Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 04-01-09, 18:12   #1
PisLeeEq

Thumbs up 9. sınıf Biyoloji dönem ödevi yardım lütfen ( Yönetici moleküller)


Arkadaşlar hoca ödev verdi de
Ödev:Yönetici moleküller ve önemi
Hoca en az 5 sayfa yazıcaksın dedi + şekil falanda çizerim
Lütfen yardım edin arkadaşlar ?
+++*
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-01-09, 19:01   #2
Obsession

Varsayılan C: 9. sınıf Biyoloji dönem ödevi yardım lütfen ( Yönetici moleküller)


Alıntı:
YÖNETİCİ MOLEKÜLLER


NÜKLEİK ASİTLER

İsviçreli bilim adamı Friedrich Meischer akyuvar ve balık spermlerinde yaptığı incelemelerde çekirdekte proteinlerden çok farklı asit özellikte bazı maddelerin taşındığını saptamıştır. Fosfatça zengin asit özellikteki bu moleküllere çekirdekte rastladığı için NÜKLEİK ASİT adı verilmiştir.

Nükleik asitlerin taşıdığı bilgiler her canlı türü için değişiktir. Hücreler nükleik asitlerde taşınan bilgileri yeteneğine göre kullanıp yaşamını sürdürmektedir.

Hücre çekirdeğinin yönetme gücünü içeriğinde bulunan nükleik asitler sağlar. Canlılar aleminde iki çeşit nükleik asit vardır. Bu dev moleküller DNA ve RNA'dır. DNA çekirdek mitokondri ve kloroplastta RNA çekirdek ve sitoplazmada çeşitli organellerde (ribozom mitokondri kloroplast) bulunur.

NÜKLEİK ASİTLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Canlılar tarafından sentezlenen en büyük ve en önemli moleküllerdir.

İçeriğinde karbon (C) oksijen (O) hidrojen (H) azot (N) ve fosfor (P) bulunur.

Hem prokaryot hemde ökaryot hücrelerin tümünde bulunur.

Canlıların genetik bilgisini oluştururlar. Jenerasyonlar (nesiller) arasındaki kimyasal bağlantıyı sağlarlar.

Hücrelerde proteinden oluşmuş enzimlerin sentezini kontrol ederek metabolizma gibi temel olaylari düzenlerler.

NÜKLEIK ASITLERIN YAPISI

Nükleik asitlerin monomerleri (yapi birimleri) NÜKLEOTITLERDIR. Bu birimlerden oluşmuş polinükleotit zincirleridirler.

Nükleotitler Fosforikasit (H3PO4) beş karbonlu bir şeker (Pentoz) türü ve azotlu organik baz molekülünün dehidrasyon senteziyle birleşmesinden oluşur.

- Nükleotitleryapısında bulunan pentoz türüne göre adlandırılır.

- Nükleotitlerin yapısında yer alan azotlu organik bazlar halka şeklinde karbonlu bileşiklerdir. Kimyasal yapısına göre iki gruba ayrılırlar.

PİRİMİDİN BAZLARI;

Sitozin (S; C) Timin (T) Urasil (U)

PÜRİN BAZLARI;

Adenin (A) ve Guanin (G)

Adenin Guanin Sitozin hem DNA'da hem de RNA'da bulunur. Timin yalnız DNA'da Urasil ise yalnız RNA'da bulunur.

- Nükleotit yapısında bulunan fosfat (PO4) hem RNA'da hemde DNA'da vardır.

- Nükleotitler dehidrasyon senteziyle oluşurken Pentozun birinci karbonuna azotlu organik baz beşinci karbonuna da fosfat grubu baglanir.

- Nükleotitler yapısındaki bazlara göre adlandırılırlar.Nükleotitler alt alta dizilerek fosfodiester bağlarıyla (fosfat-şeker) birbirine baglanip nükleotit zincirlerini oluştururlar. Nükleotitler arasindaki fosfodiester baglari dehidrasyon senteziyle oluşturulur. Su çikişi olur.

Üstteki nükleotitin üçüncü karbonu alttaki nükleotitin beşinci karbonuna bagli fosfatla dehidrasyon senteziyle 3-5 fosfodiester bağı oluşturur.

- DNA ve RNA ipliklerini oluşturan nükleotitlerin sayisi dizilişi ve nükleotit çeşitleri farklidir. Bu diziliş farkliligi her canlida farkli özelliklerin taşinmasina neden olan genetik bilgiyi oluşturur.


DNA VE YAPISI


DNA MOLEKÜL MODELI

DNA çift sarmallı (iplikli) bir molekül olup kendini eşleyebilme yeteneğindedir. İki sarmalın karşılıklı bağlanması organik bazlar düzeyinde olur. Daima bir PÜRİN bazı bir PİRİMİDİN bazına zayıf hidrojen bağlarıyla bağlanır. Bunun nedeni eşleme sırasında sarmalların kolay açılmasıdır.

Pürin Bazı - Zayıf H bağı - Pirimidin bazı

Adenin - 2H - Timin

Guanin - 3H - Sitozin



Sonuç : DNA'da bazlar düzeyinde şu oranlar vardir.

WATSON-CRİCK MODELİN ÖZETİ

1- Molekül çift sarmal şeklinde birbiri üzerine bükülmüştür.

2- Her sarmal nükleotitlerden oluşmuş bir diziliştir.

3- Nükleotitlerin sarmallarda diziliş sirasi bir tür şifredir.

4- Nükleotitler sarmalları oluştururken fosfodiester bağları oluştururlar.

5-Sarmalları birbirine zayıf H bağları bağlar.


DNA'nın bu modeli ona şu özellikleri kazandırır :

1- Yönetme gücüne sahiptir. (Genetik şifreyle proteinleri sentezleyerek yapar.)

2- Kendini doğrulukla eşleme yeteneğindedir. Böylece genetik bilgiyi sonraki nesillere aktarır.

3- Kalıtsal değişiklik yaratabilmelidir. (Mutasyon)

DNA'NIN KENDİNİ EŞLEMESİ


DNA'nın yarı korunumlu eşlemesi (Replikasyon)

DNA sarmalı bir ucundan açılmaya başlar.

Açılan zincirlerin karşısına ortamdaki uygun nükleotitler H bağlarıyla bağlanırlar.

Eski nükleotitlere bağlanan uygun nükleotitler alt alta fosfat bağları kurarak yeni iplikleri oluştururlar.

Eş zincirlerin (yeni iplik) oluşmasi DNA'nin tamami eşleninceye kadar ayni biçimde devam eder.

Sonuçta aynı genetik şifreyi taşıyan iki DNA oluşur.

Yeni nükleotitlerin bağlanmasında eski nükleotitlrin koparılmasında enzimler katalizör olurlar.

DNA'nın yarı korunumlu eşleme yaptığını; fosfat azot deoksiriboz ya da bazların izotoplarını kullanarak deneyip kanıtlayabiliriz.

Sonuç :

Bir hücrede iki takım DNA bulunduğu zaman bunlardan bir diğerine göre üstündür. Kalıtsal kontrolü elinde tutar.

DNA doğrulukla kendini eşleyebilmektedir.

(2)

DENEYLERİN SONUÇLARI

1- DNA hayatsal olayları kontrol eder.

2- Bir hücrede farklı iki takım DNA molekülü bulunduğu zaman biri kalıtsal kontrolü elinde tutar.

3- Bakteriye giren virüs DNA'sı bakterinin biyokimyasal maddelerini (Enzim ATP aminoasit...) kullanarak kapsül sentezler.

4- Virüs DNA'sı bakteri hücresindeki protein sentezini yönettiğinden bakteri DNA'sından üstündür.


RNA'NIN YAPISI VE PROTEİN SENTEZİ



RNA'NIN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

Ribonükleotit birimlerden oluşurlar. Şeker olarak RİBOZ bulundurur. Organik bazları A G S ve U'dir. Tek ipliklidirler. Bazı virüsler dışında yönetici yenekleri yoktur. Yönetim etkinliğinde DNA'ya yardımcı olurlar. Tek ipliklidirler. DNA üzerinde sentezlenirler. 3 yapraklı yonca şeklinde yapı gösterirler.

ÇEŞİTLERİ

1. tRNA (Taşıyıcı RNA) : En küçük RNA molekülüdür. (70-80 nükleotitli). Görevi hücre içindeki aminoasitleri tanımak ve bunları ribozomlara taşımaktır. tRNA'da aminoasitin bağlandığı kısımla mRNA kodonuna uygun antikodon kısmı vardır. Hücrede en az aminoasit çeşiti kadar (20 çeşit) tRNA çeşiti vardır. tRNA'lar suda çözünebilir. Enzimler gibi spesifik (özgül) maddelerdir.

2. mRNA (Mesajcı RNA) : Çekirdekte sentezlenir. DNA'dan aldığı protein planını (genetik bilgi) belli şifreler (kodon) halinde sitoplazmadaki ribozomlara getirir. Bu bilgi hücrenin sentezleyeceği protein molekülünün çeşitini belirler.

DNA her protein çeşiti için farklı bölümlerinden (lokus) mRNA sentezletir. DNA'dan mRNA sentezine TRANSKRİPSİYON (yazılma) denir.

rRNA : Ribozomlarda proteinlerle birleşmiş yapı taşları olarak bulunur. Ribozomlar iki alt birimden oluşur. İki alt birimde RNA ve protein kapsar. Protein sentezinde aktif görevleri yoktur.


GENETİK ŞİFRE

Hücreler kendi özelliklerini yeni hücrelere genetik şifrelerle aktarırlar. (DNA diğer biyomoleküllerden farklı olarak kendini kopyalama yeteneğine sahiptir. Bu özelliği hücrelerin bölünmesine neden olur.)

Yapılan özenli deneyler DNA'nın üzerinde kodlanmış (şifrelenmiş) bilgilerin varlığını kanıtlamıştır. DNA'daki nükleotitlerin dizilişi bu şifreleri oluşturur. Hücre yönetiminde DNA üzerindeki bu şifreleri kullanır.

DNA ve RNA alfabesi dört harften oluşur. Bu harflerin 3 tanesi (triplet) bir kodon oluşturur.

DNA alfabesi : A-S-G-T

RNA alfabesi : A-S-G-U




1 kod (kodon) 1 aminoasit için yapılır.

4harfle = 64 farklı şifre oluşturulabilir.

DNA mesaj ve emirlerini bu 64 farklı şifreyle verir.

HÜCREDE PROTEİN SENTEZİ


1- Transkripsiyon mRNA'nın sentezlenmesi böylece proteni sentezi için gerekli şifre aktarılır. mRNA sentezlenir.

Bunun için DNA'nın mesaj taşıyan bölümünün H bağları kopar Anlamlı (şifre veren) DNA ipliği üzerinde mRNA sentezlenir.

2- Mesaj taşiyan mRNA çekirdek zarinin porlarindan sitoplazmaya geçer. Ribozomun küçük alt birimine yapişir.

3- Ribozomun küçük ve büyük alt birimleri birbirine bağlanır. Ribozom aktifleşir.

4- mRNA bir ucuyla ribozoma yerleşince tRNA ilgili amino asiti kendine baglayip aktifleşir.

5- Aktifleşen tRNA mRNA şifresine göre ribozoma girer.

(Amino asitleri tRNA'ya baglayan baglar yüksek enerjilidir.)

6- Mesaj antikodon ucundan dış yüzeye geçerek giren mRNA kodonuyla zayıf H bağları oluşturur. (Önce başlangıç sonra diğerleri)

7- Şifrelerin bu şekilde (mRNA-H-tRNA bağlanmasıyla) okunması sağlanır. Sırasıyla aminoasitler arasında enzimlerle peptit bağları oluşturulur. Görevi biten tRNA lar ribozomu terkeder. Yerine bir sonraki tRNA antikodonu kayar. Böylece tüm mRNA kodonları sırasıyla tRNA'larla eşleşerek kendilerini okutarak aminoasitlerin sırayla zincire eklenmesini sağlarlar. Bu olaya TRANSLASYON denir.

Aminoasit eklemesi tamamlanınca DUR anlamına gelen mRNA kodonları girer. Bunlar UGA-UAA ve UAG dır.

Protein sentezi gereksinim duyulan miktarda protein sentezleninceye kadar devam eder.

Bütün proteni sentezleri (AUG) mRNA kodonuyla başlar. Bu metionin aminoasiti ekle anlamina gelir. Sentez tamamlaninca bu aminoasit koparilarak proteinden ayrilir. Her protein özgül konumunu kazanir.

Özetlersek

YENI ŞIFRELI MESAJLAR

Her hücrenin özenle sentezini yaptigi molekül DNA'dir. DNA kendini dogrulukla eşler.

Her hücre kendi özgül proteinlerini sentezler. Her protein molekülündeki aminoasit dizilişinin farkli olmasi çok çeşitli DNA şifresi oldugunu belirler. DNA şifrelerinin farkliligi eşleme sirasinda bazen hata yapmasina dayandirilir. Böylece yeni şifreli mesajlar oluşabilir. DNA şifresinde ortaya çikan hatalara MUTASYON denir. Radyasyon yüksek sicaklik pH degişimleri gibi etkenler bu duruma nedendir.

Mutasyonlar genetik materyalde kalici olan degişikliklerdir.

1- Kromozom mutasyonları

Kromozom yapısında ortaya çıkan değişikliklerle izlenen mutasyonlardır.Bir kromozom parçasının yada tümün eklenmesi şeklinde olabildiği gibi koparak dağılmasıyla da görülebilir.

Bir kromozomun belli bir bölgesinden kopup 180° lik bir dönüşle yerleşmesi de gen dizilişini degiştirir.

Mayoz bölünmede homolog kromozom çiftinin birbirinden ayrılmayıp bir gamete geçmesi de kromozom sayısının artıp azalmasına neden olur.

Kromozom mutasyonlarının çoğu öldürücü (letal) olur.

2- Noktasal mutasyonlar :

Mikroskopta gözlenemez bazların değişmesi biçiminde ortaya çıkar. AT ve GS çifti yerine TA ve SG şeklinde eşlenme ya da AT çiftinin yerini GS çiftinin alması biçiminde olur.


Sonuç : Radyasyon Neurospora'nın arjinin (amino-asit) sentezi yapan genlerinden birinde mutasyona neden olmuştur. Bu nedenle 20 çeşit aminoasitin ya da yalnız arjinin eklenen ortamda gelişip çoğalabilmektedir. (Deney her çeşit aminoasiti teke tek denemekle yapılır)

1. mutant soyun mutasyona uğrayan genleri 2. soy tarafından 2 mutant soyun mutasyona uğrayan genleri 1 soydan gelen genlerle tamamlanır.



Sonuçlar :

Hücrede bir grup gen ve mesaj alan enzimler bir maddeyi sentezlemek için birlikte çalışırlar.

Enzimlerin sentezine neden olan gen takımları bütün canlılarda düzenli bir şekilde organize olurlar.

Yeni gen kombinasyonları mutasyonlarla ortaya çıkabildiği gibi eşeyli üremeylede oluşurlar.
Kolay Gelsin
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-01-09, 19:01   #3
Obsession

Varsayılan C: 9. sınıf Biyoloji dönem ödevi yardım lütfen ( Yönetici moleküller)


Alıntı:
YÖNETİCİ MOLEKÜLLER


NÜKLEİK ASİTLER

İsviçreli bilim adamı Friedrich Meischer akyuvar ve balık spermlerinde yaptığı incelemelerde çekirdekte proteinlerden çok farklı asit özellikte bazı maddelerin taşındığını saptamıştır. Fosfatça zengin asit özellikteki bu moleküllere çekirdekte rastladığı için NÜKLEİK ASİT adı verilmiştir.

Nükleik asitlerin taşıdığı bilgiler her canlı türü için değişiktir. Hücreler nükleik asitlerde taşınan bilgileri yeteneğine göre kullanıp yaşamını sürdürmektedir.

Hücre çekirdeğinin yönetme gücünü içeriğinde bulunan nükleik asitler sağlar. Canlılar aleminde iki çeşit nükleik asit vardır. Bu dev moleküller DNA ve RNA'dır. DNA çekirdek mitokondri ve kloroplastta RNA çekirdek ve sitoplazmada çeşitli organellerde (ribozom mitokondri kloroplast) bulunur.

NÜKLEİK ASİTLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Canlılar tarafından sentezlenen en büyük ve en önemli moleküllerdir.

İçeriğinde karbon (C) oksijen (O) hidrojen (H) azot (N) ve fosfor (P) bulunur.

Hem prokaryot hemde ökaryot hücrelerin tümünde bulunur.

Canlıların genetik bilgisini oluştururlar. Jenerasyonlar (nesiller) arasındaki kimyasal bağlantıyı sağlarlar.

Hücrelerde proteinden oluşmuş enzimlerin sentezini kontrol ederek metabolizma gibi temel olaylari düzenlerler.

NÜKLEIK ASITLERIN YAPISI

Nükleik asitlerin monomerleri (yapi birimleri) NÜKLEOTITLERDIR. Bu birimlerden oluşmuş polinükleotit zincirleridirler.

Nükleotitler Fosforikasit (H3PO4) beş karbonlu bir şeker (Pentoz) türü ve azotlu organik baz molekülünün dehidrasyon senteziyle birleşmesinden oluşur.

- Nükleotitleryapısında bulunan pentoz türüne göre adlandırılır.

- Nükleotitlerin yapısında yer alan azotlu organik bazlar halka şeklinde karbonlu bileşiklerdir. Kimyasal yapısına göre iki gruba ayrılırlar.

PİRİMİDİN BAZLARI;

Sitozin (S; C) Timin (T) Urasil (U)

PÜRİN BAZLARI;

Adenin (A) ve Guanin (G)

Adenin Guanin Sitozin hem DNA'da hem de RNA'da bulunur. Timin yalnız DNA'da Urasil ise yalnız RNA'da bulunur.

- Nükleotit yapısında bulunan fosfat (PO4) hem RNA'da hemde DNA'da vardır.

- Nükleotitler dehidrasyon senteziyle oluşurken Pentozun birinci karbonuna azotlu organik baz beşinci karbonuna da fosfat grubu baglanir.

- Nükleotitler yapısındaki bazlara göre adlandırılırlar.Nükleotitler alt alta dizilerek fosfodiester bağlarıyla (fosfat-şeker) birbirine baglanip nükleotit zincirlerini oluştururlar. Nükleotitler arasindaki fosfodiester baglari dehidrasyon senteziyle oluşturulur. Su çikişi olur.

Üstteki nükleotitin üçüncü karbonu alttaki nükleotitin beşinci karbonuna bagli fosfatla dehidrasyon senteziyle 3-5 fosfodiester bağı oluşturur.

- DNA ve RNA ipliklerini oluşturan nükleotitlerin sayisi dizilişi ve nükleotit çeşitleri farklidir. Bu diziliş farkliligi her canlida farkli özelliklerin taşinmasina neden olan genetik bilgiyi oluşturur.


DNA VE YAPISI


DNA MOLEKÜL MODELI

DNA çift sarmallı (iplikli) bir molekül olup kendini eşleyebilme yeteneğindedir. İki sarmalın karşılıklı bağlanması organik bazlar düzeyinde olur. Daima bir PÜRİN bazı bir PİRİMİDİN bazına zayıf hidrojen bağlarıyla bağlanır. Bunun nedeni eşleme sırasında sarmalların kolay açılmasıdır.

Pürin Bazı - Zayıf H bağı - Pirimidin bazı

Adenin - 2H - Timin

Guanin - 3H - Sitozin



Sonuç : DNA'da bazlar düzeyinde şu oranlar vardir.

WATSON-CRİCK MODELİN ÖZETİ

1- Molekül çift sarmal şeklinde birbiri üzerine bükülmüştür.

2- Her sarmal nükleotitlerden oluşmuş bir diziliştir.

3- Nükleotitlerin sarmallarda diziliş sirasi bir tür şifredir.

4- Nükleotitler sarmalları oluştururken fosfodiester bağları oluştururlar.

5-Sarmalları birbirine zayıf H bağları bağlar.


DNA'nın bu modeli ona şu özellikleri kazandırır :

1- Yönetme gücüne sahiptir. (Genetik şifreyle proteinleri sentezleyerek yapar.)

2- Kendini doğrulukla eşleme yeteneğindedir. Böylece genetik bilgiyi sonraki nesillere aktarır.

3- Kalıtsal değişiklik yaratabilmelidir. (Mutasyon)

DNA'NIN KENDİNİ EŞLEMESİ


DNA'nın yarı korunumlu eşlemesi (Replikasyon)

DNA sarmalı bir ucundan açılmaya başlar.

Açılan zincirlerin karşısına ortamdaki uygun nükleotitler H bağlarıyla bağlanırlar.

Eski nükleotitlere bağlanan uygun nükleotitler alt alta fosfat bağları kurarak yeni iplikleri oluştururlar.

Eş zincirlerin (yeni iplik) oluşmasi DNA'nin tamami eşleninceye kadar ayni biçimde devam eder.

Sonuçta aynı genetik şifreyi taşıyan iki DNA oluşur.

Yeni nükleotitlerin bağlanmasında eski nükleotitlrin koparılmasında enzimler katalizör olurlar.

DNA'nın yarı korunumlu eşleme yaptığını; fosfat azot deoksiriboz ya da bazların izotoplarını kullanarak deneyip kanıtlayabiliriz.

Sonuç :

Bir hücrede iki takım DNA bulunduğu zaman bunlardan bir diğerine göre üstündür. Kalıtsal kontrolü elinde tutar.

DNA doğrulukla kendini eşleyebilmektedir.

(2)

DENEYLERİN SONUÇLARI

1- DNA hayatsal olayları kontrol eder.

2- Bir hücrede farklı iki takım DNA molekülü bulunduğu zaman biri kalıtsal kontrolü elinde tutar.

3- Bakteriye giren virüs DNA'sı bakterinin biyokimyasal maddelerini (Enzim ATP aminoasit...) kullanarak kapsül sentezler.

4- Virüs DNA'sı bakteri hücresindeki protein sentezini yönettiğinden bakteri DNA'sından üstündür.


RNA'NIN YAPISI VE PROTEİN SENTEZİ



RNA'NIN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

Ribonükleotit birimlerden oluşurlar. Şeker olarak RİBOZ bulundurur. Organik bazları A G S ve U'dir. Tek ipliklidirler. Bazı virüsler dışında yönetici yenekleri yoktur. Yönetim etkinliğinde DNA'ya yardımcı olurlar. Tek ipliklidirler. DNA üzerinde sentezlenirler. 3 yapraklı yonca şeklinde yapı gösterirler.

ÇEŞİTLERİ

1. tRNA (Taşıyıcı RNA) : En küçük RNA molekülüdür. (70-80 nükleotitli). Görevi hücre içindeki aminoasitleri tanımak ve bunları ribozomlara taşımaktır. tRNA'da aminoasitin bağlandığı kısımla mRNA kodonuna uygun antikodon kısmı vardır. Hücrede en az aminoasit çeşiti kadar (20 çeşit) tRNA çeşiti vardır. tRNA'lar suda çözünebilir. Enzimler gibi spesifik (özgül) maddelerdir.

2. mRNA (Mesajcı RNA) : Çekirdekte sentezlenir. DNA'dan aldığı protein planını (genetik bilgi) belli şifreler (kodon) halinde sitoplazmadaki ribozomlara getirir. Bu bilgi hücrenin sentezleyeceği protein molekülünün çeşitini belirler.

DNA her protein çeşiti için farklı bölümlerinden (lokus) mRNA sentezletir. DNA'dan mRNA sentezine TRANSKRİPSİYON (yazılma) denir.

rRNA : Ribozomlarda proteinlerle birleşmiş yapı taşları olarak bulunur. Ribozomlar iki alt birimden oluşur. İki alt birimde RNA ve protein kapsar. Protein sentezinde aktif görevleri yoktur.


GENETİK ŞİFRE

Hücreler kendi özelliklerini yeni hücrelere genetik şifrelerle aktarırlar. (DNA diğer biyomoleküllerden farklı olarak kendini kopyalama yeteneğine sahiptir. Bu özelliği hücrelerin bölünmesine neden olur.)

Yapılan özenli deneyler DNA'nın üzerinde kodlanmış (şifrelenmiş) bilgilerin varlığını kanıtlamıştır. DNA'daki nükleotitlerin dizilişi bu şifreleri oluşturur. Hücre yönetiminde DNA üzerindeki bu şifreleri kullanır.

DNA ve RNA alfabesi dört harften oluşur. Bu harflerin 3 tanesi (triplet) bir kodon oluşturur.

DNA alfabesi : A-S-G-T

RNA alfabesi : A-S-G-U




1 kod (kodon) 1 aminoasit için yapılır.

4harfle = 64 farklı şifre oluşturulabilir.

DNA mesaj ve emirlerini bu 64 farklı şifreyle verir.

HÜCREDE PROTEİN SENTEZİ


1- Transkripsiyon mRNA'nın sentezlenmesi böylece proteni sentezi için gerekli şifre aktarılır. mRNA sentezlenir.

Bunun için DNA'nın mesaj taşıyan bölümünün H bağları kopar Anlamlı (şifre veren) DNA ipliği üzerinde mRNA sentezlenir.

2- Mesaj taşiyan mRNA çekirdek zarinin porlarindan sitoplazmaya geçer. Ribozomun küçük alt birimine yapişir.

3- Ribozomun küçük ve büyük alt birimleri birbirine bağlanır. Ribozom aktifleşir.

4- mRNA bir ucuyla ribozoma yerleşince tRNA ilgili amino asiti kendine baglayip aktifleşir.

5- Aktifleşen tRNA mRNA şifresine göre ribozoma girer.

(Amino asitleri tRNA'ya baglayan baglar yüksek enerjilidir.)

6- Mesaj antikodon ucundan dış yüzeye geçerek giren mRNA kodonuyla zayıf H bağları oluşturur. (Önce başlangıç sonra diğerleri)

7- Şifrelerin bu şekilde (mRNA-H-tRNA bağlanmasıyla) okunması sağlanır. Sırasıyla aminoasitler arasında enzimlerle peptit bağları oluşturulur. Görevi biten tRNA lar ribozomu terkeder. Yerine bir sonraki tRNA antikodonu kayar. Böylece tüm mRNA kodonları sırasıyla tRNA'larla eşleşerek kendilerini okutarak aminoasitlerin sırayla zincire eklenmesini sağlarlar. Bu olaya TRANSLASYON denir.

Aminoasit eklemesi tamamlanınca DUR anlamına gelen mRNA kodonları girer. Bunlar UGA-UAA ve UAG dır.

Protein sentezi gereksinim duyulan miktarda protein sentezleninceye kadar devam eder.

Bütün proteni sentezleri (AUG) mRNA kodonuyla başlar. Bu metionin aminoasiti ekle anlamina gelir. Sentez tamamlaninca bu aminoasit koparilarak proteinden ayrilir. Her protein özgül konumunu kazanir.

Özetlersek

YENI ŞIFRELI MESAJLAR

Her hücrenin özenle sentezini yaptigi molekül DNA'dir. DNA kendini dogrulukla eşler.

Her hücre kendi özgül proteinlerini sentezler. Her protein molekülündeki aminoasit dizilişinin farkli olmasi çok çeşitli DNA şifresi oldugunu belirler. DNA şifrelerinin farkliligi eşleme sirasinda bazen hata yapmasina dayandirilir. Böylece yeni şifreli mesajlar oluşabilir. DNA şifresinde ortaya çikan hatalara MUTASYON denir. Radyasyon yüksek sicaklik pH degişimleri gibi etkenler bu duruma nedendir.

Mutasyonlar genetik materyalde kalici olan degişikliklerdir.

1- Kromozom mutasyonları

Kromozom yapısında ortaya çıkan değişikliklerle izlenen mutasyonlardır.Bir kromozom parçasının yada tümün eklenmesi şeklinde olabildiği gibi koparak dağılmasıyla da görülebilir.

Bir kromozomun belli bir bölgesinden kopup 180° lik bir dönüşle yerleşmesi de gen dizilişini degiştirir.

Mayoz bölünmede homolog kromozom çiftinin birbirinden ayrılmayıp bir gamete geçmesi de kromozom sayısının artıp azalmasına neden olur.

Kromozom mutasyonlarının çoğu öldürücü (letal) olur.

2- Noktasal mutasyonlar :

Mikroskopta gözlenemez bazların değişmesi biçiminde ortaya çıkar. AT ve GS çifti yerine TA ve SG şeklinde eşlenme ya da AT çiftinin yerini GS çiftinin alması biçiminde olur.


Sonuç : Radyasyon Neurospora'nın arjinin (amino-asit) sentezi yapan genlerinden birinde mutasyona neden olmuştur. Bu nedenle 20 çeşit aminoasitin ya da yalnız arjinin eklenen ortamda gelişip çoğalabilmektedir. (Deney her çeşit aminoasiti teke tek denemekle yapılır)

1. mutant soyun mutasyona uğrayan genleri 2. soy tarafından 2 mutant soyun mutasyona uğrayan genleri 1 soydan gelen genlerle tamamlanır.



Sonuçlar :

Hücrede bir grup gen ve mesaj alan enzimler bir maddeyi sentezlemek için birlikte çalışırlar.

Enzimlerin sentezine neden olan gen takımları bütün canlılarda düzenli bir şekilde organize olurlar.

Yeni gen kombinasyonları mutasyonlarla ortaya çıkabildiği gibi eşeyli üremeylede oluşurlar.
Kolay Gelsin
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-01-09, 20:43   #4
PisLeeEq

Varsayılan C: 9. sınıf Biyoloji dönem ödevi yardım lütfen ( Yönetici moleküller)


Yorumun için sağol repini verdim.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-09, 10:54   #5
Darkboy

Varsayılan C: 9. sınıf Biyoloji dönem ödevi yardım lütfen ( Yönetici moleküller)

arkadaşlar benimde bi ödev var yardımcı olursanız sevinirim
araştırdım ama istediğim sadece paralı ödev sitelerinde var:suyun arıtılması ve doğadaki su çevrimi
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat