Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 16-04-11, 12:26   #1
CrawLinq

Varsayılan ÖSS Çıkmış Çözümlü Türkçe Soruları ( Yardım )


Össde çıkmış çözümlü Türkçe soruları lazım dönem ödevim için . Biraz araştırdım ancak bulamadım . Yardım ederseniz sevinirim .
Teşekkürler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-04-11, 07:55   #2
BenBuyuyunceRepKzncm

Varsayılan C: ÖSS Çıkmış Çözümlü Türkçe Soruları ( Yardım )


ÇIKMIŞ TÜRKÇE SORULARI

1-Genel anlamda insan düşüncesinin ürettiği değerlerin tümünü iki ana kümeye ayırabiliriz. Bunlardan ilki maddi kültürdür. Maddi kültür, insanoğlunun doğaya egemen olmak için yaptığı tüm araç ve gereçler ile bunları kullanma bilgisidir. İkincisi ise yaşamı düzenlemek, zenginleştirmek, korumak için konulmuş kurallar dizgesi olan manevi kültürdür. Bu iki kültür, birbirinden ayrılmamalıdır. Böyle bir yaklaşım, kültürü daha anlamlı ve yararlı kılar.
Bu parçada kültürle ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir bütün olarak ele alınması gerektiği
B) Kişiden kişiye değişen boyutlarının olduğu
C) Toplumsal değerlerin önemli bir yer tuttuğu
D) Kişiliklerin oluşumunda etkili olduğu
E) Toplumsal yaşayışı belirlediği
(ÖSS 2000)
Bu parçada yazar, insan düşüncesinin yarattğı kültürü ikiye ayırmaktadır : Maddi kültür ve manevi kültür. Parçada maddi ve manevi kültürün tanımını ve açıklamasını yapmış , bu iki kavramın birbirinden ayrılmaması ve bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ona göre böyle bir yaklaşım, kültür kavramını daha yararlı ve anlamlı kılacaktır. Bütün bunlar göz önünde tutulduğunda doğru yanıt A görünmektedir.
Yanıt : A


2-Ozanları , yaşadıklarını , duyduklarını yazan kişiler diye tanımlamak yanlıştır. Sözgelimi Cahit Sıtkı, yaşadıklarını, duyduklarını yazan bir ozan olarak bilinir. Oysa ölüm acısını tatmamış, yaşamamıştır . Bununla birlikte, sık sık ölümden duyulan acıyı işlemiştir. Onunla yıllarca arkadaşlık yaptım. Bir gün bile ölüm sözcüğünü işitmedim ondan. Ölmüş bir sevdiği de yoktu yanılmıyorsam. Ölüm yalnızca bir temaydı onun için.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her ozanın şiiri, belirli konuları içerir.
B) Ozanların, şiirleriyle yaşantıları arasında ilişki olmayabilir.
C) Her ozanın, şiir evreni aynı zenginlikte değildir.
D) Şiirin etki gücü, okuyucuyu duygulandırmasıyla ölçülür.
E) Hiçbir ozan, duygulanmadan şiirini oluşturamaz.
(ÖSS 2000)
Bu soruda paragraf yazarı, ozanların yazdıklarını onların yaşadıklarıyla ve duyduklarıyla ilişkilendirmenin yanlış olduğunu söylemektedir. Cahit Sıtkı’yı örnek vererek bu görüşünü kanıtlamaya çalışmıştır . Yazara göre ozanların yapıtlarıyla yaşadıkları arasında ilişki olmayabilir.
Yanıt:B

3-Gençliğimde okuduğum kitapları yeniden okuyacak yaşa geldim.” demiş bir yazar. Ne kadar doğ-
ru! On ya da yirmi yıl önce okuduğumuz bir kitabı yeniden elimize aldığımızda ya da eski bir filmi
tekrar izlediğimizde ne kadar değişik izlenimler ediniyor, nasıl da farklı yorumlara varabiliyoruz!
Aynı durum, kuşkusuz, tiyatro için de geçerli. On yıl önce izlediğimiz bir oyunu, aynı yönetmenin on yıl sonraki yorumuyla seyrederken, bu gerçeği daha iyi algılıyoruz.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Değişik sanat yapıtları temelde benzer nitelikler taşır.
B) Tiyatro yönetmenleri aynı oyunu zaman zaman farklı yorumlarla sunarlar.
C) Yazarlar yaşlandıkça yaratma güçleri artmaktadır.
D) İnsanların bakış açıları, değerlendirme ölçütleri yaşla birlikte değişmektedir.
E) Tiyatro yapıtları, değişik biçimlerde yansıtılmaya uygundur.
(ÖSS 2001)


Bu parçada yazar, sanat yapıtlarına bakış açısının zamanla değiştiğini söylemektedir. Okuduğumuz
bir kitabı ya da izlediğimiz bir filmi tekrar okuyup izlediğimizde onlaı daha farklı yorumlayabiliyoruz, demektir. Bu durumun tiyatro yapıtları için de geçerli olduğunu eklemektedir. Bütün bunlara dayanarak paragrafın ana düşüncesinin D seçeneği olduğu görülmektedir.
Yanıt: D

4-Dört beş yaşlarında bir çocuk ağaca tırmanıyor. Onu izleyen annesi, çocuğa: “Dikkat et, in, düşersin.” demiyor. “Ağaçtan düşersen ne olabileceğini düşünüyor musun?” diyor.
Yukarıda sözü edilen annenin yapmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çocuğu korkutmaktan kaçınmak
B) Ağaçtan düşüp çocuğun bundan ders almasını sağlamak
C) Çocuğu, durum üzerinde düşündürerek ona doğruyu buldurmak
D) Söz dinlemesi gerektiğini çocuğa anlatmak
E) Kendine güvenmesinin önemli olduğunu çocuğa anlatmaya çalışmak
(ÖSS 2001)
Bu parçada bir çocuğun davranışı ve annesinin bu davranış karşısındaki tutumu anlatılmaktadır.
Sözü edilen anne, çocuğun davranışı karşısında uyarılarla ona doğruyu göstermemektedir. Çocu-
ğun, davranışı sonunda karşılaşacaklarıyla ilgili düşünmesini istemekte ve bu şekilde davranmaktadır. Ona göre çocuk doğruyu kendisi bulmalıdır.
Yanıt: C


5-İçeriğini çok iyi bildiğimiz kitapları bile yeniden okumalıyız. Çünkü kitaplarda keşfedilmeyi bekleyen nice hazine vardır. Benzer biçimde, resimlere de tekrar bakmalıyız. Onlara baktıkça yenilendiğimizi anlarız. Bir müzik yapıtını da yeniden dinlemeliyiz. O yapıtı dinledikçe dünyamızın zenginleştiğini, değiştiğini görürüz.
Bu parçadan sanat yapıtlarıyla ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisine varılamaz?
A) Değerleri ancak, üzerinden yıllar geçince anlaşılır.
B) Onlarla bir kez karşılaşmış olmamız yetmez.
C) Tüm güzelliklerinin ayrımına varmak zaman alır.
D) Duygularımızı çeşitli yönlerden besleyip geliştirirler.
E) Her seferinde bizde yeni duygular uyandırırlar.
(ÖSS 1999)

Bu parçada, yazar içeriği çok iyi bilinen yapıtların bile yeniden okunmasını söylediği için B, kitaplardaki hazinenin keşfedilmesinin zaman alacağını düşündüğü için C, dünyamızı değiştirdiğini ve zenginleştirdiğini belirttiği için D, onlara baktıkça yenilendiğimizi söylediği için E seçeneğine varılabilir. Sanat yapıtlarının değerlerine zamanla kavuşabileceğine varılamaz.
Yanıt: A


6- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır ?
A) Günlerdir aynı konunun tartışılması sabrını taşırdı .
B) Bu konuda onun da fikrini almak istedi.
C) Törende çok mutlu olmuş, göğüsü kabarmış.
D) Ona bir armağan vererek gönlünü almaya çalıştı.
E) Çok sinirlenmiş, ağzına geleni söylemişti.
(ÖSS 1999)
Bu soruda C seçeneğinde “göğüsü” sözcüğü yanlış yazılmıştır ; çünkü bu sözcükte hece düşmesi de dediğimiz bu ünlü düşmesi olur ve sözcük “göğsü” yazılır.
Yanıt : C




7- Önce baygın bir iniltiydi yamaçtan duyulan ,
Sonra bir gölge belirmişti kuş uçmaz yoldan;
Köyümün titreterek bağrı yanık toprağını
İnliyor, baktım, uzaktan görünen bir kağnı...
Bu dizelerde aşağıda verilen ses olaylarından hangisi yoktur?
A) Ünlü düşmesi
B) Ünsüz düşmesi
C) Sert ünsüz yumuşaması
D) Ünlü daralması
E) Ünsüz benzeşmesi
(ÖSS 2001)
“bağır” sözcüğünün ek almış biçimi olan “bağrı” sözcüğünde ünlü düşmesi; “toprağını” sözcüğünde sert ünsüz yumuşaması; “inliyor” sözcüğünde ünlü daralması; “yamaçtan, belirmişti, baktım”
sözcüklerinde ünsüz benzeşmesi gerçekleşmiştir. Sözcük ek aldğında sondaki “k” ünsüzünün düş-
mesi anlamına gelen ünsüz düşmesi bu dizelerde yoktur.
Yanıt: B


8-Üleştirme sayı sıfatı eki, –er, (–ar) ünlüyle biten sayılara eklendiğinde araya “ş” kaynaştırma harfi
girer.
Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala örnek oluşturmayan bir sözcük vardır?
A) Defterinize ikişer cümle yazın.
B) Beşer kişilik gruplara ayrıldılar.
C) Masalara yedişer tabak koyalım.
D) Herkes yirmişer dakika konuşacak.
E) Üyelerden ellişer milyon lira toplayalım.
(ÖSS 1999)
Türkçede iki ünlü yan yana gelmez. Bu nedenle ünlüyle biten bir sözcük ünlüyle başlayan bir ek
alacağı zaman sözcükle ek arasına “y, n, s, ş” ünsüzlerinden biri getirilir, buna kaynaştırma denir.
Bu soruda “iki, yedi, yirmi, elli” sözcükleri ünlüyle bittiği için “–er” ekinden önce “ş” kaynaştırma harfini almıştır; halbuki ünsüzle biten “beş” sözcüğüne kaynaştırma harfi getirilemez.

Yanıt: B

9- Bir konuşmamızda ona, şiiri nasıl yazdığını sormuştum (I) Sorumu şöyle yanıtladı (II) “Önce bir
rüzgârın taşıdığı tohum gibi küçücük bir şey düşer aklıma (III) Bu bir anlamdır, bir gerçektir, yaşam
ilişkilerimizde öz denebilecek bir durumdur (IV) Yani esin denilen şeydir bu (V)”
Yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine ötekilerden farklı bir noktalama işareti getirilmelidir ?
A) I. B)II. C) III . D) IV. E) V.
(ÖSS 2001)

Tırnak içine alınmış aktarma cümlelerden önce iki nokta kullanılır. Bu nedenle II. yere iki nokta konmalıdır. Numaralı diğer yerler tamamlanmış cümlelerin sonudur; buralara nokta konması gerekir.
Yanıt: B








10- Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcükler anlamca birbirine en yakındır?
A) Bir süre sonra kendisi de bu akımın, bu tartışmanın içinde yer almıştı.
B) Bu kitapları, belirlediğiniz ölçütlere göre seçin, ayırın.
C) Kendisine yapılan bu haksızlığı, bu saygısızlığı içine sindiremiyordu.
D) Bütün bunları, kendisinin yerine, önüne geçmek isteyenler düzenliyordu.
E) Bu makineler ötekilere göre daha kullanışlı , daha pahalıdır.
(ÖSS 2001)
Bu soruda altı çizili sözcüklerin aynı cümlede anlamca birbirine en yakın olduğu sorulmaktadır. B
seçeneğinde “seçin” sözcüğü ile “ayırın” sözcüğü kitapların belirlenen ölçütlere göre birbirinden
ayırt edilmesi eylemi olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise her iki sözcük anlamca birbirlerinden uzaktır.
Yanıt : B


11-Maviyle yeşilin kucak kucağa olduğu Kanlıca, hep kıpır kıpır, hep hayat dolu ve hep kendi gibi kalmak istiyor.
Bu cümlede geçen “kendi gibi kalmayı istemek” sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Sahip olduğu özellikleri koruma çabası içinde olmak
B) Önemli bir yer olduğunu kanıtlamaya çabalamak
C) Benzerlerinden farklı olmaya çalışmak
D) En iyi biçimde tanıtılmayı istemek
E) Canlılığını çevresine hissettirmek
(ÖSS 2000)
Cümlede Kanlıca’nın betimlemesi yapılarak özellikleri sıralanıyor ve bu özellikler bir beğeni halinde aktarılıyor. “kendi gibi kalmayı istiyor.” diyerek de bu beğenilen özelliklerin devam ettirilmesi duygusu aktarılıyor. Bu yorum da A seçeneğinde veriliyor.
Yanıt : A


12-Bıkmadan, yorulmadan, yılgınlığa düşmeden, sürekli okumalıyız. Okurken bir yandan, daha önce okuduklarımızdan belleğimizde kalan izin üzerini örten tozu, kiri temizlemeli, bir yandan da bu izi derinleştirmeye çalışmalıyız.
Bu parçada geçen “belleğimizde kalan izin üzerini örten tozu, kiri temizlemek” sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Edinilmiş bilgilerin önemini anlamak
B) Doğruyu yanlıştan ayırmak
C) Gereksiz bilgilerle oyalanmak
D) Unutulmaya yüz tutmuş bilgileri anımsamak
E) Yeniliklere açık olmaktan kaçınmamak
(ÖSS 2000)
Parçada okumak ile ilgili öğüt verilmektedir. Bu okuma eylemini sürdürme öğüdü verilirken daha
önce “okuduklarımızdan belleğimizde kalan izi” denerek var olan bilgilerden söz edilmekte, “üzerini örten tozu, kiri“ denerek unutma belirtilmekte “temizlemek” denerek de eskilerin görülmesini engelleyen unsurların ortadan kaldırılması anlatılmaktadır. Bu da “Unutulmaya yüz tutmuş bilgileri anımsamak” ifadesi ile D seçeneğinde belirtilmiştir.
Yanıt: D









13-Bir eleştirmenimizin 1974 yılında yaptığı değerlendirmeye katılmamak elde değil. Çünkü bu dipdiri ve sağlam öykü beni de çok etkiledi. Bu öykü gerçek anlam›yla çağdaş bir klasik.
Bu parçada “çağdaş bir klasik” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Oluşturulduğu dönemin dil anlayışına uygun olmakla birlikte eski ürünlerden de etkilenen
B) Oluşturulduğu dönemin havasını yansıttığı gibi değerini de hiçbir zaman yitirmeyecek olan
C) Güncel olayları ayrıntılarıyla yansıtacak biçimde, sağlam bir teknikle oluşturulan
D) Bazı yenilikler getiren ve okuyucuyu duygulandıracak özellikler içeren
E) Okurun ilgisini canlı tutan ve gelecekte de okuyucu bulabileceği düflünülen
(ÖSS 1999)
Cümlede tanıtılan öykü için iki nitelikli bir yorum yapılmıştır: Çağdaş , “klasik”. Çağdaş çağın özelliklerine uygun, çağın niteliklerini taşımakta anlamını verirken, “klasik” sıfatı ile değerini yitirmeyen bir yapıt olduğu belirtilmektedir ve B seçeneğinde “oluşturulduğu dönemin havasını yansıttığı gibi” sözüyle çağdaşlık “değerini hiçbir zaman yitirmeyecek” denilerek klasik olma özelliği belirtilmiştir.
Yanıt: B


14- Önemli olan okuduğumuz kitapların sayısı değil, ....
Bu cümlede boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) bu kitapların yaşamımıza ne kattığıdır.
B) onların bize kazandırdığı yeni duygulardır.
C) okuduklarımızın davranışlarımızı, yaşama bakışımızı nasıl etkilediğidir.
D) onlardan edindiğimiz bilgilerle yeni bir dünya kurabilmemizdir.
E) onların, eleştirmenlerce nasıl değerlendirildiğidir.
(ÖSS 1999)
Cümle tamamlama türü olan bu soruda soru kökü olumsuzdur. Bu, dört seçenek arasında bir anlam
yakınlığı olduğunu gösterir. Cümlenin konusu kitaptır ve kitap ile okuyucu arasındaki ilişki belirtilmektedir. “Okuduğumuz kitaplar” denerek bu ilişki kurulmaktadır. A seçeneğinde “yaşamımıza kattığı”, B seçeneğinde “onların bize kazandırdığı”, C seçeneğinde “okuduklarımızın davranışlarımızı”, D seçeneğinde “onlardan edindiğimiz” sözleriyle ilişki kurulmakta, konuya yaklaşım birliği sağlanmakta iken E seçeneğinde kitapların eleştirmenlerce değerlendirilmesi ele alınmakta, bu yüzden ilk cümle ile konu ilgisi farklılaşmaktadır.
Yanıt: E

15- Sergide tanıtılan antika eşyalar, geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.
Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
A) “tanıtılan” sözcüğünden sonra “çok değerli” getirilerek
B) “geçmişte” sözcüğünden sonra “yaşamış” getirilerek
C) “antika” sözcüğü atılarak
D) “inançlarını” sözcüğü yerine “geleneklerini” getirilerek
E) “de” sözcüğü atılarak
(ÖSS 1999)
Bu cümlede karışıklığa neden olan “geçmişte” sözcüğüdür. Buradan yansıtma işinin geçmişte olduğu anlaşılıyor. Ama “geçmişte yaşayan insanların inançlarını, beğenilerini yansıtıyor.” biçiminde de anlaşılabiliyor. “Geçmişte” sözcüğünden sonra “yaşamış” getirildiğinde cümledeki ikiz anlamlılık ortadan kalkar.
Yanıt: B






16- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B) Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C) Bu gaz, havada yoğun oranda bulunur.
D) Akarsularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E) Gençler, doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.
(ÖSS 1999)
“Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.” cümlesinde “oranda” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.
Yanıt: C


17- Gürültüden uzak, doğal güzelliklerle dolu parkın bir(I) köşesinde, yaşlı bir(II) hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir(III) karış uzaktan okumaya çalışıyor; bir(IV) şişman, spor giyimli bir(V) adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüklerden hangisi atılmalıdır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
(ÖSS 1999)
“Adam” adını belirten “bir” sözcüğü iki kez kullanılmıştır. İlk “bir” yanlış yerde ve gereksiz kullanılmıştır.
Yanıt: D


18- Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
A) “çok” sözcükleri atılmalı.
B) “durgun” yerine “az” sözcüğü getirilmeli.
C) “olduğu için” yerine “olduğundan” sözcüğü getirilmeli.
D) ”satışlar” yerine “alışveriş” sözcüğü getirilmeli.
E) “pahalı” yerine “yüksek” sözcüğü getirilmeli.
(ÖSS 2000)
“Fiyat” bir malın karşılığı olan parasal değerdir. Pahalı olan, mal olabilir. “Fiyat pahalı” denemez;
“fiyat yüksek” denebilir.
Yanıt: E


19-Oraya gidersen, Etnografya ya da Kurtuluş Savaşı müzelerini gezmelisin.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yanlış bağlaç kullanılmasından
B) Koşul cümlesi olmasından
C) Nesnenin yanlış yerde bulunmasından
D) Yüklemin gereklilik kipinde olmasından
E) Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından
(ÖSS 1999)
“ya da” bağlacı eş durumda olan iki varlıktan birinin seçilmesi durumunda kullanılır. Bu cümlede
farklı nitelikte varlıklar bağlandığı için “ya da” yerine “ve” kullanılmalıdır.
Yanıt: A










20- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.
B) Bu kadar yetenekli bir çocuğu, sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığınızı düşünüyor.
C) Geçirdiğim rahatsızlığı, büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.
D) Bu aşamada, olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.
E) Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordu.
(ÖSS 2001)
“Rahatsızlık” kavramı ameliyat etme ya da sağlığımaa kavuşturdu yüklemlerine bağlanamaz. Ge-
çirdiğim rahatsızlığı bölümü atılmalı ve cümleye “beni” nesnesi eklenmelidir.
Yanıt: C
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat