Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 23-03-08, 08:01   #1
helasis

Alarm Bor bileşikleri , ülke ekonomisine katkıları>>Bulana bütün repim


Evet.Kimyadan dönem ödevim Bor bileşikleri ve ekonomiye katkıları.
şimdiden teşekkürler.paylaşımı verene bütün repimi vericem.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-08, 10:16   #2
alpersfm

Varsayılan C: Bor bileşikleri , ülke ekonomisine katkıları>>Bulana bütün repim


Bu makale kapsamında Türkiye'de son günlerde özelleştirme kapsamına alınması tartışılan bor madenleri hakkında güncellenmiş istatistiki bilgiler ve bor madenlerinin ülkemiz ekonomisine daha fazla katkıda bulunabilmesi için düşünülen öneriler üzerinde durulmaktadır. Olayın özelleştirme ile ilgili siyasi boyutu bir tarafa, bilimsel açıdan düşünüldüğünde bor elementinin, bor minerallerinin, bor bileşiklerinin velhasıl hakkında sürekli yaygara kopartılan bor madenlerinin ekonomik ve stratejik değerini tartışmak son derece anlamsızdır. Çünkü birçok sanayi kolu için borun yerini alabilecek başka bir maden hemen hemen hiç yoktur. Günümüzde fiberglas camlardan tutun, özel çeliklere, deterjanlara, diş macunlarına, gübrelere, tenis raketlerinden, golf sopalarına, zararlı bitki ve böcek öldürücülerine ve hatta füze yakıtlarına kadar kullanım alanı bulabilen borlu bileşikler, borun nötron emici özelliğinden dolayı nükleer santrallerde kaza riskini azaltıcı bir panzehir olarak da değerlendirilebilmektedir.

Yer kabuğunda 51. yaygın element olarak boratlar ve borosilikatlar halinde yer alan bor elementinin ergime noktası yaklaşık 2300 oC'dir. Bor içeren doğal minerallere genel olarak boratlar denilmekte ve boratlar insanoğlu tarafından binlerce yıldır kullanılmaktadır. Oksijene olan yüksek afinitesinden dolayı bor elementi yer kabuğunda serbest halde bulunmaz. Doğadaki yaklaşık 150 mineralin bor elementi içerdiği bilinmesine rağmen, ticari açıdan değerlendirilen bor mineralleri tinkal, kolemanit, probertit, üleksit, kernit ve szaibelyite olarak sınırlı sayıdadır. Dünya bor mineralleri rezervleri ülkeden ülkeye değişiklikler gösterdiğinden, güvenilir ve kesin rezerv değerleri ortaya koymak oldukça güçtür. Bu da bor elementinin Dünya üzerinde yer alan ülkeler için taşıdığı stratejik önemi gözler önüne sermektedir. Günümüzde Dünya bor rezervlerinin ve üretiminin en fazla olduğu iki ülke olan A.B.D. ve Türkiye'de yayınlanan verilere göre Dünya toplam görünür rezervi 442 000 000 ton B2O3 eşdeğerlikli olarak tahmin edilmektedir. Bu değerlere muhtemel ve mümkün rezervler de eklendiğinde dünya bor rezervlerinin günümüzdeki genel toplamı 1 281 000 000 ton B2O3 olmaktadır. Dünya bor madeni rezervleri yaklaşık on ülkede bulunmakla birlikte, ülkemiz 803 000 000 ton B2O3 eşdeğeri rezervi ile Dünya toplam bor rezervinin yaklaşık % 65'lik çok büyük ve çok önemli bir paya sahiptir. Rezerv açısından ülkemize en yakın ülke % 15'lik pay ile A.B.D. olmaktadır. Türkiye, Dünya bor mineralleri rezervinin çoğunluğuna sahip olmasının yanısıra mineral çeşitliliği ve cevher kalitesi bakımından da diğer ülkelere göre doğal üstünlüğe sahiptir. Dünya bor madeni üretimi ile ilgili istatistikler Amerika Birleşik Devletleri tarafından her yıl güncellenerek yayınlanmaktadır. Ulaşılabilen kaynaklarda üretim değerleri ton cevher cinsinden belirtilmektedir. Tüvenan cevher üretimi açısından bakıldığında 1999 yılı itibariyle Dünya toplam yıllık üretim 4 400 000 ton mertebesinde olmuştur. Önemli üretici ülkelerin bu üretimdeki payları sırasıyla, Türkiye % 33, A.B.D. % 28, Rusya % 23 ve diğer ülkeler % 16 düzeyindedir. Bu rakamlara bakıldığında rezerv tüketim oranlarının ülkemiz açısından çok da iç açıcı olmadığı sonucu doğmaktadır. Bu sonucun ortaya çıkmasında en önemli unsur; uç ürünler üretimi ve pazarlama açısından gerekli çağdaş yatırım ve tekniklerin gerçekleştirilememiş olmasıdır. Doğadan çıkarılan bor minerallerinin doğrudan tüketimi, diğer madenlerde de olduğu üzere sözkonusu değildir. Birtakım cevher zenginleştirme işlemlerine tabi tutulmaları gerekmektedir.

Doğadan çıkarılan cevherlerin tabi tutulacağı sonraki işlemlerin sonucunda katma değeri de önemli ölçüde yükselmektedir. Bor minerallerinin her biri için uygulanan cevher zenginleştirme yöntemi, üretilecek bor ürünü için piyasada oluşan genel eğilime ve talebe bağlı olarak değişebilir. Tüvenan bor cevherleri genellikle yüksek tenörlü olduğundan sadece kırma, eleme ve sınıflandırma işlemleri yoluyla da kolayca zenginleştirilebilmektedirler. Bu etken de üretim maliyetinin oldukça düşük gerçekleşmesine olanak tanımaktadır. Bor cevherlerinin bazı sanayi kollarında rafine bor bileşiklerine dönüştürülmesi gerekmekte ve bu da metalurjik ve kimyasal işlemlerden geçirilmesini gerektirmektedir. Metalurjik işlemler aşamasından çıkan ürünün yaratacağı katma değer dolayısıyla ulusal ekonomiye katkısı da çok daha büyük önem arzedecektir. Örneğin maden ocağından çıktığı haliyle (tüvenan) ihraç edilen bir kolemanit cevherinin satış bedeli 1 birim ise, bu cevher zenginleştirme prosesine tabi tutulduktan sonraki konsantre ürünün satış bedeli 5 birim, bu konsantreden basit kimyasal-metalurjik işlemler sonucu elde edilebilecek borik asit ürününün satış bedeli 10 birim ve bundan elde edilmesi muhtemel diğer uç ürünlerin satış bedeli ise yaklaşık 50 birim kadar olabilmektedir.

Bor mineral veya cevherleri doğadaki halleriyle ticari önem taşıyabilirler, ancak farklı tipteki rafine bor bileşiklerinin üretilmesi için bazen teknolojik işlemlere tabi tutulurlar. Bu bor bileşikleri içerdikleri B2O3 (bor trioksit) miktarına veya taşıdıkları fiziksel veya kimyasal özelliklerine göre farklı alanlarda kullanım alanı bulurlar. Bazı ticari bor bileşikleri içerdikleri B2O3 miktarlarına göre sırasıyla Susuz Borik Asit (%100), Susuz Boraks (%69.2), Borik Asit (%56.4), Boraks Pentahidrat (%47.8), Boraks Dekahidrat (%36.5), Sodyum Perborat Tetrahidrat (%22.7) ve Sodyum Perborat Monohidrat (%34.8)'tır. Bor ürünleri hafifliği, gerilmeye olan direnci ve kimyasal etkilere dayanıklılığı nedeniyle plastiklerde, sanayi elyafı üretiminde, lastik ve kağıt endüstrisinde, ısıya dayanıklı cam gereçleri üretiminde, tarımda, nükleer enerji santrallerinde, roket yakıtlarında, sert çelik üretiminde, emaye ve porselen sırlarının üretiminde, ilaç, kimya ve kozmetik sanayiinde, fotoğrafçılıkta, boya, dericilik ve çimento sanayiinde kullanılmaktadır. Sertleşmiş plastikler olarak otomotiv sanayiinde, fiberoptik olarak haberleşmede, bor yakıtları olarak uzay teknolojisinde, deterjan sanayiinde, jet motoru parçaları üretiminde, elektrik ve ısı izolasyonunda, mikrodalga lambalarda, laser ile savaş teknolojisinde, jet yakıtı olarak savaş uçaklarında, nükleer füzyon gibi alanlarda kullanılması nedeniyle stratejik bir öneme sahiptir. Çok geniş ve çeşitli alanlarda ekonomik olarak kullanılan bor mineral ve bileşiklerinin kullanım alanları günlük yaşamımıza ve sanayinin her alanına girmiş olup, gün geçtikçe daha da artmaktadır. Tüketimde bölgelere göre önemli farklılıklar gözlenmektedir. Örneğin Avrupa'da en fazla tüketim çok büyük bir farkla deterjan sanayinde kullanılan sodyum perborat üretiminde olurken, Kuzey ve Orta Amerika'da izolasyon cam yününde (fiberglas) olmaktadır. Japonya'daki tüketimin ise tekstil ürünlerinde kullanılan borlu fiberlerde olduğu tahmin edilmektedir. Dünya bor tüketiminin yaklaşık olarak % 80'ini ABD ve Batı Avrupa ülkeleri yapmaktadır. Genel olarak ülkemizde bor tüketimi çok düşük seviyelerde olup, üretilen bor cevherleri ve ürünlerinin büyük bir kısımı ihraç edilmektedir.

Sonuç olarak, yukarıda da detaylı bir şekilde ifade edildiği üzere, Dünya rezervlerinin %65'ine yakın bir kısmına sahip olduğumuz 1.2 milyar $ lık dünya bor pazarındaki payımız, 1.2 milyon tonluk tuvenan cevher üretimimizle %20'ler düzeyinde kalmaktadır. Uç ürünler pazarı açısından değerlendirildiğinde yaklaşık 60 milyar $ lik dünya pazarındaki payımızın %1 lere bile ulaşamadığı söylenebilir. Bu oranlar, dünya bor pazarı ve fiyatlarını belirleyici (market-maker) olabileceğimiz bu önemli hammadde kaynağından çok etkin yararlanamadığımızın kanıtıdır. Bunun en önemli nedeni, daha fazla katma değer yaratan rafine yada uç ürünler için gerekli yatırımların yapılamamış olmasıdır. Genel olarak madencilik sektörümüz irdelendiğinde, büyük oranda muhtelif KİT'ler aracılığıyla devlet tekelinin varlığı göze çarpacaktır. Çeşitli diğer sektörlerde özel kuruluşlarımızın varlığı ve dünya pazarlarındaki rekabet güçleri dikkate alındığında, madencilik sektöründe kendi kaynaklarıyla yatırım yapmış ciddi bir tek özel teşebbüsün bulunmayışı anlamlıdır. Son 20 yıldan bu yana Devletin ekonomideki rolünün azaltılması yönündeki politikalara paralel olarak, madencilik sektörüne gerekli kaynakların aktarılmadığı, Kamu Kuruluşlarının kaynak üretir durumdan kaynak tüketir duruma düştüğü ve konuyla ilgili özel sektörün cılızlığı da dikkate alındığında, sektörün gayri safi milli hasılaya katkısı önemli ölçüde azalmıştır. Genelde Kamu İktisadi Teşekküllerinin, özel olarak da Madencilik Sektöründeki KİT'lerin amaçsızlık, vizyonsuzluk, aşırı istihdam, politik - hiyerarşik ayrıcalıklar sonucu içine düştükleri verimsizlik ortamı, bu olumsuz gidişi daha da derinleştirmiştir. Bunun sonucunda da Dünya pazarında alınması gereken paylar için gerekli dinamizm yaratılamamıştır. Bu genel çerçevede, bor cevherlerinin üretim tekeline sahip olan Eti Holding A.Ş.'nin de etkilenmesi kaçınılmaz olmuştur. Bu kuruluşumuz, mevcut konjonktür içinde, bor satışından, önemli sayılabilecek gelirler elde etmesine karşın, uygulanan ekonomik politikalardan ya da başka nedenlerden dolayı, rafine ya da uç ürün üretimi yönünde modern anlamda ciddi bir yatırım yapamamıştır. Bu konuda Türk Özel Sektörü de ne yazık ki; hiçbir ciddi çaba içinde olmamış, sadece doğadaki mevcut üretimi kolay ve karlı olan bor rezervlerinin kendilerine devri için uğraşmışlardır. Halbuki; rafine ve uç ürün üretimi konusunda Eti Holding'le birlikte ya da tek başlarına proje geliştirmeleri ve bunların gerçekleştirilmesi yönünde girişimler yapmaları beklenirdi. Ancak bu şekilde, bor kaynağımızdan rasyonel bir şekilde yararlanma olanağı elde edilmiş olacaktır. Özetle, bu aşamada Eti Holding'in bor cevherlerinin hammadde üretimi yönündeki ruhsat tekeli korunarak, özel sektörün, ileri teknoloji kullanmak suretiyle entegre tesisler ve uç ürünler üretme yönünde teşvik edilmesi önem arzetmektedir. Ancak bu yolla stratejik öneme sahip bu varlığımızdan ülke ekonomisine hakedilen girdi sağlanabilecektir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-08, 10:20   #3
alpersfm

Varsayılan C: Bor bileşikleri , ülke ekonomisine katkıları>>Bulana bütün repim


E. Kılınç, H. Mordoğan & M.Tanrıverdi
Bor Minerallerinin Önemi, Potansiyeli, Üretimi ve Ekonomisi
E. Kılınç, H. Mordoğan & M.Tanrıverdi
Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir
ÖZET: Bu çalışmada; bor minerallerinin dünyadaki potansiyeli ve Türkiye için önemi vurgulanmıştır.
Başlıca bor mineralleri, bulundukları bölgeler, üretim, ithalat ve ihracat değerleri verilmiş, ülkemiz bor
endüstrisinin gelişmesinde etkili olan önemli hususların altı çizilmiştir.
ABSTRACT: In this article, the world's boron potential and its importance for Türkiye is outlined.
Principle boron rainerais, their location, production, import and export figures for Türkiye has been given.
Certain important points for development of Turkish boron industry is underlined.
1.GİRİŞ
Genel olarak, bor içeren doğal minerallere boratlar
denilmekte ve boratlar insanoğlu tarafından
binlerce yıldır kullanılmaktadır. Deterjan
sanayiinden uzay teknolojisine - kadar yüzlerce
değişik alanda kullanılabilen bor ve bor türevleri,
sanayiinin en önemli temel taşlarından birisidir.
Geniş bir spektrumda kullanım alanına sahip
olmasından dolayı, ABD, AB ve Japonya başta
olmak üzere bir çok gelişmiş ülkenin önemli bir
tüketim ürünü haline gelmiştir. Teknolojinin
gelişimine paralel olarak, bor kimyasalları yüksek
teknolojinin gereksinim duyduğu bileşenler olma
konumunu arttıracaktır. Bu nedenle Türkiye
ekonomisindeki önemi sürecektir.
Dünya bor cevheri rezervlerinin %63'ü Türkiye ve
%16.4'ü ABD'dedir. Bu dağılımda; Türkiye, rezerv
ve cevher kalitesi açısından çok önemli bir paya
sahiptir. Ancak, dünyada bor üretimi ve ticaretinde
söz sahibi olan ülke ABD'dir. ABD'nin bor
üretimi, uzun yıllar iç pazarın olduğu kadar dış
pazarların da büyük bir bölümünün ihtiyacını
karşılamıştır. Türkiye ise rezerv ve cevher kalite
avantajının yüksek olmasına rağmen yurt içi ve
yurt dışı pazarda istenilen düzeyi henüz
yakalayamamıştır. Buna rağmen Türkiye, dünyada
ham bor ihracatçısı olan tek ülkedir. Ancak,
gelişmiş ülkelerde, artan çevresel duyarlılık, ham
bor ürünleri yerine rafine bor ürünlerinin
kullanımını arttırıcı yönde bir etki yapmıştır. Bor
ürünlerinin birbirini ikame özelliği de yine ürün
çeşitlendirmesini gerektiren diğer bir nedendir.
Anadolu'da bor minerallerinin bulunması ve
kullanılması çok eski çağlara kadar gitmektedir.
İznik çinilerinin özel renkli glazürlerinde bor
bileşiklerinin bulunması bunun bir kanıtıdır. 1865
yılında Balıkesir-Susurluk-Aziziye bölgesinde
Fransız "Compagnie Industrielle des Mazures"
firması ve daha sonra Sultançayır bölgesinde İngiliz
"The Borax Company" tarafından bor
minerallerinin üretimi yapılmış, 1961 yılına kadar
çalışmalar sürdürülmüştür. 1950'lerde özel maden
şirketlerinin çalışmaları, MTA ve Etibank'ın
kurulmasına müteakiben 1956'da bu iki kurum
arasındaki işbirliği ile işletmeye alman kolemanit
yataklarındaki üretim faaliyetleri sonucunda,
Türkiye'nin bor ihracatında önemi artmıştır.
1957'de "Sputnik" uzay aracında bor yakıtı
kullanıldığı varsayımından hareketle Nato
tarafından bor mineralleri stratejik mineral madde
kapsamına alınmış ancak 1963'de Nato bor
ihracatını serbest bıraktığında stratejik önemi
ortadan kalkmıştır. 1966'dan itibaren Kırka ve
Bandırma'da bor türevleri üretilmeye başlanmış,
1977'de tüm stratejik bor minerallerinin işletilmesi
Etibank'a devredilmiştir. Günümüzde hemen hemen
hepsi Etiholding tarafından ham cevher ve
konsantreleri (kolemanit, üleksit, tinkal) ile rafine
bor ürünleri/türevleri (boraks dekahidrat, boraks
226
4.Endüstriyel Hammaddeler Sempozyumu 118-19 Ekim 2001, İzmir, Türkiye
pentahidrat, borik asit, sodyum perborat)
üretilmektedir. (Bulutcu, N.,1996; Sivrioğlu,
İ.,1996, DPT, 1997; DPT, 2000)
Bu çalışmada, önümüzdeki yıllarda da Türkiye
ekonomisine çok önemli katkılar sağlıyacağına
inandığımız bor mineralleri ve ürünlerinin dünya ve
Türkiye'deki potansiyeli, üretimi ile ekonomiye
katkısı irdelenerek derlenmiştir. Böylece, çeşitli
kaynaklarda bu bilgilerle ilgili farklı
değerlendirmelerin en aza indirilmiş olacağı
düşünülmektedir.
2. BOR MİNERALLERİNİN POTANSİYELİ,
ÜRETİMİ VE TİCARETİ
2.1. BORUN TANIMI
Kimyasal sembolü B olan bor elementinin; atom
numarası 5, atom ağırlığı 10.82, ergime noktası
Çizelge 1. Ticari ÖnemTaştyan Bor Minerallerinin Bileşimleri
(DPT,2000; Kistler, B.R. ve ark., 1994; Civelek, H.ve ark.;l,987)
Mineral
Boraks (Tinkal)
Kernit (Razorit)
Üleksıt "'
Probertit
Kolemanit <
Pandermit
Borasit
Szaybelit
Hidroborasit
• Formülü
Na2B4O7.10H2O
Na2B407.4H20
NaCaB509.8H20
NaCaB509.5H20
Ca2B6Ou.5H20
Ca4B10O19.7H2O
Mg3B7013Cl
MgB02(OH)
CaMgB60„.6H20
%B203
36.60
51.00
43.00
49.60
50.80
49.80
62.20
41.40
50.50
Bulunduğu Yer
Türkiye, ABD, Arjantin
Türkiye, ABD, Arjantin
Türkiye, ABD, Arjantin, Şili
Türkiye, ABD
Türkiye, ABD
Türkiye
Almanya
BDT (Kazakistan), Çin.
Türkiye, Arjantin ı
dağılımı gösterilmektedir. Dünya bor rezervlerinin
%63'ü Türkiye'de bulunmaktadır. Önem sırasına
göre %16.4 payla Amerika ve %10.7 payla BDT en
fazla rezerve sahip olan ülkelerdir.
2.2. REZERV *
Dünya'da, bor mineralleri rezervlerinin toplam 1.2
milyar ton-B203 olduğu tahmin edilmekle birlikte,
bu konuda güvenilir kesin bir rakam vermek güçtür
Şekil l'de dünya bor rezervlerinin ülkelere göre
2190±20°C'dir. 51.yaygın element olarak
yerkabuğunda boratlar ve borasilikatlar halinde
bulunan bor elementi, periyodik cetvelde IHA
grubunun metal olmayan tek elementidir. 150'den
fazla mineralin bileşiminde yer almasına rağmen
oksijene karşı ilgisi nedeniyle doğada serbest olarak
değil, oksijenle bağlanmış bileşikler halinde
bulunur. Bor, yeryüzünde toprak, kayalar ve suda
yaygın olarak bulunan bir elementtir. Borun element
olarak kullanılışı daha az yaygın olup, yenidir. Oysa
borun en çok kullanılan türü olan boraks binlerce
yıldan beri bilinmektedir. Ticari önem taşıyan bor
minerallerinin bileşimleri Çizelge l'de verilmiş
olup, genellikle sodyum, kalsiyum ve magnezyum
bazlı boratlardır. (Civelek H.ve ark., 1987, Kistler
B.R. ve ark-.r1994, Özkan Ş.G. ve ark., 1997)
227
E. Kılınç, H. Mordoğan & M.Tannverdi
Şekil 1.Dünya Bor Minerali Rezervlerinin Dağılımı
(DPT, 1997; DPT, 2000)
Türkiye'de, bilinen- bor yatakları özellikle
Eskişehir-Kırka (Tinkal), Balıkesir-Bigadiç
(Üleksit, Kolemanit), Bursa-Kestelek (Kolemanit,
Üleksit, Probertit) ve Kütahya-Emet (Kolemanit)'te
bulunmaktadır (DPT, 2000; Kistler, B.R., 1994).
Şekil 2'de, Türkiyedeki toplam 800 milyon ton-
B203 olan bor mineralleri rezerv dağılımı
verilmektedir. Türkiye toplam bor rezervinin
%64.4'ü Kolemanit, %31.8'ini Tinkal ve %3.7'sini
Üleksit minerali oluşturmaktadır.
Şekil 2. Türkiye'de Bor Minerallerinin Rezerv
Dağılımı (DPT, 2000)
2.3. ÜRETİM
Dünya'da, bor üreten en önemli ülkeler Türkiye,
ABÖ, Arjantin, Bolivya, Çili, Çin, Peru,
Rusya&Kazakistarr'dır. Dünya bor üretimi 1998
yılında toplam 1 511 bin ton-B203'dür. Şekil 3'de,
bölgelere göre dünya bor üretim dağılımı
verilmektedir.
Şekil 3.' Dünya Bor Üretim Dağılımı (DPT 2000)
1970-1998 yılları arasında dünya bor üretimi
miktarının arttığı Şekil 4'den görülmektedir.
Türkiye bu süre içerisinde toplam üretimini %15.5
oranında arttırken, diğer üretici ülkeler ise, toplam
üretimlerini %9.9 arttırarak, 1998 yılında dünya bor
üretimindeki payı %27.6 olmuştur. Ancak,
ABD'nin üretimi bu süre içerisinde neredeyse sabit
kalmıştır. Dünya bor üretimi miktarındaki artışın en
önemli etkisi Türkiye'nin bor üretimindeki artış
olduğu görülmektedir. Şekil 5'den görüleceği gibi,
1998 yılı verilerine göre, ABD-dünya bor üretimi
içerisindeki %41 oranındaki payla en büyük bor
üreticisidir. Türkiye ise %31.4 payla ikinci büyük
üretici konumundadır.
Şekil 4. Dünya Bor Üretimi Miktarı (DPT, 2000)
228
4.Endüstriyel Hammaddeler Sempozyumu 118-19 Ekim 2001, izmir, Tıiı-kıye
Şekil 5. Dünya Bor Üretim Dağılımı (DPT, 2000)
Türkiye'de, üretilen bor minerallerinin yıllara göre
üretim miktarları Şekil 6'da, üretim dağılımları ise
Şekil 7'de verilmiştir. 1990-1995 yılları arasında
üretimdeki önemli payımızı Kolemanit ve Tinkal
minerallari oluştururken, Üleksit üretimi % 15' lik
bir paya sahiptir.
Bu yıllar arasında bor türevlerinin üretim miktarları
(Şekil 8) ve dağılımlarına (Şekil 9) bakıldığında, en
önemli ürünün Boraks pentahidrat olduğu
görülmektedir. İkincil olarak, Borik asit üretiminde
kısmi bir artış görülmektedir. Perborat ve Boraks
dekahidrat üretim miktarlarında ise çok önemli bir
değişim sözkonusu değildir. Bu da talebin ve
üretimin Boraks pentahidrata yönelik olduğunu
göstermektedir.
Şekil 6. Türkiye Ham Bor Üretim Miktarı (Etibank
1996)
Şekil 7. Türkiye Ham Bor Üretim Dağılımı
(Etibank 1996)
(BDH. Boraks dekahidrat, BPH: Boraks pentahıdı at,
BA :Borık Asit, P -Perborat)
Şekil 8. Türkiye Rafine Bor Üretim Miktarı
(Etibank 1996)
2.4. TÜKETİM
Çok genişj've çeşitli alanlar'fla ticari olarak
kullanılanİ)or mineralleri ve ürünLerinin kullanım
alanları giderek artaiaktadifc" ^Üretilen bor
minerallerinin %10'a*.yakm bir3bölümü doğrudan
mineral olarak tüketilirken, geriye-Tcalan kısmı bor
ürünleri elde etmekr jçin kullanîlmaktadiT. Bazı
sanayii dallarında -uygunluk °ve fiyat kriterleri
gözönünde tutularak, rafine ve konsantre bor
ürünleri veya farklı rafine ürünler birbirlerinin
yerine kullanılabilmektedir (Etibank, 1996). Bor
mineralleri ve ürünlerinin kullanıldığı sanayi
dallarını; cam sanayii (yalıtım cam elyafı, tekstil
cam elyafı, borosilikat), seramik sanayii, temizleme
ve beyazlatma sanayii (deterjan), yanmayı önleyici
(geciktirici) maddeler, tarım, metalürji, nükleer
uygulamalar ve diğer kullanım alanları olarak
smıflandırabiliriz (DPT,1990).
229
E. Kıhnç, H. Mordoğan &M.Tanrıverdi
BA:BonkAsu, P:Perborat)
Şekil 9. Türkiye. Rafine Bor Üretim Dağılımı
(Etibank 1996)
Dünya'daM, 1 511 bin ton-B203 bor tüketim
dağılımı Şekil 10'de verilmiştir. Dünya bor
tüketiminin %45.8'ini B.Avrupa, %27.9'unu
K.Amerika gerçekleştirmiştir. Bunu %11.7 payla
G.Amerika, %9.3 Asya/Pasifik ülkeleri takip
etmektedir. Kullanım alanlarına göre bir kıyaslama
yapıldığında (Şekil 11), bor minerallerinin en fazla
tüketildiği alan ABD'de %71 oranında cam
sanayii'nde olurken, bu oran B.Avrupa'da %23'dür.
Diğer bir tüketim alanı olan Deterjan sanayiinde
B.Avrupa'nın payı %35 iken, ABD'nin payı
%5'dir.
ŞekillO. Dünya Bor Minerali Tüketim Dağılımı
(DPT, 2000)
Türkiye, dünyanın en zerfgin bor minerallerine
sahip olmasına karşın Türkiye'de ham bor ve bor
ürünleri tüketimi, dünya tüketiminin yaklaşık
%3.<5'sı gibi son derece düşük seviyededir (DPT,
2000).
Şekil 11. ABD ve Batı Avrupa'da Tüketilen Bor
Mineralinin Kullanım Alanlarına Göre Dağılımı
(DPT, 2000)
Şekil 12'de Türkiye'de bor mineralleri tüketim
miktarları, Şekil 13'de tüketim dağılımları
verilmiştir. Şekil 14'de ise rafine bor ürünleri
tüketim miktarları ve Şekil 15'de tüketim
dağılımları verilmiştir. Türkiye'nin yıllık toplam
bor cevheri üretiminin %15-20'si, rafine bor
bileşiklerinin ise '%20-40'ı yurtiçinde
tüketilmektedir. Şekil 16'da ise, bor ürünleri
tüketimi kullanım alanlarına göre verilmiştir.
Büyük bir kısmı ihraç edilen rafine bor
bileşiklerinin tüketim payı %86'dır. Bu miktar ise
rafine bor üretiminde kullanılmasından dolayıdır.
Türkiye'nin bor cevheri ve konsantre tüketimi,
diğer sanayileşmiş ülkelerde olduğundan oldukça
azdır.
Şekil 12. Türkiye Ham Bor Tüketim Miktarı
(Etibank, 1996)
Dünya'da enerji tasarrufuna yönelik hafif ve ısıya
dayanıklı malzemeler ile yalıtım malzemelerinin
üretiminin artması, Türkiye'de bu tür malzemelerin
üretilmesine ve üretimlerinin arttırılmasına sebep
230
4,Endüstriyel Hammaddeler Sempozyumu 118-19 Ekim 2001, Izmıı, Türkiye
olmuştur. Bu nedenle, cam yünü ve cam elyafı
üretiminde tinkal ve üleksit kullanımı giderek
artmıştır." Ayrıca kolemenitin borik asit üretimi
haricinde yurtiçi talebinin en fazla olduğu alan
metalürji ve demir-çelik sanayiidir. (Etibank, 1996)
Şekil 13. Türkiye Ham Bor Tüketim Dağılımı
(Etibank, 1996)
Şekil 14. Türkiye Rafine Bor Tüketim Miktarı
(Etibank, 1996)
Şekil 15. Türkiye Rafine Bor Tüketim Dağılımı
(Etibank, 1996)
2.5. İHRACAT
Dünya'da, 1997 yılı itibariyle toplam doğal
sodyum boratlar ve bor konsantreleri bor ihraç
miktarı 945 295 ton olarak gerçekleşmiştir. Şekil
17'de, ülkelere göre dünya ham bor ihracatı
dağılımı verilmiştir. Türkiye, 900 000 tonluk ihraç
miktarı ile ham bor ihracatında dünyada %95.2'lık
bir paya sahiptir. Diğer önemli ihracatçılar ise Şili
ve ABD'dir.
Şekil 16. Türkiye'de Tüketilen Bor Mineralinin
Kullanım Alanlarına Göre Dağılımı (DPT, 1997)
Şekil 17. Dünya İhracat Dağılımı (DPT, 2000)
Türkiye'de, bor üretimi Şekil 17'den de görüldüğü
gibi ihracata yöneliktir. Türkiye, genel
ihracatındaki maden ihracatının payı, 1998 yılında
%1.35'dir (Şekil 18). Bor ihracatındaki artışın
toplam ihracattaki artışla aynı oranda
gerçekleşmemesi nedeniyle aynı donemde bor
ihracatının toplam ihracat içindeki payı %0 95'den
%0.85'e gerilemiştir. İhraç edilen toplam borun
maden ihracatından elde edilen gelir içindeki payı
1996 yılında %60 iken 1998 yılında %64'e
çıkmıştır. Ham bor ihracatının maden ihracatı
içindeki payı 1998 yılında %34'dür (Şekil 19).
Türkiye satılabilir bor madeni üretiminin %80-
85'ini, rafine bor ürünlerinin ise %60-70'ını ihraç
etmektedir. 1998 yılında toplam bor ihracatından
231
E. Kıhnç.H. Mordoğan & M.Tannverdi
elde edilesr^döviz geliri içerisinde ham bordan elde
edilen gelirinin payı %53'dür (Şekil 20).
Şekil 18. Türkiye Genel İhracat Gelirlerindeki
Maden ihracat Gelirinin Dağılımı (DPT, 2000)
Şekil 19. Türkiye Maden İhracatı Gelirlerindeki
Bor İhracat Gelirinin Dağılımı (DPT, 2000)
Şekil 20. Bor İhracatından Elde" Edilen Gelir
Dağılımı (DPT, 2000)
Bor tüketim pazarını gelişmiş ülke.ler
oluşturmaktadır. Gelişmiş olan ülkelere katma
değeri daha düşük olan ham bor ürünleri
satılmaktadır. 1995 yılında Türkiye'nin bor ihracatı
900 000 ton olarak gerçekleşmiştir. En büyük bor
ithalatçısı olan ABD, Türkiye'den önemli oranda
ham bor ve borik asit ithal etmiştir. Diğer önemli
ithalatçı ülkeler ise İtalya, İspanya ve İngiltere'dir
(Şekil 21). Avrupa ve Japonya'ya ihraç edilen ham
borların büyük bir lasmı bu ülkelerde rafine
ürünlere dönüştürülerek kullanılmaktadır. Orta
Doğu ve Afrika ülkelerine yapılan ihracatın hemen
hemen tümü rafine bor ürünleridir. En önemli rafine
bor ithalatçısı ise Bleu (Belgium Luxembourg
Economık Union)'dır (Şekil 22)
Şekil .21. Türkiye'nin Ham Bor İhracat Dağılımı
(DPT, 2000)
Şekil 22. Türkiye'nin Rafine Bor İhracat Dağılımı
(DPT, 2000)
Türkiye'de iç tüketim oldukça azdır. Şekil 23'de
ham borun yıllara göre iç ve dış piyasa satış
miktarları, Şekil 24'de ise bu satışlardan elde edilen
gelirler dolar bazında verilmiştir. Toplam ham bor
satışı içindeki iç satıştan elde edilen gelir payı
%6.3'dür.
232
4.Endüstriyel Hammaddeler Sempozyumu 118-19 Ekim 2001, İzmir, Türkiye
Şekil 23. Türkiye'de Ham Bor İç ve Dış Satış
Miktarı (DPT, 2000)
Şekil 24. Türkiye'de Ham Bor İç ve Dış Piyasa
Satışından Elde Edilen Gelir Dağılımı (DPT, 2000)
2. 6. İTHALAT
Dünya'da, Şekil 25'de 1994-1997 yılları arasında
dünya bor (doğal sodyum boratlar ve bor
konsantreleri) ithalat miktarları verilmiştir. (ABD
hariç) En fazla bor ithal eden ülke İtalya (119 156
ton)'dır. İspanya ise 74 903 ton ile ikinci büyük
ithalatçı konumundadır. Diğer önemli ithalatçı
ülkeler Fransa, Almanya, Bleu gidi diğer gelişmiş
ülkelerdir.
Türkiye'de, konsantre, borik asit, rafine bor ithali
çok az olmasına rağmen bor bileşikleri ve özellikle
sodyum perborat ithalatı oldukça fazladır. 1998 yılı
verilerine göre, yaklaşık tamamı sodyum perborat
olan 18 000 tonluk toplam ithalat mevcuttur (DPT,
2000). Bu durum, ithalatda en fazla payı olan
sodyum perborat monohidrat Türkiye'de üretiminin
olmayışı, ülkemizin bor ve bor ürünleri pazarlama
ve satış stratejilerinden ileri gelmektedir.
Şekil 25. Dünyada bor ithalat miktarı (DPT, 2000)
Bu sonuçlardan katma değeri az olan ham bor
ihracatı yerine rafine ürün yada bor bileşikleri
ihracatı ile ekonomik girdilerimiz önemli ölçüde
artacağı görülmektedir.
3. SONUÇ VE ÖNERİLER
Bu çalışma kapsamında elde edilen verilere göre
bor minerallerinin potansiyeli, üretim, tüketim
değerleri toplu halde Tablo 2'de gösterilmiştir.
Ülkemiz madenciliği açısından son derece önemli
olan bor madenciliğinin, gelişimi için aşağıdaki
hususlar gözönüne alınmalıdır.
1965ierde Türkiye'nin dünyadaki bor üretim
miktarı oldukça düşük seviyelerdeyken, ABD'nm
bor üretiminde söz sahibi olduğu görülmektedir.
Ancak, daha sonraki yıllarda Türkiye'nin- bor
üretimi hızla artarak günümüzde ABD üretimi
seviyesine yaklaştığı görülmektedir. Böylece
dünyada söz sahibi olma konumuna gelmiştir.
a Türkiye, dünyanın en büyük bor kaynaklarına
sahip olması bakımından bor ile ügtli tum yarı
mamul ve mamul ürünlerin üretim teknolojilerinin
geliştirilmesine ve bunların üretiminin
gerçekleştirilmesine çalışılmalıdır.
a Türkiye'nin, dünyanın en büyük bor
hammaddesi kaynağına sahip olma avantajını
kullanması ve geleceğe yönelik olarak dış satımda
dünya pazarlarında söz sahibi olabilmesi
bakımından mevcut üretimi yanında diğer bor
kimyasallarından bor oksit, fîuoboratlar, sodyum
borhidrür, boratlar, meta boratlar, borürler, bor
nitrür, bor karbür, borikasit esterleri, alkil/aril
boronlar gibi bor bileşiklerinin de üretimi
233
E. Kılınç„H. Mor doğan & M'.Tanrıverdi
Tablo 2. Türkiyede ve Dünyada Bor Mineralleri Ticareti Genel Değerlendirilmesi, (DPT 2000)
REZERV
Dünya
Türkiye
ABD
ÜRETİM
Dünya
Türkiye
K.Amenka
Miktar (Ton-B203) | TÜKETİM
1 275 000 000 (ton)
63.00 (%)
16.40 (%)
Miktar (Ton-B203,1998)
1511 000 (ton)
31.40(%)
41 00 (%)
ÜRÜNLER (Türkiye için)
Ham Bor
Kolemanıt+
Uleksıt
Tınkal
Tüvenan
Konsantre.
Tüvenan
Konsantre
Rafine
BDH (Bandırma+Kırka)
BPH (Kırka)
BA (Bandırma)
P (Bandırma)
Kapasite (t/y),
1998
-
1810 000
-
800 000
Kapasite (t/y),
1997
55 000+37 000
160000+160 000
100 000
20 000+20 000
Üretim (Ton),
1998
1 580 000
789 000
1 080000
758 000
liretim (Ton),
1995
27 099
149 484
47 0O0
9 688
Dünya
K Amerika
B.Avrupa
Türkiye (1995)
Ham Bor
Rafine
Urun
BDH+BPH
BA
P
İHRACAT
Dünya
Türkiye
İTHALAT
Türkiye
GELİR
Türkiye
Ham Bor % 50,71
Miktar (Ton, %, 1998)
1511 000 (ton)
27.90 (%)
45.80 (%)
55 047 (ton)
50.00 (%)
14.70 (%)
17.30(%)
18.00 (%)
Miktar (Ton, %, 1997)
945 295 (ton)
95.20 (%)
Miktar (Ton, 1998)
18 000 (ton) '
Değer (Dolar, 1999)
237 493 000
Rafine Bor %49.29
(BDH: Boraks dekahıdrat, BPH: Borakspentahıdrat,BA:Bouk Asit, P:Perborat)
planlanmahdır.Ayrıca dünya pazarlarında etkin bir
konuma gelebilmesi için yukarıda bahsi geçen
ürünlerin üretim teknolojilerini ülkemizde tesis
ederek bu ürünleri üretebilecek ve rekabet
edebilecek potansiyele sahip olunmalıdır. Böylece,
geniş kullanım alanına sahip olmasından dolayı
teknolojinin vazgeçilmez ihtiyaçlarından olan bor
ürünlerinin, Türkiye'nin ekonomisine çok büyük
katkılar sağlayacağı ve dünya ticaretinde
Türkiye'yi önemli bir konuma getireceği açıkça
görülmektedir.
Q Etiholding A.Ş.'nin, şuanki mevcut üretim
kapasiteleri arttırılarak, tam kapasite kullanımı
sağlanmalı ayrıca ham bor ihracatı yerine bor
kimyasalları üretmeye yönelik projeleri de hayata
geçirilmelidir. Böylece ihracat gelirleri artacak ve
pazarlamada söz sahibi olan kuruluşlar arasında
yeralacaktır.
Q Türkiye'nin dünya bor pazarındaki mevcut
payını artırması .amacıyla temel ve teknolojik
araştırmalar'desteklenmeli ve gerekli yatırımların
gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Bor madenciliğimize verilecek önem ve yatırımlar
ile ülkemizin bor dış satım gelirlerinin artacağı ve
buna paralel olarak ekonomiye önemli
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-08, 10:20   #4
alpersfm

Varsayılan C: Bor bileşikleri , ülke ekonomisine katkıları>>Bulana bütün repim


Uleksit’ten Sodyum Pentaborat Üretimi: (Bor)


Doğada oldukça çok bulunan elementlerden biri olan bor, periyodik cetvelin III A grubunda olup atom numarası 5, atom kütlesi 10,811, özgül ağırlığı 2,45 g.mL-1, erime noktası 2300 0C, kaynama noktası 2550 0C’dir. Özellikle Na, Ca ve Mg gibi alkali ve toprak alkali metallerle birleşmiş hidratlı boratlar şeklinde bulunan bor, doğada serbest olarak bulunmaz. En çok kullanılan bor bileşiği boraks, altın ve gümüş gibi binlerce yıldan beri bilinmekte olup Çinliler M.Ö. 800 yıllarında porselen cilası olarak, eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıkları ise bazı hastalıkların tedavisinde ve ölülerin mumyalanmasında kullandıkları bilinmektedir. Babillilerin Himalayalar’dan getirip altın işlemede kullandıkları kristallerin de bor olduğu tahmin edilmektedir. Dünyada bilinen bor kaynaklarının büyük bir çoğunluğunu tinkal cevherleri oluşturmaktadır. Büyük rezervler halinde bulunan diğer bor cevherleri ise kolemanit ve uleksittir.

Na2O.2CaO.5B2O3.16H2O formülüne sahip Uleksit, tabiatta bol miktarda bulunan ve ticari önemi büyük olan bir bor mineralidir.
İlk olarak 1870 yılında Nevada çölünde bulunmuş ve pamuk topu adı verilmiş olan uleksit, kurak bölgelerde, kurumuş tuzlu göllerde bulunur. Türkiye’de uleksit; kolemanit ve diğer boratlarla birlikte Bigadiç havzasında bulunmaktadır. Uleksitin en önemli kullanım alanları, yalıtkan ve ateşe dayanıklı kimyasal maddelerin üretim sanayileridir. Ayrıca cam elyafı üretiminde de kullanılmaktadır.

Çeşitli analitik ölçüm cihazları, bilgisayarlar ve kristallografik analiz cihazları kullanılarak 1996 yılına kadar doğal olarak oluşan 230 bor minerali bulunmuştur. Ayrıca laboratuarda üretilmiş mineral olmayan boratların sayısı da oldukça fazladır. Dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip olan ülkemizde (yaklaşık %72) bor cevheri yatakları Balıkesir, Bursa, Eskişehir ve Kütahya illerimizde bulunmaktadır.

Birçok endüstri dalında yaygın bir kullanım alanı bulunan boratların önemi gittikçe artmaktadır. Bir bor ürünü bazı durumlarda bir başka bor ürününün yerini tutabilmesine rağmen, bugün için bor bileşiklerinin görevini aynı kalitede ve ucuzlukta görebilecek bir başka ürün yoktur. Bu da bor ürünlerinin kullanımını artıran en önemli hususlardan biridir. Modern yaşamın gereksinimi olan birçok ürünü elde etmek için dünyanın her tarafında çok sayıda endüstri veya sektör bor bileşiklerini kullanmaktadır.

Kullanım alanında borun tüketiminin hızla artışı, yeni kullanım alanlarında günden güne çeşitlenişi borun önemini iyice artırmaktadır. Günümüzde farkında olmasak da bor bileşikleri günlük hayatımızla iç içedir ve insanoğlu binlerce yıldır farkında olmadan boru kullanmaktadır. Bor türevlerinin kullanım alanlarını şu şekilde sıralamak mümkündür.


Tarımda Bor:



Bor bitkiler için bir mikrobesi elementi olup çiçek açmayı, polen üretmeği, filizlenmeği ve meyve gelişmesini kontrol etmek için bitkilere gereklidir. Ayrıca bor aynı zamanda yaşlı yapraklardan bitkinin yeni gelişen kısımlarına ve köklerine şeker taşınmasına yardım eder ve bir yakıt pompası gibi iş görür. Bu yüzden bor içeriği yetersiz olan topraklara bor gübresi verilmektedir.


Gıdalarda Bor:



Yapılan araştırmalar değişik kültürlerdeki insanların aldıkları gıdalar ve içtikleri su ile günde yaklaşık 1–3 mg bor tükettiklerini göstermektedir. Yaşam için insanların bora gereksinim duydukları ispat edilememiş ise de borun insan sağlığı için önemli olduğu birçok WHO (dünya sağlık organizasyonu) raporunda da kabul görmüştür.


Evde Bor:



Bor evlerimizin ve günlük kullandığımız birçok eşyalarımızın da vazgeçilmez bir bileşenidir. Ahşap ve plastik türü ev ve inşaat malzemelerinin boratlarla muamele edilmesi, onları küflenmeden, mantar ve böceklerden korur, onları yanmaya karşı dayanıklı yapar. Çatı malzemeleri, duvar kaplamaları, fiberglas ve selüloz yalıtım malzemeleri gibi kötü hava şartlarına karşı bizleri muhafaza eden yapı malzemeleri bor içermektedir. Evlerimizin içinde taban ve duvarlardaki fayans ve seramiklerde, lavabo ve diğer sıhhi tesisat malzemelerinde bor kullanılıyor. Mutfaklarımızda yemek yediğimiz cam ve emaye kaplar, banyolarımızda kullandığımız sabunlar, soğuk kremler, yüz losyonları, tıraş kremleri, kontak lens solüsyonları, saç bakım ürünleri, göz damlaları ve ayak yıkama solüsyonları, diş protez temizleyicileri bor içeriyor.
Pamuklu kumaşların hazırlandığı pamuğun lif verimini artırmak için tarlada gübre olarak ve de naylonun işlenmesi için boratları kullanıyoruz. Çamaşırları temizlemede kullandığımız deterjanlarda, yıkama yardımcı maddelerinde ve ağartıcılarda, temizlik ürünlerinin ambalajlanmasında kullanılan yapıştırıcılarda boratları kullanıyoruz.
Ayrıca borosilikat camı ısıya dirençli cam uygulamaları, halojen lambalar ve Pyrex tencerelerden katot tüplerine ve sıvı kristal ekranlarına kadar çeşitli ürünlerin esasıdır.


Polimer Katkı Maddeleri:



Çinko boratlar plastik ve kauçuk uygulamalarında alevlenmeyi geciktirici olarak kullanılır. Bunlar aynı zamanda dumanı bastırıcı işleve de sahiptirler. Çinko boratlar aynı zamanda, tel ve kablo, duvar kaplamaları, konveyör kayışları, elektrik parçaları, kaplamalar ile otomobil ve uçakların iç parçalarının üretiminde de kullanılır. Kullanılan bor bileşikleri çeşitli çinko boratlardır.


Ahşap malzemelerin Borla Muamelesi:



Kerestelerin boratlarla muamele edilmesi, onları tahrip eden mikroorganizmalara karşı emniyetli ve uzun ömürlü olmalarını sağlayan bir metot olarak bilinir. Tahtaları, tahta kompozitlerini ve bina içinde tahtadan yapılmış diğer malzemeleri muamele etmek için kullanılan birkaç çeşit borat vardır. Bunlar çinko boratlar, borik asit, boraks pentahidrat, boraks okta hidrattır. Boratlarla muamele edilmiş ahşap malzemeler 50 yılı aşkın bir süreden beri (örneğin Yeni Zelanda’da) kullanılmaktadır. Yeraltı karıncaları çok tahrip edici olan Formoza’da da boratlar bu böceklere karşı başarıyla kullanılmıştır. ABD de bu amaçla kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Boratlar fungal bozulmayı önler, karınca ve hamamböcekleri yedikleri zaman metabolizmaları bozulur ve ölürler. Yaşayanları ise boratla muamele edilmiş ahşaptan uzaklaşırlar.


Endüstriyel Akışkanlarda Kullanılan Boratlar:



Boratlar antifriz, lubrikant, fren akışkanları, metal işleme akışkanları, su arıtma kimyasalları ve yakıt katkı maddeleri olarak kullanılır. Boratlar bu akışkanlara katıldığında, korozyonu önler, tampon etkisi yapar, donma noktasını düşürür, kaynama noktasını yükseltir, kaydırıcı etki yapar, termal oksidasyona karşı direnci artırır, çamur oluşumunu önler ve neme hassasiyeti azaltır.

Ayrıca bor cevherleri, elektrolitik kaplamada, madencilikte, çelik, demir dışı metaller, alaşımlar, nadir toprak magnetleri, amorf metaller, kaynak akışkanları ve kaplama bileşikler üretiminde, kıymetli metal kazanımında, amorf metal alaşımlarından yapılmış yumuşak magnetik nüveler kullanılarak, elektrik transformatörlerinde enerji kaybı % 85 e kadar azaltılmasında, nişasta tutkallarında, nükleer reaktörlerde, uçak ve araba yakıtı olarak, nükleer yakıt olarak, çimento sektöründe (radyoaktif geçirgenliğe karşı dirençli olması ve katılan çimentondan yapılan betonların basınç dayanımını artırmasından dolayı) vb. birçok alanda kullanılmaktadır.
Yine bor nitrür dikkate değer özelliklere sahiptir ve elmas kadar sert malzeme yapımında kullanılır. Bu nitrür, ayrıca bir elektrik izolatörü gibi davranır, fakat bir metal gibi de ısıyı iletir.Bor, grafite benzer kaydırıcı özelliklere sahiptir.

Bor hidrürler önemli ölçüde enerji oluşturarak kolayca oksitlenirler. Bor Flamanlarına olan ilgide giderek artmaktadır. Bu flamanlar çok sağlam ve hafif materyaller olup, esas itibariyle gelişmiş uzay araçlarında kullanılırlar. Bor, karbon gibi binlerce bileşik oluşturur. Elementel bor ve boratların zehirli olmadığı ve kullanılırken özel bir dikkat gerektirmediği ifade edilmektedir. Bununla birlikte, bazı bor hidrojen bileşiklerinin zehirli oldukları bilinmektedir ve kullanırken dikkatli olunmalıdır.


Enerjide Bor:



Elementel bor oksitlendiği zaman büyük bir enerji açığa çıkarır ve B2O3 oluşur. Bu şekilde bordan enerji üretilebilir ve elementel bor fiziksel, kimyasal ve termodinamik bakımdan bu gün enerji kaynağı olarak kullanılan birçok maddeden daha iyi özelliklere sahiptir. Diğer taraftan sodyum bor hidrür de katalitik olarak su ile reaksiyon verebilme ve yakıt pilinde kullanılabilme imkânları ile iyi bir hidrojen taşıyıcısıdır ve geleceğin enerji kaynağı olarak bakılmaktadır.

Üzerinde çalışılan bir diğer husus da B11 izotopunun protonla nükleer reaksiyonudur: H11 + B115 3He24. Bu reaksiyon gerçekleştirilebildiği takdirde zararlı radyasyonlar olmaksızın büyük bir nükleer enerjinin elde edilebileceği düşünülmektedir.

Türkiye'nin en önemli yeraltı zenginliklerinden birini oluşturan bor cevherlerinin değerlendirilmesi, bu cevherlerden yeni ürünler elde edilmesi, mevcut ürünler için alternatif, ekonomik ve daha çevreci teknolojiler geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bor cevherleri ve bor bileşikleri çok geniş uygulama alanları ile özellikle endüstrileşmiş ülkelerde stratejik konumda olan maddelerdir.

Gelişmekte olan ülkemiz içinde gerek günümüzde gerekse daha sonra önemini koruyacağı kuşkusuzdur. Bu bakımdan Türkiye’de bor cevherlerinden bor bileşiklerinin üretilmesi, bu bileşiklerin çeşit veya kalite olarak geliştirilmesi hem Türkiye’nin ihtiyacının hem de diğer ülkelerin ihtiyaçlarının karşılanması ve bu pazarda ülkemizin hak ettiği yeri alması bakımından önemlidir.

Bu nedenle Ülkemizde bor konusunda yapılacak olan çalışmaların desteklenmesi gerekmektedir. Özellikle bu çalışma ile üretilmesi amaçlanan ve sonuç itibariyle üretilen sodyum pentaborat halen ülkemizde üretilmemektedir.

Sodyum pentaborat cam üretiminde ve tarımda gübre olarak kullanılmanın ötesinde, alev almayı önleyici malzeme üretiminde ve küf ve bakterilerin gelişmesini önleyici özelliğinden dolayı ahşap koruyucusu olarak uygulama alanı bulan önemli bir bor bileşiğidir. Bu maddenin üretilmesiyle hem bu alandaki ihtiyaç giderilmiş olacak, hem değerlendiremediğimiz ve tamamını ihraç ettiğimiz uleksit için bir kullanım alanı oluşacak ve hem de Türkiye dünya pazarlarına çok önemli bir bor bileşiğini sunma imkânına sahip olacaktır.

Sonuç itibariyle hem bir istihdam ve hem de bir ekonomik katkı sağlanacaktır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-08, 10:21   #5
alpersfm

Varsayılan C: Bor bileşikleri , ülke ekonomisine katkıları>>Bulana bütün repim

Türkiye; yüksek tenörü, rezerv büyüklüğü, işletme kolaylıkları ile gerek kalite ve çeşitlilik, gerekse üretim maliyetlerindeki rekabet üstünlükleri açısından avantajlı konumda bulunuyor. Türkiye, şu andaki tüketim dikkate alındığında, tek başına dünya bor madeni ihtiyacını 500 yıl karşılayabilecek rezervlere sahip. 1.2 milyar dolarlık dünya bor piyasasında, rezervlerin yüzde 72'sine sahip olmasına karşın Türkiye sadece 400 milyon dolar pay alabiliyor. Türkiye'nin, pazardaki zayıflığının nedeni bor işleyecek tesislerinin yetersiz oluşu ve dünyada borlu ürünlerin henüz yeterli pazara sahip olmayışı. Türkiye'nin bor madenini rafine olarak ihraç etmek için gerekli yatırımları yapması halinde, ihracatı 600 milyon dolara çıkarması mümkün görünüyor. Bor'un gelecekte petrolün yerini almasına kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye'nin bu büyük pastadan pay alabilmesi bora yapacağı yatırımlara bağlı. TÜRKİYE REZERVDE BİRİNCİ Rapora göre, dünyadaki önemli bor yatakları Türkiye, Rusya ve ABD'de bulunuyor. Toplam 1 milyar 176 milyon ton olan dünya bor madeni rezervinin 851 milyon tonu Türkiye'de. Bu rezervin 227 milyon tonunu görünür ekonomik rezervler; 624 milyon tonunu muhtemel rezervler oluşturuyor. Toplam rezervin yüzde 72'si Türkiye'de... Rusya'da ise toplam rezervin 100 milyon tona yaklaştığı belirtiliyor. Rusya'nın rezervdeki toplam payı yüzde 8.50 oranında. 80 milyon ton rezervin olduğu ABD'de, dünya toplam rezervinin yüzde 6.80'i bulunuyor. 250 MİLYON DOLARLIK YENİ PAZAR Dünya bor piyasasının 1.2 milyar dolar düzeyinde olduğu belirtilen raporda, Türkiye pazarın yüzde 38'lik kısmını elinde bulundurduğuna dikkat çekiliyor. Bor pazarından 400 milyon dolar pay alan Türkiye'nin hedefi pazarın yüzde 50'sini ele geçirmek. Türkiye bor madeninde hammadde yerine geliştirdiği işlenmiş ürünleri satarak pazarını büyütmeye çalışıyor. Örneğin son olarak geliştirilen "kalsine tinkal" adlı bor türevi ile çok sayıda sektörde kullanılan "soda külüne" ikame bir ürün yaratmış oldu. Bu ürünün önümüzdeki dönemde 250 milyon dolarlık yeni bir pazar oluşturması ve Türkiye'nin mevcut bor gelirine ek bir gelir yaratması bekleniyor. Türkiye, en kıymetli rafine borun tonunu ortalama 300 bin dolardan satıyor. Oysa bor teknolojisi sayesinde, bor kimyasalına dönüştürülen borun tonu 30 milyon dolara kadar çıkabiliyor. Avrupa ülkeleri çeşitli ülkelerden ithal ettiği 200 milyon euroluk rafine boru, sahip olduğu bor teknolojisi sayesinde yeni ürüne dönüştürerek, 89 milyar euroya dünya piyasalarına sunuyor. Avrupa söz konusu teknolojik işlem sayesinde aldığını 450 katına satmış oluyor. - TARIMSAL GELİRDE 2.4 MİLYAR DOLARLIK EK GELİR - Yapılan deneyler borun, gübrenin bileşimindeki fosfat, azot, magnezyum gibi maddelerin toprakta çözünürlüğünü kolaylaştırdığını gösteriyor. Raporda, borlu gübre kullanımının ürün verimini yüzde 18 ila yüzde 35 oranında arttırdığı belirtiliyor. Dünyada tarımda yoğun olan bor kullanımında Türkiye'nin oldukça geri kaldığı belirtiliyor. Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'yle yürütülen çalışmalarda, hayvanların temel besin maddesi olan yonca bitkisi veriminin, borlu gübre sayesinde yüzde 30 arttığı belirlendi. Yine Konya'da borlu gübrenin buğday verimini yüzde 35 oranında arttırdığı gözlendi. Türkiye'de tarım alanı olarak kullanılan toprakların yüzde 20'sinde bor eksikliği olduğu belirtiliyor. Bor eksikliği olan topraklara verilecek borlu gübrenin verimi yüzde 20 arttırdığı düşünüldüğünde, Türkiye'nin 60 milyar dolar olan tarımsal gelirine 2.4 milyar dolarlık ek gelir sağlanacak. TAVUK ETİ ÜRETİMİNDE 9 BİN TONLUK ARTIŞ Bor tavukçuluk sektöründe de kullanılıyor. Yapılan çalışmalar borlu yemin tavukların et ve yumurta kalitesinde olumlu etkisi olduğunu gösteriyor. Bor katkılı yemle beslenen tavukların ağırlıklarında 17 grama kadar artış yaşandığı belirlendi. Türkiye'de yılda 500-550 milyon adet et tavuğunun kesilip piyasaya sürüldüğü tahmin ediliyor. Kesilen tavuklardan elde edilen et miktarının 900 bin ton civarında olduğu dikkate alındığında, borlu yemle beslenen tavukların etinde ortaya çıkacak 17 gramlık artış tavuk eti üretimimizi 9 bin ton arttıracak. Borlu yem ayrıca, tavuk yumurtalarının kabuklarını kalınlaştırarak yumurtadaki fireyi azaltıyor, yumurtanın bayatlamasını geciktiriyor, kolestrol oranını düşürüyor. KANSER TEDAVİSİNDE ETKİLİ Tıpta, özellikle kemik erimesi, sindirim hastalıkları ve kanser tedavisinde kullanılan bor türevli yöntemler adeta mucize yaratıyor. Bor katkılı vitaminler, prostat kanserinden kemiklerin güçlenmesi, zihin algılamasının gelişmesine kadar insan üzerinde pek çok olumlu etki sağlıyor. Kanser tedavisinde, kemoterapi yerine geliştirilen yeni borlu tedavi yöntemi, sadece kanserli hücreyi yok ediyor ve kemoterapidekinin aksine 'iki seansta' sonuç alınıyor. İŞLENMİŞ BOR GELİRİ KATLIYOR Raporda, işlenmeden satılması halinde 2.4 milyon dolar eden 16 bin ton bor ile üretilecek 400 bin tonluk borlu çimentonun piyasa değerinin 24 milyon doları bulacağı ifade ediliyor. Benzer şekilde, 6 milyon dolar değerindeki 8 bin 400 ton borik asit kullanılarak üretilecek 100 milyon metrekare seramiğin değeri 400 milyon dolara yükseliyor. 2.2 milyon dolarlık borikasit ile üretilecek, yanmaya ve haşereye karşı dayanıklı borlu izolasyon malzemesinden sağlanacak gelir 24 milyon doları buluyor. 500 bin dolarlık borla üretilecek 5 bin tonluk yanmaz boyanın sağlayacağı gelir ise 24 milyon dolara ulaşıyor. 250'Yİ AŞKIN ALANDA KULLANILIYOR Raporda, 250'yi aşkın alanda kullanıldığı ifade edilen bor madeninin sektörlerde kullanımı ve günlük hayata getirdiği faydalar şöyle sıralanıyor: Ahşap Sektöründe Kullanımı: Borun ahşapta özellikle haşerelere karşı etkin koruma sağladığı kaydedilen raporda, bor kullanımının kerestenin ömrünü 5-10 yıl uzattığı belirtiliyor. Borun, ahşabın alev almasını geciktirici etkisi de deneyler sonucu kanıtlanmış. Askeri Amaçlı Kullanımı: Jet ve roket motorlarının iç kısımlarında, askeri zırhlı teçhizatta zırh ve roket yakıtı olarak bor bileşikleri kullanılıyor. Yine piyade tüfeği, tabanca, top, tank üretiminde, zırhlı personel taşıyıcıların zırhlarını güçlendirici seramik plaklarda da bor kullanılıyor. Alev Geciktirici Olarak Kullanımı: Bor içerikli alev geciktiriciler diğer alev geciktirici malzemelere oranla çok daha ucuz ve kaliteli. Alev geciktirici olarak, yanmaz kumaş, yanmaz kağıt projeleri henüz hayata geçirilmemiş durumda ancak çalışmaları devam ediyor. Borlu Çimento: Çimento üretiminde, bor kullanımı betonun dayanıklılığını arttırıyor. Borlu çimento, özellikle "beton yol" ve "baraj" inşaatında tercih ediliyor. Sağladığı mukavemet nedeniyle depreme dayanıklı binaların inşaatında kullanılması da hedefleniyor. Asfalt yollar 2.5- 3 senede bir bozularak yenileme gerektirirken, borlu çimento kullanılarak yapılacak yolların 40 yıl yenileme gerektirmeksizin dayanabileceği belirtiliyor. Deterjan Sanayi: Farklı formüllerle deterjan sanayinde kullanılan bor, ev temizlik malzemelerinde, bulaşık ve çamaşır deterjanlarında da kullanılıyor. Borun, ağartıcı ve bakterilere karşı koruyucu özelliği bulunuyor. İlaç Sanayii'nde Kullanımı: Bor, ilaç sanayinde de birçok alanda kullanılıyor. Özellikle göz damlaları, lens solüsyonları ve mantar oluşumunu önleyici kremlerde bor, önemli bir kimyasal olarak karşımıza çıkıyor. Kozmetik: Bor kullanıldığı kozmetik ürünlerine de yumuşaklık, yapışkanlık ve dayanıklılık gibi ekstra özellikler kazandırıyor. Günlük yaşamda kadınların vazgeçilmezi fondöten, kapatıcı, ruj, oje gibi birçok ürünün içeriğinde bor kullanılıyor. Tarımda Gübre Olarak Kullanımı (Mikro besleyici): Tarımda borlu gübre kullanımı verimi arttırıyor. Hektar başına sadece 1.5 kilogram bor gübresi kullanarak domateste yüzde 18'lik verim artışı elde edilebiliyor. Bor gübresi ile şekerpancarında yüzde 15, fındıkta yüzde 19 verim artışı sağlanıyor. Seramik Sektörü: Borun seramik sektöründe kullanımı seramiğin pişme sıcaklığını düşürüyor. Seramik sırlarındaki yapıyı güçlendiriyor. Silah ve Uzay Fırlatma Sistemlerinde Kullanımı: Bor kullanımı sayesinde, ağırlığı azalan uzay aracının çıkış maliyeti 10 misli azalıyor. Ulaştırma Sektöründe Bor Kullanımı: Motor yağlarında bor bileşiklerinin kullanılması sürtünmeyi sıfıra yaklaştırıyor ayrıca motorun ömrünü uzatıyor. Benzin kullanımında 3-5 kat tasarruf sağlıyor. Borun antifiriz, hidrolik yağlarında kullanımı da olumlu sonuçlar veriyor. Ayrıca araba boyalarının içine katılan bor, parlaklığı ve kolay çizilmemeyi sağlıyor. Lastiklerin içindeki çelik teller de borla güçlendiriliyor. Yakıt Uygulamalarında Bor: Bor'un uçaklarda ve roketlerde yakıt olarak kullanılması yönünde çalışmalar devam ediyor. Bor birim hacimde petrole oranla 3-4 kat daha fazla enerji yaratıyor. Böylece bor, çok az ömrü kalan petrol yerine alternatif olarak öne çıkıyor. Hızlı trende Maglev manyetik alan yaratılarak, vagon, lokomotif, raylarda bor ve türevlerinin kullanımı, nerede ise 'zamandan - mekandan bağımsız' süratte trenleri hayata sokuyor.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
bor bileşikleri

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat