|
||||
|
|
|||||||
|
|
#1 (permalink) |
|
Yeni Üye
![]() Giriş Tarihi: 26-12-2006
Mesajlar: 50
Rep Puanı: 12769
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
dönem ödevi için bir özet yazdım noktalama işaretleri ve büyük küçük harflerde hata var hatsız düzeltcek olanlar düzeltir ve koyarlar mı parça bu
Büyük babalarının yaptırmış olduğu bakırköydeki şehre uzak bağ evinde büyük hanım beyefendi kızları hacer ve eşi (fatin) , oğulları Süreyya karısı suad , necip ve dadı birlikte yaşamaktadır. Süreyya ve suad beş yıllık evli olup hayatlarından memnun değildirlerdir. Süreyya denizi çok sevmekte boğazda veya adada bir yalıda yaşama hayalini kurar. Suad denizi sevmiyor musikiyi seviyor, Fakat kocasını mutlu etmek istiyor.süreyyanın kız kardeşi hacer bir yandan hala çocuğu neciple günül eğlendirirken diğer yandan kıskanç ve alaylı bakışlaryla herkesi tedirgin etmektedir. Halbuki hacerin kocası fatin bey kendi halinde karısını mutlu görmekten başka maksatı olmayan bir adamdır. Fatin bey ve beyfendiden başka herkes bu bağ evinde monoton yaşamdan şikayetçidirler ve değişiklik istemektedirler. Süreyya karısını alıp rahat edebilecekleri bir yalı hayalini kurar, fakat yalıyı tutacak paralarının olmaması buna engeldir. Bu duruma üzülmekte ve acizliğine kızmaktadır. Suad kendi babasından para istemek üzere mektup yazar dadı ile gönderir. Behice dadı müjdeli haberi getirir. Suad ,Süreyya ve necip başka kimsenin yalıyı kiralayacaklarından haberi olmamasını isterler. Bir Pazar günü necip ve Süreyya sessizce yalıyı tutmak üzere evden ayrılırlar. Bu arada behice dadı her şeyi bağ evindekilere anlatır. Necip ve Süreyya yalıyı kiralayıp güzel haberi bağ evindekilere verirler. Hemen yalıya taşınırlar. Hem akrabaları olup hemde yakın dostları olan necip sevdiği yalıya gelir. Sandal gezintileri, yelken ve balık alemi süreyyanın vazgeçemediği zevki olmuştur . Süreyya denizde iken necipin şehirden getirdiği tanınmış opera notalarını necip ve suad piyanonun başına geçip söyleyerek oyalanırlar. Necip yaz boyunca yalıya gitmekte suad ve süreyyayı ziyaret etmektedir Süreyya ve suadın evliliklerini gıpta ile bakmaktadır. Çünkü necip eylence hayatına kapılmış ve başı boş yaşamakta suad ile süreyyanın mutlulukları gibi bir mutluluk hayaletmektedir, ama şimdiye kadar böyle birini bulamamaktan yakınmakta ümütsizliğe kapılmaktadır. Sık aralıkla yalıyı suadı daha yakından tanıma fırsatı elde etmek için gitmektedir. Bu yakından tanıma hevesi daha sonra suada aşık olma şeklinde ceryan eder. Artık necip’i sık sık ziyaret etmeye sürükleyen bir duygu vardır. Bu duygu yasak aşktır. Necip bir yandan arkadaşı Süreyya ihanet etme düşüncesi diğer yandan mutlu bir evliliği yıkıp suad’ın üzelmesine neden olacağını düşünmektedir öyle bir aşka kapılmıştıki suad’ın olduğu her an ona mutluluk vermekte yalıdan uzak durmak istesede aşkı onu yalıya çekmektedir . özellikle suad’la piyano başında müzik etrafında birleşmekten mutluluk duymaktadır musiki konusunda aynı zevki paylaşmaları necipe haz vermektedir. Necip o kadar ask’ın etkisinde kalmıştıki giderken suad’ın piyano başında unttuğu eldivenin tekini alıp saklamıştır . Bir müddet sonra necip’in tifoya yakalandığı haberi gelir . Süreyya ve suad üzüntülü haftalar geçirirler tehlikeli devre altlatılınca necip’i ziyaret ederler. Necip uzun zaman hastalıkla yaptığı mücadeleden dolayı yorgun ve bitkindir. Suad’ı baş ucunda görünce kendisine hakim olamaz ve duyğularını belli eder. Hacer hastalıgın şiddetli günlerinde necip bayğın yatarken bu eldiveni hiç yanından ayırmamış ve öpmesini anlatması necip’in suad’a olan aşıkını ortaya çıkarmıştır. İyileştikten sonra suad’la karşılaşan necip ona bakmaya cesaret edememiştir. bu utanıp uzaklaşmalar ve kaçamak bakışmalar necip’i ümitsizliğe sürüklemiş seviyor sevmiyor ikilemine düşmüştür. Zamanının çoğunu denizde geçiren balıkla uğraşan Süreyya artık yalıdan bıkmaktadır. Suadla fazla ilgilenmemesi suadı şüpheye düşürmüş neciple arasında arasında olanları biliyor endişesine kapılmıştır. Suad artık mutluluğu yıkılmış olarak görmekte necip’e aşık olduğunu hissetmektedir. Süreyyanın bağ evine dönme isteğine itiraz ettiysede engel olamamıştır. Suad’a göre bağ evine gidince necip’ e karşı rahat edemiyceginin düşünmektedir. Üstelik aralarındaki aşk’ı yakından takip eden hacerdende çekinmektedir. Nihayetinde mayıs ayında başlayan yalı hayatı ekim ayında bitmiş ve bağ evine dönmüşlerdir. Suad necip’i bağ evinden uzak tutmak için ilgisiz davranmaya çalışır. Necip ise suad’a geldiğini belli etmemek için hacerle ilgileniyormuş gibi görünür böylece araya şüpheler , kıskançlık ve kırgınlık girer necip yeniden ateşlendği ve bağ evinde kimsenin bulunmadığı bir sırada birbirlerini sevdiklerini itiraf ederler. Suad tek eldiveni ise necip’e verir. bu tek eldiven suad’a göre onun kalbini yarısıdır. Bir gece konağın bir bölümünden alevler yükselir. Dumandan ve korkudan dışarı fırlayanlar, canlarını kurtarma telaşına kapılanlar, Suad’ın ortalarda olmadığını farkederler. Süreyya, alevlere karşı Suad diye feryat eder ama karısını kurtaracak bir harekette bulunmaz. Necip, alevlerin arasına dalarak Suad’ı kurtamaya çalışır. Fakat ikisi de çöken tavanın iyice büyüttüğü alevler içinde yanarak ölürler. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Bağımlı
![]() Giriş Tarihi: 18-01-2005
Mesajlar: 683
Rep Puanı: 259350
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Benim yapabildiğim düzeltmeler bunlar. Hikayeyi okumadığım için bazı mânâ hataları olabilir. Tekrar okuyup mânâsız yerleri siz düzeltiniz.
Büyükbabalarının yaptırmış olduğu Bakırköy’deki şehre uzak bağ evinde, büyükhanım; beyefendi, kızları Hacer ve eşi (Fatin), oğulları Süreyya, karısı Suad, Necip ve dadı ile birlikte yaşamaktadır. Süreyya ve Suad beş yıllık evli olup hayatlarından memnun değildirler. Süreyya denizi çok sevmekte, boğazda veya adada bir yalıda yaşama hayalini kurmaktadır. Suad denizi sevmiyor musikiyi seviyor, fakat kocasını mutlu etmek istiyor. Süreyya’nın kız kardeşi Hacer bir yandan hala çocuğu Necip'le günül eğlendirirken diğer yandan kıskanç ve alaylı bakışlarıyla herkesi tedirgin etmektedir. Halbuki Hacer’in kocası Fatin bey kendi halinde, karısını mutlu görmekten başka maksadı olmayan bir adamdır. Fatin Bey ve beyefendiden başka herkes bu bağ evinde monoton yaşamdan şikayetçidirler ve değişiklik istemektedirler. Süreyya karısını alıp rahat edebilecekleri bir yalı hayalini kurar, fakat yalıyı tutacak paralarının olmaması buna engeldir. Bu duruma üzülmekte ve acizliğine kızmaktadır. Suad kendi babasından para istemek üzere mektup yazar, dadı ile gönderir. Behice dadı müjdeli haberi getirir. Suad, Süreyya ve Necip başka kimsenin yalıyı kiralayacaklarından haberi olmamasını isterler. Bir pazar günü Necip ve Süreyya sessizce yalıyı tutmak üzere evden ayrılırlar. Bu arada Behice dadı her şeyi bağ evindekilere anlatır. Necip ve Süreyya yalıyı kiralayıp güzel haberi bağ evindekilere verirler. Hemen yalıya taşınırlar. Hem akrabaları olup hem de yakın dostları olan Necip, sevdiği yalıya gelir. Sandal gezintileri, yelken ve balık alemi, Süreyya’nın vazgeçemediği zevki olmuştur . Süreyya denizde iken Necip’in şehirden getirdiği tanınmış opera notalarını Necip ve Suad piyanonun başına geçip söyleyerek oyalanırlar. Necip yaz boyunca yalıya gitmekte Suad ve Süreyya’yı ziyaret etmektedir Süreyya ve Suad’ın evliliklerine gıpta ile bakmaktadır. Çünkü Necip evlenince, hayatına kapılmış ve başıboş yaşamakta, Suad ile Süreyya’nın mutlulukları gibi bir mutluluk hayal etmektedir. Ama şimdiye kadar böyle birini bulamamaktan yakınmakta, ümitsizliğe kapılmaktadır. Sık aralıklarla yalıya Suad’ı daha yakından tanıma fırsatı elde etmek için gitmektedir. Bu yakından tanıma hevesi daha sonra Suad’a aşık olma şeklinde cereyan eder. Artık Necip’i sık sık ziyaret etmeye sürükleyen bir duygu vardır. Bu duygu yasak aşktır. Necip, bir yandan arkadaşı Süreyya’ya ihanet etme düşüncesi, diğer yandan mutlu bir evliliği yıkıp Suad’ın üzülmesine neden olacağını düşünmektedir. Öyle bir aşka kapılmıştı ki Suad’ın olduğu her an ona mutluluk vermekte yalıdan uzak durmak istese de aşkı onu yalıya çekmektedir. Özellikle Suad’la piyano başında müzik etrafında birleşmekten mutluluk duymaktadır. Musiki konusunda aynı zevki paylaşmaları Necip’e haz vermektedir. Necip o kadar aşkın etkisinde kalmıştı ki giderken Suad’ın piyano başında unuttuğu eldiveninin tekini alıp saklamıştır. Bir müddet sonra Necip’in tifoya yakalandığı haberi gelir. Süreyya ve Suad üzüntülü haftalar geçirirler, tehlikeli devre altlatılınca Necip’i ziyaret ederler. Necip uzun zaman hastalıkla yaptığı mücadeleden dolayı yorgun ve bitkindir. Suad’ı baş ucunda görünce kendisine hakim olamaz ve duygularını belli eder. Hacer, hastalığın şiddetli günlerinde Necip baygın yatarken bu eldiveni hiç yanından ayırmadığını ve öptüğünü anlatması Necip’in Suad’a olan aşkını ortaya çıkartmıştır. İyileştikten sonra Suad’la karşılaşan Necip O’na bakmaya cesaret edememiştir. Bu utanıp uzaklaşmalar ve kaçamak bakışmalar Necip’i ümitsizliğe sürüklemiş, seviyor sevmiyor ikilemine düşürmüştür. Zamanının çoğunu denizde geçiren, balıkla uğraşan Süreyya artık yalıdan bıkmaktadır. Suad’la fazla ilgilenmemesi Suad’ı şüpheye düşürmüş Necip’le arasında olanları biliyor endişesine kapılmıştır. Suad artık mutluluğu yıkılmış olarak görmekte, Necip’e aşık olduğunu hissetmektedir. Süreyya’nın bağ evine dönme isteğine itiraz ettiyse de engel olamamıştır. Suad’a göre bağ evine gidince Necip’e karşı rahat edemeyeceğini düşünmektedir. Üstelik, aralarındaki aşkı yakından takip eden Hacer’den de çekinmektedir. Nihayet mayıs ayında başlayan yalı hayatı ekim ayında bitmiş ve bağ evine dönmüşlerdir. Suad Necip’i bağ evinden uzak tutmak için ilgisiz davranmaya çalışır. Necip ise Suad’a geldiğini belli etmemek için Hacer’le ilgileniyormuş gibi görünür böylece araya şüpheler, kıskançlık ve kırgınlık girer. Necip yeniden ateşlendiği ve bağ evinde kimsenin bulunmadığı bir sırada birbirlerini sevdiklerini itiraf ederler. Suad tek eldiveni ise Necip’e verir. Bu tek eldiven Suad’a göre onun kalbinin yarısıdır. Bir gece konağın bir bölümünden alevler yükselir. Dumandan ve korkudan dışarı fırlayanlar, canlarını kurtarma telaşına kapılanlar, Suad’ın ortalarda olmadığını farkederler. Süreyya, alevlere karşı “Suad” diye feryat eder ama karısını kurtaracak bir harekette bulunmaz. Necip, alevlerin arasına dalarak Suad’ı kurtamaya çalışır. Fakat ikisi de çöken tavanın iyice büyüttüğü alevler içinde yanarak ölürler. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
Yeni Üye
![]() Giriş Tarihi: 26-12-2006
Mesajlar: 50
Rep Puanı: 12769
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com