|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Lise Bilgileri Kategorisinde ve Lise Bilgi İstekleri Forumunda Bulunan Kimyadan dönem ödevim var Konusunu Görüntülemektesiniz => Asit yağmurlarının tarihi eserlere olan etkisi hakkında bilgi lasım beyler bi yardım edin lütfen...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#2 (permalink) |
|
dead moderator
![]() Giriş Tarihi: 05-06-2005
Mesajlar: 17,193
Rep Puanı: 84429700
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
kardeş dönem ödevi için yeterli ve tam istediğin değil ama idare et
parça parça ödevi bulursun , Hava kirleticilerin tarihi eserlere olumsuz etkisi ERZURUM - Havadaki nitrik ve sülfürik asitlerin tarihi eserlerdeki kalkerli taşları deforme ederek, taşların kimyasal yapısının bozulmasına neden olduğu bildirildi. Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuhi Demircioğlu, özellikle kışın hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşanan asit yağmurlarının, tarihi eserlere büyük zarar verdiğini söyledi. Erzurum'da coğrafi konum ve iklim nedeniyle hava kirliliğinin yoğun olduğunu anımsatan Demircioğlu, şunları kaydetti: ''Bölgemizde özellikle kışın hava kirliliği artıyor. Bunda coğrafikonum ve iklim etkili oluyor. İnsan sağlığı açısından tehlikeli olan hava kirliliği benzer bir zararı da tarihi eserlere vermekte. Bu zarar, havadaki asit yağmurlarından kaynaklanıyor. Kömür ve fueloil kullanımıyla oluşan sülfürik ve egzoz gazından oluşan nitrik asitler kalkerli taşların deforme olarak, kimyasal yapılarının bozulmalarına neden oluyor.'' -KİRLİLİĞİN YOĞUN OLDUĞU BÖLGELERDEKİ ESERLER...''- Demircioğlu, yaptıkları bir araştırma çalışmasında şehir merkezinde kirliliğin yoğun olarak yaşandığı bölgelerdeki tarihi eserlerde asit yağmurları nedeniyle meydana gelen zararın daha fazla olduğunu bildirdi. Tarihi bir eserin havadaki zararlı elementlerden korunabilmesi için rüzgar sirkülasyonunun olması gerektiğini anlatan Demircioğlu, şöyle devam etti: ''Yaptığımız çalışmalarda şehir merkezinde kirliliğin yoğun olduğubölgelerde bulunan Yakutiye, Çifte Minareli ve Ahmediye Medreseleri ile Lalapaşa Cami'ndeki taş bozulmalarının daha fazla olduğunu gördük.Buna karşılık şehir dışında bulunan ve rüzgar sirkülasyonunun sağlandığı bölgelerdeki Mecidiye ve Aziziye Tabyaları'nda zarar ise yok denecek kadar az.'' -''RESTORASYON ÇALIŞMALARI GECİKMEMELİ''- Demircioğlu, yaptıkları araştırma ve incelemeleri bir rapor halinegetirerek ilgili makamları söz konusu tarihi eserlerde restorasyon çalışmalarının geciktirilmemesi konusunda uyardıklarını söyledi. Atatürk Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyeleriyle ortaklaşa bir restore çalışması için girişimlerinin olduğunu ifade eden Demircioğlu, şunları kaydetti: 'Tarihi eserlerimizin korunup sonraki nesillere aktarımında herkese büyük görevler düşüyor. Biz bilimadamları olarak belli araştırma ve incelemeler yapıyoruz. İlgili makamları uyarıyoruz. Ancakdevletimizin imkanları da belli. Yurtdışındaki bazı kuruluşlar söz konusu eserlerin restorasyon masraflarını karşılayabiliyor. Bazı kuruluşlara başvurduk ve oralardan gelecek sonuçları bekliyoruz.'' |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Duygusal Yakışıklı
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2006
Yer: Tabikide FRMTR:) Dünya'nın En İyi Paylaşım,Dostluk Sitesi...Paylaştıkça Büyüyor,Dostluk Artıyor...
Mesajlar: 1,114
Rep Puanı: 3170850
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Arkadaşım bulabildiğim bu az biliyorum ama belki işine yarar bulursam gene koyucam buraya...
Günümüzde insanların yol açtığı çevre kirliliğinin en kötü sonuçlarından birisi de asit yağmurlarıdır.Fabrika gibi endüsri tesislerinin bacaları, motorlu taşıtların egzozları gibi çok çeşitli yollarla karbon, kükürt ve azot oksitleri atmosfere karışır.Bu oksitler yağmur suları ile birleşerek tekrar yeryüzüne döner ki bu olaya asit yağmuru denir.Asit yağmurlarının etkileri arasında yok olan ormanlar, hiçbir canlının yaşamadığı göller, zarar gören yapılar ve sağlıklarını kaybeden insanlar vardır.Asit yağmuruna karşı, elektrik üreten santrallerin bacalarına filtre takılması ve katilitik dönüştürücüler kullanılması gibi önlemler alınabilir. |
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Duygusal Yakışıklı
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2006
Yer: Tabikide FRMTR:) Dünya'nın En İyi Paylaşım,Dostluk Sitesi...Paylaştıkça Büyüyor,Dostluk Artıyor...
Mesajlar: 1,114
Rep Puanı: 3170850
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Arkadaşım biraz bişey daha buldum.Koyuyorum az beklersen...
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Duygusal Yakışıklı
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2006
Yer: Tabikide FRMTR:) Dünya'nın En İyi Paylaşım,Dostluk Sitesi...Paylaştıkça Büyüyor,Dostluk Artıyor...
Mesajlar: 1,114
Rep Puanı: 3170850
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Asit Yağmurları
Kükürt ve azot dioksitlerin atmosferdeki nemle birleşerek sülfirik ve nitrik asitli yağmur, kar ya da dolu oluşturması biçiminde kirliliğe verilen genel ad. Bu tür yağmurda tanecikler siste asılı olarak süspansiyon oluşturabilir ya da en kuru halde birikebilirler. Süspansiyon : Bir katının bir sıvı içerisinde ya da havada (sis içinde) çözünmeden dağılmasıyla oluşan heterojen karışımlardır. Ayran,kahve,tebeşir tozu+su.... Asit yağmurlarının verdiği ileri sürülen zararın bir bölümünün aslında bazı doğal nedenlerden kaynaklandığı yapılan araştırmalar sonucunda anlaşılmışsa da,petrol ve kömür yanmasından oluşan kükürt dioksit ile otomobil motorlarından çıkan azot oksitin, asit yağmuru sorununu büyük ölçüde şiddetlendirdiği kesindir. Kirliliğe yol açan tanecikler,kaynaklarından binlece kilometre uzağa rüzgarla taşınabilir.Sözgelimi A.B.D'nin kuzey doğusundaki asit yağmurlarına,Kanada'dan yayılanlar da katılmış,Kanada'nın doğusundaki kükürt içeren yağış,A.BD'den kaynaklanmıştır. Bilim adamlarının tümü asit yağmurlarının denetlenmesi için biran önce yasalar çıkarılmasını istemektedirler.Ne var,ki söz konusu yasaların yol açacağı harcamalarçok yüksektir,bu yüzden de sorunun çözülmesi sürekli ertelenmektedir Hava Kirliliği ve Asit Yağmurlarının İnsan ve Toprak Üzerine Etkileri Yıllardır ayrıntılı araştırma konusu olmamış konulardan birisi olan asit yağmurları, son yıllarda yurdumuzda da etkisini hissettirmeye başlayan, meteorolojik hadiselerle atmosferden yeryüzüne inen ve insanlar üzerinde olumsuz etki bırakan kirletici elementler içeren yağmurlar olarak bilinir. Endüstriyel faaliyetler, konutlarda ısınma amaçlı olarak kullanılan fosil yakıtlar, motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları ve fosil yakıtlara dayalı olarak enerji üreten termik santraller, bu faaliyetleri sonucu havayı kirletmekte ve kükürt di oksit, azot oksit, partikül madde ve hidrokarbon yaymaktadır. 2 ile 7 gün arasında havada asili kalabilen bu kirleticiler, atmosferde çeşitli kimyasal ve fiziksel reaksiyonlara uğrayarak, zaman zaman çok uzaklara taşınabilmekte, atmosferdeki su partikülleri ve diğer bileşenlerle tepkimeye girerek sülfürüz asit (HSO), sülfürik asit (H2SO4) ve nitrik asit (HNO3) gibi kirletici maddelerin oluşumuna sebebiyet verirler. Çeşitli yanma olayları sonucu havaya karışan SO2, SO3, NOx gibi gazlar yağışla birleşip asit meydana getirebilmekte ve bunların yeryüzüne yağması ile asit yağmurları oluşmaktadır. Bunların yeryüzüne geri dönüşleri kuru ve yas asit depolanması sonucu olur. Yas depolamada atmosferde oluşan bütün ürünler, yağmur ve kar içinde çözünmüş halde yeryüzüne taşınırlar. Kuru depolamada ise atmosferdeki partiküllerin ve gazların yeryüzüne taşınması esnasında yağmur veya kar bulunmaz, sis içinde aerosol seklinde bulunurlar. Bu çerçevede belirtildiği gibi, yalnız yağmur değil, diğer bütün yağış biçimleri de asidik olabilmektedir Asit yağmuru toprağın kimyasal yapısını ve biyolojik koşullarını etkilemektedir. Toprağın yapısında bulunan kalsiyum, magnezyum gibi elementleri yıkayarak taban suyuna taşımakta, toprağın zayıflamasına ve zirai verimin düşmesine neden olmaktadır. Toprağın asitleşmesine en çok katkıda bulunan maddeler, atmosferde birikme sonucu toprağa geçen kükürt bileşikleridir. Azot bileşikleri ise bitkilerin özümseyeceği miktardan fazla olduğu zaman toprağın asitleşmesinde rol oynamaktadır. Asitleşmenin çevre üzerinde dolaylı olmakla birlikte yine çok önemli etkilerinden biri de, endüstriyel faaliyetler sonucu oluşan asit nemidir. Toprağa ya da göl yataklarına inmiş cıva, kadmiyum ya da alüminyum gibi zehirli maddelerle tepkimeye girebilmekte ve normal koşullar altında çözünmez sayılan bu maddeler, asidik nemle tepkimenin sonucunda, besin zinciri ya da içme suyu yoluyla bitki, hayvan ve insana ulaşıp toksik etkiler yaratmaktadır. Ağaç köklerinin besin toplama yeteneğinin bozulmasının sorumlusu da gene asitleşme sonucunda toprakta harekete geçen alüminyumdur. Asidik zerrecikler genellikle sülfür dioksit ve nitrik oksitlerin atmosferdeki yayılması ile oluşur. Sonuçta oluşan nitrik ve sülfürik asit diğer partiküller (toz, is, kurum, duman vs) üzerine yapışır. Bu partiküllerin direkt olarak solunması bu asidik yapıların doğrudan akciğerlere kadar gitmesine neden olmaktadır. Bu asidik yapıdaki tozlar ve gazlar nemli ve sıcak akciğer alueollerinde kimyasal olarak kana geçebilirler. Asit yağmurlarının insanlar üzerindeki dolaylı etkileri yüzey ve içme suları, yer altı suları, toprak, ağır metaller, bitkiler ve balıklar üzerindeki etkilerine bağlı olarak bu unsurların kullanılması sonucunda uzun vadede insan bünyesinde asidik depolanmaya neden olur. Asit yağmurlarının insan sağlığı üzerinde doğrudan ve dolaylı etkileri düşünüldüğünde ayrıntılı araştırmalara ihtiyaç olduğu açıktır. Bu doğrultuda Devlet Meteoroloji İsleri Genel Müdürlüğü olarak asit yağmurları olarak bilinen kirletici içeren yağışlar konusunda başlatılan araştırma çerçevesinde Aralık 1998 tarihinde Ankara Bölge Meteoroloji İstasyonundan toplanan yağmur numunelerinde yapılan analiz sonuçları Ekonomik faaliyet, kıtlığa karşı yapılan bir savaştır. İnsan bu savaşta bir takım değerleri üretip- tüketirken başka bir değer olan kaliteyi ÇEVRE’Yİ de tüketmektedir: Hava, su, yeşil ve toprak gibi ...... Biri kirlendiği zaman beraberinde, zincirleme olarak, diğerleri ve bunlardan yararlanan insanlar da kirlenmekte ve yok olmaktadır. Görüldüğü gibi hava doğal ve yapay etmenlerce kirletilmektedir. Yapay etmenlerin temelinde insan bulunmaktadır.Fabrikadan, evlerden ve araçlardan çıkan dumanlar tarafından atmosfer durmadan kirlenmektedir Bu kirlilik doğrudan olduğu gibi asit yağmurları yoluyla da bitkiye, insana, suya, toprağa ve tasa etki etmektedir. Termik santrallerde, ısıtmada ve endüstri kurumlarında kullanılan kömür atmosfere kül (kadmiyum, çelik, kursun) CO2 ve SO2 yaymaktadır Dünyada olduğu gibi Türkiye’de kömür ve petrol tüketimi giderek artmaktadır. Artan taşıt sayısı da petrol tüketimini dolayısıyla atmosferdeki karbon monoksit gazini yükseltmektedir. Yanardağlar da havadaki SO2 ve CO2 gibi gazların miktarını arttırmaktadır. Bu gazlar havadaki su buhari ile birleşirler; H2O + SO2 --> H2SO4 (sülfirik asit) ve H2O + NO2 --> HNO3 (nitrik asit) olarak yere düşerler. Hava kirliliği, ışınların yere ulaşmasını ve atmosfere yayılmasına da engelleyerek iklim üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.Asit yağışları yapraklardaki klorofilin bozulmasına ve bitkinin sararıp kurumasına neden olmaktadır. Bilindiği gibi bitkiler, fotosentez sırasında CO2 tüketir. Asit yağmurları, bitkileri kurutarak, diğer yandan atmosferdeki CO2 (karbondioksit) tutarının artması için ortam hazırlamaktadır. Başka bir anlatımla, bir olumsuzluk bir başka olumsuzluğu üretmektedir. Biz bu asit yağışlarının etkilerini görebilmek için iki asamadan oluşan deneylere giriştik: Birinci aşamada 16 saksıya kızıl çam, 20 saksıya fasulye ve nohut ekildi. Kızıl çam ve fasulyeler 4’er saksıdan oluşmak üzere 5’er gruba ayrıldı. Her grup pH3, pH4,5, pH6, yağmur suyu ve çeşme suyu gibi asidik değeri farklı sularla sulandı. Çalışma 2 ay sürdü. Çalışmalara çeşitli sınıflardan 15 öğrenci katildi. Çalışmalarımızda kullanılmak üzere, topladığımız yağmur suyunun asidik değeri ölçüldü: İlk yağış pH5,5, ikinci ve daha sonraki yağışlar pH6 olarak saptandı. Bu da bize hava kirliliği ve onun oluşturduğu asit yağmurlarının çevremizde bir realite olduğunu kanıtlamaktadır. Ülkemizde son yıllarda, olumsuz gelişmelere asit yağmurları da eklenmiştir. Asit yağmurları yüzünden asidik hale gelen topraktan besin kaybı kolaylaşırken aluminyum gibi ağaç köklerine zararlı maddelerin biriktiği görülmüş bulunuyor. Amerika’da bazı yıllarda görülen ağaç kayıpları üzerine çalışmalar yapılarak bu olayın temel mekanizmaları aydınlatılmaya çalışılıyor. Hatta bu konuda araştırma yapmak üzere Kanada ile ortak bir çalışma başlatılmış durumda. Asit yağmurları sanayi şehirlerimizde yani karbondioksit in fazla olduğu yerlerde,hava akımının olmadığı yerlerdedir.Ülkemizde buna en iyi örnek Manisa'dır. Birleşmiş Milletler'in yayınladığı bir rapor, İngiltere'deki ağaçların %25'inin asit yağmurlarından etkilendiğini ve bu oranın gittikçe artığını yazmaktadır. Başka bir raporda da; yeryüzündeki 800 milyon hektar yağmur ormandan 330 milyonunun Brezilya'da bulunduğu, ekonomik meselelerinden dolayı insanlar tarafından son bir yılda 17 milyon hektarının yok edildiği, bu duruma bir çözüm bulunmazsa ve kesim bu hızla devam ederse, 2020 yılında, dünyanın oksijen deposu olan bu yağmur ormanların yok olacağı yazmaktadır. |
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com