Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 04-02-07, 02:06   #1
tunasengok

Varsayılan çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri


arkadaşlar bana çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki zararları etkileri lazım
yardımlarınız için şimdiden teşekkürler....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-02-07, 15:33   #2
tayfun586

Varsayılan C: çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri


benimde konum o kafayı yiyecem
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-02-07, 14:32   #3
aylinn06

Varsayılan C: çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri


Azerbaycan’da çevrenin korunması, özel ilgi ve süreklilik gerektiren önemli bir alandır. Sovyetler Birliği döneminde çevrenin kirlenmesine neden olan kuruluşlar ile çevre kirliliğinin önlenmesi için görevlendirilmiş kuruluşlar önemli ölçüde devletin bizzat içinde yer alan kuruluşlar idi. Böyle bir yapılanma, hangi yöntemlerle olursa olsun ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesinin en önemli hedef olduğu bir durumu ortaya çıkarıyordu. Bu durumda çevreye verilen zararlara pek fazla dikkat edilmemiştir. Bundan dolayı, uzun yıllar devam eden bu dikkatsizliğin önlenmesi, insan sağlığı ve refahının sağlanması için büyük öneme sahip çevrenin ve doğal kaynakların devamlılığını sağlayacak şekilde yönetilmesi önemle üzerinde durulması gereken bir konu olarak ortaya çıkmaktadır. Azerbaycan’da çevre bakımından en çok rahatsızlık veren konu, sanayi faaliyetlerinin doğurduğu problemlerdir. Abşeron yarımadası, uzun yıllar boyunca doğal kaynakların kullanılmasının ekolojik temellere dayanmamasından dolayı büyük zarar görmüştür. Sumgayıt şehrinde kurulmuş olan petro-kimya, kimya ve metalurji sanayi tesislerinin ürettiği ürünler tüm Sovyetler Birliği’nin ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitedeydi. Sovyetler Birliği’nin dağılması, birlik döneminde oluşmuş ekonomik ilişkilerin bozulması sonucunda Azerbaycan’da ortaya çıkan ekonomik kriz ve üretimin önemli miktarlarda gerilemesi çevre problemlerinin oluşturduğu baskıyı azaltmada nispeten olumlu bir ortam oluşturdu. Sadece sanayi faaliyetlerine bağlı problemler değil, aynı zamanda iyi düşünülmemiş yerleşim projelerinin gerçekleştirilmesi ve tarımda gereğinden çok fazla kimyasalların kullanılması toprak erozyonuna ve verimsizliğine neden olmuştur. Bu tür faaliyetler ayrıca önemli ölçüde suların kirlenmesi sonucunu da doğurmuştur. Ormanlarda da ciddi çevre problemleri yaşanmaktadır. Azerbaycan’da ağaç işleme sanayi faaliyetleri önemli ölçüde artmıştır. Odun, yakıt olarak ülkede, özellikle yoksul kesimin ve işgal nedeniyle yurtlarını terk etmek zorunda kalan göçkünlerin önemli enerji kaynağı haline gelmiştir.


Azerbaycan’ın Su Kaynakları ve Su Kirliliği

Azerbaycan’da genel uzunluğu 33. 665 kilometre, su alanı 85.500 kilometrekare olan 8.359 akarsu ve dere, gerçek kapasitesi 21.4 milyar, kullanım kapasitesi ise 13.5 milyar metreküp olan 250 kadar göl ve 57 su rezervi vardır. Azerbaycan’da yıllık 16 milyar metreküp tatlı su üretilir. Bunun 1.1-1.2 milyar metreküpü yer altı sularından sağlanır. Yıllık su tüketimi 11-13 milyar metreküp’dür ve bunun sadece %25-30’u sanayide ve günlük ihtiyaçlarda kullanılır. Azerbaycan’daki nehirlerin genel su akımının %70’i ülke dışında şekillenmektedir. Nüfus sayısına ve coğrafi alanına oranla Azerbaycan, suya olan talebin karşılanması bakımından komşuları Rusya, Ermenistan ve Gürcistan gibi ülkelerden bir hayli geridedir. Su sıkıntısı en çok Muga-Şirvan, Abşeron Yarıadası, Aras ovaları, Mil-Karabağ ve Nahçivan bölgelerinde yaşanmaktadır. Tarımda su kıtlığı problemini, su kayıpları daha da belirginleştirmektedir. Ülkenin sulama sistemi on ana sulama kanalından ve iki drenaj sisteminden oluşmaktadır. Kullanılan kanalların genel uzunluğu ise 38.900 kilometredir. Bu kanalların %95’i günümüz gereklerine cevap verememektedir. Bu nedenle de her yıl büyük su kayıpları (yıllık 2.5-3 milyar metreküp) ortaya çıkmaktadır. Bu da yer altı su seviyesinin yükselmesine ve toprakların çoraklaşmasına neden olmaktadır. Her yıl ülkenin su havzalarına günlük kullanım, sanayi kullanımı ve tarımdaki kullanımdan yaklaşık 5 milyar metreküp atık su akıtılmaktadır. Bunun büyük bir bölümü (3.4-4 milyar metrekübü ) kısmen temizlenmiş sudur. Akıtılan suyun 0.25-0.32 milyar metrekübü yaygın standartlara uygun temizlenmiş; 0.25-0.30 milyar metrekübü ise hiç temizlenmeden akıtılan sudur.


