarına büyük önem yükledi. Gerçek durum, hiçbir zaman bu kurama uymadı. Brahman öğretisinin tanıdığı dört kast yerine, gerçek yaşamda yüzlerce, belki binlerce kast vardı. Reenkarnasyon öğretisi varna öğretisiyle birleştirilince, görünüşteki adaletsizlik ve anormallikler ortadan kalktı. Gerçekten, reenkarnasyon öğretisi, kastı, babadan oğula geçen ve ruhları daha önceki yaşamlarında yaptıklarından dolayı ödüllendirme ya da cezalandırma amacıyla yaratılmış tanrısal bir kurum gibi göstermekle, sisteme mantıksal bir açıklama ve haklı gösterme olanağı sağladı. Bu kuram, kuşkusuz bulanık gerçekliğin belirginleşmesine yardımcı oldu. Aşağı bir kastta doğan, kusursuz yaşam süren bir kişi, dünyaya bir dahaki gelişinde merdivenin daha yüksek basamaklarına çıkacağına inandı. Tersine, kastına uygun davranışlarda bulunmayan yüksek kasttan biri, daha aşağı bir kastta yeniden doğacağına inanabildi. Bir kişi, eğer davranışlarıyla böyle bir cezayı hak etmişse, ruhunun bir kurtçuğun ya da bir bok böceğinin bedenine girmesi tehlikesiyle karşı karşıya bile kalabilirdi. Kast sisteminin eski Hindistan'da bugünkü biçimiyle görülmediği kesin. Gene de günümüzün kastları, en eski kayıtlar kadar eski olan toplumsal örgütlenme biçimlerinden gelmiş kurumlardır. Örneğin, eski Budist öykülerde, insanlara kastına göre yöneltilen farklı davranışlar çevresinde dönen birçok olaydan söz edilir. Rig Veda'nın ve öteki eski yazıların bazı parçalarında kast benzeri uygulamaların ve tutumların belirtileri vardır. En azından, günümüzün kast örgütlü toplumunu geliştirecek tohumların M.Ö. 500'de Hindistan topraklarında gür bir biçimde filizlenmiş olduğuna inanabiliriz. Kast, siyasal yönetimin ve ülke ilkesine dayalı yönetimin önemini azalttı. Herkes kendini, her şeyden önce ve her şeyden çok kastının bir üyesi olarak gördü. Ancak bir kast, genellikle, hem kesin bir iç yönetimden hem de belli ülke sınırlarından yoksundu. Bunun yerine, belli bir kastın bireyleri, birbirlerini kirletmemek için alınmış önlemlere uyarak öteki kastların insanlarına karıştılar. Hiçbir kral ya da yönetici, kendilerini bir devletin uyruğu olmaktan çok bir kastın üyesi olarak gören halktan yalnızca kendisine bağlılık göstermesini isteyemez. Gerçekten tüm sıradan kast üyelerinin, yöneticileri, memurları, askerleri ve vergi memurlarını, fırsat bulundukça atlatılacak, ancak gerekli görüldükçe buyruklarına uyulacak baş belaları gibi görmüş olmaları akla yakındır. Hint devletlerinin çoğunda görülen dayanıksızlık büyük ölçüde bu durumdan doğdu. Savaş ve hükümet hakkında şaşırtıcı bir bilgi yokluğu, tüm eski Hindistan tarihinin özelliğidir; bu da belki, Hindistan halklarının devlete ve politikaya karşı tipik coşkusuz tulumlarının bir yansımasıdır. Kast, aynı zamanda, Hint uygarlığının yeni grupları sınırları içine almasını kolaylaştırdı. Gelmeleriyle, ülkenin sayısız kastlarına bir yenisi olarak katılmış olan yeni grupların, daha önceki gelenek ve göreneklerinde herhangi bir köklü uyarlama yapmaları gerekmedi. Bununla bağlantılı olarak, kendilerini yabancılar arasında yaşamanın gereklerine uydurmakla birlikte, kast kurumu aracılığıyla ilkel atalarının büyü törenlerini, muskalarını ve düşünce alışkanlıklarını koruyan halklarca sürdürülen çok ilkel ve çok eski düşünce ve davranış kalıpları Hint toplumunun dokusu içinde yarı gizlenmiş olarak kaldı. 4.Karahanlı Devleti 5.Selçuklular Ve Gazneliler 6.Hz Ebu Bekir 7.Hz Osman 8.Abbasiler Arap milliyetçiliği yapmışlardır emeviler ise demokratik ve eşit davranmışlardır. 10.Hicret Hicret, bir İslam dini kavramı. Hicret kavramının biri özel, diğeri genel iki farklı kullanım ve anlamı vardır. Özel anlam ve kullanımı, İslam dininin son peygamberi HZ. Muhammed'in(S.A.V) M.S. 610 senesinde insanları İslam dinine davet etmesi ile başlayan gerginliğin yol açtığı, İslam'a inananların ve kendisinin maruz kaldığı baskılar yüzünden 622'de Mekke'den Medine'ye göçüne verilen isimdir. Bu anlamda hicret, Muhammed'in ve o dönemde Mekke'de yaşayan inananların Medine'ye göç etmesine verilen addan ibarettir. Ayrıca, bu göçün sonucunda Medine'de bir İslam Devleti kurulmuştur, bu sebeple bu anlamdaki hicret Hicri takvimin başlangıcı kabul edilmiştir. Bu takvim türü özellikle İslam ülkelerinde tanınmakta ve zaman zaman resmi bazense sadece bireysel düzeyde kullanılmaktadır. Genel anlam ve kullanımda ise hicret, bir İslam dini kavramı olarak, herhangi bir Müslüman birey veya topluluğun, inançları (Müslüman oluşları) yüzünden baskı gördükleri bir yerden başka bir yere göç etmesine verilen isimdir. Ayrıca, Arapça kökenli olan hicret sözcüğü, bugün dini kökeninden ayrı bir şekilde sadece "göç etmek" anlamında da kullanılmak sabah okula giderken bu kadar yazabildim walla saygılar |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com