|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Video Sitesi Yayında. Yavaş Video Sitelerinden Sıkıldıysanız Bir Deneyin. Üyelerimiz Sadece 2 haftada Onbinlerce Video Yükledi... | |||||||
|
|
#2 (permalink) |
|
~~ONUR~~
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 08-08-2006
Yer: İzmir/ßalçova
Yaş: 19
Mesajlar: 1,498
Rep Puanı: 7547306
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Küresel ısınma nedir? İnsanlığın son yüz yıl içinde karada ve suda yaptığı ve hâlâ yapmakta olduğu tahribatın bir sonucu olarak toprak ve su ile birlikte havanın da bileşimi önemli ölçüde bozuldu. Artan şehirleşme, özellikle sanayii ve yerleşim bölgelerinden çıkan sera gazları ile çevre ve atmosfer büyük miktarda kirlendi. Küresel ölçekte havanın ısınma eğilimi de giderek artıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nde 'iklim değişimi', sadece insani nedenlerden dolayı iklimde görülen değişimlere atıfta bulunur. 'Küresel ısınma', atmosferde artan sera gazlarının potansiyel etkilerinden sadece birini ifade eden bir terimdir. Diğer bir deyişle, şu anki küresel ısınma yapay iklim değişiminin en belirgin işaretlerinden biridir. Sanayii Devrimi öncesinde dünyanın ortalama hava sıcaklığı 15 santigrat idi. Sanayii devriminden sonra atmosfere salınan sera gazları nedeniyle dünyanın ortalama hava sıcaklığı 15,6 santigrata yükseldi; yükselmeye de devam ediyor. Aslında insanlar hızlı bir iklim değişimine kendini uydurabilir ve ondan korunabilir, fakat bitkiler ve hayvanlar bu değişimlere ayak uyduramadığı için insanların besin zincirini oluşturan tüm ekolojik sistem de tehlikeye giriyor. Sonuçta ne kadar çok sera gazı, o kadar sıcak hava... Ne kadar çok sıcak hava, o kadar çok kuraklık, kıtlık, orman yangını, sıcak hava dalgası, tropikal hastalık, böceklenme ve düzensiz yağış demek... Türkiye'nin durumuHangi senaryoya bakılırsa bakılsın küresel iklim değişikliğinden Türkiye, olumsuz bir şekilde etkilenir. Yarı kurak bir iklim kuşağında yer alan ülkemizin kuraklığın şiddetini yakın bir gelecekte bugünkünden çok daha fazla hissedeceği açık. Küresel iklim değişiminin Türkiye'deki diğer etkileri başlıklar halinde şöyle özetlenebilir: Kış aylarındaki küçük artışa rağmen yazın yağışta büyük bir azalma olacak fakat buharlaşma çoğalacak. Yağışların mevsimsel dağılımı ve şiddeti değişecek. Ani şehir sellerinde artışlar bekleniyor. 1987'den beri zaten ortalamanın altında gerçekleşen kar örtüsü daha da azalacak. Akımların sadece miktarı azalmayacak aynı zamanda pik zamanları da değişecek. "Su stresi" artacak... Şehir ve ülke sınırlarını aşan nehirlerin kullanımı dahil birçok uluslararası, ulusal ve yerel su kaynağının paylaşımında problemler çıkacak. Yüksek basınç kuşağının kuzeye kayması ile ülkemizde hakim olabilecek tropikal iklime benzer bir kuru hava, daha sık, uzun süreli kuraklıklara, orman yangınlarına ve sıtma gibi tropikal hastalıklarda artışlara neden olacak. Özetle, ülkemizin de içinde bulunduğu enlemlerde sıcaklıkların artacağı yağış rejiminde değişimler olacağı, deniz su seviyesinin yükseleceği ve toprak su içeriğinde önemli azalmalar gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bütün bunların sonucu olarak, kuraklık, ani seller ve deniz su seviyesinin yükselmesi gibi üç önemli problemin etkilerini gelecekte daha fazla hissedeceğiz. Çözüm önerileri Öncelikle kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlarının kullanımını minimumda tutmak için enerji tasarrufu, ısı yalıtımı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi, su havzalarının, tarım alanlarının ve ormanların korunması ile birlikte kıyılardaki arazi kullanımın küresel iklim değişiminin etkileri göz önünde bulundurularak planlanması gerekiyor. Diğer bir deyişle bu konu uzun vadeli bir afet gibi ele alınmalı ve ortaya koyduğu riskleri azaltmak için risk yönetimine gidilmeli. Küresel iklim değişiminin çözümünde birey olarak bize de önemli görevler düşüyor. İşte tüm dünyada küresel ısınmayı durdurmak için yapmamız tavsiye edilen en önemli 10 madde: 1. Bilgilen! 2. Ağaç dik. 3. Enerjiden tasarruf et. 4. Elektrikli aletleri düğmesinden kapat. 5. Alışverişini olduğun yerde yap. 6. Daha az ve kısa mesafelere seyahat et. 7. Güneş enerjisi kullan. 8. Yemek pişirmeyi öğren ve evde ye. 9. Az tüket, yeniden kullan, geri döndür. 10. Karar vericilerine yaz ki iklim değişimi problemine karşı duyarlı olduğunuzu bilsinler. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Onursal Üye
![]() ![]() Giriş Tarihi: 24-01-2006
Mesajlar: 1,683
Rep Puanı: 7351363
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Bende Bunları buLdum
Küresel Isınma Nedir ? İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. İklim sisteminde vazgeçilmez bir yere sahip olan sera gazları, güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin ısınmasında başlıca etkendirler. Sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünün sıcaklığının bugüne göre 30oC daha soğuk olacağı hesaplanmıştır. Son yıllarda atmosferde çeşitli insan aktivitelerinden kaynaklanan nedenlerle karbondioksit, metan, ozon ve di azot monoksit gibi gazlardan oluşan sera gazları, yeryüzü sıcaklığında belirgin artmalara sebep oluyor. Sera etkisinin artması, troposferin ısınmasında, stratosferin de soğumasında en önemli etken olarak gösteriliyor. Dünya sıcaklığı değişiyor Küresel ısınmanın etkisi, hava sıcaklıklarının dünyanın her yerinde artması biçiminde olmayacak. Sıcaklığın artış oranı, orta enlemlerde ve ekvatorda, kutuplardakinden daha farklı olacak. Örneğin ekvatorda, bu artışın, dünya ortalamasının çok altında olacağı tahmin ediliyor. Aslında bu ısınma, dünya iklim sisteminde köklü değişimlere ve aşırılıklara yol açacak. Öyle ki, dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar gibi hava olaylarının şiddeti ve sıklığı artarken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme olayları etkili olabilecek. Bunun yanında, sıcaklık artışının kışları, yazlara göre birkaç derece fazla olması bekleniyor. Benzer bir durum, geceyle gündüz arasında da görülecek. Gece sıcaklarındaki artış, gündüz sıcaklıklarındaki artıştan fazla olacak. Bu durumda karalar, geceleri eskisi kadar soğumaya fırsat bulamayacak. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının azalması, bütün dünyadaki rüzgâr çeşitlerini etkileyecek; fırtınaların yoğunluğu, gücü ve rotaları değişecek. Yağış dönemleri, miktar ve türlerinin değişmesiyle artan sıcaklık, daha çok buharlaşmaya ve buna bağlı olarak da daha çok bulut oluşmasına yol açacak. Kısaca söylemek gerekirse, dünyanın iklimi daha sıcak, daha nemli ve bol yağışlı olacak. Yeni yağış düzeni Küresel ısınmanın önemli etkilerinden olan iklim kuşaklarının kayması sonucu, yağmur kuşağı kuzeye doğru genişleyecek. Ancak bu genişleme sonunda yağışlar her bölgede artmayıp, belli bölgelerde yoğunlaşacak. Güney Avrupa'daki yaz yağmurları azalırken, Amerika, Avrupa ve Asya'nın 55 Kuzey enleminin yukarılarında kar yağışı artacak. Daha güneyde kar yağışı azalırken, yağmurlarda bir artış olacak; karın toprakta kalma süresi azalacak. Şiddetli yağmurlar daha sık yağacak ve daha çok su bırakacak. Sağanak yağışların artışı, yüzey nemliliğini ve bitki örtüsünü etkileyecek. Bunun sonucunda suyun toprakta süzülmesi azalacak, seller artacak. Yeni yağış düzeni, ekilebilecek alanların kuzeye doğru genişlemesine yol açacak. Dağlardaki buzullar ve kar örtüsünün azalmasından dolayı, hidrolojik sistemler ve toprak yapısı çok etkilenecek. İnsan da tehlikede Küresel ısınma, kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve diğer bazı hastalıklara sebep olacak. Sürekli sıcak hava, seller, fırtınalar gibi hava olayları, psikolojik rahatsızlıklar, hastalıklara ve ölümlere yol açacak. Yeni alanlara yayılan böcekler ve diğer hastalık taşıyıcılar, bulaşıcı hastalıkların çoğalmasına neden olacak. Hava sıcaklığının artması ve su kaynaklarındaki azalma, kolera tipi hastalıkları yaygınlaştıracak. Üretimdeki bölgesel azalmalar sonucu, açlık ve kötü beslenmede artışlar görülecek. Böcek yumurtalarının ölmesini sağlayan gece ve kış soğuklarının hafiflemesi, önemli bir sorun olacak. Kimi bölgelerde şiddetli kuraklık dönemlerinin ardından gelecek aşırı yağışlar, virüs mutasyonlarının artmasına, buna bağlı olarak da sıtma gibi hastalıkların yayılmasına neden olacak. Öte yandan tarım bitkilerinde görülen hastalıklarda da sıcaklıkla birlikte artış gözlenecek. Buzulların erimesi ve sıcaklık artışı, okyanuslardaki suları genleştirip, denizlerin seviyesini yükseltecek. Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyılardaki toprak kaybının yanı sıra, kıyılara yakın temiz su kaynaklarının denizle birleşmesine neden olacak. Artan buharlaşma yüzünden göl ve ırmaklarda meydana gelecek su kaybı, 21. yüzyılın en önemli meselelerinden biri olacak. Tatlı su kaynaklarının kalitesinde, tuzlu su karışımı nedeniyle azalma olacak. Tarım, turizm ve diğer ekonomik aktiviteler bu durumdan olumsuz etkilenecek; gelişmekte olan birçok ülkede yerli halkın beslenme ve yakıt kaynakları yok olacak. Yüksek deniz seviyesi, yüksek gel-git, kuvvetli dalga ve tsunami gibi riskli doğa olaylarına sebep olacak. Deniz seviyesindeki yükselmesiyle düz alanlar seller altında kalarak, kıyılardaki üretim alanları zarar görecek. Bunun sonucu milyonlarca insan kıyı alanları ve küçük adalardan göç edecek. Kurak bölgelerdeki çiftçiler daha çok sulama yapıp, daha fazla tarım ilâcı kullanacaklarından, bu bölgelerde tarımsal etkinliklerin maliyeti artacak. Gelişmekte olan ülkelerin kurak ve yarı kurak alanları, bazı kıyı alanları, deltalar ve küçük ada gibi bölgeleri tehlike altında kalacak. Kırsal alanlarda doğal kaynakların verimliliğindeki gerileme sonucu, kırsal alandan kente göç hızlanacak. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 22-10-2005
Yer: im artık yok benim...
Yaş: 24
Mesajlar: 3,846
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 27514713
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Küresel Isınma ve İklim Değişikliği
Günümüzde iklim değişikliği toplumların en az kalkınma, açlık ve sağlık kadar dünyanın üzerinde durması gereken çevre sorunlarının başında gelmektedir. Tüm dünyada şehirleşme hareketleri kırsal kesimden olan göçler ile birlikte hızlanmakta, nüfus yoğunluğunun aşırı bir şekilde artması ve değişen yaşam standartları sonucuda, daha çok sanayi üretimine ihtiyaç duyulmaktadır. Artan şehirleşme, özellikle sanayi ve yerleşim bölgelerinden çıkan sera gazları ile çevre ve atmosferin büyük miktarda kirlenmekte ve küresel ölçekte havanın ısınma eğilimi de giderek artmaktadır. Böylece, canlı küreden (biyosferden) yukarı atmosfere (stratosfere) kadar olan kısım başta olmak üzere, günümüzde dünya atmosferinin kirlenmesi giderek artmaktadır. Bütün bunlar, doğayı tahrip ederek kentlerin iklimini değiştirmek ile birlikte su, kara ve havadaki yaşamı tümüyle tehdit eden çevre problemlerini de beraberinde getirmektedir. IPCC’nin Küresel İklim Modelleri ile yapılan projeksiyonlara göre 2030 yılında Türkiye’nin büyük bir kısmı oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girecektir. Türkiye’de sıcaklıklar kışın 2C, yazın ise 2 ila 3C artacaktır. Yağışlar kışın az bir artış gösterirken yazın % 5 ila 15 azalacaktır. Bununla birlikte, şu an Türkiye’nin gece ve gündüz sıcaklıkları ile beraber yağış gözlemlerinin trend analizinde ise, Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de özellikle gece sıcaklıklarında istatistiksel anlamda önemli artışların olduğu belirlenmiştir. Küresel ısınmanın sonucu ısınarak (termal olarak) genişleyen deniz suları ile birlikte kutup ve dağ buzullarındaki erime nedeniyle yükselen deniz suyu seviyeleri, kıyılarımızı (Van Gölü civarında olduğu gibi) olumsuz bir şekilde etkileyecektir. Küresel ısınma ile birlikte deniz seviyelerindeki yükselme de, önümüzdeki yüzyılın sonuna kadar 15 - 95 cm'ye ulaşabilecektir. Deniz sevilerinin yükselmesi ülkemizde yaz turizmi ve tarım sektörlerinde kayıplara neden olabilecektir. Isınma ile birlikte kar yağışları azalarak kış turizmi olumsuz yönde etkilenecektir. Yüksek basınç kuşağının kuzeye doğru kaymasına neden olacak ve bunun sonucunda düzensiz bir yağış rejimi ve kuraklık tehlikesi doğacaktır. Orman yangınlarında artış meydana gelecektir. Tarımsal ürünlerdeki çeşitliliğin azalması yanında türlerin değişmesi ve tatlı su sıkıntısı söz konusu olacaktır. Öneriler: 1997 yılında yapılan Kyoto Protokolü, ülkelerin CO2 emisyonlarını, 2008-2012 periyodunda 1990 yılına göre % 5 oranında azaltmalarını öngörmüştür. Yine bu protokole göre ülkeler 2006 yılına kadar sera gazları ulusal izleme sistemi kuracaklardır. Ülkemiz gelişme sürecini olumsuz yönde etkileyeceği düşüncesi ile protokolü imzalamak için gelişmiş ülkelerin yer aldığı listeden çıkarılmayı istemektedir. Ancak yinede protokol şartlarına uyum sağlayacak çalışmalar ülkemizde disiplinler arası olarak sürdürülmelidir. Küresel iklim değişimi probleminin çözümüne katkıda bulunmak için onu sadece ekstrem hava olaylarında hatırlayarak spekülasyonlarda bulunmak yeterli değildir. 21. Yüzyıla girmek üzere olduğumuz bu günlerde kalkınma çabaları ile çevreyi yitirme endişeleri “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramını ortaya çıkartmıştır. Böylece, Haziran 1992'de Birleşmiş Milletler Kalkınma ve Çevre Uluslararası Konferansı (UNCED) adında bir Dünya Zirvesi de gerçekleştirilmiştir. Bu zirve sonucunda imzaya açılan beş temel belgeden biri olan (Local Agenda 21) Gündem 21’i de Türkiye kabul etmiştir. Artık Dünya, Gündem 21 ile gelecek yüzyıla hazırlanmaktadır. “Küresel Düşün, Yerel Hareket Et” felsefesi, ister küçük ister büyük olsun, yurtdışında bir çok yerel yönetim, belde ve belediye tarafından Yerel Gündem 21 programları ülkemizde de bir an önce yaygınlaşması gerekiyor. Bu sözleşme yükümlüklerinin tüm ülkeler tarafından eksiksiz yerine getirilmesi ve artık dünya atmosferine gaz salınışının tümüyle durdurulması durumunda bile, şu ana kadar atmosferde biriken sera gazlarının, 2100 yılına kadar etkili olacağı hesaplanmaktadır. Bu nedenle, bu problem ve onun olası sosyo-ekonomik etkilerini günümüzde ayrıntılı olarak inceleyip araştırılması gerekir. Bu tür araştırmaların yapılabilmesi için de tüm bilimcilere açık bir “İklim Veri Tabanı” oluşturulmalı ve bilimsel çalışmalar teşvik edilmelidir. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com