Hava Kirliliği

Azerbaycan’da hava önemli düzeyde kirlenmiştir. Ülkenin üretim tesislerinden her yıl havaya 1.2-2.6 milyon ton atık madde bırakılmaktadır. Bu atıklar içinde önemli ölçüde kükürt oksitleri, hidrojen sülfür ve karbon oksitleri yer almaktadır. Devlet Istatistik Komitesi’nin verdiği resmi bilgiye göre, 1991-97 yılları arasında kilometre kareye düşen hava atıklarının hacmi 24 ton’dan (1991) 15.3 ton’a (1997) kadar gerilemiştir. Fakat bu olumlu sonuç çevre yönetiminin geliştirilmesinin değil, son on yıldaki ekonomik kriz nedeniyle üretim tesisilerinin gerçek kapasitelerinin %25-30 altında çalışmasının sonucudur. Azerbaycan’da atıkların hacminin azalmasına rağmen, havada insan sağlığı için önemli tehlikeler oluşturan maddelerin sayısı daha önceki yıllarda olduğu gibi kalmaktadır. Ülkenin en büyük sanayi şehirleri olan Bakü ve Sumgayıt’da havanın kirlenme oranı özellikle çok yüksektir. Bu şehirlerde hava kirlenmesinin bir çok nedeni vardır. Burada kullanılan teknoloji ve araçlar çok eskidir ve son 40-50 yıllık dönemde bunlar bir kez bile yenilenmemiştir. Termik santrallerde yakıt olarak çoğu zaman doğal gaz yerine yüksek oranda kükürt içeren petrolden yararlanılmaktadır. Diğer taraftan çevreye verilen zararları gidermek veya azaltmak için yeterli sermaye ayrılmamaktadır. 1980-97 yıllarında çevreyi korumak için ayrılan para, sanayinin geliştirilmesine ayrılan payın %0.1-0.6 kadarını oluşturmaktaydı. 1993-96 yılları itibariyle ise arıtma tesislerinin onarımı için herhangi bir sermaye ayrılmamıştır.


Toprakların Erozyonu ve Kirlenmesi

Azerbaycan’da kullanılabilecek toprak alanları sınırlıdır. Ülkede tarıma elverişli olan toprak alanı kişi başına 0.6, ekilen toprak alanı ise 0.2 hektardır. Ülke topraklarının yaklaşık üçte biri tarım için elverişsizdir. Tarıma yararlı toprakların yarısını meralar; %30.2’sini ekilen topraklar; %12.8’ini çok yıllık ekin alanları, %5.4’ünü ise atıl alanlar teşkil etmektedir. Toprak erozyonu, ülke arazisinin büyük bir bölümünde karşılaşılan bir problemdir. Ormanların kesilmesi bu problemi daha da derinleştirmektedir. Nehir ve ırmak yataklarıyla, hektar başına yılda 516 metreküp toprak yıkanması gerçekleşmektedir. Sahil boyundaki bölgelerde, Abşeron yarımadasında ve ülkenin güneydoğu bölgesinde rüzgara bağlı toprak erozyonu karşımıza çıkmaktadır. Toprak kirliliği, hem günümüzde hem de gelecekte insan sağlığını ve canlı hayatı önemli ölçüde tehlike altına sokan önemli bir problemdir. Azerbaycan’da tarım arazilerinin 840.000 hektardan fazla bölümünde zehirli kimyasallar kullanılmaktadır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra tarımda da kendini önemli bir şekilde hissettiren ekonomik kriz bazı kimyasal gübrelerin alınması ve kullanılması bakımından birtakım zorluklar doğurmuştur. Bu da son dönemlerde toprak kalitesini belirli ölçüde iyileştirmiştir. Fakat topraktaki kimyasal maddelerin miktarı bugün de yüksek düzeyde kalmaktadır. Sanayi faaliyetleri sonucunda ise 64.000 hektardan çok toprak alanı kirlenmiştir. Bunun 47.700 hektarı petrol endüstrisi faaliyetleri, 3.940 hektarı başka doğal kaynakların işlenmesi, 100 hektardan daha büyük bölümü ise kimya sanayiinin faaliyetleri sonucu kirlenmiştir. Azerbaycan’da toprakların korunması için bir çok önlemin alınması gerekmektedir. Devlet Istatistik Komitesi’nin verdiği resmi bilgilere göre erozyonun önlenmesi için 24.500 hektarlık orman bölgesinin oluşturulması gerekmektedir. Hazar Gölü sahilinin 800 kilometrelik bölümü için çok büyük tehlike oluşturan erozyon ve su basması problemini çözmek için yeni ve ciddi çalışmaların yapılması gerekiyor.


Bitki Örtüsü Kaybı

Bitki türlerinin sayısı bakımından arazisinde 4.300 bitki türü bulunan Azerbaycan, Kafkasya’nın diğer ülkelerine kıyasla en zengin bitki örtüsüne sahiptir. Ülke topraklarının %13.6’sı ormanlar ve yeşil alanlardır. Azerbaycan’da ormanların yarısı Büyük Kafkas Dağları’nda, %34’ü Küçük Kafkas Dağları’nda ve %15’i Talış bölgesinde bulunmaktadır. Azerbaycan’da ormanlar üzerindeki insan ve tarım faaliyetleri, bitki türleri ile birlikte aynı zamanda ekolojik sistemleri de tehlikeye sokmaktadır. Bu, özellikle sanayi tesislerinin bulunduğu bölgelerde yoğun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir zamanlar dağların zirvelerine kadar uzanan ormanlar şimdilerde 10-150 metreden yukarıya gitmemektedir. Bazı bölgelerin yakıt olarak odun kullanması ve hayvan meralarının genişletilmesi sonucunda her yıl ortalama 1.3 milyon metreküp orman kaybı yaşanıyor. Bataklık bölgelerin kurutulması ve toprak arazilerinin belirli dönemlerde mera gibi kullanılması bazı bitki türlerinin yetiştiği yerlerin bozulmasına neden olmaktadır.


Hayvanlar Alemi ve Çevre Kirliliği

Azerbaycan’da çeşitli türleri kapsayan zengin bir hayvanlar alemi vardır. Ülkede memelilerin 99 türü, balıkların 123 türü, kuşların 360 türü, sürüngenlerin 54 türü ve böceklerin 14.000 türü kayıt altına alınmıştır. Insan faaliyetleri sonucunda bunların çoğunun yaşadıkları yerler önemli ölçüde bozulmuştur. Bu da hayvanların sayısının ve tür çeşitliliğinin azalmasına neden olmaktadır. Günümüzde tarımın yaygınlaştırılması girişimleri sonucunda ekili alanların genişletilmesiyle 14 tür memeli hayvan yokolma tehlikesiyle yüz yüzedir. Suların kirlenmesi ve kimyasal atıkların sulara karışması, göl ve çevrelerinde yaşayan kuşlardan 35 türü için tehlike oluşturmaktadır. 40’a yakın böcek türünün, 10 sürüngen hayvan türünün neslinin sürmesi için özel ilgi gereklidir. Ticari öneme sahip balık popülasyonlarının da büyük zararlara maruz kaldığı söylenebilir. 1950 yıllarından itibaren Hazar’ı besleyen Kür ve diğer nehirler üzerinde hidroelektrik santrallerin yapılması, balıkların üreme yerlerine önemli ölçüde zararlar vermiştir. Hazar’ın su seviyesinin artmasıyla balık yetiştirme yerleri sular altında kalmış ve yaşanan ekonomik sıkıntılar da yeni çiftliklerin kurulmasına imkan vermemiştir. Aynı zamanda kaçak avlanma ile balık populasyonları önemli zarar görmektedir. Bu zararların önlenmesi için en önemli ilk adım 15 milyon ton kapasiteli balık üretim çifliği yapımı projesi Ekoloji Hakkında Milli Faaliyet Planı’nda yer almıştır.


Askeri Çatışmaların Çevreye Olumsuz Etkileri

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan çatışma ve ülke topraklarının büyük bir bölümünün işgal altında kalması çevreye çok büyük zararlar vermiştir. Askeri operasyonlar sonucunda koruluklar, ormanlar ve toprak yapısı büyük zararlar görmüştür. Zorunlu olarak savaş bölgesinden göç etmiş insanlar ülke doğal kaynakları açısından önemli baskılar oluşturmuştur. Devlet Ekoloji Komitesi’nin hesaplamalarına göre savaş ve toprakların işgaline bağlı çevreye verilen zarar 1 milyar ABD doları değerindedir. Küçük Kafkas dağlarının ekolojik bakımdan çok hassas olan ormanlarında gerçekleştirilen askeri operasyonlar büyük bir alanın ormansızlaşmasına neden olmuştur. Bu da erozyonu daha da derinleştirici bir etki yapmıştır. Bugün işgal altında bulunan bölgenin %70’den fazlası erozyona maruz kalmıştır. Toprağın ve ormanların yenilenmesi çok zaman gerektiren ve zorlu bir çalışma olduğu için, Azerbaycan’ın dağlık bölgelerinde ormansızlaşma sürecinin devam etmesi tümüyle ekosistemin çöküşüyle sonuçlanabilir.


Endemik bitki ve hayvan türlerini korumak için oluşturulmuş devlet koruları ve geçici korular Küçük Kafkas dağlarının şu anki işgal altında bulunan bölgelerinde yer almaktadır. Bu korularda uygulanan herhangi bir yasağa savaş ortamında hiçbir şekilde dikkat edilmemiş ve bu yerler çok önemli zararlar görmüştür. Işgal altında bulunan arazi aynı zamanda doğal kaynaklar ve şifalı sular bakımından da zengin bölgelerdir. Günümüzde bütün bu doğal kaynaklar talan edilircesine tüketilmektedir. 1994 yılında başlayan ateşkes sonucunda askeri teknoloji kullanımının çevreye verdiği yıkıcı zararlar bir ölçüde azalmıştır. Fakat ormanların ve doğal kaynakların bilinçsizce ve aşırı tüketimi devam etmektedir. Hükümetin çevre yönetimi politikalarını hazırlamak ve uygulamaktan sorumlu kurum Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’dır. Bu bakanlık doğrudan Azerbaycan Cumhurbaşkanı’na bağlı olarak görev yapmaktadır. 12 şube ve 29 yerel komiteden oluşan kurum 14 doğal koruyu, 20 geçici koruyu muhafaza etmek ve denetlemekle sorumludur. Ülkenin ekolojik durumunu izlemek, atıkların doğaya atılmasına izin vermek (veya vermemek), kurum ve kuruluşların çevreye etkilerini incelemek ve denetlemek, ekolojiyle ilgili kanunlara, izin ve yasaklara uymayan müesseselerin işini geçici veya tamamen durdurmak; Devlet Ekoloji Komitesi’nin başlıca görevlerindendir. Azerbaycan’ın çevre politikası 1995 Anayasası’na ve 1992’de kabul edilmiş "Çevrenin Korunması ve Doğal Kaynakların Kullanımı Kanunu"nda belirtilen prensiplere dayanmaktadır. Bu hukuki dayanaklar, insanların çevreye etkilerinin değerlendirilmesini ve ülkenin ekolojik satandartlarının, Avrupa Birliği’nin uygun gördüğü standartlara uygun olarak yeniden belirlenmesini gerektiriyor. Çevre kirliliğini azaltmak için ekonomik açıdan da verimli mekanizmalardan yararlanmak, çevre bilgisinin çevre kültürünün geliştirilmesi için programlar yürütmek ve çevre koruma alanında bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği geliştirmek kaçınılmazdır.


Ekoloji Hakkında Milli Iş Planı

Sovyetler Birliği döneminden miras kalmış çevre problemleri Azerbaycan’da hayatın bütün alanlarında etkilerini gösteriyor ve insan sağlığı için gerçek tehlikeler oluşturuyor. Yaşanan geçiş döneminin zorlukları çevre politikalarının ülke çapında tam olarak gerçekleştirilmesini geciktiriyor. Bu bakımdan çevre koruma alanında uluslararası kuruluşların yardımı çok önemli ve gereklidir. Ülkenin çevre problemlerinin belirlenmesi ve buna uygun olarak problemlerin çözümüne yönelik projelerin hazırlanması amacı ile 1996 yılında Dünya Bankası’nın mali ve teknik desteğiyle, Ekoloji Hakkında Milli Iş Planı (EMIP) hazırlanmıştır. Bu plan 40’tan fazla projeyi kapsamakta ve bunların maliyeti de 50 milyon ABD doları üzerinde gerçekleşmektedir.


EMIP iki bölümden oluşmaktadır. Kısa vadeli projeler ile çevrenin korunması ve iyileştirilmesine yönelik uzun vadeli stratejiler. Bugüne kadar dört kısa vadeli proje üze-rinde çalışmalara başlanmıştır. Bunlar:

- Sumgayıt’da cıva içeren sanayi atıklarının yönetilmesi,

- Balık yetiştirme çifliğinin kurulması,

- Abşeron Yarımadası’nda petrolle kirlenmiş toprakların temizlenmesi,

- Hükümetin, çevre koruması ve yönetimi faaliyetlerinin hukuki temellerinin ve yapısının geliştirilmesi projeleridir. Devlet Ekoloji Komitesi çevrenin korunması ve geliştirilmesiyle ilgili temel prensipleri hazırlayark EMIP’e koymuştur. Bu prensipler temelde BM’nin 1992’de Rio-de-Janeiro’da gerçekleştirilen Çevrenin Korunması ve Geliştirilmesi Konferansı’nın kabul ettiği global prensiplere dayanmaktadır. Biyosferin muhafazası, enerji ve doğal kaynakların verimli kullanımı, atıkların azaltılması, atıkların arıtım sistemlerinin geliştirilmesi; burada temel eğilimler olarak vurgulanmaktadır.Son birkaç yılda ülkede sağlanan sosyal, siyasi ve ekonomik düzen ekoloji alanında ortaya konulan hedefleri gerçekleştirmek için olumlu bir ortam oluşturmuştur. Günümüzde Azerbaycan’da çevreyle ilgili uluslararası prensiplere ve stratejilere uygun olarak bu alanda sürekli politikaların uygulanmasına başlanmıştır.


Toplumda çevre biligisinin oluşmasında çevreci sivil toplum kuruluşlarının rolü önem kazanmaktadır. Son yıllarda Azerbaycan Yeşiller Hareketi çevre alanında faaliyette bulunan en etkin kuruluştur. Bu kuruluşun çok sayıda yabancı ülkenin çevre koruma kuruluşları ile sıkı ilişkileri bulunmaktadır. Bir grup üyesinin girişimi ile bağımsız ekoloji haberleşme kuruluşu olan Ekorez ajansı kurulmuştur. Ajans Azerbaycan’da ekolojik problemler hakkında toplumu bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Sivil toplum kuruluşlarının Azerbaycan’da karşılaştıkları zorluklara rağmen, çevre kirliliği ve bunun önlenmesindeki problemler hakkında bilgiler artıyor ve çevre koruma faaliyetlerine toplumsal destek giderek yaygınlaşıyor.

Kaynaklar

1. ‘ Azerbaycan Cumhuriyetinde Insan Inkişafı Hakkında Hesabat’, BM’nin inkişaf programı. Bakü, 1998.

2. ‘ Etraf Mühiti Muhafaza ve Tabii Ehtiyatlardan Semereli Istifade’, Herbi Neşriyatı, Bakü, 1996.

3. ‘ Azerbaycan Cumhuriyetinin Ekoloji Problemleri’, BDU neşriyatı, Bakü, 1990.

4.’Ekolojiden Konspektler’, Kara Mustafayev, Bakü, 1999.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-02-07, 20:04   #4
tunasengok

Varsayılan C: çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri


verdiğin bilgiler için çok sağol arkadaşım...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat